"Tasfiyelerde kamu kaynağı kullanılmayacak, şu ana kadar 44 bin kişinin ödemesi yapıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Ekonomimizin temelleri sağlam, makroekonomik görünümümüz son derece sağlam. Özellikle de dünya ile mukayese ettiğimizde büyümemiz devam ediyor. Deprem harcamalarına, savaşın etkilerine, eşel mobil sistemine rağmen bütçe açığımız oldukça yönetilebilir, iyi seviyelerde." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "(Fon Rehberi ile) Yeni kurallar, yeni kaideler geldi. Şeffaflık artırıldı, çok daha güven veren bir piyasa yapısı oluşması için kurallar konuldu. Fon piyasasının belli bir alanında yaşanan hadisenin genel yapıya zarar vermemesi için çok hızlı şekilde tasfiyelerine karar verildi." diye konuştu.
Yılmaz, “(Fon soruşturması) Çok yüksek fahiş getiriler elde etmiş veya hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde etmiş kişilerle ilgili soruşturma ve incelemeler devam ediyor. Şu anda 15 civarında denetmen ve müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulu bütün ilgili kurumları kapsayacak şekilde çalışmasını sahada başlattı. Geniş imkanlarla çok güçlü bir şekilde bu süreci idari yönden Devlet Denetleme Kurulumuz denetliyor.” ifadesinde bulundu.
Yılmaz, "46 bin kişinin olağan yöntemlerle tasfiye sürecine girdiğini söyleyebiliriz. A1 Capital, Bulls ve Pardus tasfiye edildi. 7 şirketten 3'ü ayrılmış oldu, 4 şirket kaldı. Ne olağan tasfiyede, ne olağanüstü tasfiyede kamu kaynağının kullanılması söz konusu. Olağanüstü tasfiyeye ilişkin kararlar Meclisimizden geçerse muhtemelen yatırımcı sayısı 100 binin altına düşecek." dedi.
Yılmaz, "(Haksız kazancın iadesi sonrası süreç) Hiçbir şekilde hukuki ve genel sorumluluklar ortadan kalkmıyor. Fahiş gelirden dolayı hukuk dışı işlem yapmamış olsa bile iade olduysa söyleyecek bir şey yok. Hukuk dışı bir işlem söz konusuysa sorumluluklar ortadan kalkmaz." diye konuştu.
Yılmaz, "Yıllardır programlarımızda, hükümet politikalarımızda sermaye piyasalarımızı öncelikli gördük, destekledik. Bundan sonra da en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Hiçkimse bu piyasalara gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler." ifadesinde bulundu.
Yılmaz, "Borsamızı olumsuz etkilemeyecek anlayış içinde tasfiye süreçleri sürdürülecek. Bu konuda Fon Koordinasyon Kurulumuzun tüm kurumlarımıza yönlendirici yaklaşımı söz konusu. Yeni fon rehberiyle sorunlu fonların sistemden çıkmasıyla sermaye piyasalarımız eskisinden de güçlü şekilde yoluna devam edecektir. Hiçkimse piyasalara gölge düşürmesin. Kuruyla yaşı karıştırmayalım. Suçlular cezasını bulacak ama yatırımcıları potansiyel suçluymuş gibi göstermek kabul edilemez. Özellikle küçük yatırımcımızın bir an önce bu şartlardan kurtulması için çok hızlı bir aksiyon almış durumdayız." dedi.
Yılmaz, "(Yeni Parti Milletvekili Özlale'nin fon iddiaları) Her iki bakanımız da çok açık ve net şekilde gerekli cevabı verdiler. Suç mahiyetinde bir işlem yapan varsa en yakınımız da olsa, partimizde de olsa, bürokraside de olsa gereği yapılır, AK Parti'nin anlayışı budur. Herkesi aklıselime davet ediyorum. Önünü arkasını görmeden alelacele hükümlerle insanları itibarsızlaştırmaya ve bunun üzerinden siyasi rant oluşturmaya çalışmayın. Benim yakınımmış, onun yakınıymış, şu partidenmiş hiç fark etmez, gereği yapılır. Suç suçtur, suçlu suçludur. Yatırım yapabilir insanlar, suçunu delillendirerek, bir şey ortaya koyarsanız eyvallah. Suç işlemiş biri varsa, iktidar olsun muhalefet olsun hesabını birlikte soralım." diye konuştu.
Yılmaz, "(Enflasyonla mücadele) Kent içi ulaşım konusunda mutlaka birtakım kuralların gelmesi lazım. Enflasyonun çok üzerinde artışlar yapılmaması lazım." ifadesinde bulundu.
