İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.
Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.
E-Vergi Levhası Nedir Ve Nasıl Sorgulanır?
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
İşletmeler için vergi levhası olmazsa olmazlar arasında yer alır. İşletmelerin vergiye tabi olan kazanç miktarını ve buna karşılık gelen vergi tutarını belirleyen belgeye işletmelerin de sahip olması gerekir. Önceden vergi levhasının işletmenin duvarında rahatça okunabilir bir şekilde asılı olması zorunluluğu bulunuyordu. Fakat 2011 yılında yapılan yasa değişikliği sonrasında bu kural kaldırıldı. E-Vergi levhası nedir ve nasıl sorgulanır? İşte, merak edilen tüm detaylar.
Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.
Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.
Adana'da yolcu otobüsünün, alt geçidin duvarına ve yön tabelasının direğine çarpması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi yaralandı. Ön kısmı demir yığınına dönen otobüste sıkışarak yaralanan şoför, itfaiye erlerinin yaklaşık 2 saat süren çalışmasıyla çıkarıldı.
Beyoğlu'nda fuhuş pazarlığı dronla tespit edildi
Sun, 27 Sep 2026 04:37:16 Z
İstanbul Beyoğlu'nda 'huzur ve asayiş' denetimi kapsamında, çok sayıda umuma açık eğlence mekanı ile aralarında otellerin de bulunduğu birçok noktada denetim gerçekleştirildi. Denetimler sırasında bir sokaktaki fuhuş pazarlığı ise dronla tespit edildi. Denetimler sonucu çok sayıda kişi gözaltına alınırken, bazı işletmeler mühürlendi.
Türklerin akşam yemeği: Tavuk pilav
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 Z
TPF’nin 1 milyon alışveriş fişini inceleyerek hazırladığı tüketim raporu, Türklerin akşam yemeği mönüsünü de ortaya çıkardı. Türkler, akşam yemeği için en çok tavuk, pirinç ve yoğurt alıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM’de soykırım şebekesine tokat indi
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 Z
21. MÜİSAD İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya görevinden ayrıldı
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 Z
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, hakkında gündeme gelen fon iddialarıyla ilgili sağlıklı bir araştırma yapılması amacıyla tüm görevlerinden affını Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’dan istediğini açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kaya, şunları söyledi:
7 fon incelemeye alındı: Son 3 aydaki çıkışlar mercek altında
Sun, 27 Sep 2026 02:43:46 +0300
Fon soruşturmasında geriye dönük inceleme başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 yatırım şirketinin kayıtlarını istedi. MKK’dan fonların kuruluşundan tasfiyesine kadar yatırımcı hareketleri ile...Devamı için tıklayınız
Fon soruşturmasında yeni adım: 46 şirket, 18 fon ve 42 kişinin mal varlığı donduruldu
Sun, 27 Sep 2026 02:40:28 +0300
Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmasında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu, daha önce haklarında herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında ise yurtdışına...Devamı için tıklayınız
Yılmaz: Sermaye piyasalarında yapısal bir soruna işaret etmiyor
Sun, 27 Sep 2026 02:37:54 +0300
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon krizinin sermaye piyasalarında yapısal bir soruna işaret etmediğini söyledi. Yılmaz, sorunun geçici ve kısıtlı bir alanda ortaya çıktığını belirterek kurumların...Devamı için tıklayınız
Görevlerinden affını istedi
Sun, 27 Sep 2026 02:28:14 +0300
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, partideki görevlerinden affını istedi. Kendisiyle ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulmasının son derece önemli olduğunu belirten Kaya, "Sürecin...Devamı için tıklayınız
Suriye’ye Türkiye modeli gelecek
Sun, 27 Sep 2026 02:24:54 +0300
Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Bakanlığı yetkilisi Ali Alhamad, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde Türk yatırımcıların önemli rol oynayacağını belirterek, yatırımcıları destekleyecek yeni mevzuat...Devamı için tıklayınız
Aile Festivali’nde topluma güçlü mesaj: Evlerimiz çocuk cıvıltılarıyla dolsun
Sun, 27 Sep 2026 03:27:15 +0300
İstanbul’da düzenlenen Aile Festivali’nde zayıflayan bağlara ve azalan çocuk sayılarına dikkat çekildi. Festivalde, güçlü bir toplum için ailenin yeniden merkeze alınması gerektiği vurgulandıDevamı için tıklayınız
222 bin gencimize destek verdik
Sun, 27 Sep 2026 03:14:36 +0300
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye'de 222 bin gencimizi Aile ve Gençlik Fonu destekleriyle evlendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Evlenen çiftlere ilk çocuk için 5...Devamı için tıklayınız
Türkiye’nin rotası istikrar ve büyüme
Sun, 27 Sep 2026 01:15:59 +0300
Başkan Erdoğan: Bir yandan bölgeye ve insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan Türkiye’yi risk ve tehdit ortamından uzak tutacak ekonomi politikalarını kararlılıkla hayata...Devamı için tıklayınız
Türkçe 10 ülkede sınıflara girdi
Sun, 27 Sep 2026 01:10:28 +0300
Yunus Emre Enstitüsü'nün "Tercihim Türkçe Projesi" ile Türkçe, yurtdışında 10 ülkede 245 okulda öğrencilerle buluştu. Türkçe; Polonya, Ukrayna, Romanya, Tayland, Bosna Hersek, Gürcistan, Arnavutluk, Kosova,...Devamı için tıklayınız
Yağlı güreş kupasında Başkan’a altın kemer
Sun, 27 Sep 2026 01:08:08 +0300
Başkan Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde 57 yıl aradan sonra ilk kez düzenlenen Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı takip etti. Final öncesinde alana gelen Erdoğan, başpehlivanlar...Devamı için tıklayınız
Albümleri milyonlar satan, şarkıcılığı zirvede olan, oyunculuğu Oscar ile ödüllendirilen, hem sahnede hem özel hayatında hep uç noktalarda gezinen ABD’li şarkıcı Lady Gaga, en beklenmedik dönüşümünü gerçekleştirerek geleneksel bir anne oldu. Bir aile kurmak istediğini hep söyleyen Lady Gaga (40) ile Silikon Vadisi’nden teknoloji milyoneri nişanlısı Michael Polansky’nin (42) kızları Rose Bean’ın üç ay önce taşıyıcı anneden dünyaya geldiği belirtiliyor.
Sıradan yeni hayat
Çift hafta içi Rose bebeği San Francisco’nun kuzeyindeki varlıklı Ross köyünde gezdirirken fark edilmediler bile. Çünkü sahnede ve etkinliklerde görkemli kostümleriyle, yüksek topuklu ayakkabılarıyla, abartılı makyajı ve saç stilleriyle bilinen Lady Gaga’dan oldukça uzak bir imaj sergiliyordu köyde kucağında bebeği, yanında nişanlısıyla yürüyen kadın. Daily Mail gazetesine göre, pijama altı ve bol bir hırka giyen, bebeğini sıkıca göğsüne bastıran, dağınık ve uykusuz annenin Lady Gaga olduğunu ancak çok dikkatli bakanlar fark edebildi. Henüz 19 yaşında kariyerinin başındayken kendisinden 20 yaş büyük bir müzik yapımcısının tecavüzüne uğramasının travmasını yıllarca yaşayan şarkıcı için en büyük şifa aşk ve annelik oldu. Sanatçı daha önce yaptığı bir açıklamada, “Umarım annelik gerçek başrolüm olur” demişti.
Köye taşındı
ABD’nin 2 bin 500 nüfuslu sakin ve yeşil Ross köyünde en çok nişan parmağındaki kocaman pırlantalı yüzüğüyle fark ediliyor Lady Gaga. Gerçek adı Stefani Germanotta olan sanatçı, yaz başında nişanlısının Ross köyündeki 486 milyon TL değerindeki dört yatak odalı evine taşınıp, Malibu’da sahil kenarındaki milyarlık malikânesini geride bıraktı. Ross köyünde Silikon Vadisi’nin teknoloji zenginleri oturuyor.
Almanya’yı karıştıran Türk kadın! Lüks araçlarına el konuldu
Sun, 27 Sep 2026 04:02:09 Z
Soruşturmanın merkezinde, yoğun bakım hastalarına evde bakım hizmeti sunduğu belirtilen bir kuruluş bulunuyor. Savcılık, hastalara gerekli niteliklere sahip olmayan personelin hizmet verdiğinden ve yapılmayan ya da şartları karşılamayan bakım hizmetlerinin sağlık sigortalarına fatura edildiğinden şüpheleniyor.
Mal varlığına tedbir
İddiaya göre soruşturmada baş şüpheliler Zeynep C. (49) ile 44 yaşındaki eşi tutuklanırken, 11 milyon euroluk faturalandırmanın yanısıra Zeynep C.’ye ait lüks otomobiller, mücevherler ve 5.9 milyon euroluk mal varlığına ise el konuldu.
Rumların BM oyunu
Sun, 27 Sep 2026 04:34:51 Z
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Birleşmiş Milletler’deki tüm daimi temsilciliklere ve daimi gözlemci misyonlarına mektup göndererek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temsilcileriyle temas kurulmaması çağrısı yaptığı ortaya çıktı.
KKTC basınının yanı sıra “Cyprus Mail” gazetesinde de yer bulan haberlere göre, GKRY’nin BM Daimi Temsilciliği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta bulunan diplomat ve hükümet temsilcilerinden Kıbrıslı Türk temsilcilerle görüşmekten kaçınmaları çağrısı yaptı. Cyprus Mail’in gördüğünü belirttiği mektupta, KKTC için “ayrılıkçı oluşum” nitelemesi yapılırken, Kıbrıs Türk temsilcilerin New York’ta üst düzey yetkililerle temaslarda bulunmaya çalıştıkları yönünde bilgi edinildiği ifade edildi.
Rum tarafı, bu girişimlerin “ayrılıkçı politikaların yayılması” amacı taşıdığını iddia ederken, BM Güvenlik Konseyi kararları gerekçe gösterilerek, BM üyesi ülkelerin daimi temsilcilikleri ile gözlemci misyonlarından Kıbrıs Türk tarafının temsilcileriyle görüşmemeleri istendi.
Faşizmin tüylerini yolduğu güvercin...
Skandal ifadeler
Cyprus Mail’in haberine göre, mektupta KKTC için “ayrılıkçı entite” ifadesi kullanılırken, Kıbrıs Türk tarafının temaslarının “ayrılıkçı politikalarını teşvik etme” amacı taşıdığı iddia edildi. Mektupta, şu ifadeler dikkat çekti:
“Yukarıda belirtilenler ışığında ve ayrılıkçı entitenin temsilcilerinin, üst düzey yetkililerin oradaki varlığından yararlanarak ayrılıkçı politikalarını teşvik etmek amacıyla şu anda New York’ta görüşmeler talep ettiklerine ilişkin bilgiler doğrultusunda, Kıbrıs Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları uyarınca, Daimi Temsilciliklerden ve Daimi Gözlemci Misyonlarından söz konusu temsilcilerle herhangi bir temas veya toplantı gerçekleştirmekten kaçınmalarını saygıyla talep eder.”
Temaslar sürdü
Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile New York’ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın, bir dizi diplomatik temasta bulunduğu bildirildi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Görüşme sonrası Kıbrıs Bayrak Televizyonuna canlı yayına çıkan Erhürman, görüşmede güven yaratıcı önlemlere odaklanıldığını ifade etti. Erhürman, bunların arasında geçiş noktaları, mayınlardan arındırma, afetlere müdahale ve düzensiz göçle mücadele mekanizmaları, sivil toplumla ilgili koordinasyon kurulması, spor faaliyetleri ve doğan çocuklara Avrupa Birliği (AB) vatandaşlığı hakkı tanınması gibi 7 madde üzerinde konuştuklarını anlattı. Erhurman, “Biz güven yaratıcı önlemler üzerine çalışırken, tam da aynı dönemde Rum tarafının mevcut güveni daha fazla aşındıran yaklaşımıyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Erhürman ayrıca BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, İslam İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın da, Siyasi Konular ve Barışı İnşa İşlerinden Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, Kıbrıslı Rum muhatabı Menelaos Menelau ve BM Genel Sekreteri Yardımcısı Rosemary A. Dicarlo ile görüştüğü bildirildi.
