Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar” dedi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan’ın gündeminde, İsrail-ABD-İran Savaşı ve bölgeye yansımaları vardı. İsrail’in tahrikleriyle İran’a karşı başlatılan savaşın hem Türkiye’nin yer aldığı coğrafyada hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturduğunun altını çizen Erdoğan, sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken, yanlış hesapların, yanlış değerlendirmelerin ve gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgenin yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandığını vurguladı.
SAVAŞIN FATURASI DAHA DA KABARACAK
İran’a yönelik saldırıların başta petrol fiyatlarının artması olmak üzere, küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kurduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Bu anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz” diye konuştu.
BU SAVAŞ BÜYÜMEDEN DURDURULMALI
Geriliminin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakereyle çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ettiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleri ile temaslar kurduk. Bu kapsamda 20’nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Diğer arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular. Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır.”
KANLI SENARYOLARA KARŞI TEDBİR ALIYORUZ
“Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz. Türkiye’yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz. Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz.”
HEZEYANLARIN AMACINI BİLİYORUZ
“İran’a saldırılar devam ederken, aralarında kimi eski İsrailli yöneticiler ile ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin de olduğu belli çevreler, ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan bu aklı evvellere şunu açık açık söylemek isterim, düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz.”
SOĞUKKANLILIĞI ELDEN BIRAKMAYACAĞIZ
“Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Allah’ın izniyle, biz bu toprağa ve bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet sıradan bir millet değildir. Türkiye’nin ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs’a, İstiklal Harbimize, Çanakkale Zaferimize baksın.”
NAMAHREMİMİZE UZANACAK ELİ KIRARIZ
“En son 15 Temmuz’da sadece içimizdeki hainleri değil, onların ipini tutanları da milletin gücüyle, milletin azmiyle rezil rüsva edip bozguna uğrattık. Bu millet, namahremine uzanacak eli geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçtedir, azimdedir, kudret ve kuvvettedir. Bugünün Türkiye’si dünden çok farklıdır. Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye, ‘Terörsüz Türkiye’ projesiyle gücüne güç katmıştır. Savunma sanayindeki atılımlarla ordumuzun caydırıcılığı daha da artmıştır.”
MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ
“Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar. Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar. Tekrar söylüyorum, biz macera peşinde değiliz. Gerilim peşinde asla değiliz. Biz bölgemizin her karışında ve köşesinde sulhu sükunun hakim olmasından yanayız. Biz savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Orta Doğu’nun bir an önce hasretini çektiği kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasından yanayız.”
HODRİ MEYDAN DEMEKTEN ÇEKİNMEYİZ
“Suriye’nin, geçmişte Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduğumuz gibi bugün de İran’ın, Lübnan’ın, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim gerek ülkemiz içinde, gerek bölgemizde adaletten, huzurdan, barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kim olursa olsun, hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa evelallah ona da ‘hodri meydan’ demekten çekinmeyiz.”
İRAN MESAJI ALDI MI?
Toplantının ardından bir gazetecinin, “İran gerek sizin ve gerek Sayın Fidan’ın görüşmelerinden sonra gerekli mesajı aldı mı?” sorusuna Erdoğan, “İnşallah” cevabını verdi.
SİYONİSTLERİN MEZHEPÇİLİK OYUNUNA GELMEMELİYİZ
Bölgenin tamamına olduğu gibi İran halkına da ‘Bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye bakmadıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan var. İster yanı başımızda, ister dünyanın öbür ucunda olsun, haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Irk ayrımını, mezhep ayrımını, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok, bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Hangi ırktan olursak olalım biz bütünleştiren, ortak paydamız yine İslam, mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız ve Müslümanız.”
DİKKATLİ OLALIM
“Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine, asırlık tartışmaların yeniden ısıtılmak istendiğine şahit oluyoruz. Savaşın bir cephesi olarak gördüğümüz bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi, hem de bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. İster dini, ister siyasi, ister tarihi olsun, bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi, fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Bölge halkları olarak zaten mağduru olduğumuz bir çatışmanın daha büyük yaralar açmasına müsaade etmemeliyiz. Siyonist katliam şebekesinin ‘elin taşıyla elin kuşunu vurma’ oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.”
Çocuklarımızı dijital dünyadan korumalıyız
Bölgedeki çatışmalarda görüldüğü gibi artık savaşların boyut ve biçim değiştirdiğini söyleyen Erdoğan, dijital platformlar ve yapay zeka teknolojilerinin sivil ve askeri olmak üzere iki yönlü kullanıldığını dile getirdi. Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok yerinde dijital mecralarla ilgili soru işaretlerinin yükseldiğini, şüphelerin arttığını, dijitalleşmenin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için önlemlerin gündeme geldiğini ve alındığını belirten Erdoğan, ekranda geçirilen süreler uzadıkça, ders başarısından aile ilişkilerine, sosyal becerilerden ruh sağlığına pek çok alanda çocukların bundan olumsuz etkilendiğini ifade etti.
İNTERNETTEKİ SÜRE 7 SAAT 13 DAKİKA
Dünyadaki ekran sürelerini veren Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizde 4 saat 4 dakikası cep telefonlarından olmak üzere internette geçirilen günlük ortalama süre 7 saat 13 dakika, sosyal medyada harcanan haftalık süre ise 25 saat 4 dakikadır. TÜİK’in araştırmasına katılan 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’i aktif olarak sosyal medya kullanıyor. Keza bu çocukların yüzde 32,6’sı her yarım saatte bir cep telefonunu kontrol ediyor. Yüzde 74’ü ise en az bir dijital oyun oynuyor.”
KABUL EDİLEMEZ
“Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik, zorbalık ve istismar gibi içeriklere bu kadar kolay bir şekilde ulaşabilmesi kabul edilemez. Bizim amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değildir, tam tersine gayemiz onları tehlikelerle dolu bu dünyada güvenli, bilinçli ve güçlü bireyler olarak var edebilmektir. Devletin, toplumun ve ailenin görevi de esasen budur. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan, çocuğun üstün yararını esas alan, önleyici ve koruyucu bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifimizi geçtiğimiz hafta Meclisimize sunduk. Düzenleme ile sosyal medya platformlarına gerçek ve güvenilir yaş doğrulama mekanizmalarını uygulama zorunluluğu getirmeyi hedefliyoruz. Siyasi parti ayrımı olmaksızın hepimizi ilgilendiren, çok daha önemlisi geleceğimiz olan evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin Meclisimizin değerli katkıları ve önerileriyle yasalaşacağına inanıyorum.”
Kıyamete kadar hür yaşayacağız
İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı bakımında da İstiklal Marşı’nın, son devletin kurucu belgesi ve yapı taşı olduğunu dile getirdi. İstiklal Marşı’nın aynı zamanda milletin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bunun için İstiklal Marşı’mız, peygamber efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir’e seslenişinden ilhamla ‘Korkma’ diye başlar. Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. 86 milyon hep birlikte, birbirimizin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız. Türkiye Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak, İstiklal Marşımıza da istiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum” dedi.
İKRAMİYE VE MAAŞLAR BAYRAM ÖNCESİ YATACAK
Emeklilere bir müjde vermek istediğini belirten Erdoğan, “Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart’tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar: Türkiye daima barışın yanındadır
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına şiddet insanlığa ihanettir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye bölgesel türbülanstan başarıyla çıkacak