btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Hürriyet

İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.

Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.

Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.

Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Şirket Adres Değişikliği Nasıl Ve Nereden Yapılır? Şirket Adres Değişikliği İçin Gerekli Belgeler/evraklar

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Ticari işletmeler belirli nedenlere bağlı olarak iş yerlerini farklı bölge veya illere taşımalarından ötürü bazı kurumlara bildirim yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bildirimlerin zamanında veya hiç yapılmaması idari yaptırım ile ticari işletmelerin karşı karşıya kalması sonucunu doğuracaktır. İş yeri taşınmak istendiği zaman Mersis sistemine kayıt yaptırılması gereklidir. Özellikle il dışında taşınma halinde sistem farklı bir ticaret sicil istemektedir. Şirket adres değişikliği nasıl ve nereden yapılır? Şirket adres değişikliği için gerekli belgeler/evraklar hakkında detayları derledik.


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Yaşlı adam dolandırıcılara 1758 Cumhuriyet altınını kaptırdı: 'Adeta beni hipnotize etmişlerdi'

Wed, 01 Jul 2026 07:12:07 Z

Beşiktaş’ta yaşayan Dinçer K.’yı (83) telefonla arayıp kendilerini polis olarak tanıtarak kiralık kasada bulunan 1758 Cumhuriyet altınını alan şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Kendisinden cumhuriyet altını dolu çantayı alan şüpheliyi teşhis eden Dinçer K. “Eşimle birlikte yıllardır biriktirdiğimiz her şeyi çaldılar. Adeta beni hipnotize etmişlerdi. Kiralık kasadan altınları aldım ve sokakta beni bekleyen kişiye kendi ellerimle teslim ettim” dedi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali, ilk kez Sakarya'da yapılıyor

Wed, 01 Jul 2026 07:10:52 Z

Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin dokuzuncu durağı olan Sakarya, 4-12 Temmuz tarihleri arasında festival heyecanını ilk kez yaşayacak. Dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomiye uzanan yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yapacak şehir, kültür ve sanatın her alanına yayılan zengin programıyla ziyaretçilerini ağırlayacak.

Türkiye'ye giriş yapmak isteyen araçta 47 kilo 530 gram esrar ele geçirildi

Wed, 01 Jul 2026 07:07:13 Z

Bulgaristan Gümrük İdaresi'ne bağlı Uyuşturucu Kaçakçılığı ile Mücadele Daire Başkanlığı ekipleri ile ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) iş birliğinde düzenlenen operasyonda Türkiye'ye sokulmak istenen 47 kilo 530 gram esrar ele geçirildi.

İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası dolandırıcılığı! Hem icralık oldular hem işsiz kaldılar

Wed, 01 Jul 2026 07:03:02 Z

Kadıköy'de bir danışmanlık firmasının, "iş garantili güvenlik görevlisi sertifikası" vaadiyle başvuran kişilere imzalattığı sözleşmelerin altındaki senet bölümlerini keserek icra takibi başlattığı öne sürüldü. Sertifika verme yetkisi bulunmayan firmanın mağdur ettiği ve aralarında reşit olmayanlar ile engellilerin de yer aldığı kişiler, hukuki mücadele başlattı.

2 bin 700 yıllık antik kenti koruyor! Hayalinin peşinden gitti: Doğadan toplayarak yapıyor

Wed, 01 Jul 2026 06:57:43 Z

Manisa'nın Yunusemre ilçesindeki 2 bin 700 yıllık Aigai Antik Kenti'nde 16 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Yaşar Tuncer (49), internette gördüğü ahşap oymacılığına merak sardı. İşten arta kalan zamanlarında doğadan topladığı kuru ağaç dallarına şekil verip, dekoratif ürünlere dönüştüren Tuncer, emekli olduktan sonra köyünde atölye açarak bu sanatı mesleği haline getirmeyi hedeflediğini söyledi.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

Bitcoin'de tarihi çöküş! Kripto piyasasında alarmda, son 21 ayın en düşük seviyesi görüldü

Wed, 01 Jul 2026 10:04:27 +0300
Bitcoin'de tarihi çöküş! Kripto piyasasında alarmda, son 21 ayın en düşük seviyesi görüldü
Bitcoin, Fed'in sıkı para politikası beklentileri, güçlenen dolar ve ABD'deki spot Bitcoin ETF'lerinden 4 milyar doları aşan çıkışın etkisiyle 21 ayın en düşük seviyesini gördü. Uzmanlar, tarım dışı istihdam...Devamı için tıklayınız

Trump'ın kripto gelirleri 2025'te 1,2 milyar doları aştı

Wed, 01 Jul 2026 08:54:53 +0300
Trump'ın kripto gelirleri 2025'te 1,2 milyar doları aştı
ABD Kamu Etiği Ofisi'nin (OGE) yayımladığı yıllık mali beyan raporu, ABD Başkanı Donald Trump'ın finansal varlıkları ve yatırım portföyüne ilişkin dikkat çeken ayrıntıları ortaya koydu. Toplam 927 sayfadan...Devamı için tıklayınız

Goldman Sachs: Küresel petrol piyasası yeniden arz fazlasına dönüyor

Wed, 01 Jul 2026 08:47:05 +0300
Goldman Sachs: Küresel petrol piyasası yeniden arz fazlasına dönüyor
Goldman Sachs, İran-İsrail geriliminin petrol piyasası üzerindeki etkisinin zayıflaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların yeniden normale dönmesiyle küresel petrol piyasasının tekrar arz fazlası vereceğini...Devamı için tıklayınız

Merkez Bankası'ndan bankalara yeni sadeleşme adımı! Döviz mevduatında zorunlu karşılık değişti

Wed, 01 Jul 2026 08:08:18 +0300
Merkez Bankası'ndan bankalara yeni sadeleşme adımı! Döviz mevduatında zorunlu karşılık değişti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla zorunlu karşılık uygulamasında yeni düzenlemelere gitti. Döviz cinsinden...Devamı için tıklayınız

Borsa İstanbul yeni veri merkezini bugün devreye alıyor

Tue, 30 Jun 2026 21:33:49 +0300
Borsa İstanbul yeni veri merkezini bugün devreye alıyor
Borsa İstanbul yeni veri merkezini hizmete alacak. Tesis, yatırımcılara yüksek kapasiteyle, uluslararası standartlarda hızlı ve güvenli piyasa erişimi sağlayacak. Hacim, likidite ve piyasa kalitesini...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı! 31 ülkeden toplam 197 şüpheli ülkemize iade edildi

Wed, 01 Jul 2026 09:22:04 +0300
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı! 31 ülkeden toplam 197 şüpheli ülkemize iade edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "2026 yılının ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında taleplerimiz doğrultusunda 31 farklı ülkeden toplam 197 şahsın ülkemize iadesi gerçekleştirilmiştir ve bu...Devamı için tıklayınız

SON DAKİKA… Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’dan CHP’ye sert sözler: CHP’de koltuk kavgası AK Parti’de hizmet siyaseti var!

Wed, 01 Jul 2026 08:50:59 +0300
SON DAKİKA… Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’dan CHP’ye sert sözler: CHP’de koltuk kavgası AK Parti’de hizmet siyaseti var!
SON DAKİKA… Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye katıldı. AK Parti'ye geçiş sürecine ilişkin SABAH’a özel açıklamalarda bulunan Burcu Köksal,...Devamı için tıklayınız

Murat Ongun yine dezenformasyona sarıldı

Wed, 01 Jul 2026 01:25:51 +0300
Murat Ongun yine dezenformasyona sarıldı
İBB yolsuzluk davasında tutuklu 'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' yöneticisi Murat Ongun'un mahkemedeki savunmasına resmi makamlardan yanıt geldi. Ongun, Beykoz'daki lüks villasında yapılan aramada oğlunun...Devamı için tıklayınız

Kaçırılma sinyali veren uçağa F-16'lar eşlik etti

Wed, 01 Jul 2026 01:20:46 +0300
Kaçırılma sinyali veren uçağa F-16'lar eşlik etti
Varşova-Tel Aviv seferini yapan Polonya uçağı, 7500 (uçak kaçırılma) kodu yayınladıktan sonra Türkiye hava sahasına girdi. LOT Havayolları uçağına Türk hava sahasından ayrılana kadar iki F-16 savaş uçağı...Devamı için tıklayınız

Gülistan Doku cinayeti şüphelisi hakim karşısında

Wed, 01 Jul 2026 01:19:17 +0300
Gülistan Doku cinayeti şüphelisi hakim karşısında
Tunceli'de cinayete kurban giden 21 yaşındaki Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş'ın ABD'deki ilk duruşması görüldü. Turuncu elbise iken duruşmaya çıkan...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

NATO Genel Sekreteri Rutte'den Ankara'daki zirve öncesi çarpıcı açıklama: Türkiye'nin önemli bir avantajı var

Wed, 01 Jul 2026 07:15:41 Z

Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın karşılaştığı temel sınamalar ve Türkiye'nin NATO'ya katkıları hakkında Brüksel'deki NATO Karargahı'nda soruları yanıtladı.

Röportajın ayrıntıları şöyle:

'ANKARA ZİRVESİ DE UYGULAMA ZİRVESİ OLMALI'

Soru: Sayın Genel Sekreter, özellikle son dönemde transatlantik ilişkilerde yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, liderliğinizde gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi'ne yönelik beklentiler oldukça yüksek. Siz de Ankara Zirvesi'nin Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli olabileceğini ifade ettiniz. Ankara Zirvesi'nden hangi somut kararların çıkmasını beklemeliyiz? Sizce zirveyi başarılı kılacak sonuçlar neler olacaktır?

Mark Rutte: Ankara Zirvesi'ne gelecekte dönüp bakıldığında, insanların bunun verilen taahhütlerin hayata geçirildiği bir zirve olduğunu söylemesini umuyorum. Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı.

Savunma harcamaları, hem Lahey'de ele alındı, hem de Ankara'da ele alınacak 3 temel başlıktan biri. Bu alanda Avrupalılar ve Kanada'nın yalnızca 2 yıl içinde savunmaya ilave 250 milyar dolara varan kaynak ayırmış olması gerçekten etkileyici.

'KAPASİTEYİ HIZLA BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ'

Dolayısıyla 1 ya da 2 yıl içinde savunma harcamalarını artırabileceğimiz üst sınıra yaklaşmış bulunmaktayız. Ancak mesele yalnızca daha fazla kaynak ayırmak değil; silahlı kuvvetlerde görev yapacak kadın ve erkek personeli temin etmemiz, savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bu kapasiteyi hızla büyütmek zorundayız.

İkinci önceliğimiz, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi.

Üçüncü önceliğimiz ise daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen "NATO 3.0"ı inşa etmek. Bunun için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırmamız gerekiyor. Çünkü savunma sanayisinin üretim kapasitesi, caydırıcılığımızın ayrılmaz bir parçası.

'YAPMAMIZ GEREKEN ÇOK İŞ VAR'

Bu da Lahey Zirvesi'nin önemli sonuçlarından biriydi. Ancak bu alanda hem ABD'de hem de Avrupa'da hala yapmamız gereken çok iş var. Yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketine sahip Türkiye de bu açıdan önemli bir ülke. Ancak NATO olarak genel tabloda daha fazlasını yapmak zorundayız. Çünkü üretim ve teslimat süreleri hala çok uzun, üretim miktarımız ise ihtiyacın gerisinde kalıyor.

Bazı başarılı örnekler var ve genel olarak olumlu yönde ilerleme kaydediliyor. Ancak sözünü ettiğim 3 öncelik arasında savunma sanayisi üretiminin artırılması en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkabilir. Nitekim Ankara Zirvesi'nin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nda da ağırlıklı olarak bu konuya odaklanacağız.

Soru: "NATO 3.0"ı çok daha sık duymaya başladık. Siz de bunu dile getiriyor ve dönüşümün gerekli olduğunu söylüyorsunuz. Nedir "NATO 3.0"? Bu kavram, müttefikler açısından ne ifade ediyor? Böyle bir dönüşüme neden ihtiyaç duyuldu?

Mark Rutte: Bu, Kanadalılar ve Avrupalıların daha fazla savunma harcaması yapması anlamına geliyor. Zira bu ülkeler sadece taahhütlerde bulunmuyor, aynı zamanda bu taahhütlerini fiilen yerine getiriyor. Bugün bunu uygulamalarda da görüyoruz. Dolayısıyla sadece söz vermekle kalmayıp verilen sözlerin tutulduğuna dair somut kanıtlar mevcut.

Bu, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle de gerekli. Rusya'nın büyük çaplı askeri yığınağı karşısında saf davranamayız. Bu durum yalnızca Ukrayna bağlamında değil, genel olarak da geçerli. Gelecek dönemde NATO'nun mümkün olan en güçlü yapıya kavuşmasını istiyorsak, bu adımları atmak zorundayız.

'AVRUPA DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENECEK'

"NATO 3.0", ABD'ye aşırı bağımlı olunan "NATO 2.0"dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD, hem konvansiyonel askeri kapasitesiyle hem de nükleer caydırıcılığıyla Avrupa'daki varlığını sürdürecek. Ancak bundan sonraki süreçte Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.

Bu, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlayışı çerçevesinde gerçekleşecek. Avrupa ülkeleri, çok yakın bir gelecekte NATO'nun 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı'nın komutasını devralacak.

Ukrayna'ya sağlanan mali destek konusunda da Avrupalılar öncü rol üstlenecek. ABD, kritik öneme sahip çok sayıda askeri teçhizat sağlamaya devam edecek ancak bunların finansmanını Avrupalılar ve Kanada karşılayacak.

Bütün bunlar, külfet paylaşımının daha adil olduğu, bu sayede çok daha güçlü hale gelen, Rusya karşısında caydırıcılığını artırmış ve Çin konusunda da saf davranmayan bir NATO anlamına geliyor.

'EN BÜYÜK TEHDİT RUSYA'

Soru: Sizce bugün İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit nedir? Önümüzdeki 10 yılda NATO'nun karşılaşacağı başlıca sınamalar hangileri olacak? Başka bir ifadeyle, NATO Genel Sekreteri olarak sizi geceleri uykusuz bırakan en büyük endişe nedir?

Mark Rutte: Genelde uyumaya çalışıyorum ancak beni uyanık tutacak bir konu varsa o da Rusya'dır. Ne yazık ki uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit Rusya. Bunu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu akıl dışı saldırı savaşında açıkça görüyoruz. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, bu savaşta kendi vatandaşlarından, çoğunluğu erkek (ayda) 35 bin askerin öldürülmesini ya da ağır yaralanmasını göze alıyor. Bu durum, Ukrayna'nın sahada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu çatışmalarda hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan askerlerin aileleri ve yakınları açısından bunun ne kadar büyük bir trajedi olduğunu da düşünmek gerekiyor.

Dolayısıyla en büyük tehdidin Rusya olduğunu söyleyebilirim. Ancak Rusya, Kuzey Kore, İran ve Çin'le birlikte hareket ediyor. Çin de askeri kapasitesini hızla artırıyor ve 2030'a kadar 1000 nükleer savaş başlığına sahip olması bekleniyor. Bu nedenle Çin konusunda da saf davranmamalıyız. İran ve Kuzey Kore'yle hareket eden bu dörtlü içinde, uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit yine Rusya olmaya devam ediyor.

'TÜRKİYE, NATO AÇISINDAN SON DERECE ÖNEMLİ BİR ÜLKE'

Soru: Ev sahibi ülke Türkiye'nin İttifaka katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO'nun kolektif güvenliği açısından önemi nedir? NATO, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını daha iyi gözetmek için neler yapabilir?

Mark Rutte: Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da İttifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952'de NATO'ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri İttifakın bir parçası. Bugün de NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.

'ÖNEMLİ BİR AVANTAJ'

Bunun yanı sıra, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayisi altyapısına sahip olmanız da önemli bir avantaj. Büyük, orta ve küçük ölçekli bu şirketler inovasyona büyük önem veriyor; en yeni teknolojileri geliştiriyor ve örneğin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayisi üretimine yansıtıyor. Bu da Türkiye'nin savunma sanayisini son derece güçlü kılıyor.

İşte bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu'nu 7 Temmuz'da Ankara'da düzenleme konusunda son derece kararlıydık. Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayisi kapasitesini de ortaya koymak. Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih.

ASELSAN'ı (nisan ayında) ziyaret ettim. Bu şirketi yakından görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca ASELSAN'ın Türkiye'deki çok sayıda şirketle nasıl işbirliği içinde çalıştığını, Türk savunma sanayisinin Avrupa'nın dört bir yanında ve ABD'li şirketlerle nasıl ortaklıklar geliştirdiğini görmek de son derece etkileyiciydi. Türkiye'nin ABD'de yatırım yapması, ABD'li ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki şirketlerin de Türkiye'ye yatırım yapması güçlü bir işbirliği ortaya koyuyor. Buna ihtiyacımız var çünkü caydırıcılığımızın temelini bu oluşturuyor.

'YENİ TEHDİTLERE HER YÖNDEN BAKIYORUZ'

NATO, 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle hareket ediyor, yani tehditlere her yönden bakıyoruz. Bu nedenle önceki sorunuza yanıt verirken Rusya'yı ön plana çıkarmış olsam da terörizm de bu 360 derecelik yaklaşımın önemli bir parçası. Türkiye'nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, İttifakın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Soru: Avrupa Birliği (AB) son dönemde savunma alanında önemli adımlar attı. Bu girişimler NATO'yu tamamlayıcı olarak sunulsa da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius gibi üst düzey yetkililer aynı zamanda "stratejik özerklik" ve hatta "Avrupa Savunma Birliği" kavramlarını da dile getiriyor. Ancak bu yaklaşımlar Türkiye'yi dışlıyor gibi görünüyor. Sizce yalnızca ABD değil, Türkiye de denklemin dışında bırakılırsa Avrupa kendi güvenliğini muteber şekilde sağlayabilir mi?

Mark Rutte: Şunu söyleyeyim, Ursula von der Leyen'e büyük saygı duyuyorum. Kendisi eski bir savunma bakanı. Bu nedenle AB Komisyonu Başkanı olarak görev yapmasının hepimiz için bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Savunmadan Sorumlu Komisyon Üyesi Andrius Kubilius da bu alanda güçlü bir liderlik sergiliyor.

