btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Hürriyet

İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.

Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.

Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.

Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Şirket Adres Değişikliği Nasıl Ve Nereden Yapılır? Şirket Adres Değişikliği İçin Gerekli Belgeler/evraklar

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Ticari işletmeler belirli nedenlere bağlı olarak iş yerlerini farklı bölge veya illere taşımalarından ötürü bazı kurumlara bildirim yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bildirimlerin zamanında veya hiç yapılmaması idari yaptırım ile ticari işletmelerin karşı karşıya kalması sonucunu doğuracaktır. İş yeri taşınmak istendiği zaman Mersis sistemine kayıt yaptırılması gereklidir. Özellikle il dışında taşınma halinde sistem farklı bir ticaret sicil istemektedir. Şirket adres değişikliği nasıl ve nereden yapılır? Şirket adres değişikliği için gerekli belgeler/evraklar hakkında detayları derledik.


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Adana, Antalya ve Mersin'de orman yangınları... Kozan'daki yangın yayılıyor! Alevler mahallelere sıçradı, evler tahliye ediliyor

Wed, 09 Sep 2026 04:16:00 Z

Adana’nın Kozan ilçesinde başlayıp, İmamoğlu ve Aladağ ilçelerine sıçrayan orman yangını, 2’nci gününde devam ediyor. Gece boyu karadan sürdürülen söndürme çalışmalarına sabahın ilk ışıklarıyla havadan da destek verilmeye başlandı. Mersin’in Bozyazı ilçesindeki yangına müdahale ediliyor. Öte yandan Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Antalya Aksu, Antalya Kumluca'daki yangınların enerjisinin düşürüldüğünü açıkladı.

Akdeniz’in ciğerleri yandı

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 Z

Antalya, Adana ve Mersin’deki orman yangınları, kâbus dolu saatler yaşattı. Antalya Aksu’da pazartesi başlayıp rüzgârın da etkisiyle Döşemealtı ve Kepez ilçelerine sıçrayan yangın nedeniyle 300’den fazla evden 720 kişi tahliye edildi, 2 bin 97 haneye elektrik verilemediği kaydedildi. 1016 personelle havadan ve karadan mücadele dün de aralıksız sürerken, alevleri söndürmek için yöre halkı da seferber oldu, uyumadan su havuzuna traktörleriyle su taşıdı.

Emine Erdoğan’dan okuryazarlık çağrısı

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 Z

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 8 Eylül “Dünya Okuma Yazma Günü” nedeniyle sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Üsküdar Belediyesi AK Parti’ye geçti

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 Z

Üsküdar’da daha önce ertelenen seçim dün yapıldı. Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın yerine başkan vekili olarak Cumhur İttifakı adayı AK Partili Dündar Ziya Gültekin seçildi.

Beş elçiden güven mektubu

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 Z

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tayland, İsveç, Azerbaycan, Birleşik Krallık ve Kanada büyükelçilerini kabul etti.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

TİGEM 17 safkan Arap koşu tayı satacak

Wed, 09 Sep 2026 08:45:57 +0300
TİGEM 17 safkan Arap koşu tayı satacak
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, 17 safkan Arap koşu tayının satışını yapacak.Devamı için tıklayınız

BoE Başkanı Bailey'den enflasyon uyarısı: Savaş ve hava koşulları riski artırıyor

Wed, 09 Sep 2026 07:57:24 +0300
BoE Başkanı Bailey'den enflasyon uyarısı: Savaş ve hava koşulları riski artırıyor
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, İran'daki savaşın enerji piyasaları üzerindeki baskısı ve aşırı hava koşullarının enflasyonda yeni bir yükselişe neden olabileceğini belirtti. Bailey, özellikle...Devamı için tıklayınız

THY'nin yolcu trafiği arttı! 8 ayda 64 milyon yolcu

Wed, 09 Sep 2026 07:54:20 +0300
THY'nin yolcu trafiği arttı! 8 ayda 64 milyon yolcu
Türk Hava Yollarının (THY), ocak-ağustos döneminde taşıdığı yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artarak 64 milyona ulaştı.Devamı için tıklayınız

ABD'den Kanada'ya yeni yaptırım: Bazı ürünlerin ithalatı 29 Eylül'de yasaklanacak

Wed, 09 Sep 2026 07:48:39 +0300
ABD'den Kanada'ya yeni yaptırım: Bazı ürünlerin ithalatı 29 Eylül'de yasaklanacak
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'nın Amerikan ürünlerine yönelik "ayrımcı ticaret uygulamalarını" gerekçe göstererek, bu ülke menşeli belirli motosiklet, süt ürünleri ile alkollü içeceklerin ithalatının...Devamı için tıklayınız

4500 çiftçiye fide ve kanola tohumu

Wed, 09 Sep 2026 00:14:05 +0300
4500 çiftçiye fide ve kanola tohumu
İstanbul'da çiftçiye sera örtüsü, fide ve kanola tohumu desteği verildi. Kentte tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi ve üreticilerin maliyetlerinin azaltılması amacıyla yürütülen projeler kapsamında temin...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

'Müslüman diasporalar Gazze'nin sesini duyuracak bir güce sahip'

Tue, 08 Sep 2026 23:52:21 +0300
'Müslüman diasporalar Gazze'nin sesini duyuracak bir güce sahip'
İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu dün başkentte yapıldı. 30 ülkeden yaklaşık 50 diaspora temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen Forum'un teması "Köklerden Yeni Yollara"...Devamı için tıklayınız

5 büyükelçiden güven mektubu

Tue, 08 Sep 2026 23:51:28 +0300
5 büyükelçiden güven mektubu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 ülkenin büyükelçisini kabul etti. Kabulde büyükelçiler Erdoğan'a güven mektubu sundu. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Güven Mektubu Takdim Törenleri'nde sırasıyla,...Devamı için tıklayınız

Filenin Sultanları Külliye'de

Tue, 08 Sep 2026 23:50:48 +0300
Filenin Sultanları Külliye'de
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Trendyol 2026 CEV Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı...Devamı için tıklayınız

Dışişleri'nden Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarına kınama

Tue, 08 Sep 2026 22:53:23 +0300
Dışişleri'nden Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarına kınama
Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’ı hedef alan son saldırılarına ilişkin kınama mesajı yayımladı. Suudi Arabistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğini yinelediği belirtilen açıklamada,...Devamı için tıklayınız

İki dil, bir cenaze

Tue, 08 Sep 2026 22:49:31 +0300

Sevilen bir oyuncuydu Serhat Mustafa Kılıç. 5 Eylül'de Kağıthane'deki evinde, elli bir yaşında vefat etti. Ailesine, sevenlerine ve onunla aynı sahneyi paylaşmış meslektaşlarına başsağlığı diliyorum. Kılıç'ın...Devamı için tıklayınız


Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

22 yaşında 245 milyon dolarlık vurgun yaptı! Çaldığı serveti böyle harcadı: 'Gece kulübünde çanta yağmuru'

Wed, 09 Sep 2026 05:48:21 Z

245 milyon dolarlık Bitcoin, milyon dolarlık otomobiller, özel jetler ve gece kulüplerinde tek gecede harcanan yüz binlerce dolar...Henüz 22 yaşındaki Malone Lam’ın adı, kripto para dünyasının en büyük soygunlarından birinin ardından gündeme geldi.

‘245 MİLYON DOLAR ÇALIP AKLADI’

BBC’nin haberine göre ABD Adalet Bakanlığı, Singapurlu Lam’ın arkadaşlarıyla kurduğu uluslararası suç ağıyla 245 milyon dolar değerinde Bitcoin çaldığını ve bu parayı akladığını açıkladı. Lam, tarihin en büyük kripto para hırsızlıklarından birini organize etmek ve çete faaliyetlerinde bulunmak suçlamalarını kabul etti.

Ancak soruşturmanın ortaya çıkardığı ayrıntılar, yalnızca çalınan paranın miktarıyla sınırlı değil. Lam ve beraberindekiler, milyonlarca dolarlık kripto serveti kısa sürede gösterişli bir yaşamın finansmanına çevirdi.

BİR GECEDE YARIM MİLYON DOLAR

Çetenin çaldığı fonlarla gece kulüplerinde tek gecede 500 bin dolara kadar harcama yaptığı belirlendi. Şebeke ayrıca değeri 100 bin ila 3.8 milyon dolar arasında değişen lüks araçlardan oluşan bir filo satın aldı.

Lam’ın gece kulüplerindeki gösterişi ise soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu. Sanığın kalabalıkların üzerine on binlerce dolar değerindeki lüks marka çantalarını attığı bildirildi.

Lüks saatler, özel jet kiralamaları ve özel koruma ekipleri için de milyonlarca dolar harcandı.

ÇEVRİMİÇİ PLATFORMDA TANIŞMIŞLAR

Mahkeme belgelerine göre şebekenin faaliyetleri Ekim 2023’te başladı ve en az Mayıs 2025’e kadar devam etti. Şebeke üyeleri çevrim içi oyun platformlarında tanışırken, California, Connecticut, New York ve Florida’nın yanı sıra ABD dışından katılan kişiler de grubun içinde yer aldı.

Şebekenin liderliğini Lam üstlendi. Sanığın çevrim içi ortamda “Anne Hathaway”, “$$$” ve “King Greavy” takma adlarını kullandığı kaydedildi.

Çete, Bitcoin sahiplerini hedef alırken sosyal mühendislik yöntemlerinden yararlandı. Mağdurlar kandırılarak gizli bilgileri ele geçirildi ve bu bilgiler kullanılarak dijital cüzdanlara erişildi.

Bazı olaylarda ise dijital yöntemler yerini doğrudan fiziksel müdahaleye bıraktı. Çete üyelerinin mağdurların evlerine baskın düzenleyerek dijital cüzdanları boşaltmalarını sağlayacak bilgilere ulaştığı belirtildi.

20 YILA KADAR HAPİS CEZASI

ABD Bölge Yargıcı Colleen Kollar-Kotelly, suçlamaları kabul eden Lam için henüz duruşma tarihi belirlemedi. Lam’ın suçlardan mahkum edilmesi halinde 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi.

ABD Savcısı Jeanine Pirro, uluslararası bir suç ağını yöneten sanığın deşifre edildiğini ve adalete teslim edildiğini vurguladı.

İran'dan ABD'ye Hürmüz'de sert misilleme! 'Ağır hasar oluştu'

Wed, 09 Sep 2026 05:12:08 Z

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusu Basın Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD ordusunun Basra Körfezi'nde 5 İran tankerine yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtildi.

'AĞIR HASAR OLUŞTU'

Bölgede ABD'ye ait 2 gemi ile 8 tankerin hedef alındığı ve söz konusu unsurlarda ağır hasar oluştuğu ifade edilen açıklamada, ayrıca ABD ordusunun teşviki ve desteğiyle Hürmüz Boğazı'ndaki “yasaklı bölgeden” geçmeye çalışan 10 geminin de hedef alındığı aktarıldı.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün ve gözetiminin Devrim Muhafızları Ordusu donanmasının elinde olduğu vurgulandı.

İsrail'de, Türkiye'nin GÜRZ'ü yankılandı! 'Dengeleri değiştirecek' diyerek duyurdular: 'Beraberliği bozan maç'
İran'dan ABD'yi şoke eden açıklama! 'Ele geçirdik, görüntüleri paylaşacağız'

Son Dakika: Tüm dengeleri değiştirecek! Türkiye'nin GÜRZ'ü İsrail'de yankılandı!

Wed, 09 Sep 2026 05:06:31 Z

MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin hava savunmasındaki yerli ve milli kabiliyetlerini güçlendiren GÜRZ, İsrail basınının da radarına girdi.

İsrail merkezli Maariv 5 Eylül 2026’da başarıyla tamamlanan canlı atış testinin ardından sistem hakkında kapsamlı bir analiz yayımlarken, GÜRZ’ün sahada operasyonel faaliyete başlamasına dikkat çekti.

‘SAVAŞ ALANININ ÇEHRESİNİ VE DENGELERİ DEĞİŞTİRMEYE HAZIR’

Maariv’in haberinde GÜRZ, “savaş alanının çehresini ve dengeleri değiştirmeye hazır” bir sistem olarak tanımlandı. Aselsan tarafından geliştirilen sistemin, tek bir mobil platform üzerinden çok çeşitli hava tehditlerine karşı kısa menzilli, çok katmanlı hava savunması sunduğu belirtildi.

‘GÖKYÜZÜNDEKİ TEHDİDE KARŞI TÜRK KALKANI’

İsrail basınında yer alan analizde GÜRZ için kullanılan bir başka dikkat çekici ifade ise “Gökyüzündeki tehdide karşı Türk kalkanı” oldu. Maariv, hibrit yapısıyla önleyici füzeleri toplarla bir araya getiren sistemin, hem manevra yapan kuvvetler hem de stratejik tesisler için koruyucu bir şemsiye oluşturmak üzere tasarlandığını aktardı.

Sistemin 5 Eylül’deki canlı atış testinde hedefleri belirleme ve sürekli takip etme konusunda yüksek başarı gösterdiği belirtilirken, gelişmiş dört yönlü radar, elektro-optik sistemler ve iletişim altyapısının da beklendiği şekilde çalıştığı kaydedildi.

Testin en dikkat çekici aşamalarından birini ise GÖKSUR önleme füzesinin performansı oluşturdu. Maariv, füzenin karmaşık manevralar gerçekleştirmesine rağmen planlanan yörüngesini başarıyla takip ettiğini aktardı.

TEK PLATFORMDA ÇOK KATMANLI SAVUNMA

Maariv’in aktardığına göre GÜRZ’ün en önemli özelliklerinden biri, farklı savunma unsurlarını tek bir mobil platform üzerinde buluşturması. Sistem 3.5 santimetrelik KORKUT topunun yanı sıra dört adet SUNGUR ve dört adet GÖKSUR füzesini taşıyan fırlatma rampalarına sahip.

Haberde “Bu yapı, farklı önleme unsurlarının aynı platform üzerinden kullanılmasına imkan sağlıyor. Böylece GÜRZ, kısa menzilli hava savunmasında yalnızca tek bir silaha dayanmayan, farklı tehditlere karşı farklı önleme kabiliyetlerini bir arada kullanan hareketli bir savunma çözümü sunuyor” denildi.

Maariv, GÜRZ’ün şirketin daha önceki programlarında geliştirilen teknolojileri tek bir platformda birleştirdiğine de dikkat çekti.

İlginizi Çekebilir

‘TÜRK CEVABI’

Bununla birlikte haberde dikkat çeken bir diğer nokta da sistemin Rusya’nın Pantsir hava savunma sistemine doğrudan Türk cevabı olarak görülmesi oldu.

Maariv’in aktardığı değerlendirmelere göre askeri uzmanlar, GÜRZ’ü NATO standartlarına uyarlanmış gelişmiş bir alternatif olarak değerlendiriyor. Türk Kara ve Hava Kuvvetleri’nin de sistem için sipariş verdiği belirtilirken, GÜRZ’ün 6x6 ve 8x8 araç konfigürasyonlarına entegre edilmesinin beklendiği aktarıldı.

'PROTOTİPTEN OPERASYONEL GÜCE'

GÜRZ’ün Mayıs 2026’da SAHA EXPO’da sergilenen konfigürasyonuna da yer veren Maariv “5 Eylül’de gerçekleştirilen canlı atış ise sistemin prototip aşamasından seri üretime ve operasyonel kullanıma geçişinde kritik bir doğrulama adımı olarak öne çıktı.Türkiye’nin hava savunmasında farklı menzil ve kabiliyetlere sahip sistemleri aynı çatı altında buluşturma hedefinde GÜRZ, hareketli birliklerden stratejik tesislere kadar geniş bir alanda önemli bir savunma katmanı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca “Canlı atış testini başarıyla tamamlayarak sahaya çıkan sistem, artık yalnızca bir proje ya da prototip olmaktan çıkıp Türkiye’nin hava savunma mimarisinin sahadaki unsurlarından biri haline geliyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

‘BERABERLİĞİ BOZAN MAÇ’

Son olarak Maariv’in “beraberliği bozan maç” benzetmesiyle dikkat çektiği GÜRZ için “Asıl maç ise şimdi başlıyor. Türkiye, kendi geliştirdiği radarları, topları ve farklı önleme füzelerini tek bir platformda buluştururken, gökyüzündeki tehditlere karşı kendi kalkanını daha da güçlendiriyor” denildi.

NE OLMUŞTU?

GÜRZ Hava Savunma Sistemi'nin atışlı faaliyeti, başarıyla gerçekleştirildi. Yakın mesafede farklı hava tehditlerine karşı katmanlı hava savunma çözümünü tek araç üzerinden sunan sistemle gerçekleştirilen faaliyette, radar ve elektro-optik tespit ile takip, takip devamlılığı ve menzil doğruluğunda yüksek başarı sağlandı.