İkinci bir kriz daha
KKTC ile Rum Kesimi arasında, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile üçlü görüşme konusunda bir başka kriz daha yaşandı. Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in New York’taki temaslarının ardından yaptığı açıklamalar, kendi ülkesinin basınında BM Genel Sekreteri Guterres’in üçlü görüşme istediği, Türk tarafının yanıtının beklendiği, hatta olumsuz karşıladığı yönünde bir tablo yarattı. Ancak KKTC basını, diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında, BM’nin programında böyle bir toplantı bulunmadığını, Guterres’in yeni bir görüşme için henüz yeterli ilerleme sağlanmadığı görüşünde olduğunu yazdı. Diplomatik kaynakların, Guterres’in New York’taki temaslar sırasında 2+1 formatında üçlü görüşme yapılması yönünde herhangi bir teklif sunmadığını kaydedildi.
‘Kütüphane kafe’ler kapatılacak
Uganda'nın içindeki Buganda! Kağıt üzerinde 'anayasal demokrasi' pratikte 5 krallık
Sun, 27 Sep 2026 05:12:00 Z
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Geçtiğimiz günlerde Uganda'nınTooroKrallığı'nda hayatını kaybeden KralOyo'nunardından halefin belirlenmesi süreci; Londra'da amatör futbol oynayan 36 yaşındaki kaleci GeorgeDesmondKamurasi'ninkendisine teklif edilen tahtı reddetmesi ve kraliyet ailesinin komitenin seçtiği ikinci adayı da geri çevirmesiyle birlikte bir krize dönüşmüştü. Yaşanan bu kriz, bazı uluslararası kurumlar ve siyaset bilimciler tarafından tartışmalı görülüyor olsa da kâğıt üzerinde anayasal demokrasi ile yönetilen Uganda'da böyle bir krizin nasıl yaşanabildiği sorusunu gündeme getirmişti. Peki bu nasıl mümkün oldu?
Alıntı Metni
KENDİ MECLİSLERİ BULUNUYOR
Uganda'da devlet tarafından resmî olarak tanınan 5 ana krallık; siyasi yetkisi, kamu bütçesi yönetimi, ordusu veya yasa çıkarma gücü bulunmayan, tamamen kültürel, sosyal ve sembolik kurumlar olarak biliniyor. Anayasa gereği siyaset yapmaları veya seçimlere müdahale etmeleri yasak olan bu krallıklar; kendi bünyelerindeki geleneksel meclisleri, vakıfları ve sahip oldukları arazi gelirleriyle eğitim, sağlık ve turizm alanlarında faaliyet gösteriyor; yerel arazi ve miras anlaşmazlıklarında geleneksel arabuluculuk rolü üstleniyor ve temsil ettikleri kabilelerin dil ile kültürlerini koruma görevini yürütüyor. Günümüzde Uganda içindeki gelenekler sebebiyle ülke içindeki varlığını sürdüren en büyük krallık olanBugandaKrallığı'nın temellerinin atıldığı döneme ilişkin yazılı bilgiler bulunmuyor. Ancak tarihçiler, en güçlü grubun çevresindeki diğer grupları zamanla kendisine dâhil ederek bir krallığa evrildiğini düşünüyor. Ugandalı tarihçiSemakulaKiwanuka, konuya ilişkin konuşmasında sözlü geleneklere göre bu birleşmenin temellerini Kral KatoKintu'yaatfettiğini ancak tarihte gerçekten böyle birinin yaşayıp yaşamadığının bilinmediğini ifade etti.
Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu
İngiliz sömürge döneminde Uganda'daki krallıklar, İngiltere'nin "dolaylı yönetim" stratejisi doğrultusunda farklı idari süreçler yaşadı: İngiliz yönetimiyle anlaşma sağlayanBugandaKrallığı, 1900 Anlaşması ile geniş idari özerklik ve toprak mülkiyeti elde ederek sömürge bürokrasisinde etkin rol üstlendi; sömürge yönetimine karşı askerî direnç gösterenBunyoroKrallığı ise çatışmalar sonucunda yenilgiye uğratılarak topraklarının bir kısmını kaybetti ve idari kısıtlamalara tabi tutuldu. Güvenlik ve özerklik arayışındakiTooroveAnkolekrallıkları anlaşmalar yoluyla İngiliz korumasını kabul ederken parçalı kabile yapısına sahip olanBusogabölgesindeki şeflikler ise merkezi idareyi kolaylaştırmak amacıyla tek bir idari çatı altında toplandı. Bu farklı sömürge uygulamaları, bölgeler arasında sosyoekonomik ve siyasi dengesizliklerin oluşmasına zemin hazırladı.
İngiltere 1962'de çekildiğinde,BugandaKrallığı'nın sömürge döneminde elde ettiği idari ve ekonomik ayrıcalıklar diğer bölgeler ve etnik gruplar arasında huzursuzluk yarattı. Başbakan MiltonObote, 1966 yılında yaşanan siyasi krizin ardından askerî güç kullanarakBugandaSarayı'nı bastı; Kral II.Mutesasürgüne kaçmak zorunda kaldı ve 1967 Anayasası ile ülkedeki tüm geleneksel krallıklar tamamen lağvedilerek mülklerine devlet tarafından el konuldu. İkinci aşama, 1986'da iktidara gelen Devlet BaşkanıYoweriMuseveni'nin1993 yılında kabul ettiği yeni yasal düzenlemeyle başladı.Museveni, toplumsal uzlaşı sağlamak ve yerel desteği arkasına almak amacıyla krallıkların yeniden kurulmasına izin verdi; ancak bu yapıların siyasi parti kurması, seçimlerde aday desteklemesi, kamu bütçesi kullanması veya ordu/polis gücü bulundurması anayasal olarak yasaklandı.
Alıntı Metni‘Vanlı Kara Haydar’a ikinci operasyon! Arabalardan servet çıktıBeşiktaş Başkanı Serdal Adalı Milliyet'e konuştu! Willock transferi için açıklama: İmza atacağım
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan 'Mekke ittifakı' açıklaması: Müslümanların İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde atılmış olumlu bir adım
Sat, 26 Sep 2026 21:23:01 Z
Pezeşkiyan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda bölgedeki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki müzakereler, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve Tahran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’na ilişkin soruyu yanıtlayan Pezeşkiyan, anlaşmanın Müslümanların birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini söyledi.
Pezeşkiyan, "Bu, Müslümanların birleşmesi adına ileriye doğru atılmış olumlu bir adımdır." diye konuştu.
Anlaşmanın İran’a karşı olup olmadığı sorusuna ise Pezeşkiyan, "Bu adım, kavga etmek yerine Müslümanların yan yana oturması ve İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde bir adım olabilir." yanıtını verdi.
İlginizi Çekebilir
"ABD İLE MÜZAKERELERE GÜVENMİYORUZ"
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile müzakerelere ilişkin ise Tahran’ın Washington’a güvenmediğini dile getirdi.
"Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz." diyen Pezeşkiyan, İran’ın son önerisine ilişkin ABD’nin tutumunu netleştirmesini beklediklerini vurguladı.
Pezeşkiyan, arabulucular Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını Washington’a ilettiğini aktararak, görüşmelerin haziran ayında iki taraf arasında varılan mutabakat zaptına dayandığına işaret etti.
"HÜRMÜZ’ÜN KAPATILMASI DOĞAL BİR TEPKİ"
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından İran’ın sorumlu olduğu yönündeki suçlamaları reddeden Pezeşkiyan, Hürmüz’deki geçiş güzergahlarının İran’a karşı kapatıldığını savundu. Pezeşkiyan, boğazın kapatılmasını İran’ın önündeki yolların kesilmesine verilen doğal bir tepki olarak nitelendirdi.
İran Cumhurbaşkanı, savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılabileceğini kaydetti.
Pezeşkiyan, ABD’yi savaşın saldırganı olarak nitelendirerek, İran’ın yaklaşık iki yüz yıldır herhangi bir ülkeye saldırmadığını belirtti.
"BÖLGESEL BİR POLİSE İHTİYACIMIZ YOK"
Bölgesel güvenliğin bölge ülkelerinin işbirliğiyle sağlanabileceğinin altını çizen Pezeşkiyan, "Bölgesel bir polise ihtiyacımız yok." ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in bölge ülkelerini birbirine karşı kullanarak bölgenin kaynakları üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığını öne sürerek, Suudi Arabistan’ın İslam dünyasının birliğini sağlamada rol oynayabileceğine dikkati çekti.
"HUSİLERİN EYLEMLERİYLE BAĞLANTIMIZ YOK"
Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalara da değinen Pezeşkiyan, Husilerin eylemlerinin İran’la bağlantılı olmadığını savundu.
Pezeşkiyan, Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunarak, "Bir kardeş, Müslüman kardeşiyle savaşmamalı." şeklinde konuştu.
İran’daki iç siyasi duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, ülkede daha önce görülmemiş bir birlik ve dayanışma bulunduğunu, İran’ın iç koşullarında biriken sorunların üstesinden gelmek için çalıştıklarını dile getirdi.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in, İran’ın kendi kendine yeterli hale gelmesini engellemeye çalıştığını savunarak, ülkesinin insanlarının hayata tutunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Yemen'de hükümet güçleri Taiz'de Husi mevzilerini bombaladı
Albümleri milyonlar satan, şarkıcılığı zirvede olan, oyunculuğu Oscar ile ödüllendirilen, hem sahnede hem özel hayatında hep uç noktalarda gezinen ABD’li şarkıcı Lady Gaga, en beklenmedik dönüşümünü gerçekleştirerek geleneksel bir anne oldu. Bir aile kurmak istediğini hep söyleyen Lady Gaga (40) ile Silikon Vadisi’nden teknoloji milyoneri nişanlısı Michael Polansky’nin (42) kızları Rose Bean’ın üç ay önce taşıyıcı anneden dünyaya geldiği belirtiliyor.
Sıradan yeni hayat
Çift hafta içi Rose bebeği San Francisco’nun kuzeyindeki varlıklı Ross köyünde gezdirirken fark edilmediler bile. Çünkü sahnede ve etkinliklerde görkemli kostümleriyle, yüksek topuklu ayakkabılarıyla, abartılı makyajı ve saç stilleriyle bilinen Lady Gaga’dan oldukça uzak bir imaj sergiliyordu köyde kucağında bebeği, yanında nişanlısıyla yürüyen kadın. Daily Mail gazetesine göre, pijama altı ve bol bir hırka giyen, bebeğini sıkıca göğsüne bastıran, dağınık ve uykusuz annenin Lady Gaga olduğunu ancak çok dikkatli bakanlar fark edebildi. Henüz 19 yaşında kariyerinin başındayken kendisinden 20 yaş büyük bir müzik yapımcısının tecavüzüne uğramasının travmasını yıllarca yaşayan şarkıcı için en büyük şifa aşk ve annelik oldu. Sanatçı daha önce yaptığı bir açıklamada, “Umarım annelik gerçek başrolüm olur” demişti.
Köye taşındı
ABD’nin 2 bin 500 nüfuslu sakin ve yeşil Ross köyünde en çok nişan parmağındaki kocaman pırlantalı yüzüğüyle fark ediliyor Lady Gaga. Gerçek adı Stefani Germanotta olan sanatçı, yaz başında nişanlısının Ross köyündeki 486 milyon TL değerindeki dört yatak odalı evine taşınıp, Malibu’da sahil kenarındaki milyarlık malikânesini geride bıraktı. Ross köyünde Silikon Vadisi’nin teknoloji zenginleri oturuyor.
Almanya’yı karıştıran Türk kadın! Lüks araçlarına el konuldu
Sun, 27 Sep 2026 04:02:09 Z
Soruşturmanın merkezinde, yoğun bakım hastalarına evde bakım hizmeti sunduğu belirtilen bir kuruluş bulunuyor. Savcılık, hastalara gerekli niteliklere sahip olmayan personelin hizmet verdiğinden ve yapılmayan ya da şartları karşılamayan bakım hizmetlerinin sağlık sigortalarına fatura edildiğinden şüpheleniyor.
Mal varlığına tedbir
İddiaya göre soruşturmada baş şüpheliler Zeynep C. (49) ile 44 yaşındaki eşi tutuklanırken, 11 milyon euroluk faturalandırmanın yanısıra Zeynep C.’ye ait lüks otomobiller, mücevherler ve 5.9 milyon euroluk mal varlığına ise el konuldu.
Rumların BM oyunu
Sun, 27 Sep 2026 04:34:51 Z
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Birleşmiş Milletler’deki tüm daimi temsilciliklere ve daimi gözlemci misyonlarına mektup göndererek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temsilcileriyle temas kurulmaması çağrısı yaptığı ortaya çıktı.
