btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Depremzede Hasan'ın imkansızlıkları yenen büyük başarı hikayesi: Konteynerden tıp fakültesine

Thu, 24 Sep 2026 06:39:52 Z

Hatay'da depremde evleri yıkıldıktan sonra ailesiyle konteyner kentte yaşamaya başlayan 17 yaşındaki Hasan Akdeniz, YKS'de Türkiye 434'üncüsü oldu. Günde 10 saat ders çalışan Akdeniz, İstanbul'daki özel bir üniversitenin tıp fakültesini tam burslu kazandı.

Endişe dolu saatler: Kaybolan yaşlı adam dağda uyurken bulundu

Thu, 24 Sep 2026 06:25:35 Z

Burdur'un Yeşilova ilçesinde evinden çıktıktan sonra haber alınamayan İbrahim Çevik (89), ekiplerin aramaları sonucu evinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta dağda uyurken bulundu. Sağlık kontrolü için hastaneye kaldırılan Çevik'in durumunun iyi olduğu öğrenildi.

47 bin liralık ürünleri aldı, ücretini ödemeden çıktı: 'Arkadaşımı bekliyordum' dedi, serbest bırakıldı

Thu, 24 Sep 2026 06:20:11 Z

Nişantaşı’nda ressam Dem Sevinç K. (28), bir mağazadan toplam değeri 47 bin 860 lira olan 24 parça ürünü alarak ödeme yapmadan dışarı çıktı. Görevliler tarafından yakalanan Dem Sevinç K., polis ekipleri tarafından emniyete götürülürken, ürünler mağazaya teslim edildi. İfadesinde arkadaşını beklediğini ve ürünlerin ücretini ödemek istediğini söyleyen şüpheli, işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

Motosiklet sayısı yüzde 100 arttı, trafikte bilanço ağırlaştı! Ölümlü kazalar bu 5 hatadan çıkıyor

Thu, 24 Sep 2026 06:15:32 Z

İçişleri Bakanlığı’nın son verileri, karayolu trafiğindeki en büyük risk alanlarından birinin motosiklet kazaları olduğunu ortaya koydu. Türkiye’de 2020–2025 yılları arasında motosiklet sayısı %100 artarak genel araç artışını ikiye katladı. Uzman isim bu korkutucu rakamların ardında yatan 5 temel kural ihlalini ve acil atılması gereken adımları anlattı.

Polis kurşununa ve ihtarına aldırmadı: 40 kilometre kaçan 200 promil alkollü sürücü kelepçelendi

Thu, 24 Sep 2026 06:10:00 Z

Bursa'nın Yıldırım ilçesinde polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan ve trafikte makas atarak ilerleyen M.S., 40 kilometre süren takip sonucu Bademli'de yakalandı. 200 promilün üzerinde alkollü olduğu belirlenen sürücüye yaklaşık 400 bin lira ceza uygulanırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yayımlandı! Bakan Kurum: Yeşil finansmana erişim kolaylaşacak

Thu, 24 Sep 2026 09:25:59 +0300
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yayımlandı! Bakan Kurum: Yeşil finansmana erişim kolaylaşacak
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Murat Kurum, 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsayan düzenlemeyle sürdürülebilir yatırımların önünün açılacağını ve sanayicilerin...Devamı için tıklayınız

SON DAKİKA! 455 bin yatırımcıya ödeme süreci masada! 131 fon için Bakan Şimşek başkanlığında kritik toplantı

Thu, 24 Sep 2026 09:00:13 +0300
SON DAKİKA! 455 bin yatırımcıya ödeme süreci masada! 131 fon için Bakan Şimşek başkanlığında kritik toplantı
Son dakika haberi... Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek başkanlığında, 455 bini aşkın yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiyesi ve ödeme süreçleri için toplantı yapılacak, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin...Devamı için tıklayınız

ÖİB'den Dereiçi HES'in satışına onay

Thu, 24 Sep 2026 08:49:51 +0300
ÖİB'den Dereiçi HES'in satışına onay
Özelleştirme kapsam ve programında bulunan Dereiçi Hidroelektrik Santrali ile santral tarafından kullanılan taşınmazların bir bütün halinde satışı onaylandı. Satış, en yüksek teklifi veren Bülsa Enerji'ye...Devamı için tıklayınız

42 bin 447 hektarlık sahayı kapsıyor! TPAO o ilde petrol aramaya devam edecek.

Thu, 24 Sep 2026 08:44:27 +0300
42 bin 447 hektarlık sahayı kapsıyor! TPAO o ilde petrol aramaya devam edecek.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının Şırnak'ta sahip olduğu petrol arama ruhsatının süresi 22 Ekim 2028'e kadar uzatıldı. Ruhsat, 42 bin 447 hektarlık kara sahasını kapsıyor.Devamı için tıklayınız

EBRD'den Türkiye ekonomisi için büyüme tahmini

Thu, 24 Sep 2026 08:34:36 +0300
EBRD'den Türkiye ekonomisi için büyüme tahmini
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 ve 2027'de yüzde 4 büyüyeceğini öngördü.Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

CHP Ankara'da yaprak dökümü: Son istifalarla birlikte 2 ilçe belediyesi kaldı

Thu, 24 Sep 2026 09:31:43 +0300
CHP Ankara'da yaprak dökümü: Son istifalarla birlikte 2 ilçe belediyesi kaldı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa etmesinin ardından 8 ilçe belediye başkanı daha partisinden ayrıldı. Son gelişmeyle birlikte Ankara’da CHP yönetimindeki belediye sayısı...Devamı için tıklayınız

SON DAKİKA... Ümit Boyner'in oğlu Sinan Bolak gözaltına alındı

Thu, 24 Sep 2026 08:42:15 +0300
SON DAKİKA... Ümit Boyner'in oğlu Sinan Bolak gözaltına alındı
SON DAKİKA... İBB soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılan Ümit Boyner'in oğlu Sinan Bolak İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı.Devamı için tıklayınız

MSB acı haberi duyurdu: Uzman Çavuş görev sırasında rahatsızlanarak şehit oldu

Thu, 24 Sep 2026 07:32:03 +0300
MSB acı haberi duyurdu: Uzman Çavuş görev sırasında rahatsızlanarak şehit oldu
Milli Savunma Bakanlığı, "Zeytin Dalı Harekat Bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız Tank Uzman Çavuş Coşkun Sevim görev sırasında rahatsızlanarak 23 Eylül’de şehit olmuştur." dedi.Devamı için tıklayınız

Başkan Erdoğan, ABD’li düşünce kuruluşu temsilcileriyle buluştu

Thu, 24 Sep 2026 04:46:37 +0300
Başkan Erdoğan, ABD’li düşünce kuruluşu temsilcileriyle buluştu
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta ABD'li düşünce kuruluşu temsilcileriyle Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) eş güdümünde...Devamı için tıklayınız

Başkan Erdoğan: Entegrasyona 'evet' asimilasyona 'hayır' diyoruz

Thu, 24 Sep 2026 02:57:08 +0300
Başkan Erdoğan: Entegrasyona 'evet' asimilasyona 'hayır' diyoruz
81. BM Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta, Türk ve Kardeş Topluluklar Buluşması'na katılan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, "Dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

Son anket: İsrail halkı Netanyahu’dan vazgeçiyor

Thu, 24 Sep 2026 06:45:33 Z

İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun son anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 22 milletvekiline ulaşırken Likud yalnızca 18 milletvekili çıkarabiliyor.

Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından 8 Eylül'de yapılan bir ankette 21 sandalye kazandığı öngörülen Netanyahu'nun partisi Likud'daki düşüş sürüyor.

Yashar ile Likud partilerini 11'er milletvekili ile Naftali Bennett liderliğindeki Beyahad ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar takip ederken, Evimiz İsrail, Birleşik Tevrat Yahudiliği ve İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste 8'er milletvekili kazanıyor.

Netanyahu’nun gelişi New York’u gerdi...

Aşırı sağcı Itamar Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ile Ultra-Ortodoks Şas partileri ise 7'şer sandalyeye sahip olurken, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi de 6 sandalye alıyor.

Bir başka aşırı sağcı siyasetçi Ofer Winter'in İsrail Halkı Partisi ile Filistin asıllı seçmenleri temsil eden Raam 5'er sandalyede kalıyor. Her iki blokla da bağlantısı bulunmayan Yoaz Hendel liderliğindeki Yedekler Partisi ise 4 sandalyeyle kilit pozisyonda barajı aşıyor.

BMGK İran’a ilaç olmadı

BAŞBAKANLIK İÇİN EİSENKOT ÖNDE

Katılımcılara yöneltilen "Başbakanlık için hangi isim daha uygun?" sorusunda, muhalefet lideri Gadi Eisenkot yüzde 48 destek gördü. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu yüzde 36'da kalırken, katılımcıların yüzde 16'sı iki isim arasında kararsız kaldığını bildirdi.

The Index (Shmuel Rosner, Noah Slepkov) tarafından Stat-Net, The Sample Project ve Askaria işbirliğiyle gerçekleştirilen ankete 1503 kişinin katıldığı, araştırmadaki hata payının ise yüzde 2,5 olduğu kaydedildi.

​​​​​​​İsrail seçim sistemine göre, hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.

İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.

İngiltere'den 'askeri uzay filosu' adımı

Thu, 24 Sep 2026 06:30:38 Z

İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden (RAF) yapılan yazılı açıklamada, ülkenin uzaydaki çıkarlarının korunması, uydulara yönelik düşmanca müdahalelerin engellenmesi ve hasımların uzay eylemlerinin önlenmesi için bir filo kurulacağı bildirildi.

‘No 3 Uzay Etkileri Filosu’ adı verilen filoda silahlı kuvvetlerin tüm kademelerinden bileşenler yer alacak ve yörüngedeki uyduların korunması hedeflenecek.

AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Uzaydaki hasmane eylemlerle ilgili gözlem ve uyarı görevlerini yürüten ‘No 1 Uzay Operasyonları Filosu’ ile ‘No 2 Uzay Uyarı Filosu’nun oluşturduğu ailenin parçası olacak yeni filo, bu eylemlere karşı doğrudan harekete geçecek.

Saldırı ile savunma görevlerini yürütecek filo, elektronik savaş ve uyduları hedef alan silahlara karşı donanımlı olacak.

Pakistan, Afganistan'da 10 noktaya hava saldırısı düzenledi

Thu, 24 Sep 2026 06:10:27 Z

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X'te açıklamalarda bulundu.

Afganistan topraklarından havalanan bazı İHA'ların 23 Eylül'de Pakistan'a girme girişimi olduğunu ve bunu engellediklerini belirten Tarar, "Pakistan, meşru müdafaa hakkını kullanarak, bu İHA'ların havalanması ve depolanması için kullanılan Afganistan'daki 10 hedefe yönelik hassas hava ve İHA saldırıları düzenledi." ifadesini kullandı.

İlginizi Çekebilir

"SALDIRILARI DURDURUN" ÇAĞRISI

Tarar, Afganistan'dan Pakistan topraklarına yönelik hiçbir saldırıyı hoş görmeyeceklerini belirterek, "Pakistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir ihlal, derhal ve kararlı bir yanıt bulacaktır." mesajını verdi.

Afganistan yönetimini acilen saldırıları durdurmaya davet eden Tarar, "Pakistan gerginliği tırmandırma peşinde değildir ve bölgesel barış, diyalog ve yapıcı işbirliğine olan bağlılığını sürdürmektedir. Bu bağlılık, zayıflık ya da düşmanca eylemlere karşı sınırsız hoşgörü olarak yanlış anlaşılmamalıdır." ifadelerine yer verdi.

Galler’de eğitim uçağı düştü! RAF açıklama yaptı

NE OLMUŞTU?

Pakistanlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamada, Afganistan'dan sınır karakollarına yönelik saldırı ve sızma girişimlerini engellediklerini duyurmuştu.

Diğer yandan, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, böyle bir saldırının gerçekleşmediğini açıklamıştı.

