btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Hürriyet

İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.

Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.

E-Vergi Levhası Nedir Ve Nasıl Sorgulanır?

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

İşletmeler için vergi levhası olmazsa olmazlar arasında yer alır. İşletmelerin vergiye tabi olan kazanç miktarını ve buna karşılık gelen vergi tutarını belirleyen belgeye işletmelerin de sahip olması gerekir. Önceden vergi levhasının işletmenin duvarında rahatça okunabilir bir şekilde asılı olması zorunluluğu bulunuyordu. Fakat 2011 yılında yapılan yasa değişikliği sonrasında bu kural kaldırıldı. E-Vergi levhası nedir ve nasıl sorgulanır? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Girne'deki faciada yoğun bakımda tedavi gören kazazede kalmadı

Sun, 06 Sep 2026 12:37:00 Z

Girne'deki yolcu gemisinin batması sonucunda 13 kişi hayatını kaybetmişti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan yolcu gemisinden sağ olarak kurtarılan 239 kişiden sadece 1 kişinin hastanede tedavi gördüğünü belirterek, "Yoğun bakımda tedavi gören kazazedemiz kalmamıştır." ifadelerini kullandı.

DEM Parti Beşinci Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlık seçimi yapıldı

Sun, 06 Sep 2026 12:37:00 Z

DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde Eş Genel Başkanlığa, Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları yeniden seçildi.

Engelli adamı darp kamerada: Serbest kalan şüpheli görüntüler çıkınca yeniden gözaltına alındı

Sun, 06 Sep 2026 12:20:03 Z

Adana'nın Kozan ilçesinde işitme ve konuşma engelli Muhammed Sonbaş'ı yol kenarında elinde poşetlerle beklerken darbettiği iddia edilen 19 yaşındaki C.D., serbest bırakıldıktan sonra olayın güvenlik kamerası kayıtlarının ortaya çıkmasıyla yeniden gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilirken "Namusuma göz diktiler, öyle vurdum" diye bağırdı.

Norveç'ten ithal edip Erzincan'da üretimini sağlıyorlar

Sun, 06 Sep 2026 12:15:53 Z

Erzincanlı işletmeciler, Norveç'ten ithal ettikleri koyun derileri ile tulum peyniri üretiyor. İşletme sahibi Onur Eraslan, ""Derilerimizin yolculuğu Norveç'ten başlıyor. Dünyanın en doğal beyaz koyun derilerini getiriyoruz." dedi.

Bursa'da nefes kesen arama: Kayıp minik Emir bulundu, anne sarılınca kendinden geçti

Sun, 06 Sep 2026 11:38:00 Z

Dürdane'de tarlada çalışırken çocuklarını kaybeden ailenin yardım çağrısı üzerine JAK, JÖH, AFAD ve iz takip köpekleriyle geniş çaplı operasyon başlatıldı. Yaklaşık 2 saat sonra mısır ve tarla aralarında ulaşılan küçük Emir ile annesinin gözyaşları içindeki kavuşma anı yürekleri ısıtırken, fenalaşan anne ve minik çocuk tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

TCMB Başkanı Karahan'dan enflasyon açıklaması

Sun, 06 Sep 2026 15:43:27 +0300
TCMB Başkanı Karahan'dan enflasyon açıklaması
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yıl sonu enflasyon tahminindeki revizyona ilişkin, "Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak...Devamı için tıklayınız

Bakan Bolat: Mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz

Sun, 06 Sep 2026 14:57:46 +0300
Bakan Bolat: Mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin, "Önümüzdeki dönemde hedefimiz; ihracatımızı yalnızca miktar olarak değil, nitelik ve katma değer açısından da büyütmektir....Devamı için tıklayınız

Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete'de yayımlandı

Sun, 06 Sep 2026 14:56:10 +0300
Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete'de yayımlandı
Türkiye ekonomisinin üç yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.Devamı için tıklayınız

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan'dan yeni dönem OVP'ye ilişkin açıklama

Sun, 06 Sep 2026 14:53:07 +0300
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan'dan yeni dönem OVP'ye ilişkin açıklama
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2027-2029 yıllarını kapsayan OVP doğrultusunda işgücümüzün ihtiyaçlarını tespit ederek gerekli adımları atmaya, istihdamımızı artırmaya ve işsizlikle kararlı...Devamı için tıklayınız

Resmi Gazete'de yayımlandı...Ekonomide 3 yıllık yol haritası belli oldu: 2026'da büyüme tahmini yüzde 3.3

Sun, 06 Sep 2026 11:02:50 +0300
Resmi Gazete'de yayımlandı...Ekonomide 3 yıllık yol haritası belli oldu: 2026'da büyüme tahmini yüzde 3.3
Enflasyondan büyümeye, ihracattan istihdama kadar Türkiye ekonomisinin 3 yıllık makroekonomik hedeflerini belirleyecek olan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlık seçimi yapıldı

Sun, 06 Sep 2026 15:40:53 +0300
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlık seçimi yapıldı
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde Eş Genel Başkanlığa, Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları yeniden seçildi.Devamı için tıklayınız

Başkan Erdoğan'dan şehit polis memuru Topatan'ın ailesine başsağlığı mesajı

Sun, 06 Sep 2026 12:33:41 +0300
Başkan Erdoğan'dan şehit polis memuru Topatan'ın ailesine başsağlığı mesajı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Esenyurt'ta trafik uygulaması sırasında uğradığı silahlı saldırıda şehit olan Mehmet Ali Topatan'ın ailesine başsağlığı diledi.Devamı için tıklayınız

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail askerlerince katledilen Ayşenur Ezgi Eygi'yi andı

Sun, 06 Sep 2026 12:35:18 +0300
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail askerlerince katledilen Ayşenur Ezgi Eygi'yi andı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail'in işgaline karşı Filistin'e destek vermek için gittiği Batı Şeria'da İsrail askerlerince katledilen Türk aktivist Ayşenur Ezgi Eygi'yi vefatının ikinci yılında andı...Devamı için tıklayınız

Orman yangınlarında 70 şüpheli tespit edildi: 16 tutuklama

Sun, 06 Sep 2026 14:08:41 +0300
Orman yangınlarında 70 şüpheli tespit edildi: 16 tutuklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Haziran 2026’dan bu yana 27 ilde meydana gelen 103 orman yangınına ilişkin yürütülen soruşturmalarda 70 şüphelinin tespit edildiğini açıkladı. Şüphelilerden 16’sı tutuklanırken,...Devamı için tıklayınız

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman: 'Türkiye bölünmez, millet yenilmez, bayrak inmez'

Sun, 06 Sep 2026 11:52:34 +0300
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman: 'Türkiye bölünmez, millet yenilmez, bayrak inmez'
MHP Hatay İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman çarpıcı açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Yayman, "Cumhur İttifakı olarak dün olduğu...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

Papa 14. Leo’dan savaş mesajı! Ukrayna için 'barış' çağrısı yaptı

Sun, 06 Sep 2026 11:48:33 Z

Vatikan'da Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını icra eden Papa, duanın ardından yaptığı konuşmada, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki gelişmelere değindi.

Papa 14. Leo, "Son dönemde Ukrayna'nın çeşitli kentlerini ve sivil altyapısını hedef alan, masum insanların hayatını kaybetmesine yol açan şiddetli saldırıların haberlerini üzüntüyle takip ettim." dedi.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Düşüncelerinin yıllardır kaygı ve korku içindeki Ukrayna halkıyla olduğunu belirten Papa, "Şiddete son verilmesi, yıkımın durdurulması, kalplerin diyaloğa ve barışa açılması yönünde bir kez daha çağrıda bulunuyorum." diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın dün Rusya'nın başkenti Moskova'da, bugün de Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Ukrayna krizinin çözümüyle ilgili temaslarına isim vermeden atıf yapan Papa, "Bu günlerde müzakerelerin yeniden başlatılması için yürütülen çabaların, somut sonuçlar vermesini ve diplomasiye alan açmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Haber İçi Banner

ABD'de seçim dengesi değişiyor mu? Trump sonrası dikkat çeken anket

Sun, 06 Sep 2026 11:16:54 Z

ABD'de yapılan anket, kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenlerin Demokrat Partiye yöneldiğini ortaya koydu. ABD merkezli araştırma şirketi Gallup, ABD'de yaşayan 3 binden fazla kişiye "Demokrat Partiye mi yoksa Cumhuriyetçi Partiye mi daha çok yakınsınız?" sorusunu yöneltti.

