İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.
Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.
Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.
Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.
Şirket Adres Değişikliği Nasıl Ve Nereden Yapılır? Şirket Adres Değişikliği İçin Gerekli Belgeler/evraklar
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Ticari işletmeler belirli nedenlere bağlı olarak iş yerlerini farklı bölge veya illere taşımalarından ötürü bazı kurumlara bildirim yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bildirimlerin zamanında veya hiç yapılmaması idari yaptırım ile ticari işletmelerin karşı karşıya kalması sonucunu doğuracaktır. İş yeri taşınmak istendiği zaman Mersis sistemine kayıt yaptırılması gereklidir. Özellikle il dışında taşınma halinde sistem farklı bir ticaret sicil istemektedir. Şirket adres değişikliği nasıl ve nereden yapılır? Şirket adres değişikliği için gerekli belgeler/evraklar hakkında detayları derledik.
Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması: 31 şüpheli gözaltına alındı
Thu, 24 Sep 2026 07:20:39 Z
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında, AK Partili eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur ile MHP’li eski Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz’ın da aralarında bulunduğu 36 şüpheli hakkında Kırıkkale merkezli 4 ilde operasyon düzenlendi. 31 şüpheli gözaltına alındı.
Maganda kurşunuyla ölen 9 yaşındaki Muhammed'in babasından acı isyan: Okula gidecekti, mezarda yatıyor
Thu, 24 Sep 2026 07:12:00 Z
Adana'da otomobille hastaneden dönerken iki grubun silahlı kavgasının ortasında kalan 9 yaşındaki Muhammed Emir Çalışan'ın başın isabet eden kurşunla hayatını kaybetmesinin ardından acılı baba konuştu. Baba Latif Çalışan, "Pazartesi günü okula başlayacak çocuk, şu anda mezarda yatıyor. En ağır cezayı alsınlar" dedi. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüpheliden 2'si tutuklandı.
Yunanistan'a uyarı... MSB: Doğu Akdeniz'deki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır
Thu, 24 Sep 2026 07:06:00 Z
Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB), Doğu Akdeniz'deki son gelişmelere ilişkin yapılan açıklamada, "Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. GKRY’deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez. Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır" denildi.
8 yıllık kabus bitti: Haksız yere 14 ay hapis yatan Özgür öğretmen görevine dönüyor
Thu, 24 Sep 2026 07:00:00 Z
Antalya'da kredi çekmek isterken dolandırıcıların tuzağına düşen ve emniyet ile bankanın 'kayıt yok' beyanı nedeniyle 14 ay hapis yatan beden eğitimi öğretmeni Özgür Fırat, 8 yıllık hukuk mücadelesini kazanarak beraat etti. Görevine dönmek için İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe veren Fırat, "İlk atandığımdaki heyecan nasılsa şimdi de halen titriyorum" dedi.
Depremzede Hasan'ın imkansızlıkları yenen büyük başarı hikayesi: Konteynerden tıp fakültesine
Thu, 24 Sep 2026 06:39:52 Z
Hatay'da depremde evleri yıkıldıktan sonra ailesiyle konteyner kentte yaşamaya başlayan 17 yaşındaki Hasan Akdeniz, YKS'de Türkiye 434'üncüsü oldu. Günde 10 saat ders çalışan Akdeniz, İstanbul'daki özel bir üniversitenin tıp fakültesini tam burslu kazandı.
Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 103,65 dolardan işlem görüyor.Devamı için tıklayınız
Perakende ticaret sektörünün güveni arttı
Thu, 24 Sep 2026 10:14:30 +0300
Güven endeksi hizmet sektöründe aynı kaldı, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 arttı, inşaat sektöründe yüzde 0,2 azaldı.Devamı için tıklayınız
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yayımlandı! Bakan Kurum: Yeşil finansmana erişim kolaylaşacak
Thu, 24 Sep 2026 09:25:59 +0300
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Murat Kurum, 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsayan düzenlemeyle sürdürülebilir yatırımların önünün açılacağını ve sanayicilerin...Devamı için tıklayınız
SON DAKİKA! 455 bin yatırımcıya ödeme süreci masada! 131 fon için Bakan Şimşek başkanlığında kritik toplantı
Thu, 24 Sep 2026 09:00:13 +0300
Son dakika haberi... Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek başkanlığında, 455 bini aşkın yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiyesi ve ödeme süreçleri için toplantı yapılacak, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin...Devamı için tıklayınız
ÖİB'den Dereiçi HES'in satışına onay
Thu, 24 Sep 2026 08:49:51 +0300
Özelleştirme kapsam ve programında bulunan Dereiçi Hidroelektrik Santrali ile santral tarafından kullanılan taşınmazların bir bütün halinde satışı onaylandı. Satış, en yüksek teklifi veren Bülsa Enerji'ye...Devamı için tıklayınız
SON DAKİKA | Yusuf Tekin açıkladı! 'Saldırı okulda olmadı'
Thu, 24 Sep 2026 10:26:25 +0300
SON DAKİKA | Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Manisa'da okul yakınlarında gerçekleşen saldırı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.Devamı için tıklayınız
SON DAKİKA | Yahşihan Belediyesi'ne operasyon! 31 gözaltı
Thu, 24 Sep 2026 10:21:26 +0300
SON DAKİKA | Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında 36 şüpheli hakkında operasyon düzenlendi. 31 şüpheli gözaltına alındı.Devamı için tıklayınız
Örnekköy Kooperatifi’ne ‘zimmet’ davası: İlk duruşma tarihi belli oldu!
Thu, 24 Sep 2026 10:15:48 +0300
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ndeki ‘zimmet’ soruşturması kapsamında aralarında Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 19 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame...Devamı için tıklayınız
SON DAKİKA... MSB: Kıbrıs'taki gelişmeler izleniyor
Thu, 24 Sep 2026 10:02:21 +0300
SON DAKİKA... Mili Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın toplantısında Kıbrıs'tak gelişmeler ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin pek çok konu ele alındı. MSB'den yapılan açıklamada "Kıbrıs'taki...Devamı için tıklayınız
SON DAKİKA... Terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyon: 11 şüpheli gözaltına alındı
Thu, 24 Sep 2026 09:51:46 +0300
SON DAKİKA... İstanbul Emniyet Müdürlüğü, terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 11 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.Devamı için tıklayınız
Son dakika...Terminatör zirvesi! Trump'ın Xi'yi karşıladığı törene damga vuran anlar
Thu, 24 Sep 2026 07:29:26 Z
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 11 yıl aradan sonra ABD'ye resmi ziyarette bulundu. Devlet Başkanı Xi ve eşi, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü'nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı.
Xi, ülkeye varışında yaptığı yazılı açıklamada, Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiği belirtti. "Çin halkının büyük dirilişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" vizyonlarının el ele ilerleyebileceği, birbirini tamamlayarak dünyaya fayda sağlayabileceğini vurgulayan Xi, işbirliğinin dayanak noktası olduğu, yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisini güçlendirmeyi istediklerini belirtti.
ABD'ye son ziyaretini 2015'te yapan Xi, 11 yıl aradan sonra bu ülkeyi ziyaret ediyor. Trump ise karşılama sırasında yaptığı konuşmada, Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan'ı ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyerek, bunun tüm dünyanın dikkatini çeken bir ziyaret olduğunu ifade etti.
TRUMP'IN ŞAŞKINLIĞI, Xİ'NİN SAKİNLİĞİ
Donald Trump'ın Xi Jinping'i karşıladığı törende bir Amerikan B-1 bombardıman uçağı alçak irtifadan iki liderin üzerinden geçti. Bu esnada uçağın çıkardığı ses karşısında Trump'ın şaşkınlığı kameralara yansırken Çin liderinin hiç tepki vermemesi dikkatlerden kaçmadı.
GÜNDEMDE YAPAY ZEKA GÜVENLİĞİ VAR
Çin Devlet Başkanı Xi, bugün T.S.İ 19.00'da ABD Başkanı Trump ile ikili görüşmelerine başlayacak. Görüşmede iki ülke arasındaki tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin ihracatı gibi ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu’daki savaş ve yapay zeka güvenliği ele alınacak. Liderlerin, ekonomik ve ticari anlaşmazlık konularında daha önce varılan geçici uzlaşmaları sürdürerek ilişkilerde istikrarı korumaya odaklanması bekleniyor.
Zirvenin önemli başlıklarından biri İran ve Orta Doğu’daki savaş olacak. Çatışmaların Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki enerji taşımacılığını aksatma ihtimali, küresel enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yapay zeka güvenliği de zirvenin gündeminde olacak. İki ülkenin, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditlere ilişkin erken uyarıyı içeren bir “yapay zeka diyaloğu” başlatması bekleniyor. Ancak ABD yapay zeka güvenliğine yönelik risklerin kontrol edilmesine odaklanırken, Çin daha kapsamlı bir küresel yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunuyor. Öte yandan ABD'li yapay zeka geliştiricisi şirketler Çinli şirketlerinin, "damıtma" adı verilen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını iddia ederek, Washington yönetiminden bunu engelleyecek tedbirleri almasını istiyor.
İki ülke daha önce de ticari anlaşmazlıkları geçici olarak azaltmaya yönelik adımlar atmış, karşılıklı tarifelerin ertelenmesi, nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerinin gevşetilmesi ve bazı ticari kısıtlamaların ertelenmesi konusunda anlaşmıştı. Trump’ın mayıs ayında Çin’e yaptığı ziyarette iki ülke arasında ticaret ve yatırım kurullarının kurulması, bazı ürünlerde tarife indirimlerinin görüşülmesi ve Çin’in ABD’den yolcu uçağı alması gibi konularda anlaşmalara varılmıştı.
Son anket: İsrail halkı Netanyahu’dan vazgeçiyor
Thu, 24 Sep 2026 06:45:33 Z
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun son anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 22 milletvekiline ulaşırken Likud yalnızca 18 milletvekili çıkarabiliyor.
Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından 8 Eylül'de yapılan bir ankette 21 sandalye kazandığı öngörülen Netanyahu'nun partisi Likud'daki düşüş sürüyor.
Yashar ile Likud partilerini 11'er milletvekili ile Naftali Bennett liderliğindeki Beyahad ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar takip ederken, Evimiz İsrail, Birleşik Tevrat Yahudiliği ve İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste 8'er milletvekili kazanıyor.
Netanyahu’nun gelişi New York’u gerdi...
Aşırı sağcı Itamar Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ile Ultra-Ortodoks Şas partileri ise 7'şer sandalyeye sahip olurken, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi de 6 sandalye alıyor.
Bir başka aşırı sağcı siyasetçi Ofer Winter'in İsrail Halkı Partisi ile Filistin asıllı seçmenleri temsil eden Raam 5'er sandalyede kalıyor. Her iki blokla da bağlantısı bulunmayan Yoaz Hendel liderliğindeki Yedekler Partisi ise 4 sandalyeyle kilit pozisyonda barajı aşıyor.
BMGK İran’a ilaç olmadı
BAŞBAKANLIK İÇİN EİSENKOT ÖNDE
Katılımcılara yöneltilen "Başbakanlık için hangi isim daha uygun?" sorusunda, muhalefet lideri Gadi Eisenkot yüzde 48 destek gördü. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu yüzde 36'da kalırken, katılımcıların yüzde 16'sı iki isim arasında kararsız kaldığını bildirdi.
The Index (Shmuel Rosner, Noah Slepkov) tarafından Stat-Net, The Sample Project ve Askaria işbirliğiyle gerçekleştirilen ankete 1503 kişinin katıldığı, araştırmadaki hata payının ise yüzde 2,5 olduğu kaydedildi.