NATO olarak sürekli vurguladığımız konu ise kapsayıcılık. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de transatlantik niteliğini koruyan, California'dan Ankara'ya kadar uzanan ve aradaki tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmemiz gerekiyor. AB de savunma sanayisi kapasitesinin geliştirilmesi, toplumların dayanıklılığının artırılması ve finansman gibi alanlarda önemli katkılar sağlayabilir.

Ancak Avrupa söz konusu olduğunda, AB üyesi olan 23 NATO müttefikinin yanı sıra, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler de bulunuyor. Dolayısıyla bu konuya ilişkin tartışmalar her zaman devam ediyor. Genel olarak söyleyebilirim ki bu görüşmeler son derece yapıcı bir atmosferde yürütülüyor. Hepimiz, mümkün olan en kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde daha güçlü olacağımız konusunda hemfikiriz.

'FRANSA'NIN KABİLİYETİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'

Soru: Avrupa'da nükleer caydırıcılığı artırmaya yönelik girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu girişimler NATO'nun mevcut nükleer caydırıcılık mimarisini nasıl etkileyebilir?

Mark Rutte: Mevcut yapıya baktığımızda, bildiğiniz gibi ABD ve İngiltere, NATO'nun Nükleer Planlama Grubunun üyeleri. Fransa ise bu grubun dışında yer almasına rağmen NATO'nun önemli bir müttefiki ve sahip olduğu nükleer kapasite, kolektif savunmamız açısından son derece önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Nükleer Planlama Grubunun parçası olmasa da Fransa'nın nükleer kabiliyeti İttifak için büyük önem taşıyor.

Fransa son dönemde bu kapasitenin kullanımına ilişkin yaklaşımını daha da ileri taşıdı ve ABD'yle yakın koordinasyon içinde, Avrupalı müttefiklerle daha yakın işbirliği yaparak bu kapasiteden daha etkin şekilde yararlanmak istediğini ortaya koydu. Bence bu durum Rusya açısından ilave bir ikilem ve stratejik caydırıcılık unsuru oluşturuyor. Ben de bu durumu memnuniyetle karşılıyorum.

İngiltere, ABD ve Fransa'nın oluşturduğu bu ortak tablo, özellikle de ABD'nin özgürlüğümüzün nihai güvencesi niteliğindeki geniş nükleer şemsiyeyi sağlaması, ihtiyaç duyduğumuz caydırıcılığı sunuyor. Ayrıca birçok ülke de bu çerçevede hem Fransa hem de ABD ile işbirliği içinde hareket ediyor. Bu nedenle nükleer caydırıcılık açısından son derece iyi korunduğumuzu düşünüyorum.​​​​​​​

Erkek arkadaşının gözü önünde timsah tarafından parçalandı! Kan donduran telefon görüşmesi: 'Ölüm dönüşüne başladı'

Wed, 01 Jul 2026 07:11:14 Z

ABD'nin Florida eyaletinde pazar günü (28.06.2026) meydana gelen ölümcül timsah saldırısında yaşamını yitiren kadının 31 yaşındaki Brittany Clark olduğu açıklandı. Olayla ilgili hazırlanan adli rapor, genç kadının son anlarına ilişkin çarpıcı ayrıntıları ortaya koydu.

Daily Mail'in ulaştığı rapora göre Clark, erkek arkadaşı Chance Allison ve bir arkadaşlarıyla birlikte Orlando'nun kuzeydoğusundaki ormanda yürüyüş yaparken öğleden sonra saat 13.30 sıralarında nehre girdi.

İKİ KOLUNU DA KOPARDI

Daha önce yayımlanan 911 kayıtlarında, timsahın üçlüye sessizce yaklaştığı ve Clark'a saldırarak iki kolunu da kopardığı ortaya çıkmıştı.

‘ÖLÜM DÖNÜŞÜ'

Adli rapora göre saldırı sırasında timsah, Clark'ın kolunu kavradıktan sonra ‘ölüm dönüşü’ olarak bilinen hareketi gerçekleştirmeye başladı.

Timsahların avlarını etkisiz hale getirmek için kullandığı bu yöntemde hayvan, kendi ekseni etrafında hızla dönerek kurbanını suyun altına çekmeye ve boğmaya çalışıyor.

Raporda, Clark'ın erkek arkadaşı Chance Allison'ın genç kadını kurtarmak için timsahla mücadele ettiği, hatta timsahın kendisini ve Clark'ı suyun altına çekmesine rağmen saldırıyı durdurmaya çalıştığı belirtildi.

Allison'ın büyük risk alarak kız arkadaşını timsahın çenelerinden kurtarmayı başardığı ancak Clark'ın hayatını kaybettiği ifade edildi.

Raporda ayrıca olayın ardından yaklaşık 3,6 metre uzunluğundaki timsahın bulunarak öldürüldüğü, başının ise delil olarak muhafaza edildiği bilgisine yer verildi.

‘TİMSAH KOLUNDAN YAKALADI VE ÖLÜM DÖNÜŞÜNE BAŞLADI’

Rapora göre olay sırasında grup, nehrin omuz hizasına kadar gelen sularında yüzüyordu.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

Alıntı Metni

Rapora göre Allison bir noktada timsahın Clark'ın kolunu bırakmasını sağladı ancak hayvan bu kez genç kadının diğer kolunu ısırdı.

KAN DONDURAN TELEFON KAYDI

"Chance, timsah nihayet bırakana kadar Clark'ı kıyıya çıkarmaya çalıştı. Daha sonra kıyıda erkek arkadaşı tarafından kalp masajı uygulanmaya başlandı ve 911 arandı" denildi.

Raporda Allison'ın timsahla mücadelesinin tam olarak ne zaman sona erdiği belirtilmezken, 911 ses kayıtları genç adamın acil yardım hattını ararken bile timsahla mücadele ettiğini gösterdi.

‘KOLLARINI TİMSAHIN AĞZINDAN KURTARMAYA ÇALIŞIYORUM’

Kayda geçen konuşmalarda çığlık ve ağlama sesleri duyulurken Allison'ın, "Hala kollarını timsahın ağzından kurtarmaya çalışıyorum" dediği belirtildi.

Bir süre sonra ise acil çağrı merkezine, "İki kolu da yok, iki kolu da koptu" diye bağırdığı aktarıldı.

Yanlarında bulunan kadın arkadaşlarının ise operatöre, "Bir kolu sadece ince bir parça ile bağlı duruyor" dediği kaydedildi.

Operatörün diğer kolun nerede olduğunu sorması üzerine kadının tek kelimelik yanıt verdiği belirtildi: "Yok"

Allison'ın daha sonra operatöre, "Durum çok kötü, gerçekten çok kötü. Lütfen çabuk olun... Çok fazla..." dedikten sonra sözlerini tamamlayamadığı aktarıldı.

Bir süre sonra timsahın uzaklaştığını söyleyen Allison'ın, kız arkadaşının yaralarını "korkunç" olarak tanımladığı belirtildi.

ABD'den İran müzakerelerine ilişkin flaş açıklama! 'Bütün kozlar elimizde'
Diğer Türk devletlerine model olmuştu! 86 yıllık yazım kuralları değişiyor mu?

ABD'den İran müzakerelerine ilişkin flaş açıklama! 'Bütün kozlar elimizde'

Wed, 01 Jul 2026 06:40:13 Z

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Fox News haber kanalına İran’la yaşanan askeri gerilim ve müzakere sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın birkaç haftadır Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri vurmadığını ve petrol akışının devam ettiğini belirten Vance, "Bunun bir nedeni de ABD Başkanı Donald Trump’ın İranlıların gemileri vurması halinde bizim de karşılık vereceğimizi çok net bir şekilde ifade etmiş olmasıdır. Yani anlayacağınız, burada bazen havuç ve sopa taktiğine ihtiyaç oluyor. Aslında müzakereler sonunda nasıl şekillenirse şekillensin, ABD’nin harika bir konumda olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

'ÇOK DAHA GÜÇLÜ KONUMDAYIZ'

ABD’nin müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasından yana olduğunun altını çizen Vance, "Eğer müzakereler başarılı olursa ki elbette başarılı olmasını istiyoruz; kalıcı olarak dönüşmüş, bölgesel terörizmi ve istikrarsızlığı finanse etmeyen, her türlü nükleer silah hırsından kalıcı olarak vazgeçmiş ve bunun sonucunda dünya ekonomisine yeniden kabul edilen bir İran'a sahip oluruz. Bu, Amerikan halkı ve tüm bölge için harika bir sonuçtur" değerlendirmesinde bulundu. Buna rağmen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanma ihtimalini tamamen dışlamayan Vance, "Öte yandan İranlılar gerektiği gibi davranmazlarsa, müzakerelerde görmemiz gereken tavizleri vermezlerse; nükleer programları zaten yerle bir edilmiş durumda, konvansiyonel orduları zaten yok edilmiş halde ve ABD İranlılara kıyasla hala çok daha güçlü bir konumda" diye konuştu.

'MÜZAKERELERİN BAŞARILI OLMASINI İSTİYORUZ'

ABD’nin İran’a karşı güçlü bir konumda olduğu iddiasını yineleyen Vance, "Müzakerelerde bütün kozlar bizim elimizde. Açıkçası müzakerelerin başarılı olmasını istiyoruz, ancak başarılı olmasa bile temel görevimizi yerine getirmiş olduk. O da İranlıların asla nükleer bir silaha sahip olmamasını sağlamaktır. Başka bir deyişle, bu Amerikan halkı için kazan-kazan sonucudur" değerlendirmesinde bulundu.

'GERÇEK TAVİZLER VERMELERİ GEREK'

İran yönetiminde ve halkında mevcut sistemden memnun olmayan kesimlerin olduğunu belirten Vance, "Müzakere odasında gördükleriniz, bence onların kendi sistemleri içindeki gerçek bir çekişmenin kanıtıdır. İran sistemi içinde, 47 yıldır iş yapma biçimlerinin bir hata olduğunu kabul eden ve yeni bir sayfa açmak isteyen insanlar var. Aynı zamanda bazı direnişler de görüyorsunuz; davranışlarını değiştirmek istemeyen bazı eski katı görüşlüler, bazı eski radikaller var. Bu müzakerelerde yapmaya çalıştığımız şeyin bir kısmı da, onların aslında ne kadar ciddi olduklarını görmek. Ve ciddi olmak için sadece doğru şeyleri söylemeleri yetmez, gerçek tavizler vermeleri gerekir" dedi.

'OLUMLU VE OLUMSUZ İŞARETLER GÖRÜYORUZ'

Trump ve yönetimindeki üst düzey isimlerin İranlıların ne söylediğinden çok ne yaptıklarıyla ilgilendiğini vurgulayan Vance, "Bazı olumlu işaretler görüyoruz. Elbette bazı olumsuz işaretler de görüyoruz. Başkanın bize söylediği şey; sorunu çözmeye odaklanmamız, müzakerelerin nereye varacağını görmemiz ve eğer diplomatik tarafta başarılı bir çözüme ulaşılmazsa dahi, hâlâ birçok seçeneğimizin olduğu ve Amerikan halkı için zaten çok şey başarmış olduğumuzdur" şeklinde konuştu.

Diğer Türk devletlerine model olmuştu! 86 yıllık yazım kuralları değişiyor mu?

Wed, 01 Jul 2026 06:18:35 Z

Kırgızistan'da Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Dili ve Dil Politikası Ulusal Komisyonu ile Ulusal Bilimler Akademisi Dilbilim Enstitüsü işbirliğiyle "Kırgız Dilinde Yazım Kuralları: Mevcut Durum ve Geliştirme Sorunları" başlıklı konferans düzenlendi.

86 YILDIR KÖKLÜ BİR DEĞİŞİME UĞRAMADI

Konferansta konuşan akademisyen Sırtbay Musayev, mevcut imla kurallarının 86 yıldır köklü bir değişime uğramadığını ve bu durumun yazı sisteminde çözülmemiş sorunlara yol açtığını belirtti.

Kaliteli bir imla yapısı için öncelikle alfabenin netleştirilmesi gerektiğini ifade eden Musayev, şu değerlendirmede bulundu:

'MÜKEMMEL YAZI İÇİN MÜKEMMEL ALFABE GEREKİR'

"Mükemmel yazım için mükemmel bir alfabe gerekir. Sadece 'E' harfi için bile altı veya yedi kural var. 1939'dan beri Ruslaştırma yoğunlaştı, bu da ulusal değerleri ve en büyük etkiyle dili olumsuz etkiledi. Kiril alfabesini terk etmeden yazım kurallarını düzeltmek için güncel konuları gündeme getiriyoruz. Yarın ülkemiz Latin alfabesine geçmeye karar verirse zaten hazırız. Diğer Türk dilleri konuşan halklar alfabemizi model gösteriyor. Bunun nedeni, bilim insanlarımız İşenalı Arabayev ve Kasım Tınıstanov'un orijinal fonemlerimizi belirleyip 28 harf oluşturmalarıdır."

Konferansa katılan diğer dilbilimciler de bu reform talebinin Kiril alfabesini tamamen terk etmek anlamına gelmediğini, amacın mevcut aksaklıkları düzeltmek olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda Kırgızcada bulunmayan ve yalnızca Rusça kelimeler için kullanılan harflerin, dilin ses yapısını bozduğu ve yeni neslin özgün Kırgızca sesleri telaffuz etmesini zorlaştırdığı belirtiliyor.

Kırgızca, tarihte Arap ve Latin alfabelerini kullanmış olsa da 1940'tan bu yana resmi yazı dili olarak Kiril alfabesini kullanıyor.

Kırgız Kiril alfabesi 36 harften oluşurken, Rus alfabesinde bulunan harflere ek olarak Kırgızcanın özgün seslerini karşılayan üç özel harf yer alıyor.

İran Meclis Başkanı Kalibaf: "Petrolü yüzde 20 daha pahalı satıyoruz"
Yunanistan'dan 'Türkiye ile savaşa sürükleniyoruz' itirafı! 'Ölümcül tuzağa düştük, İsrail'in Truva Atı planı'

İsrail'de Netanyahu krizi! Eski Başbakan Bennett'ten zehir zemberek sözler: 'Esir oldu, söz geçiremiyor'

Wed, 01 Jul 2026 05:48:19 Z

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett,Amerikalı yayıncı ve blogger Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, İsrail iç siyasetinde ve Gazze ile Lübnan sınırında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'SÖZ GEÇİREMİYOR'

Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, "Netanyahu artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor" şeklinde konuştu.

Bennett, mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini savunarak, "Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor" ifadelerini kullandı.

'SORUMLU KENDİSİ'

İsrail'in uluslararası arenada çöken itibarına ve diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu durumun sorumlusunun taraflı medya veya dış propaganda olmadığını, doğrudan hükümetin kendi politikaları olduğunu itiraf etti.

Bennett, dünyadaki tepkilerin İsrail'in kendi hatalarından kaynaklandığını açıkça kabul ederek, ülkenin en büyük sorununun artık sadece sınırların dışındaki düşmanlar değil, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışı olduğunu kaydetti.

'EKONOMİ TÜKENDİ'

Bennett, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını, Hamas'ın yok edilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki görüşlerini koruduğunu ve İran'ı hala en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirterek, mevcut askeri stratejinin ülkeye zarar verdiğini savundu.

Uzun süren savaşlara inanmadığına işaret eden Bennett, şunları kaydetti:

"Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor. İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."

Yunanistan'dan 'Türkiye ile savaşa sürükleniyoruz' itirafı! 'Ölümcül tuzağa düştük, İsrail'in Truva Atı planı'
Altındaki sert düşüşün nedeni belli oldu!

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

NATO Genel Sekreteri Rutte'den Ankara'daki zirve öncesi çarpıcı açıklama: Türkiye'nin önemli bir avantajı var

Wed, 01 Jul 2026 07:15:41 Z

Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın karşılaştığı temel sınamalar ve Türkiye'nin NATO'ya katkıları hakkında Brüksel'deki NATO Karargahı'nda soruları yanıtladı.

Röportajın ayrıntıları şöyle:

'ANKARA ZİRVESİ DE UYGULAMA ZİRVESİ OLMALI'

Soru: Sayın Genel Sekreter, özellikle son dönemde transatlantik ilişkilerde yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, liderliğinizde gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi'ne yönelik beklentiler oldukça yüksek. Siz de Ankara Zirvesi'nin Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli olabileceğini ifade ettiniz. Ankara Zirvesi'nden hangi somut kararların çıkmasını beklemeliyiz? Sizce zirveyi başarılı kılacak sonuçlar neler olacaktır?

Mark Rutte: Ankara Zirvesi'ne gelecekte dönüp bakıldığında, insanların bunun verilen taahhütlerin hayata geçirildiği bir zirve olduğunu söylemesini umuyorum. Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı.

Savunma harcamaları, hem Lahey'de ele alındı, hem de Ankara'da ele alınacak 3 temel başlıktan biri. Bu alanda Avrupalılar ve Kanada'nın yalnızca 2 yıl içinde savunmaya ilave 250 milyar dolara varan kaynak ayırmış olması gerçekten etkileyici.

'KAPASİTEYİ HIZLA BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ'

Dolayısıyla 1 ya da 2 yıl içinde savunma harcamalarını artırabileceğimiz üst sınıra yaklaşmış bulunmaktayız. Ancak mesele yalnızca daha fazla kaynak ayırmak değil; silahlı kuvvetlerde görev yapacak kadın ve erkek personeli temin etmemiz, savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bu kapasiteyi hızla büyütmek zorundayız.

İkinci önceliğimiz, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi.

Üçüncü önceliğimiz ise daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen "NATO 3.0"ı inşa etmek. Bunun için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırmamız gerekiyor. Çünkü savunma sanayisinin üretim kapasitesi, caydırıcılığımızın ayrılmaz bir parçası.

'YAPMAMIZ GEREKEN ÇOK İŞ VAR'

Bu da Lahey Zirvesi'nin önemli sonuçlarından biriydi. Ancak bu alanda hem ABD'de hem de Avrupa'da hala yapmamız gereken çok iş var. Yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketine sahip Türkiye de bu açıdan önemli bir ülke. Ancak NATO olarak genel tabloda daha fazlasını yapmak zorundayız. Çünkü üretim ve teslimat süreleri hala çok uzun, üretim miktarımız ise ihtiyacın gerisinde kalıyor.

Bazı başarılı örnekler var ve genel olarak olumlu yönde ilerleme kaydediliyor. Ancak sözünü ettiğim 3 öncelik arasında savunma sanayisi üretiminin artırılması en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkabilir. Nitekim Ankara Zirvesi'nin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nda da ağırlıklı olarak bu konuya odaklanacağız.

