btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Hürriyet

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin komisyon görüşmeleri ertelendi

Thu, 12 Mar 2026 11:19:46 Z

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'ndaki görüşmeleri, Ramazan Bayramı sonrasına ertelendi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan ekonomi değerlendirmesi

Thu, 14 Aug 2025 18:56:36 Z

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinde finansal istikrar ve dezenflasyon sürecindeki olumlu gelişmeleri değerlendirdi. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan brüt rezerv verilerine dikkat çekerek, ülke ekonomisinin güçlendiğini vurguladı.

Vodafone uydu üzerinden mobil iletişim çalışmalarına hız verdi

Fri, 14 Mar 2025 07:52:00 Z

Vodafone ve AST SpaceMobile, uydu üzerinden mobil iletişim alanında iki yeni işbirliğine imza attı. İki şirket, Málaga Üniversitesi işbirliğiyle yeni bir uzay ve kara tabanlı mobil genişbant araştırma ve doğrulama merkezi kuracak. Ayrıca SatCo adıyla kurulacak yeni şirket de Avrupa genelinde %100 kapsama sağlayarak tüketicilere ve işletmelere güvenli mobil genişbant bağlantısı sunacak.

İnşaat seramikleri sektörünün ihracata katkısı arttı

Wed, 19 Feb 2025 10:15:29 Z

Türkiye Seramik Federasyonu'nun hazırladığı İhracat Katkı Endeksi 2024 yılı ikinci yarı sonuçlarına göre, inşaat seramikleri sektörü yılı 12,89 puanla en yüksek ihracat katkı oranına erişerek kapattı.

Türk kadın girişimci diasporasının izinde.... KAGİDER’in 2025 yol haritasında küresel güçlenme var

Fri, 10 Jan 2025 04:00:00 Z

KAGİDER, dünyanın dört bir yanındaki kadın girişimci ve expatların bir araya geldiği bir Global Kadın Girişimciler Platformu kurma hazırlığında. Türk kadın girişimci diasporasının ekosistemi güçlendireceğini belirten KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, “Öyle bir diaspora olsun ki herkes bu havuzu desteklesin, tedarik zinciri oluşsun. Şu anda bütün ateşeliklerden data topluyoruz” diyor.


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Ataşehir Belediyesi'ne soruşturma: Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel dahil 19 şüpheli tutuklandı

Wed, 22 Apr 2026 04:22:00 Z

Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Emine Erdoğan: Çocukların karşı karşıya kaldığı riskler alarm verici

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 Z

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Dijital dünyanın çocuklar için daha güvenli hale getirilmesi yalnızca ailelerin değil, kamu kurumlarının, teknoloji şirketlerinin, uluslararası kuruluşların ve medya endüstrisinin ortak sorumluluğudur” dedi.

Alzheimer’da kan testi umudu

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 Z

YENİ bir çalışma, basit bir kan testinin Alzheimer hastalığının en erken evrelerini, semptomlar ortaya çıkmadan önce öngörme potansiyeli gösterdi.

Hastane çadırındaki Çanakkale

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 Z

Çanakkale Savaşları’nın tıbbi bilançosuna ait belge 111 yıl sonra ortaya çıkarıldı. Rapor Çanakkale destanının sadece siperlerde değil, 41 bini aşkın yaralının yaşam mücadelesi verdiği hastane çadırlarında da olağanüstü bir çabayla yazıldığını kanıtladı.

Yasadışı bahis operasyonu... 111 kişi gözaltına alındı

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 Z

DİYARBAKIR’da ‘yasadışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık etmek’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında belirlenen şüphelilere yönelik eşzamanlı operasyon düzenlendi.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

Bakan Işıkhan, Zambiya ile ekonomik iş birliği hazırlıklarını görüştü

Tue, 21 Apr 2026 16:47:12 +0300
Bakan Işıkhan, Zambiya ile ekonomik iş birliği hazırlıklarını görüştü
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe ile bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasında karşılıklı yatırımların artırılması,...Devamı için tıklayınız

ADF: Barışın yeni adresi Türkiye

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300

Küresel sistemin derin bir kırılma yaşadığı, bölgesel fay hatlarının keskinleştiği bir dönemde, yeni bir diplomasi diline ve yeni platformlara duyulan ihtiyaç her zamankinden daha belirginleşmiş durumda....Devamı için tıklayınız

Yabancıların çalışma izinlerine sahtecilik önlemi

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
Yabancıların çalışma izinlerine sahtecilik önlemi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yabancılara verilen çalışma izni belgelerinde değişikliğe gitti. Yabancıların çalışma izni belgelerinin sahteciliğe karşı koruma seviyesinin artırılması amacıyla yapılan...Devamı için tıklayınız

Özel okullara soruşturma genişliyor

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
Özel okullara soruşturma genişliyor
Rekabet Kurumu, özel okullara yönelik fiyat incelemelerini genişletmeye hazırlanıyor. Kurum, artan şikâyetler doğrultusunda özellikle eğitim ücretleriyle birlikte yan hizmet kalemlerini de mercek altına...Devamı için tıklayınız

Bakan Bolat: "Dijital mecralarda gençleri korumak önceliğimiz"

Tue, 21 Apr 2026 16:03:02 +0300
Bakan Bolat: Dijital mecralarda gençleri korumak önceliğimiz
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısına katıldıklarını belirterek, özellikle dijital platformlarda çocuklar ve gençlerin korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

Dünyanın en güzel Trump’ı

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300

ABD Genelkurmay Başkanı, Trump'ın nükleer çantasını sanki yaramaz bir çocuğun elinden iPad'ini alır gibi çekip almış. "Bak Donald" demiş, "bu düğme var ya seni Mars'a götürmez, hepimizi tarihe gömer..." Sosyal...Devamı için tıklayınız

Acılı ailelere taziye telefonu

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
Acılı ailelere taziye telefonu
Başkan Erdoğan, Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden çocukların ailelerini cenaze törenlerinin ardından geçen günlerde tek tek telefonla arayarak başsağlığı dileklerini iletti. Erdoğan'ın, Kahramanmaraş'ta...Devamı için tıklayınız

AK Parti İl Başkanlığı’ndan Mahalle Hamiliği modeli

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
AK Parti İl Başkanlığı’ndan Mahalle Hamiliği modeli
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Hamileri Koordinasyon Toplantısı'nda, teşkilat çalışmalarının mahalle ölçeğinde daha etkin yürütülmesi, Mahalle Hamiliği modelinin yaygınlaştırılması...Devamı için tıklayınız

Çocuklarımızın güvenlığı küresel sorumluluk

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
Çocuklarımızın güvenlığı küresel sorumluluk
Emine Erdoğan, “Dijital dünyanın çocuklar için daha güvenli hale getirilmesi yalnızca ailelerin değil, kamu kurumlarının, teknoloji şirketlerinin, uluslararası kuruluşların ve medya endüstrisinin ortak...Devamı için tıklayınız

Seçim diye tutturanların derdi millet değil

Wed, 22 Apr 2026 07:00:06 +0300
Seçim diye tutturanların derdi millet değil
Bahçeli, “Seçim, siyasi cambazlıklarla, yapay kriz çığırtkanlıklarıyla öne sürülecek bir oyuncak değil” dediDevamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

'Sıradaki hedef' Küba, ABD için neden beka meselesi? Amiral Mahan'dan Trump'a 'kıskacın tarihi'

Wed, 22 Apr 2026 04:29:58 Z

Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- ABD, Karayipler'de uyuşturucu örgütlerine ait olduğunu ileri sürdüğü teknelere yönelik saldırılar düzenliyor, Başkan Donald Trump, Venezuela'yı işgal etmekle tehdit ediyor, buna karşılık Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ise 4.5 milyon kişilik milis gücünü harekete geçirme mesajı veriyordu. Bölgede bir süredir ısınan su kaynadı, 3 Ocak 2026 sabahı TSİ 9 sularında AFP, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta şiddetli patlama sesleri duyulduğunu aktardı. ABD adeta tereyağdan kıl çeker gibi Maduro'yu tutuklamış ve ülkede yönetime el koymuştu.

O gün akıllarda Venezuela petrolleri, Maduro'nun seçim zaferleri, Trump ve kurmaylarının -özellikle de Dışişleri Bakanı Rubio'nun- pozisyonları ve Monroe Doktrini'nin güncel yorumu “Donroe Doktrini” hakkında çokça soru işareti doğarken sıranın Küba'da olduğu fikri farklı kaynaklarca dile getiriliyordu. Fakat araya “beklenmedik bir mesele” girdi. Şubat ayının son gününde ABD, İsrail'le birlikte İran'a saldırdı, İran Lideri 'Rehber' Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey isim öldürüldü.

Bir ayı aşkın bir süre savaşla geçerken dünya medyası da gözlerini büyük ölçüde bölgeye çevirmişti. Gündemin ilk sırasında hala İran'daki savaşın akıbeti yer alıyor ancak bu sırada Küba için işler her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bu gidişatın sorumlusu bazen dolaylı bazen direkt olarak ABD. Peki nasıl? Öncelikle kısaca Küba'daki tabloya ve son duruma göz atalım.

KÜBA'DA TARİHİ ENERJİ KRİZİ

Küba tarihinin en ağır enerji krizini yaşıyor. Uzunca bir süredir Venezuela'dan petrol alan Küba, bu akıştan mahrum kalırken Trump 30 Ocak'ta, Küba'ya petrol sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Tüm bunlar uzun elektrik kesintilerine neden olan bir enerji krizine sebep oldu. Söz konusu kriz nedeniyle günlük hayat ve çöplerin toplanması gibi temel hizmetler adeta felç olurken eğitim faaliyetleri kısmen askıya alındı, çok sayıda çalışan ücretsiz izne çıkarıldı, bazı uçuşlar iptal edildi. Küba'nın global çapta övgüye tabi sağlık sisteminde de aksaklıklar yaşanırken ülke geceleri karanlığa gömülüyor. Tüm bunlar halkta tepki de yaratırken, birtakım teoriler ABD'nin bilinçli olarak Küba'yı “boğduğunu” ve giderek harlanan tepkilerin rejimi revizyona zorlayacağını öne sürüyor.

Axios tam da bu çerçevede bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberinde bakanlıktan bir bürokrat kadrosunun, Küba'ya giderek aralarında Raul Castro'nun torunu Guillermo Rodriguez Castro'nun da yer aldığı bürokratlarla görüştüğünü iddia etti. İddialar doğruysa bu 10 yılı aşkın süredir Küba'yı ziyaret eden ilk resmi heyet... Peki ABD tam olarak neyin peşinde? Küba neden bu kadar önemli? “ABD, bu küçük ada ülkesinden ne istiyor?”

“Amerika Birleşik Devletleri'nin Latin Amerika müdahaleciliğinin temelleri ve Venezuela'da Hugo Chavez'e müdahale girişimleri” başlıklı doktora tezinin yazarı, Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Uğur Gül ve Emekli Belgrad ve Havana Büyükelçisi Hasan Servet Öktem, Milliyet.com.tr için yanıtladı.

MAHAN'IN 'DENİZ HAKİMİYET TEORİSİ'

ABD’nin Küba ısrarının temelinde yatan stratejik nedenleri açıklayan Dr. Uğur Gül, öncelikle Küba'nın ABD'ye sadece yaklaşık 150 km uzaklıkta olduğunu (kabaca Mersin-Girne arasındaki mesafe 170 km) hatırlatırken konuyu tarihsel bir çerçeveyle Amiral Alfred Thayer Mahan’ın 'Deniz Hakimiyet Teorisi'ne dayandırıyor. Dr. Gül'e göre Küba, ABD için sadece bir komşu değil aslında küresel bir süper güç olmanın anahtarı: “Bugün Amerika bir süper güçse bunu Amiral Mahan’a borçlu. Mahan’a göre Panama Kanalı'nın açılmasıyla Karayipler bölgesi hayati bir önem kazandı. ABD kendi güvenliği için Karayipler’in tamamının kontrolünü ele almak zorunda.”

Peki Amiral Mahan neden bu kadar önemli? Dr. Gül, “Amerika Amerikalılarındır” mesajıyla Avrupalıları Amerika kıtasından uzak tutmayı amaçlayan Monroe Doktrini'ne katkıda bulunan Amiral Mahan'ın, teorileriyle etkilediği ABD Başkanı Theodore Roosevelt'e beş maddede tavsiyeler sunduğunu anımsatıyor. Bu tavsiyeler, uygulanması halinde ABD'yi bir küresel süper güce dönüştürmeyi öngörüyordu. Dr. Gül söz konusu beş maddeyi şöyle sıralıyor:

Alıntı Metni

1914'te hayatını kaybeden Amiral Mahan, teorileri sayesinde ABD'nin iki dünya savaşının galip tarafı olduğunu, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın tam da öngörüleri üzerine kurduğu argümanlar sayesinde ABD'nin fark yarattığını göremedi. ABD ise bu beş maddeyi uygulasa da 1959'da ilk maddeyi hasara uğratan bir olay yaşandı: Küba Devrimi.

MECBURİ ROTA: FLORIDA-KÜBA ARASI...

“Bu küçük ada ülkesinde” yaşanan devrim nasıl oluyor da ABD'nin “küresel süper güç” tahtını zorlayan en büyük potansiyel tehdidi oluşturuyor? Bunun cevabı ABD coğrafyasında yatıyor. “ABD'nin güneyindeki New Orleans limanı deniz ticareti açısından da hayati önem taşıyor. Ülkenin en yüksek kapasiteli limanlarından biri. Fakat bu limana gelip giden askeri ve ticari gemiler nereden geçmek zorunda? Küba ile Florida arasından” diyen Dr. Gül şöyle devam ediyor:

“Dolayısıyla Küba ile Florida arasındaki geçişi kontrol etmek ABD çıkarları için hayati önem taşıyor. Ama Soğuk Savaş döneminden itibaren şöyle bir sıkıntı var ki burayı kontrol edemiyorlar. Özellikle 1962 yılında gerçekleşen Küba Füze Krizi çok önemli. Bugün biz nasıl Kıbrıs'ta Rum Kesimi'nin aşırı derecede silahlanmasını istemiyorsak doğal olarak ABD de yakın coğrafyasında kendisine doğrultulmuş bir füze, nükleer silah ya da bir rakip devletin hakimiyetini görmek istemiyor.”

Aslında çok benzer bir tablo Çin için de geçerli. Amiyane tabirle burnunun dibindeki Tayvan'da benzer bir senaryoyla karşı karşıya olan Çin, hem deniz ticaretindeki gücüyle hem de giderek büyüyen askeri kapasitesiyle etki alanını genişletmeye çalışıyor. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi hem Panama'da hem Venezuela'da hem de Küba'da da etkisini artırmak isteyen Çin, bu noktaların tamamında ABD'nin direkt müdahaleciliğiyle karşılaşıyor.

ABD İÇİN YENİ FÜZE KRİZİ: ÇİN-KÜBA YAKINLAŞMASI VE GÜNEŞ ENERJİSİ

Rusya'nın Ukrayna savaşıyla meşguliyeti nedeniyle bölgedeki güç boşluğunun Çin tarafından doldurulmaya çalışılması, ABD’nin hamlelerini daha da sertleştirirken Dr. Uğur Gül, Çin’in Küba’da kurduğu güneş enerjisi santrallerinin ABD için yeni bir "füze krizi" tehdidi olarak algılandığını, Trump’ın bu yüzden “fırsat varken bu güç boşluğunu doldurma” refleksiyle hareket ettiğini belirtiyor.