KKTC basınının yanı sıra “Cyprus Mail” gazetesinde de yer bulan haberlere göre, GKRY’nin BM Daimi Temsilciliği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta bulunan diplomat ve hükümet temsilcilerinden Kıbrıslı Türk temsilcilerle görüşmekten kaçınmaları çağrısı yaptı. Cyprus Mail’in gördüğünü belirttiği mektupta, KKTC için “ayrılıkçı oluşum” nitelemesi yapılırken, Kıbrıs Türk temsilcilerin New York’ta üst düzey yetkililerle temaslarda bulunmaya çalıştıkları yönünde bilgi edinildiği ifade edildi.
Rum tarafı, bu girişimlerin “ayrılıkçı politikaların yayılması” amacı taşıdığını iddia ederken, BM Güvenlik Konseyi kararları gerekçe gösterilerek, BM üyesi ülkelerin daimi temsilcilikleri ile gözlemci misyonlarından Kıbrıs Türk tarafının temsilcileriyle görüşmemeleri istendi.
Faşizmin tüylerini yolduğu güvercin...
Skandal ifadeler
Cyprus Mail’in haberine göre, mektupta KKTC için “ayrılıkçı entite” ifadesi kullanılırken, Kıbrıs Türk tarafının temaslarının “ayrılıkçı politikalarını teşvik etme” amacı taşıdığı iddia edildi. Mektupta, şu ifadeler dikkat çekti:
“Yukarıda belirtilenler ışığında ve ayrılıkçı entitenin temsilcilerinin, üst düzey yetkililerin oradaki varlığından yararlanarak ayrılıkçı politikalarını teşvik etmek amacıyla şu anda New York’ta görüşmeler talep ettiklerine ilişkin bilgiler doğrultusunda, Kıbrıs Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları uyarınca, Daimi Temsilciliklerden ve Daimi Gözlemci Misyonlarından söz konusu temsilcilerle herhangi bir temas veya toplantı gerçekleştirmekten kaçınmalarını saygıyla talep eder.”
Temaslar sürdü
Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile New York’ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın, bir dizi diplomatik temasta bulunduğu bildirildi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Görüşme sonrası Kıbrıs Bayrak Televizyonuna canlı yayına çıkan Erhürman, görüşmede güven yaratıcı önlemlere odaklanıldığını ifade etti. Erhürman, bunların arasında geçiş noktaları, mayınlardan arındırma, afetlere müdahale ve düzensiz göçle mücadele mekanizmaları, sivil toplumla ilgili koordinasyon kurulması, spor faaliyetleri ve doğan çocuklara Avrupa Birliği (AB) vatandaşlığı hakkı tanınması gibi 7 madde üzerinde konuştuklarını anlattı. Erhurman, “Biz güven yaratıcı önlemler üzerine çalışırken, tam da aynı dönemde Rum tarafının mevcut güveni daha fazla aşındıran yaklaşımıyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Erhürman ayrıca BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, İslam İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın da, Siyasi Konular ve Barışı İnşa İşlerinden Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, Kıbrıslı Rum muhatabı Menelaos Menelau ve BM Genel Sekreteri Yardımcısı Rosemary A. Dicarlo ile görüştüğü bildirildi.
İkinci bir kriz daha
KKTC ile Rum Kesimi arasında, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile üçlü görüşme konusunda bir başka kriz daha yaşandı. Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in New York’taki temaslarının ardından yaptığı açıklamalar, kendi ülkesinin basınında BM Genel Sekreteri Guterres’in üçlü görüşme istediği, Türk tarafının yanıtının beklendiği, hatta olumsuz karşıladığı yönünde bir tablo yarattı. Ancak KKTC basını, diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında, BM’nin programında böyle bir toplantı bulunmadığını, Guterres’in yeni bir görüşme için henüz yeterli ilerleme sağlanmadığı görüşünde olduğunu yazdı. Diplomatik kaynakların, Guterres’in New York’taki temaslar sırasında 2+1 formatında üçlü görüşme yapılması yönünde herhangi bir teklif sunmadığını kaydedildi.
‘Kütüphane kafe’ler kapatılacak
Uganda'nın içindeki Buganda! Kağıt üzerinde 'anayasal demokrasi' pratikte 5 krallık
Sun, 27 Sep 2026 05:12:00 Z
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Geçtiğimiz günlerde Uganda'nınTooroKrallığı'nda hayatını kaybeden KralOyo'nunardından halefin belirlenmesi süreci; Londra'da amatör futbol oynayan 36 yaşındaki kaleci GeorgeDesmondKamurasi'ninkendisine teklif edilen tahtı reddetmesi ve kraliyet ailesinin komitenin seçtiği ikinci adayı da geri çevirmesiyle birlikte bir krize dönüşmüştü. Yaşanan bu kriz, bazı uluslararası kurumlar ve siyaset bilimciler tarafından tartışmalı görülüyor olsa da kâğıt üzerinde anayasal demokrasi ile yönetilen Uganda'da böyle bir krizin nasıl yaşanabildiği sorusunu gündeme getirmişti. Peki bu nasıl mümkün oldu?
Alıntı Metni
KENDİ MECLİSLERİ BULUNUYOR
Uganda'da devlet tarafından resmî olarak tanınan 5 ana krallık; siyasi yetkisi, kamu bütçesi yönetimi, ordusu veya yasa çıkarma gücü bulunmayan, tamamen kültürel, sosyal ve sembolik kurumlar olarak biliniyor. Anayasa gereği siyaset yapmaları veya seçimlere müdahale etmeleri yasak olan bu krallıklar; kendi bünyelerindeki geleneksel meclisleri, vakıfları ve sahip oldukları arazi gelirleriyle eğitim, sağlık ve turizm alanlarında faaliyet gösteriyor; yerel arazi ve miras anlaşmazlıklarında geleneksel arabuluculuk rolü üstleniyor ve temsil ettikleri kabilelerin dil ile kültürlerini koruma görevini yürütüyor. Günümüzde Uganda içindeki gelenekler sebebiyle ülke içindeki varlığını sürdüren en büyük krallık olanBugandaKrallığı'nın temellerinin atıldığı döneme ilişkin yazılı bilgiler bulunmuyor. Ancak tarihçiler, en güçlü grubun çevresindeki diğer grupları zamanla kendisine dâhil ederek bir krallığa evrildiğini düşünüyor. Ugandalı tarihçiSemakulaKiwanuka, konuya ilişkin konuşmasında sözlü geleneklere göre bu birleşmenin temellerini Kral KatoKintu'yaatfettiğini ancak tarihte gerçekten böyle birinin yaşayıp yaşamadığının bilinmediğini ifade etti.
Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu
İngiliz sömürge döneminde Uganda'daki krallıklar, İngiltere'nin "dolaylı yönetim" stratejisi doğrultusunda farklı idari süreçler yaşadı: İngiliz yönetimiyle anlaşma sağlayanBugandaKrallığı, 1900 Anlaşması ile geniş idari özerklik ve toprak mülkiyeti elde ederek sömürge bürokrasisinde etkin rol üstlendi; sömürge yönetimine karşı askerî direnç gösterenBunyoroKrallığı ise çatışmalar sonucunda yenilgiye uğratılarak topraklarının bir kısmını kaybetti ve idari kısıtlamalara tabi tutuldu. Güvenlik ve özerklik arayışındakiTooroveAnkolekrallıkları anlaşmalar yoluyla İngiliz korumasını kabul ederken parçalı kabile yapısına sahip olanBusogabölgesindeki şeflikler ise merkezi idareyi kolaylaştırmak amacıyla tek bir idari çatı altında toplandı. Bu farklı sömürge uygulamaları, bölgeler arasında sosyoekonomik ve siyasi dengesizliklerin oluşmasına zemin hazırladı.
İngiltere 1962'de çekildiğinde,BugandaKrallığı'nın sömürge döneminde elde ettiği idari ve ekonomik ayrıcalıklar diğer bölgeler ve etnik gruplar arasında huzursuzluk yarattı. Başbakan MiltonObote, 1966 yılında yaşanan siyasi krizin ardından askerî güç kullanarakBugandaSarayı'nı bastı; Kral II.Mutesasürgüne kaçmak zorunda kaldı ve 1967 Anayasası ile ülkedeki tüm geleneksel krallıklar tamamen lağvedilerek mülklerine devlet tarafından el konuldu. İkinci aşama, 1986'da iktidara gelen Devlet BaşkanıYoweriMuseveni'nin1993 yılında kabul ettiği yeni yasal düzenlemeyle başladı.Museveni, toplumsal uzlaşı sağlamak ve yerel desteği arkasına almak amacıyla krallıkların yeniden kurulmasına izin verdi; ancak bu yapıların siyasi parti kurması, seçimlerde aday desteklemesi, kamu bütçesi kullanması veya ordu/polis gücü bulundurması anayasal olarak yasaklandı.
Alıntı Metni‘Vanlı Kara Haydar’a ikinci operasyon! Arabalardan servet çıktıBeşiktaş Başkanı Serdal Adalı Milliyet'e konuştu! Willock transferi için açıklama: İmza atacağım
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan 'Mekke ittifakı' açıklaması: Müslümanların İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde atılmış olumlu bir adım
Sat, 26 Sep 2026 21:23:01 Z
Pezeşkiyan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda bölgedeki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki müzakereler, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve Tahran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’na ilişkin soruyu yanıtlayan Pezeşkiyan, anlaşmanın Müslümanların birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini söyledi.
Pezeşkiyan, "Bu, Müslümanların birleşmesi adına ileriye doğru atılmış olumlu bir adımdır." diye konuştu.
Anlaşmanın İran’a karşı olup olmadığı sorusuna ise Pezeşkiyan, "Bu adım, kavga etmek yerine Müslümanların yan yana oturması ve İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde bir adım olabilir." yanıtını verdi.
İlginizi Çekebilir
"ABD İLE MÜZAKERELERE GÜVENMİYORUZ"
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile müzakerelere ilişkin ise Tahran’ın Washington’a güvenmediğini dile getirdi.
"Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz." diyen Pezeşkiyan, İran’ın son önerisine ilişkin ABD’nin tutumunu netleştirmesini beklediklerini vurguladı.
Pezeşkiyan, arabulucular Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını Washington’a ilettiğini aktararak, görüşmelerin haziran ayında iki taraf arasında varılan mutabakat zaptına dayandığına işaret etti.
"HÜRMÜZ’ÜN KAPATILMASI DOĞAL BİR TEPKİ"
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından İran’ın sorumlu olduğu yönündeki suçlamaları reddeden Pezeşkiyan, Hürmüz’deki geçiş güzergahlarının İran’a karşı kapatıldığını savundu. Pezeşkiyan, boğazın kapatılmasını İran’ın önündeki yolların kesilmesine verilen doğal bir tepki olarak nitelendirdi.
İran Cumhurbaşkanı, savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılabileceğini kaydetti.
Pezeşkiyan, ABD’yi savaşın saldırganı olarak nitelendirerek, İran’ın yaklaşık iki yüz yıldır herhangi bir ülkeye saldırmadığını belirtti.
"BÖLGESEL BİR POLİSE İHTİYACIMIZ YOK"
Bölgesel güvenliğin bölge ülkelerinin işbirliğiyle sağlanabileceğinin altını çizen Pezeşkiyan, "Bölgesel bir polise ihtiyacımız yok." ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in bölge ülkelerini birbirine karşı kullanarak bölgenin kaynakları üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığını öne sürerek, Suudi Arabistan’ın İslam dünyasının birliğini sağlamada rol oynayabileceğine dikkati çekti.
"HUSİLERİN EYLEMLERİYLE BAĞLANTIMIZ YOK"
Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalara da değinen Pezeşkiyan, Husilerin eylemlerinin İran’la bağlantılı olmadığını savundu.
Pezeşkiyan, Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunarak, "Bir kardeş, Müslüman kardeşiyle savaşmamalı." şeklinde konuştu.
İran’daki iç siyasi duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, ülkede daha önce görülmemiş bir birlik ve dayanışma bulunduğunu, İran’ın iç koşullarında biriken sorunların üstesinden gelmek için çalıştıklarını dile getirdi.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in, İran’ın kendi kendine yeterli hale gelmesini engellemeye çalıştığını savunarak, ülkesinin insanlarının hayata tutunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Yemen'de hükümet güçleri Taiz'de Husi mevzilerini bombaladı
György Palfi’nin yönettiği dramatik komedi ‘Tavuk’ gösterimde: Annelik içgüdüsü
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
György Pálfi’nin ‘Tavuk’ filmi, bir tavuğun gözünden insan dünyasının acımasızlığını anlatıyor. Hayvan sömürüsü, göçmen krizi ve vahşi kapitalizmin işlendiği filmde, tavuğun bakış açısından çekilen sahnelerde yapay zekâ ve dijital efekt kullanılmadı.
