İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.
Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.
Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.
Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.
Şirket Adres Değişikliği Nasıl Ve Nereden Yapılır? Şirket Adres Değişikliği İçin Gerekli Belgeler/evraklar
Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z
Ticari işletmeler belirli nedenlere bağlı olarak iş yerlerini farklı bölge veya illere taşımalarından ötürü bazı kurumlara bildirim yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bildirimlerin zamanında veya hiç yapılmaması idari yaptırım ile ticari işletmelerin karşı karşıya kalması sonucunu doğuracaktır. İş yeri taşınmak istendiği zaman Mersis sistemine kayıt yaptırılması gereklidir. Özellikle il dışında taşınma halinde sistem farklı bir ticaret sicil istemektedir. Şirket adres değişikliği nasıl ve nereden yapılır? Şirket adres değişikliği için gerekli belgeler/evraklar hakkında detayları derledik.
İSTANBUL Asayiş Şube Müdürlüğü ve Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı ve çevresindeki ara sokaklar ile umuma açık eğlence yerlerinde dronlu ‘Huzur ve Asayiş Uygulaması’ denetimi yapıldı.
3 faili meçhul cinayet aydınlatıldı... Kırık ayna detayı katili yakalattı
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 Z
Aksaray, Gaziantep ve Manisa’da 11, 15 ve 19 yıllık 3 faili meçhul dosya aydınlatıldı. Manisa’da 20 yaşındaki Meral Babacan’ın ölümüyle ilgili ekipler, adli emanette bekleyen kırık ayna detayıyla şüpheliyi 11 yıl sonra yakaladı.
Kozinoğlu şüphelisi doktor ölü bulundu
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 Z
MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde 2011’de hayatını kaybettiği dönemde cezaevinin kampus doktoru olan Turgay Tamer (66) Büyükçekmece’deki evinde eşi Marina Tamer tarafından ölü bulundu. Yapılan ilk incelemede herhangi bir şüpheli duruma rastlanmadığı belirtildi.
Yeni Partili vekile ‘rüşvet’ soruşturması
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 Z
YENİ Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında “rüşvet” suçundan resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.
CHP komisyon kuracak
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 Z
CHP TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı, dün Abant’ta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kapanış konuşması ile sona erdi.
Bakan Işıkhan işsizlik için hedeflenen oranı açıkladı
Sun, 27 Sep 2026 16:52:42 +0300
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturmayı ve işsizlik oranını ise kademeli biçimde yüzde 7,6 seviyesine indirmeyi hedefliyoruz"...Devamı için tıklayınız
Bakan Kurum'dan sıfır atık açıklaması: 9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor
Sun, 27 Sep 2026 16:15:10 +0300
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Hareketi'nin 9'uncu yılına ilişkin, "9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor. 27 Eylül 2017'de Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin...Devamı için tıklayınız
İstanbul'da simit fiyatlarına yakın takip! Ticaret Bakanlığı'ndan açıklama
Sun, 27 Sep 2026 14:38:38 +0300
Ticaret Bakanlığı simit fiyatlarına yapılan artışları mercek altına aldı. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, "İstanbul'da simit satışlarına ilişkin yürürlükte bulunan fiyat tarifelerine aykırı uygulamalar...Devamı için tıklayınız
Bakan Uraloğlu açıkladı: Sarıyer-Kilyos Tüneli’nde hedef sene sonu
Sun, 27 Sep 2026 14:21:00 +0300
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nda çalışmaların sürdüğünü belirterek, "İnşallah onun Çerkezköy ile Kapıkule arasını önümüzdeki ay içerisinde Cumhurbaşkanımızın...Devamı için tıklayınız
Bakan Göktaş açıkladı: 2026'da 620 bin 464 hak sahibine doğal gaz desteği sağladık
Sun, 27 Sep 2026 12:39:18 +0300
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteği kapsamında 2026 Ocak-Eylül döneminde 620 bin 464 hak sahibine toplam 1 milyar 82 milyon lira destek sağladıklarını...Devamı için tıklayınız
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde yer alan "polislerin iş bırakacağı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.Devamı için tıklayınız
Meclis’e düşen görev
Sun, 27 Sep 2026 23:29:26 +0300
Almanya'da... Önemli/ kapsamlı bir konu Parlamento gündemine gelecek olursa;
Federal Meclis'te en az 120 milletvekilinin imzasıyla anket komisyonu kurulur.
Komisyonda, milletvekillerinin yanı sıra Parlamento...Devamı için tıklayınız
Kozinoğlu’nun cezaevi doktoru evinde ölü bulundu
Sun, 27 Sep 2026 22:49:08 +0300
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılan eski cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki...Devamı için tıklayınız
Başkan Erdoğan'dan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'e "Anım Günü" telefonu
Sun, 27 Sep 2026 23:12:42 +0300
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'ın Anım Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefonda görüştü.Devamı için tıklayınız
Varsayımsal senaryoya göre, Ege’de deniz yetki alanları veya araştırma faaliyetleri nedeniyle yaşanabilecek krizde, Türkiye askeri birliklerini harekete geçirirse, Atina bunu saldırı hazırlığı olarak değerlendirebilecek. Senaryoda, Türkiye’nin çıkarma gemilerini yakıt ve savaş malzemesiyle yüklediği, İHA filoları ile Bora ve Tayfun balistik füzelerini en yüksek hazırlık seviyesine geçirdiği varsayıldı. Senaryonun ilk aşamasında Yunanistan istihbaratının, müttefik lerden sağlanan uydu verileriyle Türk güçlerinin hareketlerini tespit edeceği belirtildi.
İstihbaratın yanlış veya eksik çıkması halinde, ilk saldırıyı yapanın uluslararası alanda saldırgan olarak nitelendirilme ve diplomatik desteğini kaybetme riskinin bulunduğu kaydedildi.
Avantajlı olacakmış
İkinci aşamada ise Yunanistan’ın, elektronik harp sistemleriyle Türk radar ve haberleşme sistemlerini etkisiz hale getirmeye, savaş uçaklarıyla Türkiye’deki bazı üslerdeki pistleri hedef almaya, füzelerle Türk çıkarma unsurlarını vurmaya çalışabileceği iddia edildi.
Türkiye’nin füze ve İHA’larıyla karşılık vermesi halinde Atina’nın Patriot sistemleri ve yeni fırkateynlerin SeaFire radarlarının devreye gireceği öne sürüldü. Son aşamadaysa, ilk 24 saatin ardından uluslararası toplumun ateşkes için devreye gireceği belirtildi.
Suudi Arabistan’a destek büyüyor
Mon, 28 Sep 2026 04:02:14 Z
Yemen’deki İran destekli Husilerin son bir haftada Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırması, küresel etkileri olan bölgesel bir güvenlik krizine dönüştü. Mekke İttifakı üyeleri olan Türkiye ve Pakistan’ın yanı sıra Fas ile Fransa’dan da Suudi Arabistan’a doğrudan askeri destek mesajları geldi.
Yemen’de hükümet güçleriyle çatışmayı tırmandıran İran destekli Husiler, son bir hafta içinde Suudi Arabistan’ın farklı bölgelerine balistik füze, İHA’lar ve seyir füzeleriyle çok sayıda saldırı düzenledi. Saldırılar sonrası Suudi Arabistan’ın acil çağrısıyla geçtiğimiz Cuma günü Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında genelkurmay başkanları bir araya geldi. Mekke’deki toplantıya; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili katıldı.
Askeri koordinasyon
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre; toplantıda genelkurmay başkanları, güvenlik durumunu ve bu ülkenin karşı karşıya kaldığı tehditleri değerlendirdi. Genelkurmay başkanları, 3 ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat iş birliğinin geliştirilmesi, askeri koordinasyon ve kapasitelerin entegrasyonu konularında ileriye dönük adımlar değerlendirdi.
Açıklamada, katılımcıların, ortak savunmaya olan bağlılıklarını teyit ettiği belirtilerek, “üç ülkenin Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılığını” ortaya koyduğu ifade edildi.
New York’ta toplantı
Cuma günü, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında da, New York’ta “Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Dışişleri Bakanları Toplantısı” yapıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantı kapsamında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile bir araya geldi.
Toplantıda, anlaşma kapsamında yürütülecek işbirliğinin kurumsallaştırılması amacıyla teknik düzeyde devam eden müzakerelerin geldiği son nokta değerlendirildi.
Eğitime ara
Bu arada Husilerin artan saldırılarının hedefindeki Suudi Arabistan başkenti Riyad’da bulunan okullarda yüz yüze eğitime bir hafta ara verildi. Okulların velilere gönderdiği mesajlara göre, 27 Eylül-1 Ekim arasında dersler “Medreseti” ve onaylı diğer eğitim platformları üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
Yerel basında okulların uzaktan eğitime geçirilmesi kararının bölgedeki gerilimle bağlantılı olabileceğine ilişkin değerlendirmeler yer alsa da, kararla güvenlik gelişmeleri arasında doğrudan bağlantı kuran resmi bir açıklama bulunmuyor.
Fas Kralı’ndan sert çıkış
Fas Kralı 6. Muhammed, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a birer telgraf göndererek, Husilerin saldırılarını kınadı. Fas Kralı, Suudi Arabistan ile Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) ülkelerinin güvenlik ve istikrarının, ülkesinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti, “Suudi Arabistan’a yönelik her saldırı Fas’a yapılmış sayılır” ifadesini kullandı.
Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin yüksek çıkarlarının korunmasını “ortak stratejik çıkarların savunulması” olarak nitelendiren Kral 6. Muhammed, güvenlik ve istikrarını tehdit eden risklere karşı Riyad’ın yanında olduğunu ifade etti. Mekke’yi hedef alma girişimlerinin Müslümanların kutsallarına yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Fas Kralı, saldırıların sorumlularına “uluslararası yaptırım” çağrısı yaptı.
Fransa asker gönderecek
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, Kızıldeniz’deki kritik enerji merkezi Yanbu’nun korunmasına destek olmak amacıyla birkaç gün önce Suudi Arabistan’a asker ve savunma sistemleri göndereceklerini açıklamıştı. Yemen’deki İran destekli Husilerin füze saldırılarına hedef olan bu stratejik limanı güvence altına almak istediklerini belirten Macron, bölgeye “radar ve savunma sistemleri” sevk edileceğini duyurmuştu. Macron, bu hamlenin, bölgesel çatışmalara müdahil olma amacı taşımadığını, tamamen tesislerin güvenliğini sağlamaya odaklandığını vurgulamıştı.
F-35'in kritik parçaları Çin'in elinde! Hata mı casusluk skandalı mı: 'Tesadüf demek mantıklı değil'
Mon, 28 Sep 2026 03:55:37 Z
Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre Çin hükümeti, Avustralya’dan ABD’ye taşınırken sebebi bilinmeyen bir şekilde Hong Kong’a yönlendirilen F-35 savaş uçağı parçalarına el koydu. Süreç hakkında konuşan kaynaklar, kargo şirketi UPS’in Avustralya ordusuna ait bir F-35’e ait kanopi olarak adlandırılan kokpit camı ile silah bölmesi kapağını taşıdığını söyledi. İnceleme, tamir veya imha için mayıs ayı sonlarında ABD’ye gönderilen parçaların F-35 programının ana yüklenicisi olan Lockheed Martin üretimi olduğu belirtildi. Bloomberg'e konuşan kaynaklar, Çin tarafından el konulan parçaların radar dalgalarını emen ve radar izinin düşük görünmesini sağlayan özel bir boya ile kaplı olduğunu ifade etti.
ALINTI - Kaynakların aktardığına göre kargo uçağı ABD yolundayken Güney Kore’ye iniş yaptı ve ardından Hong Kong’a yönlendirildi. Uçağın Güney Kore’ye neden indiği, Hong Kong’a neden yönlendirildiği ya da parçaların kasıtlı mı yoksa bir hata sonucu mu rotasından saptığı henüz netleşmedi. Konuya ilişkin konuşan ve isim vermeyen yetkililer, Çin hükümetinin daha sonra bu parçalara el koyduğunu ve şu ana kadar iade etmediğini söyledi. Çin’in Washington Büyükelçiliği sözcüsü olaya ilişkin bir açıklama yapmazken, Pekin’deki Dışişleri Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada "durumdan haberdar olmadıklarını" belirtti.
'ÇİNLİLERE KARŞI KARŞIYA OLDUKLARI ŞEY HAKKINDA FİKİR VEREBİLİR'
F-35A tipi uçağa ait parçaları taşıyan kargo uçağının Hong Kong'a yönlendirilmesinin 'tesadüf' olduğunu düşünmenin zor olduğunu ifade eden Havacılık fotoğrafçısı ve araştırmacısı Cem Doğut, olayın gerçekleştiği sürece dikkat çekerek "Parçalar Avustralya’dan Amerika’ya giderken Güney Kore’den Hong Kong’a gitmiş ve orada Çinliler tarafından el konulmuş. Eğer kargo normal rotasından çıkıp Hong Kong’a gittiyse bunun tesadüf olduğunu düşünmemiz pek mümkün olmaz." dedi.
Kargo uçağında bulunan kanopi ve silah bölmesi kapağının F-35 uçaklarının düşük görünürlüğüne uygun olacak şekilde üretildiğine dikkat çeken Doğut, bu parçaların Çinli yetkililer tarafından incelenmesi halinde Pekin'in F-35 söz konusu olduğunda neyle karşı karşıya olduğuna dair fikir sahibi olabileceğini belirtti ve "Malzemeleri, kaplamaları ve üretim toleransları size bir fikir verecektir. Daha da önemlisi parçalarda radar emici malzeme varsa bu, onları Çin için çok daha hassas hale getirebilir." şeklinde konuştu.
ALINTI - Çin'in el koyduğu belirtilen F-35 parçalarının uçağa ilişkin gizli tutulan tüm detayları açığa çıkarmayacağını ifade eden Doğut, "Birkaç parçadan uçağın tüm kabiliyetini, yapısını çözmek mümkün olmaz ama sizin için bir fikir verebilir. Bu sebeple Çin'in F-35'e ait parçaları ele geçirmiş olmasının ardından 'F-35'in gizemi bitti' gibi bir yorum yapmak çok abartı olacaktır." yorumunu yaptı.