GÜRZ, dört yüzlü AESA radarı, elektro-optik süitleri ve haberleşme sistemleriyle yetkinliğini doğrularken, faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesi de zorlu manevralar gerçekleştirerek beklenen yörüngeyi takip etti.

ASELSAN tarafından geliştirilip üretilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, top ve füze olmak üzere farklı önleyicilerin kullanımına imkan tanıyarak tek platform üzerinde çok katmanlı hava savunma çözümü sunuyor.

ASELSAN, sosyal medya hesabından GÜRZ'e ilişkin yaptığı paylaşımda da "Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ. Yakın hava savunma çözümünü tek araçta sunan ASELSAN GÜRZ, farklı hava tehditlerine karşı oyun değiştirecek" ifadelerine yer verdi.

Avrupa’nın yeni sağını kim şekillendiriyor? Trump, Bannon ve İsrail detayı... İşte yükselişin şifreleri
İran'dan ABD'yi şoke eden açıklama! 'Ele geçirdik, görüntüleri paylaşacağız'

Avrupa’nın yeni sağını kim şekillendiriyor? Trump, Bannon ve İsrail detayı... İşte yükselişin şifreleri

Wed, 09 Sep 2026 04:49:59 Z

MİLLİYET.COM.TR / ÖZEL - Avrupa’da artan göçmen ve mülteci sayısının toplumda oluşturduğu endişeleri siyasi fırsata dönüştüren aşırı sağ partilerin, bu söylemler üzerinden seçmen desteğini artırdığı değerlendiriliyor.

Son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz, aşırı sağcı AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerini yüzde 43,8 oyla açık ara kazanmasının kendileri için büyük bir şok olduğunu söyledi. AfD, 2021’e göre oylarını iki kattan fazla artırırken, Merz’in liderliğindeki CDU 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2 ile ikinci sıraya geriledi. Sonucu CDU’nun onlarca yıldır aldığı en ağır seçim yenilgisi olarak nitelendiren Merz, Almanya’nın köklü reformlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Görevini bırakmayı düşünüp düşünmediği sorulan Merz, “Vazgeçmek benim için bir seçenek değil.” dedi.

Evli ve TC vatandaşı olanlar başvuracak

Peki bu sonuç Avrupa genelindeki sağ/popülist partilerin yükselişinin devamı olarak görülebilir mi? İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, Avrupa'daki "aşırı sağ"ın yükselişini Milliyet.com.tr'ye değerlendirdi.

OKLAR TAMAMEN GÖÇ VE İSLAM'A YÖNELMİŞ DURUMDA

Avrupa’da bugün yükselen "aşırı sağ" için ne söyleyebilirsiniz, aşırı sağ neden yükseldi?

Bugün “Aşırı sağ neden yükseliyor?” sorusundan önce, “Avrupa’nın yükselen aşırı sağı gerçekte aşırı sağ” mı?” sorusunu sormalıyız. Avrupa’da yükselen olgu aslında klasik anlamda bir aşırı sağ değildir. Aşırı sağ ismi ve seçkin tabanı üzerinde yükselen yapı, merkez sağa kayan sağ popülist bir harekettir.

Şöyle açıklayalım: Klasik aşırı sağ, Avrupa’da faşizmin çöküşü sonrası ulusçuluğu temel alan, ağırlıklı olarak faşizm mirasçılarının yer aldığı marjinal siyasi bir ideolojiydi. 1970’lerden sonra belirginleşen bu geleneksel aşırı sağın temel davası; antisemitizm, antikomünizm, anti-Amerikancılık ve anti-kapitalizmdi. Çok kültürlülüğe, parlamenter demokrasiye, ulus-üstü yapılara, liberalizme, Avrupa entegrasyonuna ve NATO’ya karşı duran; ulusal ekonomi, ulusal kimlik, ulusal egemenlik ve ulusal ordu gibi unsurları savunan sert bir hareketti. Günümüzde yükselen Avrupa sağı ise bunun tam tersi bir profil çiziyor; Amerikancı, İsrail’e yakın, kapitalist, AB ve NATO’yu benimsemiş bir çizgiye sahip. Bu yeni hareket, oklarını ise tamamen göç ve İslam’a yöneltmiş durumda.

HEM YENİ MÜTTEFİK İSRAİL, HEM DE TABANDA KARŞILIK BULABİLECEK KULLANIŞLI BİR DÜŞMAN

İslam karşıtlığı, klasik aşırı sağın kurucu unsurlarından biri değildi. 2010 sonrasında daha belirgin olmaya başladı ve güvenlik tehdidi söylemiyle hedefe kondu. "İslam karşıtlığının rolü neydi?" diye soracaksınız; İslamiyet, sonradan üretilen "yeni düşman" söyleminin merkezine oturtuldu. Çünkü karşımızda, zamanla eski sistem düşmanlarının kimliğiyle entegre olan bir aşırı sağ vardı. Ve tabanındaki "faşist ve ulusçu" öfkeli kitle nasıl konsolide edilecek? Eski düşmanlar dost olduğuna göre yeni düşman kim olacak ve bu düşmanın getirisi ne olacaktı? İşte bu noktada göç ve İslam tehdidi devreye giriyor. Hem yeni müttefik İsrail’de; hem de tabanda karşılık bulabilecek kullanışlı bir düşman. Diğer yandan, düşman karşısında kenetlenme algısı yaratarak görünürlüğü artırmak, siyasi partiler için kullanışlı bir yöntemdir ve popülist partilere kolay oy getirir. Avrupa aşırı sağında da bu oldu. İslam ve güvenlik tehdidi söylemi ile "düşmana karşı birlik" üzerine siyasi düşmanlık ekseni yaratıldı.

TOPLUMU HAREKETE GEÇİREN EN ÖNEMLİ ARAÇLAR: KORKU, UMUT VE ÖFKE

Siyasi açısından bu düşmanlığın güçlü bir işlevi vardı. Korku, umut ve öfke toplumları harekete geçiren en önemli araçlardır. Güçlü bir tehdit algısı yarattığınızda toplumu konsolide edebilirsiniz. Dolayısıyla güçlü bir göç ve Müslüman tehdidi seçmen tabanını aktif tutan bir mobilizasyon aracına dönüştü. Özetlersek, günümüzde yükselen aşırı sağ partilerde aşırı sağın kurucu temaları yer almıyor, bu partiler, güçlü bir düşman söylemiyle (göç ve Müslüman tehdidi) hareket eden, politikalarında "merkez sağ" unsurlara sahip, "sağ popülist" partilerdir. Avrupa’da klasik aşırı sağ temaları erozyona uğramayan partiler yok mu? Elbette var, ancak onlar yükselişte değil, marjinal kalıyorlar. Örneğin Yunanistan’daki aşırı sağ hala antisemitik, Avrupa şüphecisi, Rus yanlısı, LGBT karşıtı bir çizgide ve oy oranları hala düşük.

'Vanlı Kara Haydar' tutuklandı! 45 milyon TL'lik düğün takılarıyla gündeme gelmişti

ÇİZGİLERİ TAMAMEN FARKLI

Arka planda neler vardı, bu dönüşüm nasıl oldu?

Partiler üzerinden gidersek, bu dönüşümün en belirgin iki aktörü Fransa’da Le Pen ile özdeşleşen RN (Ulusal Birlik) ve İsveç Demokratları’nı örnek verebiliriz. Jean-Marie Le Pen 1970’lerde partisi "Ulusal Cephe"yi kurarken eski faşistler, monarşi yanlıları ve radikal Katoliklerle birlikte hareket etti. Temel söylem antisemitizm ve sert bir ulusçuluktu. Avrupa Ekonomik Topluluğu’na, NATO’ya, ulus-üstü yapılara ve liberal ekonomiye tamamen karşıydı. 2011 yılında kızı Marine Le Pen partinin başına geçti ve tüm yapıyı değiştirdi hatta partinin adını bile. Yeni düşman söylemi İslam ve göç üzerine inşa edildi. Baba Jean M. Le Pen partideki köklü değişime direndiği için O da partiden ihraç edildi. İsrail ve Batı desteğini arkasına alan Le Pen, oylarını %10’lardan %40’lara yükseltti. Dün marjinal bir hareket olan parti bugün devlet liderliğine oynuyor ancak parti eski parti değil ve partiye ABD-İsrail desteği çok görünür.

İsveç Demokratları da benzer bir dönüşüm yaşadı. Tarihsel olarak neo-Nazi ve antisemitik çevrelerle bağlantılı bir geçmişten gelen parti, özellikle 2010’lu yıllarda İsrail yanlısı ve radikal İslam karşıtı bir çizgiye geçti. Dolayısıyla bu partiler klasik aşırı sağın devamı niteliğinde değiller; ideolojik, ekonomik ve jeopolitik çizgileri tamamen farklı. Burada "aşırı sağın yükselişi"nden değil, ideolojik yeniden yapılanmadan söz etmeliyiz. Yeni kurulan aşırı sağ partilerin de temel söylemleri klasik aşırı sağ söylemleri değildi. 2012 İtalya’da FdI, 2013’de Almanya’da AfD, 2013’de İspanya’da VOX ve 2019 ‘da Portekiz’de Chega yeni üretilen aşırı sağ ilkeleri ile kuruldular. Dış politika ve ekonomi açısından bakıldığında, bu hareketler merkez sağa daha yakın görünüyorlar.

YUNANİSTAN VE GÜNÜMÜZDEKİ AŞIRI SAĞ

Komşumuz Yunanistan’da aşırı sağın daha geleneksel kalmasındaki dinamikler nelerdir?

Komşumuzdaki aşırı sağ yapısal bir ideolojik erozyona uğramadı, ilkelerini değiştirmedi, marjinal kaldı. Bu konuyu, Yunanistan’ın önde gelen siyasal analistlerinden, To Vima Gazetesi yazarı Pierros Tzanetakos’a sordum. Tzanetakos süreci şöyle özetliyor:

"Yunanistan'daki aşırı sağ siyasi olgusu, ülkenin savaş sonrası siyasi tarihiyle ve özellikle 1967'deki askeri diktatörlük dönemiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. 1974 yazında demokrasinin yeniden tesisi, aşırı sağın seçimlerdeki etkisini azaltmış ve oy oranını parlamentoya girme eşiği olan %3'ün altına düşürmüştür. 2012 yılına kadar, Yunan toplumunun ekonomik büyümeye dayalı yüksek bir uzlaşma sağladığı Yeni Demokrasi-PASOK iki partili sistem döneminde, kayda değer bir aşırı sağ aktör yoktu. Ancak 2012'den itibaren baş gösteren derin ekonomik kriz ve siyasi sistemin itibar kaybı, hem Yunan Parlamentosu'na (2012) hem de Avrupa Parlamentosu'na (2014) güçlü bir giriş yapan aşırı sağcı, faşist bir örgüt olan Altın Şafak Partisi'nin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu parti daha sonra bir suç örgütü olarak mahkum edildi ve üst düzey yetkilileri hapse atıldı. Altın Şafak; aşırı Batı karşıtı, Yahudi karşıtı ve göçmen karşıtı net bir çizgiye sahipti.

Bugün bu hareketin eski liderlerinden bazıları yasal kısıtlamalara rağmen başka partiler üzerinden siyasete dönmeye çalışıyor. Son seçimlerde (2023) parlamentoya giren ancak mahkeme kararıyla feshedilen Spartalılar Partisi'nin arkasında da bu figürler vardı. Bu hareketin Yunanistan'daki seçim karşılığı şu an %5 civarında tahmin ediliyor. Ülkede faşist nitelikte olmasa da aşırı sağcı gündeme sahip başka küçük partiler de mevcut. Bu yapılar politikalarını COVID-19 pandemisi eleştirilerine (aşılara şüpheyle yaklaştılar) ve Ukrayna’daki savaşa karşı çıkmaya dayandırarak Rusya yanlısı bir tutum sergiliyorlar. Bir diğer ortak noktaları göçmenlik meselesidir; ancak bu konu, AfD'nin yükselişte olduğu Almanya gibi diğer Avrupa ülkelerinde olduğu kadar Yunan toplumunun ana belirleyicisi haline gelmedi. Özetle Yunanistan'daki günümüz aşırı sağı; Yahudi karşıtı, Batı karşıtı, Avrupa şüphecisi ve Rus yanlısı olmasının yanı sıra, LGBTQ+ karşıtlığı gibi kimlik meselelerini konsolidasyon aracı olarak kullanmaktadır."

Günümüz Yunanistan'ındaki klasik aşırı sağ ile Avrupa’da dönüşen aşırı sağın seçim sonuçlarındaki fark, uluslararası bağlantıların iç siyasetteki "kral yapıcı" etkisine somut bir örnek.

TRUMP, İSRAİL VE STEVE BANNON DETAYI

Aşırı Sağdaki dönüşüm Avrupa dinamikleriyle mi gerçekleşti, yoksa bir proje mi?

Avrupa’daki yeni sağın yükselişine baktığımızda, bunun yalnızca ülkelerin kendi iç dinamikleriyle açıklanamayacağını görüyoruz. Peki bu partilere ivme gücü veren ne oldu?

Steve Bannon ön planda yer alan aktör. ABD’de Breitbart Medya ve Steve Bannon, milyarder Robert Mercer’in finansal desteğiyle büyük bir güç kazandı. Bannon, Donald Trump’ın 2016 kampanyasında başarıya ulaşan "America First" modelini Avrupa’ya ihraç etmeye yöneldi. Bu hamlenin ardındaki temel hedef ise Avrupa'daki sağ partileri tek bir çatı altında toplayıp uluslararası geniş bir siyasi eksen yaratmaktı. Bannon’ın 2018’de kurduğu The Movement, Viktor Orbán, Matteo Salvini, Marine Le Pen, Giorgia Meloni ve Avrupa’daki AfD ve VOX gibi sağ-popülist ve milliyetçi aktörlerle temasları aynı siyasi ağ içerisinde buluşturmayı hedefledi. Bu ağın bir diğer boyutunda ise İsrail sağıyla kurulan ilişkiler yer aldı. Özellikle Netanyahu çevresindeki siyasi aktörler, İsrail yanlısı girişimler ve Friends of Israel Initiative gibi yapılar üzerinden Avrupa’daki sağ partilerle temaslar geliştirildi. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, ABD’deki Trump-Bannon çizgisi, Avrupa’nın yeni sağ partileri ve İsrail sağındaki bazı aktörler arasında oluşan liderler, danışmanlar, düşünce kuruluşları, finansörler ve siyasi iletişim ağlarından oluşan ulusötesi bir sağ ekosistemidir. Bunu "transatlantik bir siyasi ve iletişim ağı" olarak tanımlayabiliriz. Ortak siyasi dil; göçün sınırlandırılması, İslam karşıtlığı, güvenlik ekseni ve "Yahudi-Hristiyan Batı medeniyeti" (Judeo-Christian West) söylemi, ve ilgili ulusun büyük yapılması ve ilgili inanca vurgu etrafında inşa ediliyor. Bu açıdan bakıldığında dönüşüm, sağın küresel ölçekte yeniden örgütlenmesidir.

İSRAİL, AVRUPA'DA YÜKSELEN BU AŞIRI SAĞ PARTİLER ÜZERİNDEN MEŞRUİYET KAZANIYOR

İsrail bu yeni Avrupa sağının neresinde yer alıyor? Bu yakınlık neden önemli?

İsrail, dönüşen Avrupa sağının en stratejik uluslararası ortaklarından biridir. Bu nokta çok önemli çünkü tarihsel olarak Avrupa aşırı sağının alametifarikası antisemitizmdi. Bugün ise aynı partiler İsrail’in Avrupa’daki güçlü temsilcileri oldular. Fransa (RN), İspanya (VOX), Portekiz (Chega) ve İsveç Demokratları bunun örnekleridir. Burada karşılıklı bir meşruiyet ilişkisi söz konusu. İsrail Avrupa’da yükselen bu aşırı sağ partiler üzerinden meşruiyet kazanıyor, Avrupa siyasetini etkileyebiliyor ve karar alma mekanizmalarında görünmez aktör olarak yer alabiliyor. Dönüşen aşırı sağ partiler ise, yüzünü ABD ve İsrail’e çevirince; muazzam bir meşruiyet, siyasal danışmanlık, lobi gücü, finansman ve medya desteği elde ederek ana akım siyasette güçlü etkiye sahip olabiliyorlar.

AVRUPA SİYASETİNDEKİ ASIL KIRILMA NOKTASI

Sonuç olarak; Avrupa’da yükselen nedir: Aşırı sağ mı, merkez sağ mı?