İsrail seçim sistemine göre, hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.
İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.
İngiltere'den 'askeri uzay filosu' adımı
Thu, 24 Sep 2026 06:30:38 Z
İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden (RAF) yapılan yazılı açıklamada, ülkenin uzaydaki çıkarlarının korunması, uydulara yönelik düşmanca müdahalelerin engellenmesi ve hasımların uzay eylemlerinin önlenmesi için bir filo kurulacağı bildirildi.
‘No 3 Uzay Etkileri Filosu’ adı verilen filoda silahlı kuvvetlerin tüm kademelerinden bileşenler yer alacak ve yörüngedeki uyduların korunması hedeflenecek.
AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı
Uzaydaki hasmane eylemlerle ilgili gözlem ve uyarı görevlerini yürüten ‘No 1 Uzay Operasyonları Filosu’ ile ‘No 2 Uzay Uyarı Filosu’nun oluşturduğu ailenin parçası olacak yeni filo, bu eylemlere karşı doğrudan harekete geçecek.
Saldırı ile savunma görevlerini yürütecek filo, elektronik savaş ve uyduları hedef alan silahlara karşı donanımlı olacak.
Pakistan, Afganistan'da 10 noktaya hava saldırısı düzenledi
Thu, 24 Sep 2026 06:10:27 Z
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X'te açıklamalarda bulundu.
Afganistan topraklarından havalanan bazı İHA'ların 23 Eylül'de Pakistan'a girme girişimi olduğunu ve bunu engellediklerini belirten Tarar, "Pakistan, meşru müdafaa hakkını kullanarak, bu İHA'ların havalanması ve depolanması için kullanılan Afganistan'daki 10 hedefe yönelik hassas hava ve İHA saldırıları düzenledi." ifadesini kullandı.
İlginizi Çekebilir
"SALDIRILARI DURDURUN" ÇAĞRISI
Tarar, Afganistan'dan Pakistan topraklarına yönelik hiçbir saldırıyı hoş görmeyeceklerini belirterek, "Pakistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir ihlal, derhal ve kararlı bir yanıt bulacaktır." mesajını verdi.
Afganistan yönetimini acilen saldırıları durdurmaya davet eden Tarar, "Pakistan gerginliği tırmandırma peşinde değildir ve bölgesel barış, diyalog ve yapıcı işbirliğine olan bağlılığını sürdürmektedir. Bu bağlılık, zayıflık ya da düşmanca eylemlere karşı sınırsız hoşgörü olarak yanlış anlaşılmamalıdır." ifadelerine yer verdi.
Galler’de eğitim uçağı düştü! RAF açıklama yaptı
NE OLMUŞTU?
Pakistanlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamada, Afganistan'dan sınır karakollarına yönelik saldırı ve sızma girişimlerini engellediklerini duyurmuştu.
Diğer yandan, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, böyle bir saldırının gerçekleşmediğini açıklamıştı.
Süleyman Mabedi’ni inşa edebilecekler mi? Yahudiler Toroslardan toplamış: ‘Kızıl Düve’ye hazırlık
Thu, 24 Sep 2026 05:57:52 Z
Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1967’de Doğu Kudüs uzun sürecek bir işgalin pençesine düşmüştü. İşgalcilerin Yahudilerin amacı toprak genişletmek değil, bu topraklara doğru genişlemekti.İsrail burada bulunan ve İslam dünyası için kutsiyete sahip Mescid-i Aksa'nın temelini ve altını oyarak tüneller kazmaya başladığında pek çok sebep de gündemde yer etmişti. Yahudiler ‘Ahit Sandığı’nı arıyor, Süleyman Mabedi için bu alanı inşaata hazırlıyor, Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalışıyor… Pek çok sebep birbirine dokunuyor ve sanki bir zincir gibi her amaç birbirine bağlanıyordu. Bunlar arasında en dikkat çeken bağlantı ve amaç, ‘Kaybolan Ahit Sandığı’nı bulup, Süleyman Mabedi’ni eski yerinde yani Mescid-i Aksa’nın kurulduğu topraklarda yeniden inşa etmek’ olabilirdi. Ancak bunun için eski mabedin detaylı şekilde bilinmesi modellenmesi ve inşaat için gerekli malzemelerin temin edilmesi gerekiyordu.Tabii tüm uluslararası hukuk çiğnendikten, Kudüs’te yaşayanlar işgalden sonra evlerinden edildikten ve soykırım sona erdikten sonra bu başarılabilirdi. Bir de Lübnan’ın meşhur sedir ağaçları kullanılarak inşa edilecek mabet için yeterli kereste elde edilmeliydi. İşte bu noktada İsrail’in yıllar öncesine uzanan tohum casusluğu için Türkiye’ye uzanmış olmasının nedeni anlaşılıyordu. Lübnan sediri, Süleyman Mabedi’nden bile eski bir kutsiyete sahipti. Bu özelliği yıllarca sürmüş, o sedirin kerestesi için ormanlar kesilmişti. Öyle ki Lübnan bayrağında bile yeri olan bu ağaç o topraklarda tükenmek üzereydi. İsrail de amaçları için bu ağacı korumalıydı. Sedir ağacı yoksa Süleyman Mabedi de yoktu. Siyonistlerin karanlık planları ve işgalciliğinin Süleyman Mabedi ve sedir ağaçlarına uzanan perde arkasını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Güngör tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.
SÜLEYMAN MABEDİ İÇİN SEDİR AĞACI GEREKİYOR: ‘KUTSAL KİTAPLARDA YAZILI’
Süleyman Mabedi’nin orijinalinde nasıl inşa edildiğinin bilinmesi, Siyonistler için yeniden inşa süreci için çok önemliydi. Öyle ki her detay araştırılıyor, maketler yapılıyor, kullanılacak malzemeler tarihi kayıtlara bakılarak belirleniyordu.Kutsal kitaplardaki metinler de bu noktada önemli bir kaynak oluyordu. Bu da kaynaklarda hareketle yalnızca ‘hayali kurulan bir mabedi’ söz konusu etmiyordu. Gerçekten hazırlıkları yapılan ve Siyonistlerin kirli hesaplarının döndüğü bir mabet vardı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Üçüncü Mabet hareketleri meselenin ayrıntılarını son derece ciddi biçimde düşünüyor. Öyle ki artık yalnız dua eden veya eski Mabedin resmini çizen insanlardan söz etmiyoruz. Modern yapı standartlarına uygun mimari plan üzerinde çalışan, mabetin topografik konumunu araştıran, kutsal kapları hazırlayan, kohenleri eğiten, tarihî ritüellerin provalarını yapan ve kızıl düve küllerinin hazırlanmasına yönelik uygulamalı denemeler gerçekleştiren kurumsal yapılardan söz ediyoruz. Bunların başında Temple Institute geliyor. Mabet ortada yok ama mimari projesi üzerinde çalışılıyor, kutsal eşyaları hazırlanıyor, rahipleri eğitiliyor, ritüelleri prova ediliyor, kızıl düvesi üzerinde yıllardır çalışılıyor. O hâlde biz yalnız yapılmış bir binayı mı ‘proje’ sayacağız, yoksa bir kutsal mekânın yeniden inşası için onlarca yıldır adım adım oluşturulan bu maddî, insanî ve ritüel altyapıyı da bir teo-politik hazırlık süreci olarak mı okuyacağız” diyordu. Ayrıca Süleyman Mabedi’nin inşası için gereken görsel ya da teknik referanslar arasında kutsal kitapların da yer alması pek çok detayı daha da önemli hale getiriyordu. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:
Alıntı Metni
Peki Sedir yalnızca inşaat kısmında mı kullanıldı? Ahşap o dönemde de pek çok eşyanın yapımı için en kullanışlı malzemeydi. Bunun yanında böylesine kutsiyet yüklenen sedir, pek çok yerde kullanılmış olmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör sedir ağacının diğer kullanım alanlarını daha sonra yeniden karşımıza çıkacak olan kritik ‘Kızıl Düve’ye dikket çekerek açıkladı:
“Bugün mesele daha da ilginçleşiyor. Çünkü Mabet fikrini canlı tutan çağdaş çevrelerden Temple Institute, yalnız tarih anlatmıyor. Geçmişteki Mabet araçlarının yeniden üretimi üzerinde çalışıyor. Kurumun hazırladığı buhur sunağının neden sedirden yapıldığını kendi sitesinde açıkça açıklıyor: Çöldeki Mişkan’ın sunağı akasyadan yapılmış olmasına rağmen Süleyman Mabedi’ndeki sunağın sedirle ilişkilendirilmesinden hareketle, kendi hazırladıkları sunağı da sedirden yaptıklarını belirtiyorlar. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır. Çünkü “Sedir gelecekte yeniden kullanılabilir mi?” sorusuna artık sadece tarih üzerinden cevap vermiyoruz. Bugünkü bir Mabet hareketi, hazırladığı ritüel nesnelerden birinde geçmişteki Mabet geleneğine dayanarak sediri bilinçli biçimde tercih etmiş durumda. Üstelik sedirin rolü mimariyle de bitmiyor. Sayılar 19’daki kızıl düve arınma ritüelinde, düvenin yakıldığı ateşe sedir ağacı, zufa otu ve kırmızıya boyanmış yün atılması emredilir. Temple Institute’ın bugün yayımladığı kızıl düve hazırlık metinlerinde de aynı uygulama açık biçimde tarif edilir. Dolayısıyla sedir, belli Mabet çevreleri açısından yalnız ‘eski mabedin kerestesi’ değil; Mabet hizmetlerinin yeniden başlayabilmesiyle ilişkilendirilen ritüel hafızanın da bir parçasıdır. Eğer gelecekte mabet merkezli bir yapı veya ritüel yeniden oluşturulmak istenirse, ‘Süleyman’ın Mabedi’nde kullanılan ağaç türü’ ifadesi başlı başına çok güçlü bir meşruiyet ve süreklilik anlatısı oluşturabilir. Ritüel değerdir. Kızıl düve gibi Tevrat’a dayandırılan uygulamalarda sedir zaten doğrudan metnin parçasıdır.”
YILLAR ÖNCE TOROSLARDAN TOHUM TOPLAMIŞLAR! LÜBNAN’DAKİ TÜKENİYOR
Sedir ağaçlarının neslinin tükenme tehlikesinin olması, İsrail için durumu karmaşık hale getiriyordu. Ancak son günlerde sıklıkla duyduğumuz, hatta pek çok kişi tarafından ironik şakaları yapılan ‘Yahudi aklı’ buna da bir çözüm bulmuş gibiydi.Kutsal mabedin inşası için bir casusluk faaliyetini ‘sivil toplum kuruluşu çalışması’ ile maskelemişler ve 34 yıl öncesine uzanan bir faaliyeti kendi web sitelerinde bile anlatmışlardı. Üstelik tartışmalı olan bir konuda burada aydınlanıyordu: Nesli tükenmekte olan Lübnan sediri ile Toroslardaki sedir aynı ağaç mı? Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Bilimsel literatür ‘dünyadaki mevcut sedir nüfusunun yüzde 90’ı Türkiye’dedir’ demekten ziyade, Cedrus libani’nin toplam doğal yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de bulunduğunu söylüyor. Hajar ve arkadaşlarının çalışmasında türün doğal olarak Türkiye, Lübnan ve Suriye’de bulunduğu; yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de olduğu ve Türkiye’deki ana kütlenin Toroslar’da yer aldığı açıkça belirtiliyor. Torosların sediri ile tarihsel olarak ‘Lübnan sediri’ diye bildiğimiz ağaç, güncel sınıflamada aynı tür içinde ele alınıyor. Bu neden önemli? Çünkü Tevrat’taki ’erez ile Süleyman Mabedi arasındaki tarihsel bağlantıyı konuştuğumuzda, Toroslardaki ağacın ‘başka bir sedir’ olduğunu söyleyerek konuyu kolayca kapatamıyoruz. Botanik açıdan aynı Cedrus libani türünün en geniş doğal coğrafyası bugün Türkiye’dir” diyordu. Üstelik İsrail bunun farkına vardığında sivil gibi görünen ama aslında pek de masum amaçları olmayan KKL-JNF dikkat çekiyordu. Çünkü İsrail yaklaşık 34 yıl önce Torosların en özel ağaçlarından olan sedirin tohumlarını bir casus gibi çalmış ve kirli emelleri için Kudüs yakınlarında çoğaltmıştı. Peki ama nasıl?