'ESAS ÖNEMLİ OLAN ELE GEÇİRİLEN PARÇALARIN NE DURUMDA OLDUĞU'
Beşinci nesil uçakların en kritik ve en zorlayıcı parçalarından birisinin kanopi olduğunu ifade eden Doğut, savaş uçaklarındaki kokpit kısımlarının radar izini en çok artıran yerlerden birisi olduğuna dikkat çekerek "Burayı kapatan kanopinin malzemesi, yapısı ve özel kaplaması uçağın genel düşük görünürlük performansı ve özellikle kritik ön cephe açısından kritik öneme sahip olabilir. Bu anlamda bu parçanın incelenmesi Çin için çok öğretici olabilir ve onlara yeni yetenekler kazandırabilir." dedi.
F-35'in silah bölmesi kapağının ise gövdedeki en büyük parçalardan biri olduğu bilgisini paylaşan Doğut, silah bölmesi kapağının yapısı, malzemesi ve üstündeki radar emici malzemenin içeriğinin Çin için büyük kazanım olabileceğini vurguladı. Doğut, tüm bu ihtimallerin ele geçirilen parçaların mevcut kondisyonuna bağlı olduğuna dikkat çekerek "Tabii bütün bunlar bu parçaların sağlam ve bozulmamış olduğunu kabul edersek geçerli. Bu parçalar aldıkları hasar yüzünden imha ya da değişim için gönderilmiş olabilir. Malzemelerin genel durumu kendileri kadar önemli." şeklinde konuştu.
'SİSTEM SİZİ MİNİMUM YEDEK PARÇAYLA ÇALIŞTIRIYOR'
F-35 savaş uçaklarının ALIS ve ODIN isimli özel yazılım sistemleriyle çalıştığını hatırlatan Doğut, bu sistemlerin savaş uçaklarının bakım, lojistik, görev planlaması ve tedarik zincirini yöneten dijital altyapı ve yazılım sistemleri olduğunu söyleyerek sistemin çalışma mantığını "Bu sistemlerle lojistik altyapının kolaylaştırılması hedeflenirken parçaların güvenliği nedeniyle eski parçalar sizde kalamıyor. Tüm bu sistem zaten kullanıcı ülkelerin minimum yedek parça ile görev yapmasına olanak sağlamak için kurulmuştu." sözleriyle açıkladı.
F-35 savaş uçağı bakımlarının her yerde yapılamadığını dile getiren Doğut, "Uçağa ait parçaların bakımları daha önceden belirlenen bakım merkezlerinde yapılıyor. Elinizde yedek parça bulunabilir ama arızalı ya da hasarlı parçaların tamiri/değişimi ve hatta imhası bu özel merkezlerde yapılmakta. O yüzden bu parçaların Amerika’ya gönderilmesi F-35 programının sahip olduğu rutin bir süreç." dedi. Cem Doğut, F-35 kullanıcısı ülkelerin ALIS ve ODIN sistemindeki bazı sıkıntıları daha önce dile getirdiğini söyleyerek bu husustaki en tartışmalı detayı "En büyük sorun uçakların uçuş verilerinin Amerika ile paylaşılması. Bu, sizin Hava Kuvvetlerinizin operational kabiliyetleri hakkında bir veri sağlıyor." şeklinde açıkladı.
ALINTI - "Çin'in bu parçaları inceleyerek yeni yetenekler elde edip etmediğini anlamak tam olarak mümkün değil. Çin kabiliyetini artırmak için casusluk dâhil her türlü faaliyeti uzun yıllardır yapıyor. Daha önce F-35 savaş uçakları için de bunu yaptıklarına dair iddialar bulunuyor. Ancak mevcut durumun ne gibi artıları oldu ve bilmedikleri neleri öğrendiler bunu bilmek şu an için mümkün değil." - Havacılık fotoğrafçısı ve araştırmacısı Cem Doğut
Reagan Planı’na karşı Mekke İttifakı
Mon, 28 Sep 2026 03:52:39 Z
Emre Ergül -Belgenin ismi “National Security Strategy of the Unites States (ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi.)” ABD başkanlarının imzaladığı, Kongre’ye bilgi amaçlı gönderilen bu strateji raporlarının ilki 1986’da ABD’nin 40’ıncı Başkanı Ronald Reagan döneminde yayımlandı. Bugüne kadar 20’nin üzerinde dökümanın hazırlandığı açıklanırken; resmi olarak son ikisi, Kasım 2025’te Donald Trump, 2022’de de Joe Biden imzalarıyla Beyaz Saray’ın internet sitesine konuldu.
Ancak bu strateji raporlarından biri var ki; Ukrayna Savaşı, İran Savaşı, İsrail’in saldırıları, Lübnan’daki huzursuz ortam, Suriye’nin inşası, Hürmüz krizinin gündem olduğu bu dönemin adeta “fikir babalığı”nı yapıyor.
‘Avrasya dünyanın can damarı’
1988 yılında yayımlanan Reagan imzalı ikinci strateji raporu, ABD’nin her kıta için ayrı paragraflar açtığı beş ayrı bölümden oluşuyor. Reagan’ın rapordaki önsözündeki şu cümle, ABD’nin ulusal çıkarları için her şeye başvurabileceğinin teminatı gibi: “Özgürlük, bedava değildir. Hatta bu dünyadaki en pahalı şeydir. Özgürlüğün bedeli asla tek seferde ödenmez; taksitleri her nesilde ödenmesi gereken bir borçtur.”
Ancak ABD’nin Avrasya’nın huzura kavuşmasını engelleyeceğinin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da her daim kriz çıkartacağının şifresi, Reagan’ın kaleme aldığı şu paragrafta yatıyor:
“Stratejimizin tarihsel boyutu nispeten basit, net ve son derece mantıklıdır. Bu, düşman bir devletin veya devletler grubunun, küresel ölçekte sıklıkla ‘dünyanın can damarı’ (heartland) olarak adlandırılan Avrasya kara kütlesine hâkim olması durumunda, Amerika Birleşik Devletleri’nin en temel ulusal güvenlik çıkarlarının tehlikeye gireceği yönündeki kanaattir. Bunun gerçekleşmesini önlemek için iki dünya savaşında savaş verdik. Ayrıca 1945’ten bu yana, Sovyetler Birliği’nin jeostratejik avantajını kullanarak Batı Avrupa, Asya ve Orta Doğu’daki komşularına tahakküm etmesini ve böylece küresel güç dengesini aleyhimize olacak şekilde kökten değiştirmesini engellemeye çalıştık.”
Hatırlatma: “Dünyanın can damarı” (heartland) ifadesi, 1900 civarında Avrasya’yı küresel kara gücünün merkezi olarak tanımlayan ve buranın demiryolları aracılığıyla giderek bütünleşmesinin büyük deniz güçlerinin avantajlarını zayıflatabileceğini öne süren İngiliz coğrafyacı Halford Mackinder’in jeopolitik düşüncesine dayanmaktadır. Britanya İmparatorluğu adına çalışmalar yürüten Mackinder’in temel endişesi, büyük bir deniz gücü olan Britanya’nın nüfuzunu yitireceği, birbirine entegre olmuş bir Avrasya kıtasıydı.
Dünya savaşlarında önce tarafsız sonra savaşçı oldu
ABD her iki dünya savaşında da ilk olarak tarafsızlık politikası izledi. Ancak Almanya’nın Amerikan gemilerini batırması ve Meksika’ya karşı gizli teklifleri üzerine Nisan 1917’de Almanya’ya savaş ilan etti. İkinci Dünya Savaşı’nda da önce tarafsızdı. İngiltere’ye gizli veya açıktan askeri malzeme desteği sağladı. 7 Aralık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor’daki Amerikan üssüne saldırmasıyla resmen savaşa girdi. Almanya ve İtalya da ABD’ye savaş ilan etti. Sonuç: Japonya’ya atılan iki atom bombası…
Raporu gündeme bir Danimarkalı getirdi
Raporun 38 yıl sonra tozlu raflardan inmesinin ardında Danimarkalı akademisyen yazar Niels Hahn bulunuyor. Center for Global Security, Peace and Development (CGSPD) adlı düşünce kuruluşunun başkanı olan Hahn, ABD’nin özellikle Afrika’da düzenlediği askeri müdahalelerle ilgili çalışmaları ile tanınıyor.
“Bölgedeki savaşlar ve çatışmalar, Avrasya’daki siyasi ve ekonomik birleşmeyi önlüyor. ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin ‘Büyük Satranç Tahtası’ kitabına bakın. O strateji kitabı, bu ABD politikasının açılımı olarak görüyordum” diyen Hahn, “Açılımın başlangıcını merak ettiğimde araştırmalarım beni 1998 raporuna götürdü” diyor. Raporun İspanyol ve Yunan basınında da yakında yer alacağını belirten Danimarkalı akademisyen, öncelik verdiği Milliyet’e şu açıklamayı yaptı: “Ukrayna, Suriye, İran, Afganistan, Somali ve Libya gibi bölgelerde süregelen savaş ve çatışmalar, Batı medyasında hakim olan pek çok analizin aksine, rasyonel ve uzun vadeli stratejik bir nitelik taşımaktadır.”
Soğuk Savaş’ın en etkili raporu
Sovyetler Birliği, 1922 ile 1991 yıllarında arasında Avrasya’da var olmuş en büyük sosyalist devletti. Reagan, 1988 strateji belgesinde Sovyetler Birliği’nin yakın zamanda dağılacağını şöyle kaleme alıyor: “Sovyetler Birliği’nde ‘yeni düşünceler’, Sovyet politikasında da temel değişikliklerin konuşulduğunu duyuyoruz. Gerçek değişikliklere ‘hoş geldin’ deriz ancak Sovyet askeri gücünün büyümesinde herhangi bir yavaşlama ya da yayılmacı emellerden vazgeçildiğine dair henüz bir belirti görmedik. Yeni iş birlikler için yeni alanlar bulmaya çalışırken, Sovyetleri sözleriyle değil, aldıkları aksiyonla değerlendireceğiz.”
Planın panzehiri Mekke İttifakı
İsrail’in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile yakınlaşmasını 1988 strateji raporu çerçevesinde değerlendiren Niels Hahn, “İsrail ve Yunanistan, Türkiye üzerinde baskı kurmak ve Türkiye çevresindeki bölgeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla ABD için kilit öneme sahip üçüncü taraf ülkeler olabilir; nitekim bunun işaretlerini şimdiden görüyoruz” dedi ve Reagan Planı’nın panzehirinin Mekke İttifakı olduğuna dikkat çekti: “Bu bağlamda, Mekke Savunma İttifakı’nın barış ve kalkınmayı destekleyerek bölgeyi istikrara kavuşturma potansiyeline sahip önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum...”
‘Türkiye, Avrasya’ya büyük fayda sağlar’
“Türkiye bilhassa önemli. Avrupa ile Asya’yı fiziksel olarak birbirine bağlayan kilit ülkelerden biri olan Türkiye, Avrasya’nın barışçıl ekonomik entegrasyonundan büyük ölçüde fayda sağlayabilir” diyen Hahn, şöyle devam ediyor:
“ABD’nin temel ulusal güvenlik stratejisi Avrasya’nın bütünleşmesini engellemek olarak görüldüğünde, Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan Türkiye gibi ülkeler olağanüstü stratejik bir önem kazanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye ile İsrail arasında tırmanan gerilimler, anlık nedenleri ne olursa olsun, ABD’nin büyük stratejisinin genel mantığına hizmet etmekte. Filistin’deki savaş Batı Asya genelindeki siyasi bölünmeleri derinleştirirken, Suriye de Türkiye ve İsrail’in çatışan çıkarlarının giderek daha önemli bir sahnesi haline gelmiştir. Bölgenin en güçlü iki askeri gücü arasında yaşanacak bir çatışma; Avrupa, Asya ve Afrika’nın birbirine daha sıkı bağlarla bağlanmasını sağlayabilecek olan o coğrafi alanı daha da parçalayacaktır.”
“Türkiye açısından Avrasya entegrasyonu, muazzam bir ekonomik ve stratejik fırsat anlamına gelmektedir. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek, Avrasya entegrasyonunu teşvik edebilecek veya engelleyebilecek daha geniş jeopolitik güçlerin net bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Böylesi bir bilgi ve farkındalık, yalnızca Türkiye’nin uzun vadeli ulusal çıkarlarını korumak için değil, aynı zamanda bölge genelinde sağlam politikalar geliştirmek için de hayati önem taşır.”
İŞTE HAHN’IN MİLLİYET’E ÖZEL AÇIKLAMALARI: BUGÜNKÜ SAVAŞLAR ABD ÇIKARINA
“Avrupa ve Asya, dünya nüfusunun üçte ikisini ve sanayi kapasitesi, teknoloji, enerji, hammadde ile askeri güç açısından muazzam bir yoğunluğu barındırıyor. Avrupa ve Asya’nın başlıca ekonomik ve siyasi merkezleri aşamalı olarak tutarlı bir Avrasya sistemine entegre edilirse, dünya ekonomisinin ağırlık merkezi giderek Avrasya’ya kayacak. Bu bakış açısıyla; Afganistan, Irak, İran, Suriye, Filistin ve Ukrayna’daki savaş ve çatışmaların ABD çıkarlarına çeşitli şekillerde hizmet ettiği söylenebilir. Her şeyden önce bu çatışmalar, Avrasya’nın bütünleşmesini engeller. Altyapıyı, ticareti, yatırımları, enerji ağlarını ve ulaşım koridorlarını sekteye uğratırken, aksi takdirde daha yakın ekonomik ve siyasi ilişkiler geliştirebilecek devletleri birbirinden koparır.”
İran da izole vaka değil!
“Benzer şekilde İran da sadece izole bir vaka olarak değil, Avrasya’nın gelecekteki yapılanmasına dair daha geniş çaplı jeopolitik mücadelenin bir parçası olarak değerlendirilebilir. İran; Basra Körfezi, Orta Asya, Kafkasya, Güney Asya ve Orta Doğu arasında hayati bir coğrafi konumda yer alır; bu da onu kıtalararası Avrasya ulaşım, ticaret ve enerji ağları açısından önemli kılar. ABD’nin İran’a yönelik son dönemdeki saldırıları da doğrudan bu tür altyapıları hedef almıştır.”