Phaselis Festivali’nde tarihi gece: 16 yılın katılım rekoru kırıldı
Sat, 26 Sep 2026 13:20:00 +0300
Antalya'nın Kemer ilçesinde bu yıl 16'ncısı düzenlenen Phaselis Festivali'nde gerçekleştirilen 'Sezen'ce Bir Gece' konseri, yaklaşık 3 bin 500 sanatseveri bir araya getirdi. Yoğun ilgi gören etkinlik, festivalin 16 yıllık tarihinin en yüksek katılımlı gecesi olarak kayıtlara geçti.
Bu yıl 36. kez düzenlenecek festival bugün başlıyor
Sat, 26 Sep 2026 04:00:00 +0300
36. kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. 200’e yakın sanatçının yer aldığı 36 konserin yanı sıra çeşitli etkinlikler de sanat tutkunlarını buluşturacak.
Bu hafta 10 film vizyona girecek
Fri, 25 Sep 2026 20:16:00 +0300
Sinema salonlarında bu hafta komediden aksiyona, korku ve gerilimden animasyona 10 film vizyona girecek.
Altın Portakal’da Ulusal Yarışma filmleri belli oldu: 12 film yarışacak
Fri, 25 Sep 2026 18:33:00 +0300
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 12 film yer alacak. Filmlerden 8’i dünya prömiyerini Antalya’da yaparken, Ulusal Yarışma En İyi Film Ödülü 5 milyon TL olarak belirlendi.
SON DAKİKA | ÇILGIN SAYISAL LOTO SONUÇLARI AÇIKLANDI! Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir? 706.942.055 TL büyük ikramiye
Sat, 26 Sep 2026 21:38:40 GMT
Çılgın Sayısal Loto sonuçları ile ilgili son dakika açıklaması bugün (26 Eylül 2026 Cumartesi) Milli Piyango Online’da canlı yayınlanan çekilişte yapıldı. Birçok kişi 706.942.055 TL büyük ikramiyeli çekiliş sonrası internette "Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir?'' sorusuna yanıt arıyor. İşte, 26 Eylül 2026 Çılgın Sayısal Loto sonuçları...
ALTIN FİYATLARI BUGÜN NE KADAR? 26 Eylül gram, çeyrek, cumhuriyet altını fiyatı: Altında düşüş devam edecek mi?
Sat, 26 Sep 2026 15:40:14 GMT
Altın fiyatları 26 Eylül 2026 Cumartesi günü yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve döviz kurundaki hareketlilik nedeniyle altın piyasasını yakından takip eden vatandaşlar, gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve ons altın fiyatlarındaki son durumu araştırıyor. Güvenli liman olarak görülen altına olan ilgi devam ederken, güncel alış ve satış fiyatları da merak ediliyor. Özellikle düğün sezonu, birikim ve yatırım amaçlı altın alım satımı yapanlar, "Gram altın bugün ne kadar?", "Çeyrek altın kaç TL oldu?", "Yarım altın fiyatı yükseldi mi?" sorularına yanıt arıyor. İşte 26 Eylül 2026 Cumartesi gününün güncel gram, çeyrek, yarım ve ons altın fiyatları...
2027’de 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planlanıyor
Sat, 26 Sep 2026 14:48:23 GMT
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere 2027 yılı için toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesinin planlandığını açıkladı.
Bu hafta yatırım araçlarında yatırımcıların odağında ne oldu?
Sat, 26 Sep 2026 13:45:44 GMT
Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri, altın ve avro/TL haftayı değer kaybıyla tamamlarken, dolar/TL yükseldi. Yatırım fonları ve emeklilik fonlarında da haftalık bazda düşüş kaydedildi.
Yerli tasarımla inşa edilen UAB MAVİ VATAN suya indirildi
Sat, 26 Sep 2026 16:59:55 GMT
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk tersanelerinde yerli tasarımla ilk kez inşa edilen emici özellikli deniz dibi tarama gemisi UAB MAVİ VATAN'ın suya indirildiğini açıkladı. İlk blok kaynağı 10 Nisan 2025'te yapılan geminin, birkaç aylık seyir tecrübesinin ardından hizmete alınacağı belirtildi.
Son Dakika | AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etti
Sat, 26 Sep 26 23:28:17 +0300
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya partideki tüm görevlerinden istifa etti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan ve ismi fon yatırımlarından yüksek kazanç iddialarıyla anılan Kaya, "Sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.
Mansur Yavaş’tan CHP istifası sonrası yeni açıklama: “Ortada seçim yok”
Sat, 26 Sep 26 14:08:59 +0300
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifasının ardından gündeme ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Yavaş, seçim ve siyasi geleceğine ilişkin sorulara temkinli yanıt verirken önceliğinin Ankara olduğunu vurguladı.
Fatih Erbakan'dan adaylık açıklaması! Canlı yayında duyurdu
Sat, 26 Sep 26 07:56:49 +0300
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylıktan çekilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bir sonraki seçimde cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını netleştirdi. Erbakan, 'kesin kararını' canlı yayında duyurdu.
AK Parti'li İnan’dan Netanyahu’ya: 'Bu hadsizliğine bin pişman olacak'
Fri, 25 Sep 26 15:14:50 +0300
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine sert tepki gösterdi. İnan, “Sığındığı yalanlar, o boş koltukların yüzüne vurduğu utancı asla örtbas edemez” ifadelerini kullandı.
Yenilik Partisi'nden YENİ Parti'ye isim krizi için 3 Ekim'e kadar süre
Thu, 24 Sep 26 19:41:08 +0300
Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, isim konusunda yaşanan sorunun çözümü için YENİ Parti'ye 3 Ekim'e kadar süre tanıdıklarını söyledi. Yılmaz, "En son görüşmede de kendilerine bir yol haritası sunduk. O yol haritası da nedir? ‘15 gün içerisinde gelin, sizin isim sorununuzu ve yeterlik sorununuzu çözelim, toplumsal muhalefeti 15 gün içerisinde derleyip toplayalım' dedik" ifadelerini kullandı.
Türk yoğurdu ile Yunan yoğurdu arasındaki uluslararası pazar rekabeti kızışıyor. Yunanistan, süt ürünleri ihracatında 1,2 milyar Euro'ya ulaşmaya hazırlanırken, artan talebi karşılamak isteyen üreticiler milyonlarca Euro'luk yeni fabrika yatırımlarına yöneliyor.
Bakan Bolat rakam vererek duyurdu: Dünyada ilk 10’dayız
Sat, 26 Sep 2026 15:06:00 +0300
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MÜSİAD EXPO 2026’nın 80 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını açıkladı. Türk ürünleri ve markalarının dünya genelindeki konumuna dikkat çeken Bolat, “Hemen hemen her sektörde dünyanın ilk 10 büyük üreticisi ve ihracatçısı içindeyiz” dedi.
Nordex Türkiye'den alımı 1 milyar Euroya çıkardı: 70 milyon Euro daha yatırdı
Sat, 26 Sep 2026 12:22:00 +0300
Alman rüzgâr türbini üreticisi Nordex, Türkiye'den yıllık ürün ve ekipman tedarikini 1 milyar Euroya çıkardı. Şirket 2026'da 70 milyon Euro yatırım yaparken, ekimdeki 1.500 MW'lık YEKA ihalesinden de önemli pay hedefliyor.
Tüketici güveni dibe vurdu: 74 yılda sadece bir kez daha kötüsü görüldü
Sat, 26 Sep 2026 12:04:00 +0300
ABD’de artan fiyatlar ve yükselen borçlanma maliyetleri tüketiciyi sıkıştırdı. Eylülde 48,1’e gerileyen tüketici güveni, Michigan Üniversitesi’nin 74 yıllık anket tarihinde en düşük ikinci seviyeye indi.
Bankadaki para artık kendini ödeyebiliyor: 7 dev banka ilk işlemi yaptı
Sat, 26 Sep 2026 11:47:00 +0300
İngiltere’de Barclays, HSBC, Lloyds, Monzo, Nationwide, NatWest ve Santander gerçek müşteri parasıyla ilk tokenize sterlin mevduatı işlemlerini tamamladı. Yeni sistemde para belirlenen şart gerçekleşene kadar hesapta tutuluyor, ardından ödeme otomatik yapılıyor.
Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss
Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed
İş insanları Elazığ’dan barış, yatırım ve bölgesel kalkınma mesajı verdi
Sat, 26 Sep 2026 21:06:00 +0300
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde gerçekleştirilen 27. İş Dünyası Zirvesi’nin ikinci günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlendi.
TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen ikinci gününde ekonomik güvenlik, Orta Vadeli Program ve barış ortamının bölgesel kalkınmaya etkisi ele alındı. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, bölge kalkındıkça ortaya çıkacak barış temettüsünün tüm toplumun ortak refahına dönüşeceğini söyledi. FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık ise Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası’na özel bir kalkınma planının hazırlanmasında FIRATSİFED’e görev verilmesi talebini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a iletti.
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde gerçekleştirilen 27. İş Dünyası Zirvesi’nin ikinci günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlendi. Yılmaz, programın açılış oturumunda bir konuşma yaptı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ve Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da zirvenin açılış konuşmacıları arasında yer aldı. Kamu, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini Elazığ’da bir araya getiren ‘Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık’ temalı zirvede, ekonomik güvenlik, barışın kalkınmaya etkisi, Orta Vadeli Program (OVP), KOBİ’lerin dünyaya açılması ve küresel iş birlikleri değerlendirildi.
Süleyman Sönmez: “Önceliğimiz üretim kapasitesinin korunması olmalı”
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, finansal kırılganlıkların azalma eğiliminde olduğunu ancak iş dünyasının yatırım ve üretim planları açısından enflasyon patikası, maliye politikası ve yönetilen fiyatların birbirini desteklemesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Yeni OVP’de belirlenen reform başlıklarının iş dünyasının işaret ettikleriyle örtüştüğüne, öncelikli konunun ise üretim kapasitesinin korunması olduğuna dikkat çeken Sönmez, “Yıl içerisinde açıklanan kredi destek paketleri gibi politikaların meyvelerini vermesini sabırsızlıkla bekliyoruz. İhracat ve yatırım yapan işletmelere, hedefli ve geçici araçlarla nefes alanı açılmaya devam edilmesini önemli buluyoruz. Öte yandan dünya yeniden sanayileşmenin yollarını ararken dezenflasyon sürecinin üretim mirasımızı aşındırması stratejik bir risk oluşturur. Sanayisizleşmenin; nitelikli istihdamın zayıflaması, orta sınıfın daralması, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımının sınırlanması ve bölgesel eşitsizliklerin sürmesi gibi toplumsal sonuçları da olur. Bu nedenle üretimi korumak, toplumsal güveni ve dayanıklılığı da korumak demektir” dedi.
Neyin ne kadar üretildiği kadar nerede üretildiğinin de önemli olduğunun altını çizen Sönmez, Anadolu’ya sanayi göçü planının, bu süreçte üretim gücünü ülke geneline yayacak çok önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
“Barış temettüsü ortak refaha dönüşecek”
Kalkınma yolunda atılan en hayati adımlardan birinin de barış olduğunu kaydeden Sönmez şöyle devam etti; “Uzun süre güvenlik riski altında kalan bölgelerde, zaten var olan ama kullanılamayan kapasitenin üzerindeki fren artık kalkıyor. Bölge kalkındıkça ortaya çıkacak barış temettüsü, tüm toplumun ortak refahına dönüşecektir. Bu sürecin yarattığı iklimin, demokrasimizin işleyişini güçlendirecek daha geniş bir reform gündemine taşınarak Türkiye’nin ortak geleceğine duyduğumuz güveni daha da büyüteceğini umuyoruz.”