Yılmaz, "Bu işin bir devlet politikasına dönüşmesi ve bu çerçevede yürütülen çalışmalarla Terörsüz Türkiye, mecrasında ve olumlu bir şekilde ilerliyor. Terörle mücadeleye harcadığımız enerjiyi kalkınmaya, demokratik standartlarımızı geliştirmeye yönelteceğiz. Büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz bunu." dedi.
Yılmaz, (Terör örgütü PKK'nın silah bırakması) Sahada olumlu ilerleme söz konusu ama zor süreçler. Sabırla süreci takip etmek ve adım adım hedefe yürümek gerekiyor. Türkiye, kendi sorunlarını başka bir güce, uluslararası kuruluşa götürmeden çözen bir ülke. Tam bir başarıya ulaştığında dünyaya örnek olacak bir başarı hikayesi olacak." ifadesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Fon piyasasının belli bir alanında yaşanan bu hadisenin genele sirayet etmemesi için, genel yapıya zarar vermemesi için çok hızlı bir şekilde tasfiyelerine karar verildi." dedi.
"Ekonomimizin temelleri sağlam. Makroekonomik görünümümüz son derece sağlam. Özellikle de dünyayla mukayese ettiğinizde, büyümemiz devam ediyor." diyen Yılmaz, istihdam artışının devam ettiğini, 410 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşıldığını söyledi.
Yılmaz, cari açığın yönetilebilir düzeyde olduğunu belirterek, "Deprem harcamalarına rağmen, savaşın etkilerine rağmen, savaşın getirdiği bu enerji fiyatlarını sınırlamak için uyguladığımız eşel mobil sistemine rağmen bütçe açığımız oldukça yönetilebilir, iyi seviyelerde. Bankacılık sistemimiz sağlam. Sermaye yeterlilik oranı uluslararası gerekliliklerin ve yasal gerekliliklerimizin oldukça üstünde. Dolayısıyla makroekonomik görünümümüz böyle. Ekonomik temellerimiz sağlam, yolumuza bu şekilde devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Fon soruşturmasına ilişkin "Şimdi adli bir süreç devam ediyor. Öncelikle bu adli süreç hangi aşamada? Sorumluların tespiti tam olarak yapıldı mı? Çünkü bu fonları kuranlar, yönetenler var. Bir de denetim ve düzenleme sorumluluğunda olan kurumlar var. Bir de mağdurlar var. Burada hangi aşamadayız? Bütün sorumluluğu olanların tespiti yapıldı mı? Mağdurların tespiti yapıldı mı? Bu süreci bize biraz özetleyin." sorusuna yanıt veren Yılmaz, bu konuda kamunun son bir yıl içinde attığı adımlar olduğunu kaydetti.
Yılmaz, SPK tarafından yayımlanan bir fon rehberinin bulunduğunu belirterek, "Bu fon rehberiyle birlikte, SPK'nin yayımladığı bu rehberle birlikte yeni kurallar, yeni kaideler geldi. Şeffaflık artırıldı, çok daha güven veren bir piyasa yapısı oluşması için kurallar kondu. Bu çok olumlu bir adım aslında. Yani bu şartlara uyan fonlar için, uyan finansal enstrümanlar için çok olumlu bir adım. Bu kurallarla birlikte sorunlu olan yapılar da açığa çıkmış oldular. Sorunlu olan fonlar da açığa çıkmış oldular ve buralarda bir sıkıntı yaşandı." diye konuştu.
Sorunlu fonlara yönelik hızla tedbir alındığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
"Burada yaşanan, fon piyasasının belli bir alanında yaşanan bu hadisenin genele sirayet etmemesi için, genel yapıya zarar vermemesi için çok hızlı bir şekilde tasfiyelerine karar verildi. Bir anlamda bir karantinaya alınmış oldu bu sorunlu fonlar. Bunu şuna benzetebiliriz: Vücutta bir hastalıklı yapı veya işte ne diyelim, bir sorunlu yapı var, bunu vücuttan almak istiyorsunuz ama vücuda da zarar vermeden bunu başarmanız önemli. Dolayısıyla bunlar karantinaya alındı. 7 şirkete ve bunun altındaki 131 fona tedbir getirilmiş oldu. Tasfiye kararı alınmış oldu. Ondan sonra süreçte de adli mekanizmalar devreye girdiler. Bu işin sorunlu hale gelmesinde, bu süreçte rolü olan, birçok yatırımcının olumsuz etkilenmesine sebebiyet verenler hakkında biliyorsunuz çok etkili bir şekilde adli mekanizmalar işlemeye başladı.
