Antalya Kaş'taki yangın ikinci gününde: Havadan ve karadan müdahale sürüyor
Wed, 29 Jul 2026 04:59:47 ZAntalya'nın Kaş ilçesinde dün çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi
Error: Content does not appear to be XML
Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem
Antalya Kaş'taki yangın ikinci gününde: Havadan ve karadan müdahale sürüyor
Wed, 29 Jul 2026 04:59:47 ZAntalya'nın Kaş ilçesinde dün çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Son dakika... Üsküdar Belediyesi'ne operasyon: Başkan Sinem Dedetaş dahil 6 gözaltı
Wed, 29 Jul 2026 04:23:00 Zİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü, Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik, iş takipçisi Adem Altıntaş ile müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan olmak üzere 6 kişi gözaltına alındı.
Uzunhızırlı Göleti hayata döndü... Yağışlar sonrası suyla doldu
Wed, 29 Jul 2026 04:00:00 ZÇanakkale’nin Eceabat ilçesindeki Uzunhızırlı Göleti, 2023 yılında tamamen kurumuştu. Gölet, bu seneki yağışlarla yeniden canlandı, su seviyesi istenilen noktaya ulaştı.
Kütahya’da oklar zirve için atılacak
Wed, 29 Jul 2026 04:00:00 ZGELENEKSEL Türk Okçuluk Minikler ve Yıldızlar Açık Hava Puta Türkiye Şampiyonası, kızlar ve erkekler kategorilerinde 1 - 2 Ağustos tarihleri arasında Kütahya’da düzenlenecek.
Karadağ’da vizesiz dönem bitiyor
Wed, 29 Jul 2026 04:00:00 ZAVRUPA Birliği’ne (AB) üyelik süreci kapsamında vize politikasını AB ile uyumlu hale getirmesi beklenen Karadağ, Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasının başlayacağı tarihi açıkladı.
Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml
Türkiye Sigorta ve SGK'dan emeklilere yönelik iş birliği
Tue, 28 Jul 2026 15:42:51 +0300
Rekabet Kurulu'ndan nükleer tıp pazarına soruşturma! 11 teşebbüs mercek altında
Tue, 28 Jul 2026 15:29:49 +0300
Bakan Kacır: Verimlilik Projeleri 611 milyon TL tasarruf sağladı, 28 proje ödül aldı
Tue, 28 Jul 2026 13:14:04 +0300
504 bin hak sahibine doğalgaz ödemesi yapıldı
Tue, 28 Jul 2026 22:55:48 +0300
Bakan Uraloğlu duyurdu: Hızlı trene bir adım daha! Osmaneli–Bursa hattında test süreci başlıyor
Tue, 28 Jul 2026 11:32:14 +0300
Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml
SON DAKİKA | Üsküdar Belediye'sine yolsuzluk operasyonu! Başkan Sinem Dedetaş dahil 6 gözaltı
Wed, 29 Jul 2026 07:28:13 +0300
Devlet sözünü tuttu
Wed, 29 Jul 2026 02:32:01 +0300
Çeyrek asra AK Parti mührü
Wed, 29 Jul 2026 03:56:10 +0300
Çankaya’da 300 bin $’lık rüşvet itirafı
Wed, 29 Jul 2026 03:30:57 +0300
Şaibeli isimler yönetim kurulunda
Wed, 29 Jul 2026 03:26:24 +0300
Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml
Yunan TV'sinde canlı yayında peş peşe şok itiraflar! Haritaları gösterdiler: 'Anahtarlar Türkiye'de mi?'
Wed, 29 Jul 2026 04:58:13 Z
MİLLİYET.COM.TR / Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımları, denizlerdeki faaliyetleri ve Mavi Vatan doktrini Yunanistan'da gündem olmaya devam ediyor.
Son olarak Yunanistan'da yayın yapan Militaire kanalında konuşan ziraat mühendisi ve çevreci Elpida Tsampouraki, Ankara'nın Ege ve Doğu Akdeniz'de nüfuzunun gün geçtikçe arttığına dikkat çekerken Atina hükümetini sert sözlerle hedef aldı.
‘SADECE İZLEMEKLE YETİNİYORUZ’
Türkiye'nin uzun yıllardır belirli bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini savunan Tsampouraki, Yunanistan'ın ise bu süreci doğru okuyamadığını ve sadece izlemekle yetindiğini öne sürdü. Bununla birlikte, hükümetin Ege ve Doğu Akdeniz'de etkili bir politika geliştiremediğini iddia etti.
‘ANAHTARLAR TÜRKİYE’DE Mİ?’
Programın en dikkat çeken bölümünde Tsampouraki, Yunan hükümetine yönelttiği sert eleştirilerle gündem oldu. "Ege'nin anahtarlarını Türkiye'ye mi teslim ettik?" diye soran Yunan uzman, Ankara'nın Mavi Vatan stratejisini yıllardır kararlılıkla sürdürdüğünü, buna karşın Atina'nın gelişmeler karşısında sürekli savunmada kaldığını savundu.

‘GEREKLİ DERSLERİ ÇIKARMIYORUZ’
Türkiye'nin niyetini en az iki buçuk yıldır açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Tsampouraki, Yunan hükümetinin ise buna karşı yalnızca "uluslararası hukuka aykırı" açıklamaları yaptığını ileri sürdü. Türk-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı sürecinde de benzer bir tutum sergilendiğini söyleyen Tsampouraki, Ankara'nın attığı adımlardan gerekli derslerin çıkarılamadığını iddia etti.
‘EN AZ 30 YILLIK’
Türkiye'nin Mavi Vatan yaklaşımının yalnızca siyasi bir söylem olmadığını dile getiren Tsampouraki, bunun uzun vadeli bir stratejiye dayandığını öne sürdü. Ankara'nın denizlerde attığı adımların yıllar öncesinden planlandığını savunan Yunan uzman, bu stratejinin en az 30 yıllık bir perspektifle şekillendirildiğini iddia etti.
Yunan hükümetinin kamuoyuna farklı bir tablo sunduğunu ileri süren Tsampouraki, sahadaki gelişmelerin ise Türkiye'nin bölgedeki etkisinin giderek arttığını gösterdiğini savundu.
DENİZ PARKLARI VE EGE MESAJI
Konuşmasında Yunanistan'ın ilan etmeyi planladığı deniz parklarına da değinen Tsampouraki, Atina'nın deniz yetki alanları konusunda yıllardır belirsizlik yaşadığını öne sürdü.
Yunanistan'ın deniz mekansal planlamasını tamamlayamadığını hatırlatan Tsampouraki, Avrupa Birliği'nin bu konuda Atina'yı eleştirdiğini belirterek hükümetin Ege'deki politikalarının yeterli olmadığını savundu.
Ege Denizi'nde bugünkü tablonun yalnızca altı deniz mili karasuları üzerinden şekillendiğini ifade eden Tsampouraki, Münhasır Ekonomik Bölge'nin ilan edilmemesi nedeniyle Yunanistan'ın hukuki haklarını tam anlamıyla kullanamadığını iddia etti.

‘SONBAHARDA GELİŞMELER YAŞANABİLİR’
Yunanistan'ın uzun yıllardır dile getirdiği 12 deniz mili tezine de değinen Tsampouraki, Atina'nın bu yaklaşımı yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut şartlarda müzakere seçeneğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Yunan uzman, sonbaharda bu konuda yeni diplomatik gelişmeler yaşanabileceğini öne sürdü.
‘DENGELERDE KRİTİK ÜLKE’
Konuşmasının sonunda NATO Zirvesi,Ankara’da gerçekleştirilen temaslar ve Avrupa Parlamentosu'ndaki değerlendirmelere de değinen Tsampouraki, Türkiye'nin son dönemde uluslararası platformlarda stratejik önemini artırdığına işaret etti.
Ankara'nın hem NATO içerisindeki konumu hem de Doğu Akdeniz ile Ege'de izlediği politikalar sayesinde bölgesel dengelerde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Tsampouraki, Türkiye'nin müttefikleri açısından da kritik bir ülke olarak öne çıktığını ifade etti.
NE OLMUŞTU?
Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini son yıllarda Yunan kamuoyunda en fazla tartışılan başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler, Yunan basınında sık sık Ankara'nın bölgesel etkisi ve izlediği strateji üzerinden değerlendiriliyor.
Dünyanın en korkulan hapishanesinde müzik stüdyosu! Çete lideri nasıl şarkıcı oldu?
Wed, 29 Jul 2026 05:02:41 Z
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr– Orta ve Batı Afrika'nın kesişim noktasında yer alan ve yaklaşık 30 milyon nüfusa sahip Kamerun, yüksek suç oranları nedeniyle güvenlik açısından riskli ülkeler arasında gösteriliyor. Ülkenin yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip en büyük şehriDouala’dakapkaç, yankesicilik ve silahlı soygun gibi vakaların yoğunluğu sebebiyle birçok ülke vatandaşlarını buraya seyahat ederken dikkatli olmaları konusu nda uyarıyor. Resmî verilere göre ülkede 76 cezaevi bulunuyor ve bu tesislerin doluluk oranının yüzde 164,3 olduğu tahmin ediliyor. Kapasite aşımı, cezaevlerindeki güvenlik risklerini ve tehlikeleri daha da artırıyor. Bu ortamda ülkenin en tehlikeli cezaevlerinden biri olarakDouala’dabulunan New Bell Öne çıkıyor.
ŞEHİR İÇİNDE BİR ŞEHİR GİBİ
Kötü şöhretiyle tanınan New Bell, sahip olduğu mevcut koşullar nedeniyle birçok kişinin gözünde bir cezaevinden ziyade şehir içinde kurulmuş ayrı bir yerleşim yerini andırıyor. Gardiyan sayısının yetersizliği sebebiyle devlet otoritesinin zayıf kaldığı tesis, mahkûmların kendi oluşturdukları sosyal düzene göre işliyor. Tesis içinde postacılık yapan, güvenliğin sağlanmasında gardiyanlara yardım eden ve pazarcılıkla geçimini sağlayan mahkûmlar yer alıyor. Hatta bu düzen içinde müzik yapıp seslerini dünyaya duyurmayı başaranlar bile var.
Hapishanede mahkûmlarca kurulan ve eski bilgisayarların bulunduğu küçük bir kayıt odası, müziğe yeteneği ve ilgisi olan mahkûmları kendi çaplarında birer müzik yıldızına dönüştürüyor. Bunun en dikkat çeken örneklerinden biri ise ülkenin en korkulan çete liderlerindenEmpereur. Çete liderinin, hapishane içinde "JailTimeRecords" adıyla kurulan müzik stüdyosunda çekilen klibinin video platformlarında 24 bin izlenmeye ulaştığı biliniyor.

Empereur
‘MÜZİK SAYESİNDE DÖRT DUVAR ARASINDA KALMIYORUZ’
Cezaevindeki ilkel müzik stüdyosunun kurucuları; müzik yapmanın mahkûmlara iyi geldiğini ve ortamdaki tansiyonun düşmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor. BBC’ye konuşanJailTimeRecords'ınkurucu ortaklarından eski mahkûm SteveHappi, müzik yapmayı bir direniş aracı olarak tanımlayarak “Burada gerçekten dostluğu, sevgiyi paylaşabiliyoruz ve sesimiz duyulabiliyor. Artık dört duvarı düşünmüyor, müzik sayesinde özgürlüğü buluyoruz.” şeklinde konuştu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü 2022'de yayımladığı raporda, cezaevinde 4 bin 700’den fazla mahkûmun bulunduğunu aktardı. Bu durum, tesisin kapasitesinin çok üzerinde insan barındırdığı anlamına geliyordu. Koşulların zorluğu, mahkûmlar arasındaki gerginliği de tırmandırıyordu. Yetersiz hijyen nedeniyle yaşanan salgınlarda çok sayıda mahkûm hayatını kaybetti. 2008'deki bir firar girişimi sırasında ise gardiyanlar 16 mahkûmu vurarak öldürdü. Müzik stüdyosu, tam da bu tür olaylara karşı mahkûmları rehabilite etmek ve sakinleştirmek amacıyla 2018 yılında İtalyan sanatçıDioneRoachile hapishanedeki mahkûmlardan müzik yapımcısı SteveHappiortaklığıyla kuruldu.Roach, cezaevinde katıldığı gönüllü bir etkinlikte bir grup mahkûmun rap yapmasından etkilendi ve cezaevi yönetiminden stüdyo için izin istedi. Yönetimin yeşil ışık yakması üzerineRoach, o esnada cinayet suçlamasıyla New Bell'de haksız yere tutuklu bulunan (iki yıl sonra beraat eden) ses mühendisi ve yapımcı SteveHappiile birlikteJailTimeRecords’uhayata geçirdi. Giderek ünlenen stüdyonun ilk kadın sanatçısı, 2022'deShow MeTheWayşarkısıyla çıkış yapanJejeoldu.

