SON DAKİKA HABERLER: İsrail TV'sinde canlı yayında peş peşe Türkiye itirafı! 'Tarihte bir kez devreye girdi'

MİLLİYET.COM.TR / Türkiye'nin son hamleleri, savunma sanayisindeki yükselişi ve bölgesel ortaklıkları İsrail basınının gündeminden düşmüyor.
Tel Aviv merkezli Calcalist'in “Money Axis” adlı programında konuşan İsrailli yorumcu Doron Peşkin, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke Anlaşması’nı değerlendirdi.
Peşkin'in canlı yayındaki açıklamaları, Tel Aviv'in Ankara'nın bölgedeki artan ağırlığını ve yeni savunma iş birliklerinin oluşturabileceği stratejik sonuçları yakından takip ettiğini ortaya koydu.
‘TARİHTE BİR KEZ DEVREYE GİRDİ’
Yeni ittifakın özünün savunma amaçlı olduğunu belirten Peşkin, taraflardan birine yönelik saldırı halinde diğer müttefiklerin askeri ve güvenlik desteği sağlamasının öngörüldüğünü söyledi.
Peşkin, NATO'nun olası tehdide karşı ortak savunma anlamına gelen 5. maddesinin tarihte yalnızca bir kez devreye girdiğini hatırlatırken, yeni ittifakın askeri boyutunun yanı sıra ekonomik iş birliği ve özellikle savunma sanayisi açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
‘BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE’
İsrailli yorumcu, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini belirterek, “Türkiye savunma sanayi alanında bölgesel bir güç haline geldi ve bu alandaki faaliyetlerini daha da artırmak istiyor” dedi.
Türkiye'nin amiral gemisi ürünleri arasında insansız hava araçlarının bulunduğunu belirten Peşkin, Ankara'nın dron teknolojilerinin yanı sıra savaş uçağı üretimine de başladığına dikkat çekti.

‘ANKARA-RİYAD HATTINA DİKKAT’
Öte yandan Peşkin'e göre Türkiye'nin savunma sanayisindeki kapasitesi, Suudi Arabistan'ın hedefleriyle büyük ölçüde örtüşüyor.
Suudi Arabistan'ın bugün silah sistemlerinin önemli bölümünü ABD'den ithal ettiğini belirten İsrailli yorumcu, Riyad yönetiminin artık yalnızca hazır silah satın almak istemediğini, mühendis ve geliştirici yetiştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Peşkin, Türkiye'nin ise Suudi Arabistan'a hem bilgi birikimini hem de geliştirdiği ürünleri sunmaya hazır olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca savunma alanıyla sınırlı olmadığına da dikkat çeken Peşkin, Suudi Arabistan'ın Türkiye'de finanse ettiği büyük güneş enerjisi projesi gibi farklı alanlardaki ticari iş birliklerini örnek gösterdi.
Peşkin “Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki karşılıklı ilişkilerin daha da güçlenmesinin önünü açabilir. İsrail açısından bu kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir konudur” dedi.
‘EN BÜYÜK ENDİŞELERDEN BİRİ’
Bununla birlikte İsrailli yorumcu üç ülkenin ittifaka gelecekte başka ülkelerin de katılmasını istediğini açıklamasının ardından gözlerin Mısır’a çevrildiğini öne sürdü.
Askeri gücü ve stratejik konumu nedeniyle Mısır'ın ittifak açısından önemli bir aktör olabileceğini belirten Peşkin, İsrail'in bu ihtimalden rahatsız olabileceğini açıkça dile getirerek “İsrail, Mısır'ın Türkiye'ye daha da yakınlaşmasını istemez. En büyük endişelerimizden biri de bu olur” dedi.
Böylece İsrail basınındaki değerlendirmelerde Türkiye-Mısır ilişkilerinin yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik yakınlaşma açısından değil, bölgedeki askeri ve stratejik dengeler bakımından da yakından takip edildiği ortaya çıktı.
‘OLASI SENARYO’
Programda, Suudi Arabistan'ın Türkiye ile yakınlaşmasının Riyad'ın İsrail ile normalleşme sürecinden veya gelecekte Abraham Anlaşmaları'na katılma ihtimalinden uzaklaşması anlamına gelip gelmediği de ele alındı. Peşkin, bunun “olası bir senaryo” olduğunu söyledi.
Ancak İsrailli yorumcu, İsrail'in Suudi Arabistan'la ilişkilerin devam etme ihtimalini canlı tutmak için Riyad'la ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
Bu değerlendirme, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik yakınlaşmanın İsrail tarafından yalnızca ekonomik veya askeri bir iş birliği olarak görülmediğini de ortaya koydu.

‘İSRAİL’İN RADARINA GİRDİ’
Peşkin’e göre İttifakın İsrail'de dikkatle izlenmesinin bir başka nedeni ise üçüncü ortak Pakistan'ın nükleer kapasitesi.
İsrailli yorumcu, ülkeler arasındaki anlaşmanın duyurusunda nükleer konuya değinilmediğini belirtirken, geçmiş yıllarda Suudi Arabistan ile Pakistan arasında çeşitli nükleer bağlantıların gündeme geldiğini hatırlattı.
Ancak ittifakın Pakistan'ın Suudi Arabistan'a yönelik her tehdide doğrudan müdahale edeceği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini de vurguladı.
Pakistan'ın nükleer gücünün yanı sıra uzun menzilli füze üretiminde önemli bir teknolojiye sahip olduğunu belirten Peşkin, İslamabad’ın İsrail’in radarına girdiğini söylerken tam bu noktada tekrar Türkiye'ye dikkat çekti.
‘TÜRKİYE’NİN İLGİSİNİ ÇEKECEK’
Canlı yayında Peşkin'in sözlerinin en dikkat çekici bölümü ise Pakistan'ın füze teknolojisine ilişkin değerlendirmesi oldu.
İsrailli yorumcu, Pakistan'ın uzun menzilli füze üretme teknolojisinin “Türkiye'nin ilgisini çekebilecek ve İsrail'in kesinlikle dikkat etmesi gereken bir konu” olduğunu söyledi.
Bu sözler, Tel Aviv kulislerinde İsrail tarafının Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini ve Ankara'nın yeni stratejik ortaklıklar üzerinden erişebileceği teknoloji alanlarını yakından takip ettiğini ortaya koydu.
Türkiye'nin insansız hava araçlarından savaş uçağı üretimine uzanan savunma sanayisi hamlesi, Suudi Arabistan'la giderek derinleşen iş birliği ve Pakistan'ın nükleer ve füze kapasitesiyle aynı ittifak çatısı altında bulunması, uzmanlara göre bölgedeki güç dengeleri açısından yeni bir tablo oluşturuyor.
Ukrayna savaşı Pasifik'e nasıl sıçradı? Cephenin binlerce kilometre gerisinde dron alarmı
Motorinde ÖTV düzenlemesi: Ağustos sonuna kadar sıfırlandı