KASIMDAKİ ABD ARA SEÇİMLERİ ÖNCESİ BAĞIMSIZ SEÇMENLER DEMOKRAT PARTİYE YÖNELİYOR

"Amerikalıların Parti Kimliği ve Amerikalıların Eğilim Gösterdiği Parti Kimliği - Üç Aylık" başlığıyla yayımlanan ankette kendilerini Cumhuriyetçi ya da Demokrat olarak nitelendirmeyen katılımcılar, "bağımsız seçmen" olarak tanımlandı. Sonuçlar doğrultusunda ülke genelinde ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri Cumhuriyetçi Partiye yönelim oranları karşılaştırıldı.

Buna göre 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 45 olan "Cumhuriyetçi Partiye yönelim", ikinci çeyrekte yüzde 43'e, üçüncü çeyrekte yüzde 41'e ve son çeyrekte yüzde 40'a geriledi. Cumhuriyetçi Partiye yönelenlerin oranı 2026'nın ilk çeyreğinde de yüzde 39'a düştü. Bağımsız seçmenler arasında Demokrat Partiye yönelim ise 2025 yılının ilk çeyreğinden 2026'nın ilk çeyreğine kadar yüzde 45'ten yüzde 49'a yükseldi.

Son dakika... Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Umut Altaş'ın FBI'a verdiği ifade ortaya çıktı

DEMOKRATLAR YÜKSELİŞTE

Aynı ankette katılımcılara “Siyasette kendinizi Cumhuriyetçi, Demokrat veya bağımsız olarak mı görüyorsunuz?” diye de soruldu. Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayanların oranı yüzde 27'den yüzde 25'e geriledi. Kendilerini Demokrat olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 27'den yüzde 31'e yükseldi.

"EN BÜYÜK AVANTAJ"

New York Times gazetesi, yayımladığı haberde Gallup anketindeki rakamların Demokratlar için 2008'den bu yana Cumhuriyetçiler karşısındaki en büyük avantaj olduğunu gösterdiğini belirtti.

Gallup, Amerikalıların parti bağlılıklarını ve parti eğilimlerini raporlamak amacıyla yıllık veya üç aylık dönemlerde toplu anket verileri yayımlıyor.

Son dakika... OVP açıklandı! İşte Türkiye'nin ekonomideki 3 yıllık büyüme ve enflasyon tahminleri

Kalibaf’tan ABD’ye gözdağı: Daha sert ve daha acı şekilde karşılık verilecek

Sun, 06 Sep 2026 11:03:24 Z

İran basını, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın çevrim içi düzenlenen Meclis oturumunda konuştuğunu duyurdu. Kalibaf, ABD unsurlarına yönelik son saldırılarla ilgili açıklamasında, “ABD, İran'ın saldırıları karşısında ‘aciz’ duruma düştü. ABD'li yöneticiler bu çaresizlik nedeniyle ‘içi boş sözler’ söyledi ve yapay zeka ile oluşturulmuş savaş görselleri hazırladı” ifadelerini kullandı.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

ABD’lilerin 'orantılı yanıtlar' döneminin bitmiş olduğunu ve üslerine yönelik saldırıların sadece bir başlangıç olduğunu kesin olarak anladıklarını belirten Kalibaf, “İran'ın çıkarlarına yönelik her türlü saldırıya daha hızlı, daha sert ve daha acı şekilde karşılık verilecek. Oyunun kurallarının değiştiğini anlamalılar” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve 7 ülke, İsrailli yetkililerin ifadelerini kınadı

Türkiye ve 7 ülke, İsrailli yetkililerin ifadelerini kınadı

Sun, 06 Sep 2026 10:35:10 Z

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.

Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.

Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.

Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.

Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.

Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.

Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Sun, 06 Sep 2026 10:10:46 Z

Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç." ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.

İlginizi Çekebilir

"Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım" (BDS) hareketinin parçası olan "İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyası"nın (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını "Filistinlilere hakaret" olarak niteledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, "Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir." değerlendirmesinde bulundu.

"MARKALAR SUÇLULARI SEÇTİĞİNDE İNSANLAR DA DİRENİŞİ SEÇER"

İtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.

Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, "Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer." ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.

İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.

Rutin besleme bir anda kabusa döndü! Papua Yeni Gine'de vahşi yaşam parkında timsah saldıran çalışan yaşamını yitirdi

Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.

Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, "Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"FİLİSTİNLİ MAĞDURLARIN TRAJEDİSİNİ TAMAMEN GÖRMEZDEN GELİYOR"

Shalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi.

"Özgür Filistin", "Filistin için Adalet", "Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin" ve "Boykot Adidas" yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.

Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, "Asla başka ürün almayacağım", "Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım", "Adidas çocuk katillerini desteklememeli", "Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz" ve "İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum" gibi çok sayıda yorum yer aldı.

"Eye on Palestine" tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik "tek ayakkabı" hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.

Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, "(Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor." ifadesi kullanıldı.

Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.

Bilim dünyasında bir ilk! Buzlu gök cismi kuyruklu yıldıza dönüşüyor

"ADİDAS'A SOYKIRIMI DESTEKLEMENİN BEDELİNİ ÖĞRETİN"

Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.

Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün." çağrısında bulundu.

İSRAİL'E YÖNELİK "MUAFİYET" ALMAN POLİTİKASI

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın "Alman politikası" izlediğini ve İsrail'e yönelik "muafiyet" uyguladığını söyledi.

Arian, "Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı." dedi.

ADİDAS, FİLİSTİN KÖKENLİ AMERİKALI MODEL HADİD'İ REKLAMDAN ÇIKARMIŞTI

Şirket, 2024 yılında da Filistin’e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid’i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.

Paylaşımda Hadid "antisemitizm" ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.

Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının "üzüntü ve sıkıntıya" sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle "trajik tarihi olaylar" ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.

NEDEN BOYKOT EDİLİYOR?

İsrail askeri Biton'un "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.

İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.

İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.

Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.

Türkiye savunmada küresel oyuncu oldu

Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, "kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş" olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu "Peres Center for Peace and Innovation" (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.

Kendisini "tarafsız" olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​


Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

Papa 14. Leo’dan savaş mesajı! Ukrayna için 'barış' çağrısı yaptı

Sun, 06 Sep 2026 11:48:33 Z

Vatikan'da Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını icra eden Papa, duanın ardından yaptığı konuşmada, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki gelişmelere değindi.

Papa 14. Leo, "Son dönemde Ukrayna'nın çeşitli kentlerini ve sivil altyapısını hedef alan, masum insanların hayatını kaybetmesine yol açan şiddetli saldırıların haberlerini üzüntüyle takip ettim." dedi.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Düşüncelerinin yıllardır kaygı ve korku içindeki Ukrayna halkıyla olduğunu belirten Papa, "Şiddete son verilmesi, yıkımın durdurulması, kalplerin diyaloğa ve barışa açılması yönünde bir kez daha çağrıda bulunuyorum." diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın dün Rusya'nın başkenti Moskova'da, bugün de Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Ukrayna krizinin çözümüyle ilgili temaslarına isim vermeden atıf yapan Papa, "Bu günlerde müzakerelerin yeniden başlatılması için yürütülen çabaların, somut sonuçlar vermesini ve diplomasiye alan açmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Haber İçi Banner

ABD'de seçim dengesi değişiyor mu? Trump sonrası dikkat çeken anket

Sun, 06 Sep 2026 11:16:54 Z

ABD'de yapılan anket, kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenlerin Demokrat Partiye yöneldiğini ortaya koydu. ABD merkezli araştırma şirketi Gallup, ABD'de yaşayan 3 binden fazla kişiye "Demokrat Partiye mi yoksa Cumhuriyetçi Partiye mi daha çok yakınsınız?" sorusunu yöneltti.

KASIMDAKİ ABD ARA SEÇİMLERİ ÖNCESİ BAĞIMSIZ SEÇMENLER DEMOKRAT PARTİYE YÖNELİYOR

"Amerikalıların Parti Kimliği ve Amerikalıların Eğilim Gösterdiği Parti Kimliği - Üç Aylık" başlığıyla yayımlanan ankette kendilerini Cumhuriyetçi ya da Demokrat olarak nitelendirmeyen katılımcılar, "bağımsız seçmen" olarak tanımlandı. Sonuçlar doğrultusunda ülke genelinde ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri Cumhuriyetçi Partiye yönelim oranları karşılaştırıldı.

Buna göre 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 45 olan "Cumhuriyetçi Partiye yönelim", ikinci çeyrekte yüzde 43'e, üçüncü çeyrekte yüzde 41'e ve son çeyrekte yüzde 40'a geriledi. Cumhuriyetçi Partiye yönelenlerin oranı 2026'nın ilk çeyreğinde de yüzde 39'a düştü. Bağımsız seçmenler arasında Demokrat Partiye yönelim ise 2025 yılının ilk çeyreğinden 2026'nın ilk çeyreğine kadar yüzde 45'ten yüzde 49'a yükseldi.