Prof. Dr. Yasemin Açık: “Bölgemize özel bir kalkınma planına ihtiyacımız var”
Zirvenin ilk gününde iş dünyasını Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası’na yatırım yapmaya davet eden TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, ikinci gün ise barış ortamının açtığı ekonomik alanın bölgesel bir kalkınma planıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yukarı Fırat Havzası’nın üretim ve yatırım önceliklerinin ortak bir çalışma yapısıyla belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Açık, planın hazırlanmasında FIRATSİFED’e görev verilmesi talebini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a şu sözlerle iletti; “Bölgede yeni bir dönem başladı. Devletimizin sağladığı teşvikler de son derece kıymetli. Şimdi bölgemizin gerçeklerine göre hazırlanmış, özel bir kalkınma planına ihtiyacımız var. Dört ilimizin güçlü olduğu sektörleri, yatırım önceliklerini ve ihtiyaçlarını birlikte belirleyelim. Kamu, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler ve sivil toplumun aynı masada olduğu ortak bir çalışma yapısı kuralım. FIRATSİFED olarak sahadaki birikimimizle bu çalışmaya katkı vermeye ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız.”
“Hem sanayimizi hem de hizmetlerimizi yüksek katma değerli hale getirmeliyiz”
Prof. Dr. Açık ayrıca, kalıcı belirsizlikler çağında büyümenin hızı kadar niteliğinin de önem kazandığını ifade ederek, “Bir ülkenin dayanıklılığının belkemiği üretimdir, özellikle de sanayidir. Bu nedenle günümüz koşullarını da göz önüne bulundurarak sanayimizi daha güçlü bir şekilde ileriye taşımalı, bununla birlikte hizmetlerimizi de yüksek katma değerli hale getirmeliyiz. Çünkü geleceğin zengin ülkeleri yalnızca çok mal üreten değil; bilgiyi, tasarımı ve katma değerli hizmeti dünyaya satabilen ülkeler olacak. Türkiye’nin hedefi, bu ikisini birleştirmek olmalıdır” açıklamasında bulundu.
Ozan Diren: “Para ve maliye politikalarının yanında reform ve sanayi politikası ayağını da tamamlamalıyız” TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, “Son üç yıldır makroekonomik dengelenme ve istikrar arayışındayız. Enflasyonla mücadele bu çerçevenin vazgeçilmezi. Ancak kalıcı başarı için para ve maliye politikalarının yanında reform ve sanayi politikası ayağını da tamamlamalıyız. Talep koşullarını dengelerken orta vadede üretim kapasitesini, verimliliği ve teknolojik yetkinliği artırmak zorundayız. Sanayimizin, kayıtlı istihdamın ve ihracatımızın nefes alanını genişletmeliyiz. Elbette teknoloji, inovasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve nitelikli istihdam da rekabetçiliğin asli unsurları. Ama maliyetler kalıcı biçimde bozulduğunda şirketlerin bu alanlara yatırım yapma gücü de zayıflar. Dezenflasyon hedefini korurken üretim, ihracat ve dönüşüm yatırımları için hedefli, seçici, şeffaf ve ölçülebilir finansman imkânları oluşturmalıyız. Desteklerin başarısını kullandırılan kaynakla değil; verimlilik, ihracat, teknoloji, enerji tasarrufu ve kayıtlı istihdam üzerindeki etkisiyle ölçmeliyiz” dedi.
“Anadolu’nun kapasitesini harekete geçirmek ülkemizin ekonomik dayanıklılığını da güçlendirecektir” Küresel ekonomide jeopolitik, teknolojik ve maliyet esaslı baskıların giderek arttığını vurgulayan Diren şöyle devam etti; “Sanayimizde uzun vadeli dayanıklılık için kamunun liderliğinde ve iş dünyası paydaşlarının iş birliğiyle 10-15 yıllık bir sanayi stratejisini planlamalıyız. Hangi pazarlarda derinleşeceğimizi, hangi teknolojilerde yetkinlik oluşturacağımızı, hangi sektörlerde ve hangi bölgelerde ölçek büyüteceğimizi netleştirmeliyiz. Bir girişimcinin finansmana, bir işletmenin nitelikli iş gücüne ve dijital altyapıya erişimi, bulunduğu şehre göre değişiyorsa ülkemizin bütün potansiyelinden yararlanmamız mümkün olmaz. Elazığ’ın ve Anadolu’nun her şehrinin üretim, girişimcilik ve insan kaynağı kapasitesini harekete geçirmek; yalnızca yerel kalkınmayı değil, ülkemizin ekonomik dayanıklılığını da güçlendirecektir. Bunun için öngörülebilir bir yatırım ortamı da hayati önemdedir. Hukuk güvenliğinin, şeffaflığın, rekabetin, liyakatin ve kurumsal öngörülebilirliğin güçlendiği bir zemin; yatırımı, inovasyonu ve uluslararası yatırım girişini destekler.”
“Terörün sona ermesi ve huzurun kalıcı tesisi her şeyden önce bölgede gençlerin gelecek umudunu artırır” Diren sözlerini, “Ülkemizde terörün sona ermesi ve huzurun kalıcı tesisi her şeyden önce bölgede gençlerin gelecek umudunu artırır. Demokratik kurumlar ve hukukun üstünlüğü, ekonomik koşullarda iyileşme ve gelir adaleti, dengeli bölgesel kalkınma, eğitim, sağlık ve temiz bir çevre gibi unsurlar toplumsal güveni ve dayanıklılığı yükseltir. Sona eren terörün ardından temennimiz; demokratik ve ekonomik kalkınmayı hızlandıracak kapsamlı bir reform gündeminin hayata geçmesi ve bölgede yatırım ortamının güçlenmesidir” diyerek tamamladı.
Ömer Aras: “Yerelde güçlü olacağız ki dünyaya daha güçlü bağlanalım”
nbsp;
Zirvenin konuk konuşmacısı TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ise yeni dönemde verimlilik kavramının da yeniden tanımlanması gerektiğini söyleyerek, “Yeni dünyada en verimli şirket yalnızca en düşük maliyetle çalışan şirket değildir. Şok geldiğinde üretmeye devam edebilen şirkettir. İşte bu bizi dayanıklılığın temel unsurlarından birine getiriyor: Çeşitlilik. Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek. İhracat pazarlarını çeşitlendirmek. Tedarikçileri çeşitlendirmek. Üretim merkezlerini çeşitlendirmek. Teknoloji kaynaklarını çeşitlendirmek. Çünkü çeşitlilik dayanıklılık yaratır. İşte tam burada yerelin gücü devreye giriyor. Türkiye’nin dayanıklılığını sadece merkezden inşa edemeyiz. Çünkü Türkiye’nin ekonomik gücü tek bir yerde değil. Türkiye’nin ekonomik gücü yaygın. Bursa’da otomotiv var. Denizli’de tekstil var. Gaziantep’te güçlü bir sanayi kültürü var. Diyarbakır’da tarım var, tarıma dayalı sanayi potansiyeli var. Kayseri’de girişimcilik var. Ege’de tarım, sanayi ve ihracat var. Akdeniz’de turizm, enerji ve lojistik var. Ve bugün bulunduğumuz Elazığ’ın da kendine özgü çok önemli kaynakları var. İşte bu çeşitlilik Türkiye’nin büyük avantajlarından biridir” şeklinde konuştu.
Aras konuşmasında şu ifadeyi kullandı; “Burada yerelin gücü derken içe kapanmayı kastetmiyorum. Tam tersine. Yerelde güçlü olacağız ki dünyaya daha güçlü bağlanalım. Yerel tedarikçilerimizi geliştireceğiz. Ara malı üretimimizi artıracağız. Bölgesel kümelenmeler oluşturacağız. Teknolojiyi Anadolu’daki KOBİ’lere etkin götüreceğiz. Ve bütün bunları küresel değer zincirlerine bağlayacağız. Çünkü bugün dünyada şirketler artık yalnızca, “En ucuz nerede üretebilirim” diye sormuyor. Aynı zamanda, “En güvenli nerede üretebilirim” diye soruyor. Bugün küresel şirketler, ‘reshoring’, ‘nearshoring’ ve ‘friend-shoring’ kavramlarını konuşuyor. Bunların ortak paydası tek bir şey: Coğrafya yeniden önem kazanıyor. Yakınlık yeniden değer kazanıyor. Güvenilir üretim ön plana çıkıyor. Bu Türkiye için çok önemli bir fırsat. Ama coğrafi avantaj tek başına yetmez. Avantajı değere dönüştürecek yerel kapasiteye ihtiyacımız var. Yerelin gücü, sahip olduğumuz kaynakların toplamı değildir. O kaynaklardan yaratabildiğimiz değerin toplamıdır.”
Ömer Aras şu ifadeleri kullandı; “Yerelin bilgisini merkezin imkânlarıyla buluşturmak zorundayız. Merkez her şehrin sorununu bilemez. Yerel de her sorunu tek başına çözemez. İyi sistem, bu ikisinin birbirini dinlediği sistemdir. İşte TÜRKONFED gibi yapılar bu nedenle çok değerli. Çünkü yerelin sesini merkeze taşırken ulusal stratejileri de yerele taşıyorlar.”
Aras, Elazığ’ın örnek olabileceği bir konu daha olduğunu ifade ederek, “2020 depreminde Elazığ büyük bir darbe aldı. Canlarımızı kaybettik. Binalar yıkıldı. Ekonomik ve sosyal hayat zarar gördü. Ama Elazığ yeniden ayağa kalktı. Çünkü dayanıklılık, hiç darbe almamak değildir. Dayanıklılık, darbe aldıktan sonra yeniden ayağa kalkabilmektir. Hatta daha da önemlisi: Sadece eskisini yeniden yapmak değil, daha iyisini inşa edebilmektir” sözlerini sarf etti.
İş dünyasının liderleri ekonomik dayanıklılığı konuştu
Zirve kapsamında düzenlenen ‘Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık’ başlıklı panel, SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serpil Veral, ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Vestel Şirketler Grubu Başkanı Gökhan Sığın’ın katılımıyla gerçekleşti. Ekonomik dayanıklılığın iş dünyası açısından farklı boyutlarıyla değerlendirildiği zirvede, Columbia Üniversitesi Profesörü ve Ekonomist Jeffrey D. Sachs’ın video mesajına da yer verildi. Sachs mesajında, zirvenin teması olan ekonomik dayanıklılığın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerin de tam merkezinde aldığına dikkat çekerek, dayanıklı bir geleceği inşa etmenin yolunun sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmekten geçtiğini söyledi. Sachs, Türkiye’nin bu alanda öncü olduğu alanları ise yeşil enerji, sıfır atık ekonomisi, bilim ve teknoloji temelli bir ekonomi ile küresel bağlantısallık olarak sıraladı.
Zirvenin son bölümündeki konsey oturumu ise TÜRKONFED Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Sefa Targıt’ın açılış konuşmasıyla başladı. Kurumdaki çalışmaların ve gelecek hedeflerinin değerlendirildiği oturumun moderatörlüğünü, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık üstlendi.
nbsp;
İçişleri Bakanlığı'ndan çok sayıda il için "sarı" kodlu uyarı
Sat, 26 Sep 2026 18:59:00 +0300
İçişleri Bakanlığı, sağanak nedeniyle bazı iller için "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu.
Buna göre, yarın güneybatı kesimlerde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanağın, öğle saatlerinden itibaren Muğla, Antalya, Aydın, Denizli, Uşak ve Burdur çevreleri ile Manisa'nın ve İzmir'in güneydoğu kesimlerinde kuvvetli, Afyonkarahisar ve Isparta çevrelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.
Vatandaşların ani sel, su baskını, yerel dolu yağışı, yıldırım, ulaşımda aksamalar ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması isteniyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek: 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu
Sat, 26 Sep 2026 18:54:00 +0300
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarına ilişkin, "1 Temmuz-16 Eylül arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır." ifadesini kullandı.
Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz" başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliklerinin vatandaşların haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Gürlek, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış, 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Bu kapsamda devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve mal varlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi, sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır."
"Paranın izini sonuna kadar süreceğiz"
Gürlek, soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkan vermemeyi, suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almayı ve mağdur vatandaşların haklarına kavuşmasını sağlamayı amaçladıklarına dikkati çekerek, "Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz." ifadelerine yer verdi.
Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracaklarını, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdurların haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacaklarının altını çizen Gürlek, şöyle devam etti:
"Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkanlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz."
nbsp;
"ABD ile 17 Haziran’da imzaladığımız mutabakat zaptına bağlıyız"
Sat, 26 Sep 2026 12:34:00 +0300
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin ABD ile 17 Haziran’da imzaladığı mutabakat zaptına bağlı olduğunu belirtti.
Pezeşkiyan, CBS News kanalına verdiği röportajda ABD ile müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD ile imzaladıkları mutabakat zaptına bağlı olduklarını ve bunu uygulamaya istekli olduklarını kaydeden Pezeşkiyan, süreç boyunca sorunların ortaya çıkabileceğini ancak herhangi bir anlaşmazlık çözümünün sabır, hoşgörü ve toleransla ilerlemesi gerektiğini, bu anlayışın ise oluşmadığını belirtti.