Peki tüm bu jeopolitik denklemler içinde Küba'da neler oluyor? ABD'nin “Küba takıntısının” sosyal boyutunu değerlendiren Emekli Belgrad ve Havana Büyükelçisi Hasan Servet Öktem öncelikle bir çerçeve çiziyor. “Devrim'den sonra çok sayıda Kübalı adayı terk etti. Mülk sahipleri, arazi sahipleri, o şeker plantasyonlarının, tütün plantasyonlarının sahipleri vesaire biliyorsunuz Miami'de yaşıyor. Bunların nüfusu 2 milyona yakın ve son derece örgütlüler. Yani Miami'de Cumhuriyetçi Parti'nin seçimleri kazanmasında etkililer. İşte bunların arasında Marco Rubio var. Daha önce bir de Ted Cruz vardı; bu ikisi de başkan adayı oldu” diyen Öktem şöyle devam ediyor:

Alıntı Metni

Meselenin bir “takıntı” olarak değerlendirilmesinin altında yatan nedenlerin başında ise BM Genel Kurulu'nda her yıl Kasım ayında çıkan bir karar gelmekte. Hasan Servet Öktem, “Her sene Kasım ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir karar çıkar ve Küba'ya uygulanan Amerikan ambargosu kınanır. Her sene yapılır bu. 189 ülke 'ambargo kalksın', iki ülke 'ambargo devam etsin' der. 'Devam etsin' diyen ülkeler bir ABD, bir de İsrail... Bütün dünya ambargonun kalkmasından yana fakat Amerika'nın kimseyi dinlediği yok. ABD dünyanın taleplerini kale almıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

'TRUMP İLLA Kİ REJİM DEVRİLSİN DERDİNDE DEĞİLDİR, ASIL TAKINTI RUBIO'DA'

Konuya ilişkin argümanlardan biri de Trump'ın ABD'nin son zamanlarda en çok sıkıntı çektiği meseleler arasında yer alan İran, Venezuela ve Küba meselesini çözen lider olma isteği. Bu isteğin takıntı bağlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasını da irdeleyen Öktem, ABD Başkanı Trump hakkında çarpıcı bir tespitte bulunuyor:

“Trump aslında bir müteahhit. 2016'da seçildiğinde Küba'da biraz korku ve endişe söz konusu oldu. Bir grup insan ise 'Ya bu Trump müteahhittir. Bunun derdi paradır. Küba'nın kıyısında gayet güzel bir arazi verirsiniz, oralarda bir şeyler yapar ve birden Kübacı olur. Derdi rejimle falan değil, o böyle şeylere bakar' diyordu. Küba, Devrim'den önce Amerikalı zenginlerin yatlarına atlayıp gittikleri bir Karayip adasıydı. Müzik, kumar, fuhuş; bu alanlarda önde gelen bir yerdi. Ben Trump'ın kafasında illa o rejimi devirmek olduğu kanaatinde değilim, o takıntı daha çok Rubio'da var. Trump'a böyle bir imkan sağlasalar belki bir anlaşma bile olur ama tabii rejim nasıl böyle bir şeyi teklif etsin? Rejimin özüne ters.”

Öktem bununla birlikte günümüzde özellikle Latin Amerika'da sosyalist dayanışmanın da zedelendiğinin altını çiziyor. “Venezuela'nın sesini kestiler. Sonra petrolü Meksika gönderiyordu Meksika'yı da korkuttular, dolayısıyla Meksika da sesini kesmiş vaziyette artık petrol gönderemeyeceği için özür manasında insani yardım gönderdiler. Brezilya'da Lula, Kolombiya'da Gustavo Petro var ikisinde de petrol mevcut ancak sosyalist dayanışma bakımından bir sorun görüyorum mesela Trump'ın 'yüzde 10-15 gümrük uygularım' tehdidinden korktuğu için Brezilya da gönderemiyor” diyen Öktem, “Küba boğuluyor. Küba'nın petrol ihtiyacının yarısı içeriden karşılanıyor fakat kalitesi kötü. Küba ürettiği petrolü termik santrallerde kullanıyor. Venezuela'dan gelen petrol ise rafine edilip akaryakıt olarak dağılıyordu. Şimdi bu petrol kesilince ülke durma noktasına geldi. 1991'de SSCB devrilince 'período especial' denilen felaket bir dönem geçirdiler. Şimdi ikinci 'período especial' başlamak üzere” diyor ve şartları şöyle özetliyor:

“Küba'da sürekli bir döviz sıkıntısı vardır. Döviziniz varsa ithalat var, yoksa yok. Küba'nın 2 milyar dolar gıda ithalatı var. Venezuela petrol verdiği zaman da keyifleri yerinde değildi çünkü para yoktu. Çare güneş panelleri kurarak yenilenebilir enerjiye geçmek ancak orada da para olmayınca yabancı sermayeye müracaat edeceksiniz. Bu kez de kimse ABD'ye bulaşmak istemiyor.”

Yunanistan’da İsrail tartışması

Wed, 22 Apr 2026 04:01:38 Z

“Te Nea” gazetesinde, P.K. Ioakeimidisimzalı makalede, Yunanistan’ın İsrail ile askeri iş birliği sorgulandı. Makalede, “Bölgedeki savaşlar ne zaman biterse bitsin Ortadoğu’da yeni bir gerçeklik oluşacak ve bir Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak Yunanistan, Avrupa ve Körfez ülkeleri arasında çok daha güçlü bir köprü rolü oynayabilir. BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle askeri iş birliği, AB çerçevesi içinde değerlendirilmeli. İkili askeri anlaşmalar AB dış politika mevzuatları ile soru işaretleri yaratabilir” denildi.

‘Savaşa yol açıyor’

İsrail’le işbirliğinin sorgulandığı makalede,İsrail ile olan askeri iş birliğinin,özellikle de Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki üçlü ortaklığın en kritik soruları gündeme getirdiğine dikkat çekiliyor. Ioakeimidis, İsrail ile askeri iş birliğinin makro-stratejik bir perspektiften ülkenin ulusal/stratejik çıkarlarına hizmet etmediğini vurgularken, “İsrail’in iki devletli çözüme yanaşmaması, kaçınılmaz olarak sürekli savaşlara yol açmakta. Bu durum ve yeni güvenlik koşulları göz önüne alındığında, Yunanistan’ın AB ve BM yetkisi dışında olması nedeniyle İsrail ile olan ilişkisi de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki rolünü yeniden gözden geçirmesi gerekmekte” ifadelerini kullandı. N.Xydakis tarafından “Efsyn” haber sitesinde yayımlanan makaledeyse,Atina’nın diplomatik adımları ve İsrail ile askeri iş birliği eleştirildi. “Uluslararası hukukun hiçbir çerçevesinin dışında olan, saldırgan savaşlar ve soykırımlar işleyen, başbakanı insanlığa karşı suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde hesap verecek bir ülkeyle nasıl bir ittifaka girebilirsiniz?” sorusu sorulurken,“Yunan hükümetlerinin ‘düşmanların’düşmanlarıyla fırsatçı ‘dostluklara” gitmesi eleştirildi.

“Yunanistan’ın Türkiye ile olan rekabeti ve çekişmesi, İsrail ile ittifak kurmak için yeterli bir koşul değildir” denilen yazıda, “Türkiye-İsrail rekabeti kızışmayacak” deniliyor ve bu nedenle İsrail ile kurulan işbirliğinin gereksiz olduğu işaret ediliyor.

Trump: Ateşkesi süresiz uzattım

Wed, 22 Apr 2026 04:01:36 Z

Trump, yaptığı açıklamada “Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir, İranlı liderler ve temsilciler ortak bir teklif oluşturana kadar İran’a yönelik saldırılarımızı durdurmamızı istedi. Bu nedenle ordumuzun ablukayı sürdürmesine, her bakımdan tetikte kalmasına ve bir teklif sunulup görüşmeler sonuca varana kadar ateşkesin uzatılmasına yönelik talimat verdim” dedi.

İran: Elimiz tetikte

Trump’ın ateşkesi uzattığını duyurmasının ardından İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı’ndan açıklama geldi. Açıklamada, İran’a yönelik herhangi bir olası saldırıya ilişkin, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını uyarıyoruz, elimiz tetikte” denildi.

Bir gemiye daha baskın

ABD Savunma Bakanlığı önceki gece Hint-Pasifik bölgesinde “devletsiz ve yaptırım uygulanan” bir gemiye baskın düzenlendiğini bildirdi. Gemiye baskın düzenlenen anlar paylaşıldı. ABD Başkanı Trump “Dün bir gemi yakaladık, içinde pek hoş olmayan bazı şeyler vardı. Belki Çin’den bir hediye, bilmiyorum. Ama biraz şaşırdım, çünkü Başkan ile çok iyi bir ilişkim var ve onunla bir anlayışa sahip olduğumu düşünüyordum. Ama sorun değil. Savaş böyle yürür.” dedi. ABD ordusu tarafından durdurulan tankerin keskin bir dönüş yaptığı görülüyor. Tanker, İran’la bağlantıları nedeniyle Amerikan yaptırımlarına tabi olan bir Hint nakliye şirketiyle bağlantılı.

Son Dakika Haberleri: ABD’li araştırmacı Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi için kanıt bulduğunu açıkladı!

Wed, 22 Apr 2026 04:32:22 Z

“Nuh’un Gemisi Tarama Araştırmaları” ekibinden ABD’li bilgisayar mühendisi ve arkeolog Andrew Jones, 5 bin 137 metreyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’daki kaya oluşumunun, Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olduğu iddiasıyla bir kez daha gündeme geldi. Jones, GB News’e verdiği röportajda, Ağrı Dağı’nda 1959’da keşfedilen kaya oluşumuyla ilgili yeni bilimsel verilerin, bu oluşumun Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olduğunu gösterdiğini söyledi. Dini kitap Tekvin’de yer alan Nuh’un Gemisi’nin 157 metrelik boyunun Ağrı Dağı’ndaki kaya oluşumuyla eşleştiğini belirten araştırmacı, “Ağrı Dağı’ndaki yeraltı radarı taramaları ve toprak örnekleri, yerin altındaki bir dizi koridoru ortaya çıkardı” dedi.

Teknolojik veriler

Jones şöyle devam etti: “Oluşumun yani geminin ortasından geçen ve iç kenarı boyunca uzanan tüneller keşfedildi; bu tüneller atriyum dediğimiz merkezi bir boşluğa çıkıyor. Hayvanlar tufan sırasında Nuh ve ailesiyle bu boşlukta kalmış olmalıydı. İlginç olan şu ki bu boşluklar yerin altında sıralanıyor ve bunlar rastgele değil. Bu tüneller bir deseni takip ediyor. GPR teknolojisi, radar kullanarak toprağın altına bakmanın bir yoludur. Elimizdeki veriler bu çalışmaya dayanıyor. Ayrıca bir jeofizik tekniği olan IRT görüntüleme teknolojisiyle yapılan çalışmalar da Ağrı Dağı’nın derinliklerinde hâlâ korunan gemi şeklindeki bir gövdeyi gösteriyor.”

‘İnsanlar inşa etti’

Bilim insanlarının Ağrı Dağı’ndan aldıkları toprak örneklerinden elde ettikleri ek kanıtların, buradaki gemi benzeri kaya oluşumunun insanlar tarafından inşa edildiğini ortaya çıkardığını belirten Andrew Jones şunları söyledi: “2024’te o gemi şeklinin içinden ve dışından 88 toprak örneği aldık. Bu örnekler, gemi şeklinin içindeki toprağın dışındaki toprağa göre üç kat fazla organik madde ve yüzde 38 daha fazla potasyum içerdiğini gösterdi. Bu farklı toprakta çimenlerin iç kısımları daha sarı oluyor. Tüm bunlar İncil’deki anlatılanlarla aynı. Ayrıca deniz seviyesinden 1981 metre yüksekte gemi şeklindeki bölgedeki fosil kalıntıları da Büyük Tufan’ın kanıtları. Antik mercanlar ve deniz kabukları, bu bölgenin bir zamanlar su altında olduğunu gösteriyor. Amacımız, robotik bir cihazla Ağrı Dağı’ndaki gizemli tünelleri keşfetmek.”

‘Toprak numuneleri incelendi’

Araştırmacı Andrew Jones’un yeni açıklaması, 2024 ve 2025 yıllarında yürütülen bilimsel çalışmaların ve 2019’da Ağrı Dağı’ndan alınan radar verilerinin modern yazılımlarla yeniden analiz edilmesine dayanıyor. Yeni Zelandalı jeofizikçi John Larsen ile çalışan Jones, Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarını barındırdığına inanılan gemi şeklindeki jeolojik oluşum Durupınar bölgesinden 2024’te farklı toprak numuneleri topladıklarını belirtiyor. Bu numunelerin yeni analiz sonuçlarını bu ay açıklayan Jones, araştırmasını sürdürmek için üniversitelerden destek bekliyor.

Büyük Tufan nedir?

İnanışa göre, binlerce yıl önce meydana gelen Büyük Tufan, yeryüzündeki yaşamın devasa bir sel felaketiyle sıfırlanmasıdır. Kutsal kitaplarda ve Sümer tabletlerinde de geçen sel felaketinden Nuh Peygamber ve ailesinden oluşan 8 kişiyle, onların yanlarına aldıkları hayvan türleri bindikleri gemi sayesinde kurtulmuştur. Onların hayatta kalması, insanların ve hayvanların dünyadaki varlığının devamını sağlamıştır. Bilimsel bir iddiaya göre ise 7 bin 500 yıl önce buzulların eriyip deniz seviyelerinin hızla yükselmesiyle Büyük Tufan oldu. Bir başka teoriye göre de Akdeniz’in sularının büyük bir basınçla İstanbul Boğazı’nı yararak o zamanlar bir tatlı su gölü olan Karadeniz’i doldurup taşırması, Büyük Tufan’a yol açtı.

Lufthansa, jet yakıtı krizi nedeniyle 20 bin uçuşu iptal edecek

Tue, 21 Apr 2026 21:41:02 Z

Lufthansa Grubu, yaz aylarında uçuş seçeneklerinin optimize edileceğini ve kapasitenin azaltılacağını açıkladı.

Jet yakıtı fiyatının Orta Doğu'da çatışmaların başlamasından bu yana iki katına çıktığı anımsatılan açıklamada, "Ekim ayına kadar toplam 20 bin kısa mesafeli uçuş programdan çıkarılacak. Bu da yaklaşık 40 bin metrik ton jet yakıtına denk geliyor." ifadesi kullanıldı.

İlginizi Çekebilir

Açıklamada, planlanan uçuş programı düzenlemelerinin Lufthansa Grubu ağındaki karsız kısa mesafeli uçuşların sayısını azaltacağı, özellikle uzun mesafeli bağlantılar olmak üzere küresel ağın ise jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle öncekine göre önemli ölçüde daha verimli olmak üzere sürdürüleceği kaydedildi.

Yeni yaklaşım doğrultusunda, ilk etapta günlük 120 uçuş iptalinin dün uygulamaya konulduğuna işaret edilen açıklamada, kapasite azalması dikkate alınarak gelecek aylara ilişkin orta vadeli rota planlamasının revize edileceği belirtildi.

Geçen hafta Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın kısa süre içinde jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu.

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle gelecek ay Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıklamış, Lufthansa da maliyet baskıları nedeniyle iştiraki CityLine'ın faaliyetlerini durdurma kararı almıştı.

AB rafinerileri, jet yakıtı tüketiminin yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Geriye kalan jet yakıtı ise özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor.

MSB: Askeri helikopterimiz kaza kırıma uğradı! "Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur"
Son dakika...Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN' Türk'te açıkladı!

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

'Sıradaki hedef' Küba, ABD için neden beka meselesi? Amiral Mahan'dan Trump'a 'kıskacın tarihi'

Wed, 22 Apr 2026 04:29:58 Z

Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- ABD, Karayipler'de uyuşturucu örgütlerine ait olduğunu ileri sürdüğü teknelere yönelik saldırılar düzenliyor, Başkan Donald Trump, Venezuela'yı işgal etmekle tehdit ediyor, buna karşılık Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ise 4.5 milyon kişilik milis gücünü harekete geçirme mesajı veriyordu. Bölgede bir süredir ısınan su kaynadı, 3 Ocak 2026 sabahı TSİ 9 sularında AFP, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta şiddetli patlama sesleri duyulduğunu aktardı. ABD adeta tereyağdan kıl çeker gibi Maduro'yu tutuklamış ve ülkede yönetime el koymuştu.

O gün akıllarda Venezuela petrolleri, Maduro'nun seçim zaferleri, Trump ve kurmaylarının -özellikle de Dışişleri Bakanı Rubio'nun- pozisyonları ve Monroe Doktrini'nin güncel yorumu “Donroe Doktrini” hakkında çokça soru işareti doğarken sıranın Küba'da olduğu fikri farklı kaynaklarca dile getiriliyordu. Fakat araya “beklenmedik bir mesele” girdi. Şubat ayının son gününde ABD, İsrail'le birlikte İran'a saldırdı, İran Lideri 'Rehber' Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey isim öldürüldü.

Bir ayı aşkın bir süre savaşla geçerken dünya medyası da gözlerini büyük ölçüde bölgeye çevirmişti. Gündemin ilk sırasında hala İran'daki savaşın akıbeti yer alıyor ancak bu sırada Küba için işler her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bu gidişatın sorumlusu bazen dolaylı bazen direkt olarak ABD. Peki nasıl? Öncelikle kısaca Küba'daki tabloya ve son duruma göz atalım.