Soru: "NATO 3.0"ı çok daha sık duymaya başladık. Siz de bunu dile getiriyor ve dönüşümün gerekli olduğunu söylüyorsunuz. Nedir "NATO 3.0"? Bu kavram, müttefikler açısından ne ifade ediyor? Böyle bir dönüşüme neden ihtiyaç duyuldu?

Mark Rutte: Bu, Kanadalılar ve Avrupalıların daha fazla savunma harcaması yapması anlamına geliyor. Zira bu ülkeler sadece taahhütlerde bulunmuyor, aynı zamanda bu taahhütlerini fiilen yerine getiriyor. Bugün bunu uygulamalarda da görüyoruz. Dolayısıyla sadece söz vermekle kalmayıp verilen sözlerin tutulduğuna dair somut kanıtlar mevcut.

Bu, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle de gerekli. Rusya'nın büyük çaplı askeri yığınağı karşısında saf davranamayız. Bu durum yalnızca Ukrayna bağlamında değil, genel olarak da geçerli. Gelecek dönemde NATO'nun mümkün olan en güçlü yapıya kavuşmasını istiyorsak, bu adımları atmak zorundayız.

'AVRUPA DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENECEK'

"NATO 3.0", ABD'ye aşırı bağımlı olunan "NATO 2.0"dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD, hem konvansiyonel askeri kapasitesiyle hem de nükleer caydırıcılığıyla Avrupa'daki varlığını sürdürecek. Ancak bundan sonraki süreçte Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.

Bu, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlayışı çerçevesinde gerçekleşecek. Avrupa ülkeleri, çok yakın bir gelecekte NATO'nun 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı'nın komutasını devralacak.

Ukrayna'ya sağlanan mali destek konusunda da Avrupalılar öncü rol üstlenecek. ABD, kritik öneme sahip çok sayıda askeri teçhizat sağlamaya devam edecek ancak bunların finansmanını Avrupalılar ve Kanada karşılayacak.

Bütün bunlar, külfet paylaşımının daha adil olduğu, bu sayede çok daha güçlü hale gelen, Rusya karşısında caydırıcılığını artırmış ve Çin konusunda da saf davranmayan bir NATO anlamına geliyor.

'EN BÜYÜK TEHDİT RUSYA'

Soru: Sizce bugün İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit nedir? Önümüzdeki 10 yılda NATO'nun karşılaşacağı başlıca sınamalar hangileri olacak? Başka bir ifadeyle, NATO Genel Sekreteri olarak sizi geceleri uykusuz bırakan en büyük endişe nedir?

Mark Rutte: Genelde uyumaya çalışıyorum ancak beni uyanık tutacak bir konu varsa o da Rusya'dır. Ne yazık ki uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit Rusya. Bunu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu akıl dışı saldırı savaşında açıkça görüyoruz. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, bu savaşta kendi vatandaşlarından, çoğunluğu erkek (ayda) 35 bin askerin öldürülmesini ya da ağır yaralanmasını göze alıyor. Bu durum, Ukrayna'nın sahada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu çatışmalarda hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan askerlerin aileleri ve yakınları açısından bunun ne kadar büyük bir trajedi olduğunu da düşünmek gerekiyor.

Dolayısıyla en büyük tehdidin Rusya olduğunu söyleyebilirim. Ancak Rusya, Kuzey Kore, İran ve Çin'le birlikte hareket ediyor. Çin de askeri kapasitesini hızla artırıyor ve 2030'a kadar 1000 nükleer savaş başlığına sahip olması bekleniyor. Bu nedenle Çin konusunda da saf davranmamalıyız. İran ve Kuzey Kore'yle hareket eden bu dörtlü içinde, uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit yine Rusya olmaya devam ediyor.

'TÜRKİYE, NATO AÇISINDAN SON DERECE ÖNEMLİ BİR ÜLKE'

Soru: Ev sahibi ülke Türkiye'nin İttifaka katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO'nun kolektif güvenliği açısından önemi nedir? NATO, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını daha iyi gözetmek için neler yapabilir?

Mark Rutte: Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da İttifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952'de NATO'ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri İttifakın bir parçası. Bugün de NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.

'ÖNEMLİ BİR AVANTAJ'

Bunun yanı sıra, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayisi altyapısına sahip olmanız da önemli bir avantaj. Büyük, orta ve küçük ölçekli bu şirketler inovasyona büyük önem veriyor; en yeni teknolojileri geliştiriyor ve örneğin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayisi üretimine yansıtıyor. Bu da Türkiye'nin savunma sanayisini son derece güçlü kılıyor.

İşte bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu'nu 7 Temmuz'da Ankara'da düzenleme konusunda son derece kararlıydık. Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayisi kapasitesini de ortaya koymak. Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih.

ASELSAN'ı (nisan ayında) ziyaret ettim. Bu şirketi yakından görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca ASELSAN'ın Türkiye'deki çok sayıda şirketle nasıl işbirliği içinde çalıştığını, Türk savunma sanayisinin Avrupa'nın dört bir yanında ve ABD'li şirketlerle nasıl ortaklıklar geliştirdiğini görmek de son derece etkileyiciydi. Türkiye'nin ABD'de yatırım yapması, ABD'li ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki şirketlerin de Türkiye'ye yatırım yapması güçlü bir işbirliği ortaya koyuyor. Buna ihtiyacımız var çünkü caydırıcılığımızın temelini bu oluşturuyor.

'YENİ TEHDİTLERE HER YÖNDEN BAKIYORUZ'

NATO, 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle hareket ediyor, yani tehditlere her yönden bakıyoruz. Bu nedenle önceki sorunuza yanıt verirken Rusya'yı ön plana çıkarmış olsam da terörizm de bu 360 derecelik yaklaşımın önemli bir parçası. Türkiye'nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, İttifakın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Soru: Avrupa Birliği (AB) son dönemde savunma alanında önemli adımlar attı. Bu girişimler NATO'yu tamamlayıcı olarak sunulsa da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius gibi üst düzey yetkililer aynı zamanda "stratejik özerklik" ve hatta "Avrupa Savunma Birliği" kavramlarını da dile getiriyor. Ancak bu yaklaşımlar Türkiye'yi dışlıyor gibi görünüyor. Sizce yalnızca ABD değil, Türkiye de denklemin dışında bırakılırsa Avrupa kendi güvenliğini muteber şekilde sağlayabilir mi?

Mark Rutte: Şunu söyleyeyim, Ursula von der Leyen'e büyük saygı duyuyorum. Kendisi eski bir savunma bakanı. Bu nedenle AB Komisyonu Başkanı olarak görev yapmasının hepimiz için bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Savunmadan Sorumlu Komisyon Üyesi Andrius Kubilius da bu alanda güçlü bir liderlik sergiliyor.

NATO olarak sürekli vurguladığımız konu ise kapsayıcılık. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de transatlantik niteliğini koruyan, California'dan Ankara'ya kadar uzanan ve aradaki tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmemiz gerekiyor. AB de savunma sanayisi kapasitesinin geliştirilmesi, toplumların dayanıklılığının artırılması ve finansman gibi alanlarda önemli katkılar sağlayabilir.

Ancak Avrupa söz konusu olduğunda, AB üyesi olan 23 NATO müttefikinin yanı sıra, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler de bulunuyor. Dolayısıyla bu konuya ilişkin tartışmalar her zaman devam ediyor. Genel olarak söyleyebilirim ki bu görüşmeler son derece yapıcı bir atmosferde yürütülüyor. Hepimiz, mümkün olan en kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde daha güçlü olacağımız konusunda hemfikiriz.

'FRANSA'NIN KABİLİYETİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'

Soru: Avrupa'da nükleer caydırıcılığı artırmaya yönelik girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu girişimler NATO'nun mevcut nükleer caydırıcılık mimarisini nasıl etkileyebilir?

Mark Rutte: Mevcut yapıya baktığımızda, bildiğiniz gibi ABD ve İngiltere, NATO'nun Nükleer Planlama Grubunun üyeleri. Fransa ise bu grubun dışında yer almasına rağmen NATO'nun önemli bir müttefiki ve sahip olduğu nükleer kapasite, kolektif savunmamız açısından son derece önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Nükleer Planlama Grubunun parçası olmasa da Fransa'nın nükleer kabiliyeti İttifak için büyük önem taşıyor.

Fransa son dönemde bu kapasitenin kullanımına ilişkin yaklaşımını daha da ileri taşıdı ve ABD'yle yakın koordinasyon içinde, Avrupalı müttefiklerle daha yakın işbirliği yaparak bu kapasiteden daha etkin şekilde yararlanmak istediğini ortaya koydu. Bence bu durum Rusya açısından ilave bir ikilem ve stratejik caydırıcılık unsuru oluşturuyor. Ben de bu durumu memnuniyetle karşılıyorum.

İngiltere, ABD ve Fransa'nın oluşturduğu bu ortak tablo, özellikle de ABD'nin özgürlüğümüzün nihai güvencesi niteliğindeki geniş nükleer şemsiyeyi sağlaması, ihtiyaç duyduğumuz caydırıcılığı sunuyor. Ayrıca birçok ülke de bu çerçevede hem Fransa hem de ABD ile işbirliği içinde hareket ediyor. Bu nedenle nükleer caydırıcılık açısından son derece iyi korunduğumuzu düşünüyorum.​​​​​​​

Erkek arkadaşının gözü önünde timsah tarafından parçalandı! Kan donduran telefon görüşmesi: 'Ölüm dönüşüne başladı'

Wed, 01 Jul 2026 07:11:14 Z

ABD'nin Florida eyaletinde pazar günü (28.06.2026) meydana gelen ölümcül timsah saldırısında yaşamını yitiren kadının 31 yaşındaki Brittany Clark olduğu açıklandı. Olayla ilgili hazırlanan adli rapor, genç kadının son anlarına ilişkin çarpıcı ayrıntıları ortaya koydu.

Daily Mail'in ulaştığı rapora göre Clark, erkek arkadaşı Chance Allison ve bir arkadaşlarıyla birlikte Orlando'nun kuzeydoğusundaki ormanda yürüyüş yaparken öğleden sonra saat 13.30 sıralarında nehre girdi.

İKİ KOLUNU DA KOPARDI

Daha önce yayımlanan 911 kayıtlarında, timsahın üçlüye sessizce yaklaştığı ve Clark'a saldırarak iki kolunu da kopardığı ortaya çıkmıştı.

‘ÖLÜM DÖNÜŞÜ'

Adli rapora göre saldırı sırasında timsah, Clark'ın kolunu kavradıktan sonra ‘ölüm dönüşü’ olarak bilinen hareketi gerçekleştirmeye başladı.

Timsahların avlarını etkisiz hale getirmek için kullandığı bu yöntemde hayvan, kendi ekseni etrafında hızla dönerek kurbanını suyun altına çekmeye ve boğmaya çalışıyor.

Raporda, Clark'ın erkek arkadaşı Chance Allison'ın genç kadını kurtarmak için timsahla mücadele ettiği, hatta timsahın kendisini ve Clark'ı suyun altına çekmesine rağmen saldırıyı durdurmaya çalıştığı belirtildi.

Allison'ın büyük risk alarak kız arkadaşını timsahın çenelerinden kurtarmayı başardığı ancak Clark'ın hayatını kaybettiği ifade edildi.

Raporda ayrıca olayın ardından yaklaşık 3,6 metre uzunluğundaki timsahın bulunarak öldürüldüğü, başının ise delil olarak muhafaza edildiği bilgisine yer verildi.

‘TİMSAH KOLUNDAN YAKALADI VE ÖLÜM DÖNÜŞÜNE BAŞLADI’

Rapora göre olay sırasında grup, nehrin omuz hizasına kadar gelen sularında yüzüyordu.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

Alıntı Metni

Rapora göre Allison bir noktada timsahın Clark'ın kolunu bırakmasını sağladı ancak hayvan bu kez genç kadının diğer kolunu ısırdı.

KAN DONDURAN TELEFON KAYDI

"Chance, timsah nihayet bırakana kadar Clark'ı kıyıya çıkarmaya çalıştı. Daha sonra kıyıda erkek arkadaşı tarafından kalp masajı uygulanmaya başlandı ve 911 arandı" denildi.

Raporda Allison'ın timsahla mücadelesinin tam olarak ne zaman sona erdiği belirtilmezken, 911 ses kayıtları genç adamın acil yardım hattını ararken bile timsahla mücadele ettiğini gösterdi.

‘KOLLARINI TİMSAHIN AĞZINDAN KURTARMAYA ÇALIŞIYORUM’

Kayda geçen konuşmalarda çığlık ve ağlama sesleri duyulurken Allison'ın, "Hala kollarını timsahın ağzından kurtarmaya çalışıyorum" dediği belirtildi.

Bir süre sonra ise acil çağrı merkezine, "İki kolu da yok, iki kolu da koptu" diye bağırdığı aktarıldı.

Yanlarında bulunan kadın arkadaşlarının ise operatöre, "Bir kolu sadece ince bir parça ile bağlı duruyor" dediği kaydedildi.

Operatörün diğer kolun nerede olduğunu sorması üzerine kadının tek kelimelik yanıt verdiği belirtildi: "Yok"

Allison'ın daha sonra operatöre, "Durum çok kötü, gerçekten çok kötü. Lütfen çabuk olun... Çok fazla..." dedikten sonra sözlerini tamamlayamadığı aktarıldı.

Bir süre sonra timsahın uzaklaştığını söyleyen Allison'ın, kız arkadaşının yaralarını "korkunç" olarak tanımladığı belirtildi.

ABD'den İran müzakerelerine ilişkin flaş açıklama! 'Bütün kozlar elimizde'
Diğer Türk devletlerine model olmuştu! 86 yıllık yazım kuralları değişiyor mu?

ABD'den İran müzakerelerine ilişkin flaş açıklama! 'Bütün kozlar elimizde'

Wed, 01 Jul 2026 06:40:13 Z

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Fox News haber kanalına İran’la yaşanan askeri gerilim ve müzakere sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın birkaç haftadır Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri vurmadığını ve petrol akışının devam ettiğini belirten Vance, "Bunun bir nedeni de ABD Başkanı Donald Trump’ın İranlıların gemileri vurması halinde bizim de karşılık vereceğimizi çok net bir şekilde ifade etmiş olmasıdır. Yani anlayacağınız, burada bazen havuç ve sopa taktiğine ihtiyaç oluyor. Aslında müzakereler sonunda nasıl şekillenirse şekillensin, ABD’nin harika bir konumda olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

'ÇOK DAHA GÜÇLÜ KONUMDAYIZ'

ABD’nin müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasından yana olduğunun altını çizen Vance, "Eğer müzakereler başarılı olursa ki elbette başarılı olmasını istiyoruz; kalıcı olarak dönüşmüş, bölgesel terörizmi ve istikrarsızlığı finanse etmeyen, her türlü nükleer silah hırsından kalıcı olarak vazgeçmiş ve bunun sonucunda dünya ekonomisine yeniden kabul edilen bir İran'a sahip oluruz. Bu, Amerikan halkı ve tüm bölge için harika bir sonuçtur" değerlendirmesinde bulundu. Buna rağmen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanma ihtimalini tamamen dışlamayan Vance, "Öte yandan İranlılar gerektiği gibi davranmazlarsa, müzakerelerde görmemiz gereken tavizleri vermezlerse; nükleer programları zaten yerle bir edilmiş durumda, konvansiyonel orduları zaten yok edilmiş halde ve ABD İranlılara kıyasla hala çok daha güçlü bir konumda" diye konuştu.

'MÜZAKERELERİN BAŞARILI OLMASINI İSTİYORUZ'

ABD’nin İran’a karşı güçlü bir konumda olduğu iddiasını yineleyen Vance, "Müzakerelerde bütün kozlar bizim elimizde. Açıkçası müzakerelerin başarılı olmasını istiyoruz, ancak başarılı olmasa bile temel görevimizi yerine getirmiş olduk. O da İranlıların asla nükleer bir silaha sahip olmamasını sağlamaktır. Başka bir deyişle, bu Amerikan halkı için kazan-kazan sonucudur" değerlendirmesinde bulundu.

'GERÇEK TAVİZLER VERMELERİ GEREK'

İran yönetiminde ve halkında mevcut sistemden memnun olmayan kesimlerin olduğunu belirten Vance, "Müzakere odasında gördükleriniz, bence onların kendi sistemleri içindeki gerçek bir çekişmenin kanıtıdır. İran sistemi içinde, 47 yıldır iş yapma biçimlerinin bir hata olduğunu kabul eden ve yeni bir sayfa açmak isteyen insanlar var. Aynı zamanda bazı direnişler de görüyorsunuz; davranışlarını değiştirmek istemeyen bazı eski katı görüşlüler, bazı eski radikaller var. Bu müzakerelerde yapmaya çalıştığımız şeyin bir kısmı da, onların aslında ne kadar ciddi olduklarını görmek. Ve ciddi olmak için sadece doğru şeyleri söylemeleri yetmez, gerçek tavizler vermeleri gerekir" dedi.

'OLUMLU VE OLUMSUZ İŞARETLER GÖRÜYORUZ'

Trump ve yönetimindeki üst düzey isimlerin İranlıların ne söylediğinden çok ne yaptıklarıyla ilgilendiğini vurgulayan Vance, "Bazı olumlu işaretler görüyoruz. Elbette bazı olumsuz işaretler de görüyoruz. Başkanın bize söylediği şey; sorunu çözmeye odaklanmamız, müzakerelerin nereye varacağını görmemiz ve eğer diplomatik tarafta başarılı bir çözüme ulaşılmazsa dahi, hâlâ birçok seçeneğimizin olduğu ve Amerikan halkı için zaten çok şey başarmış olduğumuzdur" şeklinde konuştu.

Diğer Türk devletlerine model olmuştu! 86 yıllık yazım kuralları değişiyor mu?

Wed, 01 Jul 2026 06:18:35 Z

Kırgızistan'da Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Dili ve Dil Politikası Ulusal Komisyonu ile Ulusal Bilimler Akademisi Dilbilim Enstitüsü işbirliğiyle "Kırgız Dilinde Yazım Kuralları: Mevcut Durum ve Geliştirme Sorunları" başlıklı konferans düzenlendi.