Bugünkü Avrupa sağını yalnızca "aşırı sağın yükselişi" klişesiyle okumak, bu hareketlerin geçirdiği derin ideolojik evrimi ıskalamaktır. Batı sistemiyle bütünleştirmiş öz kimliğini biriciklikten alıp Avrupacılık ile birlikte konumlandıran bir yapıyı, sırf göç ve İslam karşıtlığı üzerinden aşırı sağ olarak nitelemek açıklayıcı değildir. Avrupa’da yükselen sağ model; ekonomik olarak kapitalist, güvenlik açısından NATO ile uyumlu, İsrail ile sistem içinde hareket eden bir yapıdır ve merkez sağa kaymaktadır. Seçmen mobilizasyonunu ise göç, sınırlar ve İslam karşıtlığı üzerinden yürütmekte olan sağ popülist bir harekettir. Dolayısıyla bugün sorulması gereken soru "Aşırı sağ neden yükseliyor?" değildir. Asıl soru şudur; Avrupa’nın sağı neden küresel sistem tarafından yeniden yapılandırılıyor ve bu yeni sağ, kitleleri peşinden sürüklemek için neden hâlâ aşırı sağın o öfkeli dilini kullanmaya ihtiyaç duyuyor? Avrupa siyasetindeki asıl kırılma noktası tam olarak burada yatmaktadır.

İsrail'e Batı Şeria ambargosu

Wed, 09 Sep 2026 04:01:44 Z

Avrupa ülkeleri, İsrail’in Batı Şeria’daki yasadışı Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo kararı aldı. 12 ülkenin attığı bu adım, mevcut İsrail yönetiminin Batı Şeria’da tepki çeken uygulamalarına bugüne kadar verilen en büyük tepki olarak dikkat çekiyor.

Avrupa ülkeleri Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin dışında Kanada’nın da katıldığı ortak açıklamayla karar dünyaya duyuruldu. 12 ülkenin dışişleri bakanları, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurdu. Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı belirtilirken, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği kaydedildi. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olaylarına işaret edilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulandı.

‘İki devlet tek yol’

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada, kendisinin de bir Yahudi olduğunu hatırlatırken, “İsrail’e desteğim sarsılmazdır ancak bu durum, Filistin Devleti’ne desteğimle çelişmiyor” diye konuştu. İki devletli çözümün hem Filistinliler hem de İsrailliler için tek yol olduğunun altını çizen Miliband, Gazze’de yaşananların ise “dünyanın ve İngiltere’nin vicdanından silinmeyecek bir leke” olduğunu söyledi. “İngiltere, Batı Şeria’da yerleşimci teröristler tarafından etnik temizlik yapıldığını kabul etmektedir” diyen Miliband, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemlerinin “Filistin Devleti” fikrini yok etmeyi hedeflediğini vurguladı. Öte yandan İran ve Hizbullah’a yönelik de yeni yaptırımlar açıklayan Miliband, “Bu tehditlerle mücadele, İsrail’le ortak ulusal güvenlik sorunlarımızdır. Bunlarla mücadelede işbirliğini sürdüreceğiz” dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Fransa, aynı yönde taahhütlerde bulunan 11 ülkeyle birlikte işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrailli yerleşim yerleriyle ticarete son verecek” ifadesini kullandı. Batı Şeria’nın “patlama eşiğine” geldiği için böyle bir kararı aldıklarını belirten Barrot, bölgede uluslararası hukukun hiçe sayılarak Filistin topraklarının gasbının devam ettiğini, buradaki aşırıcı İsraillilerin Filistinlilere yönelik şiddet ve terör eylemlerinin arttığını vurguladı. “İsrail’in güvenliği kesin bir şekilde sağlanmadıkça Orta Doğu’da kalıcı barışın olamayacağını” savunan Barrot, “İsrail makamları yasa dışı sömürgeciliğe ve onu takip eden kabul edilemez şiddete son vermeli” görüşlerini paylaştı.

ABD rahatsız

ABD ise ambargo kararına karşı çıktı. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İngiliz firmalarının birçok ABD eyaletinde iş yapmasının “yasaklanabileceğini” söyledi. Kararın, İngiltere ile ABD ve İsrail arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilime yol açabileceği değerlendirilirken, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise, böyle bir karar alan ülkelerin “tarihin yanlış tarafında” yer alacağını ifade etti.

Öte yandan İsrail, İngiltere’nin kararına misilleme olarak Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatma kararı aldı. Birleşmiş Milletler ve çoğu ülke, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini yasadışı, bölgeyi ise işgal altında kabul ediyor. İsrail ise Batı Şeria’nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor. Bu topraklardan giden mallar İsrail’in toplam ticaret hacminin küçük bir kısmını teşkil ediyor.

Türkiye’den destek

Dışişleri Bakanlığı, 12 ülkenin Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasaklamaya yönelik adımları hakkında yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde on iki ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticareti ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, yasa dışı yerleşimlerin, sistematik bir işgal politikasına dönüşerek Filistin Devleti’nin varlığını tehdit eder noktaya ulaştığı, “yerleşimci terörü”nün etnik temizlik boyutuna vardığı vurgulandı.

7 Ekim tartışması büyüyor: Uyarmışlardı

İsraili merkezli Haaretz ülkede seçime günler kala 7 Ekim 2023’te ülkeyi sarsan Hamas saldırılarıyla ilgili çarpıcı bir haberle dikkat çekti. Haberde, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zaid’in 7 Ekim saldırısından bir buçuk hafta önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu aradığını ve olası saldırılarla ilgili istihbarattan haberdar ettiği öne sürüldü. Habere göre Bin Zaid bu görüşmede, Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar’ın İsrail’e karşı büyük bir operasyon planladığı uyarısında bulundu. Bin Zaid, söz konusu olayın sadece kan dökülmesine yol açmakla kalmayıp tüm bölgeyi istikrarsızlaştıracağından endişe ettiğini dile getirdi. Habere göre Netanyahu ise sakin bir tepki verdi ve İsrail’in her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu belirtti.

Suudi-Husi çatışmaları şiddetlendi

Yemen’de İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen hükümeti güçleri arasındaki çatışmalar şiddetleniyor. Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik son saldırısı büyük dikkat çekerken, çatışmada yeni bir döneme girildi. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını; bazı bölgelerde yangınların çıktığını bildirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin ülkeye yönelik saldırılarında 73 kişinin yaralandığını duyurdu.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki bazı petrol ve enerji tesislerinin saldırıların ardından faaliyetlerini geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, çeşitli noktalarda çıkan yangınlara itfaiye ekiplerinin müdahalesinin sürdüğünü belirtti.

Saldırılar, Yemen’de hükümet güçlerinin Husilerin kontrolündeki başkent Sana’yı geri almak amacıyla başlattığı karşı saldırının sürdüğü dönemde gerçekleşti. Yemen ordusu son günlerde Husilerin daha önce ele geçirdiği bazı bölgeleri geri almak için karşı saldırı başlatırken, el-Cevf’te yeni bir cephe açarak başkente doğru ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Türkiye’den kınama

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları kınanırken, “Husilere saldırgan eylemlerine bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyoruz” denildi.

ABD’den İran petrolüne saldırı

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları devam ediyor. ABD ordusu dün İran’ın Basra Körfezi’nde yer alan petrol ihraç terminalinin bulunduğu Hark Adası ile Hürmüzgan Eyaleti’ne bağlı Cask kenti yakınlarına saldırılar düzenledi. İran medyası bölgede patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Amerikan Fox News’e konuşan üst düzey ABD’li bir yetkili, Hark Adası ile Cask kentine saldırıları doğrularken, vurulan hedefler arasında İranlı petrol tankerlerinin de bulunduğunu açıkladı.

‘Denizaltı ele geçirdik’

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait insansız denizaltı ele geçirdiklerini duyurdu. Yayınlanan görüntülerde, denizaltının ABD Donanması’nın en yeni otonom su altı sistemlerinden biri olan Dive-LD olduğu görüldü. 6 bin metre derinliğe inebilen denizaltı, deniz tabanı haritalama, mayın tespiti, boru hattı kontrolü ve istihbarat toplama görevlerinde kullanılıyor.


Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

22 yaşında 245 milyon dolarlık vurgun yaptı! Çaldığı serveti böyle harcadı: 'Gece kulübünde çanta yağmuru'

Wed, 09 Sep 2026 05:48:21 Z

245 milyon dolarlık Bitcoin, milyon dolarlık otomobiller, özel jetler ve gece kulüplerinde tek gecede harcanan yüz binlerce dolar...Henüz 22 yaşındaki Malone Lam’ın adı, kripto para dünyasının en büyük soygunlarından birinin ardından gündeme geldi.

‘245 MİLYON DOLAR ÇALIP AKLADI’

BBC’nin haberine göre ABD Adalet Bakanlığı, Singapurlu Lam’ın arkadaşlarıyla kurduğu uluslararası suç ağıyla 245 milyon dolar değerinde Bitcoin çaldığını ve bu parayı akladığını açıkladı. Lam, tarihin en büyük kripto para hırsızlıklarından birini organize etmek ve çete faaliyetlerinde bulunmak suçlamalarını kabul etti.

Ancak soruşturmanın ortaya çıkardığı ayrıntılar, yalnızca çalınan paranın miktarıyla sınırlı değil. Lam ve beraberindekiler, milyonlarca dolarlık kripto serveti kısa sürede gösterişli bir yaşamın finansmanına çevirdi.

BİR GECEDE YARIM MİLYON DOLAR

Çetenin çaldığı fonlarla gece kulüplerinde tek gecede 500 bin dolara kadar harcama yaptığı belirlendi. Şebeke ayrıca değeri 100 bin ila 3.8 milyon dolar arasında değişen lüks araçlardan oluşan bir filo satın aldı.

Lam’ın gece kulüplerindeki gösterişi ise soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu. Sanığın kalabalıkların üzerine on binlerce dolar değerindeki lüks marka çantalarını attığı bildirildi.

Lüks saatler, özel jet kiralamaları ve özel koruma ekipleri için de milyonlarca dolar harcandı.

ÇEVRİMİÇİ PLATFORMDA TANIŞMIŞLAR

Mahkeme belgelerine göre şebekenin faaliyetleri Ekim 2023’te başladı ve en az Mayıs 2025’e kadar devam etti. Şebeke üyeleri çevrim içi oyun platformlarında tanışırken, California, Connecticut, New York ve Florida’nın yanı sıra ABD dışından katılan kişiler de grubun içinde yer aldı.

Şebekenin liderliğini Lam üstlendi. Sanığın çevrim içi ortamda “Anne Hathaway”, “$$$” ve “King Greavy” takma adlarını kullandığı kaydedildi.

Çete, Bitcoin sahiplerini hedef alırken sosyal mühendislik yöntemlerinden yararlandı. Mağdurlar kandırılarak gizli bilgileri ele geçirildi ve bu bilgiler kullanılarak dijital cüzdanlara erişildi.

Bazı olaylarda ise dijital yöntemler yerini doğrudan fiziksel müdahaleye bıraktı. Çete üyelerinin mağdurların evlerine baskın düzenleyerek dijital cüzdanları boşaltmalarını sağlayacak bilgilere ulaştığı belirtildi.

20 YILA KADAR HAPİS CEZASI

ABD Bölge Yargıcı Colleen Kollar-Kotelly, suçlamaları kabul eden Lam için henüz duruşma tarihi belirlemedi. Lam’ın suçlardan mahkum edilmesi halinde 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi.

ABD Savcısı Jeanine Pirro, uluslararası bir suç ağını yöneten sanığın deşifre edildiğini ve adalete teslim edildiğini vurguladı.

İran'dan ABD'ye Hürmüz'de sert misilleme! 'Ağır hasar oluştu'

Wed, 09 Sep 2026 05:12:08 Z

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusu Basın Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD ordusunun Basra Körfezi'nde 5 İran tankerine yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtildi.

'AĞIR HASAR OLUŞTU'

Bölgede ABD'ye ait 2 gemi ile 8 tankerin hedef alındığı ve söz konusu unsurlarda ağır hasar oluştuğu ifade edilen açıklamada, ayrıca ABD ordusunun teşviki ve desteğiyle Hürmüz Boğazı'ndaki “yasaklı bölgeden” geçmeye çalışan 10 geminin de hedef alındığı aktarıldı.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün ve gözetiminin Devrim Muhafızları Ordusu donanmasının elinde olduğu vurgulandı.

İsrail'de, Türkiye'nin GÜRZ'ü yankılandı! 'Dengeleri değiştirecek' diyerek duyurdular: 'Beraberliği bozan maç'
İran'dan ABD'yi şoke eden açıklama! 'Ele geçirdik, görüntüleri paylaşacağız'

Son Dakika: Tüm dengeleri değiştirecek! Türkiye'nin GÜRZ'ü İsrail'de yankılandı!

Wed, 09 Sep 2026 05:06:31 Z

MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin hava savunmasındaki yerli ve milli kabiliyetlerini güçlendiren GÜRZ, İsrail basınının da radarına girdi.

İsrail merkezli Maariv 5 Eylül 2026’da başarıyla tamamlanan canlı atış testinin ardından sistem hakkında kapsamlı bir analiz yayımlarken, GÜRZ’ün sahada operasyonel faaliyete başlamasına dikkat çekti.

‘SAVAŞ ALANININ ÇEHRESİNİ VE DENGELERİ DEĞİŞTİRMEYE HAZIR’

Maariv’in haberinde GÜRZ, “savaş alanının çehresini ve dengeleri değiştirmeye hazır” bir sistem olarak tanımlandı. Aselsan tarafından geliştirilen sistemin, tek bir mobil platform üzerinden çok çeşitli hava tehditlerine karşı kısa menzilli, çok katmanlı hava savunması sunduğu belirtildi.

‘GÖKYÜZÜNDEKİ TEHDİDE KARŞI TÜRK KALKANI’

İsrail basınında yer alan analizde GÜRZ için kullanılan bir başka dikkat çekici ifade ise “Gökyüzündeki tehdide karşı Türk kalkanı” oldu. Maariv, hibrit yapısıyla önleyici füzeleri toplarla bir araya getiren sistemin, hem manevra yapan kuvvetler hem de stratejik tesisler için koruyucu bir şemsiye oluşturmak üzere tasarlandığını aktardı.

Sistemin 5 Eylül’deki canlı atış testinde hedefleri belirleme ve sürekli takip etme konusunda yüksek başarı gösterdiği belirtilirken, gelişmiş dört yönlü radar, elektro-optik sistemler ve iletişim altyapısının da beklendiği şekilde çalıştığı kaydedildi.

Testin en dikkat çekici aşamalarından birini ise GÖKSUR önleme füzesinin performansı oluşturdu. Maariv, füzenin karmaşık manevralar gerçekleştirmesine rağmen planlanan yörüngesini başarıyla takip ettiğini aktardı.

TEK PLATFORMDA ÇOK KATMANLI SAVUNMA

Maariv’in aktardığına göre GÜRZ’ün en önemli özelliklerinden biri, farklı savunma unsurlarını tek bir mobil platform üzerinde buluşturması. Sistem 3.5 santimetrelik KORKUT topunun yanı sıra dört adet SUNGUR ve dört adet GÖKSUR füzesini taşıyan fırlatma rampalarına sahip.

Haberde “Bu yapı, farklı önleme unsurlarının aynı platform üzerinden kullanılmasına imkan sağlıyor. Böylece GÜRZ, kısa menzilli hava savunmasında yalnızca tek bir silaha dayanmayan, farklı tehditlere karşı farklı önleme kabiliyetlerini bir arada kullanan hareketli bir savunma çözümü sunuyor” denildi.

Maariv, GÜRZ’ün şirketin daha önceki programlarında geliştirilen teknolojileri tek bir platformda birleştirdiğine de dikkat çekti.

İlginizi Çekebilir

‘TÜRK CEVABI’

Bununla birlikte haberde dikkat çeken bir diğer nokta da sistemin Rusya’nın Pantsir hava savunma sistemine doğrudan Türk cevabı olarak görülmesi oldu.

Maariv’in aktardığı değerlendirmelere göre askeri uzmanlar, GÜRZ’ü NATO standartlarına uyarlanmış gelişmiş bir alternatif olarak değerlendiriyor. Türk Kara ve Hava Kuvvetleri’nin de sistem için sipariş verdiği belirtilirken, GÜRZ’ün 6x6 ve 8x8 araç konfigürasyonlarına entegre edilmesinin beklendiği aktarıldı.