Şu anda birçok kişi ya tutuklu ya gözaltında ya soruşturma aşamasında, ifadesi alınan birçok insan var. Dolayısıyla bir adli süreç başlamış durumda ve yürüyor. Mal varlıklarına tedbir konmuş durumda. Yurt dışı yasakları getirilmiş durumda. Yani öyle bu ana sorumlulara baktığınız zaman yurt dışına kaçan, giden pek fazla bir isim hatırlamıyorum ben doğrusu. Şirketlerin sahipleri adli mekanizmada zaten işlem görüyor. Bağlantılı birtakım yapılarla ilgili yine adli mekanizmalar işliyor. İşte çok yüksek, fahiş getiriler elde etmiş veya hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde etmiş kişilerle ilgili yine önemli soruşturmalar, incelemeler devam ettiriliyor."
"Çok hızlı aksiyon alındı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, idari tarafta SPK, BDDK'nin çeşitli kararlar verdiğini anımsatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başından itibaren bu sürece çok hassas bir şekilde yaklaştığını, hükümetin de bu süreci başından beri çok yakın bir şekilde takibe aldığını vurguladı.
Bu süreçte kurulan Fon Koordinasyon Kurulu'nun 4 kez toplantı yaptığını ve çok önemli prensip kararları aldığını aktaran Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) görevlendirildiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, DDK'nin çok geniş yetkilere sahip bir denetleme kurulu olduğunu dile getirerek, "Şu anda, toplam 15 civarında denetmenle, müfettişle Devlet Denetleme Kurulumuz çok yönlü bir şekilde, bütün ilgili kurumları kapsayacak bir şekilde bu çalışmasını sahada başlatmış durumda. Bağımsız finansal otoriteler, bütün bu kurumlar denetim altında incelenecek, soruşturulacak. İdarelerin açıkları da kişilerin sorumlulukları da bu süreçte ortaya konmuş olacak." dedi.
DDK'nin yoğun şekilde sahada çalıştığının altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:
"Tabii bu doğrudan görevlendirdiği kişiler, bir de Devlet Denetleme Kurulunun tüm kurumların uzmanlarından istifade etme imkanı da var. Dolayısıyla bu geniş imkanlarla çok güçlü bir şekilde bu süreci idari yönden Devlet Denetleme Kurulumuz da denetliyor. Diğer yandan biliyorsunuz bir kanun hazırlandı. Çok hızlı aksiyon alındı gerçekten. Bu olaydan etkilenen 455 binden fazla yatırımcı var bu sorunlu fonlarda. Toplam baktığınız zaman bu fonlar, 131 fon, toplam fonlarımızın yüzde 4,6'sını oluşturuyor. Toplam fon portföyümüzün yüzde 7,7'sini oluşturuyor. Tekil kişi olarak baktığımızda 455 binden fazla yatırımcı bu fonlarda. İşte bunların hakkını, hukukunu gözetecek şekilde bir kanun teklifi de Fon Koordinasyon Kurulumuzda tartışıldı. Genel prensipler itibarıyla, ana çerçeve itibarıyla. Meclis grubumuzla bunu konuştuk.
Sayın Abdullah Güler de geçtiğimiz cuma günü biliyorsunuz bunu açıkladı. Toplumumuzla paylaştı bu yeni kanun teklifini. Burada da şunu öngörüyoruz: 7 tane şirket ve altında 131 sorunlu fon var. Bunlarla ilgili 3 tane şirket olağan tasfiye koşullarını kabul etti ve tasfiye edildi. 8 Ekim itibarıyla da bu gerçekleşti. 44 bine yakın, bu 455 binden 44 bine yakın vatandaşımızın ödemeleri gerçekleştirildi. Ziraat Bankası bu tarafı yönetiyor. Bu fonlar arasında bir Tera dediğimiz büyük bir fon var. Bir de 6 tane diğer fon var. Tera'nın tasfiyesinin yönetimi İş Bankasında. Çünkü Tera, İş Bankasıyla çalışmış bugüne kadar. Diğer fonların yönetimi Ziraat Bankamızda. Onlar Ziraat Bankasıyla çalışmışlar. Ziraat Bankasının tasfiyesini yönettiği 3 fon olağan şartlarla tasfiye edildi. Ne demek olağan şartlarla? Mevcut kurallarımız içinde. İşte bunların bütün ödemeleri yapılmış oldu yatırımcıların. Oradaki hak ve yükümlülükler yerine getirilmiş oldu. 17 fon böylece devreden çıkmış oldu."