Son dakika... Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Umut Altaş'ın FBI'a verdiği ifade ortaya çıktı

DEMOKRATLAR YÜKSELİŞTE

Aynı ankette katılımcılara “Siyasette kendinizi Cumhuriyetçi, Demokrat veya bağımsız olarak mı görüyorsunuz?” diye de soruldu. Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayanların oranı yüzde 27'den yüzde 25'e geriledi. Kendilerini Demokrat olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 27'den yüzde 31'e yükseldi.

"EN BÜYÜK AVANTAJ"

New York Times gazetesi, yayımladığı haberde Gallup anketindeki rakamların Demokratlar için 2008'den bu yana Cumhuriyetçiler karşısındaki en büyük avantaj olduğunu gösterdiğini belirtti.

Gallup, Amerikalıların parti bağlılıklarını ve parti eğilimlerini raporlamak amacıyla yıllık veya üç aylık dönemlerde toplu anket verileri yayımlıyor.

Son dakika... OVP açıklandı! İşte Türkiye'nin ekonomideki 3 yıllık büyüme ve enflasyon tahminleri

Kalibaf’tan ABD’ye gözdağı: Daha sert ve daha acı şekilde karşılık verilecek

Sun, 06 Sep 2026 11:03:24 Z

İran basını, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın çevrim içi düzenlenen Meclis oturumunda konuştuğunu duyurdu. Kalibaf, ABD unsurlarına yönelik son saldırılarla ilgili açıklamasında, “ABD, İran'ın saldırıları karşısında ‘aciz’ duruma düştü. ABD'li yöneticiler bu çaresizlik nedeniyle ‘içi boş sözler’ söyledi ve yapay zeka ile oluşturulmuş savaş görselleri hazırladı” ifadelerini kullandı.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

ABD’lilerin 'orantılı yanıtlar' döneminin bitmiş olduğunu ve üslerine yönelik saldırıların sadece bir başlangıç olduğunu kesin olarak anladıklarını belirten Kalibaf, “İran'ın çıkarlarına yönelik her türlü saldırıya daha hızlı, daha sert ve daha acı şekilde karşılık verilecek. Oyunun kurallarının değiştiğini anlamalılar” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve 7 ülke, İsrailli yetkililerin ifadelerini kınadı

Türkiye ve 7 ülke, İsrailli yetkililerin ifadelerini kınadı

Sun, 06 Sep 2026 10:35:10 Z

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.

Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.

Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.

Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.

Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.

Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.

Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.

Adidas'a İsrailli asker tepkisi! Reklam kampanyası sonrası boykot çağrıları büyüyor

Sun, 06 Sep 2026 10:10:46 Z

Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç." ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.

İlginizi Çekebilir

"Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım" (BDS) hareketinin parçası olan "İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyası"nın (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını "Filistinlilere hakaret" olarak niteledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, "Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir." değerlendirmesinde bulundu.

"MARKALAR SUÇLULARI SEÇTİĞİNDE İNSANLAR DA DİRENİŞİ SEÇER"

İtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.

Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, "Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer." ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.

İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.

Rutin besleme bir anda kabusa döndü! Papua Yeni Gine'de vahşi yaşam parkında timsah saldıran çalışan yaşamını yitirdi

Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.

Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, "Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"FİLİSTİNLİ MAĞDURLARIN TRAJEDİSİNİ TAMAMEN GÖRMEZDEN GELİYOR"

Shalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi.

"Özgür Filistin", "Filistin için Adalet", "Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin" ve "Boykot Adidas" yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.

Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, "Asla başka ürün almayacağım", "Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım", "Adidas çocuk katillerini desteklememeli", "Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz" ve "İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum" gibi çok sayıda yorum yer aldı.

"Eye on Palestine" tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik "tek ayakkabı" hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.

Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, "(Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor." ifadesi kullanıldı.

Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.

Bilim dünyasında bir ilk! Buzlu gök cismi kuyruklu yıldıza dönüşüyor

"ADİDAS'A SOYKIRIMI DESTEKLEMENİN BEDELİNİ ÖĞRETİN"

Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.

Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün." çağrısında bulundu.

İSRAİL'E YÖNELİK "MUAFİYET" ALMAN POLİTİKASI

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın "Alman politikası" izlediğini ve İsrail'e yönelik "muafiyet" uyguladığını söyledi.

Arian, "Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı." dedi.

ADİDAS, FİLİSTİN KÖKENLİ AMERİKALI MODEL HADİD'İ REKLAMDAN ÇIKARMIŞTI

Şirket, 2024 yılında da Filistin’e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid’i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.

Paylaşımda Hadid "antisemitizm" ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.

Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının "üzüntü ve sıkıntıya" sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle "trajik tarihi olaylar" ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.

NEDEN BOYKOT EDİLİYOR?

İsrail askeri Biton'un "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.

İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.

İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.

Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.

Türkiye savunmada küresel oyuncu oldu

Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, "kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş" olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu "Peres Center for Peace and Innovation" (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.

Kendisini "tarafsız" olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

Vitrindeki Albümler - 6 Eylül 2026

Sun, 06 Sep 2026 04:00:00 +0300

Vitrindeki albümlerde bu hafta...

Venedik’te tarihi anlar: John Malkovich’in başrolünde olduğu 'Wild Horse Nine' 13 dakika alkışlandı

Sat, 05 Sep 2026 17:16:00 +0300

Martin McDonagh’ın yönettiği ve başrolünde John Malkovich’in yer aldığı 'Wild Horse Nine', 83. Venedik Film Festivali'ndeki prömiyerinde 13 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Unutulmaz gecede duygusal anlar yaşayan 72 yaşındaki usta aktör Malkovich, gözyaşlarına hakim olmakta zorlandı.

Ankara’yı anlatan en iyi filme VEKAM ödülü verilecek

Sat, 05 Sep 2026 16:00:00 +0300

37. Ankara Film Festivali, Ulusal Belgesel Film ve Ulusal Kısa Film yarışmalarına başvuracak Ankara temalı yapımlar arasından şehri en iyi anlatacak filme Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) işbirliğiyle VEKAM Ödülü verecek.

Nemrut Dağı'nda müzik ve dayanışma buluşması: Eylül Ergül zirvede sahne alacak

Sat, 05 Sep 2026 15:35:00 +0300

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı, 26 Eylül'de engelli bireylerin sorunlarına dikkat çekmek ve çocuk felciyle mücadeleye destek vermek amacıyla düzenlenen özel bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Adıyaman Nemrut Rotary Kulübü'nün bu yıl 24’üncüsünü gerçekleştireceği organizasyonda genç sanatçı Eylül Ergül ve gitarist Onur Aymergen zirvede sahne alacak.

Hafta sonu keyif yapmak isteyenlere: İki günde bitirilebilecek 5 film serisi!

Fri, 04 Sep 2026 21:44:00 +0300

Hafta sonu tatilini evde film maratonu yaparak geçirmek isteyenler için temposu düşmeyen, başından kalkamayacağınız ve tek solukta bitirebileceğiniz en iyi 5 film serisi...


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

SON DAKİKA | 5 EYLÜL 2026 ÇILGIN SAYISAL LOTO SONUÇLARI AÇIKLANDI! Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir?

Sat, 05 Sep 2026 21:50:43 GMT

Çılgın Sayısal Loto sonuçları ile ilgili son dakika açıklaması bugün (5 Eylül 2026 Cumartesi) Milli Piyango Online’da canlı yayınlanan çekilişte yapıldı. Pek çok kişi internette "Çılgın Sayısal Loto sonuçları nasıl öğrenilir?" sorusuna yanıt arıyor. İşte, 5 Eylül 2026 Çılgın Sayısal Loto sonuçları...

Gözler pazar gününde: Cevdet Yılmaz'dan OVP açıklaması

Sun, 06 Sep 2026 13:40:05 GMT

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, pazar günü açıklanacak Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin konuştu. Yılmaz, "Dünya ve bölgemizde risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde; istikrar içinde öngörülebilir politikalar izlerken, yeni stratejik öncelikleri de güncellenmiş programımıza entegre edeceğiz." dedi.

Bakan Bayraktar: Terörsüz Türkiye, bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak

Sat, 05 Sep 2026 16:26:53 GMT

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hakkâri’de Terörsüz Türkiye’ye ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden bir tanesinin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge projesi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, “Terörsüz Türkiye ve Bölge, ben inanıyorum ki bu bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak.” dedi.

Türkiye otomotivde rekora koştu: 8 ayda 27,2 milyar dolar

Sat, 05 Sep 2026 14:47:11 GMT

Türkiye otomotiv endüstrisi, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde 27,2 milyar dolarlık ihracata imza atarak tüm zamanların en yüksek ilk 8 aylık performansını gerçekleştirdi.

Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı 13,6 milyar dolara yükseldi

Sat, 05 Sep 2026 13:29:27 GMT

Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,8 artarak 13 milyar 576 milyon 381 bin dolara yükseldi. Böylece Almanya, Türkiye’nin yılın ilk 8 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke oldu.