Trump paylaştı! Hürmüz Boğazı'nı 'Trump Boğazı' olarak değiştirdi
Mon, 28 Sep 2026 00:34:28 Z
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak gösteren bir görsel paylaştı.
Sosyal medya platformundan körfez bölgesinin haritasını paylaşan Trump, daire içine alınmış Hürmüz Boğazı alanını "Trump Boğazı" olarak nitelendirdi.
Trump, yine 2 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda Hürmüz Boğazı'nın ABD kontrolü altında olduğunu savunarak, adını "Trump Boğazı" olarak değiştirmeyi önerebileceğini belirtmişti.
ABD Başkanı daha önceki bazı açıklamalarında da Hürmüz Boğazı'nın Amerikan donanmasının kontrolü altında olduğunu ve buranın "ABD toprağı" sayılabileceğini iddia etmişti.
Trump'tan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması! 'Rekor miktarda petrol taşıdık'Yunanistan'da Türkiye korkusu bitmiyor! İşte yeni senaryoları: Önleyici saldırı
Varsayımsal senaryoya göre, Ege’de deniz yetki alanları veya araştırma faaliyetleri nedeniyle yaşanabilecek krizde, Türkiye askeri birliklerini harekete geçirirse, Atina bunu saldırı hazırlığı olarak değerlendirebilecek. Senaryoda, Türkiye’nin çıkarma gemilerini yakıt ve savaş malzemesiyle yüklediği, İHA filoları ile Bora ve Tayfun balistik füzelerini en yüksek hazırlık seviyesine geçirdiği varsayıldı. Senaryonun ilk aşamasında Yunanistan istihbaratının, müttefik lerden sağlanan uydu verileriyle Türk güçlerinin hareketlerini tespit edeceği belirtildi.
İstihbaratın yanlış veya eksik çıkması halinde, ilk saldırıyı yapanın uluslararası alanda saldırgan olarak nitelendirilme ve diplomatik desteğini kaybetme riskinin bulunduğu kaydedildi.
Avantajlı olacakmış
İkinci aşamada ise Yunanistan’ın, elektronik harp sistemleriyle Türk radar ve haberleşme sistemlerini etkisiz hale getirmeye, savaş uçaklarıyla Türkiye’deki bazı üslerdeki pistleri hedef almaya, füzelerle Türk çıkarma unsurlarını vurmaya çalışabileceği iddia edildi.
Türkiye’nin füze ve İHA’larıyla karşılık vermesi halinde Atina’nın Patriot sistemleri ve yeni fırkateynlerin SeaFire radarlarının devreye gireceği öne sürüldü. Son aşamadaysa, ilk 24 saatin ardından uluslararası toplumun ateşkes için devreye gireceği belirtildi.
Suudi Arabistan’a destek büyüyor
Mon, 28 Sep 2026 04:02:14 Z
Yemen’deki İran destekli Husilerin son bir haftada Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırması, küresel etkileri olan bölgesel bir güvenlik krizine dönüştü. Mekke İttifakı üyeleri olan Türkiye ve Pakistan’ın yanı sıra Fas ile Fransa’dan da Suudi Arabistan’a doğrudan askeri destek mesajları geldi.
Yemen’de hükümet güçleriyle çatışmayı tırmandıran İran destekli Husiler, son bir hafta içinde Suudi Arabistan’ın farklı bölgelerine balistik füze, İHA’lar ve seyir füzeleriyle çok sayıda saldırı düzenledi. Saldırılar sonrası Suudi Arabistan’ın acil çağrısıyla geçtiğimiz Cuma günü Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında genelkurmay başkanları bir araya geldi. Mekke’deki toplantıya; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili katıldı.
Askeri koordinasyon
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre; toplantıda genelkurmay başkanları, güvenlik durumunu ve bu ülkenin karşı karşıya kaldığı tehditleri değerlendirdi. Genelkurmay başkanları, 3 ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat iş birliğinin geliştirilmesi, askeri koordinasyon ve kapasitelerin entegrasyonu konularında ileriye dönük adımlar değerlendirdi.
Açıklamada, katılımcıların, ortak savunmaya olan bağlılıklarını teyit ettiği belirtilerek, “üç ülkenin Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılığını” ortaya koyduğu ifade edildi.
New York’ta toplantı
Cuma günü, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında da, New York’ta “Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Dışişleri Bakanları Toplantısı” yapıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantı kapsamında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile bir araya geldi.
Toplantıda, anlaşma kapsamında yürütülecek işbirliğinin kurumsallaştırılması amacıyla teknik düzeyde devam eden müzakerelerin geldiği son nokta değerlendirildi.
Eğitime ara
Bu arada Husilerin artan saldırılarının hedefindeki Suudi Arabistan başkenti Riyad’da bulunan okullarda yüz yüze eğitime bir hafta ara verildi. Okulların velilere gönderdiği mesajlara göre, 27 Eylül-1 Ekim arasında dersler “Medreseti” ve onaylı diğer eğitim platformları üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.
Yerel basında okulların uzaktan eğitime geçirilmesi kararının bölgedeki gerilimle bağlantılı olabileceğine ilişkin değerlendirmeler yer alsa da, kararla güvenlik gelişmeleri arasında doğrudan bağlantı kuran resmi bir açıklama bulunmuyor.
Fas Kralı’ndan sert çıkış
Fas Kralı 6. Muhammed, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a birer telgraf göndererek, Husilerin saldırılarını kınadı. Fas Kralı, Suudi Arabistan ile Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) ülkelerinin güvenlik ve istikrarının, ülkesinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti, “Suudi Arabistan’a yönelik her saldırı Fas’a yapılmış sayılır” ifadesini kullandı.
Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin yüksek çıkarlarının korunmasını “ortak stratejik çıkarların savunulması” olarak nitelendiren Kral 6. Muhammed, güvenlik ve istikrarını tehdit eden risklere karşı Riyad’ın yanında olduğunu ifade etti. Mekke’yi hedef alma girişimlerinin Müslümanların kutsallarına yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Fas Kralı, saldırıların sorumlularına “uluslararası yaptırım” çağrısı yaptı.
Fransa asker gönderecek
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, Kızıldeniz’deki kritik enerji merkezi Yanbu’nun korunmasına destek olmak amacıyla birkaç gün önce Suudi Arabistan’a asker ve savunma sistemleri göndereceklerini açıklamıştı. Yemen’deki İran destekli Husilerin füze saldırılarına hedef olan bu stratejik limanı güvence altına almak istediklerini belirten Macron, bölgeye “radar ve savunma sistemleri” sevk edileceğini duyurmuştu. Macron, bu hamlenin, bölgesel çatışmalara müdahil olma amacı taşımadığını, tamamen tesislerin güvenliğini sağlamaya odaklandığını vurgulamıştı.
F-35'in kritik parçaları Çin'in elinde! Hata mı casusluk skandalı mı: 'Tesadüf demek mantıklı değil'
Mon, 28 Sep 2026 03:55:37 Z
Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre Çin hükümeti, Avustralya’dan ABD’ye taşınırken sebebi bilinmeyen bir şekilde Hong Kong’a yönlendirilen F-35 savaş uçağı parçalarına el koydu. Süreç hakkında konuşan kaynaklar, kargo şirketi UPS’in Avustralya ordusuna ait bir F-35’e ait kanopi olarak adlandırılan kokpit camı ile silah bölmesi kapağını taşıdığını söyledi. İnceleme, tamir veya imha için mayıs ayı sonlarında ABD’ye gönderilen parçaların F-35 programının ana yüklenicisi olan Lockheed Martin üretimi olduğu belirtildi. Bloomberg'e konuşan kaynaklar, Çin tarafından el konulan parçaların radar dalgalarını emen ve radar izinin düşük görünmesini sağlayan özel bir boya ile kaplı olduğunu ifade etti.
ALINTI - Kaynakların aktardığına göre kargo uçağı ABD yolundayken Güney Kore’ye iniş yaptı ve ardından Hong Kong’a yönlendirildi. Uçağın Güney Kore’ye neden indiği, Hong Kong’a neden yönlendirildiği ya da parçaların kasıtlı mı yoksa bir hata sonucu mu rotasından saptığı henüz netleşmedi. Konuya ilişkin konuşan ve isim vermeyen yetkililer, Çin hükümetinin daha sonra bu parçalara el koyduğunu ve şu ana kadar iade etmediğini söyledi. Çin’in Washington Büyükelçiliği sözcüsü olaya ilişkin bir açıklama yapmazken, Pekin’deki Dışişleri Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada "durumdan haberdar olmadıklarını" belirtti.
'ÇİNLİLERE KARŞI KARŞIYA OLDUKLARI ŞEY HAKKINDA FİKİR VEREBİLİR'
F-35A tipi uçağa ait parçaları taşıyan kargo uçağının Hong Kong'a yönlendirilmesinin 'tesadüf' olduğunu düşünmenin zor olduğunu ifade eden Havacılık fotoğrafçısı ve araştırmacısı Cem Doğut, olayın gerçekleştiği sürece dikkat çekerek "Parçalar Avustralya’dan Amerika’ya giderken Güney Kore’den Hong Kong’a gitmiş ve orada Çinliler tarafından el konulmuş. Eğer kargo normal rotasından çıkıp Hong Kong’a gittiyse bunun tesadüf olduğunu düşünmemiz pek mümkün olmaz." dedi.
Kargo uçağında bulunan kanopi ve silah bölmesi kapağının F-35 uçaklarının düşük görünürlüğüne uygun olacak şekilde üretildiğine dikkat çeken Doğut, bu parçaların Çinli yetkililer tarafından incelenmesi halinde Pekin'in F-35 söz konusu olduğunda neyle karşı karşıya olduğuna dair fikir sahibi olabileceğini belirtti ve "Malzemeleri, kaplamaları ve üretim toleransları size bir fikir verecektir. Daha da önemlisi parçalarda radar emici malzeme varsa bu, onları Çin için çok daha hassas hale getirebilir." şeklinde konuştu.
ALINTI - Çin'in el koyduğu belirtilen F-35 parçalarının uçağa ilişkin gizli tutulan tüm detayları açığa çıkarmayacağını ifade eden Doğut, "Birkaç parçadan uçağın tüm kabiliyetini, yapısını çözmek mümkün olmaz ama sizin için bir fikir verebilir. Bu sebeple Çin'in F-35'e ait parçaları ele geçirmiş olmasının ardından 'F-35'in gizemi bitti' gibi bir yorum yapmak çok abartı olacaktır." yorumunu yaptı.
'ESAS ÖNEMLİ OLAN ELE GEÇİRİLEN PARÇALARIN NE DURUMDA OLDUĞU'
Beşinci nesil uçakların en kritik ve en zorlayıcı parçalarından birisinin kanopi olduğunu ifade eden Doğut, savaş uçaklarındaki kokpit kısımlarının radar izini en çok artıran yerlerden birisi olduğuna dikkat çekerek "Burayı kapatan kanopinin malzemesi, yapısı ve özel kaplaması uçağın genel düşük görünürlük performansı ve özellikle kritik ön cephe açısından kritik öneme sahip olabilir. Bu anlamda bu parçanın incelenmesi Çin için çok öğretici olabilir ve onlara yeni yetenekler kazandırabilir." dedi.
F-35'in silah bölmesi kapağının ise gövdedeki en büyük parçalardan biri olduğu bilgisini paylaşan Doğut, silah bölmesi kapağının yapısı, malzemesi ve üstündeki radar emici malzemenin içeriğinin Çin için büyük kazanım olabileceğini vurguladı. Doğut, tüm bu ihtimallerin ele geçirilen parçaların mevcut kondisyonuna bağlı olduğuna dikkat çekerek "Tabii bütün bunlar bu parçaların sağlam ve bozulmamış olduğunu kabul edersek geçerli. Bu parçalar aldıkları hasar yüzünden imha ya da değişim için gönderilmiş olabilir. Malzemelerin genel durumu kendileri kadar önemli." şeklinde konuştu.
'SİSTEM SİZİ MİNİMUM YEDEK PARÇAYLA ÇALIŞTIRIYOR'
F-35 savaş uçaklarının ALIS ve ODIN isimli özel yazılım sistemleriyle çalıştığını hatırlatan Doğut, bu sistemlerin savaş uçaklarının bakım, lojistik, görev planlaması ve tedarik zincirini yöneten dijital altyapı ve yazılım sistemleri olduğunu söyleyerek sistemin çalışma mantığını "Bu sistemlerle lojistik altyapının kolaylaştırılması hedeflenirken parçaların güvenliği nedeniyle eski parçalar sizde kalamıyor. Tüm bu sistem zaten kullanıcı ülkelerin minimum yedek parça ile görev yapmasına olanak sağlamak için kurulmuştu." sözleriyle açıkladı.
F-35 savaş uçağı bakımlarının her yerde yapılamadığını dile getiren Doğut, "Uçağa ait parçaların bakımları daha önceden belirlenen bakım merkezlerinde yapılıyor. Elinizde yedek parça bulunabilir ama arızalı ya da hasarlı parçaların tamiri/değişimi ve hatta imhası bu özel merkezlerde yapılmakta. O yüzden bu parçaların Amerika’ya gönderilmesi F-35 programının sahip olduğu rutin bir süreç." dedi. Cem Doğut, F-35 kullanıcısı ülkelerin ALIS ve ODIN sistemindeki bazı sıkıntıları daha önce dile getirdiğini söyleyerek bu husustaki en tartışmalı detayı "En büyük sorun uçakların uçuş verilerinin Amerika ile paylaşılması. Bu, sizin Hava Kuvvetlerinizin operational kabiliyetleri hakkında bir veri sağlıyor." şeklinde açıkladı.