Prof. Dr. Özcan Güngör: “Süleyman Mabedi’nin inşasında sedir tesadüfî bir malzeme değildir. 1. Krallar 5–6’da Süleyman'ın Sur Kralı Hiram'dan Lübnan sediri istediği; kerestenin Lübnan dağlarından kesilip deniz yoluyla getirildiği anlatılır. Yani bundan yaklaşık 3 bin yıl önce bile Mabet'in inşasının arkasında sınır aşan bir hammadde ve lojistik organizasyonu vardır. Bugün Cedrus libani dediğimiz Lübnan sedirinin doğal yayılış alanının yüzde 90'dan fazlası Türkiye'dedir. Lübnan'da tür yok olmuş değildir ama doğal ormanlar parçalıdır ve önemli bölümü koruma altındadır. Asıl büyük sedir coğrafyası Toroslardır. Bugüne kadar yeterince dikkat çekmeyen nokta şudur: İsrail bu botanik gerçeğin zaten farkındadır. Bunu ormancılık kayıtlarından biliyoruz. Türkiye’den sedir tohumu İsrail’e zaten götürülmüş. İsrail’in en eski Siyonist kurumlarından Keren Kayemeth LeIsrael–Jewish National Fund (KKL-JNF/Yahudi Millî Fonu), yani KKL-JNF, Türkiye'ye yapılan bir araştırma gezisinde temsilcilerinin Lübnan sedirlerinden tohum topladığını ve bu tohumları çimlendirmek üzere İsrail'e götürdüğünü yazıyor. Bu fidanların daha sonra özellikle Celile'deki Biriya Ormanı'na dikildiği belirtiliyor. Daha da önemlisi, İsrail'deki ormancılık araştırmalarında Türkiye kökenli Cedrus libani özel olarak denenmiş. 1992 sonrasında İsrail'de 100'den fazla sedir meşceresi oluşturulmuş ve saf sedir plantasyonlarının alanı yaklaşık 220 hektara ulaşmış. Araştırmacılar Türkiye, Lübnan, Fas ve başka kökenlerden gelen sedirleri karşılaştırmışlar. Sonuç son derece dikkat çekici: Türkiye'deki Hassa/Amanos ve Pozantı/Doğu Torosları kökenli Cedrus libani örnekleri bazı denemelerde hayatta kalma ve büyüme bakımından özellikle başarılı çıkmış ve gelecekteki sedir dikimleri için tavsiye edilmiş.”
Peki ama ülkemizden tohum toplayanlar gerçekten İsrail Devleti’nden yetkilendirilmiş kişiler miydi? Yoksa yalnızca sivil toplum kuruluşları doğa koruma amaçlı faaliyetler mi sürdürmüştü. İşte burada çok önemli bir yapılanma dikkat çekiyordu. Siyonist devletin yapılanmasında ‘sivil gibi görünenler aslında bizdeki kadar masum’ değildi. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:
Siyonistler kirli emellerine ulaşsalar, mabedi inşa etseler de sedir ağaçları yalnızca inşaat için gerekmiyordu. Bir de bu mabedin tam anlamıyla işlevini kazanması için ‘Kızıl Düve Ritüeli’ yapılmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör’ göre:“Sedir geçmişte İsrail/Yahudi kutsal tarihi bakımından yalnız bir yapı malzemesi değildi. Mabedin ihtişamını, kutsal mimarisini ve bazı arınma ritüellerini taşıyan sembolik bir unsurdu. Bugün Temple Institute’ın sedirden mabet eşyası üretmesi, kızıl düve ritüelinde sedirin hâlâ aynı metinsel önemle ele alınması ve İsrail’de Cedrus libani’nin (Lübnan Sediri) yetiştirilmesi, bu sembolün bütünüyle geçmişte kalmadığını gösteriyor. Bu nedenle gelecekte kurulması tasarlanan herhangi bir mabet projesinde sedirin yeniden sembolik veya ritüel biçimde kullanılmasını ihtimal dışı görmek mümkün değildir.” Sedir ağaçları öyle önemliydi ki, hem Süleyman Mabedi’nin inşası hem de anlam kazanması için kullanılması şarttı.Ne yazık ki Siyonistler, kendi ‘kutsallarından saydıkları’ her şey için İslami değerleri yok ediyor, Müslümanlara zulmediyordu. Ancak Siyonistlerden de önce Lübnan sediri oldukça azalmış, neredeyse yok olma tehlikesiyle yüzleşmişti. Bu nedenle Yahudi ve Siyonist devlet İsrail, bu konuda pek çok çalışma yapmış ve sedir ağaçları için atılan adımlar ‘çevre koruma maskesi altında’ stratejik ve politik bir hal almıştı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Asıl dikkat çekici nokta da budur: Üç bin yıllık bir malzeme hafızası hâlâ yaşıyor. Birinci mabette sedir vardır. İkinci mabedin inşasında yeniden Lübnan sediri getirilmişti. Bugün mabedi yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir kuruluş hazırladığı sunağı yine sedirden yapıyor. Bunun yanında İsrail ormancılığı Türkiye ve Lübnan kökenli ‘Cedrus libani’ üzerinde onlarca yıldır çalışıyor. Bunların her biri ayrı ayrı belgelenmiş olgulardır. Bunların gelecekte tek bir mabet projesinde birleşip birleşmeyeceği ise artık tarihî bir bilgi değil, takip edilmesi gereken teo-politik bir araştırma sorusudur” diyordu. Peki inşa edilecek herhangi bir mabedi sedir ağacıyla yapılan ‘Kızıl Düve Ritüeli’ ile nasıl açacaklar? Bu ritüel tam olarak ne? Prof. Dr. Özcan Güngör bunu da anlatarak sözlerini noktaladı.
Alıntı MetniYapay zekâda ‘dev’ler zirvesiÇöp toplarken peşine takıldı, 10 yıldır bırakmıyor! 'Mahmut'u artık nefesinden tanıyorum'
Son dakika...Terminatör zirvesi! Trump'ın Xi'yi karşıladığı törene damga vuran anlar
Thu, 24 Sep 2026 07:29:26 Z
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 11 yıl aradan sonra ABD'ye resmi ziyarette bulundu. Devlet Başkanı Xi ve eşi, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü'nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı.
Xi, ülkeye varışında yaptığı yazılı açıklamada, Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiği belirtti. "Çin halkının büyük dirilişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" vizyonlarının el ele ilerleyebileceği, birbirini tamamlayarak dünyaya fayda sağlayabileceğini vurgulayan Xi, işbirliğinin dayanak noktası olduğu, yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisini güçlendirmeyi istediklerini belirtti.
ABD'ye son ziyaretini 2015'te yapan Xi, 11 yıl aradan sonra bu ülkeyi ziyaret ediyor. Trump ise karşılama sırasında yaptığı konuşmada, Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan'ı ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyerek, bunun tüm dünyanın dikkatini çeken bir ziyaret olduğunu ifade etti.
TRUMP'IN ŞAŞKINLIĞI, Xİ'NİN SAKİNLİĞİ
Donald Trump'ın Xi Jinping'i karşıladığı törende bir Amerikan B-1 bombardıman uçağı alçak irtifadan iki liderin üzerinden geçti. Bu esnada uçağın çıkardığı ses karşısında Trump'ın şaşkınlığı kameralara yansırken Çin liderinin hiç tepki vermemesi dikkatlerden kaçmadı.
GÜNDEMDE YAPAY ZEKA GÜVENLİĞİ VAR
Çin Devlet Başkanı Xi, bugün T.S.İ 19.00'da ABD Başkanı Trump ile ikili görüşmelerine başlayacak. Görüşmede iki ülke arasındaki tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin ihracatı gibi ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu’daki savaş ve yapay zeka güvenliği ele alınacak. Liderlerin, ekonomik ve ticari anlaşmazlık konularında daha önce varılan geçici uzlaşmaları sürdürerek ilişkilerde istikrarı korumaya odaklanması bekleniyor.
Zirvenin önemli başlıklarından biri İran ve Orta Doğu’daki savaş olacak. Çatışmaların Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki enerji taşımacılığını aksatma ihtimali, küresel enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yapay zeka güvenliği de zirvenin gündeminde olacak. İki ülkenin, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditlere ilişkin erken uyarıyı içeren bir “yapay zeka diyaloğu” başlatması bekleniyor. Ancak ABD yapay zeka güvenliğine yönelik risklerin kontrol edilmesine odaklanırken, Çin daha kapsamlı bir küresel yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunuyor. Öte yandan ABD'li yapay zeka geliştiricisi şirketler Çinli şirketlerinin, "damıtma" adı verilen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını iddia ederek, Washington yönetiminden bunu engelleyecek tedbirleri almasını istiyor.
İki ülke daha önce de ticari anlaşmazlıkları geçici olarak azaltmaya yönelik adımlar atmış, karşılıklı tarifelerin ertelenmesi, nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerinin gevşetilmesi ve bazı ticari kısıtlamaların ertelenmesi konusunda anlaşmıştı. Trump’ın mayıs ayında Çin’e yaptığı ziyarette iki ülke arasında ticaret ve yatırım kurullarının kurulması, bazı ürünlerde tarife indirimlerinin görüşülmesi ve Çin’in ABD’den yolcu uçağı alması gibi konularda anlaşmalara varılmıştı.
Son anket: İsrail halkı Netanyahu’dan vazgeçiyor
Thu, 24 Sep 2026 06:45:33 Z
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun son anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 22 milletvekiline ulaşırken Likud yalnızca 18 milletvekili çıkarabiliyor.
Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından 8 Eylül'de yapılan bir ankette 21 sandalye kazandığı öngörülen Netanyahu'nun partisi Likud'daki düşüş sürüyor.
Yashar ile Likud partilerini 11'er milletvekili ile Naftali Bennett liderliğindeki Beyahad ve Yair Golan liderliğindeki Demokratlar takip ederken, Evimiz İsrail, Birleşik Tevrat Yahudiliği ve İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste 8'er milletvekili kazanıyor.
Netanyahu’nun gelişi New York’u gerdi...
Aşırı sağcı Itamar Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ile Ultra-Ortodoks Şas partileri ise 7'şer sandalyeye sahip olurken, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi de 6 sandalye alıyor.
Bir başka aşırı sağcı siyasetçi Ofer Winter'in İsrail Halkı Partisi ile Filistin asıllı seçmenleri temsil eden Raam 5'er sandalyede kalıyor. Her iki blokla da bağlantısı bulunmayan Yoaz Hendel liderliğindeki Yedekler Partisi ise 4 sandalyeyle kilit pozisyonda barajı aşıyor.