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Politika Haberler

Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Arakçi ile telefonda görüştü

Sat, 05 Sep 26 23:43:00 +0300

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü.

SON DAKİKA | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişiyle bağı kopanın istikbali yoktur

Fri, 04 Sep 26 15:49:53 +0300

Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programında önemli açıklamalarda bulundu.

Bülent Arınç'tan Melih Gökçek çıkışı: "Savcı isterse koşa koşa giderim"

Fri, 04 Sep 26 10:30:28 +0300

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, hakkında soruşturma başlatılan eski ABB Başkanı Melih Gökçek ile ilgili 2015'te dile getirdiği iddiaları hatırlatarak; "Savcı ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ derse koşa koşa giderim." dedi

Yüreğir Belediyesi, mahkeme kararıyla AK Parti'ye geçti

Fri, 04 Sep 26 07:48:30 +0300

Yüreğir Belediyesi Başkanvekilliği için aylardır devam eden seçim ve yargı sürecinde yeni bir karar çıktı. Mahkeme, CHP'li Cafer Boyraz'ın 2 oy farkla kazandığı son başkanvekilliği seçiminin yürütmesini durdurdu. Kararın ardından AK Parti'nin adayı Tarık Özünal Belediye Başkanvekili oldu.

Cemil Tugay, AK Partili Eyyüp Kadir İnan'ı kapıda karşıladı

Fri, 04 Sep 26 07:32:57 +0300

CHP'den istifa etmesinin ardından AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddialarla gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Folkart Nâzım Hikmet Sergisi'nin açılışında AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'ı kapıda karşıladı.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

Dünya Bankası'ndan Türkiye'ye 630 milyon dolarlık yeni kaynak

Sun, 06 Sep 2026 15:18:00 +0300

Türkiye'nin enerji ve sanayide yeşil dönüşüm yatırımları için Dünya Bankası'ndan yeni finansman geliyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ile Dünya Bankası arasında yaklaşık 630 milyon dolar karşılığında iki ek finansman anlaşması imzalandı. Kaynak güneş, rüzgar ve batarya depolama yatırımlarının yanı sıra sanayide enerji verimliliği, temiz üretim ve emisyon azaltımına yönelik projelerde kullanılacak.

Bakan Bolat'tan OVP değerlendirmesi: İhracatta 450 milyar dolarlık hedef

Sun, 06 Sep 2026 14:59:00 +0300

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'nin ticaret politikası hedeflerini açıkladı. 2027'de mal ihracatının 292 milyar dolara çıkarılması öngörülürken, 2029'da mal ve hizmet ihracatında 450 milyar dolarlık hedef belirlendi.

Altın ve gümüşte rüzgar tersine döndü: Dev alıcılar vazgeçmedi

Sun, 06 Sep 2026 14:50:00 +0300

Altın ve gümüş yatırımcısı için hareketli bir hafta daha geride kaldı. ABD'de beklentileri aşan istihdam verileri Fed'in eylülde faiz artıracağı beklentisini güçlendirirken, tahvil faizleri değerli metalleri baskı altına aldı. Altın haftayı yüzde 0,4, gümüş yüzde 0,2 kayıpla tamamlarken satış baskısına rağmen merkez bankalarının altın iştahı dikkat çekti.

Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete'de

Sun, 06 Sep 2026 14:25:00 +0300

Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemindeki yol haritasını belirleyen Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Yeni OVP'de büyümenin kademeli olarak yüzde 5'e çıkması, enflasyonun ise yüzde 28,4'ten tek haneye indirilmesi hedefleniyor. İşsizlik, bütçe açığı, ihracat ve ithalatta da önümüzdeki üç yılın hedefleri tek tek belli oldu.

Yeni OVP’nin en çok konuşulan rakamı: Ekonomistlerden peş peşe yorumlar

Sun, 06 Sep 2026 13:33:00 +0300

2027-2029 döneminin ekonomi yol haritasını çizen yeni OVP'nin açıklanmasıyla gözler enflasyon hedeflerine çevrildi. Yeni OVP'yi değerlendiren ekonomistlerden ise çarpıcı yorumlar geldi. Prof. Dr. Hakan Kara yeni hedefi "daha gerçekçi ama hâlâ iyimser" bulurken, Ali Çufadar ise yüzde 21'lik 2027 hedefini dezenflasyon programının seyri açısından eleştirdi.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

Cevdet Yılmaz OVP'yi açıkladı: Ekonomide 3 yıllık yol haritası belirlendi! Enflasyon tahmini ne oldu?

Sun, 06 Sep 2026 16:00:00 +0300

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde “2027-2029 dönemini kapsayan “Orta Vadeli Program”ı açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artmaya devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi, izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur." dedi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.

OVP'nin her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının müşterek çalışmasıyla hazırlandığını belirten Yılmaz, "Hazırlık sürecine bakanlıklarımız ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız önemli katkı sunmuş, özel sektör ve meslek kuruluşlarımızın görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır. Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan bir anlayışla hazırladığımız Programımızda, ilgili tüm taraflarla yürüttüğümüz istişareler de politika ve tedbirlerimize yansıtılmıştır." ifadesini kullandı.

Sunumda öncelikle dünya ekonomisindeki mevcut görünüme değinileceğini, ardından uygulamakta oldukları program kapsamında bugüne kadar kaydettikleri mesafe ve sonrasında 2027-2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedefleri paylaşacaklarını aktaran Yılmaz, belirlenen hedeflere nasıl ulaşacaklarına dair öncelikli reform alanlarını, planlanan politika ve tedbirleri ortaya koyacaklarını söyledi.

Gelecek üç yıla ilişkin temel politika belgesi olan OVP'nin, Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta, aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır. Dünya ekonomisi, son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçmektedir. Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri, enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir. Bunun yanında geleneksel tarife artışlarının yanında yeni nesil korumacılık eğilimleri ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir."

"64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol 89,3 dolara yükseldi"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, programın makroekonomik çerçevesini oluştururken, geçen yıl esas aldıkları varsayımların bu yılın başında bölgedeki savaş başta olmak üzere yıl içerisinde yaşanan hadiseler doğrultusunda güncellendiğini bildirerek, şu bilgileri verdi:

"Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1'den yüzde 3'e geriledi. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, yüzde eksi 0,5'e kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükseldi. Enerji dışı emtia fiyatlarında yüzde 5,7 oranında düşüş beklerken, bugün yüzde 18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır."

"2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik"

Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskıların ve Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarındaki zayıflamanın doğal olarak 2026 yılı tahminlerine de yansıdığını hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3'e gerilerken, yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4'e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6'ya güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim geçtiğimiz yıl öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave bir yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir."

"İhracatımızı şoklara daha dayanıklı hale getirme çabamız devam edecek"

Yılmaz, 2026 yılının hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşılarına çıktığının altını çizerek, "Bununla birlikte, 2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi beklenmektedir. Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın, dış talep koşullarının iyileşmesine ve ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 96'sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarının ağırlıklı büyümesinin 2025 yılındaki yüzde 2,4 seviyesinden 2026 yılında yüzde 1,6'ya gerilemesini beklediklerini anlatan Yılmaz, şunları paylaştı:

"2027 yılında ise dış talep koşullarının yeniden iyileşmesiyle bu oranın yüzde 2,8'e yükselmesini öngörüyoruz. Bu zayıflama, ihracatımızın yaklaşık yüzde 43'ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile yüzde 22'sini gerçekleştirdiğimiz MENA Bölgesinde özellikle dikkat çekicidir. En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği'nde 2025 yılında yüzde 1,6 olarak gerçekleşen büyümenin 2026 yılında yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027 yılında ise sınırlı bir toparlanmayla yüzde 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir. MENA Bölgesinde ise savaşın ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi çok daha belirgindir. 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyen bölge ekonomisinin, 2026 yılında yüzde 0,5 oranında daralacağı tahmin edilmektedir. 2027 yılında beklenen yüzde 7,3'lük güçlü büyümede ise 2026 yılındaki bu sert daralmanın oluşturacağı baz etkisinin önemli rol oynayacağını değerlendiriyoruz. Dolayısıyla, AB ve MENA bölgelerinin toplam ihracatımızın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu dikkate alındığında 2026'da ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen başarılı bir performans sergiledikleri görülmektedir. Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken, yeni pazarlara erişimini artırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecek."