KÜBA'DA TARİHİ ENERJİ KRİZİ

Küba tarihinin en ağır enerji krizini yaşıyor. Uzunca bir süredir Venezuela'dan petrol alan Küba, bu akıştan mahrum kalırken Trump 30 Ocak'ta, Küba'ya petrol sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Tüm bunlar uzun elektrik kesintilerine neden olan bir enerji krizine sebep oldu. Söz konusu kriz nedeniyle günlük hayat ve çöplerin toplanması gibi temel hizmetler adeta felç olurken eğitim faaliyetleri kısmen askıya alındı, çok sayıda çalışan ücretsiz izne çıkarıldı, bazı uçuşlar iptal edildi. Küba'nın global çapta övgüye tabi sağlık sisteminde de aksaklıklar yaşanırken ülke geceleri karanlığa gömülüyor. Tüm bunlar halkta tepki de yaratırken, birtakım teoriler ABD'nin bilinçli olarak Küba'yı “boğduğunu” ve giderek harlanan tepkilerin rejimi revizyona zorlayacağını öne sürüyor.

Axios tam da bu çerçevede bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberinde bakanlıktan bir bürokrat kadrosunun, Küba'ya giderek aralarında Raul Castro'nun torunu Guillermo Rodriguez Castro'nun da yer aldığı bürokratlarla görüştüğünü iddia etti. İddialar doğruysa bu 10 yılı aşkın süredir Küba'yı ziyaret eden ilk resmi heyet... Peki ABD tam olarak neyin peşinde? Küba neden bu kadar önemli? “ABD, bu küçük ada ülkesinden ne istiyor?”

“Amerika Birleşik Devletleri'nin Latin Amerika müdahaleciliğinin temelleri ve Venezuela'da Hugo Chavez'e müdahale girişimleri” başlıklı doktora tezinin yazarı, Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Uğur Gül ve Emekli Belgrad ve Havana Büyükelçisi Hasan Servet Öktem, Milliyet.com.tr için yanıtladı.

MAHAN'IN 'DENİZ HAKİMİYET TEORİSİ'

ABD’nin Küba ısrarının temelinde yatan stratejik nedenleri açıklayan Dr. Uğur Gül, öncelikle Küba'nın ABD'ye sadece yaklaşık 150 km uzaklıkta olduğunu (kabaca Mersin-Girne arasındaki mesafe 170 km) hatırlatırken konuyu tarihsel bir çerçeveyle Amiral Alfred Thayer Mahan’ın 'Deniz Hakimiyet Teorisi'ne dayandırıyor. Dr. Gül'e göre Küba, ABD için sadece bir komşu değil aslında küresel bir süper güç olmanın anahtarı: “Bugün Amerika bir süper güçse bunu Amiral Mahan’a borçlu. Mahan’a göre Panama Kanalı'nın açılmasıyla Karayipler bölgesi hayati bir önem kazandı. ABD kendi güvenliği için Karayipler’in tamamının kontrolünü ele almak zorunda.”

Peki Amiral Mahan neden bu kadar önemli? Dr. Gül, “Amerika Amerikalılarındır” mesajıyla Avrupalıları Amerika kıtasından uzak tutmayı amaçlayan Monroe Doktrini'ne katkıda bulunan Amiral Mahan'ın, teorileriyle etkilediği ABD Başkanı Theodore Roosevelt'e beş maddede tavsiyeler sunduğunu anımsatıyor. Bu tavsiyeler, uygulanması halinde ABD'yi bir küresel süper güce dönüştürmeyi öngörüyordu. Dr. Gül söz konusu beş maddeyi şöyle sıralıyor:

Alıntı Metni

1914'te hayatını kaybeden Amiral Mahan, teorileri sayesinde ABD'nin iki dünya savaşının galip tarafı olduğunu, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın tam da öngörüleri üzerine kurduğu argümanlar sayesinde ABD'nin fark yarattığını göremedi. ABD ise bu beş maddeyi uygulasa da 1959'da ilk maddeyi hasara uğratan bir olay yaşandı: Küba Devrimi.

MECBURİ ROTA: FLORIDA-KÜBA ARASI...

“Bu küçük ada ülkesinde” yaşanan devrim nasıl oluyor da ABD'nin “küresel süper güç” tahtını zorlayan en büyük potansiyel tehdidi oluşturuyor? Bunun cevabı ABD coğrafyasında yatıyor. “ABD'nin güneyindeki New Orleans limanı deniz ticareti açısından da hayati önem taşıyor. Ülkenin en yüksek kapasiteli limanlarından biri. Fakat bu limana gelip giden askeri ve ticari gemiler nereden geçmek zorunda? Küba ile Florida arasından” diyen Dr. Gül şöyle devam ediyor:

“Dolayısıyla Küba ile Florida arasındaki geçişi kontrol etmek ABD çıkarları için hayati önem taşıyor. Ama Soğuk Savaş döneminden itibaren şöyle bir sıkıntı var ki burayı kontrol edemiyorlar. Özellikle 1962 yılında gerçekleşen Küba Füze Krizi çok önemli. Bugün biz nasıl Kıbrıs'ta Rum Kesimi'nin aşırı derecede silahlanmasını istemiyorsak doğal olarak ABD de yakın coğrafyasında kendisine doğrultulmuş bir füze, nükleer silah ya da bir rakip devletin hakimiyetini görmek istemiyor.”

Aslında çok benzer bir tablo Çin için de geçerli. Amiyane tabirle burnunun dibindeki Tayvan'da benzer bir senaryoyla karşı karşıya olan Çin, hem deniz ticaretindeki gücüyle hem de giderek büyüyen askeri kapasitesiyle etki alanını genişletmeye çalışıyor. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi hem Panama'da hem Venezuela'da hem de Küba'da da etkisini artırmak isteyen Çin, bu noktaların tamamında ABD'nin direkt müdahaleciliğiyle karşılaşıyor.

ABD İÇİN YENİ FÜZE KRİZİ: ÇİN-KÜBA YAKINLAŞMASI VE GÜNEŞ ENERJİSİ

Rusya'nın Ukrayna savaşıyla meşguliyeti nedeniyle bölgedeki güç boşluğunun Çin tarafından doldurulmaya çalışılması, ABD’nin hamlelerini daha da sertleştirirken Dr. Uğur Gül, Çin’in Küba’da kurduğu güneş enerjisi santrallerinin ABD için yeni bir "füze krizi" tehdidi olarak algılandığını, Trump’ın bu yüzden “fırsat varken bu güç boşluğunu doldurma” refleksiyle hareket ettiğini belirtiyor.

Peki tüm bu jeopolitik denklemler içinde Küba'da neler oluyor? ABD'nin “Küba takıntısının” sosyal boyutunu değerlendiren Emekli Belgrad ve Havana Büyükelçisi Hasan Servet Öktem öncelikle bir çerçeve çiziyor. “Devrim'den sonra çok sayıda Kübalı adayı terk etti. Mülk sahipleri, arazi sahipleri, o şeker plantasyonlarının, tütün plantasyonlarının sahipleri vesaire biliyorsunuz Miami'de yaşıyor. Bunların nüfusu 2 milyona yakın ve son derece örgütlüler. Yani Miami'de Cumhuriyetçi Parti'nin seçimleri kazanmasında etkililer. İşte bunların arasında Marco Rubio var. Daha önce bir de Ted Cruz vardı; bu ikisi de başkan adayı oldu” diyen Öktem şöyle devam ediyor:

Alıntı Metni

Meselenin bir “takıntı” olarak değerlendirilmesinin altında yatan nedenlerin başında ise BM Genel Kurulu'nda her yıl Kasım ayında çıkan bir karar gelmekte. Hasan Servet Öktem, “Her sene Kasım ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir karar çıkar ve Küba'ya uygulanan Amerikan ambargosu kınanır. Her sene yapılır bu. 189 ülke 'ambargo kalksın', iki ülke 'ambargo devam etsin' der. 'Devam etsin' diyen ülkeler bir ABD, bir de İsrail... Bütün dünya ambargonun kalkmasından yana fakat Amerika'nın kimseyi dinlediği yok. ABD dünyanın taleplerini kale almıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

'TRUMP İLLA Kİ REJİM DEVRİLSİN DERDİNDE DEĞİLDİR, ASIL TAKINTI RUBIO'DA'

Konuya ilişkin argümanlardan biri de Trump'ın ABD'nin son zamanlarda en çok sıkıntı çektiği meseleler arasında yer alan İran, Venezuela ve Küba meselesini çözen lider olma isteği. Bu isteğin takıntı bağlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasını da irdeleyen Öktem, ABD Başkanı Trump hakkında çarpıcı bir tespitte bulunuyor:

“Trump aslında bir müteahhit. 2016'da seçildiğinde Küba'da biraz korku ve endişe söz konusu oldu. Bir grup insan ise 'Ya bu Trump müteahhittir. Bunun derdi paradır. Küba'nın kıyısında gayet güzel bir arazi verirsiniz, oralarda bir şeyler yapar ve birden Kübacı olur. Derdi rejimle falan değil, o böyle şeylere bakar' diyordu. Küba, Devrim'den önce Amerikalı zenginlerin yatlarına atlayıp gittikleri bir Karayip adasıydı. Müzik, kumar, fuhuş; bu alanlarda önde gelen bir yerdi. Ben Trump'ın kafasında illa o rejimi devirmek olduğu kanaatinde değilim, o takıntı daha çok Rubio'da var. Trump'a böyle bir imkan sağlasalar belki bir anlaşma bile olur ama tabii rejim nasıl böyle bir şeyi teklif etsin? Rejimin özüne ters.”

Öktem bununla birlikte günümüzde özellikle Latin Amerika'da sosyalist dayanışmanın da zedelendiğinin altını çiziyor. “Venezuela'nın sesini kestiler. Sonra petrolü Meksika gönderiyordu Meksika'yı da korkuttular, dolayısıyla Meksika da sesini kesmiş vaziyette artık petrol gönderemeyeceği için özür manasında insani yardım gönderdiler. Brezilya'da Lula, Kolombiya'da Gustavo Petro var ikisinde de petrol mevcut ancak sosyalist dayanışma bakımından bir sorun görüyorum mesela Trump'ın 'yüzde 10-15 gümrük uygularım' tehdidinden korktuğu için Brezilya da gönderemiyor” diyen Öktem, “Küba boğuluyor. Küba'nın petrol ihtiyacının yarısı içeriden karşılanıyor fakat kalitesi kötü. Küba ürettiği petrolü termik santrallerde kullanıyor. Venezuela'dan gelen petrol ise rafine edilip akaryakıt olarak dağılıyordu. Şimdi bu petrol kesilince ülke durma noktasına geldi. 1991'de SSCB devrilince 'período especial' denilen felaket bir dönem geçirdiler. Şimdi ikinci 'período especial' başlamak üzere” diyor ve şartları şöyle özetliyor:

“Küba'da sürekli bir döviz sıkıntısı vardır. Döviziniz varsa ithalat var, yoksa yok. Küba'nın 2 milyar dolar gıda ithalatı var. Venezuela petrol verdiği zaman da keyifleri yerinde değildi çünkü para yoktu. Çare güneş panelleri kurarak yenilenebilir enerjiye geçmek ancak orada da para olmayınca yabancı sermayeye müracaat edeceksiniz. Bu kez de kimse ABD'ye bulaşmak istemiyor.”

Yunanistan’da İsrail tartışması

Wed, 22 Apr 2026 04:01:38 Z

“Te Nea” gazetesinde, P.K. Ioakeimidisimzalı makalede, Yunanistan’ın İsrail ile askeri iş birliği sorgulandı. Makalede, “Bölgedeki savaşlar ne zaman biterse bitsin Ortadoğu’da yeni bir gerçeklik oluşacak ve bir Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak Yunanistan, Avrupa ve Körfez ülkeleri arasında çok daha güçlü bir köprü rolü oynayabilir. BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle askeri iş birliği, AB çerçevesi içinde değerlendirilmeli. İkili askeri anlaşmalar AB dış politika mevzuatları ile soru işaretleri yaratabilir” denildi.

‘Savaşa yol açıyor’

İsrail’le işbirliğinin sorgulandığı makalede,İsrail ile olan askeri iş birliğinin,özellikle de Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki üçlü ortaklığın en kritik soruları gündeme getirdiğine dikkat çekiliyor. Ioakeimidis, İsrail ile askeri iş birliğinin makro-stratejik bir perspektiften ülkenin ulusal/stratejik çıkarlarına hizmet etmediğini vurgularken, “İsrail’in iki devletli çözüme yanaşmaması, kaçınılmaz olarak sürekli savaşlara yol açmakta. Bu durum ve yeni güvenlik koşulları göz önüne alındığında, Yunanistan’ın AB ve BM yetkisi dışında olması nedeniyle İsrail ile olan ilişkisi de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki rolünü yeniden gözden geçirmesi gerekmekte” ifadelerini kullandı. N.Xydakis tarafından “Efsyn” haber sitesinde yayımlanan makaledeyse,Atina’nın diplomatik adımları ve İsrail ile askeri iş birliği eleştirildi. “Uluslararası hukukun hiçbir çerçevesinin dışında olan, saldırgan savaşlar ve soykırımlar işleyen, başbakanı insanlığa karşı suçlardan dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde hesap verecek bir ülkeyle nasıl bir ittifaka girebilirsiniz?” sorusu sorulurken,“Yunan hükümetlerinin ‘düşmanların’düşmanlarıyla fırsatçı ‘dostluklara” gitmesi eleştirildi.

“Yunanistan’ın Türkiye ile olan rekabeti ve çekişmesi, İsrail ile ittifak kurmak için yeterli bir koşul değildir” denilen yazıda, “Türkiye-İsrail rekabeti kızışmayacak” deniliyor ve bu nedenle İsrail ile kurulan işbirliğinin gereksiz olduğu işaret ediliyor.

Trump: Ateşkesi süresiz uzattım

Wed, 22 Apr 2026 04:01:36 Z

Trump, yaptığı açıklamada “Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir, İranlı liderler ve temsilciler ortak bir teklif oluşturana kadar İran’a yönelik saldırılarımızı durdurmamızı istedi. Bu nedenle ordumuzun ablukayı sürdürmesine, her bakımdan tetikte kalmasına ve bir teklif sunulup görüşmeler sonuca varana kadar ateşkesin uzatılmasına yönelik talimat verdim” dedi.

İran: Elimiz tetikte

Trump’ın ateşkesi uzattığını duyurmasının ardından İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı’ndan açıklama geldi. Açıklamada, İran’a yönelik herhangi bir olası saldırıya ilişkin, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını uyarıyoruz, elimiz tetikte” denildi.

Bir gemiye daha baskın

ABD Savunma Bakanlığı önceki gece Hint-Pasifik bölgesinde “devletsiz ve yaptırım uygulanan” bir gemiye baskın düzenlendiğini bildirdi. Gemiye baskın düzenlenen anlar paylaşıldı. ABD Başkanı Trump “Dün bir gemi yakaladık, içinde pek hoş olmayan bazı şeyler vardı. Belki Çin’den bir hediye, bilmiyorum. Ama biraz şaşırdım, çünkü Başkan ile çok iyi bir ilişkim var ve onunla bir anlayışa sahip olduğumu düşünüyordum. Ama sorun değil. Savaş böyle yürür.” dedi. ABD ordusu tarafından durdurulan tankerin keskin bir dönüş yaptığı görülüyor. Tanker, İran’la bağlantıları nedeniyle Amerikan yaptırımlarına tabi olan bir Hint nakliye şirketiyle bağlantılı.

Son Dakika Haberleri: ABD’li araştırmacı Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi için kanıt bulduğunu açıkladı!

Wed, 22 Apr 2026 04:32:22 Z

“Nuh’un Gemisi Tarama Araştırmaları” ekibinden ABD’li bilgisayar mühendisi ve arkeolog Andrew Jones, 5 bin 137 metreyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’daki kaya oluşumunun, Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olduğu iddiasıyla bir kez daha gündeme geldi. Jones, GB News’e verdiği röportajda, Ağrı Dağı’nda 1959’da keşfedilen kaya oluşumuyla ilgili yeni bilimsel verilerin, bu oluşumun Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olduğunu gösterdiğini söyledi. Dini kitap Tekvin’de yer alan Nuh’un Gemisi’nin 157 metrelik boyunun Ağrı Dağı’ndaki kaya oluşumuyla eşleştiğini belirten araştırmacı, “Ağrı Dağı’ndaki yeraltı radarı taramaları ve toprak örnekleri, yerin altındaki bir dizi koridoru ortaya çıkardı” dedi.