Jeje
JailTimeRecords’unkurucuları benzer projeleri farklı Afrika ülkelerinde de uygulamak istiyor.RoachveHappibu amaçla 2023 yılında Burkina Faso'nun başkentiOuagadougou'dakimerkez hapishanesinde bir müzik stüdyosu daha kurdu. İkili, bu stüdyonun arkasındaki hikâyeyi çekilen belgesellerle dünyaya duyuruyor. New Bell Hapishanesi birçok kişi için korku dolu bir yer olarak anılsa daHappi’yegöre pek çok mahkûm için ‘kendilerini bulacakları bir ışık’ niteliğinde. Konu hakkında konuşanHappi, “Bundan önce katı bir zihniyete sahiplerdi; kendilerini dünyaya karşı bir savaşın içindeymiş gibi hissediyorlardı. Artık önemli olduklarını ve toplumda bir yerlerinin bulunduğunu hissediyorlar.” dedi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: Dayatma yapmayacağım
Wed, 29 Jul 2026 04:01:52 Z
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antoio Guterres, görev süresi dolmadan önce Ada’ya gitti. 16 yıl aradan sonra Ada’ya giden görevdeki ilk BM Genel Sekreteri olan Guterres, Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlatılması için yürütülen çabalara bağlılığını yineledi.
Guterres, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ayrı ayrı kendi makamlarında görüştü. Guterres, Hristodulidis ile bir araya geldiği görüşmede, bölgede yaşanan gelişmelerin Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını her zamankinden daha önemli bir hale getirdiğini ifade etti. Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm bulmakla yakından ilgilendiklerini söylerken, “Bu ziyaretim, Kıbrıs halkıyla dayanışma içinde olduğumu ve Kıbrıs’ta artık nihai bir çözüme ulaşılmasını sağlama konusundaki güçlü kararlılığımı göstermeyi amaçlıyor” dedi.
Çözüm halka bağlı
Bu sürecin öncelikle bizzat Kıbrıslılara bağlı olduğunu, ayrıca garantörlerin de üstlenmesi gereken bir rol bulunduğunu belirten Guterres, “Bu çok önemli dönemde Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri desteklemek adına elimden gelen her şeyi yapacağım” ifadelerini kullandı.
Bir çözümün yalnızca Kıbrıs’a değil, bölgenin tamamına fayda sağlayacağını ifade eden Guterres, BM’nin süreci kolaylaştırabileceğini ve destekleyebileceğini ancak herhangi bir çözümü taraflara dayatamayacağını vurguladı. Genel Sekreter, “Kimseye ne yapılması gerektiğini söylemek benim görevim değil. Buradayım; alçakgönüllülükle ve çabalarınızı desteklemek için bulunuyorum” dedi.
Rum lider Hristodulidis de, Guterres’in ziyaretinin Kıbrıs meselesine bağlılığının açık bir göstergesi olduğunu belirtti, yapılacak görüşmeleri ve istişareleri sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.
BM Genel Sekreteri, görüşmeler sonrasında, temaslarını yapıcı olarak niteledi, “Her iki taraftaki insanların yararına olacak şekilde güven artırıcı önlemlerin geliştirilip geliştirilemeyeceğini görmek istiyorum”dedi.
Ara bölgede akşam yemeği
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgede düzenlenen akşam yemeğinde bir araya geldi.
Erhürman: Çabalarınızı destekliyoruz
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün kuzeye geçerek, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la görüştü.
Görüşme öncesinde açıklamalarda bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik iradesine vurgu yaptı. Erhürman, “2004 ve 2017 yıllarında yaşanan deneyimlerden farklı olarak, bu kez ortak hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacak yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz” derken, BM Genel Sekreteri’nin yürüttüğü çabaları desteklediklerini belirtti. Erhürman, “Çabalarınızı güçlü şekilde destekliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, önlerinde önemli fırsatlar bulunduğunu ifade ederken, bu fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayacak ve süreci ileriye taşıyacak her türlü girişimi desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.
F-35 konusunu açamadı
Wed, 29 Jul 2026 05:01:05 Z
Görüşme sırasında Netanyahu, Türkiye aleyhine F-35 konusunu dile getiremezken, umduğunu bulamadı. Beyaz Saray’a ön kapıdan girmesini reddedilen Netanyahu, yan kapıdan içeri alınırken düşük seviyede bir protokolle karşılandı. Oval Ofis’teki basına kapalı 75 dakika süren görüşme öncesi ve sonrasında açıklama yapılmadı. Görüşme üzerine sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ikili arasındaki görüşmenin “verimli ve olumlu” geçtiğini belirtti. Netanyahu’nın iletişim direktörü Tzipi Hotovely ise gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail’in İran konusunda ABD’yi belirli bir yöne ittiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Başbakan, ABD Başkanı’na ne yapması gerektiğini söylemiyor ve onu herhangi bir yöne yönlendirmiyor. Her iki taraf da İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek istiyor” dedi. Hotovely, “İsrail’in karşı çıktığı ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışı konusu ise toplantıda gündeme gelmedi” diye konuştu.
VİDEOLU MESAJ YAYINLADI
Netanyahu görüşme sonrası yayımladığı video mesajda, Trump’la şimdiye kadar en iyi görüşmelerinden birini yaptığını ileri sürdü. Netanyahu, “Tam bir işbirliği, karşılıklı destek ve İran’ın nükleer silah sahibi olmaması başta olmak üzere ortak hedeflerimiz konusunda tam mutabakat içinde gerçekleşen bir görüşmeydi” dedi. Ayrıca Netanyahu görüşmenin “fikir alışverişinde bulunmak ve ayrıca İsrail’in güvenliği ile geleceği açısından önemli olan konularda koordine olmak için bir fırsat” olduğunu belirtti.
PROTESTOLARLA KARŞILANDI
Görüşme öncesi Beyaz Saray yakınlarında protestolar düzenlendi. Netanyahu'ya sert tepki gösteren eylemciler, Filistin'e destek mesajları verdi.
TRUMP, PARMAK SALLADI
ABD Başkanı Trump, önceki gün, Türkiye'ye F-35 uçağı satışına karşı çıkan Netanyahu'ya, "Kimse bana ne satıp satmayacağımı söyleyemez. Türkiye büyük bir müttefikimiz. Erdoğan benim dostum" yanıtını vermişti. Trump, dünkü görüşme öncesinde de Netanyahu'nun İran'ın Kazma Dağı ile ilgili istihbarat bilgilerini kendisiyle paylaşmak isteyeceği hatırlatıldığında "Bibi'nin bunu bana söylemesine ihtiyacım yok" ifadesini kullandı.
KATZ: ABD İZİN VERMİYOR
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’ın enerji altyapısına yeni saldırılar düzenlemek istediklerini ancak ABD’nin onay vermediğini belirtti. Katz, “ABD, İran’ın komşu ülkelere saldırması ve küresel petrol krizini tetikleyeceği endişesiyle şu an buna onay vermiyor” ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı'nda 3 petrol tankerini hedef aldık
Wed, 29 Jul 2026 03:47:12 Z
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusunun Deniz Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan 3 petrol tankerinin "uyarılara rağmen tehlikeli ve yasa dışı olduğu belirtilen rotada ilerlemeye devam ettiği" belirtildi.
Söz konusu tankerlerin hedef alındığı ve durdurulmaya zorlandığı ifade edilen açıklamada, ABD ordusunun bölgedeki "müdahalelerinin ve gemilere yönelik yasa dışı talimatlarının" karşılıksız kalmayacağı uyarısında bulunuldu.
ÜRDÜN'DEKİ ABD ÜSSÜ DE HEDEF ALINDI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ayrıca Ürdün'deki bir ABD hava üssü ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bulunduğu merkezin çok sayıda balistik füzeyle hedef alındığını duyurdu.
İran resmi medyasında yer alan haberlere göre, Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, saldırının "ABD ordusunun saldırgan eylemlerine karşılık" gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, "İran'a yönelik tehditler ve ABD güçlerinin çıkarlarına karşı yasa dışı ve düşmanca eylemleri devam ettiği sürece direnişin süreceği" vurgulanarak, ABD yönetiminin tehditlerine ve "yasa dışı müdahalelerine" son vermesi çağrısında bulunuldu.
ABD ordusu ise daha önce İran tarafından Orta Doğu'daki ABD güçlerine doğru fırlatılan çok sayıda balistik füzenin engellendiğini açıklamış ve saldırı girişimini "beklenmedik bir saldırı girişimi" olarak nitelendirmişti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın hedef almaya çalıştığı yerin adını açıklamazken, İsrail basınında yer alan haberlerde İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssüne balistik füzeler fırlattığı belirtilmişti.
Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml
Yunan TV'sinde canlı yayında peş peşe şok itiraflar! Haritaları gösterdiler: 'Anahtarlar Türkiye'de mi?'
Wed, 29 Jul 2026 04:58:13 Z
MİLLİYET.COM.TR / Türkiye'nin savunma sanayiindeki atılımları, denizlerdeki faaliyetleri ve Mavi Vatan doktrini Yunanistan'da gündem olmaya devam ediyor.
Son olarak Yunanistan'da yayın yapan Militaire kanalında konuşan ziraat mühendisi ve çevreci Elpida Tsampouraki, Ankara'nın Ege ve Doğu Akdeniz'de nüfuzunun gün geçtikçe arttığına dikkat çekerken Atina hükümetini sert sözlerle hedef aldı.
‘SADECE İZLEMEKLE YETİNİYORUZ’
Türkiye'nin uzun yıllardır belirli bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini savunan Tsampouraki, Yunanistan'ın ise bu süreci doğru okuyamadığını ve sadece izlemekle yetindiğini öne sürdü. Bununla birlikte, hükümetin Ege ve Doğu Akdeniz'de etkili bir politika geliştiremediğini iddia etti.
‘ANAHTARLAR TÜRKİYE’DE Mİ?’
Programın en dikkat çeken bölümünde Tsampouraki, Yunan hükümetine yönelttiği sert eleştirilerle gündem oldu. "Ege'nin anahtarlarını Türkiye'ye mi teslim ettik?" diye soran Yunan uzman, Ankara'nın Mavi Vatan stratejisini yıllardır kararlılıkla sürdürdüğünü, buna karşın Atina'nın gelişmeler karşısında sürekli savunmada kaldığını savundu.

‘GEREKLİ DERSLERİ ÇIKARMIYORUZ’
Türkiye'nin niyetini en az iki buçuk yıldır açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Tsampouraki, Yunan hükümetinin ise buna karşı yalnızca "uluslararası hukuka aykırı" açıklamaları yaptığını ileri sürdü. Türk-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı sürecinde de benzer bir tutum sergilendiğini söyleyen Tsampouraki, Ankara'nın attığı adımlardan gerekli derslerin çıkarılamadığını iddia etti.
‘EN AZ 30 YILLIK’
Türkiye'nin Mavi Vatan yaklaşımının yalnızca siyasi bir söylem olmadığını dile getiren Tsampouraki, bunun uzun vadeli bir stratejiye dayandığını öne sürdü. Ankara'nın denizlerde attığı adımların yıllar öncesinden planlandığını savunan Yunan uzman, bu stratejinin en az 30 yıllık bir perspektifle şekillendirildiğini iddia etti.
Yunan hükümetinin kamuoyuna farklı bir tablo sunduğunu ileri süren Tsampouraki, sahadaki gelişmelerin ise Türkiye'nin bölgedeki etkisinin giderek arttığını gösterdiğini savundu.
DENİZ PARKLARI VE EGE MESAJI
Konuşmasında Yunanistan'ın ilan etmeyi planladığı deniz parklarına da değinen Tsampouraki, Atina'nın deniz yetki alanları konusunda yıllardır belirsizlik yaşadığını öne sürdü.
Yunanistan'ın deniz mekansal planlamasını tamamlayamadığını hatırlatan Tsampouraki, Avrupa Birliği'nin bu konuda Atina'yı eleştirdiğini belirterek hükümetin Ege'deki politikalarının yeterli olmadığını savundu.
Ege Denizi'nde bugünkü tablonun yalnızca altı deniz mili karasuları üzerinden şekillendiğini ifade eden Tsampouraki, Münhasır Ekonomik Bölge'nin ilan edilmemesi nedeniyle Yunanistan'ın hukuki haklarını tam anlamıyla kullanamadığını iddia etti.

‘SONBAHARDA GELİŞMELER YAŞANABİLİR’
Yunanistan'ın uzun yıllardır dile getirdiği 12 deniz mili tezine de değinen Tsampouraki, Atina'nın bu yaklaşımı yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut şartlarda müzakere seçeneğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Yunan uzman, sonbaharda bu konuda yeni diplomatik gelişmeler yaşanabileceğini öne sürdü.
‘DENGELERDE KRİTİK ÜLKE’
Konuşmasının sonunda NATO Zirvesi,Ankara’da gerçekleştirilen temaslar ve Avrupa Parlamentosu'ndaki değerlendirmelere de değinen Tsampouraki, Türkiye'nin son dönemde uluslararası platformlarda stratejik önemini artırdığına işaret etti.
Ankara'nın hem NATO içerisindeki konumu hem de Doğu Akdeniz ile Ege'de izlediği politikalar sayesinde bölgesel dengelerde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Tsampouraki, Türkiye'nin müttefikleri açısından da kritik bir ülke olarak öne çıktığını ifade etti.
NE OLMUŞTU?
Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini son yıllarda Yunan kamuoyunda en fazla tartışılan başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler, Yunan basınında sık sık Ankara'nın bölgesel etkisi ve izlediği strateji üzerinden değerlendiriliyor.
Dünyanın en korkulan hapishanesinde müzik stüdyosu! Çete lideri nasıl şarkıcı oldu?
Wed, 29 Jul 2026 05:02:41 Z
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr– Orta ve Batı Afrika'nın kesişim noktasında yer alan ve yaklaşık 30 milyon nüfusa sahip Kamerun, yüksek suç oranları nedeniyle güvenlik açısından riskli ülkeler arasında gösteriliyor. Ülkenin yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip en büyük şehriDouala’dakapkaç, yankesicilik ve silahlı soygun gibi vakaların yoğunluğu sebebiyle birçok ülke vatandaşlarını buraya seyahat ederken dikkatli olmaları konusu nda uyarıyor. Resmî verilere göre ülkede 76 cezaevi bulunuyor ve bu tesislerin doluluk oranının yüzde 164,3 olduğu tahmin ediliyor. Kapasite aşımı, cezaevlerindeki güvenlik risklerini ve tehlikeleri daha da artırıyor. Bu ortamda ülkenin en tehlikeli cezaevlerinden biri olarakDouala’dabulunan New Bell Öne çıkıyor.
ŞEHİR İÇİNDE BİR ŞEHİR GİBİ
Kötü şöhretiyle tanınan New Bell, sahip olduğu mevcut koşullar nedeniyle birçok kişinin gözünde bir cezaevinden ziyade şehir içinde kurulmuş ayrı bir yerleşim yerini andırıyor. Gardiyan sayısının yetersizliği sebebiyle devlet otoritesinin zayıf kaldığı tesis, mahkûmların kendi oluşturdukları sosyal düzene göre işliyor. Tesis içinde postacılık yapan, güvenliğin sağlanmasında gardiyanlara yardım eden ve pazarcılıkla geçimini sağlayan mahkûmlar yer alıyor. Hatta bu düzen içinde müzik yapıp seslerini dünyaya duyurmayı başaranlar bile var.
Hapishanede mahkûmlarca kurulan ve eski bilgisayarların bulunduğu küçük bir kayıt odası, müziğe yeteneği ve ilgisi olan mahkûmları kendi çaplarında birer müzik yıldızına dönüştürüyor. Bunun en dikkat çeken örneklerinden biri ise ülkenin en korkulan çete liderlerindenEmpereur. Çete liderinin, hapishane içinde "JailTimeRecords" adıyla kurulan müzik stüdyosunda çekilen klibinin video platformlarında 24 bin izlenmeye ulaştığı biliniyor.