BMGK İran’a ilaç olmadı
BAŞBAKANLIK İÇİN EİSENKOT ÖNDE
Katılımcılara yöneltilen "Başbakanlık için hangi isim daha uygun?" sorusunda, muhalefet lideri Gadi Eisenkot yüzde 48 destek gördü. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu yüzde 36'da kalırken, katılımcıların yüzde 16'sı iki isim arasında kararsız kaldığını bildirdi.
The Index (Shmuel Rosner, Noah Slepkov) tarafından Stat-Net, The Sample Project ve Askaria işbirliğiyle gerçekleştirilen ankete 1503 kişinin katıldığı, araştırmadaki hata payının ise yüzde 2,5 olduğu kaydedildi.
İsrail seçim sistemine göre, hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.
İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor.
İngiltere'den 'askeri uzay filosu' adımı
Thu, 24 Sep 2026 06:30:38 Z
İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden (RAF) yapılan yazılı açıklamada, ülkenin uzaydaki çıkarlarının korunması, uydulara yönelik düşmanca müdahalelerin engellenmesi ve hasımların uzay eylemlerinin önlenmesi için bir filo kurulacağı bildirildi.
‘No 3 Uzay Etkileri Filosu’ adı verilen filoda silahlı kuvvetlerin tüm kademelerinden bileşenler yer alacak ve yörüngedeki uyduların korunması hedeflenecek.
AB ve 51 ülke, Rusya'ya ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı
Uzaydaki hasmane eylemlerle ilgili gözlem ve uyarı görevlerini yürüten ‘No 1 Uzay Operasyonları Filosu’ ile ‘No 2 Uzay Uyarı Filosu’nun oluşturduğu ailenin parçası olacak yeni filo, bu eylemlere karşı doğrudan harekete geçecek.
Saldırı ile savunma görevlerini yürütecek filo, elektronik savaş ve uyduları hedef alan silahlara karşı donanımlı olacak.
Pakistan, Afganistan'da 10 noktaya hava saldırısı düzenledi
Thu, 24 Sep 2026 06:10:27 Z
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X'te açıklamalarda bulundu.
Afganistan topraklarından havalanan bazı İHA'ların 23 Eylül'de Pakistan'a girme girişimi olduğunu ve bunu engellediklerini belirten Tarar, "Pakistan, meşru müdafaa hakkını kullanarak, bu İHA'ların havalanması ve depolanması için kullanılan Afganistan'daki 10 hedefe yönelik hassas hava ve İHA saldırıları düzenledi." ifadesini kullandı.
İlginizi Çekebilir
"SALDIRILARI DURDURUN" ÇAĞRISI
Tarar, Afganistan'dan Pakistan topraklarına yönelik hiçbir saldırıyı hoş görmeyeceklerini belirterek, "Pakistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir ihlal, derhal ve kararlı bir yanıt bulacaktır." mesajını verdi.
Afganistan yönetimini acilen saldırıları durdurmaya davet eden Tarar, "Pakistan gerginliği tırmandırma peşinde değildir ve bölgesel barış, diyalog ve yapıcı işbirliğine olan bağlılığını sürdürmektedir. Bu bağlılık, zayıflık ya da düşmanca eylemlere karşı sınırsız hoşgörü olarak yanlış anlaşılmamalıdır." ifadelerine yer verdi.
Galler’de eğitim uçağı düştü! RAF açıklama yaptı
NE OLMUŞTU?
Pakistanlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamada, Afganistan'dan sınır karakollarına yönelik saldırı ve sızma girişimlerini engellediklerini duyurmuştu.
Diğer yandan, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, böyle bir saldırının gerçekleşmediğini açıklamıştı.
Süleyman Mabedi’ni inşa edebilecekler mi? Yahudiler Toroslardan toplamış: ‘Kızıl Düve’ye hazırlık
Thu, 24 Sep 2026 05:57:52 Z
Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1967’de Doğu Kudüs uzun sürecek bir işgalin pençesine düşmüştü. İşgalcilerin Yahudilerin amacı toprak genişletmek değil, bu topraklara doğru genişlemekti.İsrail burada bulunan ve İslam dünyası için kutsiyete sahip Mescid-i Aksa'nın temelini ve altını oyarak tüneller kazmaya başladığında pek çok sebep de gündemde yer etmişti. Yahudiler ‘Ahit Sandığı’nı arıyor, Süleyman Mabedi için bu alanı inşaata hazırlıyor, Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalışıyor… Pek çok sebep birbirine dokunuyor ve sanki bir zincir gibi her amaç birbirine bağlanıyordu. Bunlar arasında en dikkat çeken bağlantı ve amaç, ‘Kaybolan Ahit Sandığı’nı bulup, Süleyman Mabedi’ni eski yerinde yani Mescid-i Aksa’nın kurulduğu topraklarda yeniden inşa etmek’ olabilirdi. Ancak bunun için eski mabedin detaylı şekilde bilinmesi modellenmesi ve inşaat için gerekli malzemelerin temin edilmesi gerekiyordu.Tabii tüm uluslararası hukuk çiğnendikten, Kudüs’te yaşayanlar işgalden sonra evlerinden edildikten ve soykırım sona erdikten sonra bu başarılabilirdi. Bir de Lübnan’ın meşhur sedir ağaçları kullanılarak inşa edilecek mabet için yeterli kereste elde edilmeliydi. İşte bu noktada İsrail’in yıllar öncesine uzanan tohum casusluğu için Türkiye’ye uzanmış olmasının nedeni anlaşılıyordu. Lübnan sediri, Süleyman Mabedi’nden bile eski bir kutsiyete sahipti. Bu özelliği yıllarca sürmüş, o sedirin kerestesi için ormanlar kesilmişti. Öyle ki Lübnan bayrağında bile yeri olan bu ağaç o topraklarda tükenmek üzereydi. İsrail de amaçları için bu ağacı korumalıydı. Sedir ağacı yoksa Süleyman Mabedi de yoktu. Siyonistlerin karanlık planları ve işgalciliğinin Süleyman Mabedi ve sedir ağaçlarına uzanan perde arkasını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Güngör tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.
SÜLEYMAN MABEDİ İÇİN SEDİR AĞACI GEREKİYOR: ‘KUTSAL KİTAPLARDA YAZILI’
Süleyman Mabedi’nin orijinalinde nasıl inşa edildiğinin bilinmesi, Siyonistler için yeniden inşa süreci için çok önemliydi. Öyle ki her detay araştırılıyor, maketler yapılıyor, kullanılacak malzemeler tarihi kayıtlara bakılarak belirleniyordu.Kutsal kitaplardaki metinler de bu noktada önemli bir kaynak oluyordu. Bu da kaynaklarda hareketle yalnızca ‘hayali kurulan bir mabedi’ söz konusu etmiyordu. Gerçekten hazırlıkları yapılan ve Siyonistlerin kirli hesaplarının döndüğü bir mabet vardı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Üçüncü Mabet hareketleri meselenin ayrıntılarını son derece ciddi biçimde düşünüyor. Öyle ki artık yalnız dua eden veya eski Mabedin resmini çizen insanlardan söz etmiyoruz. Modern yapı standartlarına uygun mimari plan üzerinde çalışan, mabetin topografik konumunu araştıran, kutsal kapları hazırlayan, kohenleri eğiten, tarihî ritüellerin provalarını yapan ve kızıl düve küllerinin hazırlanmasına yönelik uygulamalı denemeler gerçekleştiren kurumsal yapılardan söz ediyoruz. Bunların başında Temple Institute geliyor. Mabet ortada yok ama mimari projesi üzerinde çalışılıyor, kutsal eşyaları hazırlanıyor, rahipleri eğitiliyor, ritüelleri prova ediliyor, kızıl düvesi üzerinde yıllardır çalışılıyor. O hâlde biz yalnız yapılmış bir binayı mı ‘proje’ sayacağız, yoksa bir kutsal mekânın yeniden inşası için onlarca yıldır adım adım oluşturulan bu maddî, insanî ve ritüel altyapıyı da bir teo-politik hazırlık süreci olarak mı okuyacağız” diyordu. Ayrıca Süleyman Mabedi’nin inşası için gereken görsel ya da teknik referanslar arasında kutsal kitapların da yer alması pek çok detayı daha da önemli hale getiriyordu. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:
Alıntı Metni
Peki Sedir yalnızca inşaat kısmında mı kullanıldı? Ahşap o dönemde de pek çok eşyanın yapımı için en kullanışlı malzemeydi. Bunun yanında böylesine kutsiyet yüklenen sedir, pek çok yerde kullanılmış olmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör sedir ağacının diğer kullanım alanlarını daha sonra yeniden karşımıza çıkacak olan kritik ‘Kızıl Düve’ye dikket çekerek açıkladı:
“Bugün mesele daha da ilginçleşiyor. Çünkü Mabet fikrini canlı tutan çağdaş çevrelerden Temple Institute, yalnız tarih anlatmıyor. Geçmişteki Mabet araçlarının yeniden üretimi üzerinde çalışıyor. Kurumun hazırladığı buhur sunağının neden sedirden yapıldığını kendi sitesinde açıkça açıklıyor: Çöldeki Mişkan’ın sunağı akasyadan yapılmış olmasına rağmen Süleyman Mabedi’ndeki sunağın sedirle ilişkilendirilmesinden hareketle, kendi hazırladıkları sunağı da sedirden yaptıklarını belirtiyorlar. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır. Çünkü “Sedir gelecekte yeniden kullanılabilir mi?” sorusuna artık sadece tarih üzerinden cevap vermiyoruz. Bugünkü bir Mabet hareketi, hazırladığı ritüel nesnelerden birinde geçmişteki Mabet geleneğine dayanarak sediri bilinçli biçimde tercih etmiş durumda. Üstelik sedirin rolü mimariyle de bitmiyor. Sayılar 19’daki kızıl düve arınma ritüelinde, düvenin yakıldığı ateşe sedir ağacı, zufa otu ve kırmızıya boyanmış yün atılması emredilir. Temple Institute’ın bugün yayımladığı kızıl düve hazırlık metinlerinde de aynı uygulama açık biçimde tarif edilir. Dolayısıyla sedir, belli Mabet çevreleri açısından yalnız ‘eski mabedin kerestesi’ değil; Mabet hizmetlerinin yeniden başlayabilmesiyle ilişkilendirilen ritüel hafızanın da bir parçasıdır. Eğer gelecekte mabet merkezli bir yapı veya ritüel yeniden oluşturulmak istenirse, ‘Süleyman’ın Mabedi’nde kullanılan ağaç türü’ ifadesi başlı başına çok güçlü bir meşruiyet ve süreklilik anlatısı oluşturabilir. Ritüel değerdir. Kızıl düve gibi Tevrat’a dayandırılan uygulamalarda sedir zaten doğrudan metnin parçasıdır.”