Teknolojik veriler

Jones şöyle devam etti: “Oluşumun yani geminin ortasından geçen ve iç kenarı boyunca uzanan tüneller keşfedildi; bu tüneller atriyum dediğimiz merkezi bir boşluğa çıkıyor. Hayvanlar tufan sırasında Nuh ve ailesiyle bu boşlukta kalmış olmalıydı. İlginç olan şu ki bu boşluklar yerin altında sıralanıyor ve bunlar rastgele değil. Bu tüneller bir deseni takip ediyor. GPR teknolojisi, radar kullanarak toprağın altına bakmanın bir yoludur. Elimizdeki veriler bu çalışmaya dayanıyor. Ayrıca bir jeofizik tekniği olan IRT görüntüleme teknolojisiyle yapılan çalışmalar da Ağrı Dağı’nın derinliklerinde hâlâ korunan gemi şeklindeki bir gövdeyi gösteriyor.”

‘İnsanlar inşa etti’

Bilim insanlarının Ağrı Dağı’ndan aldıkları toprak örneklerinden elde ettikleri ek kanıtların, buradaki gemi benzeri kaya oluşumunun insanlar tarafından inşa edildiğini ortaya çıkardığını belirten Andrew Jones şunları söyledi: “2024’te o gemi şeklinin içinden ve dışından 88 toprak örneği aldık. Bu örnekler, gemi şeklinin içindeki toprağın dışındaki toprağa göre üç kat fazla organik madde ve yüzde 38 daha fazla potasyum içerdiğini gösterdi. Bu farklı toprakta çimenlerin iç kısımları daha sarı oluyor. Tüm bunlar İncil’deki anlatılanlarla aynı. Ayrıca deniz seviyesinden 1981 metre yüksekte gemi şeklindeki bölgedeki fosil kalıntıları da Büyük Tufan’ın kanıtları. Antik mercanlar ve deniz kabukları, bu bölgenin bir zamanlar su altında olduğunu gösteriyor. Amacımız, robotik bir cihazla Ağrı Dağı’ndaki gizemli tünelleri keşfetmek.”

‘Toprak numuneleri incelendi’

Araştırmacı Andrew Jones’un yeni açıklaması, 2024 ve 2025 yıllarında yürütülen bilimsel çalışmaların ve 2019’da Ağrı Dağı’ndan alınan radar verilerinin modern yazılımlarla yeniden analiz edilmesine dayanıyor. Yeni Zelandalı jeofizikçi John Larsen ile çalışan Jones, Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarını barındırdığına inanılan gemi şeklindeki jeolojik oluşum Durupınar bölgesinden 2024’te farklı toprak numuneleri topladıklarını belirtiyor. Bu numunelerin yeni analiz sonuçlarını bu ay açıklayan Jones, araştırmasını sürdürmek için üniversitelerden destek bekliyor.

Büyük Tufan nedir?

İnanışa göre, binlerce yıl önce meydana gelen Büyük Tufan, yeryüzündeki yaşamın devasa bir sel felaketiyle sıfırlanmasıdır. Kutsal kitaplarda ve Sümer tabletlerinde de geçen sel felaketinden Nuh Peygamber ve ailesinden oluşan 8 kişiyle, onların yanlarına aldıkları hayvan türleri bindikleri gemi sayesinde kurtulmuştur. Onların hayatta kalması, insanların ve hayvanların dünyadaki varlığının devamını sağlamıştır. Bilimsel bir iddiaya göre ise 7 bin 500 yıl önce buzulların eriyip deniz seviyelerinin hızla yükselmesiyle Büyük Tufan oldu. Bir başka teoriye göre de Akdeniz’in sularının büyük bir basınçla İstanbul Boğazı’nı yararak o zamanlar bir tatlı su gölü olan Karadeniz’i doldurup taşırması, Büyük Tufan’a yol açtı.

Lufthansa, jet yakıtı krizi nedeniyle 20 bin uçuşu iptal edecek

Tue, 21 Apr 2026 21:41:02 Z

Lufthansa Grubu, yaz aylarında uçuş seçeneklerinin optimize edileceğini ve kapasitenin azaltılacağını açıkladı.

Jet yakıtı fiyatının Orta Doğu'da çatışmaların başlamasından bu yana iki katına çıktığı anımsatılan açıklamada, "Ekim ayına kadar toplam 20 bin kısa mesafeli uçuş programdan çıkarılacak. Bu da yaklaşık 40 bin metrik ton jet yakıtına denk geliyor." ifadesi kullanıldı.

İlginizi Çekebilir

Açıklamada, planlanan uçuş programı düzenlemelerinin Lufthansa Grubu ağındaki karsız kısa mesafeli uçuşların sayısını azaltacağı, özellikle uzun mesafeli bağlantılar olmak üzere küresel ağın ise jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle öncekine göre önemli ölçüde daha verimli olmak üzere sürdürüleceği kaydedildi.

Yeni yaklaşım doğrultusunda, ilk etapta günlük 120 uçuş iptalinin dün uygulamaya konulduğuna işaret edilen açıklamada, kapasite azalması dikkate alınarak gelecek aylara ilişkin orta vadeli rota planlamasının revize edileceği belirtildi.

Geçen hafta Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın kısa süre içinde jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu.

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle gelecek ay Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıklamış, Lufthansa da maliyet baskıları nedeniyle iştiraki CityLine'ın faaliyetlerini durdurma kararı almıştı.

AB rafinerileri, jet yakıtı tüketiminin yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Geriye kalan jet yakıtı ise özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor.

MSB: Askeri helikopterimiz kaza kırıma uğradı! "Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur"
Son dakika...Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN' Türk'te açıkladı!

Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

Salt Galata’da izleyicilerle buluşturulan sergi, 3 Mayıs’a kadar görülebilir: Çernobil 40 yıl...

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 +0300

Sanatçı Onur Gökmen’in “Toprakaltı” başlıklı sergisi, 1986’daki Çernobil faciasının ardından Karadeniz’de yetişen çayda tespit edilen radyoaktif kirliliğe odaklı. “Toprakaltı” sergisi, bu tarihsel vakayı farklı bölümler üzerinden ele alıyor. İlk bölümde, İnci ve Ali Gökmen’in anlatımına dayanan belgesel bir çalışma yer alıyor. İkinci bölüm, bir televizyon stüdyosu kurgusu üzerinden medya, bürokrasi ve devlet ilişkilerine odaklanıyor. Bu bölümde, çaydaki radyoaktif madde miktarını inkâr eden söylemlerden hareketle oluşturulmuş bir kısa film var diyor.

İzmir Kitap Fuarı’nda bir efsane: ‘Komünist Osman’ okurlarıyla buluştu!

Tue, 21 Apr 2026 17:44:00 +0300

Gazeteci ve Belgesel Yönetmeni Gökmen Ulu’nun kaleme aldığı “Bir Yerel Devrim Öyküsü-Komünist Osman” kitabının ilk etkinliği İzmir Kitap Fuarı’nda gerçekleştirildi. Söyleşi ve imza etkinliğinde kitabın kahramanı Osman Özgüven de onur konuğu olarak yer aldı.

Antalya Devlet Opera ve Balesi, 'Venera Ensemble' konseri düzenledi

Tue, 21 Apr 2026 17:37:00 +0300

"Venera Ensemble" konseri Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sanatseverlerin beğenisine sundu.

Scarlett Johansson, yeni 'The Exorcist' setinde

Tue, 21 Apr 2026 17:21:00 +0300

Korku sinemasının kült klasiği "The Exorcist" (Şeytan), usta yönetmen Mike Flanagan’ın ellerinde yeniden şekilleniyor. Başrolü üstlenen Oscar adaylı yıldız Scarlett Johansson, New York’taki sette karakterinin dedektif rozeti ve otoriter tarzıyla ilk kez objektiflere yansıdı. Sasha Calle ile başrolü paylaşan Johansson’ın bu yeni soluklu korku serüveni, Mart 2027’de sinemaseverlerle buluşacak.

Kadın Eserleri Kütüphanesi 36. yılını kutladı

Tue, 21 Apr 2026 15:53:00 +0300

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, 36. Yıldönümünü 18 Nisan’da Balat'taki vakıf merkezinde kutladı. Etkinlikte vakfın 35 yıllık tarihini anlatan Arzu Karamani Pekin’in kaleme aldığı “Mor Bellek: Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın 35 Yıllık Öyküsü” (Ege Yay.) kitabının tanıtımı da yapıldı.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

Piyasaların gözü bugün açıklanacak faiz kararında

Wed, 22 Apr 2026 07:20:25 GMT

Yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) bugün açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Mart ayında gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37'de sabit tutulmasına karar verilmişti.

Nisan ayı enflasyon beklentisi ne? 2026 Nisan ayı enflasyonu ne zaman açıklanacak?

Wed, 22 Apr 2026 00:15:53 GMT

Nisan ayı enflasyon beklentisi sorgulanıyor. Nisan ayının sonlarının yaklaşmasıyla piyasa takipçileri, memur ve emekli maaş zammında kritik bir nokta olan enflasyon rakamlarını yakından takip etmeye başladı. Şu ana kadar 3 aylık enflasyon oranları belli oldu. Enflasyon; Ocak ayında aylık %4,84, Şubat'ta yüzde 2,43, Mart'ta yüzde 1,94 arttı. Peki Nisan ayı enflasyon beklentisi ne? 2026 Nisan ayı enflasyonu ne zaman açıklanacak? İşte detaylar...

SÜPER LOTO SONUÇLARI 21 NİSAN: MPİ Süper Loto sonuç sorgulama linki tıkla öğren

Tue, 21 Apr 2026 21:39:31 GMT

Süper Loto sonuçları 21 Nisan akşam saatlerinde gündemdeki yerini aldı. Haftanın belirli günlerinde gerçekleştirilen Süper Loto çekilişinin sonuçları Milli Piyango'nun resmi internet sitesinde yer alıyor. Peki Süper Loto sonuçları nereden ve nasıl sorgulanır? İşte MPİ Süper Loto sonuç sorgulama linki tıkla öğren...

SON DAKİKA HABERİ: Borsa günü düşüşle tamamladı

Tue, 21 Apr 2026 18:46:20 GMT

Son dakika haberine göre; Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,76 değer kaybederek 14.375,40 puandan tamamladı.

Kartlı ödemelerde rekor büyüme: Martta 2,6 trilyon lirayı aştı

Tue, 21 Apr 2026 17:39:20 GMT

Türkiye’de kartlı ödeme alışkanlıkları hızla değişirken, mart ayında yapılan işlemler yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı yıllık bazda yüzde 49 artarak 2 trilyon 608,3 milyar liraya yükseldi.


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Ensonhaber

Nikol Paşinyan’dan Karabağ mesajı: Anayasa değişmeli

Wed, 22 Apr 2026 06:31:16 +0300

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Karabağ’ın Ermenistan’a ilhakına atıfta bulunan Bağımsızlık Bildirgesi nedeniyle anayasanın değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yozgat’ta hurdacıda çıkan yangın söndürüldü

Wed, 22 Apr 2026 06:16:51 +0300

Yozgat’ta hurdacıda çıkan yangın kısa sürede söndürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Kahramanmaraş’ta silahlı kavgada 7 kişi yaralandı

Wed, 22 Apr 2026 05:31:56 +0300

Kahramanmaraş’ta iki aile arasında çıkan silahlı kavgada 1’i ağır 7 kişi yaralandı.

Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum'dan Dünya Kupası için güvenlik sözü

Wed, 22 Apr 2026 04:58:09 +0300

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, 2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında ülkeye gelecek ziyaretçiler için tüm güvenlik önlemlerinin hazır olduğunu ve maçlara ilişkin özel protokoller üzerinde FIFA ile çalışıldığını belirtti.

AB’den Türkiye açıklamasında geri adım: Etkisini göz ardı etmiyoruz

Wed, 22 Apr 2026 04:11:09 +0300

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi “hasım” ülkelerle aynı kategoride anması diplomatik tepkiye yol açtı. Artan tepkilerin ardından AB cephesinden geri adım niteliğinde yeni bir açıklama geldi.


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Politika Haberler

Erbakan'dan kontrollü seçim çıkışı: 'İktidar elinden gelen gayreti gösteriyor'

Tue, 21 Apr 26 11:11:37 +0300

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'dan dikkat çeken bir 'kontrollü seçim' çıkışı geldi. Erbakan, "Tekrardan Kılıçdaroğlu karşımıza aday olarak çıksın, İmamoğlu ve Yavaş'ın aday olmadığı bir seçim yapılsın ve kontrollü bir seçimle kazanalım düşüncesi var." ifadelerini kullandı.

Kabine Toplantısı başladı

Mon, 20 Apr 26 15:35:00 +0300

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Yayman: Ulusaşırı dijital şirketler kötülüğün anası haline geldi

Sun, 19 Apr 26 09:39:52 +0300

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Ulusaşırı dijital şirketler, maalesef ama maalesef artık kötülüğün anası, merkezi haline gelmiş durumda. Irkçılık, kadına şiddet, kadın istismarı, madde bağımlılığı, siber bağımlılık, nefret suçları, cinsiyetsizleştirme, LGBT propagandası, İslam, din düşmanlığı burada. Dolayısıyla muhakkak ama muhakkak buraları daha sert tedbirlerle kontrol altına almamız lazım." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ve Katar Emiri Al Sani ile görüştü

Fri, 17 Apr 26 19:36:51 +0300

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

Fri, 17 Apr 26 18:23:02 +0300

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi. Görüşmede güncel bölgesel konular ve bölgesel sorunlar ele alındı.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

Sınır hattında turizm ekonomisi: Güney Kore'nin ziyaretçilere açtığı askerden arındırılmış bölge yoğun ilgi görüyor

Wed, 22 Apr 2026 00:20:00 +0300

Güney Kore, Kuzey Kore sınırındaki DMZ gözlem noktalarını turizme açarak hem ekonomik değer üretiyor hem de uluslararası algıyı yönetiyor. “Jeopolitik deneyim” modeli, güvenlik ile turizmin kesiştiği yeni bir ekonomi alanı yaratıyor.

Trump’ın Fed Adayı Warsh'tan çağrı: Para politikasında rejim değişikliği şart

Tue, 21 Apr 2026 22:35:00 +0300

ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, para politikasının yürütülme biçiminde “rejim değişikliği” gerektiğini belirterek yeni bir enflasyon çerçevesine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Kartlı harcamalar martta 2,6 trilyon TL'yi aştı

Tue, 21 Apr 2026 16:57:00 +0300

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre martta kartlı ödemelerde artış sürdü. Toplam ödeme tutarı yıllık bazda yüzde 49 artarak 2,6 trilyon lirayı aşarken, işlem sayısı 1,8 milyara ulaştı. İnternetten yapılan ödemeler 791,4 milyar liraya çıkarken, temassız ödemelerde de güçlü büyüme görüldü.

ABD'de perakende satışlar martta arttı

Tue, 21 Apr 2026 16:10:00 +0300

ABD'de perakende satışlar martta aylık bazda yüzde 1,7 ile beklentilerin üzerinde artış kaydetti. Satışlardaki en yüksek artış, yükselen petrol fiyatlarına bağlı olarak benzin istasyonlarında görüldü.

Komşu'nun 'Sovereign' merakı! Bozdurup bozdurup nakde yatırdılar

Tue, 21 Apr 2026 15:35:00 +0300

Küresel belirsizlik altın fiyatlarını rekor seviyelere taşırken, Yunanistan’da yatırımcılar ters yönde hareket etti. İngiliz altın sikkeleri (Sovereign) hızla satılıyor, piyasada dikkat çeken bir dönüş yaşanıyor. Yoğun talep nedeniyle Yunanistan Merkez Bankası’nda altın satışı için en erken randevular haziran ayına veriliyor.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

BorsaninGündemi.com

Ataşehir Belediyesine yönelik soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Wed, 22 Apr 2026 07:30:00 +0300

Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Domenico Tedesco'dan Rize maçı itirafı

Wed, 22 Apr 2026 06:28:00 +0300

Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Tümosan Konyaspor yenilgisinin ardından açıklamalarda bulundu.

 Erakçi: İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor

Wed, 22 Apr 2026 05:56:00 +0300

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasına ilişkin, "İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor." dedi.

Pakistan Başbakanı Şerif, İran'la geçici ateşkesi uzatan Trump'a teşekkür etti

Wed, 22 Apr 2026 04:53:00 +0300

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran'la geçici ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul etmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkür etti.

İran: ABD ile ateşkesin uzatılması yönünde talebimiz olmadı

Wed, 22 Apr 2026 03:27:00 +0300

İran'ın ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde talebinin olmadığı bildirildi.