'PROTOTİPTEN OPERASYONEL GÜCE'

GÜRZ’ün Mayıs 2026’da SAHA EXPO’da sergilenen konfigürasyonuna da yer veren Maariv “5 Eylül’de gerçekleştirilen canlı atış ise sistemin prototip aşamasından seri üretime ve operasyonel kullanıma geçişinde kritik bir doğrulama adımı olarak öne çıktı.Türkiye’nin hava savunmasında farklı menzil ve kabiliyetlere sahip sistemleri aynı çatı altında buluşturma hedefinde GÜRZ, hareketli birliklerden stratejik tesislere kadar geniş bir alanda önemli bir savunma katmanı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca “Canlı atış testini başarıyla tamamlayarak sahaya çıkan sistem, artık yalnızca bir proje ya da prototip olmaktan çıkıp Türkiye’nin hava savunma mimarisinin sahadaki unsurlarından biri haline geliyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

‘BERABERLİĞİ BOZAN MAÇ’

Son olarak Maariv’in “beraberliği bozan maç” benzetmesiyle dikkat çektiği GÜRZ için “Asıl maç ise şimdi başlıyor. Türkiye, kendi geliştirdiği radarları, topları ve farklı önleme füzelerini tek bir platformda buluştururken, gökyüzündeki tehditlere karşı kendi kalkanını daha da güçlendiriyor” denildi.

NE OLMUŞTU?

GÜRZ Hava Savunma Sistemi'nin atışlı faaliyeti, başarıyla gerçekleştirildi. Yakın mesafede farklı hava tehditlerine karşı katmanlı hava savunma çözümünü tek araç üzerinden sunan sistemle gerçekleştirilen faaliyette, radar ve elektro-optik tespit ile takip, takip devamlılığı ve menzil doğruluğunda yüksek başarı sağlandı.

GÜRZ, dört yüzlü AESA radarı, elektro-optik süitleri ve haberleşme sistemleriyle yetkinliğini doğrularken, faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesi de zorlu manevralar gerçekleştirerek beklenen yörüngeyi takip etti.

ASELSAN tarafından geliştirilip üretilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, top ve füze olmak üzere farklı önleyicilerin kullanımına imkan tanıyarak tek platform üzerinde çok katmanlı hava savunma çözümü sunuyor.

ASELSAN, sosyal medya hesabından GÜRZ'e ilişkin yaptığı paylaşımda da "Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ. Yakın hava savunma çözümünü tek araçta sunan ASELSAN GÜRZ, farklı hava tehditlerine karşı oyun değiştirecek" ifadelerine yer verdi.

Avrupa’nın yeni sağını kim şekillendiriyor? Trump, Bannon ve İsrail detayı... İşte yükselişin şifreleri
İran'dan ABD'yi şoke eden açıklama! 'Ele geçirdik, görüntüleri paylaşacağız'

Avrupa’nın yeni sağını kim şekillendiriyor? Trump, Bannon ve İsrail detayı... İşte yükselişin şifreleri

Wed, 09 Sep 2026 04:49:59 Z

MİLLİYET.COM.TR / ÖZEL - Avrupa’da artan göçmen ve mülteci sayısının toplumda oluşturduğu endişeleri siyasi fırsata dönüştüren aşırı sağ partilerin, bu söylemler üzerinden seçmen desteğini artırdığı değerlendiriliyor.

Son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz, aşırı sağcı AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerini yüzde 43,8 oyla açık ara kazanmasının kendileri için büyük bir şok olduğunu söyledi. AfD, 2021’e göre oylarını iki kattan fazla artırırken, Merz’in liderliğindeki CDU 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2 ile ikinci sıraya geriledi. Sonucu CDU’nun onlarca yıldır aldığı en ağır seçim yenilgisi olarak nitelendiren Merz, Almanya’nın köklü reformlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Görevini bırakmayı düşünüp düşünmediği sorulan Merz, “Vazgeçmek benim için bir seçenek değil.” dedi.

Evli ve TC vatandaşı olanlar başvuracak

Peki bu sonuç Avrupa genelindeki sağ/popülist partilerin yükselişinin devamı olarak görülebilir mi? İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, Avrupa'daki "aşırı sağ"ın yükselişini Milliyet.com.tr'ye değerlendirdi.

OKLAR TAMAMEN GÖÇ VE İSLAM'A YÖNELMİŞ DURUMDA

Avrupa’da bugün yükselen "aşırı sağ" için ne söyleyebilirsiniz, aşırı sağ neden yükseldi?

Bugün “Aşırı sağ neden yükseliyor?” sorusundan önce, “Avrupa’nın yükselen aşırı sağı gerçekte aşırı sağ” mı?” sorusunu sormalıyız. Avrupa’da yükselen olgu aslında klasik anlamda bir aşırı sağ değildir. Aşırı sağ ismi ve seçkin tabanı üzerinde yükselen yapı, merkez sağa kayan sağ popülist bir harekettir.

Şöyle açıklayalım: Klasik aşırı sağ, Avrupa’da faşizmin çöküşü sonrası ulusçuluğu temel alan, ağırlıklı olarak faşizm mirasçılarının yer aldığı marjinal siyasi bir ideolojiydi. 1970’lerden sonra belirginleşen bu geleneksel aşırı sağın temel davası; antisemitizm, antikomünizm, anti-Amerikancılık ve anti-kapitalizmdi. Çok kültürlülüğe, parlamenter demokrasiye, ulus-üstü yapılara, liberalizme, Avrupa entegrasyonuna ve NATO’ya karşı duran; ulusal ekonomi, ulusal kimlik, ulusal egemenlik ve ulusal ordu gibi unsurları savunan sert bir hareketti. Günümüzde yükselen Avrupa sağı ise bunun tam tersi bir profil çiziyor; Amerikancı, İsrail’e yakın, kapitalist, AB ve NATO’yu benimsemiş bir çizgiye sahip. Bu yeni hareket, oklarını ise tamamen göç ve İslam’a yöneltmiş durumda.

HEM YENİ MÜTTEFİK İSRAİL, HEM DE TABANDA KARŞILIK BULABİLECEK KULLANIŞLI BİR DÜŞMAN

İslam karşıtlığı, klasik aşırı sağın kurucu unsurlarından biri değildi. 2010 sonrasında daha belirgin olmaya başladı ve güvenlik tehdidi söylemiyle hedefe kondu. "İslam karşıtlığının rolü neydi?" diye soracaksınız; İslamiyet, sonradan üretilen "yeni düşman" söyleminin merkezine oturtuldu. Çünkü karşımızda, zamanla eski sistem düşmanlarının kimliğiyle entegre olan bir aşırı sağ vardı. Ve tabanındaki "faşist ve ulusçu" öfkeli kitle nasıl konsolide edilecek? Eski düşmanlar dost olduğuna göre yeni düşman kim olacak ve bu düşmanın getirisi ne olacaktı? İşte bu noktada göç ve İslam tehdidi devreye giriyor. Hem yeni müttefik İsrail’de; hem de tabanda karşılık bulabilecek kullanışlı bir düşman. Diğer yandan, düşman karşısında kenetlenme algısı yaratarak görünürlüğü artırmak, siyasi partiler için kullanışlı bir yöntemdir ve popülist partilere kolay oy getirir. Avrupa aşırı sağında da bu oldu. İslam ve güvenlik tehdidi söylemi ile "düşmana karşı birlik" üzerine siyasi düşmanlık ekseni yaratıldı.

TOPLUMU HAREKETE GEÇİREN EN ÖNEMLİ ARAÇLAR: KORKU, UMUT VE ÖFKE

Siyasi açısından bu düşmanlığın güçlü bir işlevi vardı. Korku, umut ve öfke toplumları harekete geçiren en önemli araçlardır. Güçlü bir tehdit algısı yarattığınızda toplumu konsolide edebilirsiniz. Dolayısıyla güçlü bir göç ve Müslüman tehdidi seçmen tabanını aktif tutan bir mobilizasyon aracına dönüştü. Özetlersek, günümüzde yükselen aşırı sağ partilerde aşırı sağın kurucu temaları yer almıyor, bu partiler, güçlü bir düşman söylemiyle (göç ve Müslüman tehdidi) hareket eden, politikalarında "merkez sağ" unsurlara sahip, "sağ popülist" partilerdir. Avrupa’da klasik aşırı sağ temaları erozyona uğramayan partiler yok mu? Elbette var, ancak onlar yükselişte değil, marjinal kalıyorlar. Örneğin Yunanistan’daki aşırı sağ hala antisemitik, Avrupa şüphecisi, Rus yanlısı, LGBT karşıtı bir çizgide ve oy oranları hala düşük.

'Vanlı Kara Haydar' tutuklandı! 45 milyon TL'lik düğün takılarıyla gündeme gelmişti

ÇİZGİLERİ TAMAMEN FARKLI

Arka planda neler vardı, bu dönüşüm nasıl oldu?

Partiler üzerinden gidersek, bu dönüşümün en belirgin iki aktörü Fransa’da Le Pen ile özdeşleşen RN (Ulusal Birlik) ve İsveç Demokratları’nı örnek verebiliriz. Jean-Marie Le Pen 1970’lerde partisi "Ulusal Cephe"yi kurarken eski faşistler, monarşi yanlıları ve radikal Katoliklerle birlikte hareket etti. Temel söylem antisemitizm ve sert bir ulusçuluktu. Avrupa Ekonomik Topluluğu’na, NATO’ya, ulus-üstü yapılara ve liberal ekonomiye tamamen karşıydı. 2011 yılında kızı Marine Le Pen partinin başına geçti ve tüm yapıyı değiştirdi hatta partinin adını bile. Yeni düşman söylemi İslam ve göç üzerine inşa edildi. Baba Jean M. Le Pen partideki köklü değişime direndiği için O da partiden ihraç edildi. İsrail ve Batı desteğini arkasına alan Le Pen, oylarını %10’lardan %40’lara yükseltti. Dün marjinal bir hareket olan parti bugün devlet liderliğine oynuyor ancak parti eski parti değil ve partiye ABD-İsrail desteği çok görünür.

İsveç Demokratları da benzer bir dönüşüm yaşadı. Tarihsel olarak neo-Nazi ve antisemitik çevrelerle bağlantılı bir geçmişten gelen parti, özellikle 2010’lu yıllarda İsrail yanlısı ve radikal İslam karşıtı bir çizgiye geçti. Dolayısıyla bu partiler klasik aşırı sağın devamı niteliğinde değiller; ideolojik, ekonomik ve jeopolitik çizgileri tamamen farklı. Burada "aşırı sağın yükselişi"nden değil, ideolojik yeniden yapılanmadan söz etmeliyiz. Yeni kurulan aşırı sağ partilerin de temel söylemleri klasik aşırı sağ söylemleri değildi. 2012 İtalya’da FdI, 2013’de Almanya’da AfD, 2013’de İspanya’da VOX ve 2019 ‘da Portekiz’de Chega yeni üretilen aşırı sağ ilkeleri ile kuruldular. Dış politika ve ekonomi açısından bakıldığında, bu hareketler merkez sağa daha yakın görünüyorlar.

YUNANİSTAN VE GÜNÜMÜZDEKİ AŞIRI SAĞ

Komşumuz Yunanistan’da aşırı sağın daha geleneksel kalmasındaki dinamikler nelerdir?

Komşumuzdaki aşırı sağ yapısal bir ideolojik erozyona uğramadı, ilkelerini değiştirmedi, marjinal kaldı. Bu konuyu, Yunanistan’ın önde gelen siyasal analistlerinden, To Vima Gazetesi yazarı Pierros Tzanetakos’a sordum. Tzanetakos süreci şöyle özetliyor:

"Yunanistan'daki aşırı sağ siyasi olgusu, ülkenin savaş sonrası siyasi tarihiyle ve özellikle 1967'deki askeri diktatörlük dönemiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. 1974 yazında demokrasinin yeniden tesisi, aşırı sağın seçimlerdeki etkisini azaltmış ve oy oranını parlamentoya girme eşiği olan %3'ün altına düşürmüştür. 2012 yılına kadar, Yunan toplumunun ekonomik büyümeye dayalı yüksek bir uzlaşma sağladığı Yeni Demokrasi-PASOK iki partili sistem döneminde, kayda değer bir aşırı sağ aktör yoktu. Ancak 2012'den itibaren baş gösteren derin ekonomik kriz ve siyasi sistemin itibar kaybı, hem Yunan Parlamentosu'na (2012) hem de Avrupa Parlamentosu'na (2014) güçlü bir giriş yapan aşırı sağcı, faşist bir örgüt olan Altın Şafak Partisi'nin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu parti daha sonra bir suç örgütü olarak mahkum edildi ve üst düzey yetkilileri hapse atıldı. Altın Şafak; aşırı Batı karşıtı, Yahudi karşıtı ve göçmen karşıtı net bir çizgiye sahipti.

Bugün bu hareketin eski liderlerinden bazıları yasal kısıtlamalara rağmen başka partiler üzerinden siyasete dönmeye çalışıyor. Son seçimlerde (2023) parlamentoya giren ancak mahkeme kararıyla feshedilen Spartalılar Partisi'nin arkasında da bu figürler vardı. Bu hareketin Yunanistan'daki seçim karşılığı şu an %5 civarında tahmin ediliyor. Ülkede faşist nitelikte olmasa da aşırı sağcı gündeme sahip başka küçük partiler de mevcut. Bu yapılar politikalarını COVID-19 pandemisi eleştirilerine (aşılara şüpheyle yaklaştılar) ve Ukrayna’daki savaşa karşı çıkmaya dayandırarak Rusya yanlısı bir tutum sergiliyorlar. Bir diğer ortak noktaları göçmenlik meselesidir; ancak bu konu, AfD'nin yükselişte olduğu Almanya gibi diğer Avrupa ülkelerinde olduğu kadar Yunan toplumunun ana belirleyicisi haline gelmedi. Özetle Yunanistan'daki günümüz aşırı sağı; Yahudi karşıtı, Batı karşıtı, Avrupa şüphecisi ve Rus yanlısı olmasının yanı sıra, LGBTQ+ karşıtlığı gibi kimlik meselelerini konsolidasyon aracı olarak kullanmaktadır."

Günümüz Yunanistan'ındaki klasik aşırı sağ ile Avrupa’da dönüşen aşırı sağın seçim sonuçlarındaki fark, uluslararası bağlantıların iç siyasetteki "kral yapıcı" etkisine somut bir örnek.

TRUMP, İSRAİL VE STEVE BANNON DETAYI

Aşırı Sağdaki dönüşüm Avrupa dinamikleriyle mi gerçekleşti, yoksa bir proje mi?

Avrupa’daki yeni sağın yükselişine baktığımızda, bunun yalnızca ülkelerin kendi iç dinamikleriyle açıklanamayacağını görüyoruz. Peki bu partilere ivme gücü veren ne oldu?

Steve Bannon ön planda yer alan aktör. ABD’de Breitbart Medya ve Steve Bannon, milyarder Robert Mercer’in finansal desteğiyle büyük bir güç kazandı. Bannon, Donald Trump’ın 2016 kampanyasında başarıya ulaşan "America First" modelini Avrupa’ya ihraç etmeye yöneldi. Bu hamlenin ardındaki temel hedef ise Avrupa'daki sağ partileri tek bir çatı altında toplayıp uluslararası geniş bir siyasi eksen yaratmaktı. Bannon’ın 2018’de kurduğu The Movement, Viktor Orbán, Matteo Salvini, Marine Le Pen, Giorgia Meloni ve Avrupa’daki AfD ve VOX gibi sağ-popülist ve milliyetçi aktörlerle temasları aynı siyasi ağ içerisinde buluşturmayı hedefledi. Bu ağın bir diğer boyutunda ise İsrail sağıyla kurulan ilişkiler yer aldı. Özellikle Netanyahu çevresindeki siyasi aktörler, İsrail yanlısı girişimler ve Friends of Israel Initiative gibi yapılar üzerinden Avrupa’daki sağ partilerle temaslar geliştirildi. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, ABD’deki Trump-Bannon çizgisi, Avrupa’nın yeni sağ partileri ve İsrail sağındaki bazı aktörler arasında oluşan liderler, danışmanlar, düşünce kuruluşları, finansörler ve siyasi iletişim ağlarından oluşan ulusötesi bir sağ ekosistemidir. Bunu "transatlantik bir siyasi ve iletişim ağı" olarak tanımlayabiliriz. Ortak siyasi dil; göçün sınırlandırılması, İslam karşıtlığı, güvenlik ekseni ve "Yahudi-Hristiyan Batı medeniyeti" (Judeo-Christian West) söylemi, ve ilgili ulusun büyük yapılması ve ilgili inanca vurgu etrafında inşa ediliyor. Bu açıdan bakıldığında dönüşüm, sağın küresel ölçekte yeniden örgütlenmesidir.

İSRAİL, AVRUPA'DA YÜKSELEN BU AŞIRI SAĞ PARTİLER ÜZERİNDEN MEŞRUİYET KAZANIYOR

İsrail bu yeni Avrupa sağının neresinde yer alıyor? Bu yakınlık neden önemli?