Süleyman Mabedi’ni inşa edebilecekler mi? Yahudiler Toroslardan toplamış: ‘Kızıl Düve’ye hazırlık

Thu, 24 Sep 2026 05:57:52 Z

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1967’de Doğu Kudüs uzun sürecek bir işgalin pençesine düşmüştü. İşgalcilerin Yahudilerin amacı toprak genişletmek değil, bu topraklara doğru genişlemekti. İsrail burada bulunan ve İslam dünyası için kutsiyete sahip Mescid-i Aksa'nın temelini ve altını oyarak tüneller kazmaya başladığında pek çok sebep de gündemde yer etmişti. Yahudiler ‘Ahit Sandığı’nı arıyor, Süleyman Mabedi için bu alanı inşaata hazırlıyor, Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalışıyor… Pek çok sebep birbirine dokunuyor ve sanki bir zincir gibi her amaç birbirine bağlanıyordu. Bunlar arasında en dikkat çeken bağlantı ve amaç, ‘Kaybolan Ahit Sandığı’nı bulup, Süleyman Mabedi’ni eski yerinde yani Mescid-i Aksa’nın kurulduğu topraklarda yeniden inşa etmek’ olabilirdi. Ancak bunun için eski mabedin detaylı şekilde bilinmesi modellenmesi ve inşaat için gerekli malzemelerin temin edilmesi gerekiyordu. Tabii tüm uluslararası hukuk çiğnendikten, Kudüs’te yaşayanlar işgalden sonra evlerinden edildikten ve soykırım sona erdikten sonra bu başarılabilirdi. Bir de Lübnan’ın meşhur sedir ağaçları kullanılarak inşa edilecek mabet için yeterli kereste elde edilmeliydi. İşte bu noktada İsrail’in yıllar öncesine uzanan tohum casusluğu için Türkiye’ye uzanmış olmasının nedeni anlaşılıyordu. Lübnan sediri, Süleyman Mabedi’nden bile eski bir kutsiyete sahipti. Bu özelliği yıllarca sürmüş, o sedirin kerestesi için ormanlar kesilmişti. Öyle ki Lübnan bayrağında bile yeri olan bu ağaç o topraklarda tükenmek üzereydi. İsrail de amaçları için bu ağacı korumalıydı. Sedir ağacı yoksa Süleyman Mabedi de yoktu. Siyonistlerin karanlık planları ve işgalciliğinin Süleyman Mabedi ve sedir ağaçlarına uzanan perde arkasını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Güngör tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

SÜLEYMAN MABEDİ İÇİN SEDİR AĞACI GEREKİYOR: ‘KUTSAL KİTAPLARDA YAZILI’

Süleyman Mabedi’nin orijinalinde nasıl inşa edildiğinin bilinmesi, Siyonistler için yeniden inşa süreci için çok önemliydi. Öyle ki her detay araştırılıyor, maketler yapılıyor, kullanılacak malzemeler tarihi kayıtlara bakılarak belirleniyordu. Kutsal kitaplardaki metinler de bu noktada önemli bir kaynak oluyordu. Bu da kaynaklarda hareketle yalnızca ‘hayali kurulan bir mabedi’ söz konusu etmiyordu. Gerçekten hazırlıkları yapılan ve Siyonistlerin kirli hesaplarının döndüğü bir mabet vardı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Üçüncü Mabet hareketleri meselenin ayrıntılarını son derece ciddi biçimde düşünüyor. Öyle ki artık yalnız dua eden veya eski Mabedin resmini çizen insanlardan söz etmiyoruz. Modern yapı standartlarına uygun mimari plan üzerinde çalışan, mabetin topografik konumunu araştıran, kutsal kapları hazırlayan, kohenleri eğiten, tarihî ritüellerin provalarını yapan ve kızıl düve küllerinin hazırlanmasına yönelik uygulamalı denemeler gerçekleştiren kurumsal yapılardan söz ediyoruz. Bunların başında Temple Institute geliyor. Mabet ortada yok ama mimari projesi üzerinde çalışılıyor, kutsal eşyaları hazırlanıyor, rahipleri eğitiliyor, ritüelleri prova ediliyor, kızıl düvesi üzerinde yıllardır çalışılıyor. O hâlde biz yalnız yapılmış bir binayı mı ‘proje’ sayacağız, yoksa bir kutsal mekânın yeniden inşası için onlarca yıldır adım adım oluşturulan bu maddî, insanî ve ritüel altyapıyı da bir teo-politik hazırlık süreci olarak mı okuyacağız” diyordu. Ayrıca Süleyman Mabedi’nin inşası için gereken görsel ya da teknik referanslar arasında kutsal kitapların da yer alması pek çok detayı daha da önemli hale getiriyordu. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:

Alıntı Metni

Peki Sedir yalnızca inşaat kısmında mı kullanıldı? Ahşap o dönemde de pek çok eşyanın yapımı için en kullanışlı malzemeydi. Bunun yanında böylesine kutsiyet yüklenen sedir, pek çok yerde kullanılmış olmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör sedir ağacının diğer kullanım alanlarını daha sonra yeniden karşımıza çıkacak olan kritik ‘Kızıl Düve’ye dikket çekerek açıkladı:

“Bugün mesele daha da ilginçleşiyor. Çünkü Mabet fikrini canlı tutan çağdaş çevrelerden Temple Institute, yalnız tarih anlatmıyor. Geçmişteki Mabet araçlarının yeniden üretimi üzerinde çalışıyor. Kurumun hazırladığı buhur sunağının neden sedirden yapıldığını kendi sitesinde açıkça açıklıyor: Çöldeki Mişkan’ın sunağı akasyadan yapılmış olmasına rağmen Süleyman Mabedi’ndeki sunağın sedirle ilişkilendirilmesinden hareketle, kendi hazırladıkları sunağı da sedirden yaptıklarını belirtiyorlar. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır. Çünkü “Sedir gelecekte yeniden kullanılabilir mi?” sorusuna artık sadece tarih üzerinden cevap vermiyoruz. Bugünkü bir Mabet hareketi, hazırladığı ritüel nesnelerden birinde geçmişteki Mabet geleneğine dayanarak sediri bilinçli biçimde tercih etmiş durumda. Üstelik sedirin rolü mimariyle de bitmiyor. Sayılar 19’daki kızıl düve arınma ritüelinde, düvenin yakıldığı ateşe sedir ağacı, zufa otu ve kırmızıya boyanmış yün atılması emredilir. Temple Institute’ın bugün yayımladığı kızıl düve hazırlık metinlerinde de aynı uygulama açık biçimde tarif edilir. Dolayısıyla sedir, belli Mabet çevreleri açısından yalnız ‘eski mabedin kerestesi’ değil; Mabet hizmetlerinin yeniden başlayabilmesiyle ilişkilendirilen ritüel hafızanın da bir parçasıdır. Eğer gelecekte mabet merkezli bir yapı veya ritüel yeniden oluşturulmak istenirse, ‘Süleyman’ın Mabedi’nde kullanılan ağaç türü’ ifadesi başlı başına çok güçlü bir meşruiyet ve süreklilik anlatısı oluşturabilir. Ritüel değerdir. Kızıl düve gibi Tevrat’a dayandırılan uygulamalarda sedir zaten doğrudan metnin parçasıdır.”


YILLAR ÖNCE TOROSLARDAN TOHUM TOPLAMIŞLAR! LÜBNAN’DAKİ TÜKENİYOR

Sedir ağaçlarının neslinin tükenme tehlikesinin olması, İsrail için durumu karmaşık hale getiriyordu. Ancak son günlerde sıklıkla duyduğumuz, hatta pek çok kişi tarafından ironik şakaları yapılan ‘Yahudi aklı’ buna da bir çözüm bulmuş gibiydi. Kutsal mabedin inşası için bir casusluk faaliyetini ‘sivil toplum kuruluşu çalışması’ ile maskelemişler ve 34 yıl öncesine uzanan bir faaliyeti kendi web sitelerinde bile anlatmışlardı. Üstelik tartışmalı olan bir konuda burada aydınlanıyordu: Nesli tükenmekte olan Lübnan sediri ile Toroslardaki sedir aynı ağaç mı? Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Bilimsel literatür ‘dünyadaki mevcut sedir nüfusunun yüzde 90’ı Türkiye’dedir’ demekten ziyade, Cedrus libani’nin toplam doğal yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de bulunduğunu söylüyor. Hajar ve arkadaşlarının çalışmasında türün doğal olarak Türkiye, Lübnan ve Suriye’de bulunduğu; yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de olduğu ve Türkiye’deki ana kütlenin Toroslar’da yer aldığı açıkça belirtiliyor. Torosların sediri ile tarihsel olarak ‘Lübnan sediri’ diye bildiğimiz ağaç, güncel sınıflamada aynı tür içinde ele alınıyor. Bu neden önemli? Çünkü Tevrat’taki ’erez ile Süleyman Mabedi arasındaki tarihsel bağlantıyı konuştuğumuzda, Toroslardaki ağacın ‘başka bir sedir’ olduğunu söyleyerek konuyu kolayca kapatamıyoruz. Botanik açıdan aynı Cedrus libani türünün en geniş doğal coğrafyası bugün Türkiye’dir” diyordu. Üstelik İsrail bunun farkına vardığında sivil gibi görünen ama aslında pek de masum amaçları olmayan KKL-JNF dikkat çekiyordu. Çünkü İsrail yaklaşık 34 yıl önce Torosların en özel ağaçlarından olan sedirin tohumlarını bir casus gibi çalmış ve kirli emelleri için Kudüs yakınlarında çoğaltmıştı. Peki ama nasıl?

Prof. Dr. Özcan Güngör: “Süleyman Mabedi’nin inşasında sedir tesadüfî bir malzeme değildir. 1. Krallar 5–6’da Süleyman'ın Sur Kralı Hiram'dan Lübnan sediri istediği; kerestenin Lübnan dağlarından kesilip deniz yoluyla getirildiği anlatılır. Yani bundan yaklaşık 3 bin yıl önce bile Mabet'in inşasının arkasında sınır aşan bir hammadde ve lojistik organizasyonu vardır. Bugün Cedrus libani dediğimiz Lübnan sedirinin doğal yayılış alanının yüzde 90'dan fazlası Türkiye'dedir. Lübnan'da tür yok olmuş değildir ama doğal ormanlar parçalıdır ve önemli bölümü koruma altındadır. Asıl büyük sedir coğrafyası Toroslardır. Bugüne kadar yeterince dikkat çekmeyen nokta şudur: İsrail bu botanik gerçeğin zaten farkındadır. Bunu ormancılık kayıtlarından biliyoruz. Türkiye’den sedir tohumu İsrail’e zaten götürülmüş. İsrail’in en eski Siyonist kurumlarından Keren Kayemeth LeIsrael–Jewish National Fund (KKL-JNF/Yahudi Millî Fonu), yani KKL-JNF, Türkiye'ye yapılan bir araştırma gezisinde temsilcilerinin Lübnan sedirlerinden tohum topladığını ve bu tohumları çimlendirmek üzere İsrail'e götürdüğünü yazıyor. Bu fidanların daha sonra özellikle Celile'deki Biriya Ormanı'na dikildiği belirtiliyor. Daha da önemlisi, İsrail'deki ormancılık araştırmalarında Türkiye kökenli Cedrus libani özel olarak denenmiş. 1992 sonrasında İsrail'de 100'den fazla sedir meşceresi oluşturulmuş ve saf sedir plantasyonlarının alanı yaklaşık 220 hektara ulaşmış. Araştırmacılar Türkiye, Lübnan, Fas ve başka kökenlerden gelen sedirleri karşılaştırmışlar. Sonuç son derece dikkat çekici: Türkiye'deki Hassa/Amanos ve Pozantı/Doğu Torosları kökenli Cedrus libani örnekleri bazı denemelerde hayatta kalma ve büyüme bakımından özellikle başarılı çıkmış ve gelecekteki sedir dikimleri için tavsiye edilmiş.”


