22-25 Nisan 2026'da İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen Motobike İstanbul fuarında konuşan Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hızla büyüyen bu pazarda yerli ve özgün üretim kapasitesini artıracak destekler ve teşvikler sunduklarını söyledi.
Kacır, "Bisiklet ve motosiklet sektöründe güçlü bir üretim kapasitesine ve altyapıya sahibiz" açıklamasında bulundu.
Yatırım teşvikleriyle, motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtıklarını belirten Kacır, geçen yıl yatırım teşviklerini mevcut küresel tablo ve Türkiye'nin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncellediklerini belirtti.
Kacır, teknoloji hamlesi programıyla motosiklet ve bisiklet değer zincirindeki katma değerli ürünler için AR-GE'den seri üretime uçtan uca bir destek mekanizması sunduklarını açıkladı.

"Yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık"
Yerli üreticilerin rekabetçiliği ve sürdürülebilir üretim altyapısı için öncelikli ve önemli gördükleri ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleşmesini hızlandıracak yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldıklarını belirten Bakan Kacır, mobilite uygulamalarının önemli gelişim alanlarından birinin de elektrikli skuterler olduğunu vurguladı.
Kacır, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda elektrikli skuterlerin üretiminde dikkate alınacak yerlilik esaslarını sektörümüzle istişare ederek belirledik ve yayımladık. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlememize göre e-skuterlerin üretici belgesi alınabilmesi için batarya, şasi, motor, anakart, gömülü yazılım, IoT cihazı ve fren sistemi gibi kritik aksamlarda yerlilik şartları arıyoruz.
Otomotiv sektöründe tanıklık ettiğimiz köklü ve sarsıcı dönüşüm aslında mobilitenin tüm modlarını kuşatan devasa bir dalga niteliğinde. Geleneksel iki tekerlekli araçlar yerini nesnelerin internetiyle birbirine bağlı, batarya teknolojileriyle güçlendirilmiş ve otonom sistemlerle entegre elektrikli bisiklet, elektrikli motosiklet gibi akıllı mikro mobilite çözümlerine bırakıyor"
Kacır, e-ticaretteki devasa genişleme ve hızlı teslimat modellerinin yaygınlaşmasının, şehir içi lojistikte, son kilometre taşımacılığında motosiklet ve bisiklet tabanlı yeni nesil mobilite çözümlerinin kullanımının yaygınlaşmasını beraberinde getirdiğini söyledi.
Batarya teknolojilerindeki ilerlemelerin de menzil, şarj süresi, enerji verimliliği ve kullanım güvenliği bakımından iki tekerlekli mobilite araçlarını daha cazip, erişilebilir ve yaygın hale getirdiğini anlatan Kacır, projeksiyonların, halihazırda 20 milyar dolar seviyesinde olan e-bisiklet pazarının 2030'a kadar 90 milyar dolara ulaşabileceğine işaret ettiğini dile getirdi.

"1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz"
Bakan Kacır, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerini zamanında okuyabilen ve değerlendirebilen bir ülke olarak sektördeki kabiliyetlerini güçlendirecek bir potansiyele sahip olduklarını belirterek, "Sektörün ana aktörlerinden beklentimiz, bu dönüşüm sürecini ıskalamamaları ve yatırım stratejilerini bu doğrultuda planlamaları" diye konuştu.
Tedarik zincirindeki diğer paydaşlara da bu süreçte rehberlik ederek yan sanayi oyuncularını yeni döneme hazırlıklı hale getirmelerini temenni ettiklerini dile getiren Kacır, "Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tesis ettiğimiz serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz" şeklinde konuştu.
Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumumuz, güçlü lojistik bağlantılarımız ve gerçekleştirdiğimiz dev ulaştırma yatırımları sayesinde ülkemiz küresel üretim, ticaret ve tedarik zincirlerinin stratejik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Genç, dinamik, öğrenmeye açık ve yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip insan kaynağımız en kıymetli varlığımız. Önümüzdeki dönemde yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi motosiklet ve bisiklet üretiminde de yüksek katma değerli, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı inşa etmeye hep birlikte devam edeceğiz"
"Dünya derin bir yapısal dönüşümün, çok katmanlı krizlerin içinden geçiyor"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, dünyanın derin bir yapısal dönüşümün, çok katmanlı krizlerin içinden geçtiğini açıkladı.
Kacır, "İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel ekonomik düzen, bizzat mimarı olan ülkeler tarafından dahi artık kabul görmüyor" diye konuştu.
Liberal ekonominin terk edildiğini belirten Kacır, yerelde üretim, dost ve komşulardan tedarik anlayışlarının yaygınlaştığını kaydetti.
Kacır, "Dünyada kamu otoriteleri, stratejik gördükleri sektörleri korumak ve öz yeterliliklerini güçlendirmek için daha aktif sanayi politikası yürütüyor. Yenilikçi teknolojilere yön verenler, bu alanlarda oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti, uluslararası ticaret ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için bir kaldıraç olarak değerlendiriyor" dedi.
Türkiye'yi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdıklarını aktaran Kacır, 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 246 milyar dolara yükselttiklerini vurguladı.
Bakan Kacır, şunları kaydetti:
"Geleneksel ihracat pazarlarımızda rekabet gücümüzü artırarak, yeni ticaret ortaklıkları tesis ederek ve ürün çeşitliliğimizi genişleterek ihracat kapasitemizi büyüttük. 2002'de 36 milyar dolar düzeyinde olan ürün ihracatımızı geçtiğimiz yıl 273,5 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün Çin'den Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke haline geldi.
Oluşturduğumuz güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa'da lider üreticiyiz"
Kacır, Türkiye'nin alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbinleri üretiminde Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun (TOGG), otomotiv sektörünün yeni mobiliteye dönüşümüne yön verme kararlılığının göstergesi olduğunu belirten Kacır, 2023'ten bu yana seri üretime hız kesmeden devam eden TOGG'un 100 bine yakın aracı yollarla buluşturduğunu açıkladı.
Kacır, "TOGG, Almanya'ya gerçekleştirdiği ihracatla Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa'ya taşıdı. Otomotivde yakaladığımız sıçramayı mobilitenin her dalına yayacak adımları da atmayı sürdürüyoruz" diye konuştu.