Empereur
‘MÜZİK SAYESİNDE DÖRT DUVAR ARASINDA KALMIYORUZ’
Cezaevindeki ilkel müzik stüdyosunun kurucuları; müzik yapmanın mahkûmlara iyi geldiğini ve ortamdaki tansiyonun düşmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor. BBC’ye konuşanJailTimeRecords'ınkurucu ortaklarından eski mahkûm SteveHappi, müzik yapmayı bir direniş aracı olarak tanımlayarak “Burada gerçekten dostluğu, sevgiyi paylaşabiliyoruz ve sesimiz duyulabiliyor. Artık dört duvarı düşünmüyor, müzik sayesinde özgürlüğü buluyoruz.” şeklinde konuştu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü 2022'de yayımladığı raporda, cezaevinde 4 bin 700’den fazla mahkûmun bulunduğunu aktardı. Bu durum, tesisin kapasitesinin çok üzerinde insan barındırdığı anlamına geliyordu. Koşulların zorluğu, mahkûmlar arasındaki gerginliği de tırmandırıyordu. Yetersiz hijyen nedeniyle yaşanan salgınlarda çok sayıda mahkûm hayatını kaybetti. 2008'deki bir firar girişimi sırasında ise gardiyanlar 16 mahkûmu vurarak öldürdü. Müzik stüdyosu, tam da bu tür olaylara karşı mahkûmları rehabilite etmek ve sakinleştirmek amacıyla 2018 yılında İtalyan sanatçıDioneRoachile hapishanedeki mahkûmlardan müzik yapımcısı SteveHappiortaklığıyla kuruldu.Roach, cezaevinde katıldığı gönüllü bir etkinlikte bir grup mahkûmun rap yapmasından etkilendi ve cezaevi yönetiminden stüdyo için izin istedi. Yönetimin yeşil ışık yakması üzerineRoach, o esnada cinayet suçlamasıyla New Bell'de haksız yere tutuklu bulunan (iki yıl sonra beraat eden) ses mühendisi ve yapımcı SteveHappiile birlikteJailTimeRecords’uhayata geçirdi. Giderek ünlenen stüdyonun ilk kadın sanatçısı, 2022'deShow MeTheWayşarkısıyla çıkış yapanJejeoldu.