Peki ama ülkemizden tohum toplayanlar gerçekten İsrail Devleti’nden yetkilendirilmiş kişiler miydi? Yoksa yalnızca sivil toplum kuruluşları doğa koruma amaçlı faaliyetler mi sürdürmüştü. İşte burada çok önemli bir yapılanma dikkat çekiyordu. Siyonist devletin yapılanmasında ‘sivil gibi görünenler aslında bizdeki kadar masum’ değildi. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:

Alıntı Metni

MABED’İN YAŞAYABİLMESİ İÇİN KIZIL DÜVE RİTÜELİ ŞART: BAŞROL YİNE SEDİR AĞACININ

Siyonistler kirli emellerine ulaşsalar, mabedi inşa etseler de sedir ağaçları yalnızca inşaat için gerekmiyordu. Bir de bu mabedin tam anlamıyla işlevini kazanması için ‘Kızıl Düve Ritüeli’ yapılmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör’ göre: “Sedir geçmişte İsrail/Yahudi kutsal tarihi bakımından yalnız bir yapı malzemesi değildi. Mabedin ihtişamını, kutsal mimarisini ve bazı arınma ritüellerini taşıyan sembolik bir unsurdu. Bugün Temple Institute’ın sedirden mabet eşyası üretmesi, kızıl düve ritüelinde sedirin hâlâ aynı metinsel önemle ele alınması ve İsrail’de Cedrus libani’nin (Lübnan Sediri) yetiştirilmesi, bu sembolün bütünüyle geçmişte kalmadığını gösteriyor. Bu nedenle gelecekte kurulması tasarlanan herhangi bir mabet projesinde sedirin yeniden sembolik veya ritüel biçimde kullanılmasını ihtimal dışı görmek mümkün değildir.” Sedir ağaçları öyle önemliydi ki, hem Süleyman Mabedi’nin inşası hem de anlam kazanması için kullanılması şarttı. Ne yazık ki Siyonistler, kendi ‘kutsallarından saydıkları’ her şey için İslami değerleri yok ediyor, Müslümanlara zulmediyordu. Ancak Siyonistlerden de önce Lübnan sediri oldukça azalmış, neredeyse yok olma tehlikesiyle yüzleşmişti. Bu nedenle Yahudi ve Siyonist devlet İsrail, bu konuda pek çok çalışma yapmış ve sedir ağaçları için atılan adımlar ‘çevre koruma maskesi altında’ stratejik ve politik bir hal almıştı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Asıl dikkat çekici nokta da budur: Üç bin yıllık bir malzeme hafızası hâlâ yaşıyor. Birinci mabette sedir vardır. İkinci mabedin inşasında yeniden Lübnan sediri getirilmişti. Bugün mabedi yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir kuruluş hazırladığı sunağı yine sedirden yapıyor. Bunun yanında İsrail ormancılığı Türkiye ve Lübnan kökenli ‘Cedrus libani’ üzerinde onlarca yıldır çalışıyor. Bunların her biri ayrı ayrı belgelenmiş olgulardır. Bunların gelecekte tek bir mabet projesinde birleşip birleşmeyeceği ise artık tarihî bir bilgi değil, takip edilmesi gereken teo-politik bir araştırma sorusudur” diyordu. Peki inşa edilecek herhangi bir mabedi sedir ağacıyla yapılan ‘Kızıl Düve Ritüeli’ ile nasıl açacaklar? Bu ritüel tam olarak ne? Prof. Dr. Özcan Güngör bunu da anlatarak sözlerini noktaladı.

Alıntı Metni
Yapay zekâda ‘dev’ler zirvesi
Çöp toplarken peşine takıldı, 10 yıldır bırakmıyor! 'Mahmut'u artık nefesinden tanıyorum'

AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Thu, 24 Sep 2026 05:42:33 Z

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke ile aralarında İngiltere, İsrail, Avustralya, Güney Kore ve Japonya'nın da bulunduğu 51 ülkenin temsilcileri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Ukrayna konulu toplantısı öncesinde ABD'nin New York kentinde ortak açıklama yaptı. Ukrayna ile dayanışma mesajı verilen açıklamada, Rusya'nın Ukrayna genelinde sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları tırmandırdığı, bu durumdan derin endişe duyulduğu kaydedildi.

Açıklamada, Ukrayna'nın Mart 2025'ten itibaren ‘tam, derhal ve koşulsuz’ ateşkesi kabul ettiği vurgulanarak, “Rusya'yı, barışa giden anlamlı diplomasi ve müzakerelere doğru atılması gereken bir adım olarak nihayet aynı şeyi yapmaya çağırıyoruz. Ukrayna barış istiyor. Biz barış istiyoruz. Rusya saldırganlığına son vermeli, ateşkesi kabul etmeli ve uluslararası hukuka uygun, kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa yönelik müzakerelere anlamlı bir şekilde katılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Yapay zekâda ‘dev’ler zirvesi

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

Son anket: İsrail halkı Netanyahu’dan vazgeçiyor

Thu, 24 Sep 2026 06:45:33 Z

İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun son anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 22 milletvekiline ulaşırken Likud yalnızca 18 milletvekili çıkarabiliyor.

Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından 8 Eylül'de yapılan bir ankette 21 sandalye kazandığı öngörülen Netanyahu'nun partisi Likud'daki düşüş sürüyor.

Yashar ile Likud partilerini 11'er milletvekili ile Naftali Bennett liderliğindeki Beyahad ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar takip ederken, Evimiz İsrail, Birleşik Tevrat Yahudiliği ve İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste 8'er milletvekili kazanıyor.

Netanyahu’nun gelişi New York’u gerdi...

Aşırı sağcı Itamar Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ile Ultra-Ortodoks Şas partileri ise 7'şer sandalyeye sahip olurken, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi de 6 sandalye alıyor.

Bir başka aşırı sağcı siyasetçi Ofer Winter'in İsrail Halkı Partisi ile Filistin asıllı seçmenleri temsil eden Raam 5'er sandalyede kalıyor. Her iki blokla da bağlantısı bulunmayan Yoaz Hendel liderliğindeki Yedekler Partisi ise 4 sandalyeyle kilit pozisyonda barajı aşıyor.

BMGK İran’a ilaç olmadı

BAŞBAKANLIK İÇİN EİSENKOT ÖNDE

Katılımcılara yöneltilen "Başbakanlık için hangi isim daha uygun?" sorusunda, muhalefet lideri Gadi Eisenkot yüzde 48 destek gördü. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu yüzde 36'da kalırken, katılımcıların yüzde 16'sı iki isim arasında kararsız kaldığını bildirdi.

The Index (Shmuel Rosner, Noah Slepkov) tarafından Stat-Net, The Sample Project ve Askaria işbirliğiyle gerçekleştirilen ankete 1503 kişinin katıldığı, araştırmadaki hata payının ise yüzde 2,5 olduğu kaydedildi.

​​​​​​​İsrail seçim sistemine göre, hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.

İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.

İngiltere'den 'askeri uzay filosu' adımı

Thu, 24 Sep 2026 06:30:38 Z

İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden (RAF) yapılan yazılı açıklamada, ülkenin uzaydaki çıkarlarının korunması, uydulara yönelik düşmanca müdahalelerin engellenmesi ve hasımların uzay eylemlerinin önlenmesi için bir filo kurulacağı bildirildi.

‘No 3 Uzay Etkileri Filosu’ adı verilen filoda silahlı kuvvetlerin tüm kademelerinden bileşenler yer alacak ve yörüngedeki uyduların korunması hedeflenecek.

AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Uzaydaki hasmane eylemlerle ilgili gözlem ve uyarı görevlerini yürüten ‘No 1 Uzay Operasyonları Filosu’ ile ‘No 2 Uzay Uyarı Filosu’nun oluşturduğu ailenin parçası olacak yeni filo, bu eylemlere karşı doğrudan harekete geçecek.

Saldırı ile savunma görevlerini yürütecek filo, elektronik savaş ve uyduları hedef alan silahlara karşı donanımlı olacak.

Pakistan, Afganistan'da 10 noktaya hava saldırısı düzenledi

Thu, 24 Sep 2026 06:10:27 Z

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X'te açıklamalarda bulundu.

Afganistan topraklarından havalanan bazı İHA'ların 23 Eylül'de Pakistan'a girme girişimi olduğunu ve bunu engellediklerini belirten Tarar, "Pakistan, meşru müdafaa hakkını kullanarak, bu İHA'ların havalanması ve depolanması için kullanılan Afganistan'daki 10 hedefe yönelik hassas hava ve İHA saldırıları düzenledi." ifadesini kullandı.

İlginizi Çekebilir

"SALDIRILARI DURDURUN" ÇAĞRISI

Tarar, Afganistan'dan Pakistan topraklarına yönelik hiçbir saldırıyı hoş görmeyeceklerini belirterek, "Pakistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir ihlal, derhal ve kararlı bir yanıt bulacaktır." mesajını verdi.

Afganistan yönetimini acilen saldırıları durdurmaya davet eden Tarar, "Pakistan gerginliği tırmandırma peşinde değildir ve bölgesel barış, diyalog ve yapıcı işbirliğine olan bağlılığını sürdürmektedir. Bu bağlılık, zayıflık ya da düşmanca eylemlere karşı sınırsız hoşgörü olarak yanlış anlaşılmamalıdır." ifadelerine yer verdi.

Galler’de eğitim uçağı düştü! RAF açıklama yaptı

NE OLMUŞTU?

Pakistanlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamada, Afganistan'dan sınır karakollarına yönelik saldırı ve sızma girişimlerini engellediklerini duyurmuştu.

Diğer yandan, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, böyle bir saldırının gerçekleşmediğini açıklamıştı.

Süleyman Mabedi’ni inşa edebilecekler mi? Yahudiler Toroslardan toplamış: ‘Kızıl Düve’ye hazırlık

Thu, 24 Sep 2026 05:57:52 Z

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1967’de Doğu Kudüs uzun sürecek bir işgalin pençesine düşmüştü. İşgalcilerin Yahudilerin amacı toprak genişletmek değil, bu topraklara doğru genişlemekti. İsrail burada bulunan ve İslam dünyası için kutsiyete sahip Mescid-i Aksa'nın temelini ve altını oyarak tüneller kazmaya başladığında pek çok sebep de gündemde yer etmişti. Yahudiler ‘Ahit Sandığı’nı arıyor, Süleyman Mabedi için bu alanı inşaata hazırlıyor, Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalışıyor… Pek çok sebep birbirine dokunuyor ve sanki bir zincir gibi her amaç birbirine bağlanıyordu. Bunlar arasında en dikkat çeken bağlantı ve amaç, ‘Kaybolan Ahit Sandığı’nı bulup, Süleyman Mabedi’ni eski yerinde yani Mescid-i Aksa’nın kurulduğu topraklarda yeniden inşa etmek’ olabilirdi. Ancak bunun için eski mabedin detaylı şekilde bilinmesi modellenmesi ve inşaat için gerekli malzemelerin temin edilmesi gerekiyordu. Tabii tüm uluslararası hukuk çiğnendikten, Kudüs’te yaşayanlar işgalden sonra evlerinden edildikten ve soykırım sona erdikten sonra bu başarılabilirdi. Bir de Lübnan’ın meşhur sedir ağaçları kullanılarak inşa edilecek mabet için yeterli kereste elde edilmeliydi. İşte bu noktada İsrail’in yıllar öncesine uzanan tohum casusluğu için Türkiye’ye uzanmış olmasının nedeni anlaşılıyordu. Lübnan sediri, Süleyman Mabedi’nden bile eski bir kutsiyete sahipti. Bu özelliği yıllarca sürmüş, o sedirin kerestesi için ormanlar kesilmişti. Öyle ki Lübnan bayrağında bile yeri olan bu ağaç o topraklarda tükenmek üzereydi. İsrail de amaçları için bu ağacı korumalıydı. Sedir ağacı yoksa Süleyman Mabedi de yoktu. Siyonistlerin karanlık planları ve işgalciliğinin Süleyman Mabedi ve sedir ağaçlarına uzanan perde arkasını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Güngör tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

SÜLEYMAN MABEDİ İÇİN SEDİR AĞACI GEREKİYOR: ‘KUTSAL KİTAPLARDA YAZILI’

Süleyman Mabedi’nin orijinalinde nasıl inşa edildiğinin bilinmesi, Siyonistler için yeniden inşa süreci için çok önemliydi. Öyle ki her detay araştırılıyor, maketler yapılıyor, kullanılacak malzemeler tarihi kayıtlara bakılarak belirleniyordu. Kutsal kitaplardaki metinler de bu noktada önemli bir kaynak oluyordu. Bu da kaynaklarda hareketle yalnızca ‘hayali kurulan bir mabedi’ söz konusu etmiyordu. Gerçekten hazırlıkları yapılan ve Siyonistlerin kirli hesaplarının döndüğü bir mabet vardı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Üçüncü Mabet hareketleri meselenin ayrıntılarını son derece ciddi biçimde düşünüyor. Öyle ki artık yalnız dua eden veya eski Mabedin resmini çizen insanlardan söz etmiyoruz. Modern yapı standartlarına uygun mimari plan üzerinde çalışan, mabetin topografik konumunu araştıran, kutsal kapları hazırlayan, kohenleri eğiten, tarihî ritüellerin provalarını yapan ve kızıl düve küllerinin hazırlanmasına yönelik uygulamalı denemeler gerçekleştiren kurumsal yapılardan söz ediyoruz. Bunların başında Temple Institute geliyor. Mabet ortada yok ama mimari projesi üzerinde çalışılıyor, kutsal eşyaları hazırlanıyor, rahipleri eğitiliyor, ritüelleri prova ediliyor, kızıl düvesi üzerinde yıllardır çalışılıyor. O hâlde biz yalnız yapılmış bir binayı mı ‘proje’ sayacağız, yoksa bir kutsal mekânın yeniden inşası için onlarca yıldır adım adım oluşturulan bu maddî, insanî ve ritüel altyapıyı da bir teo-politik hazırlık süreci olarak mı okuyacağız” diyordu. Ayrıca Süleyman Mabedi’nin inşası için gereken görsel ya da teknik referanslar arasında kutsal kitapların da yer alması pek çok detayı daha da önemli hale getiriyordu. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:

Alıntı Metni

Peki Sedir yalnızca inşaat kısmında mı kullanıldı? Ahşap o dönemde de pek çok eşyanın yapımı için en kullanışlı malzemeydi. Bunun yanında böylesine kutsiyet yüklenen sedir, pek çok yerde kullanılmış olmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör sedir ağacının diğer kullanım alanlarını daha sonra yeniden karşımıza çıkacak olan kritik ‘Kızıl Düve’ye dikket çekerek açıkladı:

“Bugün mesele daha da ilginçleşiyor. Çünkü Mabet fikrini canlı tutan çağdaş çevrelerden Temple Institute, yalnız tarih anlatmıyor. Geçmişteki Mabet araçlarının yeniden üretimi üzerinde çalışıyor. Kurumun hazırladığı buhur sunağının neden sedirden yapıldığını kendi sitesinde açıkça açıklıyor: Çöldeki Mişkan’ın sunağı akasyadan yapılmış olmasına rağmen Süleyman Mabedi’ndeki sunağın sedirle ilişkilendirilmesinden hareketle, kendi hazırladıkları sunağı da sedirden yaptıklarını belirtiyorlar. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır. Çünkü “Sedir gelecekte yeniden kullanılabilir mi?” sorusuna artık sadece tarih üzerinden cevap vermiyoruz. Bugünkü bir Mabet hareketi, hazırladığı ritüel nesnelerden birinde geçmişteki Mabet geleneğine dayanarak sediri bilinçli biçimde tercih etmiş durumda. Üstelik sedirin rolü mimariyle de bitmiyor. Sayılar 19’daki kızıl düve arınma ritüelinde, düvenin yakıldığı ateşe sedir ağacı, zufa otu ve kırmızıya boyanmış yün atılması emredilir. Temple Institute’ın bugün yayımladığı kızıl düve hazırlık metinlerinde de aynı uygulama açık biçimde tarif edilir. Dolayısıyla sedir, belli Mabet çevreleri açısından yalnız ‘eski mabedin kerestesi’ değil; Mabet hizmetlerinin yeniden başlayabilmesiyle ilişkilendirilen ritüel hafızanın da bir parçasıdır. Eğer gelecekte mabet merkezli bir yapı veya ritüel yeniden oluşturulmak istenirse, ‘Süleyman’ın Mabedi’nde kullanılan ağaç türü’ ifadesi başlı başına çok güçlü bir meşruiyet ve süreklilik anlatısı oluşturabilir. Ritüel değerdir. Kızıl düve gibi Tevrat’a dayandırılan uygulamalarda sedir zaten doğrudan metnin parçasıdır.”


YILLAR ÖNCE TOROSLARDAN TOHUM TOPLAMIŞLAR! LÜBNAN’DAKİ TÜKENİYOR

Sedir ağaçlarının neslinin tükenme tehlikesinin olması, İsrail için durumu karmaşık hale getiriyordu. Ancak son günlerde sıklıkla duyduğumuz, hatta pek çok kişi tarafından ironik şakaları yapılan ‘Yahudi aklı’ buna da bir çözüm bulmuş gibiydi. Kutsal mabedin inşası için bir casusluk faaliyetini ‘sivil toplum kuruluşu çalışması’ ile maskelemişler ve 34 yıl öncesine uzanan bir faaliyeti kendi web sitelerinde bile anlatmışlardı. Üstelik tartışmalı olan bir konuda burada aydınlanıyordu: Nesli tükenmekte olan Lübnan sediri ile Toroslardaki sedir aynı ağaç mı? Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Bilimsel literatür ‘dünyadaki mevcut sedir nüfusunun yüzde 90’ı Türkiye’dedir’ demekten ziyade, Cedrus libani’nin toplam doğal yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de bulunduğunu söylüyor. Hajar ve arkadaşlarının çalışmasında türün doğal olarak Türkiye, Lübnan ve Suriye’de bulunduğu; yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de olduğu ve Türkiye’deki ana kütlenin Toroslar’da yer aldığı açıkça belirtiliyor. Torosların sediri ile tarihsel olarak ‘Lübnan sediri’ diye bildiğimiz ağaç, güncel sınıflamada aynı tür içinde ele alınıyor. Bu neden önemli? Çünkü Tevrat’taki ’erez ile Süleyman Mabedi arasındaki tarihsel bağlantıyı konuştuğumuzda, Toroslardaki ağacın ‘başka bir sedir’ olduğunu söyleyerek konuyu kolayca kapatamıyoruz. Botanik açıdan aynı Cedrus libani türünün en geniş doğal coğrafyası bugün Türkiye’dir” diyordu. Üstelik İsrail bunun farkına vardığında sivil gibi görünen ama aslında pek de masum amaçları olmayan KKL-JNF dikkat çekiyordu. Çünkü İsrail yaklaşık 34 yıl önce Torosların en özel ağaçlarından olan sedirin tohumlarını bir casus gibi çalmış ve kirli emelleri için Kudüs yakınlarında çoğaltmıştı. Peki ama nasıl?

Prof. Dr. Özcan Güngör: “Süleyman Mabedi’nin inşasında sedir tesadüfî bir malzeme değildir. 1. Krallar 5–6’da Süleyman'ın Sur Kralı Hiram'dan Lübnan sediri istediği; kerestenin Lübnan dağlarından kesilip deniz yoluyla getirildiği anlatılır. Yani bundan yaklaşık 3 bin yıl önce bile Mabet'in inşasının arkasında sınır aşan bir hammadde ve lojistik organizasyonu vardır. Bugün Cedrus libani dediğimiz Lübnan sedirinin doğal yayılış alanının yüzde 90'dan fazlası Türkiye'dedir. Lübnan'da tür yok olmuş değildir ama doğal ormanlar parçalıdır ve önemli bölümü koruma altındadır. Asıl büyük sedir coğrafyası Toroslardır. Bugüne kadar yeterince dikkat çekmeyen nokta şudur: İsrail bu botanik gerçeğin zaten farkındadır. Bunu ormancılık kayıtlarından biliyoruz. Türkiye’den sedir tohumu İsrail’e zaten götürülmüş. İsrail’in en eski Siyonist kurumlarından Keren Kayemeth LeIsrael–Jewish National Fund (KKL-JNF/Yahudi Millî Fonu), yani KKL-JNF, Türkiye'ye yapılan bir araştırma gezisinde temsilcilerinin Lübnan sedirlerinden tohum topladığını ve bu tohumları çimlendirmek üzere İsrail'e götürdüğünü yazıyor. Bu fidanların daha sonra özellikle Celile'deki Biriya Ormanı'na dikildiği belirtiliyor. Daha da önemlisi, İsrail'deki ormancılık araştırmalarında Türkiye kökenli Cedrus libani özel olarak denenmiş. 1992 sonrasında İsrail'de 100'den fazla sedir meşceresi oluşturulmuş ve saf sedir plantasyonlarının alanı yaklaşık 220 hektara ulaşmış. Araştırmacılar Türkiye, Lübnan, Fas ve başka kökenlerden gelen sedirleri karşılaştırmışlar. Sonuç son derece dikkat çekici: Türkiye'deki Hassa/Amanos ve Pozantı/Doğu Torosları kökenli Cedrus libani örnekleri bazı denemelerde hayatta kalma ve büyüme bakımından özellikle başarılı çıkmış ve gelecekteki sedir dikimleri için tavsiye edilmiş.”


Peki ama ülkemizden tohum toplayanlar gerçekten İsrail Devleti’nden yetkilendirilmiş kişiler miydi? Yoksa yalnızca sivil toplum kuruluşları doğa koruma amaçlı faaliyetler mi sürdürmüştü. İşte burada çok önemli bir yapılanma dikkat çekiyordu. Siyonist devletin yapılanmasında ‘sivil gibi görünenler aslında bizdeki kadar masum’ değildi. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:

Alıntı Metni

MABED’İN YAŞAYABİLMESİ İÇİN KIZIL DÜVE RİTÜELİ ŞART: BAŞROL YİNE SEDİR AĞACININ

Siyonistler kirli emellerine ulaşsalar, mabedi inşa etseler de sedir ağaçları yalnızca inşaat için gerekmiyordu. Bir de bu mabedin tam anlamıyla işlevini kazanması için ‘Kızıl Düve Ritüeli’ yapılmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör’ göre: “Sedir geçmişte İsrail/Yahudi kutsal tarihi bakımından yalnız bir yapı malzemesi değildi. Mabedin ihtişamını, kutsal mimarisini ve bazı arınma ritüellerini taşıyan sembolik bir unsurdu. Bugün Temple Institute’ın sedirden mabet eşyası üretmesi, kızıl düve ritüelinde sedirin hâlâ aynı metinsel önemle ele alınması ve İsrail’de Cedrus libani’nin (Lübnan Sediri) yetiştirilmesi, bu sembolün bütünüyle geçmişte kalmadığını gösteriyor. Bu nedenle gelecekte kurulması tasarlanan herhangi bir mabet projesinde sedirin yeniden sembolik veya ritüel biçimde kullanılmasını ihtimal dışı görmek mümkün değildir.” Sedir ağaçları öyle önemliydi ki, hem Süleyman Mabedi’nin inşası hem de anlam kazanması için kullanılması şarttı. Ne yazık ki Siyonistler, kendi ‘kutsallarından saydıkları’ her şey için İslami değerleri yok ediyor, Müslümanlara zulmediyordu. Ancak Siyonistlerden de önce Lübnan sediri oldukça azalmış, neredeyse yok olma tehlikesiyle yüzleşmişti. Bu nedenle Yahudi ve Siyonist devlet İsrail, bu konuda pek çok çalışma yapmış ve sedir ağaçları için atılan adımlar ‘çevre koruma maskesi altında’ stratejik ve politik bir hal almıştı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Asıl dikkat çekici nokta da budur: Üç bin yıllık bir malzeme hafızası hâlâ yaşıyor. Birinci mabette sedir vardır. İkinci mabedin inşasında yeniden Lübnan sediri getirilmişti. Bugün mabedi yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir kuruluş hazırladığı sunağı yine sedirden yapıyor. Bunun yanında İsrail ormancılığı Türkiye ve Lübnan kökenli ‘Cedrus libani’ üzerinde onlarca yıldır çalışıyor. Bunların her biri ayrı ayrı belgelenmiş olgulardır. Bunların gelecekte tek bir mabet projesinde birleşip birleşmeyeceği ise artık tarihî bir bilgi değil, takip edilmesi gereken teo-politik bir araştırma sorusudur” diyordu. Peki inşa edilecek herhangi bir mabedi sedir ağacıyla yapılan ‘Kızıl Düve Ritüeli’ ile nasıl açacaklar? Bu ritüel tam olarak ne? Prof. Dr. Özcan Güngör bunu da anlatarak sözlerini noktaladı.

Alıntı Metni
Yapay zekâda ‘dev’ler zirvesi
Çöp toplarken peşine takıldı, 10 yıldır bırakmıyor! 'Mahmut'u artık nefesinden tanıyorum'

AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Thu, 24 Sep 2026 05:42:33 Z

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke ile aralarında İngiltere, İsrail, Avustralya, Güney Kore ve Japonya'nın da bulunduğu 51 ülkenin temsilcileri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Ukrayna konulu toplantısı öncesinde ABD'nin New York kentinde ortak açıklama yaptı. Ukrayna ile dayanışma mesajı verilen açıklamada, Rusya'nın Ukrayna genelinde sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları tırmandırdığı, bu durumdan derin endişe duyulduğu kaydedildi.

Açıklamada, Ukrayna'nın Mart 2025'ten itibaren ‘tam, derhal ve koşulsuz’ ateşkesi kabul ettiği vurgulanarak, “Rusya'yı, barışa giden anlamlı diplomasi ve müzakerelere doğru atılması gereken bir adım olarak nihayet aynı şeyi yapmaya çağırıyoruz. Ukrayna barış istiyor. Biz barış istiyoruz. Rusya saldırganlığına son vermeli, ateşkesi kabul etmeli ve uluslararası hukuka uygun, kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa yönelik müzakerelere anlamlı bir şekilde katılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Yapay zekâda ‘dev’ler zirvesi

Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

İş Kültür’de Eylül Ayının Kitapları

Wed, 23 Sep 2026 17:18:00 +0300

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Çağdaş Dünya Edebiyatı, 21. Yüzyıl Kitaplığı, Türk Edebiyatı Klasikleri, İnceleme-Araştırma-Tarih ve Çocuk dizilerinden yeni kitaplar okuyucularla buluşuyor.

Güneydoğu Asya sineması İstanbul Modern’de

Wed, 23 Sep 2026 15:07:00 +0300

İstanbul Modern Sinema, “Muson Hayalleri” seçkisiyle çağdaş Güneydoğu Asya sinemasından 11 filmi sinemaseverlerle buluşturacak.