86 YILDIR KÖKLÜ BİR DEĞİŞİME UĞRAMADI

Konferansta konuşan akademisyen Sırtbay Musayev, mevcut imla kurallarının 86 yıldır köklü bir değişime uğramadığını ve bu durumun yazı sisteminde çözülmemiş sorunlara yol açtığını belirtti.

Kaliteli bir imla yapısı için öncelikle alfabenin netleştirilmesi gerektiğini ifade eden Musayev, şu değerlendirmede bulundu:

'MÜKEMMEL YAZI İÇİN MÜKEMMEL ALFABE GEREKİR'

"Mükemmel yazım için mükemmel bir alfabe gerekir. Sadece 'E' harfi için bile altı veya yedi kural var. 1939'dan beri Ruslaştırma yoğunlaştı, bu da ulusal değerleri ve en büyük etkiyle dili olumsuz etkiledi. Kiril alfabesini terk etmeden yazım kurallarını düzeltmek için güncel konuları gündeme getiriyoruz. Yarın ülkemiz Latin alfabesine geçmeye karar verirse zaten hazırız. Diğer Türk dilleri konuşan halklar alfabemizi model gösteriyor. Bunun nedeni, bilim insanlarımız İşenalı Arabayev ve Kasım Tınıstanov'un orijinal fonemlerimizi belirleyip 28 harf oluşturmalarıdır."

Konferansa katılan diğer dilbilimciler de bu reform talebinin Kiril alfabesini tamamen terk etmek anlamına gelmediğini, amacın mevcut aksaklıkları düzeltmek olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda Kırgızcada bulunmayan ve yalnızca Rusça kelimeler için kullanılan harflerin, dilin ses yapısını bozduğu ve yeni neslin özgün Kırgızca sesleri telaffuz etmesini zorlaştırdığı belirtiliyor.

Kırgızca, tarihte Arap ve Latin alfabelerini kullanmış olsa da 1940'tan bu yana resmi yazı dili olarak Kiril alfabesini kullanıyor.

Kırgız Kiril alfabesi 36 harften oluşurken, Rus alfabesinde bulunan harflere ek olarak Kırgızcanın özgün seslerini karşılayan üç özel harf yer alıyor.

İran Meclis Başkanı Kalibaf: "Petrolü yüzde 20 daha pahalı satıyoruz"
Yunanistan'dan 'Türkiye ile savaşa sürükleniyoruz' itirafı! 'Ölümcül tuzağa düştük, İsrail'in Truva Atı planı'

İsrail'de Netanyahu krizi! Eski Başbakan Bennett'ten zehir zemberek sözler: 'Esir oldu, söz geçiremiyor'

Wed, 01 Jul 2026 05:48:19 Z

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett,Amerikalı yayıncı ve blogger Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, İsrail iç siyasetinde ve Gazze ile Lübnan sınırında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'SÖZ GEÇİREMİYOR'

Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, "Netanyahu artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor" şeklinde konuştu.

Bennett, mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini savunarak, "Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor" ifadelerini kullandı.

'SORUMLU KENDİSİ'

İsrail'in uluslararası arenada çöken itibarına ve diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu durumun sorumlusunun taraflı medya veya dış propaganda olmadığını, doğrudan hükümetin kendi politikaları olduğunu itiraf etti.

Bennett, dünyadaki tepkilerin İsrail'in kendi hatalarından kaynaklandığını açıkça kabul ederek, ülkenin en büyük sorununun artık sadece sınırların dışındaki düşmanlar değil, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışı olduğunu kaydetti.

'EKONOMİ TÜKENDİ'

Bennett, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını, Hamas'ın yok edilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki görüşlerini koruduğunu ve İran'ı hala en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirterek, mevcut askeri stratejinin ülkeye zarar verdiğini savundu.

Uzun süren savaşlara inanmadığına işaret eden Bennett, şunları kaydetti:

"Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor. İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."

Yunanistan'dan 'Türkiye ile savaşa sürükleniyoruz' itirafı! 'Ölümcül tuzağa düştük, İsrail'in Truva Atı planı'
Altındaki sert düşüşün nedeni belli oldu!

Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

Gece müzeciliğinin 2026 serüveni başladı, uzmanlar Cumhuriyet’e konuştu

Wed, 01 Jul 2026 04:00:00 +0300

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2024 yılında "Geleceğe Miras" projesi kapsamında başlatılan "gece müzeciliği" uygulaması, erişim kolaylığı sağlaması nedeniyle teorik olarak desteklenirken; şeffaflık, ticarileşme ve güvenlik konularında önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.

Cem Adrian ve Fazıl Say, ENKA Sanat'ta konser verecek

Tue, 30 Jun 2026 20:25:00 +0300

Piyanist Fazıl Say ile şarkıcı ve söz yazarı Cem Adrian ENKA Sanat'ta konser verecek.

Deniz Göktaş’ın 'Ölü Deniz' gösterisi izlenme rekoru kırıyor: 6 günde 7 milyon izlendi

Tue, 30 Jun 2026 16:57:00 +0300

Komedyen Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayınladığı "Ölü Deniz" adlı yeni stand-up gösterisi kısa sürede dijital dünyada büyük ilgi gördü. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda kaydedilen ve henüz bir haftası dolmayan gösteri, reklam özellikleri açılmadan yayınlanmasıyla da dikkat çekti.

‘Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923-1933’ eserine uluslararası ödül

Tue, 30 Jun 2026 14:14:00 +0300

Uluslararası Mimarlık Eleştirmenleri Komitesi (CICA), 2026 yılı Dennis Sharp Kitap, Sergi Kataloğu, Gazetecilik ve Dijital İletişim Ödülleri’nin kazananlarını duyurdu. Barselona’da bu yıl düzenlenen UIA Dünya Mimarlık Kongresi kapsamında açıklanan ödüllerde, Ali Cengizkan ve Müge Cengizkan’ın editörü olduğu “The Construction of a New City: Ankara 1923-1933” kitabına, CICA Julius Posener Sergi Kataloğu kategorisinde Mansiyon Ödülü verildi.

Temmuz ayında İstanbul'da sanat rüzgarı: Fazıl Say ve Cem Adrian aynı sahnede

Tue, 30 Jun 2026 13:44:00 +0300

ENKA Sanat, temmuz ayı etkinlikleri kapsamında dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say ile güçlü yorumcu Cem Adrian'ı ENKA Açıkhava Tiyatrosu'nda ağırlayacak. Sanatseverlere müzik dolu geceler yaşatacak olan programda, sanatçılara özel repertuvarlarında birbirinden değerli konuk müzisyenler eşlik edecek.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

OTOYOL ÜCRETLERİNE ZAM: Otoyol ve köprü geçiş ücretleri ne kadar oldu? Osmangazi, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Yavuz Sultan Selim köprüsü geçiş ücreti ne kadar, kaç TL?

Wed, 01 Jul 2026 09:16:18 GMT

Otoyol ve köprü geçiş ücretleri son dakika açıklamasıyla değişti. Otoyol ve köprü geçiş ücretlerine zam yapıldığı duyuruldu. Sürücüler, güncel ücretleri sorguluyor. Buna göre, Osmangazi Köprüsü'nde geçiş ücreti yükseldi. Peki otoyol ve köprü geçiş ücretleri ne kadar oldu? Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti ne kadar, kaç TL? Detaylar haberimizde...

DÜĞÜN SEZONU GELDİ | Sahte altın nasıl anlaşılır?

Tue, 30 Jun 2026 19:14:55 GMT

Düğün sezonuyla birlikte altın piyasasında da hareketlilik başladı. Ancak bu hareketliliği fırsata çeviren sahteciler, özellikle yeni evlenecek çiftleri hedef alıyor. Peki altının sahtesi nasıl anlaşılır? CNN TÜRK Muhabiri Yağmur Yılman, kuyumcu Nasri Amcalar’a sordu.

Bakan Şimşek işsizlik rakamlarını değerlendirdi

Tue, 30 Jun 2026 16:45:37 GMT

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla mayıs ayı istihdam verilerini değerlendirdi.

AB'den düşük değerli e-ticaret ürünlerine yeni vergi! 3 avroluk uygulama başlıyor

Tue, 30 Jun 2026 16:17:50 GMT

Avrupa Birliği (AB), Birlik dışından internet üzerinden sipariş edilen düşük değerli ürünlere yönelik yeni bir gümrük uygulamasını hayata geçiriyor. Yeni düzenleme kapsamında, 150 avroya kadar olan gönderiler için 1 Temmuz itibarıyla geçici olarak 3 avroluk gümrük vergisi uygulanacak.

TEMMUZ AYI KİRA ARTIŞ ORANI | Temmuz Kira Zammı Ne Zaman Belli Olacak? Gözler TÜİK Enflasyon Rakamlarında!

Tue, 30 Jun 2026 16:02:28 GMT

Milyonlarca ev sahibi ve kiracı temmuz ayı kira artış oranını merak ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak yeni enflasyon verileri, kiracılar ve ev sahipleri için belirleyici olacak. Geçen dönemde uygulanan %25 sabit kira artış sınırı kalktığı için artık kira zamları, TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranına göre hesaplanacak. Kiracılar ve ev sahipleri, haziran ayı kira artış oranını ve Temmuz kira zammının ne kadar olacağını öğrenmek için TÜİK’in resmi duyurusunu bekliyor. Temmuz kira artışıyla birlikte kira bedeli, önceki kira üzerinden TÜFE oranı dikkate alınarak yeniden belirlenecek. Peki, Temmuz ayı kira zammı ne zaman açıklanacak? İşte tüm detaylar…


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Politika Haberler

Kulisleri hareketlendiren 45 dakikalık sır görüşme!

Wed, 01 Jul 26 07:07:29 +0300

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç Özgür Özel'le görüştükten sonra Kemal Kılıçdaroğlu'yla da bir araya geldi. Görüşmede Özel'in mesajlarının Kılıçdaroğlu'na iletildiği iddia edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefetin yapacağı en hayırlı iş kötü sicilleri ile hesaplaşmasıdır"

Tue, 30 Jun 26 18:34:25 +0300

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası konuşan Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, kavgada ‘yumruk sayılmaz’ mantığına evrilmesi son derece yanlıştır, bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Ana muhalefet partisinin yapacağı en hayırlı iş gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleri ile hesaplaşmalıdır" dedi.

AK Parti’ye geçmişti! Törenle belediyeye gitti

Tue, 30 Jun 26 12:50:56 +0300

CHP’den istifa ederek, AK Parti’ye katılan Edirne’nin Keşan ilçe Belediye Başkanı Mehmet Özcan, törenle belediyeye gitti.CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, sabah saatlerinde eşi Şengül Özcan ile beraber AK Parti Keşan İlçe Başkanlığı binası önüne geldi.

CHP'de Gökhan Günaydın gelişmesi: Görevine geri döndü

Tue, 30 Jun 26 12:19:45 +0300

CHP'de mutlak butlan kararıyla başlayan hareketlilik sürüyor. Özgür Özel cephesinin kilit isimlerinden Gökhan Günaydın için bugün kritik bir gelişme yaşandı.

Köyceğiz ve Narman belediye başkanları için soruşturma izni

Tue, 30 Jun 26 09:01:08 +0300

Son dakika haberi: İçişleri Bakanlığı, sahipsiz sokak hayvanları nedeniyle Köyceğiz ve Narman belediye başkanları hakkında soruşturma izni verdi.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

Bazı sanayi ürünlerinin ithalatında gümrük vergisi kaldırıldı

Wed, 01 Jul 2026 09:52:00 +0300

Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle, fermuar üretiminde kullanılan plastik zincir dişleri ile dizel üretiminde kullanılan bazı kimyasalların da aralarında bulunduğu çeşitli sanayi ürünlerinin ithalatında gümrük vergisiz tarife kontenjanı açıldı. Düzenlemeden yalnızca söz konusu ürünleri üretimlerinde ham madde veya ara malı olarak kullanan sanayiciler yararlanabilecek.

Fiyat manipülasyonuna ceza: İhtiyaç sahiplerine 53 milyon yumurta bağışlayacaklar

Wed, 01 Jul 2026 09:39:00 +0300

ABD'de üç büyük yumurta üreticisi, fiyatları yasa dışı şekilde yükselttikleri iddialarıyla yürütülen soruşturmayı sonuçlandırmak için 53 milyon yumurtayı gıda bankalarına bağışlamayı ve 3,3 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Şirketler ayrıca benzer uygulamaların tekrarlanmaması için yeni rekabet kurallarına uyacak.

İngiltere'de konut fiyatları yüzde 2,2 arttı

Wed, 01 Jul 2026 09:13:00 +0300

İngiltere konut fiyatları haziranda yıllık yüzde 2,2 arttı. Nationwide verileri aylık fiyatların yatay kaldığını, Kuzey İrlanda’da artışın ikinci çeyrekte yüzde 8,6’ya ulaştığını gösterdi

Restoran menülerinde yeni dönem: Kalori bilgisi zorunlu oldu

Wed, 01 Jul 2026 08:02:00 +0300

Restoran ve kafelerde sağlıklı beslenmeyi teşvik etmeyi amaçlayan yeni uygulama 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girdi. Zincir restoranların menülerinde artık ürünlerin kalori değerleri de yer alacak. Uygulamanın denetimini Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki 8 bin gıda denetçisi gerçekleştirecek.

Japonya’da şirket güveni sekiz yılın zirvesine çıktı

Wed, 01 Jul 2026 06:36:00 +0300

Japonya iş dünyası haziran Tankan anketinde güçlü güven ve rekor enflasyon beklentileriyle öne çıktı. Büyük imalatçı endeksi +22’ye yükselirken BOJ için yeni faiz artırımı ihtimali güçlendi.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

BorsaninGündemi.com

Kriz kâhininden Bitcoin uyarısı: Sıfıra gidebilir

Wed, 01 Jul 2026 10:12:00 +0300

GMO varlık yönetim şirketinin stratejisti Jeremy Grantham, Bitcoin'in sessizce sıfırlanacağını iddia etti. Grantham, lider kriptonun spekülatif olduğunu ve yatırımcıların hâlâ altına yöneldiğini belirtti.

Irak'ta bakan yardımcısının evinden milyonlarca dolar çıktı

Wed, 01 Jul 2026 09:25:00 +0300

Irak'ta yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan Petrol Bakan Yardımcısı el-Bahadly'nin evinde yapılan aramalarda milyonlarca dolar ele geçirildi. Güvenlik güçlerinin evin duvarlarına gizlenmiş para dolu çantaları çıkardığı görüldü

Küresel piyasalarda risk iştahı düştü

Wed, 01 Jul 2026 09:21:00 +0300

Küresel piyasalar, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın bitmesi konusunda taraflar arasında devam eden görüşmeler ile Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine ilişkin belirsizlikler nedeniyle karışık seyrediyor.

Petrol fiyatları ABD-İran gerilimi ile yükseldi

Wed, 01 Jul 2026 09:15:00 +0300

Petrol, İran’ın ABD’li yetkililerle görüşmeyeceğini açıklamasının ardından bugün erken işlemlerde yükseliş kaydetti. Fiyatların yükselmesinde ABD'de petrol stoklarının azalması da etkili oldu.

Dev şirketlerden geri adım: Yapay zeka insanın yerini dolduramadı

Wed, 01 Jul 2026 09:06:00 +0300

Yapay zekanın milyonlarca işi ortadan kaldıracağı beklentisi zayıflıyor. Ford, IBM ve bazı büyük finans kuruluşları, yapay zekanın beklentileri karşılamaması üzerine işten çıkardıkları çalışanları yeniden işe almaya başladı.


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

Önümüzdeki hafta 5 şirket temettü dağıtacak (6-10 Temmuz) | Temettü takvimi

Wed, 01 Jul 2026 10:11:00 +0300

Borsa İstanbul'da Temmuz ayının ikinci haftası temettü yatırımcıları için hareketli geçecek. 6-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Lila Kağıt (LILAK), Özsu Balık (OZSUB), Meysu Gıda (MEYSU), LDR Turizm (LIDER) ve Panelsan (PNLSN) yatırımcılarına nakit kâr payı dağıtmaya hazırlanıyor.

6-10 Temmuz 2026 haftasında Borsa İstanbul'da (BIST) temettü (kâr payı) ödemesi yapacak olan 5 şirket, nakit kâr payı hak kazanma tarihleri ve pay başına net ödeme miktarlarıyla birlikte şu şekilde:

Restoran ve kafelerde yeni dönem bugün başlıyor: Artık o bilgilerin menüde yazılması zorunlu

Wed, 01 Jul 2026 09:56:00 +0300

Kafe ve restoranlarda 1 Temmuz itibarıyla yeni dönem başlıyor. Menülerde artık ürünlerin kalori değerleri ile protein, yağ ve karbonhidrat bilgileri yer alacak. Ayrıca servis edilen yiyeceklerde kullanılan tüm içeriklerin de tüketicilere menü üzerinden sunulması zorunlu hale gelecek.

Kafe ve restoranlarda 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulamayla birlikte menülerde kapsamlı içerik bilgisi dönemi başladı. Artık işletmeler, ürünlerin kalori değerlerinin yanı sıra protein, yağ ve karbonhidrat oranlarını da menülerinde gösterecek. Yiyeceklerde kullanılan içeriklerin tüketicilere açık şekilde sunulması da zorunlu olacak.

2 temettü 1 bedelsiz: 3 hissenin fiyatında düzeltme var

Wed, 01 Jul 2026 09:31:00 +0300

Borsa İstanbul A.Ş., bugün 3 hissenin fiyatında hak kullanımı nedeniyle düzeltme yapıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla duyurdu.

Borsa İstanbul A.Ş., hak kullanımı nedeniyle bugün 3 hissenin fiyatında değişiklik gerçekleştiğini Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla duyurdu.

Açıklamaya göre, İndeks Bilgisayar Sistemleri Mühendislik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. (INDES) ve Kocaer Çelik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. (KCAER) paylarının fiyatlarında, temettü ödemeleri nedeniyle düzeltme yapıldı.

Borsa İstanbul A.Ş.’nin KAP’a ilettiği açıklamanın detayları şu şekilde:

İndeks Bilgisayar Sistemleri Mühendislik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. (INDES)

• Pay Başına Brüt Temettü: 0,2173345 TL
• Pay Başına Net Temettü: 0,1847343 TL
• Temettü Ödemesi Sonrası Teorik Fiyat: 11,152 TL

(Teorik fiyat, fiyat adımına yuvarlanmamıştır.)