İsrail, dönüşen Avrupa sağının en stratejik uluslararası ortaklarından biridir. Bu nokta çok önemli çünkü tarihsel olarak Avrupa aşırı sağının alametifarikası antisemitizmdi. Bugün ise aynı partiler İsrail’in Avrupa’daki güçlü temsilcileri oldular. Fransa (RN), İspanya (VOX), Portekiz (Chega) ve İsveç Demokratları bunun örnekleridir. Burada karşılıklı bir meşruiyet ilişkisi söz konusu. İsrail Avrupa’da yükselen bu aşırı sağ partiler üzerinden meşruiyet kazanıyor, Avrupa siyasetini etkileyebiliyor ve karar alma mekanizmalarında görünmez aktör olarak yer alabiliyor. Dönüşen aşırı sağ partiler ise, yüzünü ABD ve İsrail’e çevirince; muazzam bir meşruiyet, siyasal danışmanlık, lobi gücü, finansman ve medya desteği elde ederek ana akım siyasette güçlü etkiye sahip olabiliyorlar.

AVRUPA SİYASETİNDEKİ ASIL KIRILMA NOKTASI

Sonuç olarak; Avrupa’da yükselen nedir: Aşırı sağ mı, merkez sağ mı?

Bugünkü Avrupa sağını yalnızca "aşırı sağın yükselişi" klişesiyle okumak, bu hareketlerin geçirdiği derin ideolojik evrimi ıskalamaktır. Batı sistemiyle bütünleştirmiş öz kimliğini biriciklikten alıp Avrupacılık ile birlikte konumlandıran bir yapıyı, sırf göç ve İslam karşıtlığı üzerinden aşırı sağ olarak nitelemek açıklayıcı değildir. Avrupa’da yükselen sağ model; ekonomik olarak kapitalist, güvenlik açısından NATO ile uyumlu, İsrail ile sistem içinde hareket eden bir yapıdır ve merkez sağa kaymaktadır. Seçmen mobilizasyonunu ise göç, sınırlar ve İslam karşıtlığı üzerinden yürütmekte olan sağ popülist bir harekettir. Dolayısıyla bugün sorulması gereken soru "Aşırı sağ neden yükseliyor?" değildir. Asıl soru şudur; Avrupa’nın sağı neden küresel sistem tarafından yeniden yapılandırılıyor ve bu yeni sağ, kitleleri peşinden sürüklemek için neden hâlâ aşırı sağın o öfkeli dilini kullanmaya ihtiyaç duyuyor? Avrupa siyasetindeki asıl kırılma noktası tam olarak burada yatmaktadır.

İsrail'e Batı Şeria ambargosu

Wed, 09 Sep 2026 04:01:44 Z

Avrupa ülkeleri, İsrail’in Batı Şeria’daki yasadışı Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo kararı aldı. 12 ülkenin attığı bu adım, mevcut İsrail yönetiminin Batı Şeria’da tepki çeken uygulamalarına bugüne kadar verilen en büyük tepki olarak dikkat çekiyor.

Avrupa ülkeleri Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin dışında Kanada’nın da katıldığı ortak açıklamayla karar dünyaya duyuruldu. 12 ülkenin dışişleri bakanları, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurdu. Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı belirtilirken, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği kaydedildi. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olaylarına işaret edilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulandı.

‘İki devlet tek yol’

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada, kendisinin de bir Yahudi olduğunu hatırlatırken, “İsrail’e desteğim sarsılmazdır ancak bu durum, Filistin Devleti’ne desteğimle çelişmiyor” diye konuştu. İki devletli çözümün hem Filistinliler hem de İsrailliler için tek yol olduğunun altını çizen Miliband, Gazze’de yaşananların ise “dünyanın ve İngiltere’nin vicdanından silinmeyecek bir leke” olduğunu söyledi. “İngiltere, Batı Şeria’da yerleşimci teröristler tarafından etnik temizlik yapıldığını kabul etmektedir” diyen Miliband, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemlerinin “Filistin Devleti” fikrini yok etmeyi hedeflediğini vurguladı. Öte yandan İran ve Hizbullah’a yönelik de yeni yaptırımlar açıklayan Miliband, “Bu tehditlerle mücadele, İsrail’le ortak ulusal güvenlik sorunlarımızdır. Bunlarla mücadelede işbirliğini sürdüreceğiz” dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Fransa, aynı yönde taahhütlerde bulunan 11 ülkeyle birlikte işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrailli yerleşim yerleriyle ticarete son verecek” ifadesini kullandı. Batı Şeria’nın “patlama eşiğine” geldiği için böyle bir kararı aldıklarını belirten Barrot, bölgede uluslararası hukukun hiçe sayılarak Filistin topraklarının gasbının devam ettiğini, buradaki aşırıcı İsraillilerin Filistinlilere yönelik şiddet ve terör eylemlerinin arttığını vurguladı. “İsrail’in güvenliği kesin bir şekilde sağlanmadıkça Orta Doğu’da kalıcı barışın olamayacağını” savunan Barrot, “İsrail makamları yasa dışı sömürgeciliğe ve onu takip eden kabul edilemez şiddete son vermeli” görüşlerini paylaştı.

ABD rahatsız

ABD ise ambargo kararına karşı çıktı. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İngiliz firmalarının birçok ABD eyaletinde iş yapmasının “yasaklanabileceğini” söyledi. Kararın, İngiltere ile ABD ve İsrail arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilime yol açabileceği değerlendirilirken, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise, böyle bir karar alan ülkelerin “tarihin yanlış tarafında” yer alacağını ifade etti.

Öte yandan İsrail, İngiltere’nin kararına misilleme olarak Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatma kararı aldı. Birleşmiş Milletler ve çoğu ülke, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini yasadışı, bölgeyi ise işgal altında kabul ediyor. İsrail ise Batı Şeria’nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor. Bu topraklardan giden mallar İsrail’in toplam ticaret hacminin küçük bir kısmını teşkil ediyor.

Türkiye’den destek

Dışişleri Bakanlığı, 12 ülkenin Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasaklamaya yönelik adımları hakkında yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde on iki ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticareti ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, yasa dışı yerleşimlerin, sistematik bir işgal politikasına dönüşerek Filistin Devleti’nin varlığını tehdit eder noktaya ulaştığı, “yerleşimci terörü”nün etnik temizlik boyutuna vardığı vurgulandı.

7 Ekim tartışması büyüyor: Uyarmışlardı

İsraili merkezli Haaretz ülkede seçime günler kala 7 Ekim 2023’te ülkeyi sarsan Hamas saldırılarıyla ilgili çarpıcı bir haberle dikkat çekti. Haberde, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zaid’in 7 Ekim saldırısından bir buçuk hafta önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu aradığını ve olası saldırılarla ilgili istihbarattan haberdar ettiği öne sürüldü. Habere göre Bin Zaid bu görüşmede, Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar’ın İsrail’e karşı büyük bir operasyon planladığı uyarısında bulundu. Bin Zaid, söz konusu olayın sadece kan dökülmesine yol açmakla kalmayıp tüm bölgeyi istikrarsızlaştıracağından endişe ettiğini dile getirdi. Habere göre Netanyahu ise sakin bir tepki verdi ve İsrail’in her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu belirtti.

Suudi-Husi çatışmaları şiddetlendi

Yemen’de İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen hükümeti güçleri arasındaki çatışmalar şiddetleniyor. Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik son saldırısı büyük dikkat çekerken, çatışmada yeni bir döneme girildi. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını; bazı bölgelerde yangınların çıktığını bildirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin ülkeye yönelik saldırılarında 73 kişinin yaralandığını duyurdu.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki bazı petrol ve enerji tesislerinin saldırıların ardından faaliyetlerini geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, çeşitli noktalarda çıkan yangınlara itfaiye ekiplerinin müdahalesinin sürdüğünü belirtti.

Saldırılar, Yemen’de hükümet güçlerinin Husilerin kontrolündeki başkent Sana’yı geri almak amacıyla başlattığı karşı saldırının sürdüğü dönemde gerçekleşti. Yemen ordusu son günlerde Husilerin daha önce ele geçirdiği bazı bölgeleri geri almak için karşı saldırı başlatırken, el-Cevf’te yeni bir cephe açarak başkente doğru ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Türkiye’den kınama

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları kınanırken, “Husilere saldırgan eylemlerine bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyoruz” denildi.

ABD’den İran petrolüne saldırı

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları devam ediyor. ABD ordusu dün İran’ın Basra Körfezi’nde yer alan petrol ihraç terminalinin bulunduğu Hark Adası ile Hürmüzgan Eyaleti’ne bağlı Cask kenti yakınlarına saldırılar düzenledi. İran medyası bölgede patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Amerikan Fox News’e konuşan üst düzey ABD’li bir yetkili, Hark Adası ile Cask kentine saldırıları doğrularken, vurulan hedefler arasında İranlı petrol tankerlerinin de bulunduğunu açıkladı.

‘Denizaltı ele geçirdik’

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait insansız denizaltı ele geçirdiklerini duyurdu. Yayınlanan görüntülerde, denizaltının ABD Donanması’nın en yeni otonom su altı sistemlerinden biri olan Dive-LD olduğu görüldü. 6 bin metre derinliğe inebilen denizaltı, deniz tabanı haritalama, mayın tespiti, boru hattı kontrolü ve istihbarat toplama görevlerinde kullanılıyor.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

Bu yıl ilk kez yapılan festival yaklaşık 100 bin kişiyi sanatla buluşturdu: Kültürlü Porsuk...

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 +0300

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen Porsuk Festivali, müzikten tiyatroya, sinemadan dansa uzanan programıyla kentin dört bir yanına yayıldı. Festival yönetimi, Porsuk Festivali’ni uluslararası kalıcı bir kültür markasına dönüştürmeyi hedefliyor.

119 sanatçı, 230 yapıt: İstanbul Modern’de 'Aynı Mavinin Altında'

Tue, 08 Sep 2026 19:09:00 +0300

İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında”, bugün kapılarını açtı. 1940’lardan bugüne uzanan ve 119 sanatçının 230 yapıtını buluşturan sergi, farklı dönemleri ve sanatçıları ortak sorular etrafında bir araya getiriyor.

Alan Cihangir yeni sezona hazır: İki kadın oyuncu bir bağımsız sahne!

Tue, 08 Sep 2026 04:00:00 +0300

Nihan Okutucu ve Emek Targan Gürsoy’un kurduğu Alan Cihangir, tiyatronun yanı sıra atölye, okuma, söyleşi ve performanslara ev sahipliği yapıyor. “Tiyatroda yalnızca oyuncu olarak var olmak değil; üretmek, düşünmek, denemek ve kendi sözümüzü söylemek istedik” diyen ikili, yeni sezonda “DNA” ile birlikte yeni oyunlar ve genç sanatçılara yönelik projelerle çalışmalarını sürdürecek.

3'üncü 'Adı: Kadın' Öykü Yarışması ve Seçkisi başlıyor

Mon, 07 Sep 2026 17:46:00 +0300

Adı: Kadın Öykü Yarışması, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü döneminde okurla buluşturmak üzere üçüncü kez eser kabulüne başladı.

Dünyada bu hafta birçok etkinlik sanatseverlerle buluşacak

Mon, 07 Sep 2026 17:14:00 +0300

Bu hafta da çeşitli kültür sanat etkinlikleri gerçekleştirilecek. İşte düzenlenecek etkinliklerden bazıları...


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

9 EYLÜL KAPALIÇARŞI ALTIN FİYATLARI | Gram, Çeyrek, Cumhuriyet Ne Kadar? Ons Altında Son Durum!

Wed, 09 Sep 2026 07:51:07 GMT

9 Eylül 2026 Çarşamba günü altın fiyatları yatırımcılar ve vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler, ons altının seyri, döviz kurlarındaki hareketlilik ve merkez bankalarının para politikaları iç piyasadaki altın fiyatlarının yönünü etkiliyor. Özellikle güvenli liman olarak görülen altına yönelik ilgi devam ederken, gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve Cumhuriyet altınının güncel alış-satış fiyatları merak ediliyor. Kapalıçarşı'daki fiyat hareketleri de yatırım yapmak veya elindeki altını değerlendirmek isteyen vatandaşların gündeminde bulunuyor. Gün içerisinde piyasalardaki hareketliliğe bağlı olarak altın fiyatlarında değişiklik yaşanabiliyor. Bu nedenle yatırımcılar canlı altın fiyatları, anlık altın kuru ve alış-satış makası gibi verileri yakından izliyor. Peki, 9 Eylül 2026 Çarşamba günü altın fiyatları ne kadar? Gram altın kaç TL? Çeyrek altın ne kadar? Yarım altın ve Cumhuriyet altını kaç TL oldu? İşte 9 Eylül 2026 güncel, canlı ve anlık altın fiyatları...

THY ocak-ağustos döneminde 64 milyon yolcu taşıdı

Wed, 09 Sep 2026 00:59:09 GMT

Türk Hava Yollarının (THY), ocak-ağustos döneminde taşıdığı yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artarak 64 milyona ulaştı.

SÜPER LOTO SONUÇ EKRANI 8 EYLÜL: Süper Loto sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak? MPİ Süper Loto sonuç sorgula

Tue, 08 Sep 2026 22:00:10 GMT

Süper Loto sonuç sorgulama ekranı gündemdeki yerini aldı. İkramiyeyi kazanma umuduyla kupon dolduran vatandaşlar, 8 Eylül 2026 Salı akşamında Süper Loto çekilişinin sonuçlarına odaklandı. Canlı yayında ve noter eşliğinde gerçekleştirilen Süper Loto çekilişinin sonuçları Milli Piyango'nun resmi internet sitesinde yer alacak. Peki Süper Loto sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak? İşte MPİ Süper Loto sonuç sorgulama ekranı...

8 EYLÜL AKARYAKIT FİYATLARI: Benzin, motorin (mazot) ne kadar? Akaryakıt fiyatlarında zam veya indirim var mı? Güncel akaryakıt fiyatları

Tue, 08 Sep 2026 21:47:44 GMT

Akaryakıt fiyatları gündemdeki yerini aldı. 8 Eylül 2026 Salı günü araç sahipleri, akaryakıt fiyatlarını sorgulamaya başladı. Bilindiği üzere küresel piyasalarda brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar Türkiye'de pompayı etkiliyor. Son olarak 4 Ağustos'ta motorinin litre fiyatına 7,72 TL artış yapıldı. Benzin litre fiyatına ise 2,48 TL zamlandı. İstanbul genelinde motorinin litre fiyatı 90 TL sınırına dayandı. Peki benzin, motorin (mazot) ne kadar oldu? Akaryakıt fiyatlarında zam veya indirim var mı? İşte İstanbul, Ankara, İzmir güncel akaryakıt fiyatları...

Altın neden düşüyor?

Tue, 08 Sep 2026 20:13:29 GMT

Altın fiyatları eylül başından bu yana düşüyor. Gözler FED’in faiz kararına ve bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrildi. Peki altın fiyatlarında düşüş sürecek mi? Altının yönü ne? CNN TÜRK ekibinden Ceren Meriç, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Gürkan Aydoğan’a sordu.


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Politika Haberler

Üsküdar'da oyları tek tek saydı! Sonuçlarla birlikte hüngür hüngür ağladı

Tue, 08 Sep 26 15:15:21 +0300

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın görevden uzaklaştırılmasının ardından başkan vekilini belirlemek için yeniden yapılan seçimde Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oyla kazandı. Oy sayımı boyunca görev alan ve zarfları tek tek sayan CHP Üsküdar Meclis Üyesi Hazal Bayhan Koç, sonuçlarla birlikte gözyaşlarını tutamadı.

Rasim Arı’dan Ankara çıkarması! Nevşehir için kritik görüşmeler

Tue, 08 Sep 26 12:35:57 +0300

Yakın zaman önce AK Parti’ye geçen Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, kente kazandırılması planlanan yeni yatırımlar için Ankara’da önemli temaslarda bulundu. Bakanlıklar ve kurumların üst düzey yöneticileriyle görüşen Arı; finansmandan spor yatırımlarına, fiber altyapıdan dijital dönüşüme kadar birçok başlıkta Nevşehir’in taleplerini gündeme taşıdı.

DEM Parti’nin yeni lideri Selahattin Demirtaş mı olacak?

Tue, 08 Sep 26 09:59:38 +0300

Selahattin Demirtaş’ın ilkbaharda yapılması planlanan DEM Parti kongresine katılabileceği belirtilirken, kulislerde eski HDP Eş Genel Başkanı’nın parti yönetimine aday olabileceği iddiası da gündeme geldi.

SON DAKİKA | Üsküdar Belediyesi CHP'den AK Parti'ye geçti

Tue, 08 Sep 26 09:44:35 +0300

Son dakika haberi: Üsküdar’da başkan vekili seçimi bugün yeniden yapıldı. 09.00'da başlayan oylamada ilk 3 turu AK Parti'nin adayı önde götürdü. Yapılan dördüncü tur oylamasının ardından Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin oldu. Böylece belediye CHP'den AK Parti'ye geçti.