Sertab Erener ve Edis aynı sahnede

Wed, 23 Sep 2026 14:47:00 +0300

Türk pop müziğinin sevilen isimleri Sertab Erener ve Edis, Hep Yeni Kal Fest sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.

Gürcistan Devlet Balesi 'Kuğu Gölü' ile Türkiye’de

Wed, 23 Sep 2026 14:20:00 +0300

Klasik bale repertuvarının başyapıtlarından “Kuğu Gölü”, dünyaca ünlü balerin Nina Ananiashvili’nin sanat yönetimindeki Gürcistan Devlet Balesi tarafından İstanbul ve Ankara’da sahnelenecek.

Mahir Elvan’ın iki oyunu tek kitapta toplandı: Filistin'deki direniş ve Yunus Emre'nin arayışı sahneden raflara taşındı

Wed, 23 Sep 2026 14:07:00 +0300

Yazar Mahir Elvan’ın Trabzon Oda Tiyatrosu tarafından sahneye taşınan "Filistin’de Gün Doğumu Gibi" ve "Ben Yunus" adlı tiyatro oyunları, Mitos Yayınları etiketiyle tek bir kitapta bir araya getirildi. Savaşın gölgesindeki umudu ve insanlığın manevi arayışını merkeze alan eserler, okurlara tiyatro metni üzerinden insan odaklı iki farklı yolculuk sunuyor.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

Şimşek başkanlığında kritik fon toplantısı! 131 fon için yeni süreç

Thu, 24 Sep 2026 09:41:47 GMT

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında, 131 yatırım fonunun tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilecek. Çalışmalarda yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması öncelikli konu olacak.

Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor: Gayrimenkul alım satımında yeni kurallar geliyor

Thu, 24 Sep 2026 08:23:03 GMT

Emlak alım satımında yeni düzenlemeler yolda... 1 Ekim itibarıyla internet ilanları için emlakçıya e-Devlet’ten yetki vermek yetmeyecek, yapılan sözleşmenin de sisteme eklenmesi gerekecek. Türk vatandaşlar için zorunlu olan doğrulama sistemi artık yabancılar için de uygulanacak. İşte detaylar...

Yatırımcı fonu bozup mevduata koştu

Thu, 24 Sep 2026 08:09:05 GMT

Geçtiğimiz hafta yatırım fonlarında yaşanan hareketlilik yatırımcıları mevduata yöneltti. Para piyasası fonlarından 1,8 milyar dolarlık çıkış olurken mevduatta 12 milyar dolarlık artış yaşandı. Bilal Emin Turan, 32 günlük getiride 100 bin lira için para piyasası fonunun 2.680 TL, yüzde 39 faizli mevduatın ise 2.820 TL net getiri sağladığını belirtti. Mevduatta ayrıca TMSF güvencesi bulunurken fonlarda böyle bir garanti olmadığını vurguladı.

MASAK, suç gelirleri ve terör finansmanına karşı tedbirleri artırdı

Thu, 24 Sep 2026 00:18:12 GMT

Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu, suç gelirleri ve terörün finansmanıyla mücadele ile ilgili yeni adımlar attı. Birleşmiş Milletler'in yaptırım listesindeki kişi ve kuruluşların finansal işlemlerine anında müdahale edilmesinin önü açıldı. Ayrıca, bankalar, bu kişilerin gerçekleştirmek istediği işlemleri anında MASAK'a bildirmek zorunda olacak.

İstanbul Havalimanı ağustos ayında da zirvede

Wed, 23 Sep 2026 23:50:59 GMT

İstanbul Havalimanı, ağustos ayında günlük ortalama 1671 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Politika Haberler

Mansur Yavaş istifa sebebini açıkladı, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusuna yanıt verdi

Thu, 24 Sep 26 07:49:15 +0300

CHP'den istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yaptığı açıklamada, neden partiden istifa ettiğini açık açık anlattı. Yoluna bağımsız olarak devam etme kararı alan Yavaş, ayrıca Cumhurbaşkanlığı için olası bir çatı adaylığıyla ilgili iddialara da yanıt verdi.

Bahçeli’den Mansur Yavaş’ın istifası sonrası dikkat çeken mesaj

Thu, 24 Sep 26 07:31:54 +0300

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasına ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Yavaş’ın istifasının geniş şekilde gündeme taşınmasına tepki gösteren Bahçeli, "Bu yayınlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletler’deki konuşması ve ABD’deki siyasi temasları mı gölgeleniyor?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'den ayrıldı

Thu, 24 Sep 26 07:23:45 +0300

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinden "TUR" uçağıyla İstanbul'a gitti

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM kürsüsünden iklim mesajı

Wed, 23 Sep 26 23:58:01 +0300

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri İklim Etkinliği programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır." dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş yorumu: "İstifa tek taraflı"

Wed, 23 Sep 26 14:27:01 +0300

Son dakika haberi: ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP üyeliğinden istifa etmesinin ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ilk açıklama geldi.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

Hazine arazilerinde kural değişti: İlan şartı kalkıyor

Thu, 24 Sep 2026 09:24:00 +0300

Hazine taşınmazlarında kullanma izni ve irtifak hakkı kapsamı genişletildi. Sermayesinin en az yüzde 15’i Türkiye Varlık Fonu veya Hazine’ye ait kurumlar, asli faaliyetlerinde kullanmak üzere doğrudan işlem kapsamına alındı.

Özelleştirme İdaresi, Dereiçi HES'in satışını onayladı

Thu, 24 Sep 2026 09:05:00 +0300

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Elektrik Üretim AŞ’ye ait Kars’taki Dereiçi Hidroelektrik Santrali ile santralin kullandığı taşınmazların 10,5 milyon lira bedelle Bülsa Enerji’ye satışını onayladı.

Haftaya güçlü başlayan Bitcoin’de ibre tersine döndü: Dengeleri değiştiren 3 gelişme

Thu, 24 Sep 2026 08:30:00 +0300

Haftaya güçlü başlayan Bitcoin’de yükseliş yerini satış baskısına bıraktı. Küresel piyasalarda peş peşe gelen gelişmeler kripto paralarda risk iştahını düşürürken, kurumsal yatırımcı cephesindeki tablo ise dikkat çekti.

Meta yapay zekâyı anahtarlığa sığdırdı

Thu, 24 Sep 2026 08:13:00 +0300

Meta, kişisel yapay zekâ ajanı Muse için cepte veya anahtarlıkta taşınabilecek ayrı bir cihaz geliştirdi. Muse Charm, telefonu açmaya gerek bırakmadan yapay zekâyla sesli iletişim kurmayı hedefliyor. Fiyatı ise henüz açıklanmadı.

Yeşil finansmana yeni filtre: Gelir ve yatırım oranı ölçülecek

Thu, 24 Sep 2026 08:06:00 +0300

Türkiye Yeşil Taksonomisi yürürlüğe girdi. Şirket faaliyetlerinin ne ölçüde çevreci olduğu; hasılat, yatırım harcaması ve işletme giderleri üzerinden ölçülecek. Finans kuruluşları için zorunlu raporlamada kritik tarih ise 1 Ocak 2029.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

SPK'dan haftalık bülten: 2 şirketin bedelsiz sermaye artırımına onay var

Thu, 24 Sep 2026 09:52:00 +0300

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2 şirketin toplam 1 milyar 650 milyon liralık bedelsiz sermaye artırımını onayladı.

SPK haftalık bültenine göre Kurul, Kiler Holding AŞ'nin 1 milyar 625 milyon lira olan sermayesinin 2 milyar 925 milyon liraya çıkarılması kapsamında 1 milyar 300 milyon liralık, Ayes Çelik Hasır ve Çit Sanayi AŞ'nin 150 milyon lira olan sermayesinin 500 milyon liraya çıkarılması kapsamında 350 milyon liralık bedelsiz sermaye artırımını onayladı.

Akademi Çevre Entegre Atık Yönetimi Endüstri AŞ'nin 400 milyon liralık tahvil-finansman bonosu ihracına izin veren Kurul, Emlak Varlık Kiralama AŞ'nin 5 milyar liralık kira sertifikası ve VİDMK ihracı başvurusunu onaylandı.

Hidropar Hareket Kontrol Teknolojileri Merkezi Sanayi ve Ticaret AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda 3 gerçek kişi ile 1 tüzel kişiye toplam 71 milyon 26 bin 385 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

Kurul, Neta Menkul Değerler AŞ'nin ortaklık yapısındaki değişiklik ve sermaye artırımı talebini olumlu karşıladı.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım AŞ'nin, sermayesinin ve oy hakkı veren paylarının tamamına sahip olduğu Cevizli Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ'yi devralması yoluyla gerçekleştireceği kolaylaştırılmış usulde birleşme işlemine ilişkin hazırlanan duyuru metninin onaylanması talebi olumlu karşılandı.

Azimut'tan Türk finansal sistemine güven mesajı

Thu, 24 Sep 2026 09:39:00 +0300

Azimut Holding Global Üst Yöneticisi (CEO) Giorgio Medda, Azimut'un Türk finansal sisteminin istikrarına ve sağlamlığına tam güven duyduğunu belirtti.

Azimut Holding Global Üst Yöneticisi (CEO) Giorgio Medda, Azimut'un Türk finansal sisteminin istikrarına ve sağlamlığına tam güven duyduğunu belirterek, "Hükümetin ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ülkenin büyümesi için hayati önem taşıyan bir sektörün güvenilirliğini yeniden tesis etmek üzere doğru önlemleri uygulayacağına inanıyoruz." dedi.

Giorgio Medda, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunarak, SPK'nin sorunlu portföy yönetim şirketlerini ve fonlarını tespit ettiğini vurguladı. Medda, Azimut Portföy olarak SPK'nin attığı adımları ve yayımladığı rehberi olumlu karşıladıklarını ve bu iradeyi desteklediklerini söyledi.

Medda, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu anda önemli bir görevle karşı karşıyayız. Finansal hizmetler sektörünün kritik bir alanında güveni yeniden tesis etmeliyiz. Türk halkı, sürdürülebilir bir finansal geleceğin inşasına imkan tanıyan yatırım ve varlık yönetimi hizmetlerine erişimi hak etmektedir. Finansal kurumların niteliği ve sermaye piyasalarının gelişimi bu hedefi destekler niteliktedir. Ancak sistemin bu münferit olaylardan ders çıkararak daha güçlü bir şekilde yeniden şekillenmesini sağlamamız gerekmektedir. Faaliyetlerini dürüstlükle sürdüren portföy yönetim şirketleri de bu süreçten olumsuz etkilenmektedir. Hiçbir kusuru olmayan birçok şirket, müşterileriyle imzaladıkları güvene dayalı yükümlülüklere sadık kalmaya devam etmektedir."

Azimut Portföy'ün Türkiye'nin son 10 yılda kurulan en büyük bağımsız portföy yönetim şirketi olup, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren İtalyan Azimut Group'un bir parçası olduğunu kaydeden Medda, 20 ülkede kurumsal yatırımcılara ve 2,5 milyondan fazla bireysel müşteriye hizmet vererek 206 milyar dolarlık varlık yönettiklerini bildirdi.

Medda, Milano Borsasında işlem gördüklerini ve her zaman müşteriler, çalışanlar ve hissedarlar arasındaki mükemmel çıkar uyumu ilkesiyle hareket ettiklerini söyledi.

Azimut Group'un 2012'den bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiğini anımsatan Medda, şunları kaydetti:

"Küresel bir finans kuruluşunun yerel sistemlere ve altyapıya güven duyması için gereken tüm doğru özelliklere sahip bir ülkeye kararlılıkla yatırım yaptık. Çalışmalarımızın ve özverimizin sonuçlarına dair sorumluluğu her zaman paylaştık ve müşterilerimizin finansal hedeflerini kendi hedeflerimiz olarak benimsedik. Grubumuzun küresel deneyimi, kök salmış kurumsal yönetim anlayışı ve sıkı risk kültürü, yatırımcılarımıza sunduğumuz güvencenin temelini oluşturmaktadır. Şimdiye kadar olduğu gibi şeffaflıktan, hesap verebilirlikten ve etik değerlerden taviz vermeden yatırımcılarımıza karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Yönettiğimiz her fonun arkasında güçlü bir kurumsal yapı, disiplinli bir yatırım süreci ve belgelenmiş bir araştırma altyapısı bulunmaktadır."

Emanet edilen paranın riskleri doğru bir şekilde değerlendirilmeli ve yapılan her yatırımın hesabı verilebilir olmalı

Medda, yatırım fonlarının yatırımcıların riski paylaştığı ve yatırım yöneticilerinin emanet edilen parayla işlem yaptığı bir havuz olduğunu vurguladı.