Kocaer Çelik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. (KCAER)

• Pay Başına Brüt Temettü: 0,1697127 TL
• Pay Başına Net Temettü: 0,1442557 TL
• Temettü Ödemesi Sonrası Teorik Fiyat: 14,83 TL

(Teorik fiyat, fiyat adımına yuvarlanmamıştır.)

BMS Birleşik Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BMSTL), %100 oranındaki bedelsiz sermaye artırımı kapsamında bugün itibarıyla hak kullanım sürecine başlıyor.

Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, BMS Birleşik Metal’in 150.000.000 TL olan çıkarılmış sermayesi, iç kaynaklardan karşılanmak üzere %100 oranında artırılarak 300.000.000 TL’ye çıkarılacak. Bedelsiz sermaye artırımı kapsamında toplam 150.000.000 TL nominal tutarlı pay ihraç edilecek. Artırımın tamamı özsermaye enflasyon düzeltme farklarından karşılanacak. Şirket açıklamasında, bedelsiz pay alma hakkı kullanım başlangıç tarihinin 1 Temmuz 2026 olduğu belirtildi. Kayıt tarihi 2 Temmuz 2026, ödeme tarihi ise 3 Temmuz 2026 olarak açıklandı. BMSTL paylarında önceki kapanış fiyatı 90,90 TL olurken, %100 bedelsiz sermaye artırımı sonrası bölünme sonrası teorik fiyat 45,45 TL olarak hesaplandı.

Şirketin KAP’a gönderdiği açıklamanın detayları şu şekilde:

BMS Birleşik Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BMSTL)

• %100 İç Kaynaklardan Bedelsiz Sermaye Artırımı
• Bölünme Sonrası Teorik Fiyat: 45,45 TL

(Teorik fiyat, fiyat adımına yuvarlanmamıştır.)

Trump'ın kripto gelirleri belli oldu: 1,2 milyar dolara yaklaştı

Wed, 01 Jul 2026 09:22:00 +0300

ABD Başkanı Donald Trump'ın, geçen yıl kripto para işletmelerinden yaklaşık 1,2 milyar dolar gelir elde ettiği bildirildi.

ABD Hükümet Etik Ofisi tarafından yayımlanan 927 sayfalık yıllık finansal bildirim raporuna göre, Trump'ın göreve başladığı dönemde henüz yeni kurulan kripto girişimleri, onlarca yıldır biriktirdiği gayrimenkul portföyünün gelirlerini geride bıraktı.

Raporda, Trump’ın "World Liberty Financial" adlı kripto şirketinin "yönetişim tokeni" gibi yeni ürünlerin satışından 500 milyon dolardan fazla gelir sağladığı kaydedildi.

Bildirimde ayrıca, Trump'ın bir diğer kripto işletmesi olan "CIC Digital LLC"nin ise Trump'ın yüzünün yer aldığı hediyelik "meme coin" satışlarından 600 milyon doların üzerinde gelir elde ettiği belirtildi.

Öte yandan raporda, Trump'ın şirketleri bu girişimlerden milyarlarca dolar ciro elde ederken, her iki kripto varlığın da piyasaya sürülmesinden yatırımcıların büyük zarara uğradığı aktarıldı.

Verilere göre eylül ayından bu yana World Liberty tokenleri yüzde 80 değer kaybederken, Ocak 2025'te piyasaya sürüldüğünde 74 doların üzerine çıkan Trump temalı meme coinler ise 1,68 dolara kadar geriledi.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor

Wed, 01 Jul 2026 09:20:00 +0300

Türk foodtech girişimleri yapay zekâdan biyoteknolojiye, fonksiyonel gıdalardan sürdürülebilir üretime kadar geniş bir alanda yenilikçi çözümler geliştiriyor. Avrupa, Körfez ülkeleri ve ABD ise girişimcilerin radarındaki öncelikli pazarlar arasında öne çıkıyor.

Gıda sektörü, teknolojiyle birlikte tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Artık rekabet yalnızca daha fazla üretmek ya da daha fazla satış yapmak üzerinden şekillenmiyor. Yapay zekâ destekli operasyon yönetimi, biyoteknoloji, fonksiyonel gıdalar, sürdürülebilir üretim, döngüsel ekonomi ve kişiselleştirilmiş beslenme gibi alanlar sektörün yeni büyüme dinamikleri haline geliyor.

Ekonomist’in 7 - 20 Haziran 2026 tarihli sayısından

Türkiye’de de foodtech ekosistemi son yıllarda dikkat çekici bir ivme yakaladı. Girişimciler bir yandan gıda israfını azaltan teknolojiler geliştirirken diğer yandan tarımsal atıkları yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüyor, fonksiyonel gıda alanında yeni kategoriler yaratıyor ve restoranların operasyonlarını yapay zekâ ile yönetmelerini sağlayan çözümler sunuyor. Özellikle biyoteknoloji tabanlı girişimler, gıdanın besleyici değerini artırmaya ve sağlık odaklı tüketim trendlerine yanıt vermeye odaklanıyor.

Hedefte global pazar var

Sektörde öne çıkan bir diğer eğilim ise küreselleşme. Avrupa ülkeleri, Körfez bölgesi, ABD, Kanada ve MENA coğrafyası Türk foodtech girişimlerinin öncelikli hedef pazarları arasında yer alıyor. Girişimler yalnızca ürün ihracatı yapmayı değil; teknoloji transferi, lisanslama, stratejik iş birlikleri ve uluslararası üretim modelleriyle küresel ölçekte büyümeyi nbsp;hedefliyor. Türkiye’nin güçlü tarımsal altyapısı, genç girişimcilik ekosistemi ve artan AR-GE kapasitesi de bu yolculuğu destekleyen önemli avantajlar arasında gösteriliyor.

Fonksiyonel gıdalardan sürdürülebilir ambalaj teknolojilerine, yapay zekâ destekli restoran yönetim sistemlerinden biyomalzeme geliştiren girişimlere kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler hem yerel hem de küresel ölçekte yeni fırsatların peşinde. Biz de haberimizde, foodtech ekosisteminin öne çıkan oyuncularının geliştirdiği teknolojileri, ihracat planlarını ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme hedeflerini araştırdık.

Çağrı Burak Sürer / APPQ

Sadakatte dijitalleşme hamlesi

Tech İstanbul girişimlerinden APPQ, kafe ve restoranlar için geliştirdiği dijital sadakat ve müşteri deneyimi platformuyla işletmelerin müşteri bağlılığını artırmayı hedefliyor. QR menü, dijital sadakat kartı, ödül sistemleri ve kampanya yönetimini tek altyapıda birleştiren girişim, veri odaklı analizlerle işletmelerin operasyonel verimliliğini de destekliyor. APPQ Kurucu ve CEO’su Çağrı Burak Sürer, “Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli kampanya ve müşteri davranışı analizi sistemlerine yatırım yapmayı planlıyoruz” diyor. Şirket, Türkiye’de alanının en yaygın platformlarından biri olmayı hedeflerken, Avrupa ve Körfez ülkelerine açılarak küresel ölçekte büyümeyi planlıyor.

Ahmet Burak Çakmak / BEEBOSS

Yapay zekalı yönetim

BeeBoss ise restoran ve franchise markalarına yönelik geliştirdiği yapay zekâ destekli yönetim platformuyla satış, stok, personel ve operasyon süreçlerini tek merkezden analiz ediyor. İşletmelere anlık aksiyon önerileri sunan platform, veriye dayalı karar alma süreçlerini hızlandırıyor. BeeBoss Kurucu Ortağı Ahmet Burak Çakmak, “Temel hedefimiz; Türkiye’nin foodtech ekosisteminde teknolojik bir lokomotif haline gelerek etki odaklı bir büyüme gerçekleştirmek ve ülkemizde sektöre yön veren ana güç olmaktır” diye konuşuyor. Şirket, kaynak kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe katkı sağlarken, küresel pazarlarda Türk foodtech ekosistemini temsil eden öncü markalardan biri olmayı amaçlıyor.

Metin Berke Başpınar / Köpüklü

Erişebilir Türk kahvesi

Tech Istanbul girişimlerinden Köpüklü, geliştirdiği akıllı satış otomatları ve nesnelerin interneti tabanlı yazılımlarıyla Türk kahvesini günün her anında erişilebilir hale getiriyor. Çekirdeği anlık öğüterek tam otomatik Türk kahvesi hazırlayan sistem, mobil uygulama ve farklı ödeme yöntemleriyle yeni nesil bir tüketim deneyimi sunuyor. Şirket, uzaktan izleme teknolojileri sayesinde cihazlarını 7/24 çalışır durumda tutabiliyor. Köpüklü Kurucu Ortağı Metin Berke Başpınar, “Hedefimiz şu an 23 şehirde 200 noktada hizmet veren Köpüklüleri 81 ilde 5 bin noktada hizmet verir hale getirmek” şeklinde konuşuyor. Girişim, Türkiye genelindeki yaygınlaşmanın ardından farklı ülkelerde kurulumlar gerçekleştirerek Türk kahvesini uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Demirbaş / Fish Pro Jel

Balıktan değer üretiyor

Dijitalpark Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Fish Pro Jel, balık işleme süreçlerinde ortaya çıkan deri, kemik ve pul gibi yan ürünleri yüksek katma değerli biyomalzemelere dönüştürüyor. Girişim, balık jelatini, hidrolize kolajen ve fonksiyonel biyopolimerler geliştirerek döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Ürünler; fonksiyonel içeceklerden yenilebilir kaplamalara, aktif ambalaj teknolojilerinden mikroenkapsülasyon sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Şirketin kurucusu Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Demirbaş, “Kısa vadede pilot ölçekli üretim tesisimizi devreye alarak ticari üretime başlamayı hedefliyoruz” diyerek, şirketin Avrupa, Ortadoğu ve Asya pazarlarında güçlü bir Türk biyoteknoloji markası olmayı amaçladığını kaydediyor.

Olcay Silahlı / Fazla

İsrafı teknolojiyle azaltıyor

Foodtech girişimi Fazla, geliştirdiği dijital platformla fazla gıdaların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağlıyor. Süpermarketler ve üreticilerden gelen bağış süreçlerini dijital olarak yöneten şirket, otel ve endüstriyel mutfaklarda kullanılan Akıllı Tartı sistemiyle de gıda israfını ölçümlüyor. Türkiye ve İspanya’da faaliyet gösteren girişim, bugüne kadar yüz binlerce ton gıdanın çöpe gitmesini önledi. CEO Olcay Silahlı, “2026’da mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken Akıllı Tartı ürünümüzü kurumsal mutfak ve otel segmentine bağımsız bir ürün olarak taşıyoruz” diyor. Şirket, Avrupa’daki büyümesini hızlandırırken Portekiz, Yunanistan, Singapur ve ilerleyen dönemde Latin Amerika’ya açılmayı planlıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Funda Özkök / Funclife Gıda

Fonksiyonel derinleşme

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan Dr. Öğr. Üyesi Funda Özkök ve özel sektör ortakları tarafından kurulan FuncLife Gıda, malzeme mühendisliği ile gıda bilimini bir araya getiren derin teknoloji girişimleri arasında yer alıyor. Şirket, patent koruması altındaki fonksiyonel kahve, kurkumin ve spirulina bazlı hammaddeler geliştirerek yüksek biyoyararlanım sağlayan yeni nesil gıda ürünleri üretiyor. FuncLife’ın mikro-nano ve nano teknolojileri, fonksiyonel bileşenlerin vücut tarafından daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Özkök, ilk ürünlerini kısa süre içinde pazara sunmayı hedeflediklerini söyleyerek Avrupa, Kanada, ABD ve İskandinav ülkelerini öncelikli ihracat pazarları olarak konumlandırdıklarını belirtiyor.

Ayşe Karadağ / Destres Gıda

Beslenmeyi kişiselleştiriyor

AR-GE odaklı bir girişim olan Destres Gıda, yeni nesil fonksiyonel gıdalar ve ileri enkapsülasyon teknolojileri geliştiriyor. Şirket; vitaminler, mineraller, bitki ekstraktları ve propolis gibi farklı biyoaktif bileşenleri aynı yapıda taşıyabilen çok fazlı sistemler üzerinde çalışıyor. Clean-label yaklaşımıyla geliştirilen çözümler, 3D gıda yazıcılarıyla uyumlu yapıları sayesinde kişiselleştirilmiş beslenme uygulamalarına da altyapı sunuyor. Şirketin kurucusu Ayşe Karadağ, “Orta ve uzun vadede ise yalnızca ürün geliştiren değil, aynı zamanda yeni nesil taşıyıcı ve dozaj teknolojileri geliştiren bir gıda-teknoloji şirketine dönüşmeyi hedefliyoruz” diye konuşuyor. Şirket, ilk etapta Avrupa pazarında private-label üretim ve stratejik iş birlikleriyle büyümeyi planlıyor.

Şule Arı / Micronut Biyoteknoloji

Biyoteknolojiyle değer katıyor

Micronut Biyoteknoloji, bitki biyoteknolojisi, doku kültürü ve fonksiyonel bileşen geliştirme alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirket, özellikle fındık ve türevlerinden elde edilen biyolojik içeriklerin fonksiyonel gıda ve takviye ürünlerinde kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Tarımsal atıkların yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefleyen girişim, sürdürülebilir üretim yaklaşımını merkeze alıyor. Şirketin kurucusu Şule Arı, “Orta vadede B2B iş birlikleri kurarak gıda, tarım ve kozmetik sektörlerinde aktif tedarikçi ve teknoloji geliştirici bir konuma ulaşmayı amaçlıyoruz” diyor. Şirket, Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda lisanslama, ortak AR-GE ve ihracat odaklı büyüme hedefliyor.

Doç. Dr. Fatemeh Bahadori / Toxda Pharma

Emilimi artırıyor

Toxda Pharma, nanoteknoloji tabanlı çözümlerle fonksiyonel bileşiklerin biyoyararlanımını artırmaya odaklanıyor. Şirketin ‘Stratosome’ adını verdiği patentli teknolojisi, doğal bileşiklerin çözünürlüğünü ve bağırsaktan emilimini önemli ölçüde artırarak gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda alanlarında yeni uygulama imkanları sunuyor. Üniversite-sanayi iş birliği modeliyle ilerleyen girişim, sağlık teknolojileri ile gıdayı buluşturan ürünler geliştiriyor. Toxda Pharma Kurucusu Doç. Dr. Fatemeh Bahadori, “2026’nın 3’üncü çeyreğinde en az 5 ürün ile pazara girmeyi planlıyoruz” derken, şirketin Amerika, Çin, Hindistan ve Avrupa pazarlarında teknoloji transferi ve stratejik ortaklıklarla küresel ölçekte büyümeyi hedeflediğini sözlerine ekliyor.

Çağlar Yılmaz / Qapera

Mutfakta verimlilik sağlıyor

Qapera, restoranlar ve gıda üretim tesisleri için geliştirdiği maliyet yönetimi ve üretim planlama yazılımıyla operasyonları tek platformda topluyor. POS, muhasebe ve banka sistemleriyle entegre çalışan çözüm; stok takibinden reçete yönetimine, üretim planlamasından saatlik kârlılık analizlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Şirket, karar süreçlerini veri temelli hale getirmeyi amaçlıyor. Qapera Kurucusu Çağlar Yılmaz, “Küresel vizyonumuz; dünyanın neresinde olursa olsun, mutfaktaki şeflerin ve restoran işletmecilerinin finansal ve operasyonel süreçlerini yönetirken kullandıkları dünya çapında bir referans sistemi ve endüstri standardı olmak” diyor. Şirket, İngiltere ve ABD pazarlarına açılarak uluslararası büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.

Buse Berber Örçen / Nanomik Biotechnoloji

Doğal koruma geliştiriyor

Nanomik Biotechnoloji, doğal aktif bileşenleri yüksek performanslı ve sürdürülebilir çözümlere dönüştüren mikroenkapsülasyon teknolojileri geliştiriyor. Gıda sektöründe sağlıklı atıştırmalıklar, içecekler ve hassas tarım ürünleri için biyobazlı koruma çözümleri sunan girişim, ürünlerin raf ömrünü uzatırken kalite kaybını azaltmayı hedefliyor. Patentli teknolojisi sayesinde doğal içeriklerin stabilitesini artıran şirket, gıda güvenliği ve israfın azaltılması alanlarında da çalışmalar yürütüyor. Şirketin kurucu ortağı Buse Berber Örçen, “Kurduğumuz tesis, Türkiye ve MENA bölgesinin ilk bitkisel biyopestisit üretim tesisi olacak” diyor. Nanomik, MENA bölgesi, ABD ve Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere uluslararası pazarlarda büyüyerek biyolojik teknolojiler alanında küresel bir oyuncu olmayı amaçlıyor.

Körfez ülkelerine açılacak
Ekonomist Dergisi, Garanti BBVA ve KAGİDER iş birliğiyle bu yıl 15’incisi düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünün sahibi olan Gurvita’nın kurucusu Bahar Şamhili Tanju, geleneksel bir ürünü modern üretim teknolojileriyle yeniden yorumladı. Tanju, fonksiyonel gıda alanında Türkiye’de yeni bir kategori yaratan girişimciler arasında gösteriliyor. Osteoporoz tedavisi sürecinde düzenli kemik suyu tüketmeye başlamasıyla ortaya çıkan fikir, bugün 55 ürünlük bir portföye ve 20 bin satış noktasına ulaşan Gurvita markasına dönüştü. Aylık 125 ton üretim kapasitesi ve 50 kişilik ekibiyle faaliyetlerini sürdüren şirket, fonksiyonel gıda, bebek beslenmesi ve yeni nesil sağlıklı atıştırmalıklar alanında yatırımlarını artırıyor. Bahar Şamhili Tanju, “Önümüzdeki dönemde özellikle Körfez ülkelerinde büyümeyi hedefliyoruz” diyor.


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yeni Safak - Türkiye Ekonomisi

Köprü ve otoyol geçiş ücretlerine zam geldi

Wed, 01 Jul 2026 00:10:39 GMT

Yapılan fiyat değişikliğiyle Osmangazi Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücreti otomobil gibi 1. sınıf araçlar iç...

Yapılan fiyat değişikliğiyle Osmangazi Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücreti otomobil gibi 1. sınıf araçlar için bin 170 TL oldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü geçiş ücreti ise 110 TL oldu.

Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinde geçen fiyat tarifeleri şu şekilde:



Ulaştırma ve Altyapıda 355 milyar dolarlık tarihi hamle

Bakan Uraloğlu yeni ticaret rotasını açıkladı: Demir yoluna alternatif otoyol hayata geçecek


Kuyumculuk sektörü ihracat şampiyonu Ahlatcı, ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı

Tue, 30 Jun 2026 20:35:42 GMT

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 33. Olağan Genel Kurulu ile ‘İhracatın Şampiyonları’ ödül töreni, Cumhurbaşkanı ...

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 33. Olağan Genel Kurulu ile ‘İhracatın Şampiyonları’ ödül töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve üst düzey katılımla 26 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşti.

27 sektör 61 ihracatçı birliği çatısı altında faaliyet gösteren 140 bin ihratcatçı firma tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen 395,9 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatına en yüksek katkıyı sunan ilk 10 firmaya ödülleri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Törende ödülünü almak üzere Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı hazır bulundu.

AHLATCI’NIN KUYUMCULUK SEKTÖRÜ İHRACAT ŞAMPİYONLUĞU İKİ ÖDÜLLE TAÇLANDIRILDI

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, 2025 yılı kuyumculuk sektörü ihracat şampiyonluğu ödülünü Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan, Türkiye mal ihracatı sıralamasında 10'uncu olan Ahlatcı Holding adına ödülünü ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldı.

"TÜRKİYE TÜM MAL İHRACATINDA LOKOMOTİF BİR GÜÇ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Törenden sonra soruları yanıtlayan Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, “Bu sene hem mücevher sektörü hemde Türkiye tüm ihracatında ilk ondaki başarımızdan dolayı 2 ödüle layık görülmekten büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Özellike de ödülümüzü Sayın Cumhurbaşkanımızın elinden almak oldukça anlamlıdır. Her zaman olduğu gibi hız kesmeden işimizin başında üretmeye ülke ekonomisine ve ihracatına lokomotif bir güç olmaya devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın rakamlarla altını çizdiği noktalar çok önemli. Ahlatcı Holding bünyesindeki tüm şirketlerimizle ihracatta ürün çeşitliliğimizi arttırarak uluslararası piyasalarda küresel rekabette hep bir adım önde olmamız gerektiğini çok iyi biliyor bu hedef için çalışıyoruz.” dedi.

"ÖDÜLÜ SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZDAN ALMAK ÇOK GURUR VERİCİ"

Her yıl ihracat rekorları kıran “Ahlatcı” markasının, ilkeli bir duruş ve kazan kazan anlayışı sayesinde oluşturulduğunu belirten Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki ihracat hedefleri doğrultusunda, bizlerden esirgemediği desteklerinden aldığımız moral ve güçle Ahlatcı Holding Türkiye’nin gerek iç pazar gerekse küresel pazarlardaki aktif rolünü oynamaya devam edecektir. Mücevher sektörü ihracat şampiyonu olmak bizler için çok önemli bir moral gücü. Özellikle bu ödülü Sayın Cumhurbaşkanımızdan almak çok gurur verici. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

"İHRACATÇIYI SINIRLARI AŞAN STRATEJİK BİR GÜÇ OLARAK GÖRÜYORUZ"

Ekonominin lokomotifinin her zaman üretim ve ihracat olması gerektiğinin altını çizen ve TİM Başkanlığına yeniden seçilen Mustafa Gültepe şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün ülkelerin ekonomik gücü sadece sahip oldukları kaynaklarla değil, ürettiklerini dünyaya satabilme kapasiteleriyle de ölçülüyor. Bu anlamda baktığımızda ihracat yatırımdır, üretimdir, istihdamdır ve elbette dövizdir. İhracat ekonomik bağımsızlığın en güçlü teminatıdır. Özetle, ekonominin müdafaa sathı fabrikalardır. O fabrikalar ki jeopolitik gücün, istikrarın, geleceğe güvenin en önemli kaleleridir. Dolayısıyla biz ihracatçıyı sadece üretip satan değil, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapan, sınırları aşan stratejik bir güç olarak görüyoruz.”

"TÜRKİYE OLARAK İHRACATIMIZI ARTIRMAYI BAŞARDIK"

Ticaret Bakanı Bolat yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin çok sayıda küresel ve bölgesel olumsuzluğa rağmen ekonomisini 23 yılda dolar bazında 6 kat büyüttüğünü, mal ve hizmet ihracatını ise 8 kat artırarak 400 milyar dolar sınırına ulaştırdığının altını çizdi. “Gelecek hafta dış ticarette 2026'nın ilk yarısının karnesi ortaya çıkacak. Memnuniyetle ifade ediyoruz ki yarı yılın ilk aylarında bölgemizdeki sıcak savaşlara, emtia piyasalarındaki büyük oynaklıklara ve artan ithalat hacmine rağmen Türkiye olarak ihracatımızı artırmayı başardık.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN : BİR YILDA YAPTIĞIMIZ İHRACATI ARTIK BİR HAFTADA YAPIYORUZ

Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının 2002 yılında 10 milyar dolar olan 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatının ise 114,4 milyar doları bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllık 248 milyon dolar savunma ihracatında aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Bir yılda yaptığımız ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. İhracatın şampiyonları ödülüne layık görülen firmalarımızı ve iş insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum." dedi.

Bakan Bolat'tan AB'ye net çağrı: Vize engeli kalkmalı

Tue, 30 Jun 2026 16:54:13 GMT

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Komiser Marta Kos ve heyetiyle Anka...

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Komiser Marta Kos ve heyetiyle Ankara'da görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Bakan Bolat, "Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin çok boyutlu yönlerini ele alma fırsatı bulduklarını ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi çalışmaları çerçevesinde kamu alımları, dijital ticaret, connectivity, bağlantısallık gibi konuları ele aldıklarını söyledi.

Vize engeli kalkmalı

Bunun yanında vizelerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için kolaylaştırılması ve vize muafiyetinin sağlanması konusunu da görüştüklerine vurgu yapan Bakan Bolat, "Geçen yıl yürürlüğe giren Cascade (kademeli) sistemi, vize kuyruklarının azalması ve çok girişli, uzun süreli vize verilmesi konularında önemli bir ilerleme sağlamıştı Türkiye ile Avrupa Birliği arasında artan ticaret ilişkileri, turizm ilişkileri, eğitim iş birliği, vize konularında Türkiye vatandaşları için değerli vatandaşlarımız için vizesiz hayatı da gerekli kılmakta. En azından vize alımının kolaylaşması en büyük isteğimiz. Bunun yanında teknik konularda, Gümrük Birliği'nin bazı konularında görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki e-ticaret rejimi ve Avrupa Birliği için de hararetle tartışılmakta olan sanayi hızlandırma yasası ve bu çerçevede 'Made in EU', 'Avrupa Birliği'nde üretilmiştir' konsepti konusunda şu anda üye olmayan Türkiye ve diğer ülkelerin konumuyla ilgili taleplerimizi ve isteklerimizi belirttik" ifadelerini kullandı.

'Entegrasyon tam 30 yıldır yürürlükte'

Avrupa Birliği'nin son yıllarda içine kapanma ve çeşitli ticaret politikası tedbirleri üzerinde çalıştığını aktaran Bolat, "Türkiye-Avrupa Birliği Gümrük Birliği entegrasyonu tam 30 yıldır yürürlükte ve aynı zamanda Türkiye, Avrupa Birliği'ne aday bir ülke ve tam üyelik için katılım müzakereleri yürüten bir ülke konumunda. Her ne kadar bu müzakereler son yıllarda durmuş da olsa Gümrük Birliği ile sanayiler arasında sağlanan büyük entegrasyon, Gümrük Birliği'nin öngördüğü malların serbest dolaşımı ilkesini zedelememeli, geriye götürmemeli. Aynı şekilde sanayilerimiz arasındaki tedarik zincirlerinin kopmasına yol açmamalı. Bu açıdan bütün varlığımızla, gücümüzle başta Sayın Cumhurbaşkanımızın temasları, girişimleri, Ticaret Bakanlığı olarak bizim yürüttüğümüz müzakereler ve Dışişleri Bakanlığımızın çabaları ile bu konularda Türkiye-Avrupa Birliği Gümrük Birliği'ne zarar verecek bir düzenleme olmaması için çok büyük bir diplomatik müzakere yürütüyoruz ve mücadele veriyoruz" diye konuştu.

'Alternatif koridorlara ihtiyaç var'

Bakan Bolat, Kos'un bağlantısallık konusuna önem verdiğine dikkat çekerek, "Biz de bu konuda Türkiye'nin son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın yönetimi altındaki dönemde kara, hava, deniz ve demir yolu ulaştırmasında çok büyük yatırımlar yaptığını ve bu milyarlarca dolarlık yatırımlar sonunda Türkiye'nin dünyanın altyapı, üstyapı ve ulaştırma alanında en modern, en yeni altyapılarına sahip olduğunu, nitekim 4 ay süren son Körfez Savaşı'nın da göstermiştir ki alternatif koridorlara ihtiyaç olduğunu ve bu alternatif koridorlar noktasında da kara, hava, demir yolu ve deniz yolu bağlantısı olarak Türkiye'nin çok stratejik bir konumda olduğunu ve bütün altyapılarıyla da Avrupa ile Asya ve Afrika arasında, doğu ile batı arasında mükemmel bir geçiş koridoruna çeşitli ulaştırma kanalları ile sahip olduğunu vurguladık. Onlar da bunun farkında ve Türkiye'nin 23 yıldan bu yana muazzam ilerlemesini takdirle karşılıyorlar. Türkiye büyüyen, gelişen güçlü bir ülke. Savunma alanında ordusuyla, savunma sanayisiyle Avrupa’nın savunma blokunda ve ittifakında Türkiye'ye çok önem verdiklerini de ifade etti. Son derece pozitif ve yapıcı bir atmosferde görüşmelerimizi tamamladık" dedi.


Vize alacaklar dikkat: Ticaret Bakanlığı'ndan 6 firmaya reklam yasağı

Vize randevularında şaibe iddiası: Bakanlık 7 şirket hakkında inceleme başlattı

Yurtdışına çıkacaklar dikkat: Vize yetmiyor, sınır polisi tek soruyla geri çevirebilir


Medyaya istihdam desteği: İŞKUR ve BİK'ten yeni iş birliği

Tue, 30 Jun 2026 14:31:16 GMT

İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen imza törenine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Bur...

İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen imza törenine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İŞKUR Genel Müdürü Samet Güneş ve BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay katıldı.

İletişim ve medya sektöründe istihdam ve iş gücünün geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolünü Bakan Işıkhan ve İletişim Başkanı Duran imzaladı. Protokol, resmi ilan ve reklam ekosistemi içerisinde yer alan toplam 1075 basın işletmesini kapsayarak, bu kurumlara yönelik eğitim ve iş gücü geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesine olanak tanıyacak.

'Sektörün iş gücü ve istihdam ihtiyacına cevap verecek'

Törende konuşan Bakan Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla, nitelikli iş gücü yetiştirmek ve istihdam sağlamak amacıyla birçok sektöre yönelik Aktif İşgücü Programlarını büyük bir hassasiyetle ve başarıyla yürütmeye devam ettiklerini vurgulayarak, "Bu anlamda, Basın İlan Kurumu ile 2016 yılında imzaladığımız iş birliği protokolü ile medya ve iletişim alanında çalışan veya çalışmak isteyenlere yönelik İş Başı Eğitim Programını 2021 yılında başarıyla nihayete erdirmiştik. 'Gazetecilik Eğitim Programı' kapsamında, bu süreçte, muhabirlikle ilgili mesleklerde düzenlenen iş başı eğitim programlarından 3 bin 635 kişi yararlanmıştır. İletişim Başkanlığımızla birlikte imzalarını atacağımız, aynı zamanda kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğimizi daha da kuvvetlendireceğine inandığım bu protokol, sektörün nitelikli iş gücü ve istihdam ihtiyacına cevap verecek niteliktedir. Protokol, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri, iş kulübü faaliyetleri, kurslar ve eğitimlerle, özellikle üniversite öğrencilerimize yönelik, aktif iş gücü programlarımızın daha etkin şekilde yürütülmesine vesile olacaktır. İş Başı Eğitim Programlarımızın süresi daha evvel de olduğu gibi 9 ay olarak uygulanmaya devam edecektir. İletişim Başkanlığımız tarafından; kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine, stratejik iletişim kapasitesinin artırılmasına ve Türkiye'nin ulusal ve uluslararası alandaki iletişim gücünün daha da ileri taşınmasına yönelik önemli adımlar atılmaktadır. Bugün imzaladığımız bu protokol de bu anlayışın somut örneklerinden biridir" dedi.

Duran: Anadolu medyasının güçlendirilmesine ciddi katkı sağlayacak

İletişim Başkanı Duran ise yeni iletişim teknolojilerinin ve dijitalleşmenin etkisiyle hem insanların alışkanlıklarının hem de iletişim ve medyanın yapısının hızla değiştiğine dikkat çekerek, "Bu duruma bağlı olarak medyadaki insan kaynağının niteliği de değişiyor, dönüşüyor. Biz İletişim Başkanlığı olarak, hem medya kuruluşlarının yapısal olarak güçlenmesini hem de insan kaynağının desteklenmesini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu doğrultuda basın mensuplarının çalışma koşullarının iyileştirilmesinden mesleki gelişimlerine kadar çok boyutlu çalışmalar yürütüyoruz. Basın kartı süreçlerinin geliştirilmesi, akreditasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi, afet ve kriz dönemlerinde sahada görev yapan gazetecilerimizin desteklenmesi gibi uygulamalarla medyanın daha güçlü bir zeminde faaliyet göstermesine katkı sağlıyoruz. Programlarımız, eğitimlerimiz ve yayınlarımızla iletişim dünyasındaki paydaşlarımıza destek olmaya gayret ediyoruz. Bunun yanı sıra yerel medyanın dijitalleşmesi ve uluslararası medyayla ilişkilerin geliştirilmesi de öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Bu projenin; özellikle yerel basının, bilhassa Anadolu medyasının da güçlendirilmesine ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

İŞKUR ile BİK arasında iş birliği haberi


IPARD III Programı 12. başvuru çağrı ilanı yayımlandı

Tue, 30 Jun 2026 13:54:31 GMT

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından, IPARD III Programı'nın yeni çağrısı ve 10. başvuru çağrı ila...

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından, IPARD III Programı'nın yeni çağrısı ve 10. başvuru çağrı ilanı kapsamındaki desteklere ilişkin paylaşım yaptı.

Modernizasyondan kapasite artırımına, gıdanın işlenmesinden teknolojik dönüşüme kadar her alanda üreticinin emeğine değer katmaya devam ettiklerine işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti:

"IPARD III Programı kapsamında, iki önemli gelişmeyi aynı anda paylaşıyoruz. 10. başvuru çağrı ilanı kapsamında et, süt, su ürünleri, meyve-sebze işleme tesisleri ve soğuk hava deposu yatırımlarına yönelik değerlendirme süreci tamamlanan 240 projeye, toplam 2,9 milyar lira hibe sağlıyoruz. Bu tesisler hayata geçtiğinde, ekonomimize 5,8 milyar liralık bir yatırım kazandırmış olacağız. 12. başvuru çağrı ilanı kapsamında ise süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimine yönelik yatırımları kapsayan yeni çağrı ilanımızı 30 milyon avro bütçeyle başlatıyoruz. Kırsaldaki tüm girişimcilerimize, üreticilerimize ve ülkemize hayırlı, bereketli olsun"


SPK 2 kişiye 6 ay süreyle geçici işlem yasağı kararı aldı

Devlet desteğiyle hayalleri gerçek oldu: '600 bin TL kazanmak mümkün'

900 bin kişiye iş fırsatı: En fazla personel ihtiyacı olan meslekler belli oldu



Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

Yeni Safak - Gündem

NATO Genel Sekreteri Rutte'den Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye övgüler: Devasa savunma sanayisi avantajına sahip

Wed, 01 Jul 2026 10:06:44 GMT

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın ka...

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın karşılaştığı temel sınamalar ve Türkiye'nin NATO'ya katkıları hakkında Brüksel'deki NATO Karargahı'nda merak edilen soruları yanıtladı.

Röportajın ayrıntıları şöyle:

"Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı"

Soru: Sayın Genel Sekreter, özellikle son dönemde transatlantik ilişkilerde yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, liderliğinizde gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi'ne yönelik beklentiler oldukça yüksek. Siz de Ankara Zirvesi'nin Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli olabileceğini ifade ettiniz. Ankara Zirvesi'nden hangi somut kararların çıkmasını beklemeliyiz? Sizce zirveyi başarılı kılacak sonuçlar neler olacaktır?

Mark Rutte: Ankara Zirvesi'ne gelecekte dönüp bakıldığında, insanların bunun verilen taahhütlerin hayata geçirildiği bir zirve olduğunu söylemesini umuyorum. Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı.

Savunma harcamaları, hem Lahey'de ele alındı, hem de Ankara'da ele alınacak 3 temel başlıktan biri. Bu alanda Avrupalılar ve Kanada'nın yalnızca 2 yıl içinde savunmaya ilave 250 milyar dolara varan kaynak ayırmış olması gerçekten etkileyici.

Dolayısıyla 1 ya da 2 yıl içinde savunma harcamalarını artırabileceğimiz üst sınıra yaklaşmış bulunmaktayız. Ancak mesele yalnızca daha fazla kaynak ayırmak değil; silahlı kuvvetlerde görev yapacak kadın ve erkek personeli temin etmemiz, savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bu kapasiteyi hızla büyütmek zorundayız.

İkinci önceliğimiz, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi.

Üçüncü önceliğimiz ise daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen "NATO 3.0"ı inşa etmek. Bunun için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırmamız gerekiyor. Çünkü savunma sanayisinin üretim kapasitesi, caydırıcılığımızın ayrılmaz bir parçası.

Bu da Lahey Zirvesi'nin önemli sonuçlarından biriydi. Ancak bu alanda hem ABD'de hem de Avrupa'da hala yapmamız gereken çok iş var. Yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketine sahip Türkiye de bu açıdan önemli bir ülke. Ancak NATO olarak genel tabloda daha fazlasını yapmak zorundayız. Çünkü üretim ve teslimat süreleri hala çok uzun, üretim miktarımız ise ihtiyacın gerisinde kalıyor.

Bazı başarılı örnekler var ve genel olarak olumlu yönde ilerleme kaydediliyor. Ancak sözünü ettiğim 3 öncelik arasında savunma sanayisi üretiminin artırılması en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkabilir. Nitekim Ankara Zirvesi'nin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nda da ağırlıklı olarak bu konuya odaklanacağız.