YILLAR ÖNCE TOROSLARDAN TOHUM TOPLAMIŞLAR! LÜBNAN’DAKİ TÜKENİYOR
Sedir ağaçlarının neslinin tükenme tehlikesinin olması, İsrail için durumu karmaşık hale getiriyordu. Ancak son günlerde sıklıkla duyduğumuz, hatta pek çok kişi tarafından ironik şakaları yapılan ‘Yahudi aklı’ buna da bir çözüm bulmuş gibiydi.Kutsal mabedin inşası için bir casusluk faaliyetini ‘sivil toplum kuruluşu çalışması’ ile maskelemişler ve 34 yıl öncesine uzanan bir faaliyeti kendi web sitelerinde bile anlatmışlardı. Üstelik tartışmalı olan bir konuda burada aydınlanıyordu: Nesli tükenmekte olan Lübnan sediri ile Toroslardaki sedir aynı ağaç mı? Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Bilimsel literatür ‘dünyadaki mevcut sedir nüfusunun yüzde 90’ı Türkiye’dedir’ demekten ziyade, Cedrus libani’nin toplam doğal yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de bulunduğunu söylüyor. Hajar ve arkadaşlarının çalışmasında türün doğal olarak Türkiye, Lübnan ve Suriye’de bulunduğu; yayılış alanının yüzde 90’dan fazlasının Türkiye’de olduğu ve Türkiye’deki ana kütlenin Toroslar’da yer aldığı açıkça belirtiliyor. Torosların sediri ile tarihsel olarak ‘Lübnan sediri’ diye bildiğimiz ağaç, güncel sınıflamada aynı tür içinde ele alınıyor. Bu neden önemli? Çünkü Tevrat’taki ’erez ile Süleyman Mabedi arasındaki tarihsel bağlantıyı konuştuğumuzda, Toroslardaki ağacın ‘başka bir sedir’ olduğunu söyleyerek konuyu kolayca kapatamıyoruz. Botanik açıdan aynı Cedrus libani türünün en geniş doğal coğrafyası bugün Türkiye’dir” diyordu. Üstelik İsrail bunun farkına vardığında sivil gibi görünen ama aslında pek de masum amaçları olmayan KKL-JNF dikkat çekiyordu. Çünkü İsrail yaklaşık 34 yıl önce Torosların en özel ağaçlarından olan sedirin tohumlarını bir casus gibi çalmış ve kirli emelleri için Kudüs yakınlarında çoğaltmıştı. Peki ama nasıl?
Prof. Dr. Özcan Güngör: “Süleyman Mabedi’nin inşasında sedir tesadüfî bir malzeme değildir. 1. Krallar 5–6’da Süleyman'ın Sur Kralı Hiram'dan Lübnan sediri istediği; kerestenin Lübnan dağlarından kesilip deniz yoluyla getirildiği anlatılır. Yani bundan yaklaşık 3 bin yıl önce bile Mabet'in inşasının arkasında sınır aşan bir hammadde ve lojistik organizasyonu vardır. Bugün Cedrus libani dediğimiz Lübnan sedirinin doğal yayılış alanının yüzde 90'dan fazlası Türkiye'dedir. Lübnan'da tür yok olmuş değildir ama doğal ormanlar parçalıdır ve önemli bölümü koruma altındadır. Asıl büyük sedir coğrafyası Toroslardır. Bugüne kadar yeterince dikkat çekmeyen nokta şudur: İsrail bu botanik gerçeğin zaten farkındadır. Bunu ormancılık kayıtlarından biliyoruz. Türkiye’den sedir tohumu İsrail’e zaten götürülmüş. İsrail’in en eski Siyonist kurumlarından Keren Kayemeth LeIsrael–Jewish National Fund (KKL-JNF/Yahudi Millî Fonu), yani KKL-JNF, Türkiye'ye yapılan bir araştırma gezisinde temsilcilerinin Lübnan sedirlerinden tohum topladığını ve bu tohumları çimlendirmek üzere İsrail'e götürdüğünü yazıyor. Bu fidanların daha sonra özellikle Celile'deki Biriya Ormanı'na dikildiği belirtiliyor. Daha da önemlisi, İsrail'deki ormancılık araştırmalarında Türkiye kökenli Cedrus libani özel olarak denenmiş. 1992 sonrasında İsrail'de 100'den fazla sedir meşceresi oluşturulmuş ve saf sedir plantasyonlarının alanı yaklaşık 220 hektara ulaşmış. Araştırmacılar Türkiye, Lübnan, Fas ve başka kökenlerden gelen sedirleri karşılaştırmışlar. Sonuç son derece dikkat çekici: Türkiye'deki Hassa/Amanos ve Pozantı/Doğu Torosları kökenli Cedrus libani örnekleri bazı denemelerde hayatta kalma ve büyüme bakımından özellikle başarılı çıkmış ve gelecekteki sedir dikimleri için tavsiye edilmiş.”
Peki ama ülkemizden tohum toplayanlar gerçekten İsrail Devleti’nden yetkilendirilmiş kişiler miydi? Yoksa yalnızca sivil toplum kuruluşları doğa koruma amaçlı faaliyetler mi sürdürmüştü. İşte burada çok önemli bir yapılanma dikkat çekiyordu. Siyonist devletin yapılanmasında ‘sivil gibi görünenler aslında bizdeki kadar masum’ değildi. Prof. Dr. Özcan Güngör şöyle açıkladı:
Siyonistler kirli emellerine ulaşsalar, mabedi inşa etseler de sedir ağaçları yalnızca inşaat için gerekmiyordu. Bir de bu mabedin tam anlamıyla işlevini kazanması için ‘Kızıl Düve Ritüeli’ yapılmalıydı. Prof. Dr. Özcan Güngör’ göre:“Sedir geçmişte İsrail/Yahudi kutsal tarihi bakımından yalnız bir yapı malzemesi değildi. Mabedin ihtişamını, kutsal mimarisini ve bazı arınma ritüellerini taşıyan sembolik bir unsurdu. Bugün Temple Institute’ın sedirden mabet eşyası üretmesi, kızıl düve ritüelinde sedirin hâlâ aynı metinsel önemle ele alınması ve İsrail’de Cedrus libani’nin (Lübnan Sediri) yetiştirilmesi, bu sembolün bütünüyle geçmişte kalmadığını gösteriyor. Bu nedenle gelecekte kurulması tasarlanan herhangi bir mabet projesinde sedirin yeniden sembolik veya ritüel biçimde kullanılmasını ihtimal dışı görmek mümkün değildir.” Sedir ağaçları öyle önemliydi ki, hem Süleyman Mabedi’nin inşası hem de anlam kazanması için kullanılması şarttı.Ne yazık ki Siyonistler, kendi ‘kutsallarından saydıkları’ her şey için İslami değerleri yok ediyor, Müslümanlara zulmediyordu. Ancak Siyonistlerden de önce Lübnan sediri oldukça azalmış, neredeyse yok olma tehlikesiyle yüzleşmişti. Bu nedenle Yahudi ve Siyonist devlet İsrail, bu konuda pek çok çalışma yapmış ve sedir ağaçları için atılan adımlar ‘çevre koruma maskesi altında’ stratejik ve politik bir hal almıştı. Prof. Dr. Özcan Güngör bu konuda, “Asıl dikkat çekici nokta da budur: Üç bin yıllık bir malzeme hafızası hâlâ yaşıyor. Birinci mabette sedir vardır. İkinci mabedin inşasında yeniden Lübnan sediri getirilmişti. Bugün mabedi yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir kuruluş hazırladığı sunağı yine sedirden yapıyor. Bunun yanında İsrail ormancılığı Türkiye ve Lübnan kökenli ‘Cedrus libani’ üzerinde onlarca yıldır çalışıyor. Bunların her biri ayrı ayrı belgelenmiş olgulardır. Bunların gelecekte tek bir mabet projesinde birleşip birleşmeyeceği ise artık tarihî bir bilgi değil, takip edilmesi gereken teo-politik bir araştırma sorusudur” diyordu. Peki inşa edilecek herhangi bir mabedi sedir ağacıyla yapılan ‘Kızıl Düve Ritüeli’ ile nasıl açacaklar? Bu ritüel tam olarak ne? Prof. Dr. Özcan Güngör bunu da anlatarak sözlerini noktaladı.
Alıntı MetniYapay zekâda ‘dev’ler zirvesiÇöp toplarken peşine takıldı, 10 yıldır bırakmıyor! 'Mahmut'u artık nefesinden tanıyorum'
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Çağdaş Dünya Edebiyatı, 21. Yüzyıl Kitaplığı, Türk Edebiyatı Klasikleri, İnceleme-Araştırma-Tarih ve Çocuk dizilerinden yeni kitaplar okuyucularla buluşuyor.
Güneydoğu Asya sineması İstanbul Modern’de
Wed, 23 Sep 2026 15:07:00 +0300
İstanbul Modern Sinema, “Muson Hayalleri” seçkisiyle çağdaş Güneydoğu Asya sinemasından 11 filmi sinemaseverlerle buluşturacak.
Sertab Erener ve Edis aynı sahnede
Wed, 23 Sep 2026 14:47:00 +0300
Türk pop müziğinin sevilen isimleri Sertab Erener ve Edis, Hep Yeni Kal Fest sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.
Gürcistan Devlet Balesi 'Kuğu Gölü' ile Türkiye’de
Wed, 23 Sep 2026 14:20:00 +0300
Klasik bale repertuvarının başyapıtlarından “Kuğu Gölü”, dünyaca ünlü balerin Nina Ananiashvili’nin sanat yönetimindeki Gürcistan Devlet Balesi tarafından İstanbul ve Ankara’da sahnelenecek.
Mahir Elvan’ın iki oyunu tek kitapta toplandı: Filistin'deki direniş ve Yunus Emre'nin arayışı sahneden raflara taşındı
Wed, 23 Sep 2026 14:07:00 +0300
Yazar Mahir Elvan’ın Trabzon Oda Tiyatrosu tarafından sahneye taşınan "Filistin’de Gün Doğumu Gibi" ve "Ben Yunus" adlı tiyatro oyunları, Mitos Yayınları etiketiyle tek bir kitapta bir araya getirildi. Savaşın gölgesindeki umudu ve insanlığın manevi arayışını merkeze alan eserler, okurlara tiyatro metni üzerinden insan odaklı iki farklı yolculuk sunuyor.
İstanbul Havalimanı, ağustos ayında günlük ortalama 1671 uçuş gerçekleştirerek Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.
Şimşek başkanlığında kritik fon toplantısı! 131 fon için yeni süreç
Thu, 24 Sep 2026 10:23:33 GMT
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında, 131 yatırım fonunun tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilecek. Çalışmalarda yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması öncelikli konu olacak.
Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor: Gayrimenkul alım satımında yeni kurallar geliyor
Thu, 24 Sep 2026 08:23:03 GMT
Emlak alım satımında yeni düzenlemeler yolda... 1 Ekim itibarıyla internet ilanları için emlakçıya e-Devlet’ten yetki vermek yetmeyecek, yapılan sözleşmenin de sisteme eklenmesi gerekecek. Türk vatandaşlar için zorunlu olan doğrulama sistemi artık yabancılar için de uygulanacak. İşte detaylar...
Yatırımcı fonu bozup mevduata koştu
Thu, 24 Sep 2026 08:09:05 GMT
Geçtiğimiz hafta yatırım fonlarında yaşanan hareketlilik yatırımcıları mevduata yöneltti. Para piyasası fonlarından 1,8 milyar dolarlık çıkış olurken mevduatta 12 milyar dolarlık artış yaşandı. Bilal Emin Turan, 32 günlük getiride 100 bin lira için para piyasası fonunun 2.680 TL, yüzde 39 faizli mevduatın ise 2.820 TL net getiri sağladığını belirtti. Mevduatta ayrıca TMSF güvencesi bulunurken fonlarda böyle bir garanti olmadığını vurguladı.
MASAK, suç gelirleri ve terör finansmanına karşı tedbirleri artırdı
Thu, 24 Sep 2026 00:18:12 GMT
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu, suç gelirleri ve terörün finansmanıyla mücadele ile ilgili yeni adımlar attı. Birleşmiş Milletler'in yaptırım listesindeki kişi ve kuruluşların finansal işlemlerine anında müdahale edilmesinin önü açıldı. Ayrıca, bankalar, bu kişilerin gerçekleştirmek istediği işlemleri anında MASAK'a bildirmek zorunda olacak.