Emanet edilen paranın risklerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve yapılan her yatırımın hesabının verilebilir olması gerektiğini kaydeden Medda, "Azimut Portföy'de, satın aldığımız her menkul kıymet için bir araştırma raporu bulunmaktadır. Bu ilke hem hisse senetleri hem de eurobondlar için aynı şekilde geçerlidir. Bizim için önemli olan ne yapabildiğimiz değil, neyin hesabını verebildiğimizdir." diye konuştu.

Medda, bu tür mekanizmalar çözülse dahi farklı bir biçimde yeniden ortaya çıkabildiğini belirtti.

Bu nedenle çözümün yalnızca düzenlemeyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Medda, lisanslı profesyonellerin etik değerlere bağlılığının da gözetilmesi gerektiğini söyledi.

Medda, hata yapanların bunun bedelini ödemesi gerektiğini, bilerek ve isteyerek yanlış yapanların ise daha ağır bir bedel ödemesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Yaptırımlar idari para cezalarıyla sınırlı kalmamalıdır. Ayrıca bu tür fonlar yatırımcıları getiriye bağımlı hale getirmiştir oysa herkese sürekli farklı bir getiri sunmak, gerçek olmayan bir temele dayanmaktadır. Bu çerçevede taleplerimiz şu şekildedir. Yatırımcı güvenini kalıcı olarak korumak amacıyla, ilk katkısı yasa dışı faaliyet gösterenlerin el konulan varlıklarından, devamında ise tüm portföy yönetim şirketlerinden sağlanacak bir fon güvence mekanizması kurulmalıdır. Mevcut iş kollarının, Avrupa ve ABD'de uygulanana benzer şekilde, müşterilerin servet ve finansal okuryazarlık düzeylerine göre risk seviyelerini tanıyan yeterli kontrol sistemleri üzerine kurulu yatırım uyumluluğuyla faaliyetlerine devam edebilmesini sağlayacak düzenleme uyarlamaları yapılmalıdır. Portföy yönetimi sektöründeki düzenlemelerin, yerleşik bankacılık kurumlarına bağımlılığı teşvik ederek dışlama etkisi yaratmasının önüne geçilmelidir. Devlet ve düzenleyici otorite, kalan fonların güvende olduğunu açık bir şekilde teyit etmelidir. Azimut, Türk finansal sisteminin istikrarına ve sağlamlığına tam güven duymaktadır. Hükümetin ve SPK'nin, ülkenin büyümesi için hayati önem taşıyan bir sektörün güvenilirliğini yeniden tesis etmek üzere doğru önlemleri uygulayacağına inanıyoruz. Bu süreç, etkin sermaye piyasaları ve özel finansal varlıkların etkin dağılımıyla başlamalıdır. Türk sermaye piyasasına ve Türk yatırımcılara olan bağlılığımız tamdır. Bu güveni yeniden tesis etmeye yardımcı olmak üzere düzenleyici otorite ve sektörle birlikte çalışmaya devam edeceğiz."​​​​​​​

Bakan Şimşek başkanlığında fon zirvesi: Ödeme süreci nasıl olacak?

Thu, 24 Sep 2026 09:35:00 +0300

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla, 7 portföy yönetim şirketinin 131 yatırım fonuna ilişkin tasfiye ve ödeme süreçlerine yönelik teknik çalışmalar ele alınacak.

Hazine ve Maliye Bakanlığından alınan bilgiye göre Şimşek, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu görüşmeleri sonrasında ABD'den bugün öğle saatlerinde dönüyor.

Bakan Şimşek başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla yapılacak toplantıda 7 portföy yönetim şirketinin 131 yatırım fonuna ilişkin tasfiye ve ödeme süreçlerine yönelik teknik çalışmalar masaya yatırılacak.

Yarın da devam etmesi beklenen toplantılar kapsamında tasfiye ve ödeme süreçlerinin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yürütülmesine yönelik uygulama esasları ele alınacak.

Çalışmalarda yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması temel öncelik olacak. Piyasaların sağlıklı işleyişinin ve finansal istikrarın desteklenmesine yönelik atılabilecek adımlar da ilgili kurumların görev ve yetkileri çerçevesinde belirlenecek.

Toplantılarda ayrıca kurumlar arası koordinasyon ve izlenecek yol haritası teknik düzeyde değerlendirilecek.

Küresel piyasalarda risk iştahı zayıfladı: İki gelişme baskı yaratıyor

Thu, 24 Sep 2026 09:29:00 +0300

Küresel piyasalarda risk iştahı, ABD ekonomisinin güçlü seyrini sürdürdüğüne işaret eden veriler ile Orta Doğu’da enerji arzına ilişkin risklerin devam edebileceği endişelerinin etkisiyle zayıflıyor.

New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında diplomatik temasların yoğunlaşacağı beklentileriyle haftaya pozitif başlayan piyasalar, söz konusu görüşmelerden henüz beklenen tablonun çıkmamasıyla temkinli seyre döndü.

Özellikle ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin en azından ABD'de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerine kadar sürebileceği endişeleriyle petrol fiyatlarında beklenen yumuşama görülmedi. Brent petrolün varili yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Savaşın uzama riskiyle birlikte piyasalarda, "petrol, enflasyon, faiz ve tahvil getirileri zinciri" yeniden devreye girdi.

Petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor

Yüksek seyrini koruyan petrol fiyatlarının paralelinde ABD'de ekonomik aktivitenin ısınmaya devam ettiğine işaret eden veriler, ülkede enflasyonist baskıların yoğunlaşabileceğini ve dolayısıyla ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin adımlarını sürdürebileceği endişelerini güçlendirdi.

ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) eylülde 57 değerini alarak 52 ayın en yüksek seviyesine çıktı ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Aynı dönemde hizmet sektörü PMI da 58,7 ile 59 ayın en yüksek değerini gördü.

Analistler, ABD'de ekonomi güçlü kalırken enerji faturasının yükselmesinin Fed'i şahin kanada doğru ittiğini belirterek, para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma ihtimalinin yüzde 70'e yükseldiğini kaydetti.

Bu süreçte Fed yetkililerinin şahin tondaki sözle yönlendirmeleri de mevcut ihtimalleri kuvvetlendirdi. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyon hedefine ulaşılmasına yönelik risklerin arttığını, iş gücü piyasasına ilişkin risklerin ise azaldığını belirtti. Barr, enflasyonun hedeflenen seviyeye gerilemesini sağlamak amacıyla ilave politika ayarlamalarına ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.

Enflasyon endişeleri güçlendi

Söz konusu gelişmelerle güçlenen enflasyon endişeleri ve tahvil ihalesine zayıf talep gelmesiyle ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,135 ile Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,947 ile Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Analistler, ABD'de 2 yıllık tahvil getirisinin Fed'in para politikasına yönelik beklentilere daha duyarlı olduğunu, 10 yıllık tahvil getirisinin ise enflasyonun kalıcılığına ilişkin beklentilerden daha fazla etkilendiğini belirtti.

Ticaret cephesinde ise nispeten olumlu gelişmeler yaşanırken Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, 11 yıl aradan sonra ABD'ye yaptığı resmi ziyaret başladı. ABD Başkanı Donald Trump, 3 günlük resmi ziyaret için Washington'a gelen Çin Devlet Başkanı Şi'yi havaalanında karşıladı.

Öte yandan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin ile kasım ayında sona erecek Busan mutabakatının 10 Ocak'a kadar uzatılması konusunda anlaştıklarını belirtti.

Bu gelişmelerin ışığında ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yeni günde yüzde 5,12 seviyesinde dengelirken, kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,8 düşüşle 102,3 dolarda seyrediyor.

Fed'in sıkılaşmaya devam edebileceği tahminleri ve yükselen tahvil faizleriyle dolar endeksi dün 101,2 seviyesine çıkarak yaklaşık son 2 ayın zirvesini görmesinin ardından yeni işlem gününde ise yüzde 0,1 azalışla 101,1 seviyesine çekildi.

Altının onsu dün yüzde 1,6 değer kaybetti

Dün yüzde 1,6 değer kaybıyla 4 bin 287 dolara gerileyen altının onsu yeni günde ise ticaret tarafındaki risklerin azalması ve dolardaki gevşemeyle yüzde 0,1 artışla 4 bin 293 dolardan alıcı buluyor.

Söz konusu gelişmelerle Samp;P 500 endeksi yüzde 0,75, Nasdaq endeksi yüzde 1,13 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,68 düştü. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.

Avrupa borsaları İngiltere hariç negatif seyretti

Avrupa borsalarında dün İngiltere hariç satıcılı bir seyir izlenirken, enerji maliyetlerinden ötürü yeniden körüklenen enflasyon korkuları ile merkez bankalarına yönelik artan sıkılaşma beklentileri bölgede fiyatlamaları zorlaştırdı.

Dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi'nde özel sektör faaliyetleri eylülde hızlanırken, bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 53,1 ile son 41 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Analistler, söz konusu verinin bölgede enflasyonist baskıların sürebileceğine yönelik endişeleri artırdığını belirterek, piyasa beklentilerinin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yıl sonuna kadar bir kez faiz artışı yapabileceği yönünde şekillendiğini söyledi.

Öte yandan uygun maliyetli hava yolu şirketi Ryanair Üst Yöneticisi (CEO) Michael O'Leary, bugün yaptığı açıklamada, hava yolu şirketlerinin yüksek petrol fiyatlarını karşılayamaması nedeniyle uçak bileti fiyatlarının artabileceğini dile getirdi.

Bu arada Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile iyi bir görüşme yaptıklarını belirterek bu ülkeyle ortaklığı ileri seviyeye taşımak istediklerini kaydetti.

Söz konusu gelişmelerle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yatay seyrederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,21, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,39 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,66 düştü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar ise güne negatif başladı.

Japonya borsaları tatil sonrası pozitif seyirle işleme açıldı

Asya borsaları Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlerken, son 3 işlem gününü kapalı geçiren Japonya borsaları bugün pozitif bir görünümle açıldı.

Çin Devlet Başkanı Şi'nin ABD'ye ziyareti ve Trump ile görüşmesi bölge piyasalarının odağında yer alıyor. İki liderin özellikle nadir toprak elementleri konusunda uzlaşı sağlayıp sağlamayacağı yönündeki gelişmeler yakından takip edilecek.

Öte yandan ABD Hazine Bakanı Bessent Fox News'e verdiği röportajda, Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hı ile pazar günü New York'ta bir araya geldiğini anımsatan Bessent, 12 saat süren bir görüşme yaptıklarını ancak hala tamamlanmamış bazı hususlar olduğunu söyledi.

Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya'da eylül ayında imalat sanayi PMI 54,1, hizmet sektörü PMI 51,6 ve bileşik PMI 52,5 olarak gerçekleşirken, 3 veri de önceki aya göre azaldı.

Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,3 yükselirken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 düştü. Güney Kore'de piyasalar tatil nedeniyle bugün kapalı olacak.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi alış ağırlıklı bir seyir izledi

Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,40 değer kazanarak 13.251,85 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,35 geriledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşmesine ilişkin açıklama yaptı.

Buna göre, görüşmede liderler Türkiye-Ukrayna ikili ilişkileri, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın seyri ve bölgesel konuları ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın kalıcı barışla neticelenmesi için Türkiye'nin elinden geleni yapmaya her zaman hazır olduğunu, doğrudan müzakerelerin canlandırılması için çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

Dolar/TL dünü 48,8300'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,8520'den işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de cari işlemler dengesi, inşaat izinleri ve yeni konut satışlarının takip edileceğini belirterek teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.400 ve 13.500 puanın direnç, 13.100 ve 13.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

11.00 Almanya, eylül ayı Ifo iş dünyası güven endeksi

14.00 Türkiye, haftalık bankacılık sektörü verileri

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

15.30 ABD, 2. çeyrek cari işlemler dengesi

15.30 ABD, ağustos ayı inşaat izinleri

17.00 ABD, ağustos ayı yeni konut satışları

Önen Gıda Sanayi A.Ş., halka arz için SPK’ya başvurdu

Thu, 24 Sep 2026 09:28:00 +0300

Önen Gıda Sanayi A.Ş. (Önen Gıda), paylarının halka arzı kapsamında izahname onayı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurdu.

Niyazi Önen Holding’in Dardanel Önentaş’tan sonra ikinci büyük üretim şirketi olan Önen Gıda, paylarının halka arzı amacıyla hazırlanan izahnamenin onaylanması için 18.09.2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuruda bulundu.nbsp;

Halka arz süreci Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğinde yürütülüyor.