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

Ankara'da Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopter kaza kırıma uğradı

Tue, 21 Apr 2026 23:44:00 +0300

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 Ağır Nakliye Helikopterinin eğitim uçuşu sırasında Ankara Temelli'de kaza kırıma uğradığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir."

nbsp;

23 Nisan otobüs ücretsiz mi? Ankara, İzmir, İstanbul'da toplu taşıma bedava mı?

Tue, 21 Apr 2026 23:40:00 +0300

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için geri sayım sürerken, bugün 21 Nisan 2026 Salı itibarıyla belediyelerden beklenen müjdeli haberler gelmeye başladı. Peki 23 Nisan otobüs ücretsiz mi? Ankara, İzmir, İstanbul'da toplu taşıma bedava mı?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği bu eşsiz bayramın 106. yıl dönümünde, ulaşım konusundaki belirsizlikler Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile tamamen giderildi. nbsp;Perşembe günü kutlanacak olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için ücretsiz ulaşım ağının kapsamı netleşti.

Trump, İran ile geçici ateşkesi uzattığını açıkladı

Tue, 21 Apr 2026 23:38:00 +0300

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'ın da talebi üzerine, İran'ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, İran'la müzakereler konusundaki belirsizlik sürerken, Truth Social hesabından önemli bir açıklama yaptı.

Trump, İran yönetiminin "bölünmüş" olduğunu savunarak, Pakistan'ın da ateşkesle ilgili talebini dikkate alarak, bugün sona erecek olan geçici ateşkesi uzattığını açıkladı.

ABD Başkanı Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:

"İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan'dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif'in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran'a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran'ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım."

Kira artış oranı Mayıs 2026 ne zaman açıklanacak? Gözler Mayıs kira zammında

Tue, 21 Apr 2026 22:45:00 +0300

Mayıs ayının yaklaşmasıyla birlikte hem kiracılar hem de mülk sahipleri için kira artış oranları en önemli gündem maddesi haline geldi. Peki Kira artış oranı Mayıs 2026 ne zaman açıklanacak?

Mayıs ayında kira sözleşmesini yenileyecek olan milyonlarca kiracı ve ev sahibi için kritik süreç başlıyor. Bugün 21 Nisan 2026 Salı ve Mayıs ayı kira artış oranlarının netleşmesine yaklaşık iki hafta kaldı.

Kurban Bayramı ikramiyeleri ne zaman yatacak, ayın kaçında? Bayram ikramiyesi ne kadar?

Tue, 21 Apr 2026 22:16:00 +0300

Milyonlarca emeklinin gözü kulağı, 27 Mayıs 2026 Çarşamba günü başlayacak olan Kurban Bayramı öncesi yatırılacak ikramiye ödemelerine çevrildi. Peki Kurban Bayramı ikramiyeleri ne zaman yatacak, ayın kaçında? Bayram ikramiyesi ne kadar?

Milyonlarca emeklinin heyecanla beklediği 2026 Kurban Bayramı ikramiyesi için geri sayım başladı. Bugün 21 Nisan 2026 Salı itibarıyla, bayrama yaklaşık bir ay kala ödeme takvimi ve tutarlar netleşmiş durumda.


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Paraanaliz

Brüksel’den Büyük Pot: Von der Leyen, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile Aynı Kefeye Koydu

Tue, 21 Apr 2026 22:47:26 +0000

HAMBURG – Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, Brüksel’den Ankara’ya kadar diplomatik koridorlarda deprem etkisi…

Brüksel’den Büyük Pot: Von der Leyen, Türkiye’yi Rusya ve Çin ile Aynı Kefeye Koydu yazısı ilk önce Paraanaliz üzerinde ortaya çıktı.

Prof Ceyhun Elgin: Bulgaristan’da Ne Oldu? Türkler Neden Kaybetti, Kim Kazandı? video

Tue, 21 Apr 2026 22:41:26 +0000

19 Nisan 2026 Bulgaristan seçimleri sadece Bulgaristan’ın iç siyaseti değil, Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bir kırılma yarattı. Rumen Radev’in Progressive…

Prof Ceyhun Elgin: Bulgaristan’da Ne Oldu? Türkler Neden Kaybetti, Kim Kazandı? video yazısı ilk önce Paraanaliz üzerinde ortaya çıktı.

FÖŞ yazdı: CHP’nin ekonomi politikası var mı yok mu?

Tue, 21 Apr 2026 22:36:32 +0000

Gördüğüm lüzum üzerine….   Bu makalenin bir hikayesi var. Semih Sakallı’yla yaptığımız son Mesele Ekonomi programında “CHP’nin ekonomi politikası yok…

FÖŞ yazdı: CHP’nin ekonomi politikası var mı yok mu? yazısı ilk önce Paraanaliz üzerinde ortaya çıktı.

Trump’tan Kritik İran Kararı: Ateşkes Süresiz Uzatıldı

Tue, 21 Apr 2026 22:35:31 +0000

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilimde tansiyonu düşürecek ancak askeri teyakkuzu koruyan kritik bir hamle yaptı. Bu…

Trump’tan Kritik İran Kararı: Ateşkes Süresiz Uzatıldı yazısı ilk önce Paraanaliz üzerinde ortaya çıktı.

Çetin Ünsalan Yazdı: Enflasyon hedefi tutmayacak da…

Tue, 21 Apr 2026 22:31:31 +0000

İçinde bulunduğumuz seneye dair enflasyon hedefinin tutmayacağı neredeyse herkesin ve kurumların hemfikir olduğu bir gerçek haline dönüştü...

Çetin Ünsalan Yazdı: Enflasyon hedefi tutmayacak da… yazısı ilk önce Paraanaliz üzerinde ortaya çıktı.


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yeni Safak - Ekonomi

Faiz, Karahan'ın keyfi kararını bekliyor

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT

Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) bugün yılın üçüncü faiz kararını açıklayacak. 22 Ocak’taki ilk toplant...

Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) bugün yılın üçüncü faiz kararını açıklayacak. 22 Ocak’taki ilk toplantıda 100 baz puanlık indirimle geçiştiren Merkez Bankası politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdi. 12 Mart’taki toplantıyı ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan süreci bahane eden Merkez Bankası, mart toplantısında faizi sabit bıraktı. Küçük adımlarla başlattığı faiz indirim sürecini durduran Merkez Bankası’nın bugün nasıl bir karar açıklayacağı merak ediliyor.


KARAHAN: FAİZLERİ ARTIRMAYABİLİRDİM

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan; Mart 2024 seçimlerinden bir hafta önce piyasa beklentisi olmamasına rağmen faizleri 500 baz puan artırmıştı. Kapalı toplantılarda Karahan, “Herhangi bir beklenti ve talep yoktu. Hiç kimsenin böyle bir düşüncesi yoktu. Seçimlere 1 hafta kala faizleri 500 baz puan artırmaya karar verdim. Ama artırmayabilirdim” demişti. Karahan’ın bugün nasıl bir karar açıklayacağı merak ediliyor. Faizleri yükseltirken 500-700 baz puan aralığında değişen kararlar alan Merkez Bankası’nın faizleri indirirken 100 baz puanlık kararlar vermesi belirsizliği artırıyor. 2025 yılını sembolik faiz indirimleriyle geçiştiren Merkez Bankası’nın, 2026'ya da karamsar bir tabloyla başlaması, önünü görmekte zorlanan iş dünyasının işini daha da zorlaştırıyor. Karahan’ın, iş dünyasından tepki gören “Aşırı temkinli" tutumu nedeniyle sanayici üretim çarklarını döndürmekte zorlanırken, ihracatçılar rakipleri karşısında rekabet gücünü kaybediyor.


REEL FAİZ HÂLÂ 6-7 PUAN

Enflasyon dört aydır yüzde 30-32 bandında seyrederken Merkez Bankası politika faizini bu oranın çok üzerinde tutuyor. Merkez Bankası’nın reel faizi 7 puandan aşağıya düşürmemesi, bankaların son haftalarda mevduat faizlerini yeniden yükseltmesine neden oldu. Yüksek faizle mevduat toplama yarışına giren bankaların, oluşan maliyeti kredi faizlerine yansıtması bekleniyor. Sanayici, tüccar, ihracatçı ve girişimcinin ticari kredi faizinin yanı sıra; ev araba, beyaz eşya almak isteyen vatandaşın katlanmak zorunda olduğu faiz yükü de arttı.


Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? Politika faizi artar mı sabit mi kalır? 2026 Nisan PPK toplantı tarihi

Şimşek'in enflasyonla mücadele programı çöktü

Küresel piyasalarda temkinli hava hakim

UNIROBOTICS milli teknolojilerle SAHA'da dünya sahnesine çıkıyor

Tue, 21 Apr 2026 15:36:14 GMT

Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesinde faaliyet gösteren UNIROBOTICS, SAHA İstanbul tarafından 5-9 Mayıs tarihleri a...

Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesinde faaliyet gösteren UNIROBOTICS, SAHA İstanbul tarafından 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek, küresel savunma ve havacılık sanayisinin en prestijli buluşmalarından SAHA 2026’ya katılacak.

UNIROBOTICS, SAHA 2026 kapsamında otonom ve uzaktan komutalı sistemlerin entegrasyonundan örnekler sunup, sürdürülebilir ve yüksek performanslı teknolojilerini tanıtacak.

Geleneksel savunma sistemlerinin tek bir noktaya odaklı yapısını geride bırakan UNIROBOTICS, lansmanını kısa süre önce gerçekleştirdiği Dağınık Mobil Katmanlı Hava Savunma Mimarisi’ni SAHA 2026’nın merkezine yerleştiriyor. Özellikle drone sürüleri ve kamikaze İHA (loitering mühimmat) tehditlerine karşı geliştirilen bu sistem; tamamen mobil, merkeziyetsiz ve çok katmanlı yapısıyla öne çıkıyor.

Sistem, sahaya yayılmış bağımsız platformların tam bir koordinasyon içinde çalışmasını sağlayarak tek bir noktaya bağımlılığı ortadan kaldırıyor. Bu "dağınık" yapı sayesinde, geniş alanlarda operasyonel süreklilik sağlanırken, asimetrik tehditlere karşı yüksek esneklikte bir savunma hattı kuruluyor.

Savunma mimarisinin kalbinde yer alan TRAKON Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (RCWS), farklı menzil katmanlarında tehditleri etkisiz hale getirme yeteneğiyle dikkati çekiyor. UNIROBOTICS’in ölçeklenebilir teknolojik altyapısı sayesinde sistem, farklı operasyonel ihtiyaçlara hızla uyarlanarak maliyet etkin ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor.

SAHA 2026’yı sadece bir sergi alanı değil, stratejik bir büyüme platformu olarak gören UNIROBOTICS; grup şirketi CANiK ile birlikte entegre savunma çözümlerini sergileyecek. Şirket, fuar süresince gerçekleştireceği B2B (işletmeden işletmeye), B2G (işletmeden devlete) ve G2G (devletten devlete) görüşmelerle mevcut ihracat ivmesini yeni coğrafyalara taşımayı hedefliyor.

Modern muharebe sahasının değişen ihtiyaçlarına milli mühendislik gücüyle yanıt veren UNIROBOTICS, bunların kullanımının yaygınlaşmasında SAHA 2026’yı önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.


SAHA 2026 kapılarını rekorlarla açacak: Yeni ürünler vitrine çıkacak


Ankara’da ekonomi masası: Bakan Bolat’tan "Güvenli Liman Türkiye" mesajı

Tue, 21 Apr 2026 13:17:58 GMT

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Odası Heyeti ile Bakanlığı’nın ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirdi. Bakan Bo...

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Odası Heyeti ile Bakanlığı’nın ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirdi. Bakan Bolat’ın yanı sıra ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy’nin katılım sağladığı toplantıda, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretler de dahil olmak üzere birçok vesileyle bir araya geldiklerini hatırlattı.

Aralık 2025’te, ABD Ticaret Temsilcisi Büyükelçi Jamieson Greer ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile, ayrıca ABD Ticaret Odası himayesinde önde gelen Amerikan şirket temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdiğini de kaydeden Bolat, "New York’taki Türkiye Yatırım Konferansı sırasında ve BM Genel Kurulu marjında Amerikalı iş dünyası liderleriyle kapsamlı temaslarda bulunuyoruz. Tüm bu temaslar, ABD özel sektörüyle güçlü ve kurumsallaşmış bir diyalog yürüttüğümüzü açıkça göstermektedir" açıklamasında bulundu.

"Yılın ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır"

Bakan Bolat, Türkiye ekonomisine ilişkin verileri de toplantıda paylaşarak, "Küresel belirsizliklere ve kuraklık ile zirai don gibi olumsuz etkilere rağmen, Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Bolat, "Türkiye, güçlü yatırım ve ihracat performansıyla son yıllarda OECD’nin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer almıştır. Dış ticaret tarafında, 2025 yılı için belirlediğimiz 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefini başarıyla gerçekleştirdik. Mal ihracatımız 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatımız ise 122,6 milyar dolar olmuştur. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır. Bu dönemde Almanya en büyük ihracat pazarımız olurken, onu ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa takip etmiştir. Bu durum, Avrupa ve transatlantik pazarlarla güçlü entegrasyonumuzu açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye sahip olması cazibesini arttırıyor"

Toplantının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Bolat, toplantıya katılım sağlayan ABD Ticaret Odası Heyetine ilişkin "Bunlar tabii Türkiye’de yatırım yapan değerli şirketler çok önemli istihdam, vergi Türkiye’ye ihracat kazancı anlamında da ülkemiz ekonomisine değer katıyorlar. Türkiye’nin güvenli bir liman olması, istikrarlı bir siyasi yapıya, istikrarlı bir ekonomiye sahip olması, ekonomisini son 23 yılda dolar bazında altı kat büyüterek 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye milli gelire ulaşmamız, kişi başına milli gelirin 18 bin dolara aşması, mal ve hizmet ihracat ve ithalat toplamının geçen yıl 820 milyar dolar gibi büyük bir rakama ulaşması neredeyse 1 trilyon doların eşiğine yaklaşması gibi gelişmeler Türkiye’yi cazip kılıyor. Özellikle bölgemizde kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda olan çatışmalar, savaşlar buna rağmen Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye ve istikrarlı bir siyasi yönetime sahip olması güçlü bir liderliğe sahip olması, Cumhurbaşkanımızın dünyadaki saygın konumu ve özellikle barış görüşmelerindeki yapıcı katkıları, dış işleri bakanlığımızın dengeli, dış politikası ekonomik fırsatlarla birleştiğinde Türkiye’nin cazibesini arttırıyor" ifadelerine yer verdi.

"Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra yatırımların hızlanmasını bekliyoruz"

Bolat, geçen yıl Türkiye’ye 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım geldiğini ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Bu yıl da bunun inşallah Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra hızlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda Orta Doğu’da ve Körfez’de yaşananlar karşısında Türkiye’nin bölgedeki güvenli, istikrarlı bir ada, istikrarlı güvenli bir liman hüviyeti daha da pekişmiş oldu. Bu ziyarette bunu göstermekte zaten. İnşallah ülkemiz ekonomisi için ve iki ülke arasındaki ilişkiler için başarılı geçeceğine inanıyorum. Zaten somut sonuçlar uzun süredir ülkemize akan yabancı yatırımlar da ortaya çıkıyor. Türkiye’ye son 23 yılda 290 milyar dolar doğrudan yatırım geldi. Türkiye’deki uluslararası şirketlerin sayısı 89 bine ulaştı. Yani 23 yıl önce sadece 5 bin 600 bin yüz şirket vardı. Bunlar Türkiye’de 1,2 milyon vatandaşımıza istihdam sağlıyorlar, ihracatımıza 70 milyar doların üzerinde katkı sağlıyorlar, vergi ödüyorlar ve üretim yapıyorlar. Türkiye ekonomisinin gelişme ve büyümesinde tıpkı yerli, milli şirketlerimizin fazlasıyla yaptığı gibi uluslararası sermaye ve yatırımlardan da istifade etmeye çalışıyoruz. Bütün bu çabalarımızın amacı bu."


Ticaret Bakanı Bolat Brüksel'de Türkiye'nin küresel ağırlığına dikkati çekti: Oyun kurucu olan 4-5 ülkeden biriyiz

Bakan Bolat: Haftaya çarşamba gününden itibaren Suudi Arabistan üzerinden transit ticaret başlıyor

Bakan Bolat: Helal sektörünün 3,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ilk çeyrekte rekor kârlılık

Tue, 21 Apr 2026 12:00:00 GMT

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, güçlü finansal yapısı ve sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda yıl...