Ağıralioğlu duyunca şaşırdı, dönüp yüzüne söyledi: İl Başkanı'nı görevden alacağım

Mon, 07 Sep 26 12:53:34 +0300

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kocaeli'de gerçekleştirdiği saha çalışmaları sırasında bir vatandaşla yaşadığı diyalogla gündeme geldi. Ağıralioğlu, bir vatandaşın söylediklerini duyunca şaşırdı. Yanında bulunan il başkanına dönüp "İl başkanını görevden alacağım" dedi.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

Dünyanın en yüksek maaşlı liderine dev zam

Wed, 09 Sep 2026 08:21:00 +0300

Dünyanın en yüksek maaşlı seçilmiş lideri Singapur Başbakanı Lawrence Wong'un yıllık maaş paketi 2,2 milyon Singapur dolarından 3,6 milyon Singapur dolarına çıkarılıyor. 2,85 milyon ABD dolarına denk gelen yeni ücret, ABD Başkanı'nın 400 bin dolarlık maaşından 7 kat daha fazla. Wong ise beş yıl boyunca zamlı gelirin tamamını hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı.

Petrolde 100 dolar baskısı büyüyor: Hürmüz’de gemi trafiği sert düştü

Wed, 09 Sep 2026 06:41:00 +0300

Orta Doğu’daki gerilim petrol piyasasında artık yalnızca fiyatları değil, sevkiyatı da etkiliyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçen emtia gemilerinin sayısı son 10 günlük ortalamanın yarısına inerken Brent petrol 100 dolar sınırına yaklaştı.

TEPAV'a göre indirim için henüz erken

Wed, 09 Sep 2026 00:00:00 +0300

TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun Ey­lül 2026 Para Politikası De­ğerlendirme Notu’nda, enf­lasyondaki katılık nedeniy­le erken bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riski taşıdığı be­lirtilerek politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması önerildi.

Ekonomi yönetiminden dezenformasyonla mücadele paylaşımı

Tue, 08 Sep 2026 21:37:00 +0300

Ekonomi yönetimi bakanları, "Dezenformasyona Dur De" kampanyasına destek veren A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın videosunu paylaşarak, herkesi sosyal medyada paylaşım yaparken bilinçli olmaya davet etti.

ABD'den İran'a yeni yaptırım dalgası: 36 havacılık şirketi listeye alındı

Tue, 08 Sep 2026 19:09:00 +0300

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın silah, personel ve yasa dışı kargo taşımak için kullandığı havacılık sektörünü destekledikleri gerekçesiyle 36 şirketi yaptırım listesine aldı.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

New York borsasında karışık seyir: Petrol fiyatları yükselişte

Tue, 08 Sep 2026 17:27:00 +0300

New York borsasında açılışta karışık bir görünüm öne çıktı. Orta Doğu’da devam eden gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, piyasalardaki seyirde etkili oldu.

Açılışta Dow Jones endeksi, yüzde 0,57 azalarak 53.110,45 puana indi.

Samp;P 500 endeksi yatay seyirle 7.717,81 puan olurken, Nasdaq endeksi yüzde 0,08 artışla 26.528,57 puana yükseldi.

ABD'de dün İşçi Bayramı tatili nedeniyle kapalı olan pay piyasalarında, yeni işlem gününün açılışında karışık bir seyir izlendi.

ABD-İran arasındaki gerilim risk iştahını baskıladı

Jeopolitik gelişmeler piyasaların seyrinde etkili olmaya devam ederken, hafta sonu ABD ile İran arasında karşılıklı saldırılar risk iştahını baskıladı.

ABD ordusu, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgesel sularda devriye gezen ABD donanmasına ait 2 savaş gemisine balistik füzeler fırlatmasının ardından 3 İran ham petrol tankerini hedef aldıklarını duyurdu.

Ayrıca Suudi Arabistan, bugün ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerine yönelik saldırılar gerçekleştiğini bildirdi.

Brent petrolün vadeli varil fiyatı arttı

Bu gelişmelerle Brent petrolün vadeli varil fiyatı TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 1 artarak 97,96 dolara çıktı. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü ham petrolün varili yaklaşık yüzde 2 artışla 93,07 dolardan alıcı buldu.

Ülkede dün benzinin ortalama galon fiyatı 4,15 dolar oldu ve ilk kez bir İşçi Bayramı tatilinde 4 doların üzerinde kaydedildi.

Artan enerji maliyetleri, kalıcı enflasyon endişelerini tetiklerken, gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek hafta yapacağı para politikası toplantısına çevrildi.

Kanada'nın ABD'ye yönelik uygulayacağı gümrük vergileri yürürlükte

Analistler, geçen hafta ABD'de güçlü gelen istihdam verilerinin faiz artışı beklentilerini canlandırdığına işaret ederek, bu hafta açıklanacak enflasyon rakamlarının Fed'in muhtemel para politikası adımına dair daha fazla ipucu sağlayabileceğini kaydetti.

Ticaret cephesinde, Kanada'nın ABD'ye misilleme niteliğindeki gümrük vergileri yürürlüğe girdi. ABD Başkanı Donald Trump, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'in Amerikan pazarında satış yapmaya devam edebilmesi için ürünlerini ABD'de üretmesi gerektiğini belirtti.

Öte yandan, yapay zeka altyapısının oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla Amazon ile işbirliğine gittiğini duyuran Qualcomm'un hisseleri güne yüzde 7 kazançla başladı.

Yeni iş ilişkisini duyurdu: Polonya'da yeni ihracat sözleşmesi imzaladı

Tue, 08 Sep 2026 17:10:00 +0300

ASELSAN, Polonya'da düzenlenen MSPO 2026 Fuarı kapsamında Polonyalı AMZ Kutno ile ilave ARSUS Keşif ve Gözetleme Sistemleri konusunda ortak proje sözleşmesine imza attı.

ASELSAN'ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "MSPO 2026'da Polonyalı AMZ Kutno ile ilave ARSUS Keşif ve Gözetleme Sistemleri konusunda ortak proje için sözleşme imzaladık." ifadesi kullanıldı.

Şirket, Polonya'daki faaliyetlerini ve yerel işbirliklerini büyütmeye devam edeceğini belirterek, "İleri teknoloji çözümlerimiz, yerel ofisimiz, devam eden projelerimiz ve yerel sanayi kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz işbirliklerimizi geliştirerek birlikte büyümeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da gelişmeyi, "Savunma sanayiimizden Polonya'da yeni bir ihracat başarısı." şeklinde duyurdu.

Paylaşımda, "ASELSAN ile AMZ-Kutno arasındaki işbirliği, yüksek teknoloji çözümlerimizin Polonya'nın savunma projelerinde somut karşılık bulmasının önemli örneklerinden biri." ifadelerine yer verildi.

Erdal Bahçıvan, İSO Başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıkladı

Tue, 08 Sep 2026 17:02:00 +0300

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekim ayında yapılacak İSO seçimlerinde yeniden aday olmayacağını açıkladı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında Odanın yaklaşan seçim süreci ve Türkiye ekonomisinin güncel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

26 Ekim'de gerçekleştirilecek İSO seçimlerinde yeniden aday olmayacağını açıklayan Bahçıvan, "İstanbul Sanayi Odası’nda uzun yıllar muhtelif görevlerimden sonra, 2013 yılında da Meclis üyelerimizin teveccühüyle yönetim kurulu başkanlığı sorumluluğunu üstlendim. Bu görev benim için büyük bir onur olduğu kadar aynı zamanda ağır da bir emanetti. Şimdi bu emaneti kendi irademle doğru olduğuna inandığım bir zamanda bırakma kararı aldım." diye konuştu.

İnsan hayatında bazı görevlerin var olduğunu, onlara sahip olunmadığını ve onların bir süreliğine taşındığını ifade eden Bahçıvan, "Makamların gerçek değeri ne kadar uzun süre tutulduklarıyla değil, hangi ilkelerle ve nasıl bırakıldıklarıyla ölçülür. Bugün içimde bir eksiklik değil, görevimi bütün gücümle yapmış, söylemem gereken sözü zamanında söylemiş ve bu değerli kuruma hizmet etmiş olmanın huzuru var. Bu nedenle bu karar bir vedadan çok, aynı zamanda bir teşekkürdür." şeklinde konuştu.

"Görev yıllarımız kolay yıllar değildi." diyen Erdal Bahçıvan, "Küresel finansal dalgalanmaları, kur şoklarını, ticaret savaşlarını, Kovid-19 salgınını, tedarik zinciri kırılmalarını, enerji krizini, savaşları, deprem felaketini, yüksek enflasyonu ve çok ağır finansman koşullarını birlikte yaşadık. Her krizde sanayici üretimi sürdürmeye, istihdamı korumaya ve ihracat pazarlarını kaybetmemeye çalıştı. Biz de İSO olarak sanayiciyi yalnız bırakmamak için hizmet kapasitemizi büyüttük, yeni şubeler, yeni çalışma alanları ve dönüşüm odaklı hizmetlerle Odamızı üyelerimize daha yakın hale getirdik." ifadelerini kullandı.

"Hiçbir zaman umutsuzluk üretmedik"

Erdal Bahçıvan, yaptıkları en önemli işlerden birinin de İSO’yu sanayicinin değişen ihtiyaçlarına göre sürekli yenileyen ve dönüştüren bir kurum haline getirmek olduğunu vurgulayarak İSO'yu yalnızca Odakule'den hizmet veren bir kurum olmaktan çıkardıklarını söyledi.

2019 yılında hayata geçirdikleri İSO Akademi'yi klasik bir eğitim organizasyonunun ötesine taşıdıklarını belirten Bahçıvan, bugün burada mini MBA programlarından uzmanlık ve sertifika eğitimlerine, teknik yetkinliklerden yöneticilik programlarına son derece nitelikli bir eğitim verildiğini anlattı.

Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eleştirirken ülkemizin iyiliğini düşündük. Destek verirken kurumsal bağımsızlığımızı koruduk. Hiçbir zaman umutsuzluk üretmedik, her sorunun yanına bir çözüm koyduk. Kamu, özel sektör, finans dünyası ve akademi arasında ortak aklın mümkün olduğuna inandık. İSO'nun sesini yalnızca yüksek değil, güvenilir kılmaya çalıştık. Bunu da başardığımıza inanıyorum.

Görev sürem boyunca Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sanayicilerimizin sorunlarının çözümü için ihtiyaç duyduğumuz her zaman bana ve yönetimime destek oldular. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, çözüm odaklı yaklaşımlarıyla sanayimizin sorunlarıyla yakından ilgilenen, görevde olan ve şu anda görevde olmayan tüm Bakanlarımıza, Bakan Yardımcılarımıza teşekkür ediyorum."

İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz'ın yaklaşan Oda seçimlerinde Başkan adayı olduğunu açıkladığını hatırlatan Bahçıvan, "Sayın Ender Yılmaz 2022 yılı Odamız seçimlerinde benim ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın meclis başkanı adayı olmuştu. Çok güçlü bir destekle bu göreve seçilen kıymetli dostum Ender Yılmaz ile geçen 4 yıl boyunca saygı, sevgi, kardeşlik hukuku, çözüm odaklı bir yaklaşım eşliğinde birlikte çalışıyoruz. Değerli Ender Yılmaz'ın önümüzdeki dönem için yönetim kurulu başkanlığını İSO'nun ve camiamızın daha nitelikli ve öngörülebilir bir geleceği adına kıymetli buluyorum. Net bir şekilde vurgulamak isterim ki Odamız seçimlerinde kendisine gereken desteği vereceğiz." dedi.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, açıklamasının ardından "Orta Vadeli Plan (OVP) açıklandı. Sanayici olarak burada nasıl mesajlar aldınız?" şeklinde gelen soruya, "Bu OVP'de sanayiye dönük tespitler ve yaklaşımlar çok daha güçlü yapılmış vaziyette. Şunu net söylemeliyim ki Ankara'da hükümetimizde artık sanayiyi daha pozitif ayrıştırmak ve sanayiye dönük bakış açısında farklı birtakım modellerin önümüzdeki 3 yılın planları içerisine sokulması konusunda bir kararlılık var. Biz buna şahit olduk ve bununla ilgili ilk hamlelerde zaten finansman yoluyla adım adım hayatımıza girmeye başlıyor." şeklinde yanıt verdi.

Okul kantinlerinde yeni tarife belli oldu! Tost, ayran, simit ve yemek fiyatları ne kadar?

Tue, 08 Sep 2026 17:01:00 +0300

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul kantinlerinde uygulanacak tavan fiyat tarifesi açıklandı. Pazartesi günü başlayacak yeni dönemde kantinlerde tost ile ayranın toplam fiyatı 130 TL olacak.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala okul kantinlerinde uygulanacak yeni fiyat tarifesi de netleşti. Pazartesi günü öğrencilerin ders başı yapacağı yeni dönemde kantinlerde geçerli olacak tavan fiyatlar belirlenirken, tost ve ayrandan oluşan bir menünün fiyatı 130 TL olarak açıklandı.

Yüksek ateş gücü ve caydırıcılık: Türk savunma devi Avrupa pazarında

Tue, 08 Sep 2026 16:43:00 +0300

Gelişmiş entegre savunma mimarisiyle güncel tehditlere karşı caydırıcılık sunan Canik, Avrupa'da değişen güvenlik ihtiyaçlarını yönelik çözümlerle son dönemde yıldızı parlayan MSPO 2026 Fuarı'nda ilgi odağı oldu.

Bu yıl rekor katılımla düzenlenen MSPO 2026 Fuarı, Polonya'nın Kielce kentinde kapılarını açtı. 40'tan fazla ülkeden 1000'in üzerinde katılımcı firmayı ağırlayan fuarda, insansız sistemler (hava, kara, deniz), karşı İHA çözümleri, yapay zeka/çift kullanımlı teknolojiler, elektronik harp gibi başlıklar ön plana çıktı.

NATO'nun doğu kanadındaki en kritik aktörlerden Polonya başta olmak üzere, bölge ve Avrupa ülkelerinin modernizasyon, tedarik, yatırım ve üretim ihtiyaçları fuarın önemini ve fuara gösterilen ilgiyi artırıyor. Polonya'nın NATO ülkeleri arasında savunmaya GSYİH bazında en fazla bütçe ayıran ülkelerden biri olması, AB SAFE mekanizması kapsamında 43,7 milyar avroya kadar finansmana erişme potansiyeli yerel üretim, entegrasyon, teknoloji paylaşımı ve sürdürülebilir endüstriyel ortaklıkları açısından çekim merkezi haline gelmesini sağlıyor. Türk savunma sanayisinin önde gelen global temsilcilerinden Canik, tüm hususları dikkate alarak uzun vadeli iş birlikleri için MSPO 2026'daki yerini aldı.


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yenisafak.com

Petrol 100 dolara dayandı: Gözler benzin ve mazot fiyatlarına çevrildi

Wed, 09 Sep 2026 08:37:31 +0300

Trive Yatırım'ın değerlendirmesine göre, çatışmaların sınırlı saldırıların ötesine geçerek geniş kapsamlı bir operasyona dönüşmesi halinde petrolde önce 100 dolar seviyesi, ardından 109,50 dolardaki alçalan trend direnci gündeme gelebilir. Yaşanan gelişmelerin Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına nasıl yansıyacağı da yakından takip ediliyor.

1 haftanın dibinden döndü: Altına yeniden petrol ve faiz freni

Wed, 09 Sep 2026 08:22:52 +0300

ABD-İran arasında çatışmaların artması ve petrolün 100 dolara dayanması “yüksek enflasyon-yüksek faiz” denklemini yeniden piyasanın önüne getirdi. ABD’de tahvil getirileri ve FED’den faiz artışı beklentisi yükselirken, altında risk iştahı geriledi. Ons fiyatı bugünkü ilk işlemlerde 4.341 doları gördü ve son 1 haftanın dibini test etti. Ardından gelen tepki alımları ile ons, TSİ 06:00 itibarıyla 4.381 dolara yöneldi.

Dövizden vergi alınmıyor: Yüksek faizle 2.2 milyon şirket iflasa sürükleniyor

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 +0300

2,2 milyon şirket 25 milyon kişi çalıştırıyor, maaş veriyor, servis ve yemek hizmeti sunuyor, vergisini ödüyor. İstihdam sağlıyor, üretiyor. 400 milyar dolar ithalat, 280 milyar dolar ihracat yapıyor. Türkiye’nin ekonomisini ayakta tutuyor. Üstelik döviz kazancından yüzde 25 vergi veriyor. Bireysel yatırımcılar ise bankalarda 150 milyar dolar dövizleri olduğu halde hiç vergi vermiyor. Yasa %15-%40 arası vergi alınmasını emrediyor. Ancak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in vergi almadığı uygulama nedeniyle 2011’de 1,60 TL olan dolar 2018’de 5 TL’ye çıktı. Maliye’nin 2016’da bir kişiye özel olan uygulaması genel kanaat haline geldi. Yıllardır kimseden tek kuruş vergi alınmaması manipülatörlerin TL ile istediği gibi oynamasına neden oluyor. En somut örnek 2021 yılında yaşandı. Dolar 3 günde 9 liradan 18 liraya çıktı. Daha sonra 12 TL’ye düştü. Vergi alınmaması dövizin yıllardır durdurulamamasının en önemli nedeni.