"Savaşla jeopolitik risk endeksi çok hızlı yükseldi"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan birinin de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış olduğuna dikkati çekerek, şunları dile getirdi:

"Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz. Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks, savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıkmış ve yüksek bir oynaklık yükselmiştir. Jeopolitik gerilimler enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır. Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor, etkileri sınırlandırıcı tedbirler alıyor, ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan, dışsal şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz. Küresel arz koşullarından kaynaklanan fiyat hareketlerinin bir taraftan enerji ithalat maliyetlerimizi ve dış ticaret dengemizi etkilerken, diğer taraftan üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansımaktadır. Nitekim geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngördüğümüz enerji ithalatı tahminimizi, bu yıl 71 milyar dolara güncellememizde de bu gelişmeler etkili olmuştur."

"Göstergeler, programımızın somut sonuçlar ürettiğini ortaya koymakta"

"Programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz, makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur" ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Paylaşacağı göstergeler, son dönemde karşı karşıya kaldığımız ilave dışsal şoklara rağmen programımızın temel alanlarda somut sonuçlar üretmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır. Programımız kapsamında yatırımların tüketimin üzerinde seyrettiği, dolayısıyla büyümenin kompozisyonunda daha dengeli, üretken ve sürdürülebilir bir yapının öne çıktığını görmekteyiz. Yeni yatırımlar üretim kapasitesini genişletmekte, teknolojik dönüşümü ve verimlilik artışını desteklemekte, aynı zamanda yeni istihdam imkanları oluşturmaktadır. Nitekim son yıllarda Toplam Faktör Verimliliğinin (TFV) büyümemize daha fazla olumlu etkide bulunduğunu görüyoruz. Baktığımız zaman 2026'da öngördüğümüz 3,3'lük büyümenin 1,2 puanını Toplam Faktör Verimliliği kaynaklı olduğunu görüyoruz. Tüketim ağırlıklı bir yapı yerine üretim kapasitesini artıran yatırımların öne çıkması, enflasyonla mücadeleyi destekleyen, dış denge üzerindeki baskıları sınırlayan ve potansiyel büyümemizi yükselten daha sağlıklı bir makroekonomik görünüm sunmaktadır."

"Risk primimiz 220 seviyesinin de altına inmiştir"

Yılmaz, "Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artmaya devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Koşullu yükümlülüklerden olan KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını anımsatan Yılmaz, "Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak, 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına inmiştir. Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü aşağıya çekmiştir." dedi.

"Yıllıklandırılmış ihracatımız ağustos itibarıyla 280 milyar dolara ulaşmıştır"

Kaydettikleri mesafenin önemli göstergelerinden birinin de ihracattaki olumlu seyir ve ihracatın teknoloji kompozisyonundaki iyileşme olduğuna işaret eden Yılmaz, şu bilgileri verdi:

"Yıllıklandırılmış ihracatımız, ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve 2024 Ağustos'unda yüzde 40 seviyesinde olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içerisindeki payı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla yüzde 44,1'e ulaşmıştır. Böylece bir taraftan ihracatımızı artırıyor, diğer taraftan ihracatımızı daha yüksek teknoloji ve katma değere dayalı bir yapıya dönüştürüyoruz. İhracatımızdaki güçlü performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, dış dengemiz üzerinde geçici bir baskı oluşturmuştur. Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla bu oran yüzde 2,3'e yükselmiştir. Bu yükselişin içerisinde 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız. Dolayısıyla bunu çıktığımız zaman yapısal bir bozulma olmadığını net bir şekilde görüyoruz. Ayrıca, mevcut seviyenin, 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2'nin belirgin altında ve yönetilebilir seviyede olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur."

Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettiklerini belirten Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun, uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini ifade etti.

Yılmaz, enflasyondaki güçlü düşüş eğiliminin savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını, 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

"2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, TÜFE sepetinin yüzde 34,5'ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturdukları endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş gördüklerini söyledi.

Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktıklarında, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini gördüklerini dile getiren Yılmaz, mevcut verilerin son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında, programın temel dinamiklerinden ziyade, savaşın doğrudan etkilediği ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Yılmaz, "Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti, doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır. Arz şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte, uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz." dedi.

Bir önceki OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranının, yüzde 0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda yüzde 2,9 oranında gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu gelişmede, deprem kaynaklı harcamalar sürerken, diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirlerin etkili olduğunu söyledi.

Yılmaz, Tasarruf Genelgesi'yle harcama disiplinini güçlendirdiklerini, Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile 260 kamu idaresini yakından takip ettiklerini aktardı.

“Programımızı kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz”

Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü, bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, denetim raporlarının Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldığını kaydetti.

Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini anımsatan Yılmaz, bu yöndeki kararlılığı gelecek dönemde de sürdüreceklerini vurguladı.

Cevdet Yılmaz, şunları ifade etti:

"2002 yılında 238 milyar dolar ekonomik büyüklüğümüz ve 3600 dolar civarında kişi başına gelirimiz vardı. 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz. Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16'ncı büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya koyduğu vizyonla programımızı, 2023 yılından bu yana kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz."

“İstihdamı artıracak, atıl iş gücünü azaltacağız”

Yılmaz, bu süreçte, kırılganlıkları azaltırken makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve büyümenin dengeli kompozisyonunun sağlanması, enflasyondaki belirgin gerileme, dış dengenin güçlendirilmesi, rezervlerin artırılması ve finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi alanlarında önemli mesafeler kaydettiklerinin altını çizdi.

Gelecek dönemde temel hedefin, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplini güçlü bir şekilde muhafaza etmek olduğunu belirten Yılmaz, büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracaklarını, atıl iş gücünü azaltacaklarını söyledi.

Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirecek politikaları sürdüreceklerini dile getiren Yılmaz, programda öngördükleri rekabet gücünü yükselteceklerini kaydetti.

Yılmaz, istikrarsızlığın ve belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda, siyasi istikrar ve öngörülebilir politikalar ile oluşturulan bu çerçevenin, fırsatların değerlendirilmesi ve ülkenin cazibesinin artırılmasına katkı sunacağını vurguladı.

"Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ile vergi mimarisinde küresel ölçekte çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, düzenlemelerle uluslararası doğrudan yatırımları artırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını Türkiye'ye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.

“Yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz”

Yılmaz, vergiye uyumu güçlendirmek ve yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasını teşvik etmek için düzenlemeler yaptıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

“2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükselmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız. Beşeri sermayemizi güçlendirirken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı hale gelmesine özen göstereceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü biçimde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz.”

Program döneminde her yıl ortalama toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık büyüme desteği getirmesini bekledilerini aktaran Yılmaz, "Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan ise istihdamdır. 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Sürdürülebilir büyüme hedefiyle programın önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu belirten Yılmaz, "2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz." dedi.

“Disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngörüyoruz”

Yılmaz, bölgedeki savaşın etkisinin azalmasıyla cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027'de yüzde 1,9'a, 2028 yılında yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya düşmesini öngördüklerini söyledi.

Programda, bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedeflediklerini aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranının, aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Kalan deprem harcamaları 2027 bütçesine de yansıyacak olmasına rağmen benzer bir yaklaşımla önümüzdeki yılda da hedeflenenden daha iyi bir bütçe açığı için gerekli çabayı göstereceğiz. Geçen yıl 3,5 demiştik, bu yıl 3,1 olacak. Gördüğünüz gibi bazı hedeflerde de olumlu yönde sapmalar yaşıyoruz. Gelecek yıl için de 3,5 diyoruz ama daha iyi performans göstermek için gayretimizi ortaya koyacağız.”

Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanırken, savunma, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen alınacak ilave tedbirlerin etkisiyle disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngördüklerini belirten Yılmaz, "2027'de yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranını, program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

“Ekonomimizin ölçeğini önemli ölçüde büyüteceğiz”

Yılmaz, 2023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon Türk lirası (104 milyar dolar) tutarında harcama yapılmış olacağının tahmin edildiğini söyledi.

Bu tutarın büyük ölçüde yeniden inşa edilen konut ve iş yerleri ile yenilenen kamu altyapısı için yapılan harcamalardan oluştuğunu belirten Yılmaz, 2027 sonunda bu rakamın 116 milyar doları aşacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Depremle ilgili kalan ihtiyaçların karşılanması için 2027'de de kaynak ayrılacağını dile getiren Yılmaz, "Son 4 yıla bakıldığında 25-26 milyar dolar her yıl depreme para harcamışız. Gelecek yıl bunun 10 milyar dolara düşeceği görülüyor." dedi.

Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngörüyoruz. Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.”

“Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz”

Esas hedeflerinin büyümeyi vatandaşların yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmek olduğunu belirten Yılmaz, "Bu doğrultuda kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz." dedi.

Yapay zeka destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, ham madde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını dile getiren Yılmaz, bu dönüşümün gerektirdiği beşeri ve fiziki altyapıyı da eş zamanlı olarak güçlendireceklerini söyledi.

İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, bu yılki OVP’nin en temel vurgularından birinin bu yaklaşım olacağını kaydetti.

İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar lira büyüklüğünde ilave kredi desteği sağladıklarını aktaran Yılmaz, "İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz." dedi.

Daha müreffeh ve kapsayıcı bir ekonomik yapının tesisinde güçlü ve etkin işleyen bir iş gücü piyasasının taşıdığı önemin bilinciyle, istihdam politikalarını dört temel eksen üzerine inşa ettiklerini aktaran Yılmaz, bu eksenlerden birincisinin iş gücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi, ikincisinin yeni nesil çalışma biçimleri ve sektörel dönüşümlere uyumun sağlanması, üçüncüsünün işgücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdamının desteklenmesi, dördüncüsünün ise atıl işgücünün azaltılması olduğunu belirtti.

Yılmaz, geçen sene OVP'de atıl iş gücüne başlık açtıklarını ve bu kapsamda çalışmalarını güçlendirerek devam ettirdiklerini vurguladı.

Birçok tedbir olduğunu dile getiren Yılmaz, "Özellikle üçünün altını çizmek isterim. Birincisi, üretim kültürünü ve emeğin değerini her çerçevede vurgulamamız gerekiyor, eğitim sisteminden iletişim politikalarımıza kadar. Alın teri döken, emek harcayan insanların gerçek kahramanlar olduğunu bizim her fırsatta ortaya koymamız lazım. İkincisi mesleki eğitim. Mesleki eğitimi çok güçlü bir şekilde sürdürmemiz gerekiyor insanımızı yeniden bu üretime, emek piyasalarına çekmek için. Üçüncüsü de bakım hizmetleri. Özellikle kadınlar için çocuk bakım hizmetlerinin çok daha güçlü bir şekilde devreye alınması atıl iş gücünün azaltmasında önemli bir etki yapacaktır diye bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, programın önceliği olan fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek ve enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek için para, maliye ve gelirler politikalarını güçlü bir eş güdüm içerisinde uygulamaya devam edeceklerini vurgulayarak, bu süreçte enflasyon beklentilerinin hedefleriyle uyumlu biçimde çıpalanmasının özel önem taşıdığını ifade etti.

Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında Program hedefleriyle uyumu gözeteceklerini belirten Yılmaz, "Vatandaşlarımızın günlük hayatında en doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Tarımsal üretimde verimliliği artırarak üretim planlamasını güçlendirerek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımları hızlandırarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamayı hedefliyoruz. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştırırken özellikle düşük gelirli vatandaşlarımızın bütçesindeki yükün hafiflemesini sağlayacağız." diye konuştu.

Program döneminde makroihtiyati politika araçlarını para politikası duruşunu destekleyecek şekilde etkin olarak kullanmayı sürdüreceklerini aktaran Yılmaz, yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarının iyileşmesini destekleyeceklerini bildirdi.

“Program döneminde sermaye piyasalarımızı daha etkin bir yapıya kavuşturacağız”

Yılmaz, aynı zamanda yurt içi tasarruflarını artırarak finansal sistemin kaynak tabanını güçlendirmeyi hedeflediklerini, finansal okuryazarlığı yaygınlaştıracak, uzun vadeli tasarrufları teşvik edecek mekanizmaları destekleyeceklerini söyledi.

Finansal istikrarın güçlendirilmesinde bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemelerde uluslararası normlarla uyumu gözetirken banka dışı finansal kuruluşlara yönelik düzenleyici çerçeveyi geliştireceklerini ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı devam ettirirken ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi şekilde gelişmesini destekleyeceğiz. Program döneminde sermaye piyasalarımızı da daha derin ve etkin bir yapıya kavuşturacağız. Düzenleyici çerçeveyi piyasa işleyişini güçlendirecek şekilde gözden geçirecek, Türk lirası tasarruf ve yatırım araçlarını çeşitlendirecek ve şirketlerimizin sermaye piyasalarının sunduğu finansman imkanlarından daha fazla yararlanmasını sağlayacağız.”

Yılmaz, dış ticarette önceliklerinin rekabet gücünü daha da artırmak, ihracatı nitelik açısından daha güçlü bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda ihracatta yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin payını artıracaklarını aktaran Yılmaz, düşük ve orta teknolojili sektörlerin dönüşümünü desteklerken firmaların yeşil ve dijital dönüşüme uyumunu hızlandıracaklarını, küresel değer zincirlerindeki konumlarını güçlendireceklerini vurguladı.

“Türkiye'yi küresel ekonominin merkezinde yer alan üretim üssü haline getirmeyi hedeflemekteyiz”

Yılmaz, Türk malı ve hizmetlerinin uluslararası pazarlardaki bilinirliğini ve marka değerini yükseltecek ihracattaki artışı daha yüksek katma değere ulaştıracak politikaları destekleyeceklerini bildirdi.

Mevcut ticaret anlaşmalarının etkinliğini artıracak, yeni pazarlara yönelik ilişkilerini geliştirecek ve ticaret diplomasisi araçlarını daha hedef odaklı kullanacaklarına işaret eden Yılmaz, "AB ile ilişkilerimizin derinleştirilmesinin yanı sıra Uzak Ülkeler Stratejisi, özellikle Afrika coğrafyasına yönelik stratejik açılım, Orta Asya ve Türk dünyasıyla ürün ve pazar çeşitliliğini artıracağız. Kritik girdi, ürün ve teknolojilerde yerli üretim kapasitemizi geliştirerek tedarik kaynaklarımızı ve stratejik ticaret koridorlarımızı çeşitlendireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, lojistik ve dağıtım altyapısını güçlendirirken stratejik bağlantısallık projeleriyle Türkiye'nin bölgesel ve küresel ticaret ağlarındaki konumunu tahkim edeceklerini belirterek, "Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Hicaz Demiryolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde demiryolu bağlantısı gibi stratejik hatlara yoğunlaşacağız. Buradaki amacımız Türkiye'nin o eski köprü imajının yerine cazibe merkezi, yolların kesiştiği bir üretim ve lojistik merkezi olan ülke konumu pekiştirmek olacaktır." dedi.

“Verimliliğimizi yükselten ve ihracat kapasitemizi geliştiren yatırımlara öncelik vereceğiz”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, program döneminde öngörülebilir, şeffaf, rekabetçi ve yatırımcı dostu bir iş ve yatırım ortamının güçlendirilmesini önceliklendirdiklerini, bürokratik süreçleri sadeleştireceklerini ve özellikle dijital imkanları bu noktada daha fazla devreye alarak bu süreçleri etkinleştireceklerini, doğrudan yatırımları sadece miktar olarak değil nitelik olarak da yükseltici politikalar izleyeceklerini kaydetti.

Güçlü Merkez Türkiye yaklaşımlarıyla İstanbul'u ve özellikle İstanbul Finans Merkezini daha güçlü bir pozisyona taşıyacaklarının altını çizen Yılmaz, "Tüm bu politikaları izlerken de özel kesimle ve paydaşlarımızla, meslek kuruluşlarıyla çok yakın istişare içerisinde olacağız. Bu süreçte üçer aylık periyotlarla olabilir, özel sektörle, paydaşlarımızla bir araya gelip politikalarımızı ve gelişmelerimizi birlikte değerlendirmeyi de planlıyoruz." diye konuştu.

“Stratejik alanlarda Ar-Ge ve yerli üretim kapasitemizi geliştireceğiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu şoklara karşı direncini güçlendiren bir yaklaşımı esas alıyoruz." dedi.

Bu alanda dört kritik başlığa odaklandıklarını bildiren Yılmaz, şu bilgileri verdi:

"Birinci odaklandığımız başlık, enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğini güçlendirecek hususlardır. Kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilerine, enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanların yerlileştirilmesine kadar stratejik alanlarda Ar-Ge ve yerli üretim kapasitemizi geliştireceğiz. Bu güvenli ve dayanıklı ekonomi kapsamında ikinci başlığımız gıda arz güvenliğimizi ve tarımsal dayanıklılığımızı artıracak faaliyetlerdir. Üçüncü başlığımız ise kritik teknolojilerde yerli kapasitemizin geliştirilmesidir. Özellikle savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zeka başta olmak üzere stratejik alanlarda Ar-Ge, üretim ve yenilik kapasitemizi daha ileriye taşıyacağız. Dördüncü başlık ise ailenin güçlendirilmesi, demografik yapımızın korunması ve şehirlerimizin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesidir. Bu noktada da aile ve nüfus politikalarını destekleyen hususlar söz konusu. Sosyal konut, afete dayanıklı yapılar inşa edilmesi gündemimizde olacak hususlar olacak."

“Vergi sistemimizi gelir dağılımında adaleti gözeten bir yapıda güçlendiriyoruz”

Yılmaz, kamu maliyesinde, mali disiplinden taviz vermeden verimlilik ve etkinliği en üst düzeye çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizerek, harcamalarda tasarruf sağlarken öte yandan afetlere karşı direncin artırılması noktasında gerekli kaynakları ayırdıklarını söyledi.