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, güçlü finansal yapısı ve sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda yılın ilk çeyreğinde rekor kârlılık seviyesine ulaştı. Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk çeyreğinde net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artışla 6 milyar 429 milyon TL’ye yükseltirken, Türkiye Hayat Emeklilik de yüzde 52 artışla 5 milyar 325 milyon TL net kârlılığa ulaştı. Böylece iki şirket ilk çeyrekte toplam 11 milyar 755 milyon TL net kâr ile rekor kârlılığa imza attı.

Türkiye Sigorta, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artışla 6 milyar 891 milyon TL teknik kâra ulaşırken, Türkiye Hayat Emeklilik yüzde 52 artışla 2 milyar 827 milyon TL teknik kâr elde etti. Türkiye Sigorta’nın özkaynak kârlılık oranı yüzde 48 olarak gerçekleşirken, Türkiye Hayat Emeklilik ise bu alanda yüzde 63’lük güçlü bir performans sergiledi.

“Rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk”

Enflasyonla mücadele ve erişilebilir sigortacılık vizyonları doğrultusunda bu yılın ilk çeyreğinde bireysel kasko ve sağlık sigortalarında fiyat artışına gitmediklerini ve 12 taksit imkânı ile sigortalılarına ödeme kolaylığı sağladıklarının altını çizen Taha Çakmak, “Mart ayında sigorta enflasyonu binde 2 seviyesindeyken, sağlık sigortaları aylık enflasyonu yüzde -5 olarak gerçekleşti. Taşımacılık (kasko ve zorunlu trafik) branşında ise binde 5 seviyesinde sınırlı bir artış gerçekleşti. Yılın ilk çeyreğinde sağlık sigortalarında 5,7 milyar TL, kasko branşında da yüzde 36 artışla ile 5,3 milyar TL prim üretimine ulaşarak, rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigortacılık vizyonumuz doğrultusunda ilk çeyrekte bireysel kasko ve sağlık sigortalarımızda fiyat artışına gitmeden güçlü bir büyüme kaydettik” dedi.

Sigortayı herkes için erişilebilir kılmayı stratejik öncelik olarak konumladıklarını belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in kapsayıcı ürün ve hizmetleriyle sürdürülebilir büyümesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Yeni müşteri kazanımı ve ulaşılabilirlik vizyonuyla sigortayı herkes için erişilebilir hale getirdiklerini vurgulayan Çakmak, fiyatlama stratejilerinde de dengeli bir yaklaşım benimsediklerini, enflasyonun altında kalan fiyat artışlarıyla müşteri lehine bir yapı oluşturduklarını belirtti.

“Bilanço yapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz”

Taha Çakmak, ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini, ilk çeyrekte Türkiye Sigorta’nın bileşik rasyosunu yüzde 90,26, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise yüzde 62 seviyelerinde tutmayı başardığını belirtti.

Çakmak sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye Sigorta, aktif büyüklüğünü bu yılın ilk çeyreğinde 2025 yıl sonuna göre yüzde 17,3 artışla 184 milyar 146 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik de yüzde 6,3 artışla 584 milyar 263 milyon TL’ye çıkarmıştır. 3,3 milyar dolarlık piyasa değerimiz ile halka açık güçlü bir şirket olmanın yanı sıra BIST 50’de yer alan tek sigorta şirketi olmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye Sigorta olarak 3 milyar TL tutarında nakit temettü dağıtımı yapacağız. Aynı zamanda yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla sermayemizi 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltiyoruz. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise 3 milyar TL’lik temettü dağıtımı yapacağız, şirket sermayemizi ise 5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseltiyoruz. Güçlü bilançomuz ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle elde ettiğimiz bu başarıları paydaşlarımızla şeffaflıkla paylaşmaktan memnuniyet duyuyor, ülkemiz ekonomisine, hissedarlarımıza ve tüm paydaşlarımıza değer katmaya devam ediyoruz"

“Hayat ve Emeklilikte liderliğimizi pekiştirirken, en yakın rakibimizle aramızdaki farkı açıyoruz”

Taha Çakmak, BES’teki liderliğini sürdüren Türkiye Hayat Emeklilik’in 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre hayat branşında yüzde 54 artışla 10,6 milyar TL prim üretimi elde ettiğini, gönüllü BES ve OKS fon büyüklüğünde devlet katkısı dahil olmak üzere bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 67 artış ile 525,1 milyar TL’ye ulaşarak sektördeki liderliklerini güçlendirdiklerini vurguladı. Mart ayında piyasalar savaşın etkisiyle dalgalı bir seyir izlerken, fonları etkin şekilde yönettiklerinin altını çizen Çakmak, “Özellikle Hayat ve Emeklilikte sektör liderliğimizi pekiştirirken, reel büyümemizi sürdürerek en yakın rakibimizle aramızdaki farkı açmaya devam ediyoruz” ifadesini kullandı.

Faaliyetlerini verimlilik ve kârlılık odağında yürütmeye devam edeceklerini vurgulayan Çakmak, “İlk çeyrekte elde ettiğimiz başarılı sonuçlarda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.


Türkiye Sigorta’da mevcut yönetimle yola devam

Türkiye Sigorta’nın 6. Olağan Genel Kurul Toplantısı tamamlandı

İlk çeyrekte 53,8 milyar lira prim üretti


Milyonların kullandığı ünlü kozmetik markasına soruşturma

Tue, 21 Apr 2026 10:57:44 GMT

Rekabet Kurumundan yapılan açıklamada, söz konusu ekonomik bütünlük tarafından alıcılarının yeniden satış fiyatlarını b...

Rekabet Kurumundan yapılan açıklamada, söz konusu ekonomik bütünlük tarafından alıcılarının yeniden satış fiyatlarını belirlemek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal ettiği iddiasına yönelik olarak yapılan ön araştırmanın Kurulca karara bağlandığı bildirildi.

Açıklamada, ön araştırmada elde edilen bilgileri ve belgeleri müzakere eden Kurul'un, bulguları ciddi ve yeterli bularak ekonomik bütünlük hakkında soruşturma açılmasına karar verdiği belirtildi.

Hobi Kozmetik'in, "Hobby" markası altında, duş jeli, sıvı sabun, ıslak havlu, saç bakım ürünleri, saç şekillendirme ürünleri ile cilt bakım ürünlerinin üretimi ve tedariki alanlarında 200'den fazla kişisel bakım ve kozmetik ürününden oluşan bir portföyle faaliyet gösterdiğine işaret edilen açıklamada, teşebbüsün pazarlama ve satış faaliyetlerinin yurt dışı bakımından Hobi Kozmetik, yurt içinde ise RA Pazarlama tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, dosya kapsamında, şirketin belirlediği fiyatlara uyan satış noktalarına belli avantajlar sağlandığı tespit edildiğine dikkat çekilerek, buna karşın bu fiyatlardan daha düşük fiyatlarla satış yapan noktalara ürün tedarikinin kesildiğine yönelik bulguların da değerlendirileceği belirtildi.

Soruşturma sonucunda, iddialar doğrulanırsa, satıcıların kendi satış fiyatlarını serbestçe belirlemesinin önüne geçildiğinin kesinleşmiş olacağı belirtilen açıklamada, "Bu durum fiyatların yapay olarak yükseltildiği anlamına geliyor. Yani Rekabet Kurumunun bu tarz soruşturmaları tüketicilerin daha uygun fiyatlara ulaşmasının önünü açıyor" ifadeleri kullanıldı.

Kurul tarafından alınan soruşturma kararları, hakkında soruşturma açılan teşebbüslerin ilgili kanunu ihlal ettikleri ve yaptırımla karşı karşıya kaldıkları veya kalacakları anlamına gelmiyor.


Sanayide yeni rekabet alanı: Yüksek katma değerli üretim ve doğru pazar stratejisi

Nisan ayı emekli promosyonları 2026! En yüksek promosyon ödemesi veren bankalar hangileri? Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank...

AB'den ithalata yeni sınırlama: Kota dışı gümrük vergisi yüzde 50'ye yükseltilecek



Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

Yeni Safak - İstanbul

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı

Wed, 22 Apr 2026 07:15:47 GMT

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Bir...

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 20 şüphelinin savcılık sorguları tamamlandı.

Sulh ceza hakimliğine sevk edilen Onursal Adıgüzel, Oğuz Kaya, Orhan Aydoğdu, Birkan Birol Yıldız, Mürteza Kutluk, Alpay Arslan, Aysun Gökçen, Basri Onur Dedetaş, Gülbin Ergünay, Ezgi Nur Yılmaz, Aslı Sevinç Afat, Mehmet Yılmaz, Çağlar Kaya, Doğancan Topal, Mesut Bayram, Fatih Velioğlu, Haydar Battal, Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan tutuklandı.

Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ataşehir Belediyesi'nde tek bir projeden 7 milyon dolar almışlar: Ver doları al iskânı

Soruşturma

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşılmıştı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edilmişti.

Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı


Suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul'da 45 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.

​​​​​​​Ataşehir Belediye Başkanı Adıgüzel'in yanı sıra gözaltına alınan şüpheliler şu şekilde:

"Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya, Başkan Yardımcısı Orhan Aydoğdu, Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Yapı Kontrol Müdürü Aysun Gökçen, Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Onur Dedetaş, Plan Proje Müdürü Nimet Karademir, İmar Ruhsat Müdürü Gülbin Ergünay, Yapı İmar Müdürü Ezgi Nur Yılmaz, mimar Aslı Sevinç Afat, zabıta komiser yardımcısı Mehmet Yılmaz, Birkan Birol Yıldız'ın şoförü Çağlar Kaya, Onursal Adıgüzel'in şoförü Doğancan Topal, bir yapı şirketinden Mesut Bayram, bir mimarlık firmasından Fatih Velioğlu, belediye çalışanı Haydar Battal, bir yapı şirketinden Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan."

Aileler iş birliğine zorlanmalı

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT

Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, Meclis Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı konuşmada ...

Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, Meclis Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı konuşmada mevcut sistemin en zayıf noktasının tedbirlerin yetersiz kalması olduğunu söyledi. Uğurlu, çocuklara yönelik eğitim, sağlık ve danışmanlık tedbirlerinin çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldığını belirterek, “Bu tedbirler uygulanıyor ancak çocuğun hayatında bir değişim oluşturup oluşturmadığı ölçülmüyor” dedi.

SİSTEM FORMALİTEYE DÖNÜŞÜYOR

Mevcut uygulamalardaki en büyük eksikliğin ölçme ve değerlendirme mekanizmasının olmaması olduğunu vurgulayan Uğurlu, “Eğitim tedbiri veriliyor ama çocuk gerçekten okula devam ediyor mu, davranışları değişiyor mu, yeniden suça sürüklenme riski azalıyor mu buna bakılmıyor” dedi. Uğurlu, bu durumun tedbirleri 'usulü bir formaliteye' dönüştürdüğünü ifade etti.

AİLELER SÜRECE KATILMIYOR

Uğurlu'nun dikkat çektiği bir diğer kritik sorun ise ailelerin sürece katılmaması oldu. Mahkemelerin verdiği tedbir kararlarının uygulanması için ailelerin çağrıldığını ancak çoğu zaman bu çağrılara uyulmadığını belirten Uğurlu, “Caydırıcı bir yaptırım yok. Suç duyurusu yapılıyor ama bu da etkili olmuyor” dedi.

TEDBİRLERİN YAPTIRIMI OLMALI

Başsavcı Uğurlu, çözüm olarak Çocuk Koruma Kanunu'nda düzenlenen tedbirlerin yerine getirilmemesi durumunda ailelere yönelik yaptırım uygulanması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, bazı durumlarda devletin doğrudan devreye girerek çocukların tedbirlere zorla yönlendirilmesinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TAKİP EDİLEBİLİR SİSTEM ŞART

Uğurlu, çocuk adalet sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, tedbirlerin ölçülebilir, denetlenebilir ve sonuç odaklı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. "Her çocuk için uygulanan tedbirin etkisi ayrı ayrı izlenmeli; gerekirse değiştirilip güçlendirilmeli ya da sonlandırılmalı" diyen Uğurlu, mevcut yapının bu ihtiyacı karşılamadığını da söyledi.

SORUN YASAL ALTYAPI

Uğurlu, yaşanan aksaklıkların kurumların çalışmamasından değil, yasal altyapının yetersizliğinden kaynaklandığını vurgulayarak, “Bu mesele tek bir kurumun çözebileceği bir konu değil. Daha güçlü, ölçülebilir ve koordineli bir sistem kurulması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.


HAKİM 4 TEDBİR KARARI VERİYOR

Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu’na verilen bilgilerde önemli tespitler var. Gerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, gerekse TCK’ya göre 12 yaşına kadar cezasızlık durumu dikkate alınarak, çocuklara herhangi bir dava açılamıyor. Yaşanan olumsuz durumlarda yargı makamlarının gerekli görmesi halinde Çocuk Koruma Kanunu’nun 4-5’nci maddelerinde eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım olmak üzere yer alan 4 tedbirden birini uygulayabiliyor. Örneğin çocuk, okula devam etmiyorsa, savcılık eğitim tedbirinin uygulanmasını istiyor. Çocuk hâkimi eğitimle ilgili tedbir kararı alarak, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü tedbire istinaden aileyi davet ediyor. Aileler bu tür davetlere olumlu cevap vermediklerinde ise kurum hiçbir yaptırımda bulunamıyor.


ADIM ATMAYAN AİLEYE NE OLUYOR?

Aileler gerekli adımları atmadığında ise, TCK’nın 233. maddesinde düzenlenen aile yükümlülüğünü ihlal suçundan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunuluyor. Uzlaşmaya tabi olan bu suç da ağır yaptırımı olmadığı için aileler açısından caydırıcı değil. Yani ailelerle iş birliği yapılması gereken noktalarda üstüne düşeni yapmadığında bir ceza çıkmıyor. Ceza olmadığı için en başta alınan tedbir de uygulanamıyor. Özellikle ailelerin ilgili tedbirleri yerine getirmesi için zorlayıcı düzenlenmelerin yapılması gerekiyor.


AİLE KABUL ETSE DE ÖLÇEN SİSTEM YOK

Süreçte yaşanan sıkıntılar bununla da sınırlı değil. Örneğin aile eğitim tedbirine olumlu yanıt verip okula yönlendirse de bu çocuğa başka bir tedbir uygulanması için yeniden savcılığın talep etmesi gerekiyor. Öte yandan ilgili tedbirin uygulanmaması. Milli Eğitim Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ilgili birimlerince ölçülmüyor. Söz konusu tedbirin uygulanması, çocuğa pratikte fayda sağlayıp sağlamadığının kontrol edilmesi, çocuktaki değişikliklerin takip edilip analiz edilmesi, gerektiğinde farklı bir tedbirle değiştirilmesi, tedbir düzeyinin artırılması veya kaldırılması gibi sürekli bir takip de şart. Bu sistem oluşturulduğu takdirde sahada, uygulamada işlevini yerine getiremeyen Çocuk Koruma Kanunu’nun 5’nci maddesindeki tedbirlerin daha işlevsel ve uygulanır hale geleceği ifade ediliyor.


Evlatlarımız dijital kuşatma altında

Ailelere ‘yas’ danışmanı atandı

Saldırıların ardından okullarda yeni dönem: 81 ilde zorunlu olacak

Katilin annesi de tutuklandı

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT

Kahramanmaraş’ta okula düzenlediği silahlı saldırıyla 9 kişiyi öldüren İsa Aras Mersinli’nin (14) annesi Peyman Pınar M...

Kahramanmaraş’ta okula düzenlediği silahlı saldırıyla 9 kişiyi öldüren İsa Aras Mersinli’nin (14) annesi Peyman Pınar Mersinli, Elazığ’da tutuklandı. Pınar Mersinli, 15 Nisan’daki menfur olayın ardından gözaltına alınmış ancak serbest bırakılmıştı. Ancak dün tekrar gözaltı kararı verildi. Mersinli, Elazığ’da tutuklu eşi Uğur Mersinli’yi cezaevinde ziyaretten dönerken gözaltına alındı. Elazığ Adliyesi’ne sevk edilen Pınar Peyman Mersinli, SEGBİS ile Kahramanmaraş Adliyesi’ne bağlandığı mahkemece ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklanarak, cezaevine konuldu.


Anne telefonu yüzüne kapatmış

Başsavcılık'tan okul saldırısı failinin ölmediği iddialarına ilişkin açıklama

Saldırıda ölen öğrencilerin ailelerine destek için Kahramanmaraş’a geldiler

Ailelere ‘yas’ danışmanı atandı

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı sonrası bölge için 6 aylık ey...