Entegre üretim altyapısı ve modern teknolojileriyle kategorilerinde lider

Kuruluşundan bu yana üretim kapasitesini istikrarlı biçimde artıran Önen Gıda, modern üretim teknolojileri ve güçlü altyapısıyla konumunu güçlendiriyor. Türkiye’de sandviç ve suşi kategorilerinin öncü markası olan Önen Gıda, bu kategorilerin yanı sıra hazır yemek ile dondurulmuş ve soğutulmuş deniz ürünleri kategorilerinde de faaliyet gösteriyor.nbsp;

Önen Gıda, İstanbul Dudullu, Çanakkale Kepez ve Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan üretim tesisleriyle faaliyetlerini sürdürürken bine yakın kişiye istihdam sağlıyor. Şirket, İstanbul Dudullu’daki tesisinde sandviç, Çanakkale Kepez’deki tesisinde hazır yemek, dondurulmuş ve soğutulmuş ürünler, Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan suşi fabrikasında ise suşi üretimi gerçekleştiriyor.

Geniş ürün portföyü ve global büyüme vizyonuyla hareket eden Önen Gıda, tüketicilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik pratik ve sağlıklı ürünler geliştirerek yenilikçi kategorilerdeki büyüme ivmesini güçlendiriyor.

İSO 500 listesinde

Hızlı, pratik ve deneyim odaklı tüketim alanlarındaki gelişimiyle öne çıkan Önen Gıda, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırmasında 462’nci sırada yer aldı.
Önen Gıda’nın ürünleri, yurt içinde Dardanel Dağıtım, yurt dışında ise Dardanel Dış Ticaret aracılığıyla başta zincir ve indirim marketleri ile zincir akaryakıt istasyonları olmak üzere organize perakende noktalarında tüketiciyle buluşuyor.

SPK’ya sunulan izahname, Önen Gıda (www.onengida.com.tr) ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (www.ykyatirim.com.tr) web adreslerinden incelenebilir.


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yenisafak.com

Bu baharatlara dikkat: 3 üründe yasaklı boya bulundu

Thu, 24 Sep 2026 09:42:38 +0300

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın son gıda denetimleri dikkat çeken sonuçları ortaya çıkardı. Üç farklı baharat ürününde yasaklı boya tespit edilirken, bir safran ürünü de taklit ve tağşiş listesine dahil edildi.

Akaryakıtta büyük indirim: Tabela bir kez daha değişti motorinin litresi kritik seviyenin altına indi

Thu, 24 Sep 2026 09:39:15 +0300

Küresel piyasalarda brent petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, uzun süredir yüksek seyreden akaryakıt tabelalarını bir kez daha hareketlendirdi. Son dönemde kritik eşikleri aşarak araç sahiplerinin bütçesini zorlayan motorin fiyatlarında ibre bu kez tersine döndü ve beklenen indirim pompaya yansıdı. Litre fiyatında yaşanan dikkat çekici gerilemeyle birlikte istasyonlardaki tarife baştan sona değişti. İşte benzin, motorin ve LPG fiyatlarında son durum ve detaylar

Altında 4 bin 300 dolar barajı yıkıldı: İşte ibreyi aşağı çeviren neden

Thu, 24 Sep 2026 09:13:28 +0300

Altın, doların ve tahvil getirilerinin güçlenmesiyle düşüş trendini sürdürüyor.

Kayısıya rakip oldu: 60 yıllık antep fıstığı ağaçları altın değerinde ürün veriyor

Thu, 24 Sep 2026 09:12:04 +0300

Malatya'nın Darende ilçesinde yaklaşık 60 yıl önce kayısıya alternatif ürün arayışı kapsamında toprakla buluşturulan Antep fıstığı ağaçları, üreticilerin önemli gelir kaynaklarından biri oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı harekete geçti: 131 yatırım fonu için tasfiye ve ödeme süreci masaya yatırılıyor

Thu, 24 Sep 2026 09:08:36 +0300

Hazine ve Maliye Bakanlığı ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla, 7 portföy yönetim şirketinin 131 yatırım fonuna ilişkin tasfiye ve ödeme süreçlerine yönelik teknik çalışmaların ele alınacağı bir toplantı gerçekleştirecek


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

No items found.


Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

New HR Summit 2026'da çalışan ekonomisinin değişimi konuşuldu

Wed, 23 Sep 2026 13:18:02 +0000

Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 güçlü bir katılımla devam ediyor. Crenvo İK Webrazzi Operasyonlar VP'si ve İK Başkanı Selen Akarçay moderatörlüğünde, Ace Games İns...

Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 güçlü bir katılımla devam ediyor. Crenvo İK Webrazzi Operasyonlar VP'si ve İK Başkanı Selen Akarçay moderatörlüğünde, Ace Games İnsan ve Kültür Direktörü Nil Üngeldi ile LUVU Kurucu Ortağı Serkan Kocaman'ın katıldığı "Çalışan Ekonomisi Nasıl Değişiyor?" başlıklı oturumla New HR Summit 2026 sahnesinde gerçekleşti.

Serkan Kocaman, çalışan ile şirket arasındaki en büyük değer değişiminin sahiplenme duygusu etrafında şekillendiğini belirtti. Kişilerin artık aidiyet hissetmedikleri kurumlarda çalışmak yerine, kendi özgürlüklerini ve karar alma süreçlerini merkeze koyarak bağımsız değer üretmeye yöneldiklerinin altını çizdi. Bu durumun, organizasyonlar için en büyük zorluklardan biri olduğunu ifade eden Kocaman, önümüzdeki dönemde şirket-çalışan ilişkisinin köklü bir dönüşüm geçireceğinin de altını çizdi.

Nil Üngeldi ise bu değişimin yetenek çekme ve elde tutma süreçlerini nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlerini bildirerek konuşmaya başladı. Adayların artık sadece maaş gibi temel faktörlere değil; kurum kültürü, takım dinamikleri ve kendilerine sunulan gelişim fırsatlarına odaklandığını belirtti.

Mevcut performans ve kariyer sistemlerinin hala fazla geleneksel ve doğrusal olduğunu belirten Üngeldi, kariyer gelişiminin her zaman yönetici olmak anlamına gelmediğini, çalışanlara yatay büyüme ve farklı projelerde sorumluluk alma imkanı sunan daha kişiselleştirilmiş sistemlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Oturumun son bölümünde Serkan Kocaman, şirketlerin değişmekte en çok zorlandığı konunun çalışana seçme özgürlüğü tanımak olduğunu vurguladı. Sadece masadaki imkanlarla değil, çalışanın zihnindeki refah ile ilgilenilmesinin performansı doğrudan artırdığına dikkat çekti. Sonuç olarak, çalışanlara sunulan yan hakların, onların entelektüel beklentileri, sosyal hayatları ve bireysel ihtiyaçlarına göre çeşitlendirilmesi gerektiği ortak bir görüş olarak öne çıktı.

Öner Piyade çalışan bağlılığının yeni ekosistemini anlattı

Wed, 23 Sep 2026 12:45:00 +0000

İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 etkinliği Wyndham Grand İstanbul Levent'te tüm hızıyla devam ediyor. "Bir Yemek Hakkından Fazlası: Çalışan Bağlılığının Yeni Eko...

İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 etkinliği Wyndham Grand İstanbul Levent'te tüm hızıyla devam ediyor. "Bir Yemek Hakkından Fazlası: Çalışan Bağlılığının Yeni Ekosistemi" başlıklı oturumda, Setcard Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Öner Piyade tarafından gerçekleştirilen sunumda geleneksel yemek kartı algısının ötesine geçen yeni nesil yan hak platformlarının detayları paylaşıldı.

Yemek kartı pazarının domine olmuş bir pazar olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Öner Piyade, kurumsal şirketler açısından yan hakların yönetiminde üç temel dinamiğin öne çıktığını aktardı. Bu süreçte şirketlere sunulan prim muafiyeti avantajı maliyet yönetimini desteklerken, sağlanan operasyonel verimlilik ve ölçülebilirlik insan kaynakları departmanlarının yaklaşık 30 yıllık süreçte iş yükünü hafiflettiğini vurguladı. Piyade'nin üstünde durduğu bu yapı, kurumsal faydanın sadece çalışan tarafında değil şirket yönetimi tarafında da güçlü bir zemin bulmasını sağlıyor.

Çalışan cephesinde ise beklentilerin kurumsal şirketlere göre çok daha çeşitli bir hal alıyor. Sadece yemek değil market, giyim, ev tekstili, teknoloji, tatil ve akaryakıt gibi geniş bir yelpazeye yayılan yan haklar, personelin günlük hayatının her alanına dokunduğunu iletti.

İdeal bir yan hak platformunun, kuruma uyum sağlayan esnek bir yapıda olması gerektiğini belirten Piyade, çalışana seçim özgürlüğü sunmanın öneminin de altını çiziyor. Farklı kuşakların ve yaşam biçimlerinin ihtiyaçlarına cevap veren bu kapsayıcı ekosistem, çalışanların kendilerine sunulan hakları bireysel yaşam tarzları doğrultusunda değerlendirebilmesine olanak tanıdığını iletti.

MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam, çalışan odaklı yan hakların dönüşümünü anlattı

Wed, 23 Sep 2026 11:30:44 +0000

İnsan kaynakları dünyasını bir araya getiren New HR Summit 2026’nın konuşmacıları arasında MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam da yer aldı. “Çalışan Odaklı Yan Haklar: Yeni Nesil Yan Hakların...

İnsan kaynakları dünyasını bir araya getiren New HR Summit 2026’nın konuşmacıları arasında MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam da yer aldı. “Çalışan Odaklı Yan Haklar: Yeni Nesil Yan Hakların Dönüşümü” başlıklı sunumunda Alaçam, spor ve aktif yaşam olanaklarının çalışanlara sunulan yan haklar içindeki yerini, MultiSport’un Türkiye verileri ve kullanım modeli üzerinden değerlendirdi.

Sunumda öne çıkan konulardan biri, yan hakların kurum kültürüyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yapıda sunulması oldu. MultiSport’un yaklaşımı, çalışanların farklı spor tesislerine erişimini sağlarken bu imkânın kişisel alışkanlıklara ve şirket içindeki ortak aktivitelere dönüşmesini de kapsıyor. Çalışanların Yüzde 82'si çalışanların aktivteyi desteklemesini arzu ettiği belirtildi. 

Türkiye’deki yolculuğuna 2021’de başlayan MultiSport, sunumda paylaşılan verilere göre 36 şehirde, yaklaşık 5 bin 3 binden fazla şirket ve 100 bin kullanıcıya ulaşmış durumda. İki sene önce yaklaşık 12 bin kullanıcıya ulaştığını belirten Alaçam, geçen yıl yaklaşık 30 bin kullanıcıya ulaşıldığını ifade etti. Tek kartla binlerce tesiste 80’den fazla aktiviteye erişim sunan şirket, çalışanların farklı ilgi alanlarına ve günlük programlarına uygun seçeneklerden yararlanmasını hedefliyor. Alaçam, ofis çalışanlarının 10-12 saat ofis başında aktif bir çalışma gerçekleştirildiğini bu nedenle aktif hayatın önem kazandığını vurguladı. 

Sunumda yer alan verilere göre MultiSport kullanıcılarının aylık ortalama tesis ziyaret sayısı ise 10 seviyesinde. MultiSport Türkiye’nin 2026 kullanıcı verileri, spor alışkanlıklarının tatil döneminde de devam ettiğine işaret ediyor. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgesindeki şehirlerinde İstanbul merkezli kullanıcıların aktivite kullanımı gerçekleştirdiği belirtildi. Sunumda, düzenli spor yapanların yüzde 85’inin tatilde de spor rutinini sürdürdüğü bilgisi paylaşılırken yazın öne çıkan dört aktivitesi kürek, yüzme, paddle board ve dragon boat olarak sıralandı. Bu çeşitlilik, sunumun farklı ilgi alanlarına hitap eden yan haklar yaklaşımını da destekleyen örnekler arasında yer aldı.

Modelin işverenler açısından öne çıkan özellikleri arasında esneklik ve erişilebilirlik bulunuyor. Taahhüt olmadan aylık olarak sisteme katılma, sistemden çıkma ve üyeliği dondurma seçenekleri sunulurken kullanıcılar ay boyunca her gün farklı tesis ve aktiviteleri deneyimleyebiliyor.

Sunumun kurum kültürüne odaklanan bölümünde ise “Başlat, Sürdür, Yay” yaklaşımı öne çıktı. İlk aşamada çalışanların sisteme katılımı ve şirket içi lansman yer alırken devamında kullanımın kişisel ritme uygun biçimde sürdürülmesi hedefleniyor. Takım aktiviteleri ve kurum içi meydan okumalar da bu alışkanlığın şirket geneline yayılması için önerilen uygulamalar arasında bulunuyor. Böylece spor imkanının, çalışanların bireysel olarak kullandığı bir yan hakkın yanında ekiplerin birlikte katılabileceği bir deneyime dönüşmesi amaçlanıyor.