Soru: "NATO 3.0"ı çok daha sık duymaya başladık. Siz de bunu dile getiriyor ve dönüşümün gerekli olduğunu söylüyorsunuz. Nedir "NATO 3.0"? Bu kavram, müttefikler açısından ne ifade ediyor? Böyle bir dönüşüme neden ihtiyaç duyuldu?

Mark Rutte: Bu, Kanadalılar ve Avrupalıların daha fazla savunma harcaması yapması anlamına geliyor. Zira bu ülkeler sadece taahhütlerde bulunmuyor, aynı zamanda bu taahhütlerini fiilen yerine getiriyor. Bugün bunu uygulamalarda da görüyoruz. Dolayısıyla sadece söz vermekle kalmayıp verilen sözlerin tutulduğuna dair somut kanıtlar mevcut.

Bu, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle de gerekli. Rusya'nın büyük çaplı askeri yığınağı karşısında saf davranamayız. Bu durum yalnızca Ukrayna bağlamında değil, genel olarak da geçerli. Gelecek dönemde NATO'nun mümkün olan en güçlü yapıya kavuşmasını istiyorsak, bu adımları atmak zorundayız.

"NATO 3.0", ABD'ye aşırı bağımlı olunan "NATO 2.0"dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD, hem konvansiyonel askeri kapasitesiyle hem de nükleer caydırıcılığıyla Avrupa'daki varlığını sürdürecek. Ancak bundan sonraki süreçte Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.

Bu, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlayışı çerçevesinde gerçekleşecek. Avrupa ülkeleri, çok yakın bir gelecekte NATO'nun 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı'nın komutasını devralacak.

Ukrayna'ya sağlanan mali destek konusunda da Avrupalılar öncü rol üstlenecek. ABD, kritik öneme sahip çok sayıda askeri teçhizat sağlamaya devam edecek ancak bunların finansmanını Avrupalılar ve Kanada karşılayacak.

Bütün bunlar, külfet paylaşımının daha adil olduğu, bu sayede çok daha güçlü hale gelen, Rusya karşısında caydırıcılığını artırmış ve Çin konusunda da saf davranmayan bir NATO anlamına geliyor.

Soru: Sizce bugün İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit nedir? Önümüzdeki 10 yılda NATO'nun karşılaşacağı başlıca sınamalar hangileri olacak? Başka bir ifadeyle, NATO Genel Sekreteri olarak sizi geceleri uykusuz bırakan en büyük endişe nedir?

Mark Rutte: Genelde uyumaya çalışıyorum ancak beni uyanık tutacak bir konu varsa o da Rusya'dır. Ne yazık ki uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit Rusya. Bunu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu akıl dışı saldırı savaşında açıkça görüyoruz. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, bu savaşta kendi vatandaşlarından, çoğunluğu erkek (ayda) 35 bin askerin öldürülmesini ya da ağır yaralanmasını göze alıyor. Bu durum, Ukrayna'nın sahada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu çatışmalarda hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan askerlerin aileleri ve yakınları açısından bunun ne kadar büyük bir trajedi olduğunu da düşünmek gerekiyor.

Dolayısıyla en büyük tehdidin Rusya olduğunu söyleyebilirim. Ancak Rusya, Kuzey Kore, İran ve Çin'le birlikte hareket ediyor. Çin de askeri kapasitesini hızla artırıyor ve 2030'a kadar 1000 nükleer savaş başlığına sahip olması bekleniyor. Bu nedenle Çin konusunda da saf davranmamalıyız. İran ve Kuzey Kore'yle hareket eden bu dörtlü içinde, uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit yine Rusya olmaya devam ediyor.

"Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke"

Soru: Ev sahibi ülke Türkiye'nin İttifaka katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO'nun kolektif güvenliği açısından önemi nedir? NATO, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını daha iyi gözetmek için neler yapabilir?

Mark Rutte: Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da İttifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952'de NATO'ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri İttifakın bir parçası. Bugün de NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.

Bunun yanı sıra, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayisi altyapısına sahip olmanız da önemli bir avantaj. Büyük, orta ve küçük ölçekli bu şirketler inovasyona büyük önem veriyor; en yeni teknolojileri geliştiriyor ve örneğin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayisi üretimine yansıtıyor. Bu da Türkiye'nin savunma sanayisini son derece güçlü kılıyor.

İşte bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu'nu 7 Temmuz'da Ankara'da düzenleme konusunda son derece kararlıydık. Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayisi kapasitesini de ortaya koymak. Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih.

ASELSAN'ı (nisan ayında) ziyaret ettim. Bu şirketi yakından görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca ASELSAN'ın Türkiye'deki çok sayıda şirketle nasıl işbirliği içinde çalıştığını, Türk savunma sanayisinin Avrupa'nın dört bir yanında ve ABD'li şirketlerle nasıl ortaklıklar geliştirdiğini görmek de son derece etkileyiciydi. Türkiye'nin ABD'de yatırım yapması, ABD'li ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki şirketlerin de Türkiye'ye yatırım yapması güçlü bir işbirliği ortaya koyuyor. Buna ihtiyacımız var çünkü caydırıcılığımızın temelini bu oluşturuyor.

NATO, 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle hareket ediyor, yani tehditlere her yönden bakıyoruz. Bu nedenle önceki sorunuza yanıt verirken Rusya'yı ön plana çıkarmış olsam da terörizm de bu 360 derecelik yaklaşımın önemli bir parçası. Türkiye'nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, İttifakın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Soru: Avrupa Birliği (AB) son dönemde savunma alanında önemli adımlar attı. Bu girişimler NATO'yu tamamlayıcı olarak sunulsa da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius gibi üst düzey yetkililer aynı zamanda "stratejik özerklik" ve hatta "Avrupa Savunma Birliği" kavramlarını da dile getiriyor. Ancak bu yaklaşımlar Türkiye'yi dışlıyor gibi görünüyor. Sizce yalnızca ABD değil, Türkiye de denklemin dışında bırakılırsa Avrupa kendi güvenliğini muteber şekilde sağlayabilir mi?

Mark Rutte: Şunu söyleyeyim, Ursula von der Leyen'e büyük saygı duyuyorum. Kendisi eski bir savunma bakanı. Bu nedenle AB Komisyonu Başkanı olarak görev yapmasının hepimiz için bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Savunmadan Sorumlu Komisyon Üyesi Andrius Kubilius da bu alanda güçlü bir liderlik sergiliyor.

NATO olarak sürekli vurguladığımız konu ise kapsayıcılık. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de transatlantik niteliğini koruyan, California'dan Ankara'ya kadar uzanan ve aradaki tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmemiz gerekiyor. AB de savunma sanayisi kapasitesinin geliştirilmesi, toplumların dayanıklılığının artırılması ve finansman gibi alanlarda önemli katkılar sağlayabilir.

Ancak Avrupa söz konusu olduğunda, AB üyesi olan 23 NATO müttefikinin yanı sıra, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler de bulunuyor. Dolayısıyla bu konuya ilişkin tartışmalar her zaman devam ediyor. Genel olarak söyleyebilirim ki bu görüşmeler son derece yapıcı bir atmosferde yürütülüyor. Hepimiz, mümkün olan en kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde daha güçlü olacağımız konusunda hemfikiriz.

Soru: Avrupa'da nükleer caydırıcılığı artırmaya yönelik girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu girişimler NATO'nun mevcut nükleer caydırıcılık mimarisini nasıl etkileyebilir?

Mark Rutte: Mevcut yapıya baktığımızda, bildiğiniz gibi ABD ve İngiltere, NATO'nun Nükleer Planlama Grubunun üyeleri. Fransa ise bu grubun dışında yer almasına rağmen NATO'nun önemli bir müttefiki ve sahip olduğu nükleer kapasite, kolektif savunmamız açısından son derece önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Nükleer Planlama Grubunun parçası olmasa da Fransa'nın nükleer kabiliyeti İttifak için büyük önem taşıyor.

Fransa son dönemde bu kapasitenin kullanımına ilişkin yaklaşımını daha da ileri taşıdı ve ABD'yle yakın koordinasyon içinde, Avrupalı müttefiklerle daha yakın işbirliği yaparak bu kapasiteden daha etkin şekilde yararlanmak istediğini ortaya koydu. Bence bu durum Rusya açısından ilave bir ikilem ve stratejik caydırıcılık unsuru oluşturuyor. Ben de bu durumu memnuniyetle karşılıyorum.

İngiltere, ABD ve Fransa'nın oluşturduğu bu ortak tablo, özellikle de ABD'nin özgürlüğümüzün nihai güvencesi niteliğindeki geniş nükleer şemsiyeyi sağlaması, ihtiyaç duyduğumuz caydırıcılığı sunuyor. Ayrıca birçok ülke de bu çerçevede hem Fransa hem de ABD ile işbirliği içinde hareket ediyor. Bu nedenle nükleer caydırıcılık açısından son derece iyi korunduğumuzu düşünüyorum.​​​​​​​


DMM NATO Zirvesi ile ilgili sahte paylaşımlara karşı uyardı: Siber korsanlık girişimleridir

Pasaportu elinden alınmıştı: İspanya Başbakanının eşinden Ankara talebi

Adana'da NATO Zirvesi öncesi geniş önlem: Tüm eylem ve etkinlikler yasaklandı


Kasten öldürmeden aranıyordu: Didim’de yakalandı

Wed, 01 Jul 2026 09:42:18 GMT

Didim İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, ha...

Didim İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hükümlü yakalandı.

30 Haziran 2026 tarihinde Didim ilçesinde gerçekleştirilen faaliyet sonucunda, nitelikli şekilde kasten öldürme suçundan 2 yıldır aranan ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.A.(53) yakalandı.

Adli işlemleri tamamlanan hükümlü, Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.

Didim’de 12 Milyon TL’lik 'sahte MİT' vurgunu

Aydın açıklarında göçmen operasyonu: 25 düzensiz göçmen ile 1 organizatör yakalandı

Aydın Didim müstakil TOKİ arsa parsel belirleme kura çekiliş sonuçları


2026'nın ilk yarısında 31 ülkeden 197 şahıs Türkiye'ye teslim edildi

Wed, 01 Jul 2026 09:34:05 GMT

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen şahısların 85'inin Gürcistan, 52'sin...

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen şahısların 85'inin Gürcistan, 52'sinin Almanya, 9'unun Yunanistan, 8'inin Karadağ, 6'sının Bulgaristan, 3'ünün Hollanda ve 3'ünün de Kırgızistan'dan Türkiye'ye getirildiğini açıkladı.

Hırvatistan, Irak, İngiltere, İtalya, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Polonya’dan ikişer suçlu iade edilirken; Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Ermenistan, Fransa, Kolombiya, Kosova, Macaristan, Moldova, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Ukrayna’dan da birer suçlunun iadesi sağlandı.

Suç işleyip adaletten kaçabileceğini sananların, dünyanın neresine saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissedemeyeceklerini vurgulayan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak, yurt dışına kaçan suçluların iade süreçlerinin çok daha sıkı, tavizsiz ve anbean takipçisi olacaklarını ekledi.

https://x.com/abakingurlek/status/2072202736334930205?ref_src=twsrc%5E

"Haklı iade taleplerimize verdikleri yanıtları dikkate alacağız"

Gürlek, şöyle devam etti:

"Buradan net bir şekilde ifade etmek isterim ki; Türkiye’den iade talebinde bulunan ülkelere yönelik değerlendirmelerimizde, onların haklı iade taleplerimize verdikleri yanıtları dikkate alacağız. İadeler konusunda iş birliği sergilenip sergilenmediğine, aramızdaki hukuki yardımlaşma ve mütekabiliyet ilkesine riayet edilip edilmediğine titizlikle bakacağız."

"Suçlular için kaçacak yer yoktur"

Hangi suç örgütüne mensup olursa olsun, hangi ülkeye kaçarsa kaçsın, teröristlerin, organize suç örgütü mensuplarının, dolandırıcıların ve milletin huzuruna kast eden suç odaklarının peşini bırakmayacaklarını vurgulayan Gürlek, şunları söyledi:

"Adalet Bakanlığımızın yürüttüğü, İçişleri Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımızın yakın koordinasyonuyla sürdürülen bu başarılı süreç, ülkemizin kurumsal kapasitesini, diplomatik etkinliğini ve suçla mücadeledeki güçlü iradesini ortaya koymaktadır.

Suçlular için kaçacak yer yoktur. Türk adaleti er ya da geç gereğini yapacaktır. Suçla mücadele kapsamında iade süreçlerine katkı sağlayan ülkelerin yetkililerine teşekkür ediyor; omuz omuza çalıştığımız İçişleri Bakanlığımıza ve Dışişleri Bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, suçla mücadelede ulusal ve uluslararası düzeydeki eşgüdüm ve iş birliğimizi güçlendirerek tavizsiz bir kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."

81 ilde sokak çeteleri ve yasa dışı bahis ağına dev operasyon: 117 şüpheli yakalandı

Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın operasyonu

Malatya'da sahte polis şebekesine darbe: Telsiz frekanslarının dinlendiği iddiası

Türkiye’ye sokulmak istenen 47 kilo esrar sınırda ele geçirildi

Wed, 01 Jul 2026 09:26:03 GMT

Bulgaristan Gümrük İdaresi’ne bağlı Uyuşturucu Kaçakçılığı ile Mücadele Daire Başkanlığı ekipleri ile ABD Uyuşturucuyla...

Bulgaristan Gümrük İdaresi’ne bağlı Uyuşturucu Kaçakçılığı ile Mücadele Daire Başkanlığı ekipleri ile ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) iş birliğinde düzenlenen operasyonda, Alman plakalı bir araç detaylı aramaya alındı.

Alman plakalı araçta gizli bölme tespit edildi

Almanya’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kaptan Andreevo Sınır Kapısı’na gelen Alman plakalı otomobilde bulunan iki Alman vatandaşı, gümrük görevlilerine beyan edecek herhangi bir eşya taşımadıklarını bildirdi.

38 paket halinde saklanmış

Risk analizi kapsamında detaylı incelemeye alınan araçta yapılan aramada, bagaj bölümünün altında özel olarak hazırlanmış gizli bir bölme tespit edildi. Gizli bölmede streç filme sarılmış halde toplam 38 paket bulundu.

Yapılan uyuşturucu testlerinde paketlerin içerisinde bulunan maddenin esrar olduğu belirlenirken, ele geçirilen uyuşturucunun toplam ağırlığının 47 kilo 530 gram olduğu açıklandı.


Piyasa değeri 388 bin euro

Yetkililer, ele geçirilen uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 388 bin 827 avro olduğunu bildirirken, olayla ilgili soruşturmanın Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde sürdürüldüğü kaydedildi.


3 milyon TL’lik kaçak ticarete darbe: Van’daki operasyonda ele geçirildi

Narkotik ekiplerinden peş peşe baskın: Esrar, skunk ve metamfetamin ele geçirildi

Diyarbakır’da 129 kilo uyuşturucu ve hap ele geçirildi: 21 şüpheli yakalandı


TSK ve AFAD seferber oldu: Venezuela'da umut arayışı sürüyor

Wed, 01 Jul 2026 09:13:30 GMT

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye gönderilen Türk Silahlı Kuvvetle...

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye gönderilen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İnsani Yardım Tugay Komutanlığına bağlı arama kurtarma timlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Türk milletinin yardım eli, mesafeleri aşarak ihtiyaç duyulan her yere ulaşıyor. Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye intikal eden AFAD personeli ile Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugay Komutanlığına bağlı arama kurtarma timleri ve arama kurtarma köpekleri, afet bölgesinde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Enkaz altında yaşam belirtisi arayan ekiplerimiz, umutla bekleyen insanlara ulaşabilmek için zorlu şartlarda gece gündüz görev yapıyor."



NATO zirvesi ne zaman? NATO yasakları ne zaman başlıyor?

Merkez bankalarından tahmin: Altın fiyatı Haziran 2027’ye kadar

Boykot dünyaca ünlü markayı da yerle bir etti: 136 mağazasını kapatıyor



Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

Anthropic'ten daha düşük maliyetli ajan kullanımına odaklanan yeni model: Claude Sonnet 5

Wed, 01 Jul 2026 07:00:00 +0000

Anthropic, yeni yapay zeka modeli Claude Sonnet 5’i duyurdu. Şirketin bugüne kadarki en ajan odaklı Sonnet modeli olarak tanımladığı bu yeni model; plan yapma, tarayıcı ve terminal gibi araçları kulla...

Anthropic, yeni yapay zeka modeli Claude Sonnet 5’i duyurdu. Şirketin bugüne kadarki en ajan odaklı Sonnet modeli olarak tanımladığı bu yeni model; plan yapma, tarayıcı ve terminal gibi araçları kullanma yetenekleriyle öne çıkıyor. Ayrıca daha uzun görevleri otonom şekilde tamamlayabilme yeteneği de dikkat çekiyor.

Anthropic’in açıklamasına göre Claude Sonnet 5, özellikle yapay zeka ajanları geliştiren şirketler ve geliştiriciler için daha erişilebilir bir maliyet-performans dengesi sunmayı hedefliyor. Şirket, Sonnet 5’in performansının Opus 4.8’e yaklaştığını, buna karşılık daha düşük fiyatlarla sunulduğunu belirtiyor. Modelin; akıl yürütme, araç kullanımı, yazılım geliştirme ve bilgi işleme gibi ajan performansını belirleyen alanlarda Claude Sonnet 4.6’ya kıyasla önemli iyileştirmeler sunduğu ifade ediliyor.

Anthropic, Claude Sonnet 5’i 31 Ağustos 2026’ya kadar tanıtım fiyatıyla sunuyor. Bu dönemde modelin fiyatı 1 milyon girdi token’ı için 2 dolar, 1 milyon çıktı token’ı için ise 10 dolar olacak. 31 Ağustos sonrasında fiyatlandırma 1 milyon girdi token’ı için 3 dolara, 1 milyon çıktı token’ı için ise 15 dolara yükselecek. Karşılaştırma yapmak gerekirse Opus 4.8’in fiyatı 1 milyon girdi token’ı için 5 dolar, 1 milyon çıktı token’ı için 25 dolar seviyesinde.