Öte yandan Yılmaz, İstanbul başta olmak üzere risk azaltıcı kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandırmayı planladıklarını aktardı.

Kayıt dışılıkla etkin mücadelenin devam edeceğini bildiren Yılmaz, yapay zeka ve diğer dijital imkanlardan en üst düzeyde faydalanacaklarını ifade etti.

Yılmaz, sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla prim gelirlerini artıracaklarını, sistemi yeni nesil esnek çalışma modellerine uyumlu hale getireceklerini, sağlık alanında da harcamaları etkinleştirmeyi sürdüreceklerini ve KİT'lerde yönetişim reformunu hayata geçireceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Özellikle burada enerji KİT'lerini önceliklendirdiğimizi de ifade etmek isterim. Enerji KİT'lerimizin dünyada çok daha aktif hale gelmesini küresel şirketler olarak çok daha etkili yönetişim sistemiyle çalışmasını öngörüyoruz. Vergi sistemimizi yatırımı, istihdamı ve büyümeyi desteklerken aynı zamanda gelir dağılımında adaleti de gözeten bir yapıda güçlendiriyoruz." diye konuştu.

“Sanayi altyapımızı güçlendiriyoruz”

Ülkenin stratejik ihtiyaçlarını ve vatandaşların doğrudan hayatına dokunan alanları gözeterek bütçeyi şekillendirdiklerini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarını yüzde 42, içme suyu yatırımlarını yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarını ise yüzde 103 oranında artırıyoruz. Enerji, savunma sanayii, yüksek teknoloji ve sanayimizin geleceği açısından kritik öneme sahip madenlerde dışa bağımlılığımızı azaltmak zorundayız. Bu doğrultuda Maden Tetkik ve Arama yatırımlarını yüzde 139 artırıyoruz. Sanayi altyapımızı organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri başta olmak üzere güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, sanayi altyapı yatırımlarını yüzde 54 oranında artırıyoruz. Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Güvenliğin olmadığı yerde ne kalkınma ne demokrasi olur. Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz. Program çerçevesinde İstanbul'da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı planlıyoruz. Sanayi ve ticaretimizin hızlı bir biçimde gelişmesi, bireysel ulaşım konforunun artması için ulaştırma modlarımız içerisinde demiryollarını önceliklendirmiş durumdayız. Nitekim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı demiryolu projelerine ayırdığımız kaynağı yüzde 49 oranında artırdık."

“Programımızda yer verdiğimiz politika ve reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz”
Yılmaz, 2027–2029 Orta Vadeli Programı'nın, ekonomide sağladıkları kazanımları kalıcı hale getirirken gelecek dönemin ihtiyaçlarına güçlü bir şekilde cevap verecek politika çerçevesini ortaya koyduğunu söyledi.

Temel amaçlarının, makroekonomik istikrarı daha da güçlendirirken üretim kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırmak, ekonomilerinin potansiyelini yükseltmek ve elde edilen kazanımların vatandaşların refahına daha güçlü biçimde yansımasını sağlamak olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemin küresel ölçekte yeni sınamalar kadar yeni fırsatları da beraberinde getireceğinin farkında olduklarını kaydetti.

Yılmaz, Türkiye olarak bu süreci yalnızca dış gelişmelere uyum sağlayan değil, sahip olduğu güçlü üretim altyapısı, girişimcilik kapasitesi ve stratejik avantajlarıyla değişen dünya ekonomisinde konumunu daha da güçlendiren bir ülke olarak değerlendirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde, ilgili bütün kurumlarımızla etkin bir eş güdüm içerisinde çalışarak Programımızda yer verdiğimiz politika ve reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımızın tüm bu çalışmalarda ortaya koyduğu güçlü, kararlı ve dirayetli liderliği için şükranlarımızı sunuyorum. İnanıyoruz ki, bu süreç sonunda daha fazla üreten, daha fazla ihraç eden, nitelikli istihdam oluşturan, rekabet gücü yüksek ve vatandaşlarımızın refahını kalıcı biçimde artıran bir ekonomik yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın hazırlık sürecini yürüten Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı başta olmak üzere, süreci müştereken yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığı ve katkı sunan tüm bakanlıklara, kamu kurum ve kuruluşlarına meslek kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına özel sektör temsilcilerine ve görüş ve önerileriyle Programa katkıda bulunanlara teşekkür etti, 2027–2029 Orta Vadeli Programın hayırlı olması temennisinde bulundu.

“Programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir”

Sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlardaki artışların enflasyon ortalamasının üstünde olduğunu söyledi.

Yılmaz, gelecek yıl bu konuda çok daha hassas davranacaklarını ve maliye politikalarının enflasyonla mücadeleye daha fazla katkı sunacağını dile getirerek, "Arz yönlü politikalar da burada çok kıymetli. Sadece para ve maliye politikası yetmez, bir taraftan da arz yönlü politikalar önemli. Orada da önceliklendirdiğimiz alanlar çok net. Öncelikle gıda üretimi ve arzını artırmak. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımız ve diğer bakanlıklarımızla yoğun bir çalışma içindeyiz. Gıda konusunu, sulama yatırımlarını önceliklendirdik. Bütün bunlarda, ticaret politikalarımız dahil olmak üzere gerekli tüm enstrümanları kullanmaya kararlıyız." diye konuştu.

Yılmaz, konutun yine arz yönlü politikalarda çok önemli bir başlık olduğuna işaret ederek, deprem konutlarının bitmesiyle afeti yaşayan illerde kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördüklerini bildirdi.

TCMB'nin de bu konuda bir çalışması olduğu bilgisini veren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalar da teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut projesi başladı ama bu süreci yine önceliklendiriyoruz. Bütçemizden destek veriyoruz, bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri ve gelirleri oluşturmaya kararlıyız. Yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirme yönünde güçlü bir çaba içindeyiz. Üretken kesimlerin kendi enerjilerini üretmelerinden, yenilenebilir enerji üretmelerinden tutun başka politikalara varıncaya kadar enerjide adımlar atıyoruz. Lojistik alanında maliyetleri düşürmek için demir yollarında özellikle de iltisak hatları dediğimiz, üretim alanlarıyla limanları, pazarlarla üretim alanlarını bağlayan demir yollarını önceliklendirmiş durumdayız. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız bu çerçevede bir yol haritası çıkarmış durumda ve bu projelere öncelikli olarak destek sunuyoruz. Bütüncül bir setimiz var. Para politikaları, maliye politikaları, arz yönlü politikalar, reformlar ve verimliliği artırıcı politikalar. Bu mücadeleyi aynı kararlılıkla ve bütüncül çerçevede yürüteceğiz. Kamunun belirlediği fiyatlarda kural bazlı artışların oluşması için gerekirse ilave düzenlemeler de yapacağız."

Enflasyonda sorun “atalet”

Yılmaz, "Türkiye'nin enflasyon konusunda, savaştan diğer ülkelerden daha fazla etkilenme nedenleri"nin ise geçmişten gelen yüksek enflasyonun getirdiği "ataletten" kaynaklandığını ifade etti.

Enflasyonla mücadelenin neden uzun sürdüğüne ilişkin soru üzerine Yılmaz, şu yanıtı verdi:

"Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik."

Yeni OVP'de güncellemeler var

Yılmaz, programda "gelecek dönemde revizyon olup olmayacağına" ilişkin bir soru üzerine, "Elbette olabilir, bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye'ye özgü bir şey de değil, uluslararası kuruluşlar tahminlerini bizden daha çok revize ediyorlar. Bir mevsimde defalarca revize eden kurumlar ve ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Olumlu veya olumsuz gelişmeler her zaman olabilir. Dış faktörler ne olursa olsun temel belirleyici olan sizin programınızdır. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştiremez. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir, burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz, bu OVP'de sanayiyi, ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın ve ülkemizin şartlarına göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Ancak programımızın ana çerçevesi belli, fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Bu arada büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye ve artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın çok kararlı ve dirayetli yönetimi söz konusu. Önümüzdeki süreçte de aynı anlayışla devam edeceğiz." cevabını verdi.