Mansur Yavaş istifa sebebini açıkladı, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusuna yanıt verdi
Thu, 24 Sep 26 07:49:15 +0300
CHP'den istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yaptığı açıklamada, neden partiden istifa ettiğini açık açık anlattı. Yoluna bağımsız olarak devam etme kararı alan Yavaş, ayrıca Cumhurbaşkanlığı için olası bir çatı adaylığıyla ilgili iddialara da yanıt verdi.
Bahçeli’den Mansur Yavaş’ın istifası sonrası dikkat çeken mesaj
Thu, 24 Sep 26 07:31:54 +0300
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasına ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Yavaş’ın istifasının geniş şekilde gündeme taşınmasına tepki gösteren Bahçeli, "Bu yayınlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletler’deki konuşması ve ABD’deki siyasi temasları mı gölgeleniyor?" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'den ayrıldı
Thu, 24 Sep 26 07:23:45 +0300
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinden "TUR" uçağıyla İstanbul'a gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM kürsüsünden iklim mesajı
Wed, 23 Sep 26 23:58:01 +0300
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri İklim Etkinliği programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır." dedi.
Kılıçdaroğlu'ndan Mansur Yavaş yorumu: "İstifa tek taraflı"
Wed, 23 Sep 26 14:27:01 +0300
Son dakika haberi: ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP üyeliğinden istifa etmesinin ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ilk açıklama geldi.
Avrupa Birliği’nde mısır üretim tahmini sıcak ve kurak havanın etkisiyle 48,6 milyon tona indirildi. Geçen yıla göre yüzde 14’lük düşüş beklenirken Fransa ve Macaristan’daki kayıp, yem maliyetleri üzerinden Türkiye için de risk oluşturuyor.
TÜİK açıkladı! Sektörel güven endeksleri belli oldu
Thu, 24 Sep 2026 10:00:00 +0300
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılının eylül ayına ilişkin sektörel güven endekslerini yayımladı. Buna göre güven endeksi eylülde hizmet sektöründe aynı kalırken perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 arttı ve inşaat sektöründe yüzde 0,2 azaldı
Yapay zekâ kariyer düzenini değiştiriyor: Unvan değil sonuç öne çıkıyor
Thu, 24 Sep 2026 10:00:00 +0300
Yapay zekâ şirketlerde yalnız işleri hızlandırmıyor, çalışma düzenini de değiştiriyor. BCG’nin 50 şirketi incelediği araştırmada görev tanımlarından karar yetkisine kadar sistem değişirken, ücrette kıdem yerine yaratılan etki öne çıkıyor.
Fed değil petrol belirliyor: Tahvil piyasasında dikkat çeken hesap
Thu, 24 Sep 2026 09:58:00 +0300
ABD tahvil faizlerinde yükseliş sürerken ekonomist Steven Blitz, piyasadaki hareketin petrol fiyatlarıyla giderek daha fazla bağlantılı hale geldiğini belirtti. Analizde petrol ile 10 yıllık tahvil faizi arasındaki dikkat çeken ilişki ortaya konuldu.
Dünyanın en büyük bakır madeninde üretim durdu: Arz riski büyüdü
Thu, 24 Sep 2026 09:52:00 +0300
Bakır piyasasında arz baskısını artırabilecek yeni bir gelişme yaşandı. BHP’nin Şili’de işlettiği dünyanın en büyük bakır madeni Escondida’da ölümcül kazanın ardından tüm faaliyetler durduruldu. Üretimin ne zaman başlayacağı açıklanmadı.
Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss
Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed
ABD-İran temaslarına rağmen Hürmüz Boğazı belirsizliği petrolü yükseltti: Son durum ne?
Thu, 24 Sep 2026 10:23:00 +0300
Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 103,65 dolardan işlem görüyor.
Dün 103,86 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 103,08 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.58 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,55 artarak 103,65 dolar oldu.
Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün kasım vadeli varil fiyatı da 92,65 dolar olarak belirlendi. Fiyatlardaki kısmi yükselişte, ABD ve İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temaslara karşın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin belirsizlik ve bölgede devam eden güvenlik riskleri etkili oluyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada ülkesinin diplomasiye hazır olduğunu ancak ABD'nin tehdit ve baskılarına karşı savaştan korkmadıklarını söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de İran'ın New York'ta Katar arabuluculuğuyla ABD ile temas kurduğunu ve Tahran'ın şartlarını ilettiğini açıkladı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai de İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin ABD heyetiyle yaptığı dolaylı görüşmeye ilişkin, Hürmüz Boğazı'nın açılmasından önce İran'ın sunduğu 7 şartın ABD tarafından 3 veya 4 gün içinde uygulanması gerektiğini, ardından İran'ın atacağı adımların belli olacağını ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, New York'taki görüşmeyi "atılım" olarak nitelendirmeyeceğini ancak görüşmenin gerçekleşmiş olmasının önemli olduğunu belirterek, İran'la yapılacak anlaşmanın zaman içinde yoğun bir çalışma gerektireceğine de işaret etti.
ABD Başkanı Donald Trump da BM 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İran'la anlaşma yapma ya da bu ülkeyi "yok etme" yönünde bir karar verme sürecinde olduğunu belirterek, 3 Kasım'daki seçimlerin hemen ardından İran'la bir anlaşmaya varılacağına inandığını söyledi.
Bu gelişmeler, taraflar arasında temasların sürmesine rağmen Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesine ilişkin bir uzlaşının henüz sağlanamadığına işaret ediyor. Öte yandan, İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) dün güvenlik kaynaklarına dayandırdığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda bir kargo gemisinin vurulduğunu bildirdi.
Arz tarafında ise Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'na ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Ülkenin Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı üzerinden ihracat yapılmasını sağlayan hatta petrol akışının düşük seviyede yeniden başladığına yönelik haberler, arz endişelerini hafifleterek fiyatların yükselişini sınırlıyor. Brent petrolde teknik olarak 105,33 doların direnç, 99,38 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.
Sektörel güven endeksleri açıklandı: Perakende yükseldi, inşaat geriledi
Thu, 24 Sep 2026 10:21:00 +0300
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin sektörel güven endeksi verilerini açıkladı. Eylülde hizmet sektöründe güven endeksi değişmezken, perakende ticarette yüzde 1,1’lik artış kaydedildi. İnşaat sektöründe ise güven endeksi yüzde 0,2 geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Eylül ayına ilişkin Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri verilerini yayımladı.nbsp;
Buna göre, güven endeksi hizmet sektöründe aynı kalırken, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 arttı. İnşaat sektöründe ise yüzde 0,2 oranında azaldı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre hizmet sektöründe aynı düzeyde kalarak 111,9 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 oranında artarak 111,3 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 0,2 oranında azalarak 83 değerini aldı.
Güven endeksleri 0 ile 200 arasında hesaplanıyor. Endeksin 100'ün üzerinde olması sektöre ilişkin iyimser bir görünümü, 100'ün altında kalması ise kötümser bir görünümü ifade ediyor.
Ağustos ayında Avrupa'nın en yoğun havalimanı belli oldu
Thu, 24 Sep 2026 10:12:00 +0300
İstanbul Havalimanı, ağustos ayında günlük ortalama 1671 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.
Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) ağustos ayına ilişkin "Avrupa Aylık Ağ Operasyonları Raporu" yayımlandı.
Rapora göre, İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1671 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.
İstanbul Havalimanı'nı günlük 1424 uçuşla Paris Charles de Gaulle, 1418 uçuşla Amsterdam, 1330 uçuşla Londra Heathrow ve 1321 uçuşla Frankfurt havalimanları takip etti.
Antalya Havalimanı da günlük 1040 uçuşla Avrupa'nın en yoğun 8'inci havalimanı olarak belirlendi.
Sermaye piyasası soruşturması: 3 şüpheli daha tutuklandı
Thu, 24 Sep 2026 10:06:00 +0300
İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan toplam 3 şüpheli daha tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.
Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanmaları talep edilen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı. Hakimlik, 3 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verdi.
Soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.
Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturma kapsamında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.
Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.
Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 14 zanlı daha yakalanmıştı. Dün adliyeye sevk edilen ve tutuklanmasına karar verilen 14 zanlının isimler şöyle sıralanmıştı:
"Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey." Soruşturma kapsamında toplam 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.
16 sektör, 137 faaliyet, 6 çevresel hedef: Türkiye Yeşil Taksonomisi yayımlandı
Thu, 24 Sep 2026 10:00:00 +0300
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği’nin hayata geçirildiğini duyurdu. 16 sektör, 137 ekonomik faaliyet, 6 çevresel hedef ve 3 temel şartı kapsayan düzenlemeyle sürdürülebilir yatırımların önünün açılması ve sanayicilerin uluslararası yeşil finansmana erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir adımı daha hayata geçirdiklerini duyurdu.
Kurum, 16 sektör, 137 ekonomik faaliyet, 6 çevresel hedef ve 3 temel şartı kapsayan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği sayesinde sürdürülebilir yatırımların önünün açılacağını ve sanayicilerin uluslararası yeşil finansmana erişiminin kolaylaşacağını ifade etti.
Yeşil Taksonomi ne sağlayacak?
Konuyla ilgili sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yapan Bakan Kurum, düşük karbonlu ekonomiye geçişi kolaylaştırmak ve Avrupa Birliği’nin iklim değişikliği standartları ile politikalarına uyum sağlamak amacıyla ulusal bir Yeşil Taksonomi Mevzuatı hazırlandığını kaydederek, şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye’nin Ulusal Yeşil Taksonomisi hazır
Düşük karbonlu ekonomiye geçişi kolaylaştırmak ve Avrupa Birliği’nin iklim değişikliği standartları ile politikalarına uyum sağlamak amacıyla ulusal bir Yeşil Taksonomi Mevzuatı hazırlandı.
Yeşil Taksonomi kapsamı
16 sektör 137 ekonomik faaliyet
Yeşil Taksonomi ne sağlayacak?
Hangi yatırımların çevresel açıdan sürdürülebilir olduğunu belirleyen nitelikler ortaya konacak.
Uluslararası yeşil finansmandan daha fazla pay alabilmeyi sağlayacak.
Piyasada şeffaflığı artırarak “yeşile boyama” (greenwashing) riskini engelleyen ortak uygulama kriterleri belirlenecek."
6 çevresel hedef
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği kapsamında ekonomik faaliyetler için 6 çevresel hedef belirlendiği kaydedilen paylaşımda, bu hedeflerin sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu olduğu belirtildi.
Uyumluluk için 3 temel şart aranacak
Bir ekonomik faaliyetin Yeşil Taksonomiye Uyumlu olarak nitelendirilebilmesi için aranacak 3 şart şöyle sıralandı:
"Bir ekonomik faaliyetin “Yeşil Taksonomiye Uyumlu” olarak nitelendirilebilmesi için belirlenen teknik tarama kriterleri çerçevesinde 3 şartı eş zamanlı sağlaması gerekecek.
1- Önemli Katkı 6 çevresel hedeften en az birine önemli ölçüde katkı sağlanmalıdır.
2- Önemli Zarar Vermeme Diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli ölçüde zarar verilmemelidir.
3- Asgari Sosyal Koruma Asgari sosyal koruma önlemlerine ve standartlarına uyum sağlanmalıdır."