Jeje
JailTimeRecords’unkurucuları benzer projeleri farklı Afrika ülkelerinde de uygulamak istiyor.RoachveHappibu amaçla 2023 yılında Burkina Faso'nun başkentiOuagadougou'dakimerkez hapishanesinde bir müzik stüdyosu daha kurdu. İkili, bu stüdyonun arkasındaki hikâyeyi çekilen belgesellerle dünyaya duyuruyor. New Bell Hapishanesi birçok kişi için korku dolu bir yer olarak anılsa daHappi’yegöre pek çok mahkûm için ‘kendilerini bulacakları bir ışık’ niteliğinde. Konu hakkında konuşanHappi, “Bundan önce katı bir zihniyete sahiplerdi; kendilerini dünyaya karşı bir savaşın içindeymiş gibi hissediyorlardı. Artık önemli olduklarını ve toplumda bir yerlerinin bulunduğunu hissediyorlar.” dedi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: Dayatma yapmayacağım
Wed, 29 Jul 2026 04:01:52 Z
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antoio Guterres, görev süresi dolmadan önce Ada’ya gitti. 16 yıl aradan sonra Ada’ya giden görevdeki ilk BM Genel Sekreteri olan Guterres, Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlatılması için yürütülen çabalara bağlılığını yineledi.
Guterres, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ayrı ayrı kendi makamlarında görüştü. Guterres, Hristodulidis ile bir araya geldiği görüşmede, bölgede yaşanan gelişmelerin Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını her zamankinden daha önemli bir hale getirdiğini ifade etti. Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm bulmakla yakından ilgilendiklerini söylerken, “Bu ziyaretim, Kıbrıs halkıyla dayanışma içinde olduğumu ve Kıbrıs’ta artık nihai bir çözüme ulaşılmasını sağlama konusundaki güçlü kararlılığımı göstermeyi amaçlıyor” dedi.
Çözüm halka bağlı
Bu sürecin öncelikle bizzat Kıbrıslılara bağlı olduğunu, ayrıca garantörlerin de üstlenmesi gereken bir rol bulunduğunu belirten Guterres, “Bu çok önemli dönemde Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri desteklemek adına elimden gelen her şeyi yapacağım” ifadelerini kullandı.
Bir çözümün yalnızca Kıbrıs’a değil, bölgenin tamamına fayda sağlayacağını ifade eden Guterres, BM’nin süreci kolaylaştırabileceğini ve destekleyebileceğini ancak herhangi bir çözümü taraflara dayatamayacağını vurguladı. Genel Sekreter, “Kimseye ne yapılması gerektiğini söylemek benim görevim değil. Buradayım; alçakgönüllülükle ve çabalarınızı desteklemek için bulunuyorum” dedi.
Rum lider Hristodulidis de, Guterres’in ziyaretinin Kıbrıs meselesine bağlılığının açık bir göstergesi olduğunu belirtti, yapılacak görüşmeleri ve istişareleri sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.
BM Genel Sekreteri, görüşmeler sonrasında, temaslarını yapıcı olarak niteledi, “Her iki taraftaki insanların yararına olacak şekilde güven artırıcı önlemlerin geliştirilip geliştirilemeyeceğini görmek istiyorum”dedi.
Ara bölgede akşam yemeği
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgede düzenlenen akşam yemeğinde bir araya geldi.
Erhürman: Çabalarınızı destekliyoruz
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün kuzeye geçerek, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la görüştü.
Görüşme öncesinde açıklamalarda bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik iradesine vurgu yaptı. Erhürman, “2004 ve 2017 yıllarında yaşanan deneyimlerden farklı olarak, bu kez ortak hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacak yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz” derken, BM Genel Sekreteri’nin yürüttüğü çabaları desteklediklerini belirtti. Erhürman, “Çabalarınızı güçlü şekilde destekliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, önlerinde önemli fırsatlar bulunduğunu ifade ederken, bu fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayacak ve süreci ileriye taşıyacak her türlü girişimi desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.
F-35 konusunu açamadı
Wed, 29 Jul 2026 05:01:05 Z
Görüşme sırasında Netanyahu, Türkiye aleyhine F-35 konusunu dile getiremezken, umduğunu bulamadı. Beyaz Saray’a ön kapıdan girmesini reddedilen Netanyahu, yan kapıdan içeri alınırken düşük seviyede bir protokolle karşılandı. Oval Ofis’teki basına kapalı 75 dakika süren görüşme öncesi ve sonrasında açıklama yapılmadı. Görüşme üzerine sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ikili arasındaki görüşmenin “verimli ve olumlu” geçtiğini belirtti. Netanyahu’nın iletişim direktörü Tzipi Hotovely ise gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail’in İran konusunda ABD’yi belirli bir yöne ittiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Başbakan, ABD Başkanı’na ne yapması gerektiğini söylemiyor ve onu herhangi bir yöne yönlendirmiyor. Her iki taraf da İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek istiyor” dedi. Hotovely, “İsrail’in karşı çıktığı ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışı konusu ise toplantıda gündeme gelmedi” diye konuştu.
VİDEOLU MESAJ YAYINLADI
Netanyahu görüşme sonrası yayımladığı video mesajda, Trump’la şimdiye kadar en iyi görüşmelerinden birini yaptığını ileri sürdü. Netanyahu, “Tam bir işbirliği, karşılıklı destek ve İran’ın nükleer silah sahibi olmaması başta olmak üzere ortak hedeflerimiz konusunda tam mutabakat içinde gerçekleşen bir görüşmeydi” dedi. Ayrıca Netanyahu görüşmenin “fikir alışverişinde bulunmak ve ayrıca İsrail’in güvenliği ile geleceği açısından önemli olan konularda koordine olmak için bir fırsat” olduğunu belirtti.
PROTESTOLARLA KARŞILANDI
Görüşme öncesi Beyaz Saray yakınlarında protestolar düzenlendi. Netanyahu'ya sert tepki gösteren eylemciler, Filistin'e destek mesajları verdi.
TRUMP, PARMAK SALLADI
ABD Başkanı Trump, önceki gün, Türkiye'ye F-35 uçağı satışına karşı çıkan Netanyahu'ya, "Kimse bana ne satıp satmayacağımı söyleyemez. Türkiye büyük bir müttefikimiz. Erdoğan benim dostum" yanıtını vermişti. Trump, dünkü görüşme öncesinde de Netanyahu'nun İran'ın Kazma Dağı ile ilgili istihbarat bilgilerini kendisiyle paylaşmak isteyeceği hatırlatıldığında "Bibi'nin bunu bana söylemesine ihtiyacım yok" ifadesini kullandı.
KATZ: ABD İZİN VERMİYOR
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’ın enerji altyapısına yeni saldırılar düzenlemek istediklerini ancak ABD’nin onay vermediğini belirtti. Katz, “ABD, İran’ın komşu ülkelere saldırması ve küresel petrol krizini tetikleyeceği endişesiyle şu an buna onay vermiyor” ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı'nda 3 petrol tankerini hedef aldık
Wed, 29 Jul 2026 03:47:12 Z
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusunun Deniz Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan 3 petrol tankerinin "uyarılara rağmen tehlikeli ve yasa dışı olduğu belirtilen rotada ilerlemeye devam ettiği" belirtildi.
Söz konusu tankerlerin hedef alındığı ve durdurulmaya zorlandığı ifade edilen açıklamada, ABD ordusunun bölgedeki "müdahalelerinin ve gemilere yönelik yasa dışı talimatlarının" karşılıksız kalmayacağı uyarısında bulunuldu.
ÜRDÜN'DEKİ ABD ÜSSÜ DE HEDEF ALINDI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ayrıca Ürdün'deki bir ABD hava üssü ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bulunduğu merkezin çok sayıda balistik füzeyle hedef alındığını duyurdu.
İran resmi medyasında yer alan haberlere göre, Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, saldırının "ABD ordusunun saldırgan eylemlerine karşılık" gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, "İran'a yönelik tehditler ve ABD güçlerinin çıkarlarına karşı yasa dışı ve düşmanca eylemleri devam ettiği sürece direnişin süreceği" vurgulanarak, ABD yönetiminin tehditlerine ve "yasa dışı müdahalelerine" son vermesi çağrısında bulunuldu.
ABD ordusu ise daha önce İran tarafından Orta Doğu'daki ABD güçlerine doğru fırlatılan çok sayıda balistik füzenin engellendiğini açıklamış ve saldırı girişimini "beklenmedik bir saldırı girişimi" olarak nitelendirmişti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın hedef almaya çalıştığı yerin adını açıklamazken, İsrail basınında yer alan haberlerde İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssüne balistik füzeler fırlattığı belirtilmişti.
Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml
Oyuncak hikayesi 5'ten rekor: 2026'nın en çok kazanan filmi oldu!
Tue, 28 Jul 2026 15:48:00 +0300Sinema salonlarında büyük bir gişe başarısına imza atan Oyuncak Hikayesi 5 (Toy Story 5), küresel çapta 1 milyar dolar barajını aşarak 2026 yılının şu ana kadar en çok hasılat elde eden yapımı unvanını ele geçirdi.
Kerbela’nın yasında kardeşlik ve dayanışma çağrısı
Tue, 28 Jul 2026 14:24:00 +0300Ankara Divriği Kültür Derneği, ANKADEF, ASİMDEF ve köy derneklerinin Mamak’ta düzenlediği “Yas-ı Matem Kardeşlik Lokması” programında Kerbela şehitleri anıldı. Etkinlikte, Muharrem ayının manevi anlamına vurgu yapılırken birlik, adalet ve dayanışma mesajları öne çıktı.
The Bodyguard müzikali 11 Eylül'de ilk kez Türkiye'de sahnelenecek
Tue, 28 Jul 2026 13:52:00 +0300"The Bodyguard" müzikali, ilk kez Türkiye'de sanatseverlerle buluşacak.
Altın Portakal’ın Genç Başarı Ödülleri Cem Yiğit Üzümoğlu ve Leyla Smyrna Cabas’a
Tue, 28 Jul 2026 13:15:00 +030063. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; “Genç Başarı Ödülleri” bu yıl Cem Yiğit Üzümoğlu ve Leyla Smyrna Cabas’a takdim edilecek.
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası 20. yılını İstanbul konseriyle kutlayacak
Tue, 28 Jul 2026 13:02:00 +0300Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, 20. kuruluş yılını 1 Ağustos'ta İstanbul'da vereceği konserle kutlayacak.
Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml
Terazi (22.10.2013)
Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300Terazi
Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news
No items found.
Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news
EMEKLİ MAAŞ FARKI NE ZAMAN YATACAK 2026: Emekli maaş farkı ödeme tarihi belli oldu mu? SSK, Bağ-Kur en düşük emekli maaş farkı hangi tarihte ödenecek?
Wed, 29 Jul 2026 07:37:32 GMTEMekli maaş farkları gündemdeki yerini aldı. En düşük emekli maaşı için düzenleme önce TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda ardından Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Böylelikle, 20 bin TL olarak ödenen en düşük emekli maaşı 13.552 TL'ye çıktı. Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından en düşük emekli maaşı resmiyet kazanacak. Sonraki süreçte ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fark ödeme tarihi duyurulacak. Peki emekli maaş farkı ödeme tarihi belli oldu mu? SSK, Bağ-Kur en düşük emekli maaş farkı hangi tarihte ödenecek? Detaylar haberimizde...
Gözler altında... Düşüş sürecek mi?
Tue, 28 Jul 2026 23:30:14 GMTAltın haftanın ikinci gününde yeniden düşüş trendine girdi. Öyle ki gram altın 6 bin 150 liraya kadar geriledi. Peki güvenli liman altın haftayı nasıl kapatacak? Düşüş ilerleyen günlerde de devam edecek mi? CNN TÜRK Muhabiri Emel Telli, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Güney’e sordu.
Buğday ihracatında kısıtlama sona erdi
Tue, 28 Jul 2026 23:18:33 GMTToprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Mart 2025'ten bu yana kapalı olan ekmeklik buğday ve buğday kırıkları ihracatının yeniden serbest bırakıldığını açıkladı. İhracat başvuruları kontrollü şekilde değerlendirilecek.
TEMMUZ ENFLASYON BEKLENTİSİ 2026: Temmuz ayı enflasyonu yüzde kaç olacak? TÜİK Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklama tarihi
Tue, 28 Jul 2026 21:58:39 GMTTemmuz ayı enflasyon beklentisi gündemdeki yerini aldı. Temmuz ayının son günlerinin gelmesiyle birlikte vatandaşlar ve piyasa takipçileri, temmuz ayı enflasyon beklentisinin ne olduğunu sorgulamaya başladı. Bilindiği üzere Temmuz ayı enflasyon rakamları hesaplandıktan sonra Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından vatandaşlara duyurulacak. Her ayın başında bir önceki aya ait enflasyon verileri TÜİK tarafından açıklanmaya devam ediyor. Peki Temmuz ayı enflasyonu yüzde kaç olacak? İşte TÜİK Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklama tarihi...
SÜPER LOTO SONUÇ SORGULAMA EKRANI: 28 Temmuz Süper Loto sonuçları nereden ve nasıl sorgulanır? MPİ Süper Loto sonuçları tıkla öğren sorgula
Tue, 28 Jul 2026 21:53:02 GMTSüper Loto sonuç sorgulama ekranı gündemdeki yerini aldı. Haftanın belirli günlerinde gerçekleştirilen Süper Loto çekilişinin sonuçları, ikramiye umuduyla kupon dolduran vatandaşlar tarafından merak konusu oldu. Süper Loto çekilişi akşam 21.30'da başlayacak. Çekiliş sonuçları ise yaklaşık 15 dakika içerisinde belli olacak. Süper Loto çekilişinde büyük ikramiye tutarı binlerce kişiyi ekran başına kilitledi. Peki 28 Temmuz Süper Loto sonuçları nereden ve nasıl sorgulanır? İşte MPİ Süper Loto sonuçları tıkla öğren sorgula...
Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml
Error: Content does not appear to be XML
Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan CHP'den istifa etti
Tue, 28 Jul 26 23:55:50 +0300Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye katıldığını açıkladı. Gencan, ""Yeni bir yolun, yeni bir heyecanın ve yeni bir başlangıcın ülkemize güç katmasını diliyorum" dedi.
Bilecik Belediye Başkanı Subaşı Yeni Parti'ye geçiyor
Mon, 27 Jul 26 21:59:24 +0300Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Yeni Parti'ye geçeceğini duyurdu. Başkan Subaşı'nın yanı sıra Belediye Meclisinde bulunan 16 CHP'li meclis üyesinin de Yeni Parti'ye geçeceği öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Senegalli mevkidaşı ile telefonda görüştü
Mon, 27 Jul 26 18:48:35 +0300Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, iki ülkenin savunma sanayii alanında ilişkilere ivme kazandırmasının kritik önem arz ettiğini de, Türkiye’nin "kazan-kazan" anlayışıyla adımlar atmayı sürdüreceğini kaydetti.
Meral Akşener Vakfı resmen kuruldu
Sat, 25 Jul 26 15:42:13 +0300İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener'in kurduğu "Meral Akşener Vakfı", İstanbul merkezli olarak resmen tescil edildi. Vakıf, eğitimden sağlığa, sosyal yardımdan çevre projelerine kadar birçok alanda faaliyet yürütecek.
Yeni Parti sonrası Kılıçdaroğlu'ndan ilk mesaj: 'Çok şükür...'
Sat, 25 Jul 26 14:58:51 +0300Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Parti’nin kurulmasının ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml
Parasını X'e yatırana Musk'tan yüzde 6 faiz
Wed, 29 Jul 2026 07:51:00 +0300Elon Musk’ın X’i, sosyal medya hesabına gömülü para transferi, Visa banka kartı ve faiz getirili hesap hizmetini ABD’de açtı. İlk aşamada ücretli abonelere sunulan X Money, mevduata yüzde 6’ya varan getiri ve alışverişte yüzde 3 iade sağlıyor.
Apple 5 trilyon doları gördü, yapay zekâ faturası rakipleri bastırdı
Wed, 29 Jul 2026 06:09:00 +0300Apple hisseleri 28 Temmuz’da 342,89 dolarla rekor kırarak şirket değerini kısa süreliğine 5,036 trilyon dolara taşıdı. Dev teknoloji şirketleri veri merkezlerine büyük bütçeler ayırırken Apple’ın daha temkinli harcama modeli öne çıktı.
Netflix BBC’yi ilk tercihte geçti, izlenme payında fark kapanmadı
Wed, 29 Jul 2026 06:02:00 +0300İngiltere’de televizyonu açan izleyicilerin yüzde 26’sı ilk olarak Netflix’e yönelirken BBC yüzde 25’te kaldı. Ancak toplam video izleme süresinde geleneksel yayıncı üstünlüğünü korudu; YouTube ise rekabeti daha da sıkıştırdı.
Trump Kuzey Amerika ticaret anlaşmasını gözden çıkardı
Wed, 29 Jul 2026 05:47:00 +0300Trump, Kuzey Amerika ticaret anlaşmasını güncellemek istemediğini söylerken Kanada yeni tarifelerin gölgesinde Washington’a üst düzey heyet gönderme kararı aldı. Otomotiv ve metal ticaretindeki baskı müzakereleri daha da zorlaştırıyor.
ABD Çinli robotlara ithalat duvarı çekti
Wed, 29 Jul 2026 05:42:00 +0300ABD, güvenlik ve veri sızıntısı riskini gerekçe göstererek Çin'de üretilen yeni insansı ve dört ayaklı robot modellerine pazar kapısını kapattı. Karar, enerji şebekeleri ve veri merkezlerinde kullanılan inverterleri de kapsıyor.
Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltında
Wed, 29 Jul 2026 07:51:00 +0300Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında Başkan Sinem Dedetaş ile birlikte 6 kişi gözaltına alındı.
Erhan Erken: Kapalıçarşı sadece çarşı değil, yaşayan bir medeniyet okuludur
Wed, 29 Jul 2026 07:18:00 +0300İTO Meclis Başkanı Dr. Erken'e göre 'Semt Hikâyeleri', kelimelerin peşine düşülen bir şehir yolculuğu. Kapalıçarşı ise alışveriş yapılan bir mekândan çok, güvenin, ahiliğin ve şehir medeniyetinin asırlardır yaşadığı bir okul.
Suudi Arabistan: İran yanlısı milisler uluslararası hukuku çiğniyor
Wed, 29 Jul 2026 05:50:00 +0300Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Irak'taki İran yanlısı milislerin düzenlediği saldırıları "sorumsuz bir tırmanma politikası" olarak nitelendirerek, bu eylemlerin uluslararası hukuku ihlal ettiğini açıkladı.
ABD ve Suudi Arabistan İran destekli hedefleri vurdu
Wed, 29 Jul 2026 03:53:00 +0300ABD ordusu, Suudi Arabistan ordusuyla koordineli şekilde Irak'ta İran destekli gruplara ait hedeflere hava saldırıları düzenlediğini duyurdu.
İran, Ürdün'deki ABD üssüne balistik füzelerle saldırdı
Wed, 29 Jul 2026 02:13:00 +0300Amerikalı bir yetkili, İran tarafından Ürdün'deki ABD üssüne fırlatılan 4 balistik füzenin engellendiğini açıkladı.
Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/
SGK ve Türkiye Sigorta'dan emekliler için iş birliği
Tue, 28 Jul 2026 18:46:00 +0300Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye Sigorta iş birliğiyle SGK emeklilerine yönelik yeni bir kampanya hayata geçirildi.
Sigortacılığı toplumun daha geniş kesimleri için erişilebilir kılmayı amaçlayan SGK emeklilerine özel kampanya, Ankara’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı.
Kampanya kapsamında, Emekli Dijital Kart sahiplerine Tamamlayıcı Sağlık, Konut, Kasko ve Trafik Sigortalarında özel indirimler ile vade farksız 12 taksite kadar ödeme kolaylığı sunuluyor. Türkiye Sigorta, geniş ürün yelpazesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla emeklilerin ihtiyaç duyduğu güvence çözümlerini avantajlı koşullarla erişilebilir hale getiriyor.
Kampanyaya ilişkin iş birliği protokolü; Ankara’da düzenlenen toplantıda, SGK Başkanı Yunus Elitaş ile Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak arasında imzalandı. Toplantının açılışında konuşan SGK Başkanı Yunus Elitaş, Sosyal Güvenlik Kurumu olarak, emeklilerin kamu hizmetlerinden daha fazla fayda sağlamalarına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.
Başkan Elitaş, 86 milyon vatandaşın refahının aynı zamanda Türkiye’nin de refahı ve gücü olduğunu ve emeklilerin de bu refahı en çok hak edenler arasında yer aldığını belirterek, “Emeklilerimizin her daim yanında olduk, başımızın tacı yaptık. Bildiğiniz gibi 2024 yılı ülkemizin kalkınmasına emekleri ile katkıda bulunmuş olan emeklilerimize verilen değeri ortaya koymak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ‘Emekliler Yılı’ olarak ilan edilmişti. ‘Türkiye Yüzyılının Emektarları’ olan emekli vatandaşlarımızın refah ve esenliklerini desteklemek, emeklilerimizin bilgi ve tecrübelerinden faydalanarak potansiyellerini kullanabilmeleri ve sosyal yaşamlarını güvence altına almak için sağlıktan ulaşıma, sosyal imkanlardan kültürel faaliyetlere kadar geniş bir yelpazeye yayılan pek çok hizmet devreye alınmıştı.” dedi.
17 milyon emeklinin faydalanabileceği örnek bir iş birliğini hayata geçirildiğini duyuran Elitaş, nbsp;SGK ile Türkiye Sigorta arasında "Dijital Emekli Doğrulama Servisi İş Birliği ve Veri Paylaşım Protokolü’nün imzalandığını bildirdi. Elitaş, “28 Temmuz tarihinde imzalanan protokol ile emeklilerimizin Türkiye Sigorta tarafından sunulan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Kasko, Trafik ve Konut Sigortasına yönelik düzenlenecek indirim kampanyalarından güvenli, hızlı ve kolay şekilde yararlanabilmelerinin önü açılmıştır. Protokol kapsamında geliştirilen Dijital Emekli Doğrulama Servisi ile kampanyalardan yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın e-Devlet üzerinden oluşturdukları Emekli Dijital Kart bilgisi, vatandaşımızın açık rızasının bulunması halinde doğrulanarak işlemler hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilecektir.” şeklinde konuştu. nbsp;
Vatandaşlardan herhangi bir fiziki belge talep edilmeyeceğini, doğrulama işlemlerinin tamamen dijital ortamda, güvenli ve hızlı bir şekilde yapılacağını belirten Elitaş, “Sosyal Güvenlik Kurumu olarak dijital dönüşüm çalışmalarımız kapsamında kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde vatandaşlarımızın hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı, bürokrasiyi azaltmayı ve kamu hizmetlerinde etkinliği artırmayı hedefliyoruz. Türkiye Sigorta ile gerçekleştirilen bu iş birliğinin örnek bir kamu-özel sektör iş birliği modeli oluşturacağına yürekten inanıyor, emeklilerimize sunulacak avantajlı kampanyaların ülkemize ve tüm emeklilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. İş birliğine verdikleri desteklerden dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a ayrıca teşekkür ediyorum.” dedi.
Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak ise şunları kaydetti:
"Türkiye Sigorta olarak, toplumun her kesiminin sigortaya erişimini artırmayı stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Ülkemize uzun yıllar emek vermiş, üretimine, kalkınmasına ve toplumsal yaşamına önemli katkılar sunmuş emeklilerimizin sağlık, araç ve konutlarının güvence ihtiyaçlarına kapsamlı, erişilebilir ve avantajlı çözümler sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.