ABD ve İsrail’in saldırılarını eleştiren Pezeşkiyan, "(ABD ve İsrail’e göre) Okulda eğitim gören çocuklar terörist, dini liderimiz terörist, üniversitede bilimsel çalışmalar yapan bilim insanları terörist. Çok kolay bir şekilde gelip suikast düzenliyorlar, ardından kalkıp gidiyorlar, sonra da dünyaya 'teröristlerle savaşıyoruz' diyorlar." ifadelerini kullandı.
Bugüne dek İran lideri Mücteba Hamaney ile iki kez görüştüğünü ve son görüşmelerinin yedi saatten fazla sürdüğünü belirten Pezeşkiyan, "Tıbbi açıdan tamamen sağlıklı." yorumunda bulundu.
Pezeşkiyan, "Nükleer silah geliştirmek haramdır." ifadesini kullanarak ülkesinde bazı kişilerin "nükleer silah geliştirme yönünde istekleri olması halinde bile buna dini açıdan izin verilmediğini" söyledi.
"Trump'ın kışkırtıcıları sokaklara inmeleri için silahlandırdığını itiraf ettiği o konuşmayı duydunuz mu?" sorusunu soran Pezeşkiyan, "Sonra bu kişileri kiraladılar ve bazılarını silahlandırdılar. Hangi gösteride 500 güvenlik görevlisi ve asker öldürülür? Bir darbe girişiminde bulunuyorlardı. O darbe girişimi başarısız olunca 40 günlük savaşı dayattılar." değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul'da kiralık sosyal konut için süreç ilerliyor: Bakan Kurum açıkladı
Sat, 26 Sep 2026 12:21:00 +0300
İstanbul'da hayata geçirilecek Kiralık Sosyal Konut Projesi'nde başvuru süreci sona erdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, başvuruların tamamlanmasının ardından inceleme sürecine geçildiğini açıkladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da hayata geçirilecek Kiralık Sosyal Konut Projesi'nde başvuru sürecinin tamamlandığını duyurdu.
Sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yapan Bakan Kurum, başvuruların sona ermesinin ardından inceleme sürecinin başladığını bildirdi.
"1.071 konutun sahiplerini Ekim ayında kurayla belirleyeceğiz"
Bakan Kurum ayrıca, 1071 konutun sahiplerinin Ekim ayında kurayla belirleneceğini de kaydetti:
"TOKİ ile hayata geçirdiğimiz Kiralık Sosyal Konut Projemizde ilk aşamayı tamamladık.
Başvuruları topladık, şimdi inceleme süreci başlıyor.
Koşulları sağlayan vatandaşlarımız arasından 1.071 konutun sahiplerini Ekim ayında kurayla belirleyeceğiz ve ilk anahtarlarımızı teslim edeceğiz.
Yuvalarımız İstanbulluları bekliyor."
TOKİ ile hayata geçirdiğimiz Kiralık Sosyal Konut Projemizde ilk aşamayı tamamladık.
Başvuruları topladık, şimdi inceleme süreci başlıyor.
Koşulları sağlayan vatandaşlarımız arasından 1.071 konutun sahiplerini Ekim ayında kurayla belirleyeceğiz ve ilk anahtarlarımızı teslim… pic.twitter.com/vyMLSbsSZZ
— Murat KURUM (@murat_kurum) September 26, 2026
Kiralık sosyal konutlarda fiyatlar ne kadar?
Kiralama süresinin 3 yıl olarak belirlendiği konutların aylık kira bedelleri de belli oldu. Proje kapsamında 1+1 dairelerin kiraları 10 bin liradan başlayacak.
2+1 konutlar aylık 12 bin liradan, 3+1 konutlar ise 15 bin liradan kiralanacak. Projedeki en büyük konut tipi olan 4+1 dairelerde ise kira bedeli 18 bin liradan başlayacak.
Kiralık sosyal konutlar hangi ilçelerde olacak?
Proje kapsamında kiraya verilecek konutlar İstanbul’un Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy ilçelerinde bulunacak.
Projenin ilk etabında yapımı tamamlanan 1.071 konut, ekim ayında hak sahiplerine teslim edilecek.
Savunma sanayiinden tarihi başarı: Türkiye ilk kez bu sıraya yerleşti
Sun, 27 Sep 2026 07:57:58 +0300
Dünya Silah Ticareti Analiz Merkezi (CAAM) tarafından yayımlanan 2025 yıl sonu küresel savunma sanayii ihracat raporu, Türk savunma sanayiinin ulaştığı zirveyi gözler önüne serdi. Türkiye, 4 milyar 230 milyon dolarlık ihracat hacmiyle dünya sıralamasında ilk kez 8'inciliğe yükselerek tarihi bir rekora imza attı.
Sanayinin geleceğinde daha çok söz sahibi olacağız
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adayı Ender Yılmaz, Yeni Şafak’ı ziyaret etti.
Yapay zeka verileri Türkiye’de kalacak
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın geliştirdiği milli yapay zeka platformu EVREN, 11 açık kaynak yapay zeka modelinin kullanımına açıldı. OIRRC Sinyal İşleme Direktörü Hikmet
Yücel, Türkiye’nin yapay zeka serüveninde önemli bir aşama olan gelişme için, “Kurumların büyük bölümü ChatGPT ve Claude gibi kapalı kaynak bulut hizmeti tercih ediyor. Veriler de yurt dışındaki sunucularda işleniyor. EVREN’in yeni hizmetiyle kayıtlar Türkiye’deki altyapıda işlenir” dedi.
Yerin altındaki enerji 336 bin konuta ulaştı
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
Yer altındaki enerji zenginliğimiz ekonomiye kazandırılıyor. Jeotermal ve atık ısı kaynaklarının ağırlıkta olduğu bölgesel ısıtma sistemlerinde kapasite 3 bin 500 MW’a ulaşırken yaklaşık 336 bin konut eşdeğeri bu sistemlerden yararlanıyor. Ülkemizdeki jeotermal kaynakların yüzde 90’ının doğrudan ısı kullanımına uygun olması ise yerli enerjinin konutlardan sanayiye çok daha geniş bir alanda kullanılmasını sağlıyor.
Avrupa’nın inandırıcılığı kalmadı
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
Koç Holding’in patronu Ömer Koç, 27. İş Dünyası Zirvesi’nde Batı’nın Gazze politikasına tepki gösterdi: “ABD, İngiltere ve AB’nin İsrail’i koşulsuz desteklemesi, Batı’nın yüz karası bu hunhar soykırımı mümkün kıldı. Avrupa’nın en ufak ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır. Ve bunun da hepimizi etkileyen çok vahim neticeleri olacaktır.”
Trendyol Yarının Köyleri’nde Bu Yaz Dolu Dolu Geçti [Sponsorlu İçerik]
Sat, 26 Sep 2026 07:30:00 +0000
Kırsalda kalkınmanın yolu bugün yalnızca üretmekten değil, üretilen değeri geliştirmek, doğru anlatmak, yeni pazarlara ulaştırmak ve teknolojiyle güçlendirmekten geçiyor. Trendyol ve UNDP iş birliğiyl...
Kırsalda kalkınmanın yolu bugün yalnızca üretmekten değil, üretilen değeri geliştirmek, doğru anlatmak, yeni pazarlara ulaştırmak ve teknolojiyle güçlendirmekten geçiyor. Trendyol ve UNDP iş birliğiyle hayata geçirilen Yarının Köyleri Projesi, bu anlayışla kırsalda yaşayan farklı kesimleri yeni bilgi, beceri ve deneyimlerle buluşturuyor.
Yaz ayları boyunca Yarının Köyleri dijital merkezlerinin gündemi oldukça yoğundu. Türkiye’nin pek çok bölgesinde düzenlenen eğitimlerle üreticilere, kooperatiflere ve işletmelere markalaşma, işletme yönetimi ve dijitalleşme konularında yeni beceriler kazandırıldı. Bu yaz üretimde ve pazarlamada yapay zekâ araçlarının nasıl kullanılabileceğini öğreten programlar eğitime dahil edilirken, çocuklar dijital merkezlerde klasik müzikle tanıştı.
Üretimden Markaya Kapsamlı Bir Yolculuk
Yarının Köyleri yaz dönemi eğitimlerinin önemli başlıklarından biri de kırsaldaki üretici, kooperatif ve işletmelerin geliştirdikleri ürünleri sürdürülebilir bir ticari yapıya dönüştürmelerine yönelik eğitimler oldu.
Temmuz ayında İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı Dijital Merkezlerinde başlayan, ardından Hatay, Denizli İnceler ve Diyarbakır Bağıvar’da devam eden eğitimler; markalaşma, dijitalleşme, ürün geliştirme ve işletme yönetimi gibi alanlara odaklandı. Temel ve ileri düzey modüllerden oluşan eğitimlerde katılımcılar ürün ve hizmetlerini daha etkili tanıtmanın, dijital kanallardan yeni müşterilere ulaşmanın, gelir getirici faaliyetlerini planlamanın ve kaynaklarını daha verimli kullanmanın yollarını öğrendi.
Eğitimlerini tamamlayan kooperatif ve işletmelere, proje kapsamında geliştirdikleri katma değerli ürünleri Trendyol’daki Yarının Köyleri Butiği aracılığıyla tüketicilerle buluşturma fırsatı da sunuluyor.
Yapay Zekâ Kırsaldaki Üreticinin de Hizmetinde
Bu yaz Yarının Köyleri’nin eğitim programına günümüzün en hızlı gelişen teknolojilerinden yapay zekâ ile ürün geliştirme ve satışa hazırlama eğitimi de eklendi. Eğitim kapsamında üretici, kooperatif ve işletmeler yapay zekâ araçlarıyla ürün ve pazar araştırması yapmayı, ürün görsellerini iyileştirmeyi ve farklı dijital iletişim kanallarında kullanılabilecek kampanya içerikleri hazırlamayı öğreniyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca büyük şirketlerin ya da teknoloji ekiplerinin kullandığı bir araç olmaktan çıkarak, kırsaldaki üreticinin ürününü geliştirme, anlatma ve pazara hazırlama gibi iş süreçlerine yol gösteriyor.
13 Temmuz’da İzmir Ulamış Dijital Merkezi’nde başlayan eğitimler Denizli ve Sakarya’nın ardından eylül ayından itibaren Diyarbakır, Adana ve Hatay’da devam edecek.
Dijital Merkezlerde Çocuklar Müzikle, Doğayla, Beceriyle ve Farkındalıkla Tanıştı
Yarının Köyleri’nin dijital merkezleri, bu yaz çocukları farklı kültür ve sanat deneyimleriyle buluşturan etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda gerçekleştirilen Müzikli Hikaye Atölyesi; Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, İzmir Ulamış Dijital Merkezlerinin ardından 4 Ağustos’ta Sakarya Taraklı Dijital Merkezi’nde dördüncü kez çocuklarla buluştu. Klasik müzik sanatçılarının katıldığı etkinlikte çocuklar müziği oyun, masal ve etkileşim yoluyla keşfederken enstrümanları yakından tanıma fırsatı buldu.
Atölyenin merkezinde Mila’nın “Müzik Ormanı”nda kaybolan sesleri bulmak için çıktığı yolculuk vardı. Çizgi film gösterimi ve canlı müziğin buluştuğu hikayede her enstrüman çocuklara kendi sesini tanıttı. Keman, viyola, çello, kontrbas, piyano, trompet, trombon, korno, flüt ve obuanın bir araya gelmesiyle hikaye bir orkestraya dönüştü.
Bunlara ek olarak dijital merkezlerde çocuklara çevresel farkındalık, biyoçeşitlilik, kültürel miras, çocuk hakları, dijital haklar, kariyer planlama, yaratıcı drama, ritim, dijital resim, robotik kodlama, müzik gibi alanlarda eğitimler de verildi.
Trendyol Her Alanda Pozitif Etki Yaratıyor
Yarının Köyleri’nin yanı sıra Trendyol’un farklı sosyal etki çalışmaları yaz aylarında deprem bölgesinde çocuklara ve işletmelere ulaştı. Bu yaz T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız Projesi, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da gerçekleştirilen eğitimlerle tamamlandı. Programla deprem bölgesindeki işletmelerin dijital ekonomiye daha güçlü katılması ve yerel ürünlerin daha geniş pazarlara ulaşması hedeflendi. Dört ilde 200’e yakın işletme, KOBİ ve kooperatif, e-ticarete girişten mağaza yönetimine, kargo ve fatura süreçlerinden görünürlük ve satış artırma stratejilerine uzanan başlıklarda eğitim aldı.