Bu fiyatlandırmanın, Claude Sonnet 5’i Opus 4.8’in yanı sıra OpenAI’ın GPT-5.5 ve Google’ın Gemini 3.1 Pro modellerinden daha ucuz bir seçenek haline getirdiği belirtiliyor. Ancak model, Gemini 3.5 Flash’a kıyasla hâlâ daha pahalı konumda bulunuyor.

Reddit’teki ClaudeAI topluluğunda ise Claude Sonnet 5’e yönelik birbirinden farklı yorumlar mevcut. Bazı kullanıcılar, Opus 4.8’e kıyasla daha az uzun konuşan ve daha uygun maliyetli bir model fikrini olumlu karşılarken, özellikle ajan iş akışlarında Opus limitlerini hızlı tüketenler için Sonnet 5’in daha pratik bir seçenek olabileceğini belirtiyor. Öte yandan yorumların dikkate değer bir kısmında kullanıcıların fiyat-performans konusunda soru işaretleri olduğu görülüyor. Bazı kullanıcılar Anthropic’in paylaştığı grafiklere bakıldığında zorlu görevlerde Opus 4.8’in hâlâ daha verimli olabileceğini savunuyor.

Anthropic, Sonnet 5 ile kullanıcıların farklı efor seviyeleri üzerinden maliyet ve performans arasında daha esnek tercihler yapabileceğini belirtiyor. Şirketin paylaştığı değerlendirmelere göre model, orta seviye kullanımda daha verimli bir maliyet-performans dengesi sunarken, bazı yüksek eforlu görevlerde Opus 4.8’in yetenek seviyesine yaklaşabiliyor. Bu da Sonnet 5’i özellikle sürekli çalışan, çok adımlı görevleri yürüten ve maliyet hassasiyeti bulunan ajan sistemleri için daha pratik bir seçenek haline getiriyor.

Modelin erken erişim sürecinde test eden şirketler de Sonnet 5’in önceki Sonnet modellerine kıyasla görevleri daha fazla tamamlayabildiğini vurguluyor. Anthropic’in paylaştığı örneklerde modelin yazılım geliştirme, hata ayıklama, Salesforce hesap güncellemeleri, kurumsal duyuru gönderimi, yasal araştırma ve veri analizi gibi çok adımlı iş akışlarında kullanıldığı görülüyor.

Güvenlik tarafında Anthropic, modelin Sonnet 4.6’ya kıyasla istenmeyen davranışları daha düşük oranda sergilediğini, kötüye kullanım amaçlı istekleri daha iyi reddettiğini ve prompt injection saldırılarına karşı daha dayanıklı olduğunu belirtiyor. Şirket ayrıca Sonnet 5’in halüsinasyon ve kullanıcıyı gereğinden fazla onaylama eğilimi açısından da önceki modele göre daha iyi performans gösterdiğini açıklıyor. Bununla birlikte Anthropic, Sonnet 5’in güvenlik değerlendirmelerinde Opus 4.8 ve Claude Mythos Preview seviyesinde olmadığını da açıkça ifade ediyor. 

Claude Sonnet 5, bugünden itibaren tüm planlarda kullanılabiliyor. Model, Free ve Pro planlarında varsayılan model olarak sunulurken; Max, Team ve Enterprise kullanıcıları tarafından da kullanılabilecek. Ayrıca Claude Code ve Claude Platform üzerinden geliştiricilere açılan model, API tarafında claude-sonnet-5 adıyla erişilebilir durumda.

Google, gelen kutusu için yeni sesli arama aracı Gmail Live'ı test etmeye başladı

Tue, 30 Jun 2026 14:30:00 +0000

Google, Gmail'de yapay zeka destekli sesli arama deneyimini yeni bir aşamaya taşıyor. Şirket, I/O 2026 etkinliğinde tanıttığı Gmail Live özelliğini Android ve iOS'ta sınırlı sayıdaki kullanıcıyla test...

Google, Gmail'de yapay zeka destekli sesli arama deneyimini yeni bir aşamaya taşıyor. Şirket, I/O 2026 etkinliğinde tanıttığı Gmail Live özelliğini Android ve iOS'ta sınırlı sayıdaki kullanıcıyla test etmeye başladı.

Gemini altyapısıyla çalışan yeni özellik, kullanıcıların gelen kutularında klavye kullanmak yerine sesli komutlarla arama yapmasına olanak tanıyor. Böylece e-postalar arasında bilgi bulmak, özellikle hareket halindeyken çok daha pratik hale geliyor. Gmail Live, Gmail'in arama çubuğuna eklenen Live simgesi üzerinden kullanılabiliyor. Özellik etkinleştirildiğinde tam ekran bir sesli arayüz açılıyor.

Kullanıcının konuşması gerçek zamanlı olarak metne dönüştürülürken Gemini ilgili e-postaları analiz ederek yanıtı hem sesli olarak okuyor hem de ekranda gösteriyor. Ayrıca yanıtın dayandığı e-posta da görüntülendiği için kullanıcılar bilgiyi doğrudan doğrulayabiliyor. Gmail Live, Google'ın son dönemde hız verdiği ses odaklı yapay zeka stratejisinin yeni halkasını oluşturuyor.

Şirket daha önce Gemini Live ile kullanıcıların yapay zeka asistanıyla doğal sohbetler gerçekleştirmesine, Search Live ile ise Google Arama'da sesli takip soruları sorabilmesine olanak sağlamıştı. Gmail Live da aynı yaklaşımı e-posta deneyimine taşıyarak üretken yapay zekayı günlük iş akışlarının daha doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

Google, test sürecinin tamamlanmasının ardından Gmail Live'ı bu yaz AI Pro ve AI Ultra abonelerine sunmayı planlıyor. Şirket ayrıca benzer sesli etkileşim deneyimini Google Docs ve Google Keep'e de taşıyarak kullanıcıların belge oluşturma, düzenleme ve not alma işlemlerini de sesli komutlarla gerçekleştirebilmesini hedefliyor.

OKX'ten yapay zeka ajanlarının birbirine ödeme yapabildiği pazar yeri: OKX AI

Tue, 30 Jun 2026 14:00:00 +0000

Kripto para borsası OKX, yapay zeka ajanlarının birbirini bulabildiği, hizmet satın alabildiği ve stablecoin’lerle ödeme yapabildiği yeni pazar yeri OKX AI’ı kullanıma açtı. Platform, kapalı beta süre...

Kripto para borsası OKX, yapay zeka ajanlarının birbirini bulabildiği, hizmet satın alabildiği ve stablecoin’lerle ödeme yapabildiği yeni pazar yeri OKX AI’ı kullanıma açtı. Platform, kapalı beta sürecinde 50 erken dönem yapay zeka servis sağlayıcısıyla test edildi.

OKX AI, şirketin kripto alım satım platformu olmanın ötesine geçme stratejisinin yeni adımlarından biri olarak konumlanıyor. OKX’in hedefi, insanlar ve kurumların yanı sıra kendi adına işlem yapabilen, ödeme gerçekleştirebilen ve işlem geçmişi üzerinden güvenilirlik kazanabilen yapay zeka ajanları için de finansal altyapı sunmak.

Platformun çıkış noktası, yapay zeka ajanlarının yakın gelecekte sadece kullanıcılar adına görev yapmakla kalmayıp, birbirlerinden de hizmet alabileceği fikrine dayanıyor. Bu senaryoda bir ajan, başka bir ajanı belirli bir işi yapması için görevlendirebiliyor, hizmetin karşılığını stablecoin ile ödeyebiliyor ve işlem geçmişi üzerinden güvenilirliğini zincir üstünde taşıyabiliyor.

OKX’in kurucusu ve CEO’su Star Xu’nun paylaştıklarına göre önümüzdeki dönemde tek kişilik şirketlerin, yapay zeka destekli sınırsız bir iş gücüne erişerek milyon dolarlık gelirler üretebilmesi mümkün hale gelecek. Şirket, geleneksel finansal altyapıların insanlar için tasarlandığını; otonom yazılımlar için ise farklı bir ödeme, kimlik ve güven katmanına ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. 

OKX AI hedef kitlesinin kripto ve yapay zeka uygulamaları geliştiren geliştiriciler olduğunu söyleyebiliriz. Şirket, geliştiricilerin pazar yeri üzerinde farklı yapay zeka servisleri geliştirmesini ve kullanıcıların bu araçlara sıfırdan geliştirme yapmadan erişebilmesini hedefliyor.

Platformdaki ilk iş ortakları arasında CertiK, CoinAnk ve GenLayer yer alıyor. CertiK’in servisi, bir yapay zeka ajanının işlem yapmadan önce kripto cüzdanı ya da token güvenliğini değerlendirmesine yardımcı oluyor. CoinAnk, canlı piyasa verilerini sorgu başına ödeme modeliyle sunarken; GenLayer ise ajanlar arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklar için çözüm altyapısı sağlıyor.

OKX’e göre stablecoin ve blokzincir tabanlı ödeme altyapısı, yapay zeka ajanlarının 7/24 işlem yapabilmesini ve geleneksel ödeme sistemlerinde ekonomik olmayan düşük tutarlı mikro ödemelerin gerçekleştirilebilmesini mümkün kılıyor. Bu da özellikle sorgu başına ödeme, görev bazlı otomasyon ve ajanlar arası hizmet satın alma gibi kullanım senaryolarını öne çıkarıyor.

Şirket, pazar yerinde kendi kripto borsasında kullandığı dolandırıcılık tespiti, uyumluluk ve altyapı sistemlerinden yararlandığını belirtiyor. OKX AI’ın aşamalı olarak yaygınlaştırılması planlanıyor. Geliştiriciler platforma, yapay zeka ajanlarını blokzincir tabanlı servislere bağlamak için geliştirilen Onchain OS üzerinden erişebiliyor. Ayrıca platformu kullanmaya başlamak için OKX hesabı gerekmediğini de belirtelim. 

Paylaşılan bilgilere göre; OKX AI, Claude Code, Codex, Hermes ve OpenClaw gibi yapay zeka destekli kodlama araçlarıyla uyumlu. Bu anlamda OKX AI'ın kripto odaklı bir üründen ziyade geliştirici ekosistemine açılan daha geniş bir yapay zeka altyapısı olarak konumlandırıldığını ekleyelim. 

Geçtiğimiz aylarda Robinhood'un kullanıcılar adına işlem yapabilen ajanları desteklemesinin ardından, Haziran başında Coinbase de yeni aracı Coinbase for Agents ile platformunda işlem yapabilen ajanları piyasaya sürmüştü. Böyle bakıldığında OKX'in de OKX AI ile yapay zeka dönüşümüne ayak uyduran finansal platformlar arasında yerini aldığını söylemek mümkün. 

Yapay zeka destekli siber güvenlik şirketi Straiker, 64 milyon dolar yatırım aldı

Tue, 30 Jun 2026 13:00:00 +0000

Yapay zeka destekli siber güvenlik şirketi Straiker, 64 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 64 milyon dolarlık A serisi yatırım turuna Marathon Management Partners liderlik etti. ABD merkezli Straiker...

Yapay zeka destekli siber güvenlik şirketi Straiker, 64 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 64 milyon dolarlık A serisi yatırım turuna Marathon Management Partners liderlik etti. ABD merkezli Straiker'ın yatırım turunda Citi Ventures, Illuminate Ventures, Workday Ventures Bain Capital Ventures ve Lightspeed Venture Partners yer aldı.

Şirket, yeni aldığı yatırımı ürün geliştirmeyi hızlandırmak, STAR Labs tehdit araştırmalarını genişletmek ve kurumsal ölçekte küresel büyümesini desteklemek için kullanacağını açıkladı.

Straiker, Ankur Shah ve Sreenath Kurupati tarafından 2025 yılında hayata geçirildi. Platform, şirketlerin içinde çalışan yapay zeka ajanlarını güvenlik açısından korumaya odaklanıyor. Bu yapay zeka ajanları klasik yazılımlardan farklı olarak kendi başlarına karar verebildiği ve sistemler arasında otomatik işlem yapabildiği için yeni bir risk alanı oluşturuyor. Straiker, bu riskleri yönetmek için agentic security adı verilen bir güvenlik yaklaşımı geliştiriyor.

Şirketin platformu üç temel aşamada çalışıyor. İlk olarak bir kurum içinde kullanılan yapay zeka ajanlarını tespit eder. Ardından bu ajanları devreye alınmadan önce saldırı ve zafiyet testlerinden geçiriyor. Son aşamada ise ajanlar canlı sistemlerde çalışırken davranışlarını izleyerek olası saldırıları gerçek zamanlı olarak engelliyor.

Straiker’ın amacı, özellikle veri sızıntısı, yetkisiz erişim ve saldırganların yapay zeka ajanlarını kandırarak sistemleri kötüye kullanması gibi tehditleri önlemek. Şirket, bu alanın hızla büyümesiyle birlikte kurumsal yapay zeka kullanımının güvenli hale gelmesini hedefliyor.

OpenClaw'un iOS ve Android uygulamaları yayınlandı

Tue, 30 Jun 2026 12:00:00 +0000

Kişisel yapay zeka asistanı OpenClaw, mobil cihazlar için resmi uygulamalarını kullanıma sundu. OpenClaw, paylaştığı bir gönderi ile iOS ve Android uygulamalarının yayınlandığını duyurdu. birlikte ku...

Kişisel yapay zeka asistanı OpenClaw, mobil cihazlar için resmi uygulamalarını kullanıma sundu. OpenClaw, paylaştığı bir gönderi ile iOS ve Android uygulamalarının yayınlandığını duyurdu. birlikte kullanıcılar, yapay zeka ajanlarını artık doğrudan telefonları üzerinden yönetebilecek.

OpenClaw, kullanıcıların kendi cihazlarında çalıştırabildiği yerel bir kişisel yapay zeka asistanı olarak konumlanıyor. Yeni mobil uygulama, OpenClaw Gateway ile eşleştirilerek iPhone’un güvenli bir düğüm gibi kullanılmasını sağlıyor. Kullanıcılar uygulamayı QR kod veya kurulum kodu ile kendi özel OpenClaw Gateway’lerine bağlayabiliyor.

Uygulama üzerinden OpenClaw ile sohbet etmek, gerçek zamanlı veya arka planda çalışan Talk modunu kullanmak, Gateway üzerinden gelen aksiyon onaylarını incelemek mümkün. Aynı şekilde iOS paylaşım menüsüyle metin, bağlantı ya da medya içeriklerini doğrudan OpenClaw’a aktarabileceğinizi de belirtelim. Ayrıca kullanıcılar tercih etmeleri halinde kamera, ekran, konum, fotoğraflar, kişiler, takvim ve hatırlatıcılar gibi cihaz özelliklerine erişim izni verebiliyor.

Bu noktada OpenClaw’un yaklaşımı, yapay zeka ajanlarının yalnızca masaüstü veya tarayıcı tabanlı araçlar olmaktan çıkıp mobil cihazların gündelik kullanım katmanına taşınması açısından dikkat çekiyor. Uygulama, kullanıcının izin verdiği cihaz özellikleriyle çalışıyor; Gateway, anahtarlar, yapılandırma ve izinler ise kullanıcının kontrolünde kalıyor. 

Daha önce Clawdbot olarak bilinen yapay zeka ajanı projesinin devamı niteliğinde olan OpenClaw, kurucu Peter Steinberger’ın OpenAI’a katılmasının ardından OpenClaw Foundation tarafından yürütülen açık kaynaklı bir yapıya dönüştü. Son aylarda Perplexity ve Google OpenClaw benzeri yapılarla karşımıza çıkarken, Microsoft, OpenClaw üzerine inşa edilen kişisel yapay zeka asistanı Microsoft Scout ile gündeme gelmişti. OpenClaw ise iOS ve Android uygulamaları ile diğer hizmetlerden ayrışmaya kararlı. OpenClaw’ın iPhone, iPad ve Apple Watch uygulaması App Store üzerinden ücretsiz indirilebiliyor.

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Ancient Civilizations and Cross-Border Mexican Investments

Ancient Civilizations and Cross-Border Mexican Investments

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Investing in Amsterdam vs Tokyo: A Comparison of Investment Strategies

Investing in Amsterdam vs Tokyo: A Comparison of Investment Strategies

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Small Business Loans in Amsterdam: A Guide for Entrepreneurs

Small Business Loans in Amsterdam: A Guide for Entrepreneurs

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Exploring Investment Opportunities in Amsterdam and Moscow

Exploring Investment Opportunities in Amsterdam and Moscow

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Exploring the Financial Services Industry in Amsterdam and Moscow

Exploring the Financial Services Industry in Amsterdam and Moscow

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Amsterdam and Melbourne are both vibrant cities with growing economies and attractive investment opportunities. If you are considering investing in either of these cities, it is essential to understand the key factors that make them a good choice for investment.

Amsterdam and Melbourne are both vibrant cities with growing economies and attractive investment opportunities. If you are considering investing in either of these cities, it is essential to understand the key factors that make them a good choice for investment.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Amsterdam has long been known as a bustling financial hub, attracting global players in banking and finance. One such entity that has recently caught the attention of the financial world is Libyan banking and finance. With Amsterdam's strategic location, stable economy, and business-friendly environment, it is no surprise that Libyan banks and financial institutions are looking to establish a presence in the city.

Amsterdam has long been known as a bustling financial hub, attracting global players in banking and finance. One such entity that has recently caught the attention of the financial world is Libyan banking and finance. With Amsterdam's strategic location, stable economy, and business-friendly environment, it is no surprise that Libyan banks and financial institutions are looking to establish a presence in the city.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Investing in Amsterdam can be an exciting prospect for many individuals looking to build their wealth. However, one crucial aspect that investors need to be aware of is the tax implications of their investments. Understanding how investment tax calculations work in Amsterdam is key to ensuring that you are maximizing your returns while staying compliant with the law.

Investing in Amsterdam can be an exciting prospect for many individuals looking to build their wealth. However, one crucial aspect that investors need to be aware of is the tax implications of their investments. Understanding how investment tax calculations work in Amsterdam is key to ensuring that you are maximizing your returns while staying compliant with the law.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
Amsterdam's High-Yield Investments: A Guide for Savvy Investors

Amsterdam's High-Yield Investments: A Guide for Savvy Investors

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1159
7 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1138
When it comes to financing plans in Amsterdam, there are several options available to entrepreneurs and business owners looking to start or expand their ventures in the vibrant Dutch capital.

When it comes to financing plans in Amsterdam, there are several options available to entrepreneurs and business owners looking to start or expand their ventures in the vibrant Dutch capital.

Read More →