Sosyal Güvenlik Kurumumuz ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu kampanyayı, vatandaşlarımıza doğrudan dokunan ve sosyal fayda üreten önemli bir kurumsal sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Kamu ve özel sektörün ortak sorumluluğuyla geliştirilen bu iş birliği sayesinde Emekli Dijital Kart sahibi vatandaşlarımız; Tamamlayıcı Sağlık, Konut, Kasko ve Trafik Sigortalarında özel indirimlerden yararlanırken, vade farksız 12 taksite varan ödeme kolaylığına da sahip oluyor. Bununla birlikte, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda sektörde ilk kez sigortalanma yaşını 70’e kadar yükselterek daha fazla emeklimizi güvence kapsamına alırken, genişletilmiş asistans hizmetlerimizle poliçe teminatlarının ötesine geçen bir hizmet anlayışı sunuyoruz.”
nbsp;
"Geleceğin Kadın Liderleri" için yeni dönem başvuruları başladı
Tue, 28 Jul 2026 18:39:00 +0300KAGİDER ve Sanofi Türkiye iş birliğiyle 16 yıldır sürdürülen Geleceğin Kadın Liderleri Programı’nın 2026 başvuruları açıldı.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Sanofi Türkiye iş birliğiyle genç kadınların kariyerlerine daha güçlü bir başlangıç yapmalarını desteklemek amacıyla yürütülen Geleceğin Kadın Liderleri Eğitim Programı’nın 2026 dönemi başvuruları başladı.
Bu yıl 16’ncı yılını kutlayan program, üniversiteden iş yaşamına geçiş sürecindeki genç kadınların kişisel ve profesyonel yetkinliklerini geliştirmeyi, kariyer hedeflerini somutlaştırmalarını ve iş dünyasında ihtiyaç duyacakları güçlü iletişim ağlarına erişmelerini amaçlıyor.
Üniversitelerin lisans bölümlerinden 2026 yılında mezun olan veya son sınıfa geçerek 2027 yılında mezun olacak genç kadınlar, 16 Ağustos 2026 Pazar günü saat 23.59’a kadar Geleceğin Kadın Liderleri internet sitesi üzerinden programa başvurabilecek. Başvuruların ardından adaylar, proje ekibi tarafından gerçekleştirilecek ön eleme ve video mülakat süreçlerinden geçecek. Programa kabul edilen adaylara sonuçlar eylül ayı sonunda e-posta yoluyla bildirilecek.
Eğitim, mentorluk ve güçlü bir kariyer ağı
Programa kabul edilen genç kadınlar, 4–5 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, değişen liderlik anlayışından etkili iletişime, teknoloji ve sürdürülebilirlikten proje yönetimine, kariyer planlamasından mülakat tekniklerine kadar iş yaşamının farklı alanlarına yönelik kapsamlı bir içerikle buluşacak. Eğitim programında katılımcılar, alanında uzman eğitmenlerin yanı sıra iş dünyasından rol modellerle bir araya gelecek, insan kaynakları profesyonelleriyle mülakat simülasyonlarına katılacak ve kariyer yolculuklarında kendilerine rehberlik edecek bir profesyonel çevre oluşturma fırsatı yakalayacak. Programı tamamlayan genç kadınlar, mezun ağına dahil olarak kariyerlerinin ilk dönemlerinde mentorluk, deneyim paylaşımı ve farklı iş fırsatlarına erişim konusunda da destek alacak. nbsp;
“GKL artık güçlü bir kariyer ve dayanışma ağı”
Programın genç kadınların öz güvenlerini geliştirmelerine, potansiyellerini görünür kılmalarına ve iş yaşamında kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağladığını belirten Sanofi Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Aysun Hatipoğlu şunları söyledi: “Geleceğin Kadın Liderleri, tek seferlik bir eğitim programının çok ötesinde, yıllar içinde büyüyen güçlü bir dayanışma ve gelişim ağına dönüştü. Mezunların yüzde 92’sinin iş yaşamına katılması, yüzde 6’sının girişimci, yüzde 22’sinin ise üst düzey yönetici olarak kariyerini sürdürmesi, genç kadınlar doğru fırsatlarla buluştuğunda yaratabilecekleri dönüşümü açıkça ortaya koyuyor. Program mezunlarının birbirlerini desteklediğini, deneyimlerini paylaştığını ve kendilerinden sonra gelen genç kadınlara yol açtığını görmek de programın yarattığı etkinin en değerli göstergelerinden biri. Sanofi olarak fırsat eşitliğinin toplumsal gelişimin ve sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez bir unsuru olduğuna inanıyoruz. Yeni adaylarla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Geleceğin Kadın Liderleri ile 16 yıldır bu eşitsizliği azaltmak, genç kadınların kendi güçlerinin farkına varmalarını ve kariyerlerine daha hazırlıklı başlamalarını sağlamak için çalışıyoruz. Programa başvuracak her genç kadına şunu söylemek isterim: Geleceği değiştirecek potansiyel zaten sizde; önemli olan onu ortaya çıkaracak fırsatla buluşmanız.” dedi.
"Genç Kadınların Liderlik Yolculuğunda Yanlarında Olmaya Devam Edeceğiz"
KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu programın uzun yıllardır oluşturduğu etkiye vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu:
"Genç kadınların kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapabilmeleri için bilgiye, doğru rehberliğe ve ilham veren rol modellere erişebilmeleri büyük önem taşıyor. Geleceğin Kadın Liderleri Programı da tam bu ihtiyaca cevap veren, yıllar içinde güçlü bir dayanışma kültürü oluşturan örnek bir sosyal etki projesine dönüştü. Bugüne kadar Türkiye'nin dört bir yanından 22 bini aşkın başvuru aldık ve 1.950 genç kadının programı başarıyla tamamlayarak Geleceğin Kadın Liderleri mezun ağına katılmasına destek olduk. Bu güçlü mezun ağı, genç kadınların birbirlerinden öğrenmelerini, deneyimlerini paylaşmalarını ve kariyer yolculuklarında birbirlerini desteklemelerini sağlayan önemli bir ekosistem oluşturuyor. KAGİDER olarak kadınların ekonomik hayata eşit katılımını destekleyen her yatırımın, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz. Sanofi Türkiye ile sürdürdüğümüz iş birliği sayesinde genç kadınların, liderlik yetkinliklerini, özgüvenlerini ve profesyonel ağlarını geliştirmelerine katkı sunuyoruz. Bu yıl programa katılacak genç kadınların da mezunlarımız gibi kendi başarı hikâyelerini yazacaklarına ve geleceğin liderleri arasında yerlerini alacaklarına yürekten inanıyoruz."
nbsp;
Japonya depremle sarsıldı: Hasar tespit çalışmaları sürüyor
Tue, 28 Jul 2026 17:03:00 +0300Japonya'nın güneyinde yer alan Kumamoto eyaletinde 7,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Japonya Meteoroloji Ajansına (JMA) göre, eyaletin merkezinde bulunan Uki ve Hikawa bölgelerinde yerel saatle 16.27'de deprem oldu. 7,1 büyüklüğündeki deprem, 10 kilometre derinlikte kaydedildi.
Devlet televizyonu NHK'ye göre eyalet genelinde olası can kaybı durumu ile yaralıların sayısı tespit edilmeye çalışılıyor.
Ajans, depremin Kumamoto'nun Yatsuşiro, Uto, Maşiki bölgelerinde de şiddetli hissedildiğini belirtti.
Sarsıntılar devam ediyor
7,1'lik depremin ardından son 2 saat içerisinde Kumamoto eyaletinde büyüklükleri 4 ile 6,1 arasında değişen 10 deprem meydana geldi.
Kumamoto eyaletinin yer aldığı Kyuşu bölgesi genelinde yüksek hızlı tren (Şinkansen) seferleri ile yerel tren hatları durduruldu.
JMA, ülkenin güneybatısına yönelik verilen tsunami uyarısını yerel saatle 18.10'da kaldırdığını duyurdu.
Hasarı değerlendirme için kriz merkezi kuruldu
Tokyo hükümeti, depreme dair bilgi toplamak ve hasarı değerlendirmek amacıyla Başbakanlık Konutu'nda Kriz Yönetim Merkezi kurulduğunu bildirdi.
Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru, düzenlediği basın toplantısında, Kumamoto genelinde yol ve köprü hasarları ile bina çökmelerinin meydana geldiği bilgisini verdi.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, gazetecilere açıklamasında, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "tüm devlet kaynaklarını afet yardımları için ayırmaları talimatı verdiğini" aktardı.
Takaiçi, Bakanlar Kurulundan bir ekibi bölgeye gönderdiklerine işaret ederek, "(Olası) Can kaybı ve maddi hasarın boyutunu teyit etme aşamasındayız, yaralanmaların olduğunu haber aldık." dedi.
Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro, açıklamasında Japonya Kara, Deniz ve Hava Öz Savunma Kuvvetlerinin "hayat kurtarmayı önceliklendirme" faaliyetleri kapsamında bölgeye sevk edildiğini bildirdi.
Kumamoto, Fukuoka, Nagazaki ve Saga eyaletlerine irtibat subayları gönderdiklerini kaydeden Koizumi, "Bu kuvvetler hayat kurtarmayı en öncelikli hedef olarak belirleyerek işbirliği yapacak ve faaliyetler yürütecek. Şu an savaş uçakları ve helikopterler bölgeden bilgi topluyor." ifadelerini kullandı.
48 bin hanede elektrik kesintisi
Kumamoto’nun da yer aldığı Kyuşu bölgesi genelinde aktif iki nükleer santral bulunuyor. Saga eyaletindeki Genkai Nükleer Santrali ile Kagoshima eyaletindeki Sendai Nükleer Santralinde anormallik saptanmadı.
Mikroçip üretim sektörünün liderlerinden Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC) Kumamoto'daki fabrikasını tahliye ettiğini aktardı.
Eyalet içinde yoğun kullanılan Kumamoto Havalimanı'ndaki pist kullanıma kapatıldı.
Kyushu Elektrik Enerjisi İletim ve Dağıtım (KyuDen) internet sitesine göre, Kumamoto eyaleti genelinde yaklaşık 48 bin hanede elektrik kesintisi yaşandı.
Alışveriş merkezinde patlama
Bölgenin önemli turistik mekanlarından tarihi Kumamoto Kalesi ile Yatsuşiro Tapınağı'nda bazı yapılar çöktü.
Sarsıntıda Yatsuşiro İstasyonu'nda bir yük treni raydan çıktı.
Japonya merkezli kağıt imalat şirketi Nippon Paper'ın Yatsuşiro'daki fabrikasının bacası çöktü.
Eyaletin Kaşima bölgesinde hizmet veren Aeon Mall alışveriş merkezinde ise patlama meydana geldi. Çıkan yangında çatısı çöken tesis büyük hasar aldı.
Kyuşu Otoyolu üzerindeki Yatsuşiro ve Matsubaşi kavşaklarını birbirine bağlayan viyadüğün birleşim yerinden ayrılmasıyla, köprünün bir kısmı kayarak çöktü.
"Artçı depremlere dikkat edin" açıklaması
JMA Deprem ve Tsunami Önlemleri Planlama Sorumlusu Kiyomoto Şinci, açıklamasında gelecek bir hafta artçı depremlere dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.
Son deprem, Ocak 2024'te ülkenin batısındaki Noto Yarımadası'nda meydana gelen depremden bu yana ülkede kaydedilen ilk 7 büyüklüğündeki deprem olarak kayıtlara geçti.
Kumamoto eyaletinde Nisan 2016’da meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde 277 kişi yaşamını yitirmişti.
Yapay zekaya yatırım arttı, istihdam küçüldü: Teknoloji devlerinde yeni dönem
Tue, 28 Jul 2026 16:53:00 +0300ABD'li teknoloji devleri, 2026'nın başından bu yana yaklaşık 140 bin çalışanla yollarını ayırırken, maliyet tasarrufuyla sağladıkları kaynağı milyarlarca dolarlık yapay zeka altyapı yatırımlarına yönlendirmeyi sürdürüyor.
Yapay zeka yatırımlarına daha fazla kaynak ayıran ABD'nin önde gelen teknoloji şirketleri, 2026'nın ilk aylarından itibaren yaklaşık 140 bin kişiyi işten çıkardı. Şirketler, maliyetleri düşürürken yapay zeka odaklı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.
İstihdamda küçülme eğilimi
ABD'li teknoloji şirketleri, yapay zeka yatırımlarını tarihi seviyelere çıkarırken, istihdam tarafında küçülme eğilimini sürdürüyor.nbsp;
Financial Times'ın şirket bildirimleri ile Challenger, Gray and Christmas verilerinden derlediği analize göre, 2026'nın başından bu yana ülkede yaklaşık 140 bin teknoloji çalışanı işten çıkarıldı. Bu rakam, ABD'de açıklanan toplam işten çıkarmaların üçte birinden fazlasına karşılık geliyor.
İşten çıkarmalarda en büyük pay teknoloji devlerinde
İşten çıkarmalarda en büyük pay teknoloji devlerine ait oldu. Amazon, Oracle, Meta ve Microsoft'un toplamda yaklaşık 50 bin çalışanla yollarını ayırdığı, bu sayının şirketlerin toplam istihdamının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturduğu ifade edildi.
2026 mali yılını geçen yıla göre 21 bin kişilik daha düşük istihdamla tamamlayan Oracle'ın ardından Microsoft da temmuz ayında, büyük bölümü Xbox oyun biriminde görev yapan 4 bin 800 çalışanıyla yollarını ayırdı.
Pandemi döneminde hız kazanan işe alımların ardından gerçekleştirilen işten çıkarmalar, sektörde yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Şirketler ise sağladıkları maliyet avantajını yapay zeka odaklı yatırımlara aktarmayı sürdürüyor.
En büyük yatırım süreçlerinden birini geçiriyorlar
Son finansal veriler, teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarını ağırlıklı olarak veri merkezleri, gelişmiş çipler ve yapay zeka altyapısına ayırdığını ortaya koydu. Şirketler, yapay zeka alanındaki rekabeti güçlendirmek ve artan işlem kapasitesi talebini karşılamak için tarihlerinin en büyük yatırım süreçlerinden birini yürütüyor.
Amazon, Alphabet, Meta ve Microsoft'tan oluşan "Dört Büyük" hiper ölçekli şirket, 2026'da veri merkezi altyapısına toplam 725 milyar dolar yatırım yapmayı hedefliyor. Oracle ise OpenAI başta olmak üzere veri merkezlerine 70 milyar dolarlık kaynak ayırmayı planlıyor.
Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle: Urla 77
Tue, 28 Jul 2026 16:44:00 +0300Kendi Ritmini Arayanlara Urla'da Yeni Bir Yaşam Hikâyesi
Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle hayata geçirilen Urla 77, değişen yaşam beklentilerinden ilham alarak doğayla daha güçlü bağ kurmak isteyenler için tasarlandı. 77.000 metrekarelik arazi üzerinde yalnızca 77 müstakil, bahçeli villadan oluşan proje; tek katlı yaşam anlayışı, düşük yoğunluklu yerleşimi, sürdürülebilir çözümleri ve Urla'nın doğal ritmiyle kurduğu güçlü bağla öne çıkıyor.
Şehir yaşamından tamamen kopmadan daha sakin, dengeli ve dört mevsim yaşanabilir bir hayat sunan Urla 77; bölgenin doğal taş dokusundan ilham alan, tek katlı mimarisiyle mahremiyet, konfor ve doğayla uyumu bir araya getiriyor.
Urla merkeze yakın konumu; İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Çeşme ve Alaçatı'ya kolay ulaşım avantajı sunarken, eğitim, sağlık, gastronomi ve sosyal yaşam olanaklarına erişimiyle şehir yaşamının konforunu koruyor.
Şömine, yerden ısıtma, VRF sistemi ve elektrikli araç şarj ünitesiyle donatılan villalarda, 4 ve 5 odalı tiplerde özel havuz ve bağımsız ikinci yaşam alanları misafir evi, çalışma alanı veya hobi atölyesi olarak kullanılabiliyor.
Ortak alanlardaki güneş enerjisi sistemleri, yağmur suyu depolama altyapısı, elektrikli araç şarj üniteleri ve su tüketimini azaltan peyzaj uygulamalarıyla Urla 77, sürdürülebilir ve doğayla uyumlu bir yaşam anlayışı sunuyor.
Detaylı bilgi için tıklayın!
*Bu bir reklamdır.nbsp;
Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed
Error: Content does not appear to be XML
Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi
Bakan Kacır: Model fabrikalarımızın sayısını 16'ya çıkaracağız
Tue, 28 Jul 2026 13:41:07 GMTSanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB'de düzenlenen "11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni"nde yaptığı k...
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB'de düzenlenen "11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni"nde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde planlı sanayileşmeyi yaygınlaştırarak, AR-GE ve yenilik altyapısını güçlendirerek, nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak Türkiye Yüzyılı'na güçlü şekilde hazırlandıklarını söyledi.
Sanayi ve teknolojide, imalat sanayi katma değerini 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine, ihracatı da 36 milyar dolardan 278 milyar dolara taşıdıklarını bildiren Kacır, "Türkiye, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir halkasıdır. Türkiye Yüzyılı'nda daha güçlü ve müreffeh Türkiye'yi inşa etmeye kararlıyız" diye konuştu.
Kacır, kaynaklarını verimli yöneten, üretirken doğaya ve geleceğe saygılı davranan, yeniliği katma değere dönüştüren ülkelerin, geleceğin dünyasında söz sahibi olacağını anlattı.
Sürdürülebilirliği ve yüksek katma değerli üretimi kalkınma politikalarının merkezine yerleştirdiklerini ifade eden Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Göstergeler, bu yaklaşımın üretim gücümüze ve verimlilik performansımıza doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor. Çalışan başına reel üretimimiz 2002-2025 döneminde yüzde 105 arttı. Bu oran, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) ülkeleri ortalamasının yaklaşık 3,5 katına karşılık geliyor. Sanayimiz, verimlilik artışını 2026'da da sürdürüyor. Bu yılın ilk çeyreğinde, sanayide çalışılan saat başına üretim, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 artış gösterdi"
Kacır, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek ve daha ileri taşımak için işletmelerin verimliliğini, sürdürülebilirliğini ve teknolojik yetkinliğini artıran teşvik ve destek mekanizmalarını Bakanlık olarak devreye aldıklarını kaydetti.
Ekonominin lokomotif sektörlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümünü desteklemek üzere Dijital ve Yeşil Dönüşüm programlarını hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, "Bakanlığımızın ikiz dönüşüm yolculuğunda firmalara rehberlik ettiği programlarda, 226 milyon liraya kadar destek, yatırımların yüzde 40'ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Dünya Bankası işbirliği ile yürüttüğümüz 'Türkiye Yeşil Sanayi', 'Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri' ve 'Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş' projeleriyle 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk" ifadesini kullandı.
Kacır, 'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli adım attıklarını söyledi.
TÜBİTAK eliyle son 23 yılda kaynak verimliliği, süreç iyileştirme, enerji verimliliği ve yalın üretim alanlarında 2 bin 844 projeye 15,8 milyar lira destek verdiklerini bildiren Kacır, "Adana, Ankara, Bursa, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin ve Samsun'da sanayimizin yalın ve dijital dönüşüm yolculuğuna rehberlik eden 12 model fabrika kurduk. Model fabrikalarda bugüne kadar 800'ün üzerinde Öğren-Dönüş Programı gerçekleştirdik, 220 proje uygulama çalışması yaptık ve 3 binin üzerinde katılımcıya farkındalık eğitimi verdik. Hizmet sunduğu işletmelere yüzde 76'ya varan verimlilik artışı sağlayan model fabrikalarımızın sayısını önümüzdeki yılın sonuna kadar 16'ya çıkaracağız" değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, üretimin, istihdamın ve ihracatın omurgasını oluşturan KOBİ'lerin dijitalleşmeyi, yalın ve sürdürülebilir üretimi benimsemesinin, ekonominin rekabetçiliği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
KOBİ'lerin bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirebilmesi için finansman imkanlarının yanı sıra nitelikli danışmanlığa, ileri teknolojiye, eğitim altyapısına ve kurumsal işbirliklerine erişmesinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Kacır, şöyle devam etti:
"KOBİ'lerimize eğitim, danışmanlık, teknoloji adaptasyonu ve süreç iyileştirme alanlarında rehberlik eden merkezlerin kurumsal kapasitesini güçlendirmek üzere Sektörel Gelişim Merkezi Destek Programı'nı hayata geçirdik. Program kapsamında dijital, yalın ve yeşil dönüşüme hizmet eden altyapılara 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon liraya kadar geri ödemesiz KOSGEB desteği sağlıyoruz"
Kacır, verimliliğin, kurumların karar alma süreçlerine, işletmelerin üretim anlayışına ve bireylerin davranışlarına yerleşmesinin önemine işaret etti.
Akademi, kamu ve özel sektör arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını güçlendiren çalışmaların uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirten Kacır, "Verimlilik Dergisi'yle 1967'den bu yana akademisyenlerin ve sektör profesyonellerinin verimlilik odaklı çalışmalarını geniş kitlelerle buluşturuyoruz. 2014'ten itibaren icra ettiğimiz 'Verimlilik Proje Ödülleri' ile kamu ve özel sektörde verimliliği artıran yenilikçi uygulamaları görünür kılıyor, başarıları teşvik ediyoruz" diye konuştu.
Kacır, finale kalan projelerin, kamu kurum ve işletmelerinde 3,7 milyar liralık tasarrufa imkan sağladığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Üretimde katma değeri artıran projeleri taltif eden bu platforma 2025'te 49 ilden 451 proje ve 64 ilden 413 bağımsız değerlendirici başvurusu yapılması, programın gördüğü yoğun ilginin en somut göstergelerinden biridir. Bağımsız değerlendiricilerimiz titiz ve objektif incelemeler sonucunda 72 projeyi finale taşıdı. Süreçleri iyileştiren ve yeni yatırım maliyetlerini düşüren uygulamalar da kurumlarımızın bütçelerinde tek seferlik yaklaşık 611 milyon liralık ilave kaynak oluşturdu"
Projelerin çevresel kazanımlarının ekonomik kazanımlar kadar kıymetli olduğunu kaydeden Kacır, söz konusu projelerin çevreye duyarlı üretim ve hizmet modellerinin, yıllık 25 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçtiğini söyledi.
Kacır, endüstriyel süreçlerde israfı azaltan uygulamaların yaklaşık 114 bin metreküp suyu koruduğunu belirterek, "Ödül jürimiz, bağımsız değerlendirme sürecinin ardından sağladığı etki, yenilikçi yaklaşımı, sürdürülebilirliği ve yaygınlaştırılabilirliğiyle öne çıkan 28 projeyi 10 kategoride ödüle layık gördü" dedi.
Verimlilik Proje Ödülleri'nde 2026 yılı için başvuru sürecinin devam ettiğini hatırlatan Kacır, şunları kaydetti:
"Temennimiz, bugün ödüllendirdiğimiz çalışmaların ülkemizin dört bir yanındaki kurumlara ve işletmelere ilham kaynağı olması, sürekli iyileştirme anlayışının yaygınlaşmasına ve verimlilik kültürünün daha sağlam biçimde kökleşmesine katkı sunmasıdır. Kamu kurumlarımızı, işletmelerimizi ve proje ekiplerimizi yenilikçi çalışmalarını bu platforma taşımaya davet ediyorum"
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürü Abdullah Başar da bu programla, başarılı proje ödüllerini vitrine çıkarmayı amaçladıklarını söyledi.
Başvuru ve değerlendirme sürecinin uzun bir maraton olduğunu belirten Başar, 450'nin üzerinde proje başvurusu aldıklarını kaydetti.
Temmuzda 158,8 milyon liralık doğal gaz desteği
Elektrikli otomobillerde beklenen özellik için kritik engel: Türkiye’yi de etkileyecek
Piyasayı sarsan haber: Ünlü marka konkordato ilan etti
Libya’nın sanayi hamlesinde tarihi adım: 22 genç mühendis adayı eğitim için Türkiye’de
Tue, 28 Jul 2026 13:19:08 GMTİki ay sürecek eğitim programı, Albayrak Grubu bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin motor, transmisyon ve savunm...
İki ay sürecek eğitim programı, Albayrak Grubu bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin motor, transmisyon ve savunma sanayii alanındaki önemli üretim merkezlerinden biri olan TÜMOSAN tesislerinde gerçekleştiriliyor. Program boyunca katılımcılar, teorik eğitimin yanı sıra modern üretim hatlarında uygulamalı çalışmalar yaparak ileri üretim teknolojileriyle tanışacak. TÜMOSAN, motor, güç aktarma sistemleri ve savunma sanayi projelerinde uzun yıllara dayanan mühendislik tecrübesine sahip bir üretim altyapısı sunmaktadır.