Patientdesk.ai'dan Türkçe ses modelleri: Alania ve Duyu
Fri, 25 Sep 2026 14:30:00 +0000
Sesli yapay zeka girişimi Patientdesk.ai'ın Y Combinator liderliğinde gerçekleşen tohum öncesi turda 1 milyon dolar yatırım aldığını şubat ayında sizlere aktarmıştık. Patientdesk.ai, Türkçe odaklı gel...
Sesli yapay zeka girişimi Patientdesk.ai'ın Y Combinator liderliğinde gerçekleşen tohum öncesi turda 1 milyon dolar yatırım aldığını şubat ayında sizlere aktarmıştık. Patientdesk.ai, Türkçe odaklı geliştirdiği iki yeni ses modelini kullanıma sundu. Şirketin Alania adlı modeli metni sese dönüştürürken, Duyu ise konuşmaları yazıya aktarıyor. Her iki model de tek bir hesap ve API anahtarı üzerinden kullanılabiliyor. Modeller, lansman kapsamında kayıt tarihinden itibaren bir ay boyunca ücretsiz olarak sunuluyor.
Patientdesk.ai'ın yeni modellerinin çıkış noktasında, mevcut sesli yapay zeka çözümlerinin önemli bir bölümünün ağırlıklı olarak İngilizce verilerle eğitilmiş olması yer alıyor. Türkçenin eklemeli yapısı, özel isimler, telefon görüşmelerindeki düşük ses kalitesi ve konuşma sırasında aktarılan e-posta adresleri ile telefon numaraları mevcut modeller için çeşitli zorluklar yaratabiliyor. Patientdesk.ai, ABD'deki kliniklerin telefon görüşmelerini yanıtlayan sesli asistanını geliştirirken edindiği deneyimden yararlanarak Alania ve Duyu'yu Türkçe için eğittiğini belirtiyor.
Şirketin paylaştığı verilere göre konuşmayı yazıya dönüştüren Duyu, açık Türkçe okuma testi FLEURS'ta yüzde 4,71 kelime hata oranına ulaştı. Aynı testte OpenAI'ın Whisper large-v3 modelinin kelime hata oranı yüzde 5,04 olarak ölçüldü. Patientdesk.ai'ın telefon kalitesindeki seslerden ve e-posta adresleri ile telefon numaralarının söylendiği konuşmalardan oluşan kendi test setinde ise Duyu'nun hata oranı yüzde 9,87 oldu. Şirketin aktardığına göre ElevenLabs'in Scribe v2 modeli aynı test setinde yüzde 10,4 hata oranı elde etti.
Duyu, önceden kaydedilmiş ses dosyalarının yanı sıra canlı konuşmaları da gerçek zamanlı olarak yazıya dönüştürebiliyor. Ben ürünü test etmek için ses dosyası yüklediğimde Duyu, hızlıca ses dosyasını metne dönüştürdü.
Alania ise Türkçe metinleri doğal ve tutarlı tek bir sesle okumaya odaklanıyor. Modelin ürettiği sesi cümlenin tamamlanmasını beklemeden akış halinde gönderebilmesi, özellikle telefon görüşmeleri ve sesli asistanlar gibi düşük gecikmenin önemli olduğu kullanım senaryolarını hedeflediğini gösteriyor. Şu an için platformda yalnızca tek bir ses seçeneği yer alıyor. Seslendirme esnasında randevu, soru ve sakinleştirme gibi tonlama seçenekleri sunulduğunu da ekleyelim.
Her iki modelin de yaygın olarak kullanılan OpenAI API biçimiyle uyumlu olduğunu belirtelim. Bu sayede geliştiriciler modelleri mevcut uygulamalarına küçük değişikliklerle entegre edebiliyor. Patientdesk.ai, modellerin tarayıcı üzerinden denenmesine ve geliştiricilerin API anahtarı oluşturmasına da imkan tanıyor.
Antalia-1 açık kaynak olarak yayınlandı
Patientdesk.ai, Alania ve Duyu'nun yanı sıra araştırma topluluğuna yönelik Antalia-1 adlı deneysel Türkçe metinden sese modelini de açık kaynak olarak yayınladı. Tek bir sesle eğitilen Antalia-1'in model ağırlıkları, kodu ve teknik raporuyla birlikte yaklaşık 5 saatlik Türkçe ses veri seti de paylaşıldı. Şirket, Antalia-1'i ticari ürünlerinden ayrı bir araştırma çalışması olarak konumlandırıyor.
Yapay Zeka Gündemi #64
Fri, 25 Sep 2026 14:00:00 +0000
Yapay zeka dünyasında bu hafta, yeni modellerin yanı sıra teknolojiyi günlük yaşama taşıyan özellikler öne çıktı. Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar’ı duyururken kullanıcılar adına işletmeler...
Yapay zeka dünyasında bu hafta, yeni modellerin yanı sıra teknolojiyi günlük yaşama taşıyan özellikler öne çıktı. Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar’ı duyururken kullanıcılar adına işletmeleri arayabilen Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Meta, metin komutlarıyla oyun geliştirmeyi sağlayan araçlarını tanıttı. Anthropic ve OpenAI arasındaki model rekabeti, ajanların bilimsel araştırmalardaki rolü ve güvenlik tartışmaları da gündemdeydi.
Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar özelliğini tanıttı
Gemini 3.8 Live için geliştirilen Live Avatar, sesli görüşmelere konuşmayla uyumlu dudak hareketleri ve yüz ifadeleri ekliyor. Kullanıcıların yapay zeka ile görsel bir karakter üzerinden iletişim kurmasını sağlayan özellik, ilk aşamada Gemini Enterprise müşterilerine sunuluyor.
Gemini, Call for Me ile kullanıcılar adına işletmeleri arayabilecek
Google, Gemini’ın telefon görüşmeleri yaparak rezervasyon oluşturmasına, ürünlerin stok durumunu öğrenmesine ve randevuları değiştirmesine olanak tanıyan Call for Me özelliğini test ediyor. Yeni özellik, kişisel yapay zeka asistanlarının kullanıcı adına günlük işleri gerçekleştirmesine yönelik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Google Fotoğraflar’a dijital gardırop özelliği eklendi
Google Fotoğraflar’ın yeni Wardrobe özelliği, fotoğraflarda görünen kıyafetleri otomatik olarak kataloglayarak dijital bir gardırop oluşturuyor. Kullanıcıların farklı kombinler hazırlamasına yardımcı olan özellik, şimdilik ABD, Hindistan ve Brezilya’da kullanılabiliyor.
Google, yapay zeka hesaplamaları için uzayı araştırıyor
Google, Project Suncatcher kapsamında yapay zeka çiplerini uzayda test ediyor. Proje, uzaydaki güneş enerjisinden yararlanarak gelecekte yapay zeka hesaplamaları için alternatif bir altyapı oluşturmayı hedefliyor. Çalışma, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına yönelik uzun vadeli arayışların bir parçasını oluşturuyor.
Meta, Horizon Create ve Horizon Studio ile oyun geliştirmeyi kolaylaştırmayı hedefliyor
Meta, kullanıcıların metin komutlarıyla kendi oyunlarını oluşturmasını sağlayan Horizon Create ve Horizon Studio adlı iki yapay zeka destekli araç duyurdu. Kodlama bilmeyen kullanıcılara da oyun geliştirme olanağı sunmayı amaçlayan araçlar, üretken yapay zekanın içerik üretimindeki kullanım alanlarını genişletiyor.
Anthropic ve OpenAI’dan yeni modeller: Claude Opus 5.5, GPT-6 Sol ve Luna
Anthropic’in duyurduğu Claude Opus 5.5, paylaşılan sonuçlara göre Artificial Analysis Intelligence Index’te 58 puanla Fable 5.1 ve GPT-6 Astra’yı geride bıraktı. Şirket, modelin daha az jargon kullandığını ve kullanıcıların yazım tercihlerine daha iyi uyduğunu belirtiyor. OpenAI ise önceki sürümlere kıyasla küçük performans artışları ve yüzde 50 daha düşük fiyatlarla GPT-6 Sol ve Luna’yı tanıttı. Milyon girdi/çıktı token’ı başına fiyatlar Sol için 2/10 dolar, Luna için 0,10/0,50 dolar olarak açıklandı.
Amazon, kullanıma sunulmasından 12 gün sonra Muse’un platform üzerinden alışveriş yapmasına engel getirdi. Şirket, ajanın kendisini tanıtmadan siteye eriştiğini ve müşteri giriş bilgilerini saklıyor gibi göründüğünü öne sürüyor. Meta ise Muse’un şifreleri veya ödeme bilgilerini göremediğini, erişim bilgilerinin güvenli bir depolama sistemi üzerinden kullanıldığını savunuyor. Anlaşmazlık, kullanıcı adına alışveriş yapan ajanlarla e-ticaret platformları arasındaki kontrol mücadelesini gündeme taşıyor.
Meta Muse, 2,5 milyon indirmeyi aştı; Muse Charm tanıtıldı
Sensor Tower tahminlerine göre Muse, 21 Eylül itibarıyla 2,5 milyon indirmeyi aşarak ABD App Store’un ücretsiz uygulamalar sıralamasında ChatGPT’nin önüne geçti. Meta ayrıca kişisel ajanına erişim için Muse Charm adlı cep boyutunda bir cihaz duyurdu. Küçük ekranında hareketli bir avatar gösteren cihaz, kullanıcıların telefonlarını açmadan Muse ile sesli iletişim kurmasını amaçlıyor.
ChatGPT’ye sesli komutlarla görev başlatabilen ajan özellikleri geldi
OpenAI, ChatGPT’nin sesli kullanımını bağlı uygulamalar ve görev gerçekleştirme yetenekleriyle genişletti. Kullanıcılar konuşarak belge, sunum veya web sitesi hazırlama gibi işleri başlatabilecek; e-posta, takvim ve Slack gibi hizmetlerdeki bilgilerden yararlanabilecek. Web, iOS ve Android’i kapsayan güncelleme, telefonda başlatılan çalışmaların bilgisayarda sürdürülmesine de olanak tanıyor.
YouTube, video düzenleme ve kanal yönetimine yeni yapay zeka araçları ekliyor
YouTube, Gemini destekli bir video düzenleme asistanı ve içerik üreticilerine yönelik yeni araçlar duyurdu. Kullanıcılar yazılı talimatlarla sahneleri yeniden sıralayabilecek, görüntüleri kısaltabilecek ve kurguyu müziğe uyarlayabilecek. Yenilikler; kapak görseli seçimi, performans analizi ve yorum yönetimi gibi alanları da kapsıyor.
Grok 4.7 uzun süreli görevlere, Gemini’ın yeni ses modelleri özelleştirmeye odaklanıyor
SpaceXAI’ın tanıttığı Grok 4.7, kodlama ve tamamlanması saatler sürebilen profesyonel görevlerde performansı artırmayı hedefliyor. Model, kendi çıktılarını denetleme ve karmaşık işleri tamamlama becerilerindeki iyileştirmelerle geliyor. Google’ın yeni Gemini 3.8 Flash TTS ve Flash-Lite TTS modelleri ise 100’ün üzerinde dilde özel ses oluşturma, satır bazında yönlendirme ve iki konuşmacılı diyalog üretme özellikleri sunuyor.
Anthropic: Claude, yapay zeka Ar-Ge çalışmalarının yüzde 26’sında lider rol üstleniyor
Anthropic’in şirket içi ölçümlerine göre Claude’un insan gözetiminde görevleri baştan sona yürüttüğü çalışmaların oranı, şubatta yüzde 1’in altındayken yüzde 26’ya yükseldi. Modelin insan yönlendirmesiyle iş birliği yaptığı veya daha fazla sorumluluk üstlendiği çalışmaların oranı yüzde 90’ı aşıyor. Yaklaşık 30 bin ajan kullandığını açıklayan şirket, tamamen insan müdahalesi olmadan yürütülen görevlerin oranının hâlâ sıfır olduğunu vurguluyor.
Claude ajanları, biyoloji araştırmasında yeni bir genetik sistemin belirlenmesine katkı sağladı
Anthropic, Claude ajanlarının bakterileri enfekte eden virüslerde daha önce tanımlanmamış bir genetik sistem belirlediğini açıkladı. Yaklaşık 950 ajanın çalışmasında, bilinen bir enzimin çevresindeki CRISPR benzeri tekrarlayan DNA dizileri dikkat çekti. Dario Amodei, ART adı verilen sistemin yeni bir gen düzenleme mekanizması olabileceğini belirtiyor. Araştırma alanının seçilmesi ve önerilen deneylerin gerçekleştirilmesinde insan bilim insanları da görev aldı; sistemin potansiyelinin doğrulanması için araştırmaların sürmesi gerekiyor.