ALINTI - "Çin'in bu parçaları inceleyerek yeni yetenekler elde edip etmediğini anlamak tam olarak mümkün değil. Çin kabiliyetini artırmak için casusluk dâhil her türlü faaliyeti uzun yıllardır yapıyor. Daha önce F-35 savaş uçakları için de bunu yaptıklarına dair iddialar bulunuyor. Ancak mevcut durumun ne gibi artıları oldu ve bilmedikleri neleri öğrendiler bunu bilmek şu an için mümkün değil." - Havacılık fotoğrafçısı ve araştırmacısı Cem Doğut
Reagan Planı’na karşı Mekke İttifakı
Mon, 28 Sep 2026 03:52:39 Z
Emre Ergül -Belgenin ismi “National Security Strategy of the Unites States (ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi.)” ABD başkanlarının imzaladığı, Kongre’ye bilgi amaçlı gönderilen bu strateji raporlarının ilki 1986’da ABD’nin 40’ıncı Başkanı Ronald Reagan döneminde yayımlandı. Bugüne kadar 20’nin üzerinde dökümanın hazırlandığı açıklanırken; resmi olarak son ikisi, Kasım 2025’te Donald Trump, 2022’de de Joe Biden imzalarıyla Beyaz Saray’ın internet sitesine konuldu.
Ancak bu strateji raporlarından biri var ki; Ukrayna Savaşı, İran Savaşı, İsrail’in saldırıları, Lübnan’daki huzursuz ortam, Suriye’nin inşası, Hürmüz krizinin gündem olduğu bu dönemin adeta “fikir babalığı”nı yapıyor.
‘Avrasya dünyanın can damarı’
1988 yılında yayımlanan Reagan imzalı ikinci strateji raporu, ABD’nin her kıta için ayrı paragraflar açtığı beş ayrı bölümden oluşuyor. Reagan’ın rapordaki önsözündeki şu cümle, ABD’nin ulusal çıkarları için her şeye başvurabileceğinin teminatı gibi: “Özgürlük, bedava değildir. Hatta bu dünyadaki en pahalı şeydir. Özgürlüğün bedeli asla tek seferde ödenmez; taksitleri her nesilde ödenmesi gereken bir borçtur.”
Ancak ABD’nin Avrasya’nın huzura kavuşmasını engelleyeceğinin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da her daim kriz çıkartacağının şifresi, Reagan’ın kaleme aldığı şu paragrafta yatıyor:
“Stratejimizin tarihsel boyutu nispeten basit, net ve son derece mantıklıdır. Bu, düşman bir devletin veya devletler grubunun, küresel ölçekte sıklıkla ‘dünyanın can damarı’ (heartland) olarak adlandırılan Avrasya kara kütlesine hâkim olması durumunda, Amerika Birleşik Devletleri’nin en temel ulusal güvenlik çıkarlarının tehlikeye gireceği yönündeki kanaattir. Bunun gerçekleşmesini önlemek için iki dünya savaşında savaş verdik. Ayrıca 1945’ten bu yana, Sovyetler Birliği’nin jeostratejik avantajını kullanarak Batı Avrupa, Asya ve Orta Doğu’daki komşularına tahakküm etmesini ve böylece küresel güç dengesini aleyhimize olacak şekilde kökten değiştirmesini engellemeye çalıştık.”
Hatırlatma: “Dünyanın can damarı” (heartland) ifadesi, 1900 civarında Avrasya’yı küresel kara gücünün merkezi olarak tanımlayan ve buranın demiryolları aracılığıyla giderek bütünleşmesinin büyük deniz güçlerinin avantajlarını zayıflatabileceğini öne süren İngiliz coğrafyacı Halford Mackinder’in jeopolitik düşüncesine dayanmaktadır. Britanya İmparatorluğu adına çalışmalar yürüten Mackinder’in temel endişesi, büyük bir deniz gücü olan Britanya’nın nüfuzunu yitireceği, birbirine entegre olmuş bir Avrasya kıtasıydı.
Dünya savaşlarında önce tarafsız sonra savaşçı oldu
ABD her iki dünya savaşında da ilk olarak tarafsızlık politikası izledi. Ancak Almanya’nın Amerikan gemilerini batırması ve Meksika’ya karşı gizli teklifleri üzerine Nisan 1917’de Almanya’ya savaş ilan etti. İkinci Dünya Savaşı’nda da önce tarafsızdı. İngiltere’ye gizli veya açıktan askeri malzeme desteği sağladı. 7 Aralık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor’daki Amerikan üssüne saldırmasıyla resmen savaşa girdi. Almanya ve İtalya da ABD’ye savaş ilan etti. Sonuç: Japonya’ya atılan iki atom bombası…
Raporu gündeme bir Danimarkalı getirdi
Raporun 38 yıl sonra tozlu raflardan inmesinin ardında Danimarkalı akademisyen yazar Niels Hahn bulunuyor. Center for Global Security, Peace and Development (CGSPD) adlı düşünce kuruluşunun başkanı olan Hahn, ABD’nin özellikle Afrika’da düzenlediği askeri müdahalelerle ilgili çalışmaları ile tanınıyor.
“Bölgedeki savaşlar ve çatışmalar, Avrasya’daki siyasi ve ekonomik birleşmeyi önlüyor. ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin ‘Büyük Satranç Tahtası’ kitabına bakın. O strateji kitabı, bu ABD politikasının açılımı olarak görüyordum” diyen Hahn, “Açılımın başlangıcını merak ettiğimde araştırmalarım beni 1998 raporuna götürdü” diyor. Raporun İspanyol ve Yunan basınında da yakında yer alacağını belirten Danimarkalı akademisyen, öncelik verdiği Milliyet’e şu açıklamayı yaptı: “Ukrayna, Suriye, İran, Afganistan, Somali ve Libya gibi bölgelerde süregelen savaş ve çatışmalar, Batı medyasında hakim olan pek çok analizin aksine, rasyonel ve uzun vadeli stratejik bir nitelik taşımaktadır.”
Soğuk Savaş’ın en etkili raporu
Sovyetler Birliği, 1922 ile 1991 yıllarında arasında Avrasya’da var olmuş en büyük sosyalist devletti. Reagan, 1988 strateji belgesinde Sovyetler Birliği’nin yakın zamanda dağılacağını şöyle kaleme alıyor: “Sovyetler Birliği’nde ‘yeni düşünceler’, Sovyet politikasında da temel değişikliklerin konuşulduğunu duyuyoruz. Gerçek değişikliklere ‘hoş geldin’ deriz ancak Sovyet askeri gücünün büyümesinde herhangi bir yavaşlama ya da yayılmacı emellerden vazgeçildiğine dair henüz bir belirti görmedik. Yeni iş birlikler için yeni alanlar bulmaya çalışırken, Sovyetleri sözleriyle değil, aldıkları aksiyonla değerlendireceğiz.”
Planın panzehiri Mekke İttifakı
İsrail’in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile yakınlaşmasını 1988 strateji raporu çerçevesinde değerlendiren Niels Hahn, “İsrail ve Yunanistan, Türkiye üzerinde baskı kurmak ve Türkiye çevresindeki bölgeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla ABD için kilit öneme sahip üçüncü taraf ülkeler olabilir; nitekim bunun işaretlerini şimdiden görüyoruz” dedi ve Reagan Planı’nın panzehirinin Mekke İttifakı olduğuna dikkat çekti: “Bu bağlamda, Mekke Savunma İttifakı’nın barış ve kalkınmayı destekleyerek bölgeyi istikrara kavuşturma potansiyeline sahip önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum...”
‘Türkiye, Avrasya’ya büyük fayda sağlar’
“Türkiye bilhassa önemli. Avrupa ile Asya’yı fiziksel olarak birbirine bağlayan kilit ülkelerden biri olan Türkiye, Avrasya’nın barışçıl ekonomik entegrasyonundan büyük ölçüde fayda sağlayabilir” diyen Hahn, şöyle devam ediyor:
“ABD’nin temel ulusal güvenlik stratejisi Avrasya’nın bütünleşmesini engellemek olarak görüldüğünde, Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan Türkiye gibi ülkeler olağanüstü stratejik bir önem kazanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye ile İsrail arasında tırmanan gerilimler, anlık nedenleri ne olursa olsun, ABD’nin büyük stratejisinin genel mantığına hizmet etmekte. Filistin’deki savaş Batı Asya genelindeki siyasi bölünmeleri derinleştirirken, Suriye de Türkiye ve İsrail’in çatışan çıkarlarının giderek daha önemli bir sahnesi haline gelmiştir. Bölgenin en güçlü iki askeri gücü arasında yaşanacak bir çatışma; Avrupa, Asya ve Afrika’nın birbirine daha sıkı bağlarla bağlanmasını sağlayabilecek olan o coğrafi alanı daha da parçalayacaktır.”
“Türkiye açısından Avrasya entegrasyonu, muazzam bir ekonomik ve stratejik fırsat anlamına gelmektedir. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek, Avrasya entegrasyonunu teşvik edebilecek veya engelleyebilecek daha geniş jeopolitik güçlerin net bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Böylesi bir bilgi ve farkındalık, yalnızca Türkiye’nin uzun vadeli ulusal çıkarlarını korumak için değil, aynı zamanda bölge genelinde sağlam politikalar geliştirmek için de hayati önem taşır.”
İŞTE HAHN’IN MİLLİYET’E ÖZEL AÇIKLAMALARI: BUGÜNKÜ SAVAŞLAR ABD ÇIKARINA
“Avrupa ve Asya, dünya nüfusunun üçte ikisini ve sanayi kapasitesi, teknoloji, enerji, hammadde ile askeri güç açısından muazzam bir yoğunluğu barındırıyor. Avrupa ve Asya’nın başlıca ekonomik ve siyasi merkezleri aşamalı olarak tutarlı bir Avrasya sistemine entegre edilirse, dünya ekonomisinin ağırlık merkezi giderek Avrasya’ya kayacak. Bu bakış açısıyla; Afganistan, Irak, İran, Suriye, Filistin ve Ukrayna’daki savaş ve çatışmaların ABD çıkarlarına çeşitli şekillerde hizmet ettiği söylenebilir. Her şeyden önce bu çatışmalar, Avrasya’nın bütünleşmesini engeller. Altyapıyı, ticareti, yatırımları, enerji ağlarını ve ulaşım koridorlarını sekteye uğratırken, aksi takdirde daha yakın ekonomik ve siyasi ilişkiler geliştirebilecek devletleri birbirinden koparır.”
İran da izole vaka değil!
“Benzer şekilde İran da sadece izole bir vaka olarak değil, Avrasya’nın gelecekteki yapılanmasına dair daha geniş çaplı jeopolitik mücadelenin bir parçası olarak değerlendirilebilir. İran; Basra Körfezi, Orta Asya, Kafkasya, Güney Asya ve Orta Doğu arasında hayati bir coğrafi konumda yer alır; bu da onu kıtalararası Avrasya ulaşım, ticaret ve enerji ağları açısından önemli kılar. ABD’nin İran’a yönelik son dönemdeki saldırıları da doğrudan bu tür altyapıları hedef almıştır.”
Trump paylaştı! Hürmüz Boğazı'nı 'Trump Boğazı' olarak değiştirdi
Mon, 28 Sep 2026 00:34:28 Z
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak gösteren bir görsel paylaştı.
Sosyal medya platformundan körfez bölgesinin haritasını paylaşan Trump, daire içine alınmış Hürmüz Boğazı alanını "Trump Boğazı" olarak nitelendirdi.
Trump, yine 2 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda Hürmüz Boğazı'nın ABD kontrolü altında olduğunu savunarak, adını "Trump Boğazı" olarak değiştirmeyi önerebileceğini belirtmişti.
ABD Başkanı daha önceki bazı açıklamalarında da Hürmüz Boğazı'nın Amerikan donanmasının kontrolü altında olduğunu ve buranın "ABD toprağı" sayılabileceğini iddia etmişti.
Trump'tan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması! 'Rekor miktarda petrol taşıdık'Yunanistan'da Türkiye korkusu bitmiyor! İşte yeni senaryoları: Önleyici saldırı
Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi: ‘Lumina’
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 +0300
Centre Pompidou koleksiyonundan 83 eseri bir araya getiren “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi olarak İzmir’de sanatseverlerle buluşuyor.
Royal Filarmoni son konserini Ankara'da verecek
Sun, 27 Sep 2026 11:45:00 +0300
İstanbul ve Ankara Kültür Yolu Festivalleri kapsamında 25-27 Eylül tarihleri arasında Türkiye’ye gelen Royal Filarmoni (İngiliz Kraliyet Filarmoni Orkestrası) İstanbul’da mükemmel iki konser verdi. Orkestra son konserini bu akşam CSO Ada Ankara’da verecek.
György Palfi'nin yönettiği dramatik komedi 'Tavuk' gösterimde: Annelik içgüdüsü
Sun, 27 Sep 2026 04:00:00 +0300
György Pálfi’nin ‘Tavuk’ filmi, bir tavuğun gözünden insan dünyasının acımasızlığını anlatıyor. Hayvan sömürüsü, göçmen krizi ve vahşi kapitalizmin işlendiği filmde, tavuğun bakış açısından çekilen sahnelerde yapay zekâ ve dijital efekt kullanılmadı.
Phaselis Festivali’nde tarihi gece: 16 yılın katılım rekoru kırıldı
Sat, 26 Sep 2026 13:20:00 +0300
Antalya'nın Kemer ilçesinde bu yıl 16'ncısı düzenlenen Phaselis Festivali'nde gerçekleştirilen 'Sezen'ce Bir Gece' konseri, yaklaşık 3 bin 500 sanatseveri bir araya getirdi. Yoğun ilgi gören etkinlik, festivalin 16 yıllık tarihinin en yüksek katılımlı gecesi olarak kayıtlara geçti.
Bu yıl 36. kez düzenlenecek festival bugün başlıyor
Sat, 26 Sep 2026 04:00:00 +0300
36. kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. 200’e yakın sanatçının yer aldığı 36 konserin yanı sıra çeşitli etkinlikler de sanat tutkunlarını buluşturacak.
ÜNİVERSİTE YEMEKHANE ÜCRETLETRİ 2026 - 2027: Üniversite öğrenci yemekleri ne kadar, kaç TL? Kahvaltı, öğlen, akşam yemeği ücretleri listesi!