Eğitim programı; CNC üretim sistemleri, teknik resim okuma, kalite kontrol, üretim planlama, bakım-onarım, iş güvenliği ve modern fabrika yönetimi gibi alanları kapsıyor. Amaç, Libya’da yeniden yapılandırılan askerî sanayi tesislerinde görev alacak nitelikli teknik personelin uluslararası standartlarda yetiştirilmesi.

Yetkililer, bu programın yalnızca bir staj faaliyeti olmadığını, aynı zamanda bilgi ve teknoloji transferini esas alan uzun vadeli bir kalkınma modelinin başlangıcı olduğunu belirtiyor. Eğitimlerini başarıyla tamamlayacak gençler, ülkelerine döndükten sonra Libya’nın askerî sanayi fabrikalarında üretim, bakım, modernizasyon ve teknik geliştirme süreçlerinde aktif görev üstlenecek.

Uzmanlara göre, insan kaynağına yapılan bu yatırım, Libya’nın savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma ve yerli üretim kapasitesini güçlendirme hedefleri açısından büyük önem taşıyor. Nitelikli personelin yetiştirilmesi, kurulacak üretim altyapısının sürdürülebilirliği açısından en kritik aşamalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Türkiye ile Libya arasında son yıllarda savunma ve teknik eğitim alanlarında gelişen iş birliklerinin yeni bir halkası olarak görülen bu programın, ilerleyen dönemde farklı mühendislik branşlarını kapsayacak yeni eğitim gruplarıyla devam etmesi bekleniyor.

Libya’nın sanayi vizyonu doğrultusunda başlatılan bu eğitim seferberliği, yalnızca 22 gencin mesleki yolculuğunu değil, aynı zamanda iki ülke arasında bilgi, teknoloji ve mühendislik alanında kurulacak uzun soluklu stratejik ortaklığın da önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

pladis dengeli beslenmeye katkı sunan ürün hacmini 2030’a kadar iki katına çıkaracak
Tue, 28 Jul 2026 12:26:26 GMTÜlker, McVitie’s ve GODIVA markalarını bünyesinde barındıran ve Yıldız Holding çatısı altında faaliyet gösteren global ...
Ülker, McVitie’s ve GODIVA markalarını bünyesinde barındıran ve Yıldız Holding çatısı altında faaliyet gösteren global atıştırmalık şirketi pladis, tüketicilerin yaşam tarzlarına ve iyi olma hallerine uygun atıştırmalık taleplerine inovasyonla yanıt vermeye devam ediyor. Şirket bu doğrultuda, ürün geliştirme, tarif iyileştirme (reformülasyon) ve pazarlama süreçlerine yön verecek yeni bir “pladis global beslenme modeli“ oluşturdu.

Şirketin bilim insanları tarafından geliştirilen bu yaklaşım, Fransa’nın Nutri-Score, Avustralya’nın Health Star Rating ve Birleşik Krallık’ın Nutrient Profile Model (HFSS) gibi uluslararası kabul görmüş beslenme değerlendirme sistemleri temel alınarak şekillendirildi.
Tüm pladis ürünlerine yönelik oluşturulan “pladis global beslenme modeli”, lif ve protein gibi tüketimi teşvik edilen besin öğelerinin artırılmasını, tuz, şeker ve yağ miktarlarının ise azaltılmasını içeriyor. pladis, bu yaklaşım doğrultusunda global olarak toplam satış hacminin yaklaşık %10’unu oluşturan, daha dengeli beslenmeye katkı sağlayan ürünlerinin satış hacmini 2030 yılına kadar iki katına çıkarmayı taahhüt ediyor. Şirket bu hedefe ilerlerken, ürünlerini lezzetinden ödün vermeden yeniden formüle edecek, yeni ürünler geliştirecek ve başarılı ürün serilerini daha fazla pazara ulaştıracak.

Söz konusu taahhüt, pladis’in kısa süre önce hayata geçirdiği küresel sürdürülebilirlik stratejisi Happy People, Happy Planet kapsamında atılan önemli adımlardan birini oluşturuyor.
pladis Ar-Ge Başkanı Dr. Jennifer Moss şöyle konuştu:
“Tüketicilerin keyif için satın aldıkları ürünlerimizde lezzet her zaman önceliğimiz olmaya devam edecek. Değişen şu ki tüketiciler artık daha fazla seçenek istiyor. Yaşam tarzlarına ve iyi olma hedeflerine uygun ürünler ararken, alıştıkları lezzetten de ödün vermek istemiyorlar. Biz de bu iki beklentiyi bir arada karşılayabilen markaların başarılı olacağına inanıyoruz. Bu nedenle, markalarımızın sunduğu keyfi korurken tüketicilerimize daha fazla seçenek sunmaya kararlıyız”

Yaklaşık 16 bin kişiye istihdam sağlayan ve ürünlerini 110’dan fazla ülkede tüketiciyle buluşturan pladis’in 2030 taahhüdü, iyi olma hali ve dengeli beslenmeye yönelik uzun yıllardır devam eden portföy geliştirme çalışmalarının devamı niteliği taşıyor. Bu doğrultuda pladis Birleşik Krallık’taki ürün tariflerinden 169 milyon çay kaşığı şeker eş değerindeki 676 ton şekeri çıkardı. Hollanda’da Sultana meyveli bisküvilerinin tarifleri yeniden düzenlenerek şeker ve tuz oranları azaltılırken lif miktarı artırıldı.
Türkiye’de ise şekeri meyveden, yüksek lifli kuruyemiş ve meyve barlarının yanı sıra protein barını da kapsayan Ülker Go Ahead markası tüketicilerle buluştu. Ülker, bu yeni ürün lansmanıyla tüketicilere besleyici ve fonksiyonel atıştırmalık seçeneklerinden oluşan daha geniş bir ürün portföyü sunmayı hedefliyor.
Ülker, ürün portföyündeki şeker, tuz ve yağ oranlarını azaltmaya yönelik reformülasyon çalışmalarını uzun yıllardır sürdürüyor. Bu kapsamda son 10 yılda ürünlerinde toplam 5.706 ton şeker, 28 ton tuz ve 549 ton yağ azaltımı sağladı.
Murat Ülker'den pladis'in 10. yılına özel mesaj: Rakamların ötesinde bir başarı hikayesi
'Fikirleriyle Işıldayan' 1030 takım bizz@kampüs’ün 15. yılında GODIVA için yarıştı
McVitie’s’ten İstanbul’da 100'üncü yıl kutlaması
Temmuzda 158,8 milyon liralık doğal gaz desteği
Tue, 28 Jul 2026 10:43:54 GMTAile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik ...
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirilen Doğal Gaz Tüketim Desteği'nin 2023 yılında düzenli sosyal yardımlar kapsamına alınarak vatandaşların hizmetine sunulduğunu belirtti. Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteği'nden hanelerin yararlanabilmesi için başvuru sahibinin Türk vatandaşı olması, e-Devlet üzerinden destek programına başvuruda bulunması ve doğal gaz arzı sağlanan ilçe veya beldede ikamet etmesi gerektiğini söyleyen Bakan Göktaş, ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından hak sahipliği kararı verilmesi kriterlerinin de karşılanması gerektiğini vurguladı.
Bakan Göktaş, vatandaşların yardım programından her ödeme döneminde yeniden başvuru yapmaksızın yararlanabildiğini belirterek, ikamet ettikleri haneye ait faturalarını e-ailem.aile.gov.tr adresindeki fatura ödeme hizmeti üzerinden ya da Halkbank şubelerinden teslim aldıkları Aile Kartları ile Halkbank/TAM ATM'leri aracılığıyla ödeyerek, illeri için belirlenen tahsisat tutarından düzenli olarak faydalanabildiklerini ifade etti.
Destek programı kapsamında ödeme tutarlarının, iller arasındaki sıcaklık farklılıkları dikkate alınarak değişiklik gösterdiğini belirten Bakan Göktaş, "Desteğimiz, yıl içinde ekim-mayıs aylarını kapsayan 8 aylık dönem için iki ayda bir ödenmektedir. Düzenli Doğal Gaz Tüketim Destek Programı kapsamında 2026 yılı Temmuz dönemi ödemelerinde 504 bin 638 hak sahibine toplam 158 milyon 836 bin lira ödeme gerçekleştirdik. 2026 yılında ise 617 bin 680 hak sahibine toplam 1 milyar 69 milyon lira destek sağladık" dedi.
Bakan Göktaş duyurdu: Selden etkilenen ailelere 10 bin lira yardım ödemesi yapılacak
81 ilde eş zamanlı 'Aile Kampı' düzenlenecek: Tarih belli oldu
Bakan Göktaş'tan başlık parası yüzünden evlenemeyen gence sürpriz telefon
Elektrikli otomobillerde beklenen özellik için kritik engel: Türkiye’yi de etkileyecek
Tue, 28 Jul 2026 10:20:01 GMTAvrupa Birliği'nin büyük üyelerinden Fransa, Tesla'nın Tam Otonom Sürüş (FSD) sisteminin Avrupa'da kullanımını onaylama...
Avrupa Birliği'nin büyük üyelerinden Fransa, Tesla'nın Tam Otonom Sürüş (FSD) sisteminin Avrupa'da kullanımını onaylamaya ret kararı çıkartan ilk ülke oldu.
Hollanda öncülüğünde Belçika, Danimarka, Estonya ve Litvanya gibi ülkelerin izin adımlarına rağmen Fransız hükümeti sistemin henüz güvenli olmadığını savundu.
Fransız hükümeti tarafından yapılan açıklamada, sistemin özellikle hız sınırı ihlallerine ve sürücülerin dikkatsizliğinin artmasına yol açabileceği belirtildi.