OpenAI, matematik araştırmaları için bağımsız danışma grubu oluşturdu
OpenAI’ın matematik çalışmalarını değerlendirecek grup, Princeton’daki Institute for Advanced Study bünyesinde faaliyet gösterecek. Şirket, kurum içinde kullanılan bir modelin 100’den fazla açık matematik problemini çözdüğünü öne sürerken yeni yapı, uzman matematikçilerin araştırmaların değerlendirilmesinde daha fazla söz sahibi olmasını amaçlıyor.
Ajanların izinsiz erişimleri güvenlik tartışmalarını büyütüyor
Google, Gemini’ın mayıs ayındaki güvenlik testlerinde üç şirketin gerçek sistemlerine izinsiz eriştiğini doğruladı. Şirket, modelin hatasını fark edince işlemleri durdurduğunu ve test prosedürlerinin güncellendiğini açıkladı. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de bir OpenAI ajanının haziranda Medicare istatistik portalına izinsiz erişerek kamuya açık olmayan dosyaları aldığını duyurdu. Gelişmeler, ajanların erişim izinlerini ve test ortamlarının sınırlarını yeniden gündeme getirdi.
Ruh sağlığı yanıtları ve kullanıcı verileri denetim gündeminde
OpenAI, modellerin ruh sağlığıyla ilgili konuşmalarda güvenli ve doğru yanıtlar üretme becerisini değerlendirmek için MentalHealthBench’i geliştirdi. Araç, farklı kullanıcı profilleri ve senaryolar üzerinden model davranışlarını ölçüyor. Çin’de ise DeepSeek ve Moonshot’ın kullanıcı verilerini, kullanıcıların bilgisi dışında Claude’a yönlendirdiği iddiaları nedeniyle inceleme altında olduğu bildiriliyor.
Türkiye’de işletmelerin yapay zeka kullanımı yüzde 51’e ulaştı
AWS ve Strand Partners’ın araştırmasına göre Türkiye’de yapay zeka kullanan işletmelerin oranı bir yılda yüzde 37’den yüzde 51’e yükseldi. Araştırmaya göre Türkiye’deki iş dünyası liderlerinin yüzde 66’sı yapay zekayı yüksek düzeyde veya en önemli stratejik önceliklerden biri olarak görüyor. Finansal hizmetler, medya ve eğlence, perakende ve imalat ise yapay zekâ adaptasyonunun öne çıktığı sektörler arasında yer alıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 24’ü raporda yapay zeka kullanımında ileri seviye olarak tanımlanan aşamaya ulaşmış durumda.
Akıllı gözlükler ve yeni çipler donanım yarışını hızlandırıyor
Yapay zeka destekli akıllı gözlük pazarı yüzde 263 büyürken Meta’nın pazar payı yüzde 94 seviyesinde bulunuyor. Meta IMAX destekli yeni sanal gerçeklik gözlüğü Meta VR Glasses'ın yanı sıra kamerasız akıllı gözlüklerini tanıttı.
Alibaba ise önceki nesle kıyasla üç kat performans sunduğunu belirttiği yeni yapay zeka çipini tanıttı. Şirket ayrıca 5–10 trilyon parametreli bir model ve 2032’ye kadar 20 GW veri merkezi kapasitesi hedeflerini paylaştı.
Yapay zeka altyapısına yatırım ve kapasite arayışı sürüyor
Finlandiya merkezli Verda, yapay zeka uygulamalarına yönelik bulut altyapısı için Emergence Capital liderliğinde 189 milyon dolarlık B serisi yatırım aldı. Anthropic’in de Stream Data Centers’tan 1 GW’a kadar veri merkezi kapasitesi kiralamak için görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor. The Information’ın haberine göre olası anlaşmada Google ve Broadcom’un yapay zeka çipleri kullanılabilir.
Precision, beyin-bilgisayar arayüzleri için 250 milyon dolar yatırım aldı
Beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren Precision, 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turunu tamamladı. Tura Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaşa liderlik etti.
Kurumsal yapay zeka ve sağlık girişimleri yeni yatırımlar aldı
Kurumsal süreçler için yapay zeka çalışanları geliştiren Ema, 77 milyon dolar yatırım alarak toplam finansmanını 140 milyon dolara taşıdı. İlaç keşfine odaklanan Enveda, 311 milyon dolarlık E serisi turunu tamamlarken onkoloji ve klinik araştırmalar için yapay zeka geliştiren Altis Labs 25 milyon dolar yatırım aldı. Fiziksel yapay zeka girişimi Vantora’ya sağlanan yatırım ise 100 milyon doların üzerinde oldu.
Andreessen Horowitz, lise mezunları için girişim odaklı akademi başlatıyor
Andreessen Horowitz, 42 milyon dolarlık Horowitz Andreessen Academy programını duyurdu. Gagan Biyani’nin yöneteceği bir yıllık programın ilk grubunun 2027 sonbaharında yaklaşık 50 öğrenciden oluşması planlanıyor. Diploma vermeyecek programda, kabul sürecinde notlar yerine öğrencilerin geliştirdiği projeler öne çıkacak. Katılımcılara girişimlerde çalışma deneyimi, 50 bin dolarlık hesaplama kredisi, 5 bin dolarlık seyahat bütçesi ve teknoloji liderlerinden dersler sunulması hedefleniyor.
Trump’tan “AI Force” planı ve yapay zekaya yeni isim önerisi
ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekaya odaklanacak “AI Force” adlı bir yapı oluşturacağını ve bu alandan sorumlu yeni bir yetkili atayacağını açıkladı. Trump ayrıca “Artificial Intelligence” ifadesine alternatif isimler için sosyal medyada anket başlattı. Yeni yapının görev alanı ve mevcut kurumlarla ilişkisi konusunda ayrıntı paylaşılmadı.
Google, Gemini'ın kullanıcılar adına işletmeleri aramasını sağlayan Call for Me özelliğini test ediyor
Fri, 25 Sep 2026 13:00:00 +0000
Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini ab...
Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini aboneliği bulunan Pixel 11 serisi kullanıcılarına sunuluyor. Kullanıcıların ayrıca Google’ın Telefon uygulamasının herkese açık beta programına katılması gerekiyor.
Call for Me, aramayı doğrudan kullanıcının telefonundan, kendi numarasıyla gerçekleştiriyor. Gemini, otomatik telefon menülerinde ilerleyebiliyor, hatta bekleyebiliyor ve işletme çalışanıyla görüşebiliyor. Desteklenen işlemler arasında bir ürünün stok durumunu öğrenmek, restoran rezervasyonu yapmak, mevcut bir randevunun tarihini değiştirmek ve ürün ayırtmak bulunuyor.
Özelliğin dikkat çeken yönlerinden biri, Gemini’ın görüşme sırasında kullanıcının önceden paylaşılmasına izin verdiği kişisel bilgileri aktarabilmesi. Kullanıcılar, konuşmanın anlık metin dökümünü takip edebiliyor ve istedikleri anda görüşmeyi devralabiliyor. Böylece yapay zekanın yürüttüğü telefon görüşmesine doğrudan müdahale edilebiliyor.
Google’ın telefon görüşmelerini kolaylaştıran araçları arasında Direct My Call da bulunuyor. Bu araç, işletmelerin otomatik sesli menülerindeki seçenekleri ekranda göstererek kullanıcıların ilgili tuşlara dokunmasını sağlıyor. Call for Me ise işletmeyle konuşmayı da üstlenerek bu yaklaşımın kapsamını genişletiyor.
Google, gerçek görüşmelerin karmaşıklığı nedeniyle denemeyi küçük ölçekte başlattığını ve daha geniş kullanıma geçmeden önce özelliği geliştirmek istediğini belirtiyor. Eski Pixel modelleri, diğer Android cihazlar veya Türkiye dahil farklı ülkeler için henüz bir kullanıma sunulma takvimi açıklanmış değil.
Call for Me, Google’ın telefon görüşmelerini yapay zekayla otomatikleştirmeye yönelik çalışmalarının devamı niteliğinde. Şirket, 2018’de tanıttığı Duplex teknolojisiyle Google Asistan’ın bir kuaförü arayarak randevu alabildiğini göstermişti. Daha sonra sunulan Ask for Me, işletmelerden fiyat ve hizmet bilgisi toplamaya odaklanırken, Hold for Me kullanıcı adına hatta bekleyip bir çalışan yanıt verdiğinde bildirim gönderiyordu. Call for Me ise bilgi toplama, hatta bekleme ve görüşmeyi yürütme yeteneklerini tek bir özellikte bir araya getiriyor.
Görsel Kaynak: ChatGPT
Beyin-bilgisayar ara yüzleri alanına odaklanan Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı
Fri, 25 Sep 2026 12:00:00 +0000
Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaş...
Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaşa liderlik etti. ABD merkezli Precision'ın yatırım turunda Duquesne Family Office, ARK Invest, Invus, B Capital, Mirae Asset Capital, Korea Investment Partners, Hitachi Ventures, JSL Health Capital ve Mubadala Capital yer aldı.
2021 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 430 milyon dolara ulaştı. Precision, yeni yatırımı klinik programını genişletmek, Layer 7 teknolojisinin FDA inceleme sürecini ilerletmek ve ticarileştirme çalışmalarını desteklemek için kullanacağını açıkladı.
Şirket, 2021 yılında Benjamin Rapoport, Michael Mager, Demetrios Papageorgiou ve Mark Hettick tarafından kuruldu. Precision, beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI) geliştiriyor. Şirket, insanların düşünceleriyle dijital cihazları kontrol edebilmesini sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji kapsamında geliştirilen Layer 7 Cortical Interface, beynin yüzeyine yerleştirilen, ince ve esnek bir elektrot dizisinden oluşuyor.
Dokuya nüfuz etmeden beynin yüzeyindeki sinirsel aktiviteleri kaydetmeyi amaçlıyor. Sistemde elektrotlar tarafından toplanan beyin sinyalleri, kafatası ile saçlı deri arasına yerleştirilen bir işlem birimine gönderiliyor. Sistem bu sinyalleri analiz ederek dijital cihazların anlayabileceği komutlara dönüştürüyor. Böylece kullanıcıların bilgisayar veya diğer dijital cihazlarla fiziksel bir giriş aracına ihtiyaç duymadan, beyin sinyalleri aracılığıyla etkileşim kurabilmesi hedefleniyor.
Memes have become a popular form of expressing humor and creativity on social media platforms. From funny images to cleverly edited video clips, memes have taken the internet by storm. One trending topic that has inspired a wave of memes is Moscow investment.
Are you interested in learning about investment strategies in two bustling cities - Melbourne and Tokyo? In this blog post, we will explore the different investment opportunities and approaches in these two vibrant metropolises.
Are you looking for information on small business loans in Melbourne? Melbourne, being a thriving hub of entrepreneurship and innovation, offers a variety of options for small businesses in need of financial support. Securing a small business loan can be a crucial step in growing your business, expanding your operations, or overcoming temporary financial setbacks.
Melbourne and Moscow are two vibrant cities with thriving financial services sectors. While located thousands of kilometers apart, these two cities have unique offerings in terms of financial services and serve as major hubs for businesses and individuals looking to manage their finances effectively.
Melbourne, known for its vibrant cultural scene and beautiful architecture, is also a hub for various industries, including banking and finance. In recent years, the city's financial sector has seen a growing presence of Libyan banks and financial institutions, contributing to Melbourne's status as a global financial center.
Melbourne is a bustling city known for its vibrant cultural scene and booming real estate market. For many investors looking to purchase property in Melbourne, understanding the tax implications is a crucial aspect to consider. In this blog post, we will delve into how investment tax is calculated for properties in Melbourne.
Are you investing in Melbourne and looking for high-yield opportunities? In today's unpredictable market conditions, finding investments that offer lucrative returns can be challenging. However, Melbourne, Australia's vibrant and thriving city, presents numerous options for high-yield investments for savvy investors.
Melbourne, known for its vibrant culture and innovation, has recently seen a growing trend in the acceptance of cryptocurrency payments. Cryptocurrency, a digital form of currency that uses cryptography for security, has gained popularity in recent years due to its decentralized nature and ability to provide secure and efficient transactions.