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı sonrası bölge için 6 aylık eylem planı oluşturduklarını bildirdi. Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırının ardından bakanlık olarak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile ortak özel ekip kurduklarını anımsatan Göktaş, "Olayın vuku bulduğu ilk andan itibaren 102 personelimizle sahadaydık. Okul çevresindeki 216 haneyi ziyaret ederek 146 aileyle doğrudan temas kurduk. Bu görüşmeler neticesinde 12 haneden çocuklarımız için psikososyal destek talebi aldık" ifadesini kullandı.

AİLELERLE BİREYSEL GÖRÜŞME YAPILIYOR

Bakan Göktaş, sürecin kısa süreli bir müdahale olmadığını ve uzun vadeli çalışma planladıklarını vurgulayarak, "Bu bir günlük bir süreç değil, biz orada 6 aylık eylem planı oluşturduk. Kayıp yaşayan bütün ailelere yas danışmanı tahsis ettik. Hem psikososyal destek süreçleri yürüttük hem de sürece tanık olan mahalle sakinleriyle bireysel görüşmeler yaptık. Olayı görmese bile süreçten etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek süreçleri başlattık" diye konuştu. Kahramanmaraş'taki çalışmaların sürekliliğini sağlamak adına Gaziantep'ten de personel görevlendirmesi yapıldığını bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "Bu süreçte destek takviye ekibi ile beraber her okula özel ekip, birim kurduk. Sadece okul veya mahalle bazlı bir çalışma değil. Çalışan meslek gruplarına dair psikososyal destek süreci, vaka yönetimi ve ardından normalleşme süreci ile ilgili çalışma yürütüyoruz. Arkadaşlarımız ilk andan itibaren taziye evlerinde de görev yaptı ancak şu an ailelere yönelik özel çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle depremde ebeveyn kaybı yaşamış ve bu son olaydan etkilenmiş çocuklarımızı hassasiyetle tespit ediyoruz."

MAHALLEDE DESTEK OFİSİ AÇILACAK

Göktaş, tedavisi süren yaralı çocukların durumunu da yakından takip ettiklerini, taburcu olanları da evlerinde ziyaret ederek ailelerine rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunduklarını belirterek, şu açıklamalarda bulundu: "Sadece ailelere değil, olay anında görev yapan kamu çalışanlarımıza ve il müdürlüğü personelimize de destek sağlıyoruz. Bölge halkının hizmetlerimize yaklaşımı oldukça olumlu. Ayrıca süreci daha yerinden yönetebilmek amacıyla Hayrullah Mahalle Muhtarlığı bünyesinde Psikososyal Destek (PSD) Görüşme Ofisi kurmayı planlıyoruz. Şu an sadece Kahramanmaraş özelinde ayrı bir çalışma yürütmemiz gerekiyor. Ama 81 ile yönelik de çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz."


Evlatlarımız dijital kuşatma altında

Emine Erdoğan'dan 'dijital risk'e karşı uyarı: Sağlam sınırlara ihtiyacımız var

Saldırıların ardından okullarda yeni dönem: 81 ilde zorunlu olacak

Tuncay Sonel tutuklandı

Wed, 22 Apr 2026 04:00:00 GMT

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütüle...

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, tutuklandı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde 3 günlük sorgusunun ardından Erzurum Adliyesi'ne getirilen Sonel, yaklaşık 8 saat ifade verdi. Sonel, savcılık ifadesinin ardından, "delil karartma", "resmi belgeyi yok etme" ve "bilişim sistemlerine usulsüz müdahale" suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

78 SORUNUN TAMAMINA 'İFTİRA' DEDİ

Sorgusunda Tuncel’e 78 soru yöneltildi. Sonel ise suçlamaların tamamını “iftira”, “kurgu” ve “itibar suikastı” olarak niteledi. Sonel’e Gülistan Doku’ya ait sim kartının neden resmi soruşturma makamları yerine Ankara’daki Gökhan Ertok’a gönderildiği soruldu. Sonel, sim kartı Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok’a gönderdiğini kabul etti. Sonel neden böyle bir yol izlediği sorusuna ise “son sinyali tespit edip bir an önce sonuç almak istediğini” iddia etti, “İnsani refleks”, “ablanın ağlaması ve feryadı” ile açıkladı.

OĞLUNDAN ZERRE ŞÜPHE DUYMUYORMUŞ!

Güvenlik kamera kayıtlarına ilişkin durum da Sonel’e yöneltilen sorular arasındaydı. Savcılık, K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiğini, neden kayıtların alınmadığı, neden resmi kayıtlarda arıza görünmemesine rağmen değişim yapıldığı iddialarını Sonel’e sordu. Sonel ise bu konuda bilgisi olmadığını, muhatabın il emniyet müdürlüğü olduğunu söyledi. Hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili soruya ise Sonel, konuyla ilgili kimseyle görüşmediğini söyleyerek cevap verdi. Sonel’e oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki iddialar da soruldu. Sonel iddiaları redderek “Oğlumdan zerre kadar şüphe duymuyorum” dedi. Oğlu hakkındaki bütün anlatımların “kurgu” ve “iftira” olduğunu savunan Sonel, “Karıncayı dahi incitmez. Çok vicdanlı bir çocuktur. Kuşlarına kim bakacak diye beni aradı” ifadelerini kullandı.

Gizli tanık Şubat’ın “Türkay Sonel’in birini öldürdüğünü söyleyerek babasını ya da koruma polislerini aradığı, ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü” iddiası da soru olarak Sonel’e yöneltildi. Tuncay Sonel bu anlatımı “çok çirkin”, “alçakça iftira” sözleriyle reddetti.

EYLEMLER SUÇTAN KURTULMAK İÇİN

Savcılık sevk yazısında, Sonel'in eylemleri, "hayatın olağan akışına aykırı" ve "suçtan kurtulmaya yönelik" olarak değerlendirildi. Sonel, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.


Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Tuncay Sonel’in adının verildiği cadde tabelası söküldü

Gülistan Doku soruşturması: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Firari Umut Altaş'a kırmızı bülten çıkarıldı


Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

Takvim ve hatırlatma süreçlerini otomatikleştiren yapay zeka asistanı: Toki

Tue, 21 Apr 2026 14:30:00 +0000

Toki, takvim ve hatırlatma yönetimini daha akıcı ve sezgisel hale getirmeyi hedefleyen bir yapay zeka destekli takvim asistanı platformu olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların günlük işler, toplantılar, h...

Toki, takvim ve hatırlatma yönetimini daha akıcı ve sezgisel hale getirmeyi hedefleyen bir yapay zeka destekli takvim asistanı platformu olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların günlük işler, toplantılar, hatırlatmalar ve planları tek bir yerden yönetmesini sağlayan Toki, yalnızca takvim görüntüleme aracı olmanın ötesine geçiyor ve kullanıcı ile etkileşimli bir planlama deneyimi sunuyor. Platform, kaba takvim girişleri yerine doğal dil ile verilen talimatları anlayarak uygun zamanlara yerleştirme yapmayı hedefliyor ve böylece geleneksel takvim uygulamalarının ötesinde bir planlama desteği sağlıyor. Bu yaklaşım, kullanıcıların günü daha verimli düzenlemesine yardımcı oluyor ve takvim yönetimini daha az manuel eforla gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor.

Toki’nin sunduğu araçlar, takvimle ilgili pek çok işlemi kullanıcı yerine yapabiliyor. Platform, Google Takvim, Apple Takvim ve Outlook gibi yaygın takvim servislerini senkronize ederek tüm planları tek çatı altında toplamayı hedefliyor ve kullanıcıların farklı hesaplar arasında geçiş yapmasını engelliyor. Kullanıcılar, metin üzerinden doğal bir şekilde talimat vererek etkinlik ekleyebiliyor, düzenleyebiliyor veya silebiliyorlar ve bu değişiklikler gerçek takvim uygulamalarına senkronize ediliyor. Ayrıca Toki, WhatsApp, Telegram veya diğer sohbet uygulamaları üzerinden de entegre şekilde çalışarak kullanıcıların takvimlerine mesajlaşma üzerinden erişmesine imkan tanıyor. Bu yapı, kullanıcıların takvimleriyle ilgili taleplerini doğrudan günlük iletişim akışlarından yönetmesini mümkün kılıyor.

Platformun öne çıkan ek özellikleri arasında koşula dayalı takip ve tetikleyiciler bulunuyor. Kullanıcılar, belirli olaylar veya koşullar gerçekleştiğinde hatırlatmaların tetiklenmesini sağlayabiliyorlar ve böylece yalnızca planlanan etkinlikleri değil, gerçek zamanlı durum değişikliklerini de takip edebiliyorlar. Örneğin belirli bir uçak bileti fiyatı düştüğünde veya artış gösterdiğinde uyarı almayı talep edebiliyor ve bu tür reaksiyon bazlı planlama desteği ile günlük yaşamda önemli fırsatları kaçırmamak için bir asistan gibi davranmasını sağlayabiliyor. Toki aynı zamanda takvimler arası boş zamanları akıllı şekilde koordine ediyor ve kullanıcı için en uygun zaman aralıklarını bulmayı hedefliyor.

Toki’nin fiyatlandırma yapısı, kullanıcıların temel işlevleri ücretsiz deneme ile keşfetmesine imkan tanıyor ve pek çok temel plan ücretsiz kullanımda da yeterli oluyor. Kullanıcı ihtiyaçlarına göre farklı seviyelerde gelişmiş özelliklere erişim için ise abonelik planları ise aylık 3,59 dolar ile 10,79 dolar arasında değişiyor. Platformun entegre takvim, hatırlatma ve tetikleyici özellikleri, özellikle farklı takvim hesaplarını ve yaşam planlamasını tek noktada yönetmek isteyen kullanıcılar için değer yaratmayı hedefliyor. Ayrıca uygulamanın mobil ve sohbet uygulamaları üzerinden kullanım seçenekleri, esnek çalışma alışkanlıklarını destekliyor.

Moonshot AI'dan yeni açık kaynaklı model: Kimi K2.6

Tue, 21 Apr 2026 13:30:00 +0000

Çin merkezli Moonshot AI, açık kaynaklı modelini piyasaya sürdü. Paylaşılan bilgilere göre; 12 saatlik kodlama seanslarını idare edebilen Kimi K2.6, 300 ajanı paralel olarak çalıştırabiliyor. Moonsh...

Çin merkezli Moonshot AI, açık kaynaklı modelini piyasaya sürdü. Paylaşılan bilgilere göre; 12 saatlik kodlama seanslarını idare edebilen Kimi K2.6, 300 ajanı paralel olarak çalıştırabiliyor. Moonshot'ın belirttiğine göre; maliyet etkin bir model olarak tanımlayabileceğimiz Kimi K2.6, çeşitli yapay zeka karşılaştırma testlerinde GPT-5.4 ve Claude Opus 4.6’dan daha iyi performans gösteriyor. Buna 100'den fazla akademik alanı kapsayan yaklaşık 2.500 doktora düzeyinde sorudan oluşan HLE-Full öçütü de dahil. Bu ölçütte Kimi-K.26 54 puan alırken, Opus 4.6 ve GPT 5.4 sırasıyla 53 ve 52,1 puan aldı.

Kimi-K2.6, Swish-Gated Linear Unit (SwiGLU) adlı bir aktivasyon fonksiyonunu kullanıyor. Önceki algoritmalara göre donanım açısından daha verimli olan bu fonksiyon, belirli açılardan LLM eğitim sürecini basitleştiriyor. Ayrıca Kimi-K2.6'nın nöronları, her biri farklı bir görev kümesi için optimize edilmiş minyatür sinir ağları olan 384 “uzman” olarak adlandırılan birim halinde düzenlendi. Bu kapsamda LLM bir komut aldığında, yanıt oluşturmak için yalnızca sekiz uzmanı kullanıyor. Kullanıcı girdisinin işlenmesinde yer alan sinir ağlarının sayısını azaltmanın donanım kullanımını düşürdüğünü ekleyelim.

Kimi-K2.6’nın sinir ağları, bir komutun en önemli kısmını belirlemek için MLA (multi-head latent attention) adı verilen bir teknolojiyi kullanıyor. MLA'i, LLM’lerde bulunan standart dikkat mekanizmasının donanım açısından daha verimli bir versiyonu olarak tanımlayabiliriz.

Buna ek olarak Kimi-K2.6’nın sinir ağlarının, 400 milyon parametreye sahip bir görsel kodlayıcı tarafından desteklendiğini de belirtelim. Bu kodlayıcı, görüntüleri LLM’nin daha kolay anlayabileceği matematiksel temsiller olan gömmelere dönüştürüyor. Görsel kodlayıcı, Kimi-K2.6’nın sadece metin komutlarını değil, aynı zamanda multimedya girdilerini de işlemesini sağlıyor. Moonshot AI'ın belirttiğine göre, model basit kullanıcı talimatlarını ve arayüz taslaklarını eksiksiz web sitelerine dönüştürebiliyor. Bununla beraber Kimi-K2.6'ya daha karmaşık ve zaman alıcı bir görev verildiğinde, iş akışını hızlandırmak için 300'e kadar ajanı devreye sokabilir. Ajanlar, bir görevi alt adımlara bölerken, bunları paralel olarak gerçekleştiriyor.

Kimi-K2.6, isteğe bağlı olarak “claw groups” adlı bir özelliği kullanarak insan çalışanları da sürece dahil edebiliyor. Moonshot AI'ye göre bu, LLM'nin bir projedeki işi insanlar ve ajanlar arasında bölüştürmesini sağlar. Ayrıca Kimi-K.26, Rust geliştirme dahil olmak üzere diğer bazı görevlerde de önceki versiyonundan daha iyi performans gösteriyor. 

Yapay zeka destekli işe alım platformu: SorsX

Tue, 21 Apr 2026 12:30:00 +0000

Yapay zeka odaklı bir platform olan SorsX, işe alım süreçlerini uçtan uca otomatikleştiriyor. SorsX’in çıkış noktası, "Şirketler neden hâlâ işe alımın en temel adımlarını manuel olarak yürütüyor?" sor...

Yapay zeka odaklı bir platform olan SorsX, işe alım süreçlerini uçtan uca otomatikleştiriyor. SorsX’in çıkış noktası, "Şirketler neden hâlâ işe alımın en temel adımlarını manuel olarak yürütüyor?" sorusuna dayanıyor. Günümüzde pek çok ekip, yüzlerce CV’yi tek tek inceliyor, adaylara ulaşmak için ayrı araçlar kullanıyor ve ilk görüşmeler için saatler harcıyor. Süreç uzadıkça doğru adaylar kaybediliyor, ekipler ise zamanlarını yanlış adaylara ayırmak zorunda kalıyor. SorsX ise tam olarak bu noktada devreye giriyor.

Girişim, iş ilanı oluşturmadan başlayarak aday toplama, otomatik CV değerlendirmesi, yapay zeka destekli ön ve teknik mülakatlar, adayların skorlanması ve sıralanmasına kadar tüm süreci tek bir sistem içinde yönetiyor. Böylece şirketler daha hızlı, daha objektif ve daha verimli işe alım yapabiliyor.

SorsX, 2025 yılında AJ Faraj tarafından kuruldu. Girişim, AJ Faraj’ın kurucu ortakları arasında yer aldığı ve 2016’dan bu yana faaliyet gösteren Waditek şirketinin bir spin-off’u olarak hayata geçti. Deloitte ve SHRM gibi global organizasyonlarla çalışan Waditek, İK ve teknoloji alanında güçlü bir saha deneyimine sahip bir ekipten oluşuyor. SorsX’in arkasındaki teknoloji de bu saha deneyiminden besleniyor.

Gerçek işe alım süreçlerinden elde edilen içgörülerle geliştirilen platformun temel algoritmaları ise şu anda patent sürecinde. Bu sayede SorsX yalnızca bir yazılım ürünü olmanın ötesine geçerek, işe alımın gerçek problemlerine odaklanan, ölçeklenebilir bir çözüm sunuyor. Şirket, Türkiye’de de faaliyet gösteriyor. 

Girişimin ekibi

Şu anda SorsX ekibi 20’den fazla kişiden oluşuyor. Ürün geliştirme, yapay zeka, pazarlama ve operasyon taraflarında çalışan ekip üyeleri, Amerika ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerden ve disiplinlerden gelen bir yapı içinde birlikte çalışıyor. Bu yapı sayesinde şirket, hem global pazarlara daha hızlı adapte olabiliyor hem de ürünü farklı ihtiyaçlara göre sürekli geliştiriyor. Üstelik SorsX ekibinin önemli bir kısmı da platformun kendisi kullanılarak işe alındı.