FSD'nin getirdiği teknolojik yenilikler kabul edilmekle birlikte, mevcut güvenlik açıklarının şu aşamada kabul edilebilir seviyede olmadığı vurgulandı.
Araç güvenlik mevzuatında AB ile UNECE standartlarını baz alan Türkiye'de Tesla FSD sistemi teknik olarak Gelişmiş Otopilot (EAP) adıyla işlev görüyor.
Fransa'nın itirazı neticesinde AB içinde ortak karara varılamaması, Tesla'nın Türkiye özelinde yaptığı FSD başvurusunun da yeniden incelemeye alınmasına yol açabilir.
Horon ve kemençeden sonra Yunanistan'ın gözü şimdi de Laz böreğinde: Bakın ne isim verdiler
Çanta araması, devamsızlık, disiplin ve kayıt... MEB'den okul yönetmeliğinde kapsamlı revizyon
Piyasaların gözü bu kararda: Altın yatırımcısını ters köşe yapan karar beklentisi
Bu keşif dengeleri değiştirebilir: Ülke daha da zenginleşecek
Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset
Kenevir tarlasına baskın: 31 kilo esrar ele geçirildi
Tue, 28 Jul 2026 13:52:37 GMTOsmaniye İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen istihbari çalışmalar sonucunda K...
Osmaniye İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen istihbari çalışmalar sonucunda Kadirli ilçesine bağlı Yukarıçiyanlı ve Söğütlüdere köylerinde bazı şüphelilerin ikametlerinde uyuşturucu madde bulundurdukları, tarla ve ormanlık alanda yasa dışı kenevir yetiştirdikleri bilgisine ulaştı. Bunun üzerine 27 Temmuz’da düzenlenen operasyonda şüphelilerin ev ve arazilerinde arama yapıldı. Aramalarda 31 kilo 200 gram kubar esrar, 527 kök hint keneviri, 500 gram kenevir tohumu, 4 ruhsatsız tabanca, 3 şarjör, 112 adet 9 milimetre tabanca fişeği, 6 ruhsatsız av tüfeği ve 3 hassas terazi ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan İ.C. (66), R.C. (71), M.C. (57) ve M.B. (66) hakkında "uyuşturucu madde imal ve ticareti" ile "yasa dışı kenevir ekimi suçlarından adli işlem başlatıldı.
Zehir tacirlerine büyük baskın: 11,5 ton ham madde ele geçirildi
14 ilde eş zamanlı narko kapan operasyonu: 6 aylık takip sonucu düğmeye basıldı
Bingöl’de tarladan çıktı: 42 bin 712 kök Hint keneviri bulundu
13 ilde eş zamanlı operasyon: Siber suçlara ağır darbe
Tue, 28 Jul 2026 13:41:52 GMTAyrıntılar geliyor...Kıymetli okurlarımız, bu bir son dakika gelişmesi haberidir. Sıcak bilgiler geldikçe kısa sürede g...
Ayrıntılar geliyor...
Kıymetli okurlarımız, bu bir son dakika gelişmesi haberidir. Sıcak bilgiler geldikçe kısa sürede güncellenecektir. Gelişmelerden anında haberdar olmak için Yeni Şafak uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android marketlerden indirerek) kurabilirsiniz.
Sınır ötesi dev operasyon: 27'si kırmızı bültenle aranan 65 suçlu yurda getirildi
14 ilde eş zamanlı narko kapan operasyonu: 6 aylık takip sonucu düğmeye basıldı
Sadece ismini verdi: Maaşına ve tüm hesaplarına haciz geldi
Tue, 28 Jul 2026 13:12:51 GMTEdinilen bilgiye göre, iki yıl önce çalıştığı iş yerine gelen kişilerin anket bahanesiyle adını ve soyadını aldığını be...
Edinilen bilgiye göre, iki yıl önce çalıştığı iş yerine gelen kişilerin anket bahanesiyle adını ve soyadını aldığını belirten Zeynep Çalışkan, yardım isteğinin icra tuzağına dönüştüğünü iddia etti. Anket kılıfı altında İngilizce hazırlık paketi satışı da yapılarak, adına sahte senet düzenlendiğini belirten Çalışkan, "Ben sadece ismimi ve soy ismimi vererek yardımcı olmak istedim. Ama meğer İngilizce paketi satmaları için senetmiş. Benim adımı kullanarak kimlik numaramı yazmışlar, numaramı taklit etmişler ve beni icraya verdiler. Maaşıma ve bütün banka hesaplarıma haciz geldi" dedi.
Haciz kararı sonrası vakit kaybetmeden avukata başvurarak dava açtıklarını ve icrayı durdurma kararı aldırdıklarını belirten Çalışkan, karşı tarafın imzanın gerçek olduğunu iddia ettiği ve davaya katılarak mahkeme sürecinde alınan imza sirkülerinin ardından İstanbul’dan gelen bilirkişi raporunun dolandırıcılığı belgelediğini belirtti. Raporda imzanın kendisine ait olmadığı ve kimlik numarasının senede sonradan eklendiğinin kesinleştiğini kaydeden Çalışkan, karşı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmesine rağmen mahkemenin kendisi lehine karar verdiğini kaydetti.

Aşama aşama kurulan tuzağı anlatan Çalışkan, internet sitelerinde benzer İngilizce seti şikayetlerinin çok fazla olduğunu belirterek, vatandaşları da uyardı. Çalışkan, "Üç harfli marketlere giderek bütün çalışanlardan anket bahanesiyle isim-soyisim alıyorlar, sonra senetleri kendileri dolduruyorlar. Dava açıldığında avukat masrafları 20-30 bin lira tutacağı için vatandaş uğraşmasın diye 40-50 bin lira gibi ucuz meblağlarda icra takibi başlatıyorlar" dedi.
Mahkemenin lehine sonuçlandığını ve gerekçeli kararın çıktığını, hiçbir ödeme yapmadıkları gibi tüm mahkeme masraflarının da karşı tarafa yüklendiğini belirten Çalışkan, "Biz bana ait olan icra davasını kazandık ve mağduriyetimiz giderildi. Ancak olay bilirkişi raporuyla kanıtlandığı ve artık kamuya sirayet ettiği için karşı taraf hakkında kamu davası açıldı. Şu an o ceza davası halen sürüyor. Siz böyle şeylere sakın geçit vermeyin, şikayet edin. Eğer imzanız yoksa veya bir şey doldurmamışsanız hakkınızı arayın, kesinlikle kazanacaksınız" diyerek vatandaşları uyardı.
'Ay yıldız' parolasıyla 40 milyonluk vurgun: Sahte polis oyunu pes dedirtti
Telefon dolandırıcılarına 7 ilde operasyon: Örgüt lideri dahil 18 kişi tutuklandı
SGK'dan hepatit hastalarına destek: Bakan Işıkhan detayları açıkladı
Tue, 28 Jul 2026 09:58:00 GMTBakan Işıkhan, sanal medya hesabından paylaştığı Dünya Hepatit Günü mesajında, "Hepatit hastalığıyla mücadele eden vata...
Bakan Işıkhan, sanal medya hesabından paylaştığı Dünya Hepatit Günü mesajında, "Hepatit hastalığıyla mücadele eden vatandaşlarımızın yanındayız. Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla, ayakta ve yatarak tedavi giderlerini, Hepatit A aşı bedelini, akut/kronik Hepatit B ve Hepatit C tedavisinde kullanılan ilaç bedellerini karşılıyoruz. Geri ödeme listemizde yer alan 84 adet aşı ve ilaç ile tedavi süreçlerinde hastalarımızı destekliyoruz. Vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmasını daha da kolaylaştırmak için adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi.

Analık ödeneğinde süre uzadı: Çalışan annelere sekiz hafta ek destek
Vergi borcu yapılandırma kanunu yürürlüğe girdi, tecil süresi tam iki katına çıktı ödeme süresi 72 aya kadar uzatıldı
Bakan Işıkhan duyurdu: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor
Zehir tacirlerine büyük baskın: 11,5 ton ham madde ele geçirildi
Tue, 28 Jul 2026 12:14:09 GMTİstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ti...
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun engellenmesiyle şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Zeytinburnu'nda bir adreste ve araçta uyuşturucu olduğunu belirleyen ekipler, eş zamanlı operasyon düzenledi.
Operasyonda 3 zanlı yakalanırken aramalarda, uyuşturucu imalatında kullanılan 115 kilo 500 gram ham madde ele geçirildi.
Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.
Ele geçirilen ham maddeden 11,5 ton uyuşturucu üretilebileceğinin değerlendirildiği öğrenildi.
14 ilde eş zamanlı narko kapan operasyonu: 6 aylık takip sonucu düğmeye basıldı
Bingöl’de tarladan çıktı: 42 bin 712 kök Hint keneviri bulundu
Çuvalların içine saklamışlar: Uyuşturucu sevkiyatına büyük darbe
Processing feed: https://webrazzi.com/feed/
ChatGPT, yazarların tarzını birebir taklit eden içerikler üretmeyi engellemeye başladı
Tue, 28 Jul 2026 14:30:00 +0000OpenAI, ChatGPT’nin belirli yazarların özgün anlatım tarzlarını doğrudan taklit etmesine yönelik taleplere verdiği yanıtları değiştirdi. ChatGPT’nin yeni yaklaşımıyla birlikte model Stephen King tarzı...
OpenAI, ChatGPT’nin belirli yazarların özgün anlatım tarzlarını doğrudan taklit etmesine yönelik taleplere verdiği yanıtları değiştirdi. ChatGPT’nin yeni yaklaşımıyla birlikte model Stephen King tarzında veya J.K. Rowling’in üslubuyla gibi belirli bir yazarı doğrudan taklit etmeye yönelik talepleri karşılamıyor. Bunun yerine, söz konusu yazarların eserlerinde öne çıkan anlatım özelliklerinden, temalarından veya atmosferinden esinlenen ancak özgün bir sese sahip içerikler üretmeyi tercih ediyor.
Bu kapsamda ChatGPT, belirli bir yazarın birebir sesini veya ayırt edici tarzını kopyalayamayacağını belirterek; atmosfer, anlatım yaklaşımı, tema veya genel edebi özellikler üzerinden benzer bir his yaratmayı öneriyor. Yapılan testlerde bu yaklaşımın hem yaşayan yazarlar hem de hayatını kaybetmiş isimler için uygulandığı görüldü.
OpenAI’ın bu değişikliği, yapay zeka modellerinin telif hakkıyla korunan içeriklerle eğitilmesine yönelik devam eden tartışmaların yaşandığı bir dönemde geldi. Kitap yazarları tarafından açılan bazı davalarda, yapay zeka modellerinin telifli eserlerden öğrendiği bilgileri kullanarak benzer içerikler üretebildiği ve bunun telif ihlali oluşturabileceği iddia ediliyor.
ABD’de telif hakkı yasaları genellikle bir fikri değil, o fikrin belirli ifade biçimini koruyor. Ancak yapay zeka tarafından oluşturulan bir içeriğin belirli bir yazarın eserleriyle önemli ölçüde benzer hale gelmesi, hukuki riskleri beraberinde getirebiliyor. Yapay zeka şirketleri ise bu konuda farklı politikalar izliyor. Bazı modeller kullanıcıların yazar tarzı taleplerini karşılamaya devam ederken, bazıları bu tür istekleri reddediyor.
OpenAI daha önce görsel üretim modeli DALL·E 3’te yaşayan sanatçıların tarzlarını taklit eden görsel taleplerini sınırlamıştı. Yazarlardan gelen talepler ve artan hukuki baskılar, üretken yapay zeka şirketlerini içerik üretiminde daha net sınırlar belirlemeye yönlendiriyor.
Küçük modüler nükleer reaktörler üreten Antares, 470 milyon dolar yatırım aldı
Tue, 28 Jul 2026 13:30:00 +0000Küçük modüler nükleer reaktörler üreten Antares'in 96 milyon dolar yatırım aldığını daha önce sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni bir yatırım haberiyle gündeme geldi.Antares, 470 milyon dolar yatırım al...
Küçük modüler nükleer reaktörler üreten Antares'in 96 milyon dolar yatırım aldığını daha önce sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni bir yatırım haberiyle gündeme geldi.
Antares, 470 milyon dolar yatırım aldı. Şirket, 470 milyon dolarlık C serisi yatırım turuna Point72 Ventures, Shine Capital ve Industrious Ventures ortaklaşa liderlik etti. ABD merkezli Antares'in yatırım turunun 370 milyon dolarlık bölümü sermaye yatırımı, 100 milyon dolarlık bölümü ise borç finansmanı olarak gerçekleşti.
2023 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 604 milyon dolara yükseldi. Antares, yeni yatırımı küçük modüler nükleer reaktörlerinin geliştirilmesi, üretim süreçlerinin ölçeklendirilmesi ve ABD askeri tesislerinde planlanan ilk dağıtımlar için kullanacağını açıkladı.
Jordan Bramble tarafından kurulan şirket, küçük modüler nükleer reaktörler (SMR) geliştiriyor. Antares, özellikle ABD ordusunun üsleri ve kritik altyapılar için güvenilir, kesintisiz ve bağımsız enerji sağlayabilecek küçük ölçekli reaktör sistemleri üzerinde çalışıyor. Şirketin geliştirdiği reaktörler, geleneksel büyük nükleer santrallerin aksine daha küçük boyutlarda tasarlanarak farklı noktalara kurulabilmeyi hedefliyor.
Antares'in teknolojisi, 100 kilowatt ile 1 megawatt arasında elektrik üretebilen mikroreaktörlere dayanıyor. Şirket, reaktörlerinde yüksek sıcaklıklara dayanıklı TRISO yakıt teknolojisini kullanıyor. Bu teknoloji, uranyum yakıt parçacıklarını karbon ve seramik katmanlarla kaplayarak daha güvenli bir enerji üretimi sağlamayı amaçlıyor. Antares'in hedefleri arasında askeri üslerin yanı sıra uzak bölgelerde ve özel operasyon alanlarında kullanılabilecek yeni nesil enerji çözümleri geliştirmek de bulunuyor.
Şirket, geliştirdiği reaktörlerle ABD’nin enerji altyapısında daha esnek ve güvenli bir alternatif oluşturmayı amaçlıyor. Antares'in Mark-0 isimli test reaktörü Idaho Ulusal Laboratuvarı’nda kritik seviyeye ulaşırken Antares ilk elektrik üreten reaktörünü gelecek yıl devreye almayı planlıyor. Girişimin uzun vadeli hedefi ise küçük ölçekli nükleer reaktörleri seri üretilebilir hale getirerek askeri ve ticari kullanım alanlarında yaygınlaştırmak.
Microsoft, siber güvenlik modeli MAI-Cyber-1-Flash ve Project Perception’ı tanıttı
Tue, 28 Jul 2026 12:30:00 +0000Microsoft, ilk siber güvenlik odaklı yapay zeka modeli MAI-Cyber-1-Flash ile ajan tabanlı güvenlik sistemi Project Perception’ı tanıttı. Şirketin yeni ürünleri, yazılımlardaki güvenlik açıklarının tes...
Microsoft, ilk siber güvenlik odaklı yapay zeka modeli MAI-Cyber-1-Flash ile ajan tabanlı güvenlik sistemi Project Perception’ı tanıttı. Şirketin yeni ürünleri, yazılımlardaki güvenlik açıklarının tespit edilmesi ve giderilmesinden kurumsal sistemlerin sürekli izlenmesine kadar uzanan siber güvenlik süreçlerini otomatikleştirmeyi hedefliyor.
MAI-Cyber-1-Flash, özellikle karmaşık kod tabanlarındaki güvenlik açıklarını bulmak üzere geliştirildi. Model, Microsoft’un güvenlik açıklarını tespit etmek, doğrulamak ve gidermek için kullandığı çok modelli ajan altyapısı MDASH içine entegre edildi. MDASH'in bünyesinde farklı yapay zeka modellerini kullanan 100’ün üzerinde güvenlik ajanı bulunduğunu belirtelim.
Microsoft, MAI-Cyber-1-Flash’ın şirket içinde geliştirilen MAI-Thinking-1 model ailesinden türetildiğini belirtiyor. Paylaşılan bilgilere göre; kompakt ve kod ağırlıklı bir yapıya sahip olan model, güvenlik işlerinin yüzde 90’ına kadarını daha düşük maliyetle gerçekleştirecek şekilde tasarlandı. Daha karmaşık olan kalan yüzde 10’luk görevlerde ise GPT-5.4 gibi daha büyük modeller devreye giriyor. İşin zorluğuna göre farklı modellerin seçilmesini sağlayan bu yaklaşım sayesinde yüksek maliyetli modeller yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulan durumlarda kullanılıyor.
Microsoft’un paylaştığı verilere göre MAI-Cyber-1-Flash ile GPT-5.4’ü birlikte kullanan MDASH, büyük kod tabanlarındaki gerçek güvenlik açıklarını tespit etme yeteneğini ölçen CyberGym değerlendirmesinde yüzde 95,95 başarı oranına ulaştı.