Zeytinyağı teknolojiyle markalaşacak

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 +0300

Türkiye’nin zeytinyağı üretimindeki gücünü katma değere dönüştürmek isteyen KOBİ’ler, markalaşma ve teknolojiye odaklanıyor. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, karekod ve izlenebilirlik sistemiyle ürün güvenilirliğini artırırken, güçlü markalar ve ambalajlı ihracatla sektörün küresel rekabet gücünün yükseltilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yüksek faiz sanayicinin kimyasını bozuyor

Wed, 09 Sep 2026 04:00:00 +0300

Yüksek faiz, sanayi üretimi ve yatırımları üzerindeki baskısını artırıyor. Finansman sıkıntısı, ihracatçı kimya firmalarının rekabet gücünü de zorluyor. Bu koşullara rağmen sektörün ilk 8 ayda ihracatını yüzde 4,6 artışla 22,8 milyar dolara ulaştırdığını belirten İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yüksek finansman maliyetlerinin yeni kapasite ve Ar-Ge yatırımlarını etkilediğini söyledi.


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

No items found.


Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

Yapay zeka destekli görsel arama ile e-ticarette ürün keşfini kolaylaştıran platform: Youzu.ai

Tue, 08 Sep 2026 14:30:00 +0000

Bilindiği gibi online alışverişte ürün keşfi büyük ölçüde metin tabanlı aramalar üzerinden ilerliyor. Kullanıcılar aradıkları ürünü kelimelerle tarif etmek, kategoriler arasında dolaşmak ve uzun ürün ...

Bilindiği gibi online alışverişte ürün keşfi büyük ölçüde metin tabanlı aramalar üzerinden ilerliyor. Kullanıcılar aradıkları ürünü kelimelerle tarif etmek, kategoriler arasında dolaşmak ve uzun ürün listelerini incelemek zorunda kalabiliyor. 2025 yılında Azerbaycan asıllı Nail Valiyev tarafından kurulan Youzu.ai, bu deneyimi yapay zeka destekli görsel arama teknolojisiyle değiştirmeyi hedefliyor.

Berlin merkezli şirket, temelde e-ticaret şirketlerinin ürün keşfi ve görselleştirme süreçlerine yapay zeka ekleyen bir altyapı geliştiriyor. Youzu.ai'ın platformunda Youzu Lens ile görsel ürün arama, akıllı öneriler, katalog verilerinin zenginleştirilmesi, oda görselleştirme, ürün görselleri için arka plan oluşturma ve iki boyutlu fotoğrafları etkileşimli üç boyutlu modellere dönüştürme gibi araçlar bulunuyor. Tüm bu özellikler tek bir API üzerinden e-ticaret platformlarına entegre edilebiliyor.

Kullanıcı beğendiği bir sandalyenin fotoğrafını çekerek Youzu Lens üzerinden benzer ürünleri bulabiliyor. Mobilya alışverişinde ise boş bir odanın fotoğrafı yüklenerek farklı ürünlerin ve dekorasyon stillerinin nasıl görüneceği önceden deneyimlenebiliyor. Kullanıcıların gördüğü ürünler doğrudan satın alma seçenekleriyle eşleştirilebiliyor.

Mobilya ve ev dekorasyonuna odaklanıyor

Youzu.ai'ın yaklaşımı böylece ilham ile satın alma arasındaki mesafeyi kısaltmayı amaçlıyor. Platform yalnızca tüketicilere yönelik değil. Perakendeciler, ürün kataloglarındaki eksik bilgileri tamamlamak, ürünleri farklı özelliklerine göre sınıflandırmak ve yeni görsel içerikler oluşturmak için Youzu.ai'ın altyapısından yararlanabiliyor. Şirket bu nedenle kendisini tek bir görsel arama veya görsel üretim ürünü yerine, e-ticaret için görsel yapay zeka katmanı olarak konumlandırıyor.

Youzu.ai ilk aşamada mobilya ve ev dekorasyonuna odaklanıyor. Bununla birlikte şirketin teknolojisi moda, online pazar yerleri, ilan platformları ve gayrimenkul gibi farklı alanlara da uygulanabiliyor. Şirketin kurucusu Nail Valiyev de Youzu.ai'ın temel teknolojisinin yalnızca mobilya için tasarlanmadığını farklı ürün kategorilerine ölçeklenebileceğini belirtiyor.

Şirket, Şubat 2026'da Avrupa merkezli mobilya pazaryeri Vivre'nin yapay zeka destekli oda analizi araçlarını kullanmasının ardından dönüşüm oranında yüzde 30, ortalama sipariş değerinde ise yüzde 20 artış sağladığını açıkladı. Youzu.ai, Azerbaycan'da kurulan Caucasus Ventures'tan yatırım aldı. Ancak yatırım turunun finansal değeri açıklanmadı. 

Öte yandan Nail Valiyev, Almanya'ya taşınmadan önce Azerbaycan'da Startup Weekend adlı bir etkinliğini düzenlediğini ve SUP VC adlı hızlandırma şirketini kurduğunu belirtelim. Valiyev, Almanya'da ise Qt Group'ta ürün ekiplerinde görev aldı.

UBS, işe alımlarda yapay zeka yetkinliğini kriter haline getiriyor

Tue, 08 Sep 2026 13:30:00 +0000

İsviçre merkezli bankacılık devi UBS, 2027 yılında şirkete katılacak junior çalışanlar için yapay zeka yetkinliğini işe alım kriterlerinden biri haline getiriyor. Financial Times'ın aktardığı bilgiler...

İsviçre merkezli bankacılık devi UBS, 2027 yılında şirkete katılacak junior çalışanlar için yapay zeka yetkinliğini işe alım kriterlerinden biri haline getiriyor. Financial Times'ın aktardığı bilgilere göre yeni kriter, UBS'nin Global Banking and Markets birimlerine başvuracak mezunları ve stajyerleri kapsayacak.

Adaylardan ChatGPT gibi yapay zeka araçlarını kullanmış olmalarının ötesinde bu araçları iş sonuçlarını ve verimliliği geliştirmek amacıyla nasıl kullandıklarını gösterebilmeleri beklenecek. Bu kapsamda UBS, işe alım görüşmelerine yapay zeka kullanımına yönelik sorular da ekleyecek. Şirketin mevcut akademik ve sosyal beceri kriterleri ise geçerliliğini koruyacak. Böyle bakıldığında yapay zeka yetkinliğinin, mevcut işe alım kriterlerinin yerini almak yerine bunlara yeni bir katman olarak ekleneceğini söyleyebiliriz. UBS, yapay zeka becerilerinin akademik yetkinlikleri ve iletişim becerilerini tamamlayan bir unsur olduğunu belirtiyor.

Adayların yalnızca yapay zeka kullanması yeterli olmayacak

UBS'nin yaklaşımında adayların bu teknolojileri sorumlu bir biçimde deneyebildiğini ve gerçek iş problemlerinde değer yaratmak için kullanabildiğini gösterebilmesi gerekiyor. Dolayısıyla yapay zeka okuryazarlığı, temel bir dijital beceriden daha somut bir iş yetkinliğine dönüşüyor.

Şirkete kabul edilen çalışanların yapay zeka eğitimi de burada sona ermeyecek. UBS'nin eğitim programındaki AI Fluency Pathway, çalışanlara gerçek bankacılık kullanım senaryolarının yanı sıra yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin eğitimler sunacak. Aslında UBS, adaylardan ilk günden ileri düzey yapay zeka uzmanlığı beklemek yerine, temel bir yetkinlik ve öğrenme isteği arıyor. 

UBS'in bu konuda yalnız olmadığını belirtmekte fayda var. Financial Times'ın aktardığına göre Santander da bazı stajyer ve yeni mezun programlarında ileri düzey yapay zeka kullanıcılarını işe almaya odaklanıyor. Böylece yapay zeka kullanımı, teknoloji şirketlerinin ötesinde finans gibi geleneksel sektörlerde de işe girişte aranan becerilerden biri haline gelmeye başlıyor.

Yapay zeka junior bankacıların yaptığı işleri değiştiriyor

Bankacılık sektöründeki bu değişimin arkasında, yapay zekanın özellikle junior çalışanların geleneksel olarak üstlendiği görevlerde giderek daha fazla kullanılmaya başlaması bulunuyor. Finansal analiz, araştırma ve müşteri sunumlarının hazırlanması gibi işler yapay zeka araçlarının yaygın şekilde kullanılabildiği alanlar arasında yer alıyor. UBS'in de müşteri sunumlarında kullanılabilecek yapay zeka destekli analist avatarlarını test ettiği belirtiliyor. Bu durum aynı zamanda yapay zekanın bankacılık sektöründeki istihdama etkisine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Morgan Stanley analistlerinin daha önce yayımladığı tahminlere göre Avrupa bankacılık sektöründe önümüzdeki beş yıl içinde yapay zeka ve otomasyon nedeniyle 200 binden fazla pozisyon ortadan kalkabilir. Üstelik Mayıs ayında Morgan Stanley yapay zekanın Avrupa’daki bankacılık sektöründeki işgücünü ne kadar azaltacağına dair tahminini iki katına çıkardı. Bu revize edilen rakam, tüm işlerin beşte birine kadar ulaştı. Bu arada JPMorgan CEO'su Jamie Dimon'ın yapay zekanın, JPMorgan'ın bazı bölümlerinde işlerin yüzde 30 ila 40’ını ortadan kaldırdığını dile getirdiğini hatırlatalım. 

Ancak UBS'nin aldığı karar, en azından kısa vadede junior çalışanların tamamen ortadan kalkmasından ziyade junior rollerinin niteliğinin değişebileceğini gösteriyor. Tekrarlayan analiz ve araştırma görevlerinin bir bölümünün yapay zekaya devredilmesiyle birlikte yeni çalışanlardan yapay zeka sistemlerini yönlendirmeleri, çıktılarını değerlendirmeleri ve daha yüksek katma değerli görevlere odaklanmaları beklenebilir.

Görsel Kaynak: ChatGPT

The Exploration Company, 450 milyon dolar yatırım aldı

Tue, 08 Sep 2026 13:07:00 +0000

The Exploration Company'nin 151.6 milyon euro yatırım aldığını daha önce sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni bir yatırım turuyla gündeme geldi. The Exploration Company, 450 milyon dolar yatırım aldı. Şi...

The Exploration Company'nin 151.6 milyon euro yatırım aldığını daha önce sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni bir yatırım turuyla gündeme geldi.

The Exploration Company, 450 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 450 milyon dolarlık C serisi yatırım turuna Bessemer Venture Partners, Atomico ve EQT tarafından yönetilen Scaleup Europe Fund liderlik etti. The Exploration Company'nin yatırım turunda Balderton Capital, Plural, Cherry Ventures ve Red River West yer aldı.

Şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı yaklaşık 680 milyon dolara yükseldi. Yatırım turuna liderlik eden Bessemer Venture Partners'ın ortağı Alex Ferrara ise The Exploration Company'nin yönetim kurulunda görev alacak.

Şirket, yeni yatırımı Nyx yeniden kullanılabilir kapsülünün Uluslararası Uzay İstasyonu görevini gerçekleştirmek, Storm roket motorunu geliştirmek ve mühendislik ile üretim kapasitesini artırmak için kullanacağını açıkladı. 

The Exploration Company, Hélène Huby ve daha önce Airbus ve ArianeGroup'ta çalışmış bir grup uzay mühendisi tarafından 2021'de kuruldu. Şirket, Almanya'nın Münih bölgesinde ve Fransa'nın Bordeaux çevresinde faaliyet gösterecek şekilde Fransız-Alman bir yapı olarak kuruldu.

Şirket, uzay taşımacılığını daha erişilebilir ve yeniden kullanılabilir hale getirmeye odaklanıyor. The Exploration Company, Dünya ile yörüngedeki uzay istasyonları arasında kargo taşıyabilen ve görev sonrasında Dünya'ya geri dönebilen uzay araçları geliştiriyor. Bu kapsamda şirketin geliştirdiği farklı ağır yük roketleriyle fırlatılabilen Nyx adlı yeniden kullanılabilir uzay kapsülü dikkat çekiyor.

Nyx, uzay istasyonlarına kargo götürüp istasyona kenetlendikten sonra yükleri Dünya'ya geri getirmek üzere tasarlanıyor. Kapsülün tekrar tekrar kullanılabilmesi sayesinde uzay lojistiğinin maliyetini düşürmek hedefleniyor. Şirket, Nyx'in ilk aşamada kargo taşımacılığında kullanılmasını, ilerleyen dönemde ise insan taşımacılığına da uygun hale gelmesini planlıyor. TEC bunun yanında Storm adlı yüksek itişli, yeniden kullanılabilir roket motorunu geliştiriyor.

Şirketin hedefi, bu motoru gelecekte Avrupa'nın ağır yük taşıyabilen yeniden kullanılabilir roketlerinde kullanmak ve böylece Avrupa'nın kendi uzay taşımacılığı kapasitesini güçlendirmek.

MetropolCard, Bilet.com’un yüzde 51’ini satın alıyor

Tue, 08 Sep 2026 12:30:00 +0000

Metropal Kurumsal Hizmetler A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren MetropolCard, seyahat teknolojileri alanında önemli bir satın almaya imza atıyor. Şirket, online bilet platformu Bilet.com’un yüzde 51’ini...

Metropal Kurumsal Hizmetler A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren MetropolCard, seyahat teknolojileri alanında önemli bir satın almaya imza atıyor. Şirket, online bilet platformu Bilet.com’un yüzde 51’ini satın almak üzere Pay Devir ve Hisse Satış Sözleşmesi imzaladığını açıkladı.

Borsa İstanbul’da işlem gören Metropal Kurumsal Hizmetler tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamayla duyurulan işlemle birlikte MetropolCard, Bilet.com’un çoğunluk hissedarı olacak. Anlaşmanın finansal detayları ise paylaşılmadı.

Bilet.com, MetropolCard uygulamasına entegre edilecek

Satın alma, MetropolCard’ın yeme-içme, alışveriş, mobilite ve enerji çözümlerini kapsayan ekosistemini seyahat teknolojilerine genişletme stratejisinin bir parçası olarak konumlandırılıyor. İşlem sonrasında Bilet.com’un seyahat hizmetlerinin MetropolCard mobil uygulamasına entegre edilmesi planlanıyor. Böylece MetropolCard kullanıcıları seyahat planlama ve bilet satın alma süreçlerine uygulama üzerinden erişebilecek. İki şirket ayrıca mevcut kullanıcı tabanlarını, ödeme altyapılarını ve dijital yetkinliklerini bir araya getirerek seyahat ve ödemeyi buluşturan yeni ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

MetropolCard CEO’su Uğur Yıldırım, Bilet.com yatırımının şirketin kullanıcıların günlük hayatındaki temas noktalarını artırma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. Yıldırım, Bilet.com’un seyahat teknolojilerindeki deneyimi ile MetropolCard’ın ödeme teknolojileri ve kullanıcı ekosisteminin birleşmesinin iki şirket için de yeni büyüme alanları yaratacağını ifade etti.

Bilet.com için yeni dönem

Bilet.com Kurucusu Doç. Dr. Atakan Kurt ise Metropol grubunun şirkete çoğunluk ortak olmasını yalnızca bir yatırım ve ortaklık değişimi olarak değerlendirmediklerini belirtti. Kurt, Metropol’ün mevcut gücü ve deneyimiyle Bilet.com’un teknoloji ve girişimcilik kabiliyetlerinin bir araya gelmesinin şirketin daha büyük hedeflere ulaşmasını sağlayacağını söyledi. Bilet.com Genel Müdürü Akif Enes Kütük de ortaklığın Bilet.com’un seyahat teknolojilerindeki deneyimini daha geniş bir kullanıcı ekosistemine taşımasını sağlayacağını vurguladı.