Raporlama yükümlülükleri ve uygulama takvimi
Yönetmelik kapsamında reel sektör ile finans sektörünün raporlama süreçlerine ilişkin uygulanacak esaslar da belirlendi:
"Reel sektörün raporlama usul ve esasları İklim Değişikliği Başkanlığı, finans sektörünün raporlama usul ve esasları ve raporlama şablonları ise SPK, BDDK ve SEDDK tarafından belirlenecek.
Reel sektör için gönüllü raporlama:
Yasal zorunluluk yoktur. Ancak bankalardan ve finans kuruluşlarından yeşil finansman talep eden şirketlerden raporlama talep edilebilecek.
Finans sektörü zorunlu raporlama:
Finans sektörü, 1 Ocak 2029 tarihinden itibaren raporlama yapmakla yükümlü olacak."
Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir adımı daha hayata geçiriyoruz.
16 sektör, 137 ekonomik faaliyet, 6 çevresel hedef ve 3 temel şart ile hazırladığımız Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliğimiz sayesinde;
Güven endeksinde sektörler ayrıştı: Perakende yükseldi inşaat geriledi
Thu, 24 Sep 2026 10:13:26 +0300
Eylül ayına ilişkin güven endeksi verileri sektörlerdeki farklı seyri ortaya koydu. Hizmet sektöründe değişim yaşanmazken perakende ticarette güven arttı, inşaat sektöründe ise sınırlı gerileme kaydedildi.
Bu baharatlara dikkat: 3 üründe yasaklı boya bulundu
Thu, 24 Sep 2026 09:42:38 +0300
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın son gıda denetimleri dikkat çeken sonuçları ortaya çıkardı. Üç farklı baharat ürününde yasaklı boya tespit edilirken, bir safran ürünü de taklit ve tağşiş listesine dahil edildi.
Akaryakıtta büyük indirim: Tabela bir kez daha değişti motorinin litresi kritik seviyenin altına indi
Thu, 24 Sep 2026 09:39:15 +0300
Küresel piyasalarda brent petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, uzun süredir yüksek seyreden akaryakıt tabelalarını bir kez daha hareketlendirdi. Son dönemde kritik eşikleri aşarak araç sahiplerinin bütçesini zorlayan motorin fiyatlarında ibre bu kez tersine döndü ve beklenen indirim pompaya yansıdı. Litre fiyatında yaşanan dikkat çekici gerilemeyle birlikte istasyonlardaki tarife baştan sona değişti. İşte benzin, motorin ve LPG fiyatlarında son durum ve detaylar
Altında 4 bin 300 dolar barajı yıkıldı: İşte ibreyi aşağı çeviren neden
Thu, 24 Sep 2026 09:13:28 +0300
Altın, doların ve tahvil getirilerinin güçlenmesiyle düşüş trendini sürdürüyor.
Kayısıya rakip oldu: 60 yıllık antep fıstığı ağaçları altın değerinde ürün veriyor
Thu, 24 Sep 2026 09:12:04 +0300
Malatya'nın Darende ilçesinde yaklaşık 60 yıl önce kayısıya alternatif ürün arayışı kapsamında toprakla buluşturulan Antep fıstığı ağaçları, üreticilerin önemli gelir kaynaklarından biri oldu.
Meta'dan IMAX destekli yeni sanal gerçeklik gözlüğü: Meta VR Glasses
Thu, 24 Sep 2026 07:00:00 +0000
Meta, Connect 2026 etkinliğinde yeni sanal gerçeklik cihazı Meta VR Glasses'ı tanıttı. Şirketin önceki Quest başlıklarından farklı olarak gözlük formunda tasarladığı cihaz, yaklaşık 100 gram ağırlığın...
Meta, Connect 2026 etkinliğinde yeni sanal gerçeklik cihazı Meta VR Glasses'ı tanıttı. Şirketin önceki Quest başlıklarından farklı olarak gözlük formunda tasarladığı cihaz, yaklaşık 100 gram ağırlığında. Meta, böylece sanal gerçekliği uzun süre takılması daha kolay bir cihazla sunmayı amaçlıyor. Gözlük, 2027 ilkbaharında 1299,99 dolardan başlayan fiyatlarla satışa çıkacak.
Donanımı iki parçaya ayırıyor
Meta VR Glasses'ın hafifliğinde, donanımın iki parçaya ayrılması etkili. Ekranlar ve sensörler gözlükte bulunurken işlemci, batarya ve depolama birimi kabloyla bağlanan ayrı bir modülde yer alıyor. Kullanıcılar bu modülü ceplerine ya da çantalarına takabilecek. Meta'ya göre magnezyum alaşımlı gözlük, Quest 3'ten beş kat daha hafif. Yanlarının açık olması ve çevreyi gösteren kameraları sayesinde kullanıcılar gözlüğü takarken etraflarında olup biteni de görebilecek.
Gözlükte mikro OLED panellerden oluşan, Meta'nın "5K Infinite Display" adını verdiği ekran sistemi kullanılıyor. Şirket, görüntünün derece başına 37 piksel yoğunluğuna sahip olduğunu belirtiyor. Dolby Vision desteğine, gözlüğün çerçevesine yerleştirilmiş Dolby Atmos destekli ses sistemi eşlik ediyor. Snapdragon Reality Elite işlemciden güç alan cihazın bataryası, Meta'nın verdiği bilgiye göre yüksek çözünürlüklü içerikleri üç saate kadar kesintisiz oynatabiliyor.
IMAX Enhanced sertifikalı
Meta'nın duyurusunda sinema deneyimi öne çıkıyor. Şirket, Meta VR Glasses'ı IMAX Enhanced sertifikası alan ilk VR cihazı olarak tanımlıyor. Bu sayede seçili filmler, IMAX'e özgü genişletilmiş görüntü oranıyla evde izlenebilecek. Disney ile yapılan iş birliği kapsamında Disney+ aboneleri de kasım ayından itibaren The Avengers ve Black Panther gibi bazı filmleri belirli ülkelerde 3D olarak izleyebilecek. Bu özelliğin Türkiye'de sunulup sunulmayacağı ise açıklanmadı.
Gözlük satışa çıktığında Disney Immersive Cinema by ILM uygulaması üzerinden Avengers: Infinity War ve Star Wars: A New Hope gibi filmlerin farklı sürümleri de erişilebilir olacak. Meta, bu sürümlerde izleyicinin çevresinin filme uygun görsel efektler ve mekanlarla deneyimin parçası haline geleceğini söylüyor. Şirket ayrıca spor yayınlarına yatırım yapıyor. Meta VR Glasses'ın çıkışından sonra iş ortakları aracılığıyla yılda 100'den fazla sürükleyici canlı spor etkinliği sunmayı planlıyor.
Mac veya Windows cihazlar gözlüğe bağlanabilecek
Cihaz yalnızca içerik izlemek için tasarlanmadı. Kullanıcılar sanal ekranlarda çalışabilecek, Mac veya Windows bilgisayarlarını gözlüğe bağlayabilecek ve Meta Quest oyun kataloğuna erişebilecek. Meta, çıkışta yalnızca el hareketleriyle oynanabilen 75’ten fazla oyunun bulunacağını belirtiyor. İşletim sistemine entegre edilen Meta AI ise film açma, uygulama başlatma ve arama yapma gibi işlemler için sesli komutları destekleyecek. Meta'nın tanıttığı bir diğer özellik, görüntülü görüşmelerde kullanıcının ifadelerini yansıtan dijital bir "hologram" oluşturulması.
Meta VR Glasses, şirketin VR cihazlarını daha hafif bir biçimde sunma girişimi. Ancak deneyimin işlemci ve bataryayı taşıyan kablolu bir modüle bağlı olması, gözlüğün günlük kullanımda nasıl karşılanacağını belirleyecek ayrıntılardan biri.
Görseller: Meta
New HR Summit 2026'da çalışan ekonomisinin değişimi konuşuldu
Wed, 23 Sep 2026 13:18:02 +0000
Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 güçlü bir katılımla devam ediyor. Crenvo İK Webrazzi Operasyonlar VP'si ve İK Başkanı Selen Akarçay moderatörlüğünde, Ace Games İns...
Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 güçlü bir katılımla devam ediyor. Crenvo İKWebrazzi Operasyonlar VP'si ve İK Başkanı Selen Akarçay moderatörlüğünde, Ace Games İnsan ve Kültür Direktörü Nil Üngeldi ile LUVU Kurucu Ortağı Serkan Kocaman'ın katıldığı "Çalışan Ekonomisi Nasıl Değişiyor?" başlıklı oturumla New HR Summit 2026 sahnesinde gerçekleşti.
Serkan Kocaman, çalışan ile şirket arasındaki en büyük değer değişiminin sahiplenme duygusu etrafında şekillendiğini belirtti. Kişilerin artık aidiyet hissetmedikleri kurumlarda çalışmak yerine, kendi özgürlüklerini ve karar alma süreçlerini merkeze koyarak bağımsız değer üretmeye yöneldiklerinin altını çizdi. Bu durumun, organizasyonlar için en büyük zorluklardan biri olduğunu ifade eden Kocaman, önümüzdeki dönemde şirket-çalışan ilişkisinin köklü bir dönüşüm geçireceğinin de altını çizdi.
Nil Üngeldi ise bu değişimin yetenek çekme ve elde tutma süreçlerini nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlerini bildirerek konuşmaya başladı. Adayların artık sadece maaş gibi temel faktörlere değil; kurum kültürü, takım dinamikleri ve kendilerine sunulan gelişim fırsatlarına odaklandığını belirtti.
Mevcut performans ve kariyer sistemlerinin hala fazla geleneksel ve doğrusal olduğunu belirten Üngeldi, kariyer gelişiminin her zaman yönetici olmak anlamına gelmediğini, çalışanlara yatay büyüme ve farklı projelerde sorumluluk alma imkanı sunan daha kişiselleştirilmiş sistemlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Oturumun son bölümünde Serkan Kocaman, şirketlerin değişmekte en çok zorlandığı konunun çalışana seçme özgürlüğü tanımak olduğunu vurguladı. Sadece masadaki imkanlarla değil, çalışanın zihnindeki refah ile ilgilenilmesinin performansı doğrudan artırdığına dikkat çekti. Sonuç olarak, çalışanlara sunulan yan hakların, onların entelektüel beklentileri, sosyal hayatları ve bireysel ihtiyaçlarına göre çeşitlendirilmesi gerektiği ortak bir görüş olarak öne çıktı.
Öner Piyade çalışan bağlılığının yeni ekosistemini anlattı
Wed, 23 Sep 2026 12:45:00 +0000
İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 etkinliği Wyndham Grand İstanbul Levent'te tüm hızıyla devam ediyor. "Bir Yemek Hakkından Fazlası: Çalışan Bağlılığının Yeni Eko...
İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 etkinliği Wyndham Grand İstanbul Levent'te tüm hızıyla devam ediyor. "Bir Yemek Hakkından Fazlası: Çalışan Bağlılığının Yeni Ekosistemi" başlıklı oturumda, Setcard Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Öner Piyade tarafından gerçekleştirilen sunumda geleneksel yemek kartı algısının ötesine geçen yeni nesil yan hak platformlarının detayları paylaşıldı.
Yemek kartı pazarının domine olmuş bir pazar olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Öner Piyade, kurumsal şirketler açısından yan hakların yönetiminde üç temel dinamiğin öne çıktığını aktardı. Bu süreçte şirketlere sunulan prim muafiyeti avantajı maliyet yönetimini desteklerken, sağlanan operasyonel verimlilik ve ölçülebilirlik insan kaynakları departmanlarının yaklaşık 30 yıllık süreçte iş yükünü hafiflettiğini vurguladı. Piyade'nin üstünde durduğu bu yapı, kurumsal faydanın sadece çalışan tarafında değil şirket yönetimi tarafında da güçlü bir zemin bulmasını sağlıyor.