Şirket, sistemin Mythos, Gemini ve GPT tabanlı rakip çözümleri geride bıraktığını belirtiyor. Ayrıca Microsoft, bu yapılandırmanın, GPT-5.4, GPT-5.4 mini ve GPT-5.3 Codex modellerini kullanan mevcut en güçlü MDASH yapılandırmasına kıyasla maliyetleri yaklaşık yüzde 50 azalttığını ifade ediyor. Ancak söz konusu performans ve maliyet karşılaştırmalarının Microsoft tarafından gerçekleştirilen testlere dayandığını belirtmekte fayda var.
Microsoft, kimlik, uç nokta, bulut ve ağ sistemlerinden her gün 100 trilyondan fazla güvenlik sinyali topladığını ve 1,6 milyon müşteriden elde edilen operasyonel verilerden yararlandığını belirtiyor. Bu veriler, modellerin gerçek saldırı ve güvenlik açığı örneklerinden sürekli olarak öğrenmesinde kullanılıyor.

Microsoft’un tanıttığı ikinci ürün olan Project Perception ise farklı güvenlik görevleri için oluşturulan yapay zeka ajanlarını ortak bir sistem altında çalıştırıyor. Sistem; güvenlik sinyallerini, kurumsal bağlamı, farklı modelleri ve özel ajanları bir araya getiriyor. Böylece Project Perception, riskleri sürekli olarak algılamayı, değerlendirmeyi ve gerekli adımları atmayı amaçlıyor.
Project Perception bünyesindeki ajanlar üç gruba ayrılıyor. Kırmızı ekip ajanları, gerçek bir saldırgan gibi davranarak olası saldırı yollarını ve sistemdeki zayıf noktaları arıyor. Mavi ekip ajanları, güvenlik olaylarını araştırarak hangi tehditlerin gerçek risk oluşturduğunu belirliyor. Yeşil ekip ajanları ise tespit edilen sorunları gideriyor ve sistemlerin güvenliğini güçlendirecek değişiklikleri uyguluyor.
Bu ajanlar, birbirinden bağımsız araçlar olarak değil, kapalı döngü içinde çalışan ortak bir ekip şeklinde tasarlandı. Örneğin kırmızı ekip ajanının bulduğu bir güvenlik açığı, mavi ekip tarafından incelenebiliyor ve ardından yeşil ekip ajanı tarafından giderilebiliyor. Yüksek etkili işlemlerde ise son kararın insan güvenlik ekiplerinde kalacağı belirtiliyor.
Project Perception’ın ilk aşamada Microsoft Defender ile entegre biçimde sunulması, ilerleyen dönemde ise diğer Microsoft Security ürünlerine yayılması planlanıyor. Sistem, kullandıkça öde modeliyle fiyatlandırılacak. Kurumların kullanımı, gerçekleştirilen işlemin yoğunluğuna göre tüketilen Security Compute Unit birimleri üzerinden hesaplanacak.
Project Perception’ın 3 Ağustos’ta genel ön izlemeye açılması bekleniyor. MAI-Cyber-1-Flash’ın ise zaman içinde yazılım güvenlik açıklarının tespit edilmesinin ötesindeki güvenlik iş akışlarında da kullanılması planlanıyor.
Claude'da paylaşılan bazı sohbetler Google arama sonuçlarında görüntülendi
Tue, 28 Jul 2026 11:30:00 +0000Anthropic’in yapay zeka asistanı Claude’da kullanıcıların paylaştığı bazı sohbetler ve oluşturduğu içerikler, Google arama sonuçlarında görünür hale geldi. Yaşanan durum, yapay zeka platformlarında ku...
Anthropic’in yapay zeka asistanı Claude’da kullanıcıların paylaştığı bazı sohbetler ve oluşturduğu içerikler, Google arama sonuçlarında görünür hale geldi. Yaşanan durum, yapay zeka platformlarında kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Sorun, hafta sonu Reddit kullanıcılarının Google’da belirli arama komutlarını kullanarak Claude’un paylaşılmış sohbetlerine ulaşmasıyla ortaya çıktı. Kullanıcılar, Claude’a ait paylaşım bağlantılarını listeleyen aramalar sayesinde çok sayıda sohbetin erişilebilir olduğunu fark etti.
Claude’un sohbet paylaşma özelliği, kullanıcıların yapay zeka ile gerçekleştirdikleri konuşmaları veya Claude üzerinde hazırladıkları içerikleri başkalarıyla paylaşmasına imkan tanıyor. Bu özellik kapsamında oluşturulan bağlantılar, bağlantıya sahip olan kişilerin ilgili sohbeti görüntülemesini sağlıyor. Ancak bazı kullanıcılar, yalnızca belirli kişilerle paylaşmayı düşündükleri içeriklerin arama motorları tarafından bulunabildiğini gördü.
Ortaya çıkan içerikler arasında hassas bilgiler içeren bazı belgelerin bulunduğu belirtildi. Bildirilen örnekler arasında sağlık kayıtları, klinik araştırma sonuçları, şirket içi belgeler, çalışan değerlendirmeleri ve kişisel iletişim bilgileri yer aldı. Bunun yanında Claude’un Artifacts özelliğiyle oluşturulan bazı içeriklerin de erişilebilir olduğu görüldü. Kullanıcıların yapay zeka ile hazırladığı kodlar, proje notları ve çeşitli dokümanların paylaşım bağlantıları üzerinden bulunabildiği aktarıldı.
Anthropic ise yaptığı açıklamada, yaşanan durumun Claude’un tüm sohbetleri otomatik olarak internete açmasından kaynaklanmadığını belirtti. Şirket, paylaşım bağlantılarının yalnızca kullanıcılar tarafından herkese açık platformlarda yayınlanması veya arama motorlarının erişebileceği alanlarda paylaşılması durumunda sonuçlarda görünebildiğini ifade etti.
Şirket ayrıca, kullanıcıların Claude sohbetlerini herkese açık şekilde paylaşma konusunda kontrol sahibi olduğunu ve sohbet dizinlerini Google gibi arama motorlarıyla paylaşmadığını açıkladı. Ancak bir sohbet herkese açık hale getirildiğinde, bu içeriğin internet üzerindeki diğer açık sayfalar gibi arama motorları tarafından indekslenebileceğini belirtti. Yaşanan durumun ardından yapılan kontrollerde, söz konusu arama yöntemiyle Claude sohbetlerine artık ulaşılamadığı görüldü.
Nvidia, Ilya Sutskever’ın yapay zeka girişimi Safe Superintelligence’a 5 milyar dolar yatırım yaptı
Tue, 28 Jul 2026 10:30:00 +0000OpenAI’ın kurucu ortaklarından ve eski baş bilim insanlarından Ilya Sutskever’ın yapay zeka girişimi Safe Superintelligence (SSI), Nvidia ile uzun vadeli bir stratejik iş birliğine imza attı. İş birli...
OpenAI’ın kurucu ortaklarından ve eski baş bilim insanlarından Ilya Sutskever’ın yapay zeka girişimi Safe Superintelligence (SSI), Nvidia ile uzun vadeli bir stratejik iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Nvidia, SSI’a yatırım yaparken girişime yeni nesil Vera Rubin işlem platformuna erişim sağlayacak.
Taraflar yatırımın büyüklüğünü resmi olarak açıklamadı. Ancak TechCrunch, yatırımın birkaç milyar dolarlık bir tutara ulaştığını aktarırken, Bloomberg’e dayandırılan bilgilere göre Nvidia’nın SSI’a yaptığı yatırım 5 milyar dolar seviyesinde. Böylece Nvidia’nın yatırımı, şirketin yapay zeka alanında gerçekleştirdiği en büyük girişim yatırımlarından biri oldu.
Safe Superintelligence, Nvidia’nın yatırımı ve Vera Rubin sistemlerine erişim sayesinde işlem kapasitesini önümüzdeki 12 ay içinde 10 kat artırmayı planlıyor. İki şirket ayrıca SSI’ın yapay zekanın geleceğine ilişkin araştırmalarından yararlanarak Nvidia’nın mevcut ve gelecek nesil işlem platformlarının teknik gelişimi üzerinde birlikte çalışacak. Nvidia, iş birliği kararını SSI’ın kamuoyuyla paylaşılmayan araştırmalarına sınırlı erişim sağladıktan sonra aldı.
Yaklaşık iki yıldır çalışmalarını büyük ölçüde gizlilik içinde sürdüren SSI, güçlü ve güvenli biçimde hizalanmış bir yapay zeka sistemi geliştirmeye odaklanan yeni bir araştırma yaklaşımı üzerinde çalışıyor. Ilya Sutskever, gelinen noktayı “Ölçeklendirilmeye değer bir araştırmaya sahibiz. Büyük bir Nvidia bilgisayarına erişmek bunu yapmamızı sağlayacak.” sözleriyle değerlendirdi.
Sutskever, Vera Rubin platformuna yapılan yatırımın şirketin araştırmalarını bir sonraki aşamaya taşıyacağını belirtti. Nvidia CEO’su Jensen Huang ise Sutskever’ın AlexNet’ten başlayarak modern yapay zekanın temelindeki birçok gelişmeye öncülük ettiğini vurguladı.
2024 yılında kurulan Safe Superintelligence, adından da anlaşılacağı üzere güvenli bir süper zeka sistemi geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, kısa vadeli gelir elde etmek veya ticari ürünler piyasaya sürmek yerine tüm kaynaklarını bu hedefe yönlendiren bir araştırma laboratuvarı olarak konumlanıyor. SSI’ın henüz piyasaya sunduğu bir ürünü veya kayda değer bir geliri bulunmuyor.
PitchBook verilerine göre SSI, Nvidia’nın yatırımı dahil olmak üzere bugüne kadar 7 milyar dolar yatırım aldı ve 32 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirketin yatırımcıları arasında Andreessen Horowitz, Alphabet, Lightspeed Venture Partners, GV ve Sequoia Capital gibi isimler yer alıyor.