Uçak, otobüs ve feribot seyahatlerine yönelik yeni avantajlar gelecek

Ortaklığın ardından iki şirketin uçak ve otobüs biletlerinden feribot seyahatlerine kadar farklı ulaşım seçeneklerini kapsayan kampanya ve avantaj modelleri üzerinde çalışacağı belirtiliyor. Böylece MetropolCard, çalışan yan hakları ve ödeme teknolojilerinin ötesinde seyahat hizmetlerini de ekosisteminin temel parçalarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Bilet.com açısından bakıldığında ise anlaşma, platformun MetropolCard’ın kullanıcı tabanı ve ödeme altyapısıyla daha geniş bir dağıtım kanalına ulaşması anlamına geliyor. İşlemin tamamlanmasıyla birlikte MetropolCard’ın Bilet.com’da yüzde 51 pay sahibi olması ve şirketin çoğunluk kontrolünü elde etmesi bekleniyor.

KOBİ'lere odaklanan AI-native işletme platformu: Promake AI

Tue, 08 Sep 2026 11:30:00 +0000

Kendini AI-native bir işletme platformu olarak tanımlayan Promake AI, küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dünyada bir iş kurma, büyütme ve yönetme süreçlerini yapay zeka ile kolaylaştırıyor. Gi...

Kendini AI-native bir işletme platformu olarak tanımlayan Promake AI, küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dünyada bir iş kurma, büyütme ve yönetme süreçlerini yapay zeka ile kolaylaştırıyor. Girişimin ekibi, Promake’i yalnızca bir yapay zeka destekli bir website oluşturucusu (AI website builder) olarak değil, işletme sahibinin ihtiyaç duyduğu farklı dijital operasyonları tek bir yapay zeka katmanı üzerinden yönetebildiği bir işletme işletim sistemi olarak konumlandırıyor.

Kullanıcılar bugün Promake ile sohbet ederek işletmelerine özel bir web sitesi oluşturabiliyor, sitelerini yayına alabiliyor, alan adı ve farklı işletme ihtiyaçlarını yönetebiliyor. Promake Ads ile ise web sitesini oluşturduktan sonra reklam kampanyalarını da yapay zekâ desteğiyle hazırlayıp yönetebiliyorlar.

2025 yılında kurulan Promake'in kurucu ekibinde Emre Tekin, Evren Ballı, Eren Nil, Dinçer Karaduman, Alper Karaer, Elvan Süzen ve Sina Afra yer alıyor. Promake AI bugün yaklaşık 30 kişilik bir ekipten oluşuyor. Ürün, yapay zeka, mühendislik, growth, pazarlama ve operasyon ekipleri birlikte çalışıyor.

Promake’in geliştirme süreci 2025 yılında başladı ve ürün 2026’nın başında global kullanıma açıldı. Girişimin ekibi, Promake'in hazır bir website builder altyapısının üzerine yapay zeka eklenerek oluşturulmuş bir ürün olmadığını vurguluyor. 

Paylaşılan bilgilere göre ürünün temel altyapısı, kullanıcı ile yapay zeka arasındaki etkileşim modeli ve farklı araçlarla servislerin birlikte çalışmasını sağlayan agent ve orchestration katmanları kendi ürün ve mühendislik ekibimiz tarafından geliştiriliyor. Altyapının farklı noktalarında elbette bulut servislerinden, yapay zeka model sağlayıcılarından ve üçüncü taraf teknolojilerden faydalanıyoruz. Ancak Promake’in temel teknolojik değerini, tüm bu farklı sistemleri kullanıcı adına tek bir deneyim içerisinde yöneten katman oluşturuyor.

Multi-model bir yaklaşım kullanan Promake, farklı görevlerde ihtiyaca göre farklı yapay zeka modellerinden yararlandığını belirtiyor. Bu bağlamda Anthropic, OpenAI ve Google başta olmak üzere farklı model sağlayıcılarını aktif olarak yönetildiği ifade ediliyor. Ekibin geliştirdiği temel teknoloji ise bu modellerin üzerinde çalışan Promake’e özel agent ve orchestration katmanı. Sistem; kullanıcının ne yapmak istediğini anlamaktan gerekli bağlamı oluşturmaya, doğru araçları çalıştırmaktan çıktıları kontrol etmeye ve gerektiğinde farklı agent’lar arasında görev dağılımı yapmaya kadar çok adımlı süreçleri yönetiyor.

Promake, website oluşturma sürecinde sorunsuz bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Ben örgü çantalar üretene bir küçük işletme için bir websitesi oluşturmak istedim. Promake, ilk etapta bir sohbet penceresi üzerinden işletme adı, sektör ve işletmenin faaliyet alanı gibi detayları belirtmenizi istiyor. 

Bilgi toplama aşaması kapsamında sitenin temel amacının, tarzının ve hedef kitlesinin tanımlanmasının ardından ilk önizlemede hangi öğelerin oluşturulacağı belirtiliyor. Öğelerin oluşturulmasına onay vermenizin akabinde birkaç dakika içinde ilk web sitesi tasarımı taslağı ortaya çıkıyor. 

Oluşturulan taslağı doğrudan yayına alabilir ya da üzerinde arzu ettiğiniz değişiklikleri gerçekleştirebilirsiniz. Promake'in aklınıza gelen fikirleri hızlıca prototipe dönüştürmenizi sağladığını söylemek mümkün. Promake'i daha kapsamlı bir şekilde kullanmak isteyenler ise girişimin sunduğu eğitim videolarından faydalanabilir. 

Ayrıca yönetim paneli üzerinden ödeme ayarları, alan adı ve e-posta, sipariş yönetimi ve marka kimliği gibi detayları da düzenleyebileceğinizi belirtmekte fayda var. 

Promake Ads

Website oluşturma ve düzenleme tarafında çalışan agent’ların yanı sıra Promake Ads için de ayrı yapay zeka akışları ve agent yapıları geliştiriliyor. Dolayısıyla ekip, Promake’in teknolojisi modellerin, araçların, servislerin ve işletme süreçlerinin koordineli şekilde çalıştığı agentic bir sistem olarak değerlendiriyor.

Websitenin ekip için nihai ürün değil, bir işletmenin dijital dünyadaki başlangıç noktası olarak öne çıktığını belirtelim. Günümüzde işletme internette var olmak istediğinde web sitesi için bir platform, domain için başka bir servis, reklam için farklı bir panel, ödeme almak için başka bir altyapı, müşteri yönetimi için CRM ve finansal operasyonlar için farklı yazılımlar kullanmak durumunda. Promake, bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak istiyor.

Bunun en somut örneklerinden biri Promake Ads olarak karşımıza çıkıyor. Promake Ads ile kullanıcıların reklam vermek için karmaşık reklam panellerini öğrenmesine gerek kalmıyor. Kullanıcı web sitesinin bağlantısını verebiliyor veya Promake üzerinden oluşturduğu işletmesini kullanabiliyor; ardından hedefini, bütçesini ve ulaşmak istediği müşterileri doğal dilde anlatıyor.

Promake Ads bu bilgiler üzerinden işletmeyi ve web sitesini analiz ediyor, kullanıcının ihtiyacını anlamaya yönelik sorular soruyor. Aynı şekilde hedef kitleyi ve reklam stratejisini oluşturan Promake Ads, kampanya planını hazırlıyor, reklam metinleri ile kreatiflerini üretiyor ve reklamın nasıl görüneceğini kullanıcıya önceden gösteriyor. Kullanıcının onayının ardından kampanyayı yayına hazır hale getiriyor.

Ekip, kullanıcının bir reklam uzmanı gibi davranmasını ve karmaşık reklam sistemlerini öğrenmesini beklemek yerine, ulaşmak istediği iş sonucunu Promake’e anlatmasını istiyor. Kısacası, website ve Promake Ads aslında aynı vizyonun iki farklı katmanı. Önümüzdeki dönemde ekip bu yaklaşımı, CRM, müşteri ilişkileri, satış operasyonları, ödeme sistemleri, e-ticaret, finans ve muhasebe süreçleri gibi işletmelerin günlük olarak ihtiyaç duyduğu farklı alanlara genişletmeyi planlıyor.

Uzun vadede kullanıcının “Hangi yazılımı kullanmalıyım?” sorusunu tamamen ortadan kaldırmaya odaklanan girişim, kullanıcının yalnızca yapmak istediği işi doğal dilde belirtmesiyle; Promake'in arka planda gerekli agent’ı, modeli, aracı veya entegrasyonu çalıştıracağını ifade ediyor. 

Promake'in öne çıkan metrikleri

2026’nın başında global olarak kullanıma açılan Promake, kısa süre içerisinde 100 bine yakın kullanıcıya ulaştı. Bu kullanıcıların yarısından fazlası Promake üzerinden ücretli veya ücretsiz seçeneklerle web sitesi yayınladı. Girişim şu anda Türkiye, Körfez ülkeleri, Güney ve Kuzey Amerika başta olmak üzere 200’e yakın ülkeden kullanıcıya ulaşıyor.

Promake Ads’in devreye alınmasıyla girişimin odağı kullanıcıların web sitesi oluşturmasının ötesinde siteyi oluşturduktan sonra müşteri kazanmaya başlaması ve işini büyütmesi oldu. Bu nedenle önümüzdeki dönemde site oluşturma sayısının yanında reklam oluşturma, müşteri edinme ve işletmelerin Promake üzerinden gerçekleştirdiği operasyonlara ilişkin metrikler de önemli ürün göstergeleri olarak takip edilecek. 

Website oluşturma açısından baktığımızda Wix, Squarespace, GoDaddy ve Hostinger gibi geleneksel oyuncuların yanı sıra son yıllarda ortaya çıkan AI-native website builder’lar da benzer kullanıcı ihtiyaçlarının belirli bir bölümüne hitap ediyor. Ancak ekip, Promake’i yalnızca website builder kategorisinde değerlendirmiyor. Girişimin belirttiğine göre Promake'in temel farkı, web sitesini işletmenin son ürünü değil, başlangıç noktası olarak görmesi.

Birçok platform web sitesini oluşturduktan sonra kullanıcıyı reklam vermek istediğinde başka bir platforma, ödeme almak istediğinde başka bir servise, müşterilerini yönetmek istediğinde ise başka bir yazılıma yönlendiriyor. Promake’te hedeflenen tüm bu servislerin üzerinde ortak bir AI-native işletme katmanı oluşturmak.

Promake Ads bu ürün stratejisinin önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Kullanıcının web sitesini oluşturduktan sonra Promake’ten çıkmadan müşteri kazanımı elde edebilmesi hedefleniyor. Girişim, kullanıcının işletme hedefini uçtan uca gerçekleştirebilmeye odaklanıyor. 

Promake AI'ın aldığı yatırımlar

2025 yılının sonunda 15 milyon dolar değerleme üzerinden ilk yatırım turunu tamamlayan Promake, Haziran 2026’da ise 212 liderliğinde 4 milyon dolarlık seed yatırım turunu tamamladı. Tura Ak Portföy GSYF, Arya VC, Gelecek Etki Fonu, JIMCO ve Maxis Ventures da katıldı. Girişim, bu yatırımı başta yapay zeka ve agent altyapısı olmak üzere ürün geliştirme, ekibin büyütülmesi ve Promake’in global pazarlardaki büyümesinin hızlandırılması için kullanıyor. 

Promake’in ana gelir modeli SaaS aboneliğine dayanıyor. Kullanıcılar, ürünü ücretsiz olarak deneyebilirken, daha gelişmiş işletme özellikleri ve yayınlama fonksiyonlarından yararlanmak için ücretli planlara geçebiliyor. Website ve e-ticaret platformu oluşturmaya yönelik Promake planları aylık 15 dolardan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Promake Ads tarafında ise sabit bir abonelik ücreti bulunmuyor. Kullanıcılar reklam bütçeleri doğrultusunda, kullandıkları hizmet üzerinden komisyon bazlı bir modelle ilerleyebiliyor. Girişim, Promake Ads gibi yeni ürünlerle birlikte abonelik modelinin yanında işletmelerin Promake üzerinden kullandığı farklı servisleri kapsayan çok katmanlı bir gelir modeli oluşturuyor.

Önümüzdeki dönemde girişimin üç temel odağı mevcut. Birincisi, Promake’in yapay zeka ve agent altyapısını geliştirmek. Ekip, kullanıcının daha karmaşık işletme görevlerini daha az yönlendirmeyle tamamlayabildiği bir yapı kurmak istiyor. İkincisi, Promake Ads başta olmak üzere website oluşturmanın ardından gelen işletme operasyonlarını Promake’in içerisine taşımak. Üçüncüsü ise global büyümeyi hızlandırmak.

Girişimin ekibi, uzun vadede Promake’i yalnızca yeni bir web sitesi oluşturma aracı değil, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için temel bir dijital işletim katmanı haline getirmek istiyor. Dünyada yüz milyonlarca küçük işletme var ancak bu işletmelerin büyük şirketler gibi ayrı pazarlama, IT, tasarım, growth veya teknoloji ekipleri kurması mümkün değil. Ekip, yapay zekânın burada önemli bir eşitleyici güç olduğunu düşünüyor. Bir işletme sahibinin teknik bilgiye ihtiyaç duymadan web sitesini oluşturabildiği, reklamını verebildiği, müşterilerini yönetebildiği, satışlarını takip edebildiği ve günlük operasyonlarını yapay zekaya delege edebildiği bir gelecek öngörüyor. Promake’i de bu geleceğin işletme işletim sistemi haline getirmek istiyor.

Girişimin Promake’i geliştirirken çıkış noktası teknoloji değil, işletme sahibinin yaşadığı karmaşıklık oldu. Bugün küçük bir işletmenin başarılı bir dijital operasyon kurabilmesi için onlarca farklı ürün öğrenmesi ve bunları birbiriyle bağlaması gerekiyor. Ekip için Promake’in geleceği, işletme sahibinin arka plandaki teknolojiyi düşünmek zorunda kalmadığı; yalnızca hedefini söylediği ve yapay zekanın gerekli araçları onun adına harekete geçirdiği bir deneyim yaratmak.

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Blockchain technology has revolutionized the way we view and interact with various industries, and one of the most exciting developments has been the rise of blockchain games. These games utilize blockchain technology to offer unique functionalities such as verifiable scarcity of in-game assets, secure ownership of virtual items, and decentralized mechanics.

Blockchain technology has revolutionized the way we view and interact with various industries, and one of the most exciting developments has been the rise of blockchain games. These games utilize blockchain technology to offer unique functionalities such as verifiable scarcity of in-game assets, secure ownership of virtual items, and decentralized mechanics.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Exploring the Potential of Mexican Investments in the Cross-Border Blockchain Games Community

Exploring the Potential of Mexican Investments in the Cross-Border Blockchain Games Community

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Navigating the Blockchain Games Community: Best Investment Strategies

Navigating the Blockchain Games Community: Best Investment Strategies

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Blockchain technology has rapidly emerged as a disruptive force in various industries, including finance. One of the key applications of blockchain technology in finance is the ability to raise capital through blockchain financing plans. These plans leverage blockchain's unique features, such as transparency, security, and efficiency, to revolutionize the way businesses access funding.

Blockchain technology has rapidly emerged as a disruptive force in various industries, including finance. One of the key applications of blockchain technology in finance is the ability to raise capital through blockchain financing plans. These plans leverage blockchain's unique features, such as transparency, security, and efficiency, to revolutionize the way businesses access funding.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
"Exploring the Potential of Blockchain Technology in Crypto Payments"

"Exploring the Potential of Blockchain Technology in Crypto Payments"

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Unlocking Opportunities: Blockchain's Role in Facilitating Cross-Border Mexican Investments

Unlocking Opportunities: Blockchain's Role in Facilitating Cross-Border Mexican Investments

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in blockchain technology can be a lucrative opportunity for those looking to diversify their portfolio and benefit from the potential growth of this innovative industry. With the increasing popularity of cryptocurrencies and decentralized applications, many investors are seeking the best strategies to maximize their returns in the blockchain space. In this blog post, we will discuss some of the top investment strategies for navigating the fast-paced world of blockchain technology.

Investing in blockchain technology can be a lucrative opportunity for those looking to diversify their portfolio and benefit from the potential growth of this innovative industry. With the increasing popularity of cryptocurrencies and decentralized applications, many investors are seeking the best strategies to maximize their returns in the blockchain space. In this blog post, we will discuss some of the top investment strategies for navigating the fast-paced world of blockchain technology.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Are you looking to expand your small business but need financial assistance to do so? A blanket primary small business loan might be the solution you've been searching for.

Are you looking to expand your small business but need financial assistance to do so? A blanket primary small business loan might be the solution you've been searching for.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Blanket Primary and Melbourne Investment

Blanket Primary and Melbourne Investment

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Blanket primary is a term that refers to a type of primary election in which voters can choose candidates from any political party, regardless of their own party affiliation. This system is designed to encourage voter participation and ensure that all candidates, regardless of their party, have a fair chance of making it to the general election.

Blanket primary is a term that refers to a type of primary election in which voters can choose candidates from any political party, regardless of their own party affiliation. This system is designed to encourage voter participation and ensure that all candidates, regardless of their party, have a fair chance of making it to the general election.

Read More →