Girişimin ekibi, SorsX’in altyapısının hazır bir sistem üzerine kurulmadığını; tamamen sıfırdan geliştirildiğini belirtiyor. Ürünün bugünkü haline gelmesi, işe alım uzmanları ile birlikte yürütülen, 4 yıl algoritma geliştirme ve 2 yıl platform geliştirme olmak üzere toplamda yaklaşık 6 yıllık bir sürecin sonucu. Girişim, bu süreçte yalnızca teknik bir ürün inşa etmek yerine, gerçek işe alım süreçlerini detaylı şekilde analiz ederek ilerlediğini belirtiyor.

Ekip, işe alım uzmanlarının nasıl karar verdiğini, hangi aşamalarda zaman kaybettiklerini ve hangi sinyallere göre aday değerlendirdiklerini anlamaya odaklandıklarını ifade ediyor. Ortaya çıkan sistem, bu içgörüleri taklit eden ve ölçekleyebilen bir yapay zeka altyapısı üzerine kuruldu. Bu sayede SorsX, hazır bir ATS’nin üzerine eklenmiş bir çözüm değil; işe alım sürecini baştan tasarlayan, kendi altyapısına sahip bir platform olarak konumlanıyor.

Girişimin öne çıkan verileri

Girişimin paylaştığı verilere göre; şu anda Türkiye, ABD ve BAE pazarlarında aktif olarak kullanılan SorsX, farklı sektörlerden 60’dan fazla büyük kurumsal şirkete hizmet veriyor. Girişim, platformun özellikle yüksek hacimli işe alım yapan ekiplerde güçlü sonuçlar verdiğini ifade ediyor.

Girişimin ekibi, SorsX kullanan şirketlerin, aday başına ortalama 2 saat 10 dakikalık manuel işi ortadan kaldırabildiğini dile getiriyor. İlk eleme ve mülakat süreçlerinin tamamını otomatikleştiren platform, işe alım süreçlerinde ciddi bir hız ve verimlilik artışı sağlıyor. Paylaşılan verilere göre; bugüne kadar platform üzerinden 150 binden fazla aday değerlendirildi. Sistemin her geçen gün daha fazla veriyle gelişmeye devam ettiğine dikkat çeken ekip, platformun aylık bazda büyüme oranının yaklaşık yüzde 80 ila 120 civarında olduğunu ifade ediyor. 

Globalde işe alım teknolojileri alanında hem klasik ATS çözümleri hem de yapay zeka destekli yeni nesil araçlar bulunuyor. Lever, Greenhouse ve Workable gibi oyuncular daha çok aday takibi ve süreç yönetimine odaklanırken; HireVue ve Paradox gibi çözümler ise sürecin belirli parçalarını otomatikleştiriyor.

Girişimin belirttiğine göre; SorsX’in ayrıştığı nokta, bu parçalı yapıyı tek bir sistemde birleştirerek işe alımı uçtan uca otomatikleştirmesi. Sadece bir ATS olarak adayları listeleyen bir yapı değil; aynı zamanda adayları bulan, değerlendiren ve mülakat yapan bir sistem olarak çalışıyor.

Aday bulmadan (sourcing) başlayarak tüm süreci yöneten SorX, CV analizini ve aday eşleştirmeyi otomatikleştirirken, yapılandırılmış yapay zeka mülakatlarla tüm adayları aynı standartta değerlendiriyor. Ayrıca platform, adayları skorlayarak karşılaştırılabilir bir shortlist sunuyor.

Ayrıca platform, şirketlerin kendi aday havuzlarını aktif bir yetenek kaynağına dönüştüren yapay zeka destekli bir karar motoru olan SorsX Next'e de ev sahipliği yapıyor. SorsX Next, mevcut aday veritabanında yer alan özgeçmiler ve mülakat verilerini analiz ederek rolün gerekliliklerine en uygun pasif adayları otomatik olarak tespit ediyor ve kullanıcılara sunuyor.

Yalnızca geçmiş başvurulara bakmakla kalmayan SorsX Next, adayların deneyim örüntülerini, gelişim potansiyelini ve rol ile uyumunu değerlendirerek en doğru eşleşmeleri öne çıkarıyor. Böylece şirketler, dış kaynaklara ihtiyaç duymadan kendi havuzlarındaki gizli yetenekleri keşfedebilir ve işe alım süreçlerini çok daha hızlı ve verimli hale getirebilir.

Girişim, SorsX’in en kritik farklarından birinin ise altyapısındaki algoritmalar olduğunu ifade ediyor. Özellikle teknik ve uzmanlık gerektiren roller için sistem, yalnızca anahtar kelime eşleşmesine değil; adayın verdiği yanıtların içeriğini, problem çözme yaklaşımını ve role uygunluğunu analiz edecek şekilde eğitildi. Bu sayede yüzeysel CV taramasının ötesinde derin ve doğru bir değerlendirme yapılabiliyor. Bu yapı ile şirketler birden fazla araç arasında geçiş yapmak yerine, tek bir platform üzerinden çalışan, aynı zamanda karar kalitesini de artıran bir işe alım sistemine kavuşuyor.

Çok yakında Türkiye’de lansmanı yapılacak olan SorsX AI Sourcing ise işe alım süreçlerini uçtan uca otomatikleştiren yapay zeka destekli bir aday bulma motoru olarak öne çıkıyor. Manuel arama ve tarama süreçlerini ortadan kaldıran sistem, kullanıcıların yalnızca aradıkları rolü tanımlamasıyla birlikte tüm süreci kendi kendine yönetebiliyor.

1 milyardan fazla global yetenek havuzunu analiz eden SorsX AI, en uygun adayları otomatik olarak belirliyor. İletişim süreçlerini başlatan sistem, adaylarla yapay zeka destekli mülakatları anında gerçekleştiriyor. Tüm bu adımların ardından, değerlendirilen adaylar puanlanmış ve sıralanmış şekilde hazır bir kısa liste olarak sunuluyor. 7/24 kesintisiz çalışan bu yapı sayesinde şirketler, işe alım süreçlerinde geleneksel yöntemlere kıyasla önemli bir dönüşüm elde ediyor.

SorsX AI Sourcing’i farklı kılan en kritik unsur ise arkasındaki teknoloji. Patent başvurusu sürecinde olan algoritmalarla geliştirilen sistem, klasik araçların aksine anahtar kelimelere veya filtrelere dayanmak yerine, alanının önde gelen işe alım uzmanlarının düşünme ve değerlendirme biçimini taklit edecek şekilde tasarlandı. Rolün bağlamını anlayan, adayların yalnızca CV metinlerini değil deneyim örüntülerini analiz eden ve yüzeysel benzerlikler yerine gerçek uyumu tespit eden bu yaklaşım, araştırma temelli yetenek haritalama teknikleriyle destekleniyor.

Girişimin gelir modeli

Girişim, komisyon bazlı bir model yerine, tamamen ürün ve kullanım odaklı bir fiyatlandırma sunuyor. SorsX'in SaaS (abonelik) tabanlı bir gelir modeliyle çalışan şirketler, ihtiyaçlarına ve işe alım hacimlerine göre platformu belirli süreler için kullanıyor. Modüler bir yapıya sahip olan platform, temel olarak yapay zeka destekli ATS altyapısı üzerine kurulu. Buna ek olarak yapay zeka mülakatlar ve aday bulma (AI sourcing) gibi özellikler ihtiyaca göre dahil edilebiliyor. Böylece şirketler yalnızca ihtiyaç duydukları fonksiyonlar için ödeme yaparken, sistemi kendi işe alım süreçlerine göre ölçeklendirebiliyor. Kullanım tarafında ise mülakat süreçleri veya aday zenginleştirme gibi bazı özellikler hacim bazlı çalışıyor. Bu yapı, özellikle yüksek hacimli işe alım yapan şirketler için hem esnek hem de öngörülebilir bir maliyet yapısı sağlar.

SorsX’in temel hedefi, işe alım süreçlerindeki tekrarlayan ve zaman alan işleri tamamen ortadan kaldırarak ekiplerin asıl değer yarattıkları noktaya odaklanmasını sağlamak. Bugün işe alımın büyük bir kısmının CV eleme, adaylarla iletişim, ilk görüşmeler ve değerlendirme gibi operasyonel yüklerden oluştuğuna dikkat çeken girişimin yaklaşımı, bu süreçleri yapay zekayla en verimli şekilde yönetmek ve “higher intelligence” seviyesinde çalışan bir sistemle bu yükü minimuma indirmek. Ancak burada kritik bir nokta var: SorsX, insanı süreçten çıkarmayı değil, doğru yere konumlandırmayı hedefliyor. Yapay zeka; tarama, analiz ve ön değerlendirme gibi alanlarda maksimum verim sağlarken, nihai karar her zaman insanlara bırakılıyor.

Girişimin önümüzdeki dönemde odaklandığı başlıca alanlar arasında İşe alım süreçlerini uçtan uca daha otonom hale getirmek, aday bulma (sourcing) tarafını daha da güçlendirmek, yapay zekanın karar destek kabiliyetini derinleştirmek, global pazarda daha fazla şirkete ulaşmak yer aldı. Girişim, uzun vadede SorsX’i, şirketlerin işe alımı yönetmek için kullandığı bir araçtan öte, işe alımın kendisini yöneten bir altyapı haline getirmeyi hedefliyor.

Karbon yakalama ve sentetik yakıt üretimi girişimi Rivan, 34 milyon dolar yatırım aldı

Tue, 21 Apr 2026 11:30:00 +0000

Karbon yakalama ve sentetik yakıt üretimi girişimi Rivan, 34 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 34 milyon dolarlık yatırım turuna IQ Capital liderlik etti. Birleşik Krallık merkezli şirketin yatırım ...

Karbon yakalama ve sentetik yakıt üretimi girişimi Rivan, 34 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 34 milyon dolarlık yatırım turuna IQ Capital liderlik etti. Birleşik Krallık merkezli şirketin yatırım turunda Plural, Fundomo, Hugging Face'ten Thomas Wolf, Entrepreneur First'ten Matt Clifford ve Bolt'tan Markus Villig yer aldı. 

2023 yılında kurulan Rivan'ın toplam yatırım miktarı 46 milyon dolara ulaştı. Şirket, yeni gelen yatırımı Avrupa’da büyük sentetik doğal gaz tesisini kurmak, Londra’da yeni bir üretim tesisi açmak ve ekibini büyütmek için kullanacağını açıkladı.

Rivan, Harvey Hodd ve Taavet Hinrikus tarafından hayata geçirildi. Şirketin temel odağı ağır sanayinin karbon emisyonlarını azaltmak. Rivan, “power-to-fuel” adı verilen entegre bir sistem geliştirerek atmosferdeki karbondioksiti doğrudan havadan yakalıyor. Şirket, suyu kullanarak elektroliz yöntemiyle hidrojen üretiyor. Bu iki girdiyi birleştirerek sentetik doğal gaz üretiyor. Bu süreçte kullanılan Sabatier reaktörü, yakalanan CO₂ ile üretilen hidrojenin kimyasal olarak reaksiyona sokulmasını sağlayarak kullanılabilir bir sentetik yakıt ortaya çıkarıyor.

Rivan’ın yaklaşımı sadece karbon yakalamakla sınırlı değildir; aynı zamanda bu karbonu yeniden kullanılabilir bir enerji kaynağına dönüştürmeyi hedefliyor. Şirket, tüm sistemlerini uçtan uca kendi içinde tasarlayıp üreterek hem maliyetleri kontrol etmeyi hem de teknolojiyi daha hızlı ölçeklendirmeyi amaçlıyor. Bu dikey entegrasyon modeli, performans optimizasyonu ve ticari uygulanabilirlik açısından şirketin en önemli stratejik avantajlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzun vadede Rivan’ın hedefi, sentetik yakıtların maliyetini düşürerek fosil doğal gazla rekabet edebilir seviyeye getirmek ve böylece sanayi ölçeğinde karbon nötr enerji kullanımını mümkün kılmak.


Deezer'da yapay zeka ile üretilen şarkılar yüzde 44 seviyesine ulaştı

Tue, 21 Apr 2026 10:30:00 +0000

Müzik platformlarında yapay zeka üretimi içerik tartışması yeni bir eşiğe gelmiş durumda. Deezer, platformuna her gün yüklenen şarkıların yüzde 44’ünün yapay zeka tarafından üretildiğini açıkladı. Bu ...

Müzik platformlarında yapay zeka üretimi içerik tartışması yeni bir eşiğe gelmiş durumda. Deezer, platformuna her gün yüklenen şarkıların yüzde 44’ünün yapay zeka tarafından üretildiğini açıkladı. Bu oran, günlük yaklaşık 75 bin parçaya denk geliyor ve toplam yükleme hacmi içinde dikkat çekici bir paya işaret ediyor.

Şirketin paylaştığı verilere göre yapay zeka ile üretilen içeriklerde son aylarda ciddi bir artış yaşandı. Deezer, özellikle otomatik müzik üretim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte platforma spam niteliğinde veya telif ihlali riski taşıyan parçaların da daha fazla yüklendiğini belirtiyor. Bu durum, hem telif hakları hem de sanatçı gelir dağılımı açısından yeni bir baskı yaratıyor.

Deezer CEO’su Alexis Lanternier, yapay zekanın müzik üretiminde yaratıcı fırsatlar sunduğunu ancak mevcut artış hızının platform ekosistemi açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Lanternier’e göre öncelik, hem sanatçıların haklarını korumak hem de kullanıcı deneyimini bozabilecek kötüye kullanımların önüne geçmek. Şirket bu nedenle yapay zeka ile üretilmiş müzikleri tespit eden ve işaretleyen teknolojilere yatırım yapıyor. Deezer, yapay zeka üretimi parçaları tamamen yasaklamak yerine, onları sistem içinde tanımlayarak daha şeffaf bir yapı kurmayı hedefliyor. Aynı zamanda bot destekli dinlenmeler ve gelir manipülasyonuna karşı da önlemler geliştiriliyor.

Tablo, müzik endüstrisinin üretim tarafında köklü bir dönüşüm yaşadığını gösteriyor. İçerik üretim maliyetlerinin dramatik biçimde düşmesi, platformları kürasyon, doğrulama ve güven inşası konusunda daha aktif rol almaya zorluyor. Önümüzdeki dönemde rekabet, sadece kataloğun büyüklüğü üzerinden değil, içeriğin niteliği ve güvenilirliği üzerinden şekillenecek gibi görünüyor.

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
1 year ago Category : Cryptocurrency-Trading-Platforms
Cryptocurrency trading platforms, also known as cryptocurrency exchanges, are online platforms where users can buy, sell, and exchange various cryptocurrencies. These platforms play a vital role in the world of digital assets, providing a marketplace for investors and traders to participate in the crypto market. However, using cryptocurrency exchanges effectively requires some knowledge and understanding of the platform's features and functionalities. In this blog post, we will explore how to use cryptocurrency exchanges effectively to maximize your trading experience.

Cryptocurrency trading platforms, also known as cryptocurrency exchanges, are online platforms where users can buy, sell, and exchange various cryptocurrencies. These platforms play a vital role in the world of digital assets, providing a marketplace for investors and traders to participate in the crypto market. However, using cryptocurrency exchanges effectively requires some knowledge and understanding of the platform's features and functionalities. In this blog post, we will explore how to use cryptocurrency exchanges effectively to maximize your trading experience.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
1 year ago Category : Cryptocurrency-Trading-Platforms
When it comes to cryptocurrency trading, security should be a top priority for any investor. With the rise of cryptocurrency exchanges and trading platforms, it's crucial to choose a platform that prioritizes the safety of your assets. In this blog post, we will discuss some of the best cryptocurrency exchanges known for their robust security measures.

When it comes to cryptocurrency trading, security should be a top priority for any investor. With the rise of cryptocurrency exchanges and trading platforms, it's crucial to choose a platform that prioritizes the safety of your assets. In this blog post, we will discuss some of the best cryptocurrency exchanges known for their robust security measures.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
1 year ago Category : Cryptocurrency-Trading-Platforms
Are you looking for a blog post to be created around the topic of "Cryptocurrency Trading Platforms-Top Cryptocurrency Trading Platforms"?

Are you looking for a blog post to be created around the topic of "Cryptocurrency Trading Platforms-Top Cryptocurrency Trading Platforms"?

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
1 year ago Category : Cryptocurrency-Trading-Platforms
Cryptocurrency Trading Platforms: A Guide for Beginners

Cryptocurrency Trading Platforms: A Guide for Beginners

Read More →