Sun, 27 Sep 2026 21:17:21 GMT
Üniversite yemek ücretleri belli oldu. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla binlerce üniversite öğrencisi yemekhane ücretlerini sorgulamaya başladı. Devlet ve özel üniversitelerin yemekhane ücretleri sorgulanıyor. Devlet üniversitelerinde yemek ücretleri 36 TL ile 100 TL arasında değişiyor. Özel üniversitedeki yemekhane ücretleri ise 250 TL'yi aşıyor. Peki üniversite öğrenci yemekleri ne kadar, kaç TL? İşte kahvaltı, öğlen, akşam yemeği ücretleri listesi!
ŞANS TOPU ÇEKİLİŞ SONUÇLARI: 27 Eylül Şans Topu çekiliş sonuçları ne zaman açıklanacak? MPİ bilet sorgulama ekranı tıkla öğren
Sun, 27 Sep 2026 21:09:09 GMT
Şans Topu çekiliş sonuçları gündemdeki yerini aldı. Haftanın belirli günlerinde düzenlenen Şans Topu çekiliş sonuçlarına ilişkin araştırmalar hız kazandı. Şans oyunu tutkunları, 27 Eylül Şans Topu çekiliş sonuçlarını sorgulamaya başladı. Çekilişte denk gelecek olan şanslı numaralar, hazırlanan kuponlar ile kıyaslanacak. Peki 27 Eylül Şans Topu çekiliş sonuçları ne zaman açıklanacak? İşte MPİ sonuç sorgulama ekranı tıkla öğren...
ALTIN FİYATLARI 27 EYLÜL 2026 CANLI: Bugün Gram, Çeyrek, Cumhuriyet Ne Kadar? Kapalıçarşı Altın Fiyatları Ne Durumda?
Sun, 27 Sep 2026 17:47:09 GMT
27 Eylül 2026 altın fiyatları, canlı altın fiyatları, anlık altın fiyatları, altın fiyatı, altın kuru, Kapalı Çarşı altın fiyatları, anlık altın, canlı altın verileri yatırımcıların ve vatandaşların gündemindeki yerini koruyor. Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, merkez bankalarının faiz kararları ve döviz kurlarındaki değişimler altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve cumhuriyet altını fiyatları gün içerisinde anlık olarak güncelleniyor. Özellikle güvenli liman yatırım araçları arasında gösterilen altına yönelik ilginin artmasıyla birlikte, yatırımcılar canlı altın fiyatları ve anlık altın kuru verilerini yakından takip ediyor. 27 Eylül 2026 altın fiyatları kapsamında Kapalı Çarşı altın fiyatları, alış-satış makası ve piyasalardaki son hareketlilik, yatırım kararları almak isteyenler tarafından en çok araştırılan konular arasında bulunuyor. Peki, 27 Eylül altın fiyatları ne durumda? Gram altın ne kadar? Çeyrek altın ne kadar? Cumhuriyet ne kadar? İşte 27 Eylül 2026 canlı ve anlık altın fiyatları listesi...
BENZİNE NE ZAMAN ZAM GELECEK? Benzinde Çifte Zam Kapıda mı? Benzin Fiyatları Kaç TL Olacak? Eşel Mobil Sona Eriyor! İşte Benzin, Mazot, LPG Güncel Akaryakıt Fiyatları
Sun, 27 Sep 2026 17:46:11 GMT
Benzine ne zaman zam gelecek, benzin zammı 2026, güncel akaryakıt fiyatları, motorin fiyatları, LPG fiyatları, akaryakıt zammı, eşel mobil uygulaması, benzin litre fiyatı başlıkları araç sahiplerinin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Küresel petrol piyasalarında yaşanan gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat sorunları akaryakıt fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, son günlerde motorin fiyatlarında da dikkat çeken değişimler yaşandı. 24 Eylül'de yaklaşık 5 lira 50 kuruşluk indirimin ardından, 25 Eylül gecesi motorine 2 lira 55 kuruşluk zam uygulanarak fiyatlar yeniden güncellendi. Sürücüler ise gözlerini benzin cephesinde beklenen yeni artışa çevirmiş durumda.
SON DAKİKA | ÇILGIN SAYISAL LOTO SONUÇLARI AÇIKLANDI! Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir? 706.942.055 TL büyük ikramiye
Sun, 27 Sep 2026 09:13:56 GMT
Çılgın Sayısal Loto sonuçları ile ilgili son dakika açıklaması bugün (26 Eylül 2026 Cumartesi) Milli Piyango Online’da canlı yayınlanan çekilişte yapıldı. Birçok kişi 706.942.055 TL büyük ikramiyeli çekiliş sonrası internette "Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir?'' sorusuna yanıt arıyor. İşte, 26 Eylül 2026 Çılgın Sayısal Loto sonuçları...
Cevdet Yılmaz'dan Terörsüz Türkiye açıklaması: "Kurul oluşturuldu, ikinci toplantımızı yapacağız"
Sun, 27 Sep 26 21:25:13 +0300
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, süreçle ilgili hükümet nezdinde bir kuruluş teşkil edildiğini ve yarın sabah (28.09.2026) kurulun 2. toplantısını gerçekleştireceğini aktardı.
Dışişleri Bakanlığı'ndan Mescid-i Aksa'ya yönelik İsrail baskınına tepki
Sun, 27 Sep 26 21:02:30 +0300
Dışişleri Bakanlığı resmi sitesinden yapılan açıklamada İsrailli aşırı grupların Mescid-i Aksa'ya yönelik düzenlediği baskına tepki gösterildi. Bakanlığın açıklamasında, "İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail işgal güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınıyoruz" ifadesine yer verildi.
AK Parti’den fon soruşturmasıyla ilgili yeni açıklama: Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası kabul edildi
Sun, 27 Sep 26 14:58:44 +0300
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında finansal sistem ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk bulunmadığını belirtti. Çelik, “Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir” dedi. Öte yandan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fatma Betül Sayan Kaya'nın görevden af talebini kabul ettiğini bildirdi.
AK Parti'den Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası sonrası ilk açıklama
Sun, 27 Sep 26 10:54:44 +0300
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmasına ilişkin “Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir” dedi. Çelik, usulsüzlüklerle “tavizsiz” mücadele edileceğini belirtti.
Son Dakika | AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etti
Sat, 26 Sep 26 23:28:17 +0300
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya partideki tüm görevlerinden istifa etti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan ve ismi fon yatırımlarından yüksek kazanç iddialarıyla anılan Kaya, "Sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.
Irak benzinde rotayı değiştirdi: İlk 57 tanker Suriye üzerinden geçti
Mon, 28 Sep 2026 07:00:00 +0300
Hürmüz’deki aksaklıklar Irak’ı yeni yakıt rotasına yöneltti. Banyas Limanı’na getirilen benzinin ilk 57 tankeri Suriye üzerinden Irak’a doğru yola çıktı. Günlük taşıma kapasitesinin yaklaşık 200 tankere çıkarılması planlanıyor.
TÜBİSAD Başkanı Tombalak: 100 unicorn yerine 100 scale-up çıkaralım
Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300
Türkiye’de şirket kurma konusunda güçlü bir girişimcilik iştahı bulunduğunu ancak bunun yeterince ölçeklenemediğini söyleyen TÜBİSAD Başkanı Tombalak, “Oranlar ‘girişimci’ değil ‘girişken’ olduğumuzu gösteriyor” dedi. Tombalak, girişimlerin büyümesinin önündeki en kritik eşiklerden birinin 3-15 milyon dolarlık finansman boşluğu olduğunu söyledi.
TİAD Başkanı Akyüz: Golü Çin’den beklerken Japonya ve Tayvan’dan geldi
Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300
TİAD Başkanı Murat Akyüz, Çin’in makine sektöründeki yükselişine karşı önlem alınırken Japonya, Kore ve Tayvan’ın da küresel pazarlara yönelmesine dikkat çekti. Akyüz, “Biz Çinlilerden gol yiyeceğiz derken Japon, Koreli ve Tayvanlı da Çin’de fabrika kurdu, oradan satmaya başladı” dedi.
TÜRKONFED’den iş insanlarına ‘yatırımı doğu’ya yapın’ çağrısı: Şimdi Anadolu’ya ‘sanayi göçü’ başlatma zamanı
Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300
Bölgesel kalkınma ve krizlere dayanıklı bir ekonomi inşa etmenin yolunun yerinde yatırımdan geçtiğini vurgulayan TÜRKONFED yönetiminden Anadolu’ya yatırım çağrısı geldi. TÜRKONFED yönetimi, “Türkiye’nin krizlere dayanıklı yeni büyüme hikayesini Anadolu’da yazalım” dedi.
Diplomasi trafiği sürüyor, enerjideki açık yüzde 14’e ulaştı
Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300
İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması için ABD’ye ilettiği şartlara arabulucular üzerinden gelecek yanıtı beklerken, Trump Tahran’ın 7 günlük ateşkes teklifini “kabul edilemez” diyerek reddetti. Krizin en yoğun döneminde küresel petrol ve doğal gaz arzının yüzde 14’ü kesintiden etkilendi. Alternatif hatlar, stratejik stoklar ve talepte düşüş etkiyi sınırladı.
Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss
Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed
Fon soruşturmasında son durum: Bazı firmalar hakkındaki tedbirler kaldırıldı
Sun, 27 Sep 2026 23:54:00 +0300
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 45 firma ve 19 fon için uygulanan mal varlığı tedbirleri kaldırıldı.
Fon soruşturması kapsamında 106 kişi ve kuruluş için mal varlığı tedbiri kararı alındı. Savcılık 46 şirket, 18 fon ve 42 kişi için bankalara ve ilgili kurumlara yazı gönderdi. Sermaye Piyasası Kurulu'nun yaptığı değerlendirme üzerine başsavcılık, 45 firma ve 19 fon için tedbir kararını kaldırdı. nbsp;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, mal varlıklarına tedbir kararı alınan kişilerin yapmak istedikleri devir, satış, yüksek tutarlı nakit çekimi, yüksek tutarlı EFT/havale ve benzeri mal varlığını azaltıcı nitelikteki her türlü işlem için gerekli önlemlerin alınması amacıyla ilgili kurumlara yazı gönderdi.
Bu kapsamda İstanbul Başsavcılığınca şüphelilerin olağan dışı işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve MASAK'a bildirilmesi istendi.
Ayrıca listedeki 42 kişi ve eşleri üzerinde kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava aracı bulunup bulunmadığının tespiti ile kayıtlı varlıkların listesinin Başsavcılığa gönderilmesi talep edildi.
Sermaye Piyasası Kurulu yaptığı değerlendirme sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 45 firma ve 19 fon için tedbir kararını kaldırdı.
Malvarlığı tedbiri uygulanması talep edilmişti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen sermaye piyasası soruşturması kapsamında, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edilmişti.
Talep yazısında, ilgili kişilerin sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ile malvarlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istendi.
Yazıda, bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışları yaşandığı ve bu hareketlerin anormal nitelikte değerlendirildiği belirtildi.
Kaynak: İHA / TRT Haber
Dron tehdidine karşı hava araçlarına M3 dopingi
Sun, 27 Sep 2026 20:49:00 +0300
Türk savunma sanayisinin uluslararası alandaki temsilcilerinden Canik, Azerbaycan Hava Kuvvetleri'nin Mi-17 helikopterlerine yeni mesnet ve silah entegrasyonuyla güncel tehditlere karşı etkinlik kazandırıyor.
Canik, 12,7x99 milimetre M3 ağır makineli tüfeğin helikopter platformlarında kullanılmasına yönelik geliştirdiği FALCON FLEX 50 ile silah-platform entegrasyonundaki kabiliyetlerini genişletiyor.
Türkiye’de hava araçlarına silah entegrasyonu yapan ilk özel sektör kuruluşu olarak dikkati çeken Canik'in entegrasyon yatırımları, uzun namlulu silahların üretim izninin özel sektöre açılmasının öncesine uzanıyor.
İlk entegrasyonlar AS532 Cougar helikopterlerinin pencerelerine M134 silah sistemleri entegre edilerek gerçekleştirildi. Akabinde sadece Türkiye’de değil, birçok hava kuvveti için S-70, CH-47, Bell ve Seahawk helikopterlerine farklı entegrasyonlar yapıldı.
2022 yılında M2 QCB silahı kalifiye edildi, M2F ve M3 projeleri başlatıldı. Bu sayede 12,7 mm gibi yaygın ve kendini 60 yıldır kanıtlamış bir kalibrenin kullanım alanının yaygınlaştırılması amaçlandı.
M2 QCB (650 atım/dakika) piyade kullanımında, kara ve deniz platformlarında tercih edilirken, M2F (950 atım/dakika) baskı atışı amaçlı olarak sınır güvenliği ve yakın hava savunma ihtiyaçlarını karşıladı. Dünyada Canik dahil sadece iki üretici tarafından üretilebilen M3 (1200 atım/dakika) ise döner kanatlı hava araçlarının kapılarına veya kanat altı podlarına entegre edilmek için özel olarak geliştirildi. M3, helikopterlerde kapı makineli tüfeği olarak entegre edildiğinde, dronlara karşı son derece etkin bir savunma çözümü haline geldi.
Entegrasyon tecrübesi sayesinde kısa sürede tamamlandı
Azerbaycan’da Mi-17 helikopterlerine yapılan M3 entegrasyonu da bu doktrinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Projeyi en hızlı ve etkin şekilde icra edebilmek için ilk olarak Türkiye envanterindeki Mi-17 platformu incelendi. Sonra ekipler tarafından Azerbaycan’da gerekli ön incelemeler gerçekleştirildi ve açık mekanizmalı (open bolt) 12,7x99mm ağır makineli tüfek M3 FALCON ile hava araçları için özel olarak geliştirilen FALCON FLEX 50 mesneti için entegrasyon tasarımlarına başlandı.
Tasarımlar tamamlandıktan sonra ilk prototiplerin performansı Samsun'daki tesislerde simüle edildi. Hava araçlarına entegrasyon tecrübesi sayesinde, kısa sürede uçuşa uygunluk testleri Azerbaycan’da atışlı şekilde başarıyla tamamlandı.
Azerbaycan Hava Kuvvetlerine bu yıl teslim edilecek sistemlerle helikopterlere güncel tehditlere karşı etkin bir kabiliyet kazandırılacak.