Çalışan cephesinde ise beklentilerin kurumsal şirketlere göre çok daha çeşitli bir hal alıyor. Sadece yemek değil market, giyim, ev tekstili, teknoloji, tatil ve akaryakıt gibi geniş bir yelpazeye yayılan yan haklar, personelin günlük hayatının her alanına dokunduğunu iletti.
İdeal bir yan hak platformunun, kuruma uyum sağlayan esnek bir yapıda olması gerektiğini belirten Piyade, çalışana seçim özgürlüğü sunmanın öneminin de altını çiziyor. Farklı kuşakların ve yaşam biçimlerinin ihtiyaçlarına cevap veren bu kapsayıcı ekosistem, çalışanların kendilerine sunulan hakları bireysel yaşam tarzları doğrultusunda değerlendirebilmesine olanak tanıdığını iletti.
MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam, çalışan odaklı yan hakların dönüşümünü anlattı
Wed, 23 Sep 2026 11:30:44 +0000
İnsan kaynakları dünyasını bir araya getiren New HR Summit 2026’nın konuşmacıları arasında MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam da yer aldı. “Çalışan Odaklı Yan Haklar: Yeni Nesil Yan Hakların...
İnsan kaynakları dünyasını bir araya getiren New HR Summit 2026’nın konuşmacıları arasında MultiSport Ülke Satış Direktörü Burak Alaçam da yer aldı. “Çalışan Odaklı Yan Haklar: Yeni Nesil Yan Hakların Dönüşümü” başlıklı sunumunda Alaçam, spor ve aktif yaşam olanaklarının çalışanlara sunulan yan haklar içindeki yerini, MultiSport’un Türkiye verileri ve kullanım modeli üzerinden değerlendirdi.
Sunumda öne çıkan konulardan biri, yan hakların kurum kültürüyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yapıda sunulması oldu. MultiSport’un yaklaşımı, çalışanların farklı spor tesislerine erişimini sağlarken bu imkânın kişisel alışkanlıklara ve şirket içindeki ortak aktivitelere dönüşmesini de kapsıyor. Çalışanların Yüzde 82'si çalışanların aktivteyi desteklemesini arzu ettiği belirtildi.
Türkiye’deki yolculuğuna 2021’de başlayan MultiSport, sunumda paylaşılan verilere göre 36 şehirde, yaklaşık 5 bin 3 binden fazla şirket ve 100 bin kullanıcıya ulaşmış durumda. İki sene önce yaklaşık 12 bin kullanıcıya ulaştığını belirten Alaçam, geçen yıl yaklaşık 30 bin kullanıcıya ulaşıldığını ifade etti. Tek kartla binlerce tesiste 80’den fazla aktiviteye erişim sunan şirket, çalışanların farklı ilgi alanlarına ve günlük programlarına uygun seçeneklerden yararlanmasını hedefliyor. Alaçam, ofis çalışanlarının 10-12 saat ofis başında aktif bir çalışma gerçekleştirildiğini bu nedenle aktif hayatın önem kazandığını vurguladı.
Sunumda yer alan verilere göre MultiSport kullanıcılarının aylık ortalama tesis ziyaret sayısı ise 10 seviyesinde. MultiSport Türkiye’nin 2026 kullanıcı verileri, spor alışkanlıklarının tatil döneminde de devam ettiğine işaret ediyor. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgesindeki şehirlerinde İstanbul merkezli kullanıcıların aktivite kullanımı gerçekleştirdiği belirtildi. Sunumda, düzenli spor yapanların yüzde 85’inin tatilde de spor rutinini sürdürdüğü bilgisi paylaşılırken yazın öne çıkan dört aktivitesi kürek, yüzme, paddle board ve dragon boat olarak sıralandı. Bu çeşitlilik, sunumun farklı ilgi alanlarına hitap eden yan haklar yaklaşımını da destekleyen örnekler arasında yer aldı.
Modelin işverenler açısından öne çıkan özellikleri arasında esneklik ve erişilebilirlik bulunuyor. Taahhüt olmadan aylık olarak sisteme katılma, sistemden çıkma ve üyeliği dondurma seçenekleri sunulurken kullanıcılar ay boyunca her gün farklı tesis ve aktiviteleri deneyimleyebiliyor.
Sunumun kurum kültürüne odaklanan bölümünde ise “Başlat, Sürdür, Yay” yaklaşımı öne çıktı. İlk aşamada çalışanların sisteme katılımı ve şirket içi lansman yer alırken devamında kullanımın kişisel ritme uygun biçimde sürdürülmesi hedefleniyor. Takım aktiviteleri ve kurum içi meydan okumalar da bu alışkanlığın şirket geneline yayılması için önerilen uygulamalar arasında bulunuyor. Böylece spor imkanının, çalışanların bireysel olarak kullandığı bir yan hakkın yanında ekiplerin birlikte katılabileceği bir deneyime dönüşmesi amaçlanıyor.
MultiSport’un gelecek dönem odağında ise daha fazla şehre ulaşmak, tesis ağını derinleştirmek ve kullanıcı deneyimini geliştirmek yer alıyor. Şirket, bu hedeflerle hareketi iş dünyasının merkezine taşıma yaklaşımını daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı amaçlıyor.
İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızın konuşmacılarından MetropolCard İş Geliştirme ve Bireysel Kamu Müdürü Damla Ataş Ural, ...
İnsan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansımızın konuşmacılarından MetropolCard İş Geliştirme ve Bireysel Kamu Müdürü Damla Ataş Ural, “Dijital Adımlar, Sürdürülebilir Etki” başlıklı sunumuyla sahnedeydi.
"Artık mesele dijital olup olmamak değil, dijitali ne için kullandığımız." diyen Ataş Ural, şirketin çalışan deneyimi ve iş geliştirme yaklaşımını bu sözlerle özetledi. Ural, MetropolCard'ın yemek kartı alanındaki konumunu korurken çalışan faydalarını seyahat, mobilite ve alışveriş gibi farklı alanlara taşımaya odaklandığını belirtti.
Damla Ataş Ural, çalışanların ihtiyaçlarının tek tip fayda paketleriyle karşılanamayacağını ifade ederek, çalışan deneyiminin kişiselleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Ataş Ural, QR ödeme ve dijital cüzdan gibi özelliklerin yanı sıra farklı kullanım senaryolarını da aynı kullanıcı yolculuğunda bir araya getirdiklerini söyledi.
Şirketin dijital altyapısının çalışan faydalarının kullanım alanlarını genişletmek için önemli bir rol oynadığını belirten Ataş Ural, MetropolCard bakiyesinin kullanıcılar arasında transfer edilebilmesine de örnek verdi. Deneyimli yönetici teknolojinin kullanıcı tarafından mümkün olduğunca görünmez olması gerektiğini ve iyi teknolojinin kendisini değil, sağladığı kolaylığı hissettirdiğini ifade etti.
MetropolCard'dan elektrikli araç şarj ekosistemine PowerPay adımı
MetropolCard'ın çalışan faydalarını farklı sektörlere taşıma stratejisinin örneklerinden biri ise PowerPay oldu. Şirket, yemek kartı bakiyesinin elektrikli araç şarj ekosisteminde kullanılabilmesi için çalışmalar yürütüyor.
Ataş Ural, PowerPay ile MetropolCard'ın dijital ödeme, kullanıcı deneyimi ve hizmet altyapısı konusundaki yetkinliklerini mobilite alanına taşıdıklarını belirtti. Şirketin önümüzdeki dönemde bu modeli kurumsal tarafa genişletmeyi ve mobilite ile filo yönetiminin tek noktadan kullanılabildiği, harcamaların yönetilebildiği bir çözüm geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.
MetropolCard'ın seyahat alanındaki adımlarından biri de Bilet.com iş birliği oldu. Bu iş birliğiyle kullanıcıların uçak, otobüs ve feribot seyahatlerinde farklı avantajlardan yararlanabilmesi hedefleniyor. Damla Ataş Ural, Bilet.com iş birliğinin yalnızca yeni bir hizmet alanı eklemekten ibaret olmadığını, MetropolCard ekosisteminin sınırlarını genişletme yaklaşımının bir parçası olduğunu belirtti.
Sürdürülebilirlik ve yapay zeka odağı MetropolCard'ın büyüme stratejisinde sürdürülebilirlik de önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Ataş Ural, şirketin 2023'ten bu yana sürdürülebilirlik performansını kamuoyuyla paylaştığını, 2025 yılında ise süreçlerini Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) çerçevesinde ileriye taşıdığını ifade etti.
Şirketin WWF-Türkiye ile Yeşil Ofis programını yürüttüğünü aktaran Ataş Ural, dijitalleşmenin çevresel etkilerini ölçtüklerini ve karbon ayak izlerini takip ettiklerini söyledi. MetropolCard'ın önümüzdeki dönemde odaklanacağı alanlardan biri de yapay zeka olacak.
Ataş Ural, yapay zekayı yalnızca bir teknoloji trendi olarak değil, şirketin gelecekte nasıl değer üreteceğini şekillendirecek stratejik alanlardan biri olarak konumlandırdıklarını belirtti. Bu kapsamda teknoloji altyapısını ve yetkinliklerini geliştirmeye devam eden şirket; kullanıcı ihtiyaçlarını daha doğru anlamayı, deneyimi kişiselleştirmeyi ve doğru faydayı doğru zamanda sunmayı hedefliyor.
Damla Ataş Ural, geleceğin çalışan deneyiminin daha akıllı, kişiselleştirilmiş ve akışkan bir yapıya sahip olacağını ifade etti. MetropolCard'ın önümüzdeki dönemdeki yaklaşımını ise "Hayat nereye gidiyorsa faydayı da oraya taşıyacağız." sözleriyle özetleyen Ataş Ural, şirketin yemek kartı alanındaki konumunu korurken mobilite, seyahat ve diğer günlük ihtiyaç alanlarında yeni iş birlikleri ve kullanım senaryoları geliştirmeye devam edeceğini belirtti.
Investing in pet veterinary care in Moscow can be a lucrative opportunity for those looking to enter the pet care industry in a rapidly growing market. Moscow, the capital city of Russia, is home to a large and growing pet population, with an increasing number of pet owners seeking high-quality veterinary services for their beloved companions. As more people treat their pets as members of the family, the demand for advanced and specialized veterinary care is on the rise.
Pets are an essential part of our lives, providing companionship, love, and joy. As pet owners, it is our responsibility to ensure that our beloved furry friends receive proper care, including veterinary services. In Moscow, the capital city of Russia, pet owners have access to a wide range of veterinary clinics and services to help keep their pets healthy and happy.
Investing in a pet veterinary business can be a fulfilling and lucrative venture for animal lovers and entrepreneurs alike. However, like any business endeavor, it's important to consider the financial aspects of such an investment, including taxes.
When it comes to ensuring the health and well-being of our furry friends, pet veterinary care is undeniably crucial. Just like humans, pets require regular check-ups, vaccinations, and treatment for any health issues that may arise. However, the cost of veterinary care can add up quickly, making it important to consider the best investment strategies for ensuring that your pet receives the care they need without breaking the bank.
When it comes to investing in Moscow, there are a variety of perspectives and controversies surrounding the topic. Moscow, being the capital and largest city of Russia, offers numerous opportunities for investment across different industries. However, there are also concerns and controversies that investors should consider before taking the plunge.