MultiSport’un gelecek dönem odağında ise daha fazla şehre ulaşmak, tesis ağını derinleştirmek ve kullanıcı deneyimini geliştirmek yer alıyor. Şirket, bu hedeflerle hareketi iş dünyasının merkezine taşıma yaklaşımını daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı amaçlıyor.

Damla Ataş Ural, MetropolCard'ın sürdürülebilirlik ve yapay zeka odaklı büyüme stratejisini anlattı

Wed, 23 Sep 2026 09:30:00 +0000

İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızın konuşmacılarından MetropolCard İş Geliştirme ve Bireysel Kamu Müdürü Damla Ataş Ural, ...

İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızın konuşmacılarından MetropolCard İş Geliştirme ve Bireysel Kamu Müdürü Damla Ataş Ural, “Dijital Adımlar, Sürdürülebilir Etki” başlıklı sunumuyla sahnedeydi.

"Artık mesele dijital olup olmamak değil, dijitali ne için kullandığımız." diyen Ataş Ural, şirketin çalışan deneyimi ve iş geliştirme yaklaşımını bu sözlerle özetledi. Ural, MetropolCard'ın yemek kartı alanındaki konumunu korurken çalışan faydalarını seyahat, mobilite ve alışveriş gibi farklı alanlara taşımaya odaklandığını belirtti.

Damla Ataş Ural, çalışanların ihtiyaçlarının tek tip fayda paketleriyle karşılanamayacağını ifade ederek, çalışan deneyiminin kişiselleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Ataş Ural, QR ödeme ve dijital cüzdan gibi özelliklerin yanı sıra farklı kullanım senaryolarını da aynı kullanıcı yolculuğunda bir araya getirdiklerini söyledi.

Şirketin dijital altyapısının çalışan faydalarının kullanım alanlarını genişletmek için önemli bir rol oynadığını belirten Ataş Ural, MetropolCard bakiyesinin kullanıcılar arasında transfer edilebilmesine de örnek verdi. Deneyimli yönetici teknolojinin kullanıcı tarafından mümkün olduğunca görünmez olması gerektiğini ve iyi teknolojinin kendisini değil, sağladığı kolaylığı hissettirdiğini ifade etti.

MetropolCard'dan elektrikli araç şarj ekosistemine PowerPay adımı

MetropolCard'ın çalışan faydalarını farklı sektörlere taşıma stratejisinin örneklerinden biri ise PowerPay oldu. Şirket, yemek kartı bakiyesinin elektrikli araç şarj ekosisteminde kullanılabilmesi için çalışmalar yürütüyor.

Ataş Ural, PowerPay ile MetropolCard'ın dijital ödeme, kullanıcı deneyimi ve hizmet altyapısı konusundaki yetkinliklerini mobilite alanına taşıdıklarını belirtti. Şirketin önümüzdeki dönemde bu modeli kurumsal tarafa genişletmeyi ve mobilite ile filo yönetiminin tek noktadan kullanılabildiği, harcamaların yönetilebildiği bir çözüm geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.

MetropolCard'ın seyahat alanındaki adımlarından biri de Bilet.com iş birliği oldu. Bu iş birliğiyle kullanıcıların uçak, otobüs ve feribot seyahatlerinde farklı avantajlardan yararlanabilmesi hedefleniyor. Damla Ataş Ural, Bilet.com iş birliğinin yalnızca yeni bir hizmet alanı eklemekten ibaret olmadığını, MetropolCard ekosisteminin sınırlarını genişletme yaklaşımının bir parçası olduğunu belirtti.

Sürdürülebilirlik ve yapay zeka odağı MetropolCard'ın büyüme stratejisinde sürdürülebilirlik de önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Ataş Ural, şirketin 2023'ten bu yana sürdürülebilirlik performansını kamuoyuyla paylaştığını, 2025 yılında ise süreçlerini Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) çerçevesinde ileriye taşıdığını ifade etti.

Şirketin WWF-Türkiye ile Yeşil Ofis programını yürüttüğünü aktaran Ataş Ural, dijitalleşmenin çevresel etkilerini ölçtüklerini ve karbon ayak izlerini takip ettiklerini söyledi. MetropolCard'ın önümüzdeki dönemde odaklanacağı alanlardan biri de yapay zeka olacak.

Ataş Ural, yapay zekayı yalnızca bir teknoloji trendi olarak değil, şirketin gelecekte nasıl değer üreteceğini şekillendirecek stratejik alanlardan biri olarak konumlandırdıklarını belirtti. Bu kapsamda teknoloji altyapısını ve yetkinliklerini geliştirmeye devam eden şirket; kullanıcı ihtiyaçlarını daha doğru anlamayı, deneyimi kişiselleştirmeyi ve doğru faydayı doğru zamanda sunmayı hedefliyor.

Damla Ataş Ural, geleceğin çalışan deneyiminin daha akıllı, kişiselleştirilmiş ve akışkan bir yapıya sahip olacağını ifade etti. MetropolCard'ın önümüzdeki dönemdeki yaklaşımını ise "Hayat nereye gidiyorsa faydayı da oraya taşıyacağız." sözleriyle özetleyen Ataş Ural, şirketin yemek kartı alanındaki konumunu korurken mobilite, seyahat ve diğer günlük ihtiyaç alanlarında yeni iş birlikleri ve kullanım senaryoları geliştirmeye devam edeceğini belirtti.

Nurullah Er, New HR Summit 2026'da çalışan deneyimini anlattı

Wed, 23 Sep 2026 07:27:38 +0000

Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızda sahne alan Turkcell Çalışan Deneyimi Direktörü Nurullah Er "Çalışan Deneyiminin Kalbine Y...

Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızda sahne alan Turkcell Çalışan Deneyimi Direktörü Nurullah Er "Çalışan Deneyiminin Kalbine Yolculuk" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. 

Er, çalışan deneyiminin yalnızca kullanılan sistemler ve teknolojiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Çalışanların bu süreçlerde ne hissettiğinin de deneyimin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.

Nurullah Er, davranış bilimi ve hafızanın çalışan deneyimini anlamak açısından önemli olduğunu belirterek yaşananların önce duyguya, ardından hisse dönüştüğünü ifade etti. Bu hissin farklı anketlerle ölçülmeye çalışıldığını belirten Er, burada yalnızca anket sonuçlarına değil, çalışanın yaşadığı sürece yüklediği anlama ve bu deneyimin zihninde bıraktığı ize odaklanılması gerektiğine dikkat çekti.

Çalışanların İK süreçlerini yalnızca prosedürler üzerinden değerlendirmediğini belirten Er, çalışanların verdikleri emeğin görülüp görülmediğini ve organizasyondaki yerlerinin ne olacağını da sorguladığını kaydetti.

Er, aynı performans sürecinin farklı deneyimler yaratabileceğine dikkat çekerek, rakam odaklı bir değerlendirme ile emeğin görüldüğü bir görüşmenin farklı sonuçlar yaratacağını söyledi. Çalışan deneyiminin yalnızca anlık aktiviteler ve iç iletişim çalışmalarıyla oluşturulamayacağını belirten Nurullah Er, çalışanların o anki memnuniyeti ile şirkete duydukları bağlılığın birbirinden farklı olduğunu ifade etti.

Çalışanların kendilerini değerli ve güvende hissettiği bir ortam oluşturmanın tek bir departmanın sorumluluğunda olmadığına dikkat çeken Er, deneyimin bütünsel bir konu olduğunu söyledi.

Teknoloji çalışan deneyimini destekleyen bir araç

Bu noktada iletişimin de önemli olduğunu belirten Er, çalışanların "Ne oldu?", "Neden oldu?" ve "Bu beni nasıl etkileyecek?" sorularına net yanıtlar verilmesi gerektiğini söyledi. Bu soruların yanıtsız bırakılması halinde çalışanların oluşan boşlukları doğru veya yanlış bilgilerle doldurabildiğini ifade etti.

Çalışan deneyimi alanında çok sayıda teknolojik aracın kullanıldığını belirten Nurullah Er, bu araçların tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Teknolojinin bir amaç değil, çalışan deneyimini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Er, kağıt üzerinde tasarlanan İK süreçlerinin çalışanlarda nasıl bir his yarattığının da dikkate alınmasını söyledi.

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Unlocking Opportunity: The Role of Philippine Moscow Financial Services

Unlocking Opportunity: The Role of Philippine Moscow Financial Services

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in real estate overseas can be an exciting opportunity for diversifying your investment portfolio and potentially gaining higher returns. One popular destination for real estate investment is Melbourne, Australia, known for its thriving economy, high quality of life, and strong property market.

Investing in real estate overseas can be an exciting opportunity for diversifying your investment portfolio and potentially gaining higher returns. One popular destination for real estate investment is Melbourne, Australia, known for its thriving economy, high quality of life, and strong property market.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
The Philippine-Libyan banking and finance industry plays a significant role in fostering economic ties between the two countries. With both nations having robust financial sectors, there are ample opportunities for collaboration and mutual benefit in this field.

The Philippine-Libyan banking and finance industry plays a significant role in fostering economic ties between the two countries. With both nations having robust financial sectors, there are ample opportunities for collaboration and mutual benefit in this field.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
When it comes to investing in the Philippines, it's essential to understand how investment tax calculations work. Investment tax calculation refers to the process of determining the taxes associated with the income generated from investments in the Philippines. This includes dividends, interest income, capital gains, and other investment returns.

When it comes to investing in the Philippines, it's essential to understand how investment tax calculations work. Investment tax calculation refers to the process of determining the taxes associated with the income generated from investments in the Philippines. This includes dividends, interest income, capital gains, and other investment returns.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing can be a smart way to grow your wealth over time, and in the Philippines, high-yield investments are becoming an increasingly popular choice for savvy investors looking to maximize their returns. High-yield investments offer the potential for greater profits compared to traditional investment options, but they also come with increased risk.

Investing can be a smart way to grow your wealth over time, and in the Philippines, high-yield investments are becoming an increasingly popular choice for savvy investors looking to maximize their returns. High-yield investments offer the potential for greater profits compared to traditional investment options, but they also come with increased risk.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
The Philippines is a vibrant country with a booming economy and a growing middle class. As more and more Filipinos aspire to achieve their financial goals and dreams, having a sound financing plan in place becomes essential. Whether you are looking to buy a new home, start a business, or save for your children's education, having a well-thought-out financing plan can help you reach your objectives effectively.

The Philippines is a vibrant country with a booming economy and a growing middle class. As more and more Filipinos aspire to achieve their financial goals and dreams, having a sound financing plan in place becomes essential. Whether you are looking to buy a new home, start a business, or save for your children's education, having a well-thought-out financing plan can help you reach your objectives effectively.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Cryptocurrency has gained significant popularity in the Philippines in recent years, leading to the emergence of various platforms and services that facilitate crypto payments. This digital form of currency enables individuals and businesses to transact securely and efficiently without the need for traditional banking institutions.

Cryptocurrency has gained significant popularity in the Philippines in recent years, leading to the emergence of various platforms and services that facilitate crypto payments. This digital form of currency enables individuals and businesses to transact securely and efficiently without the need for traditional banking institutions.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Philippine Cross-Border Mexican Investments: Exploring New Horizons

Philippine Cross-Border Mexican Investments: Exploring New Horizons

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
When it comes to investing in the Philippines, there are several strategies that can help you make the most of your financial resources. The Philippine investment landscape presents a variety of opportunities for both local and foreign investors, with options ranging from real estate to stocks to mutual funds. In this blog post, we will explore some of the best investment strategies in the Philippines that can help you achieve your financial goals.

When it comes to investing in the Philippines, there are several strategies that can help you make the most of your financial resources. The Philippine investment landscape presents a variety of opportunities for both local and foreign investors, with options ranging from real estate to stocks to mutual funds. In this blog post, we will explore some of the best investment strategies in the Philippines that can help you achieve your financial goals.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
If you are a pet veterinary clinic owner looking to expand or improve your services, you may find that securing funding through a small business loan can help you achieve your goals. Operating a successful veterinary clinic requires a significant investment in equipment, supplies, staff, and facilities. With the rising costs of veterinary care and the increasing demand for quality pet healthcare services, having access to working capital is essential for sustaining and growing your business.

If you are a pet veterinary clinic owner looking to expand or improve your services, you may find that securing funding through a small business loan can help you achieve your goals. Operating a successful veterinary clinic requires a significant investment in equipment, supplies, staff, and facilities. With the rising costs of veterinary care and the increasing demand for quality pet healthcare services, having access to working capital is essential for sustaining and growing your business.

Read More →