FALCON FLEX 50, M3 FALCON ağır makineli tüfeğin helikopterlerin farklı kullanım noktalarına entegre edilmesini sağlayan modüler bir silah mesnet sistemi olarak öne çıkıyor.
Sistem, helikopterlerin kapı, pencere ve rampa bölümlerinde kullanılabilecek şekilde tasarlanırken, farklı platform ve görev konfigürasyonlarına uyarlanabilen bir altyapı sunuyor. Böylece 12,7 milimetrelik ağır makineli tüfek, hava aracının görev ihtiyaçlarına göre farklı noktalarda konuşlandırılabiliyor.
FALCON FLEX 50'nin silah tarafındaki temel çözümünü CANiK M3 FALCON oluşturuyor. 12,7x99 milimetre mühimmat kullanan M3 FALCON, yüksek atış hızına sahip ağır makineli tüfek olarak kara, deniz ve hava platformlarında kullanılmak üzere geliştiriliyor.
Buradaki yaklaşım, yalnızca bir makineli tüfeğin helikoptere monte edilmesinin ötesine geçiyor. FALCON FLEX 50, silahın platform üzerindeki konumlandırılması, mekanik entegrasyonu ve farklı kullanım senaryolarına uyarlanmasını sağlayan tamamlayıcı bir sistem olarak M3 FALCON'un görev alanını genişletiyor.
Bu tür sistemler özellikle helikopterlerin yakın mesafeli ateş desteği, konvoy ve birlik koruma, güvenlik ve çeşitli operasyonel görevlerinde kullanılabilecek silah konfigürasyonlarının oluşturulmasına imkan sağlıyor.
ADEX 2026'da yeni hedeflere kapı aralanacak
Canik, 30 Eylül-2 Ekim 2026 tarihlerinde Bakü Expo Center’da gerçekleştirilecek bölgenin en prestijli savunma organizasyonlarından 6. Azerbaycan Uluslararası Savunma Fuarı’nda (ADEX 2026) entegre çözümlerini vitrine çıkaracak.
Tabancalarla başlayan teslimat sürecini, 12,7x99 mm ağır makineli tüfeklerin farklı kara, deniz ve hava platformlarına entegrasyonuyla ileri aşamaya taşıyan Canik, muharebe sahasının en kritik kuvvet çarpanları arasında yer alan insansız deniz araçlarına (İDA) yönelik çözümleriyle de öne çıkıyor.
Canik şirketlerinden Canik Robotics tarafından geliştirilen Trakon Lite uzaktan komutalı silah sistemi, yine Canik’in 12,7x99 mm ağır makineli tüfekleriyle entegre edilerek DEARSAN üretimi SALVO SİDA’lar üzerinde Azerbaycan envanterinde aktif olarak görev yapıyor.
Şirketin Azerbaycan’a yönelik yakın dönem hedeflerinin merkezinde ise orta kalibre sistemler yer alıyor. Şirketin orta kalibre top ailesinin amiral gemisi VENOM LR 30x113 mm düşük geri tepmeli topu, hafif ve kompakt yapısıyla insanlı ve insansız kara, deniz ve hava platformlarının ateş gücünü artırıyor.
Simit fiyatları mercek altında
Sun, 27 Sep 2026 20:42:00 +0300
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul'da simit satışlarına ilişkin yürürlükte bulunan fiyat tarifelerine aykırı uygulamaların Bakanlık tarafından yakından takip edildiğini bildirdi.
Gürcan, X sosyal medya platformundaki hesabından, İstanbul'da simit fiyatlarına yapılan artışa ilişkin paylaşımda bulundu.
Vatandaşın sofrasına ulaşan her ürünün adil, şeffaf ve mevzuata uygun koşullarda sunulmasını sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Gürcan, Bakanlık olarak vatandaşların ekonomik menfaatlerini gözetmek, tüketicilerin haksız ve fahiş fiyat uygulamalarına karşı korunmasını sağlamak ve piyasalarda adil rekabet koşullarını tesis etmek amacıyla denetimleri aralıksız sürdürdüklerini aktardı.
Gürcan, İstanbul'da simit fiyatlarına yapılan artışa dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"İstanbul'da simit satışlarına ilişkin yürürlükte bulunan fiyat tarifelerine aykırı uygulamalar, Bakanlığımızca yakından takip edilmekte, işletmelerin mevzuata uygun hareket edip etmedikleri saha denetimleriyle titizlikle incelenmektedir.
Denetimler kapsamında fiyat tarifelerine aykırı satış yaptığı tespit edilen işletmelere, ilgili mevzuat kapsamında en ağır idari yaptırımlar uygulanacak, gerekli tüm hukuki ve idari süreçler kararlılıkla yürütülecektir. Tüketicilerimizin mağduriyetine yol açan, temel tüketim ürünlerine erişimi olumsuz etkileyen ve piyasanın sağlıklı işleyişini bozan hiç bir uygulamaya müsamaha gösterilmeyecektir."
2,5 saatlik yolculuk 18 dakikaya düşecek
Sun, 27 Sep 2026 20:37:00 +0300
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu'nun, Çeşmeli-Kızkalesi Kesimi'nde devam eden çalışmalara ilişkin, "Bugün itibarıyla projemizin genelinde yüzde 98 fiziki gerçekleşme seviyesine ulaştık" dedi.
Bakan Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Kesimi'nin 41 kilometre otoyol ve 11 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 52 kilometre uzunluğunda olduğunu belirterek, "Projemiz kapsamında 6 kavşak, toplam 10 bin 116 metre uzunluğunda 7 tünel ve bin 633 metre uzunluğunda 5 viyadük inşa ediyoruz.nbsp;
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu'nun, Çeşmeli-Kızkalesi Kesimi'nde devam eden çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu.
Ayrıca 2 bin 734 metre uzunluğunda 33 köprü ve üst geçit, 3 bin 655 metre uzunluğunda 34 alt geçit ile 10 bin 108 metre uzunluğunda 74 menfez yer alacak" ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, proje kapsamında ayrıca 2 otoyol hizmet tesisi, bir bakım işletme merkezi ve bir tünel işletme merkezi kurulacağını bildirdi.
Bitcoin 84 bin doları aştı, Ethereum tırmanışta
Sun, 27 Sep 2026 20:32:00 +0300
Kripto para piyasaları, spot işlem hacimlerindeki artış ve kurumsal yatırımcıların güçlü desteğiyle üçüncü çeyreği rekor performanslarla tamamlamaya hazırlanıyor.
Temmuz ayına 58 bin 500 dolar seviyesinden başlayan lider kripto para birimi Bitcoin, bu çeyrekte gösterdiği %43,5’lik değer artışıyla 84 bin doların üzerine yerleşti. Bu ivme, Bitcoin’in yaklaşık %80 yükseldiği 2017 yılından bu yana kaydettiği en güçlü üçüncü çeyrek performansı olarak kayıtlara geçiyor.
Pazar günü %0,84’lük yükselişle 84 bin 626 dolardan işlem gören Bitcoin, cuma günü tamamlanan büyük ölçekli üç aylık opsiyon sözleşmelerinin vade sonunu da sert bir dalgalanma yaşamadan, kar satışlarının sınırlı kalmasıyla atlattı.
Ethereum Tarafında Tarihi Başarı
Piyasanın ikinci büyük oyuncusu Ethereum ise performansıyla Bitcoin'i geride bıraktı. Üçüncü çeyrekte %71’e yakın bir değer artışı yakalayan Ethereum, tarihinin en güçlü üçüncü çeyrek dönemine imza atmaya hazırlanıyor. Gün içinde %0,66 yükselen Ethereum, 2 bin 704 dolar seviyesinden alıcı buldu.
Kurumsal Tarafta "Banka Düzenlemesi" Çağrısı
Piyasadaki yükseliş sürerken kurumsal katılım ve mevzuat tartışmaları da hız kazandı. Strategy Yönetim Kurulu Başkanı Michael Saylor, ABD bankalarının kripto teminatlı krediler ve saklama hizmetlerinde daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Uluslararası bankacılık standartlarında en riskli kripto varlıklara uygulanan %1.250’lik risk ağırlığı oranının esnetilmesini isteyen Saylor; saklama, kredi teminatı ve doğrudan yatırım faaliyetlerinin farklı risk kategorilerinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bitget Saldırısı Sonrası Çalıntı Varlıklar Hareketlendi
Piyasadaki olumlu havaya karşın güvenlik endişeleri de gündemdeki yerini koruyor. Bitget borsasından çalınan 387,5 milyon dolarlık varlığın yaklaşık 83 milyon dolarlık XRP kısmının farklı cüzdanlara transfer edildiği tespit edildi. XRP Ledger’ın teknik yapısı gereği Ripple çalınan varlıkları doğrudan donduramazken, borsalar ilgili hesaplara kısıtlama getirmek için harekete geçti.
Bitget yetkilileri ise tüm kayıpların koruma fonu tarafından karşılandığını ve kullanıcı bakiyelerinin güvende olduğunu açıkladı. Borsa, varlık çekim işlemlerinin kademeli olarak açılacağını duyurdu:
Bitcoin (BTC): 28 Eylül
Ethereum (ETH): 29 Eylül
Tether (USDT): 30 Eylül
Altcoin Piyasasında Son Durum
Piyasanın geneline bakıldığında altcoin tarafında daha karışık bir seyir hakim. Güncel fiyatlamalar şu şekilde gerçekleşti:
Nükleer yatırımlarda teknoloji transferi ve yakıt tedarikinde dışa bağımlılığın azaltılmasını ön plana alan Türkiye, bu alanda Kanada ile iş birliğine önem veriyor. DEİK Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanı Mehmet Yılmaz görüşmeler için “Kritik aşamaya girdik. İş birliği gerçekleşirse Kanada ile en az 100 yıl sürecek köklü ilişkimiz olacak” dedi.
Enerjide tam bağımsızlık için yatırıma devam
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 +0300
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık için 'mavi vatan'daki arama ve üretim faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü bildirdi.
Katarlı genç şirketlerden Türkiye ilgisi
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 +0300
Asya-Arap Ticaret Odası Başkanı Saad Al Dabbagh, Katarlı yatırımcıların Türkiye'yi güvenli ve tecrübeli bir pazar olarak gördüğünü söyledi. Özellikle, genç ve yeni nesil Katarlı şirketlerin ülkemize yatırım ilgisinin fazla olduğunu belirten Dabbagh, iki ülke firmalarını Katar'da bir araya getirecek kapsamlı bir fuar düzenlemeyi planladıklarını da açıkladı.
Stellantis'ten Tofaş'a başrol
Mon, 28 Sep 2026 04:00:00 +0300
Tofaş, Stellantis’in üretiminde başrolü haline geliyor. K9 ve K0 projeleriyle kapasitesini 500 bin adede çıkararak Stellantis’in hafif ticari araç üretiminde söz sahibi olan Bursa’daki fabrikayı Citroen CEO’su Xavier Chardon ziyaret etti. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Yeni yatırımlarımızla Bursa’nın Stellantis dünyasındaki rolünü daha da güçlendireceğiz” dedi.
İran'ı enerji krizi vurdu: Tahran yönetimi devlet memurlarına çağrıda bulundu
Sun, 27 Sep 2026 21:31:45 +0300
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, kabine toplantısında yaptığı açıklamada enerji tasarrufu tedbirleri kapsamında devlet memurlarının salı günleri işe toplu taşımayla gitmelerini istedi. Üretim çarkının ve elektriğin kesintiye uğramaması gerektiğine dikkati çeken Pezeşkiyan, herkesin enerji tasarrufu konusunda hassasiyet göstermesi çağrısında bulundu.
Trendyol Yarının Köyleri’nde Bu Yaz Dolu Dolu Geçti [Sponsorlu İçerik]
Sat, 26 Sep 2026 07:30:00 +0000
Kırsalda kalkınmanın yolu bugün yalnızca üretmekten değil, üretilen değeri geliştirmek, doğru anlatmak, yeni pazarlara ulaştırmak ve teknolojiyle güçlendirmekten geçiyor. Trendyol ve UNDP iş birliğiyl...
Kırsalda kalkınmanın yolu bugün yalnızca üretmekten değil, üretilen değeri geliştirmek, doğru anlatmak, yeni pazarlara ulaştırmak ve teknolojiyle güçlendirmekten geçiyor. Trendyol ve UNDP iş birliğiyle hayata geçirilen Yarının Köyleri Projesi, bu anlayışla kırsalda yaşayan farklı kesimleri yeni bilgi, beceri ve deneyimlerle buluşturuyor.
Yaz ayları boyunca Yarının Köyleri dijital merkezlerinin gündemi oldukça yoğundu. Türkiye’nin pek çok bölgesinde düzenlenen eğitimlerle üreticilere, kooperatiflere ve işletmelere markalaşma, işletme yönetimi ve dijitalleşme konularında yeni beceriler kazandırıldı. Bu yaz üretimde ve pazarlamada yapay zekâ araçlarının nasıl kullanılabileceğini öğreten programlar eğitime dahil edilirken, çocuklar dijital merkezlerde klasik müzikle tanıştı.
Üretimden Markaya Kapsamlı Bir Yolculuk
Yarının Köyleri yaz dönemi eğitimlerinin önemli başlıklarından biri de kırsaldaki üretici, kooperatif ve işletmelerin geliştirdikleri ürünleri sürdürülebilir bir ticari yapıya dönüştürmelerine yönelik eğitimler oldu.
Temmuz ayında İzmir Ulamış ve Sakarya Taraklı Dijital Merkezlerinde başlayan, ardından Hatay, Denizli İnceler ve Diyarbakır Bağıvar’da devam eden eğitimler; markalaşma, dijitalleşme, ürün geliştirme ve işletme yönetimi gibi alanlara odaklandı. Temel ve ileri düzey modüllerden oluşan eğitimlerde katılımcılar ürün ve hizmetlerini daha etkili tanıtmanın, dijital kanallardan yeni müşterilere ulaşmanın, gelir getirici faaliyetlerini planlamanın ve kaynaklarını daha verimli kullanmanın yollarını öğrendi.
Eğitimlerini tamamlayan kooperatif ve işletmelere, proje kapsamında geliştirdikleri katma değerli ürünleri Trendyol’daki Yarının Köyleri Butiği aracılığıyla tüketicilerle buluşturma fırsatı da sunuluyor.
Yapay Zekâ Kırsaldaki Üreticinin de Hizmetinde
Bu yaz Yarının Köyleri’nin eğitim programına günümüzün en hızlı gelişen teknolojilerinden yapay zekâ ile ürün geliştirme ve satışa hazırlama eğitimi de eklendi. Eğitim kapsamında üretici, kooperatif ve işletmeler yapay zekâ araçlarıyla ürün ve pazar araştırması yapmayı, ürün görsellerini iyileştirmeyi ve farklı dijital iletişim kanallarında kullanılabilecek kampanya içerikleri hazırlamayı öğreniyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca büyük şirketlerin ya da teknoloji ekiplerinin kullandığı bir araç olmaktan çıkarak, kırsaldaki üreticinin ürününü geliştirme, anlatma ve pazara hazırlama gibi iş süreçlerine yol gösteriyor.
13 Temmuz’da İzmir Ulamış Dijital Merkezi’nde başlayan eğitimler Denizli ve Sakarya’nın ardından eylül ayından itibaren Diyarbakır, Adana ve Hatay’da devam edecek.
Dijital Merkezlerde Çocuklar Müzikle, Doğayla, Beceriyle ve Farkındalıkla Tanıştı
Yarının Köyleri’nin dijital merkezleri, bu yaz çocukları farklı kültür ve sanat deneyimleriyle buluşturan etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda gerçekleştirilen Müzikli Hikaye Atölyesi; Adana Kürkçüler, Denizli İnceler, İzmir Ulamış Dijital Merkezlerinin ardından 4 Ağustos’ta Sakarya Taraklı Dijital Merkezi’nde dördüncü kez çocuklarla buluştu. Klasik müzik sanatçılarının katıldığı etkinlikte çocuklar müziği oyun, masal ve etkileşim yoluyla keşfederken enstrümanları yakından tanıma fırsatı buldu.
Atölyenin merkezinde Mila’nın “Müzik Ormanı”nda kaybolan sesleri bulmak için çıktığı yolculuk vardı. Çizgi film gösterimi ve canlı müziğin buluştuğu hikayede her enstrüman çocuklara kendi sesini tanıttı. Keman, viyola, çello, kontrbas, piyano, trompet, trombon, korno, flüt ve obuanın bir araya gelmesiyle hikaye bir orkestraya dönüştü.
Bunlara ek olarak dijital merkezlerde çocuklara çevresel farkındalık, biyoçeşitlilik, kültürel miras, çocuk hakları, dijital haklar, kariyer planlama, yaratıcı drama, ritim, dijital resim, robotik kodlama, müzik gibi alanlarda eğitimler de verildi.
Trendyol Her Alanda Pozitif Etki Yaratıyor
Yarının Köyleri’nin yanı sıra Trendyol’un farklı sosyal etki çalışmaları yaz aylarında deprem bölgesinde çocuklara ve işletmelere ulaştı. Bu yaz T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Trendyol, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle yürütülen Dijital Usta Yanınızdayız Projesi, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da gerçekleştirilen eğitimlerle tamamlandı. Programla deprem bölgesindeki işletmelerin dijital ekonomiye daha güçlü katılması ve yerel ürünlerin daha geniş pazarlara ulaşması hedeflendi. Dört ilde 200’e yakın işletme, KOBİ ve kooperatif, e-ticarete girişten mağaza yönetimine, kargo ve fatura süreçlerinden görünürlük ve satış artırma stratejilerine uzanan başlıklarda eğitim aldı.
Patientdesk.ai'dan Türkçe ses modelleri: Alania ve Duyu
Fri, 25 Sep 2026 14:30:00 +0000
Sesli yapay zeka girişimi Patientdesk.ai'ın Y Combinator liderliğinde gerçekleşen tohum öncesi turda 1 milyon dolar yatırım aldığını şubat ayında sizlere aktarmıştık. Patientdesk.ai, Türkçe odaklı gel...
Sesli yapay zeka girişimi Patientdesk.ai'ın Y Combinator liderliğinde gerçekleşen tohum öncesi turda 1 milyon dolar yatırım aldığını şubat ayında sizlere aktarmıştık. Patientdesk.ai, Türkçe odaklı geliştirdiği iki yeni ses modelini kullanıma sundu. Şirketin Alania adlı modeli metni sese dönüştürürken, Duyu ise konuşmaları yazıya aktarıyor. Her iki model de tek bir hesap ve API anahtarı üzerinden kullanılabiliyor. Modeller, lansman kapsamında kayıt tarihinden itibaren bir ay boyunca ücretsiz olarak sunuluyor.
Patientdesk.ai'ın yeni modellerinin çıkış noktasında, mevcut sesli yapay zeka çözümlerinin önemli bir bölümünün ağırlıklı olarak İngilizce verilerle eğitilmiş olması yer alıyor. Türkçenin eklemeli yapısı, özel isimler, telefon görüşmelerindeki düşük ses kalitesi ve konuşma sırasında aktarılan e-posta adresleri ile telefon numaraları mevcut modeller için çeşitli zorluklar yaratabiliyor. Patientdesk.ai, ABD'deki kliniklerin telefon görüşmelerini yanıtlayan sesli asistanını geliştirirken edindiği deneyimden yararlanarak Alania ve Duyu'yu Türkçe için eğittiğini belirtiyor.
Şirketin paylaştığı verilere göre konuşmayı yazıya dönüştüren Duyu, açık Türkçe okuma testi FLEURS'ta yüzde 4,71 kelime hata oranına ulaştı. Aynı testte OpenAI'ın Whisper large-v3 modelinin kelime hata oranı yüzde 5,04 olarak ölçüldü. Patientdesk.ai'ın telefon kalitesindeki seslerden ve e-posta adresleri ile telefon numaralarının söylendiği konuşmalardan oluşan kendi test setinde ise Duyu'nun hata oranı yüzde 9,87 oldu. Şirketin aktardığına göre ElevenLabs'in Scribe v2 modeli aynı test setinde yüzde 10,4 hata oranı elde etti.
Duyu, önceden kaydedilmiş ses dosyalarının yanı sıra canlı konuşmaları da gerçek zamanlı olarak yazıya dönüştürebiliyor. Ben ürünü test etmek için ses dosyası yüklediğimde Duyu, hızlıca ses dosyasını metne dönüştürdü.
Alania ise Türkçe metinleri doğal ve tutarlı tek bir sesle okumaya odaklanıyor. Modelin ürettiği sesi cümlenin tamamlanmasını beklemeden akış halinde gönderebilmesi, özellikle telefon görüşmeleri ve sesli asistanlar gibi düşük gecikmenin önemli olduğu kullanım senaryolarını hedeflediğini gösteriyor. Şu an için platformda yalnızca tek bir ses seçeneği yer alıyor. Seslendirme esnasında randevu, soru ve sakinleştirme gibi tonlama seçenekleri sunulduğunu da ekleyelim.
Her iki modelin de yaygın olarak kullanılan OpenAI API biçimiyle uyumlu olduğunu belirtelim. Bu sayede geliştiriciler modelleri mevcut uygulamalarına küçük değişikliklerle entegre edebiliyor. Patientdesk.ai, modellerin tarayıcı üzerinden denenmesine ve geliştiricilerin API anahtarı oluşturmasına da imkan tanıyor.
Antalia-1 açık kaynak olarak yayınlandı
Patientdesk.ai, Alania ve Duyu'nun yanı sıra araştırma topluluğuna yönelik Antalia-1 adlı deneysel Türkçe metinden sese modelini de açık kaynak olarak yayınladı. Tek bir sesle eğitilen Antalia-1'in model ağırlıkları, kodu ve teknik raporuyla birlikte yaklaşık 5 saatlik Türkçe ses veri seti de paylaşıldı. Şirket, Antalia-1'i ticari ürünlerinden ayrı bir araştırma çalışması olarak konumlandırıyor.
Yapay Zeka Gündemi #64
Fri, 25 Sep 2026 14:00:00 +0000
Yapay zeka dünyasında bu hafta, yeni modellerin yanı sıra teknolojiyi günlük yaşama taşıyan özellikler öne çıktı. Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar’ı duyururken kullanıcılar adına işletmeler...
Yapay zeka dünyasında bu hafta, yeni modellerin yanı sıra teknolojiyi günlük yaşama taşıyan özellikler öne çıktı. Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar’ı duyururken kullanıcılar adına işletmeleri arayabilen Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Meta, metin komutlarıyla oyun geliştirmeyi sağlayan araçlarını tanıttı. Anthropic ve OpenAI arasındaki model rekabeti, ajanların bilimsel araştırmalardaki rolü ve güvenlik tartışmaları da gündemdeydi.
Google, Gemini’a yüz kazandıran Live Avatar özelliğini tanıttı
Gemini 3.8 Live için geliştirilen Live Avatar, sesli görüşmelere konuşmayla uyumlu dudak hareketleri ve yüz ifadeleri ekliyor. Kullanıcıların yapay zeka ile görsel bir karakter üzerinden iletişim kurmasını sağlayan özellik, ilk aşamada Gemini Enterprise müşterilerine sunuluyor.
Gemini, Call for Me ile kullanıcılar adına işletmeleri arayabilecek
Google, Gemini’ın telefon görüşmeleri yaparak rezervasyon oluşturmasına, ürünlerin stok durumunu öğrenmesine ve randevuları değiştirmesine olanak tanıyan Call for Me özelliğini test ediyor. Yeni özellik, kişisel yapay zeka asistanlarının kullanıcı adına günlük işleri gerçekleştirmesine yönelik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Google Fotoğraflar’a dijital gardırop özelliği eklendi
Google Fotoğraflar’ın yeni Wardrobe özelliği, fotoğraflarda görünen kıyafetleri otomatik olarak kataloglayarak dijital bir gardırop oluşturuyor. Kullanıcıların farklı kombinler hazırlamasına yardımcı olan özellik, şimdilik ABD, Hindistan ve Brezilya’da kullanılabiliyor.
Google, yapay zeka hesaplamaları için uzayı araştırıyor
Google, Project Suncatcher kapsamında yapay zeka çiplerini uzayda test ediyor. Proje, uzaydaki güneş enerjisinden yararlanarak gelecekte yapay zeka hesaplamaları için alternatif bir altyapı oluşturmayı hedefliyor. Çalışma, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına yönelik uzun vadeli arayışların bir parçasını oluşturuyor.
Meta, Horizon Create ve Horizon Studio ile oyun geliştirmeyi kolaylaştırmayı hedefliyor
Meta, kullanıcıların metin komutlarıyla kendi oyunlarını oluşturmasını sağlayan Horizon Create ve Horizon Studio adlı iki yapay zeka destekli araç duyurdu. Kodlama bilmeyen kullanıcılara da oyun geliştirme olanağı sunmayı amaçlayan araçlar, üretken yapay zekanın içerik üretimindeki kullanım alanlarını genişletiyor.
Anthropic ve OpenAI’dan yeni modeller: Claude Opus 5.5, GPT-6 Sol ve Luna
Anthropic’in duyurduğu Claude Opus 5.5, paylaşılan sonuçlara göre Artificial Analysis Intelligence Index’te 58 puanla Fable 5.1 ve GPT-6 Astra’yı geride bıraktı. Şirket, modelin daha az jargon kullandığını ve kullanıcıların yazım tercihlerine daha iyi uyduğunu belirtiyor. OpenAI ise önceki sürümlere kıyasla küçük performans artışları ve yüzde 50 daha düşük fiyatlarla GPT-6 Sol ve Luna’yı tanıttı. Milyon girdi/çıktı token’ı başına fiyatlar Sol için 2/10 dolar, Luna için 0,10/0,50 dolar olarak açıklandı.
Amazon, kullanıma sunulmasından 12 gün sonra Muse’un platform üzerinden alışveriş yapmasına engel getirdi. Şirket, ajanın kendisini tanıtmadan siteye eriştiğini ve müşteri giriş bilgilerini saklıyor gibi göründüğünü öne sürüyor. Meta ise Muse’un şifreleri veya ödeme bilgilerini göremediğini, erişim bilgilerinin güvenli bir depolama sistemi üzerinden kullanıldığını savunuyor. Anlaşmazlık, kullanıcı adına alışveriş yapan ajanlarla e-ticaret platformları arasındaki kontrol mücadelesini gündeme taşıyor.
Meta Muse, 2,5 milyon indirmeyi aştı; Muse Charm tanıtıldı
Sensor Tower tahminlerine göre Muse, 21 Eylül itibarıyla 2,5 milyon indirmeyi aşarak ABD App Store’un ücretsiz uygulamalar sıralamasında ChatGPT’nin önüne geçti. Meta ayrıca kişisel ajanına erişim için Muse Charm adlı cep boyutunda bir cihaz duyurdu. Küçük ekranında hareketli bir avatar gösteren cihaz, kullanıcıların telefonlarını açmadan Muse ile sesli iletişim kurmasını amaçlıyor.
ChatGPT’ye sesli komutlarla görev başlatabilen ajan özellikleri geldi
OpenAI, ChatGPT’nin sesli kullanımını bağlı uygulamalar ve görev gerçekleştirme yetenekleriyle genişletti. Kullanıcılar konuşarak belge, sunum veya web sitesi hazırlama gibi işleri başlatabilecek; e-posta, takvim ve Slack gibi hizmetlerdeki bilgilerden yararlanabilecek. Web, iOS ve Android’i kapsayan güncelleme, telefonda başlatılan çalışmaların bilgisayarda sürdürülmesine de olanak tanıyor.
YouTube, video düzenleme ve kanal yönetimine yeni yapay zeka araçları ekliyor
YouTube, Gemini destekli bir video düzenleme asistanı ve içerik üreticilerine yönelik yeni araçlar duyurdu. Kullanıcılar yazılı talimatlarla sahneleri yeniden sıralayabilecek, görüntüleri kısaltabilecek ve kurguyu müziğe uyarlayabilecek. Yenilikler; kapak görseli seçimi, performans analizi ve yorum yönetimi gibi alanları da kapsıyor.
Grok 4.7 uzun süreli görevlere, Gemini’ın yeni ses modelleri özelleştirmeye odaklanıyor
SpaceXAI’ın tanıttığı Grok 4.7, kodlama ve tamamlanması saatler sürebilen profesyonel görevlerde performansı artırmayı hedefliyor. Model, kendi çıktılarını denetleme ve karmaşık işleri tamamlama becerilerindeki iyileştirmelerle geliyor. Google’ın yeni Gemini 3.8 Flash TTS ve Flash-Lite TTS modelleri ise 100’ün üzerinde dilde özel ses oluşturma, satır bazında yönlendirme ve iki konuşmacılı diyalog üretme özellikleri sunuyor.
Anthropic: Claude, yapay zeka Ar-Ge çalışmalarının yüzde 26’sında lider rol üstleniyor
Anthropic’in şirket içi ölçümlerine göre Claude’un insan gözetiminde görevleri baştan sona yürüttüğü çalışmaların oranı, şubatta yüzde 1’in altındayken yüzde 26’ya yükseldi. Modelin insan yönlendirmesiyle iş birliği yaptığı veya daha fazla sorumluluk üstlendiği çalışmaların oranı yüzde 90’ı aşıyor. Yaklaşık 30 bin ajan kullandığını açıklayan şirket, tamamen insan müdahalesi olmadan yürütülen görevlerin oranının hâlâ sıfır olduğunu vurguluyor.
Claude ajanları, biyoloji araştırmasında yeni bir genetik sistemin belirlenmesine katkı sağladı
Anthropic, Claude ajanlarının bakterileri enfekte eden virüslerde daha önce tanımlanmamış bir genetik sistem belirlediğini açıkladı. Yaklaşık 950 ajanın çalışmasında, bilinen bir enzimin çevresindeki CRISPR benzeri tekrarlayan DNA dizileri dikkat çekti. Dario Amodei, ART adı verilen sistemin yeni bir gen düzenleme mekanizması olabileceğini belirtiyor. Araştırma alanının seçilmesi ve önerilen deneylerin gerçekleştirilmesinde insan bilim insanları da görev aldı; sistemin potansiyelinin doğrulanması için araştırmaların sürmesi gerekiyor.
OpenAI, matematik araştırmaları için bağımsız danışma grubu oluşturdu
OpenAI’ın matematik çalışmalarını değerlendirecek grup, Princeton’daki Institute for Advanced Study bünyesinde faaliyet gösterecek. Şirket, kurum içinde kullanılan bir modelin 100’den fazla açık matematik problemini çözdüğünü öne sürerken yeni yapı, uzman matematikçilerin araştırmaların değerlendirilmesinde daha fazla söz sahibi olmasını amaçlıyor.
Ajanların izinsiz erişimleri güvenlik tartışmalarını büyütüyor
Google, Gemini’ın mayıs ayındaki güvenlik testlerinde üç şirketin gerçek sistemlerine izinsiz eriştiğini doğruladı. Şirket, modelin hatasını fark edince işlemleri durdurduğunu ve test prosedürlerinin güncellendiğini açıkladı. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de bir OpenAI ajanının haziranda Medicare istatistik portalına izinsiz erişerek kamuya açık olmayan dosyaları aldığını duyurdu. Gelişmeler, ajanların erişim izinlerini ve test ortamlarının sınırlarını yeniden gündeme getirdi.
Ruh sağlığı yanıtları ve kullanıcı verileri denetim gündeminde
OpenAI, modellerin ruh sağlığıyla ilgili konuşmalarda güvenli ve doğru yanıtlar üretme becerisini değerlendirmek için MentalHealthBench’i geliştirdi. Araç, farklı kullanıcı profilleri ve senaryolar üzerinden model davranışlarını ölçüyor. Çin’de ise DeepSeek ve Moonshot’ın kullanıcı verilerini, kullanıcıların bilgisi dışında Claude’a yönlendirdiği iddiaları nedeniyle inceleme altında olduğu bildiriliyor.
Türkiye’de işletmelerin yapay zeka kullanımı yüzde 51’e ulaştı
AWS ve Strand Partners’ın araştırmasına göre Türkiye’de yapay zeka kullanan işletmelerin oranı bir yılda yüzde 37’den yüzde 51’e yükseldi. Araştırmaya göre Türkiye’deki iş dünyası liderlerinin yüzde 66’sı yapay zekayı yüksek düzeyde veya en önemli stratejik önceliklerden biri olarak görüyor. Finansal hizmetler, medya ve eğlence, perakende ve imalat ise yapay zekâ adaptasyonunun öne çıktığı sektörler arasında yer alıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 24’ü raporda yapay zeka kullanımında ileri seviye olarak tanımlanan aşamaya ulaşmış durumda.
Akıllı gözlükler ve yeni çipler donanım yarışını hızlandırıyor
Yapay zeka destekli akıllı gözlük pazarı yüzde 263 büyürken Meta’nın pazar payı yüzde 94 seviyesinde bulunuyor. Meta IMAX destekli yeni sanal gerçeklik gözlüğü Meta VR Glasses'ın yanı sıra kamerasız akıllı gözlüklerini tanıttı.
Alibaba ise önceki nesle kıyasla üç kat performans sunduğunu belirttiği yeni yapay zeka çipini tanıttı. Şirket ayrıca 5–10 trilyon parametreli bir model ve 2032’ye kadar 20 GW veri merkezi kapasitesi hedeflerini paylaştı.
Yapay zeka altyapısına yatırım ve kapasite arayışı sürüyor
Finlandiya merkezli Verda, yapay zeka uygulamalarına yönelik bulut altyapısı için Emergence Capital liderliğinde 189 milyon dolarlık B serisi yatırım aldı. Anthropic’in de Stream Data Centers’tan 1 GW’a kadar veri merkezi kapasitesi kiralamak için görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor. The Information’ın haberine göre olası anlaşmada Google ve Broadcom’un yapay zeka çipleri kullanılabilir.
Precision, beyin-bilgisayar arayüzleri için 250 milyon dolar yatırım aldı
Beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren Precision, 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turunu tamamladı. Tura Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaşa liderlik etti.
Kurumsal yapay zeka ve sağlık girişimleri yeni yatırımlar aldı
Kurumsal süreçler için yapay zeka çalışanları geliştiren Ema, 77 milyon dolar yatırım alarak toplam finansmanını 140 milyon dolara taşıdı. İlaç keşfine odaklanan Enveda, 311 milyon dolarlık E serisi turunu tamamlarken onkoloji ve klinik araştırmalar için yapay zeka geliştiren Altis Labs 25 milyon dolar yatırım aldı. Fiziksel yapay zeka girişimi Vantora’ya sağlanan yatırım ise 100 milyon doların üzerinde oldu.
Andreessen Horowitz, lise mezunları için girişim odaklı akademi başlatıyor
Andreessen Horowitz, 42 milyon dolarlık Horowitz Andreessen Academy programını duyurdu. Gagan Biyani’nin yöneteceği bir yıllık programın ilk grubunun 2027 sonbaharında yaklaşık 50 öğrenciden oluşması planlanıyor. Diploma vermeyecek programda, kabul sürecinde notlar yerine öğrencilerin geliştirdiği projeler öne çıkacak. Katılımcılara girişimlerde çalışma deneyimi, 50 bin dolarlık hesaplama kredisi, 5 bin dolarlık seyahat bütçesi ve teknoloji liderlerinden dersler sunulması hedefleniyor.
Trump’tan “AI Force” planı ve yapay zekaya yeni isim önerisi
ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekaya odaklanacak “AI Force” adlı bir yapı oluşturacağını ve bu alandan sorumlu yeni bir yetkili atayacağını açıkladı. Trump ayrıca “Artificial Intelligence” ifadesine alternatif isimler için sosyal medyada anket başlattı. Yeni yapının görev alanı ve mevcut kurumlarla ilişkisi konusunda ayrıntı paylaşılmadı.
Google, Gemini'ın kullanıcılar adına işletmeleri aramasını sağlayan Call for Me özelliğini test ediyor
Fri, 25 Sep 2026 13:00:00 +0000
Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini ab...
Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini aboneliği bulunan Pixel 11 serisi kullanıcılarına sunuluyor. Kullanıcıların ayrıca Google’ın Telefon uygulamasının herkese açık beta programına katılması gerekiyor.
Call for Me, aramayı doğrudan kullanıcının telefonundan, kendi numarasıyla gerçekleştiriyor. Gemini, otomatik telefon menülerinde ilerleyebiliyor, hatta bekleyebiliyor ve işletme çalışanıyla görüşebiliyor. Desteklenen işlemler arasında bir ürünün stok durumunu öğrenmek, restoran rezervasyonu yapmak, mevcut bir randevunun tarihini değiştirmek ve ürün ayırtmak bulunuyor.
Özelliğin dikkat çeken yönlerinden biri, Gemini’ın görüşme sırasında kullanıcının önceden paylaşılmasına izin verdiği kişisel bilgileri aktarabilmesi. Kullanıcılar, konuşmanın anlık metin dökümünü takip edebiliyor ve istedikleri anda görüşmeyi devralabiliyor. Böylece yapay zekanın yürüttüğü telefon görüşmesine doğrudan müdahale edilebiliyor.
Google’ın telefon görüşmelerini kolaylaştıran araçları arasında Direct My Call da bulunuyor. Bu araç, işletmelerin otomatik sesli menülerindeki seçenekleri ekranda göstererek kullanıcıların ilgili tuşlara dokunmasını sağlıyor. Call for Me ise işletmeyle konuşmayı da üstlenerek bu yaklaşımın kapsamını genişletiyor.
Google, gerçek görüşmelerin karmaşıklığı nedeniyle denemeyi küçük ölçekte başlattığını ve daha geniş kullanıma geçmeden önce özelliği geliştirmek istediğini belirtiyor. Eski Pixel modelleri, diğer Android cihazlar veya Türkiye dahil farklı ülkeler için henüz bir kullanıma sunulma takvimi açıklanmış değil.
Call for Me, Google’ın telefon görüşmelerini yapay zekayla otomatikleştirmeye yönelik çalışmalarının devamı niteliğinde. Şirket, 2018’de tanıttığı Duplex teknolojisiyle Google Asistan’ın bir kuaförü arayarak randevu alabildiğini göstermişti. Daha sonra sunulan Ask for Me, işletmelerden fiyat ve hizmet bilgisi toplamaya odaklanırken, Hold for Me kullanıcı adına hatta bekleyip bir çalışan yanıt verdiğinde bildirim gönderiyordu. Call for Me ise bilgi toplama, hatta bekleme ve görüşmeyi yürütme yeteneklerini tek bir özellikte bir araya getiriyor.
Görsel Kaynak: ChatGPT
Beyin-bilgisayar ara yüzleri alanına odaklanan Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı
Fri, 25 Sep 2026 12:00:00 +0000
Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaş...
Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaşa liderlik etti. ABD merkezli Precision'ın yatırım turunda Duquesne Family Office, ARK Invest, Invus, B Capital, Mirae Asset Capital, Korea Investment Partners, Hitachi Ventures, JSL Health Capital ve Mubadala Capital yer aldı.
2021 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 430 milyon dolara ulaştı. Precision, yeni yatırımı klinik programını genişletmek, Layer 7 teknolojisinin FDA inceleme sürecini ilerletmek ve ticarileştirme çalışmalarını desteklemek için kullanacağını açıkladı.
Şirket, 2021 yılında Benjamin Rapoport, Michael Mager, Demetrios Papageorgiou ve Mark Hettick tarafından kuruldu. Precision, beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI) geliştiriyor. Şirket, insanların düşünceleriyle dijital cihazları kontrol edebilmesini sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji kapsamında geliştirilen Layer 7 Cortical Interface, beynin yüzeyine yerleştirilen, ince ve esnek bir elektrot dizisinden oluşuyor.
Dokuya nüfuz etmeden beynin yüzeyindeki sinirsel aktiviteleri kaydetmeyi amaçlıyor. Sistemde elektrotlar tarafından toplanan beyin sinyalleri, kafatası ile saçlı deri arasına yerleştirilen bir işlem birimine gönderiliyor. Sistem bu sinyalleri analiz ederek dijital cihazların anlayabileceği komutlara dönüştürüyor. Böylece kullanıcıların bilgisayar veya diğer dijital cihazlarla fiziksel bir giriş aracına ihtiyaç duymadan, beyin sinyalleri aracılığıyla etkileşim kurabilmesi hedefleniyor.
Istanbul, Turkey and Rome, Italy are both renowned cities with rich histories, vibrant cultures, and bustling business scenes. Let's take a closer look at the business environments in these dynamic cities.
Istanbul, Turkey is a vibrant city known for its rich history, stunning architecture, and bustling markets. As a popular tourist destination and business hub, many people are interested in investing in the city's real estate market. However, before making any investment decisions, it is important to calculate the potential return on investment (ROI) using ROI calculators.
Istanbul, Turkey is a vibrant city that blends rich history with modern charm. One of the best ways to explore the city and its surrounds is by hopping into a roadster and hitting the open road. Roadsters are sleek and stylish cars that offer a thrilling driving experience, perfect for cruising around Istanbul in style.
Istanbul, Turkey is a vibrant and diverse city that is known for its rich cultural heritage. One aspect of this cultural wealth is its regional music, which reflects the unique blend of influences that have shaped the city over the centuries.
Istanbul, Turkey is a vibrant and bustling city that has been the backdrop for many regional movies. From romantic dramas to action-packed thrillers, the city offers a diverse range of settings that serve as a captivating backdrop for filmmakers.
Istanbul, Turkey is a vibrant and diverse city that is known for its rich history and culture. One aspect of Istanbul's culture that is particularly fascinating is its regional clothing. Traditional Turkish clothing is a reflection of the country's history, with each region having its own distinct style.
Istanbul, Turkey is a bustling metropolis that serves as a melting pot of cultures, bridging the gap between Europe and Asia. This vibrant city has long been a haven for refugees fleeing conflict and persecution in neighboring countries, including Syria, which has been marred by a brutal dictatorship for years.