“Daha gerçekçi bir çerçeve çiziliyor”

Yılmaz, son dönemde savaşları, dış konjonktürdeki bu olumsuzlukları dikkate alarak geleceğe yönelik enflasyon hedeflerini daha ihtiyatlı belirlediklerini ve daha gerçekçi bir çerçeve çizmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu sefer talihlerinin farklı olabileceğini ve olumlu sürprizler yaşanabileceğini dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Mevcut durumda dünyada ve Türkiye'de realite ne ise bunlara göre belli varsayımlarla bir program yapıyorsunuz. Hiçbirimiz kahin değiliz, hiçbirimizin elinde sihirli bir değnek yok. Yarın bir ülkeyle bir başka ülkenin savaşıp savaşmayacağını hiçbirimiz kesin bir şekilde belirleyemeyiz. Yaptığımız şey, tahminler ve varsayımlar üzerinden bir programdır. Varsa uluslararası varsayımlara bakıyoruz, örneğin enerji fiyatlarında uluslararası kuruluşların tahminlerini kullanıyoruz. Uluslararası geçerliliği olan bir tahmin yoksa kendi tahminlerimizi yapıyoruz ve belli varsayımlarla hareket ediyoruz. Bütün programlar böyledir, dünyadaki bütün ülkeler böyle çalışır, biz de aynısını yapıyoruz. Bu çerçeveyi çıkardıktan sonra da gerisi uygulamadır. Uygulama çok önemli. Bütün kurumlarımızın bu programa sahip çıkmasını, her birinin kendi alanında güçlü bir uygulama ortaya koymasını bekliyoruz. Gerçekçi ve tutarlı bir politikalar seti ortaya koyduğumuza inanıyoruz ve bunu kararlı bir şekilde hayata geçireceğiz."

"Gençliğin Üretim Çağı" programı gündemde

Yılmaz, istihdam ve atıl iş gücünü değerlendirirken program döneminde 2,1 milyon istihdam öngördüklerini bildirdi. Tarihsel ortalamalarına bakıldığında, bunun tutarlı bir hedef olduğuna işaret eden Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık 700 bine yakın istihdam üretebilen bir ekonomi olduğunu vurguladı. Yılmaz, şunları söyledi:

“Önümüzdeki dönem için ortaya koyduğumuz büyüme perspektifimiz de istihdamı destekleyici mahiyettedir. Büyümemizin kademeli olarak arttığını ve büyümeyi destekleyici bir perspektif sunduğunu söyleyebiliriz. Ancak sadece büyümeyle yetinmiyoruz, iş gücü piyasasına ilişkin reformların ve yeni çalışma modellerini yaygınlaştırmamızın da özellikle genç istihdamı ile kadın istihdamı gibi konulara destek sunacağına inanıyoruz. 'Gençliğin Üretim Çağı' dediğimiz yeni ve kapsamlı bir program gündemimizde. Mevcut programlarımızı da özellikle 'İş Gücü Uyum Programı' başlığı altında etkili bir şekilde kullanıyoruz. Yani büyüme, iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla istihdamdaki bu rakamlara da ulaşacağımıza inanıyoruz.”

“Atıl iş gücü, işsizlik demek değildir”

Atıl iş gücü hesaplama yöntemlerine ilişkin olarak da Yılmaz, "İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. EUROSTAT'ın yöntemi neyse Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi'ndeki yöntem neyse Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) o yöntemle hesaplıyor. Gidip soruyor, bir insan iş aramıyorsa bunu işsiz olarak sınıflandırmıyor. Dünyada da böyledir, bizde de böyledir." dedi.

Yılmaz, atıl iş gücü kavramının iki unsuru içerdiğine dikkati çekerek, bunların "potansiyel iş gücü" ve "zamana bağlı eksik istihdam" olduğunu anlattı.

Atıl iş gücünü azaltma yönünde de politikalar ortaya koyduklarını belirten Yılmaz, genç nesillere ve çocuklara emeğin değerinin çok iyi anlatılması gerektiğini dile getirdi.

Yılmaz, iş gücü piyasalarında çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu dile getirerek, "Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, bunu eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar güçlendirmekle olabilir. Genç nesillerin tarımda, sanayide, bilişimde, hizmetlerde hangi alanda olursa olsun üretmeye daha fazla ilgi duymasını sağlamalıyız." diye konuştu.

Yaptıkları analizlerde Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere görece daha geri kalmış bölgelerde mesleki eğitimin çok önemli olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, metropol alanlarda ise kadınların çocuk bakım ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğinin görüldüğünü anlattı.

Yılmaz, burada da bir kreş seferberliği başlattıklarını ve bakım hizmetlerini geliştirme yönünde adımlar attıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Atıl iş gücü, işsizlik demek değildir. Muhalefet buna 'geniş tanımlı işsizlik' diyor. Arkadaşlar, böyle bir şey yok. Bu uluslararası bir tanım değildir. Atıl iş gücü atıl iş gücüdür, işsizlik de işsizliktir. İşsizlik rakamımız uzun süredir tek hanede, bu sevindirici ama atıl iş gücü oranımız yüksek, bunu biz de kabul ediyoruz. Elbette bu bir sorundur ama adını doğru koymak lazım. Bu sorun, atıl iş gücü sorunudur. Buradan iş gücüne katılımı sağlamaya dönük çaba sarf etmemiz gerekiyor ve bu çabayı da çok yönlü bir şekilde ortaya koyuyoruz."

İran'da "Ekonomik Savaş Karargahı" kuruldu

Sun, 06 Sep 2026 12:47:00 +0300

İran Ekonomi Bakan Yardımcısı Murteza Zemaniyan, savaş koşullarının yol açtığı sorunlara hızlı çözüm üretmek amacıyla Ekonomi Bakanlığı bünyesinde "Ekonomik Savaş Karargahı" kurulduğunu bildirdi.

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre Zemaniyan, "Ekonomik Savaş Karargahı" hakkında açıklamalarda bulundu.

Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki Ekonomik Savaş Karargahı'nın, savaş koşullarından kaynaklanan ekonomik sorunlara hızlı çözüm üretilmesi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması amacıyla kurulduğunu belirten Zemaniyan, bu mekanizma sayesinde sorunların çözümünde bürokratik gecikmelerin önüne geçileceğini ifade etti.

Yerli ve yabancı markalar tek tıkla sorgulanıyor: Yerli marka rehberi

Sun, 06 Sep 2026 12:44:00 +0300

Tüketiciler, "yerlimi.net" internet sitesi üzerinden markaların yerli veya yabancı olup olmadığını sorgulayabiliyor, ürün barkodlarını okutarak ilgili bilgilere ulaşabiliyor.

Yerli markaları görünür kılmak amacıyla oluşturulan platformda çeşitli kategorilerde 2 binden fazla markaya ilişkin güncel bilgiler yer alıyor. Kullanıcıların ve marka sahiplerinin katkısıyla geliştirilen veri tabanı, sahiplik değişiklikleri ve yeni marka eklemeleri doğrultusunda düzenli güncelleniyor.

"Yerlimi.net"in geliştiricisi Yunus Eş, AA muhabirine, sitenin yerli markaları ön plana çıkarmak için kurulduğunu söyledi. Fikrin, Gazze soykırımının başlangıcıyla ortaya çıktığını anlatan Eş, "Bununla alakalı birçok boykot sitesi yapıldı, biz de bu süreçte 'Ne yapabiliriz?' diye düşündük ve yerlimi.net'i ortaya çıkardık." dedi. Kullanıcıların siteye girdiklerinde marka veya kategori adıyla arama yapabildiklerini belirten Eş, böylece bir markanın yerli veya yabancı olup olmadığının yanı sıra başka ülkelerle ortaklığının bulunup bulunmadığına ilişkin bilgilerin de görülebildiğini ifade etti.

Eş, barkod okuma sistemi sayesinde kullanıcıların marketlerde ürün barkodlarını taratarak markalara ilişkin bilgilere hızlı şekilde erişebildiklerini anlattı. Sitedeki marka sayısının sürekli arttığını dile getiren Eş, "Şu anda 2 binin üzerinde marka var. 2 bin 200'e yaklaşmış durumdayız. Sürekli güncelliyoruz." diye konuştu.

"Platformu yaygınlaştırmak istiyoruz"

Markaların sahiplik yapılarının zaman içinde değişebildiğine işaret eden Eş, yabancılara satılan ya da yeniden yerli sahipliğe geçen markaların bulunduğunu, bu nedenle veri tabanını mümkün olduğunca güncel tutmaya çalıştıklarını söyledi. Marka bilgilerinin farklı yollarla sisteme eklendiğini anlatan Eş, marka sahiplerinin ve kullanıcıların öneride bulunabildiklerini, kendilerinin de araştırarak yeni markaları sisteme dahil ettiklerini dile getirdi. Eş, marka logosu veya açıklamasındaki yanlışlıkların kullanıcılardan gelen geri bildirimlerle düzeltilebilmesi amacıyla siteye "hata bildir" seçeneğini de eklediklerini ifade etti.

Sitenin aylık ortalama 1000 ila 1500 kişi tarafından ziyaret edildiğini anlatan Eş, platformu daha yaygın hale getirmek istediklerini vurguladı. Kullanıcılardan olumlu geri dönüşler aldıklarını dile getiren Eş, siteyi ziyaret edenlerin yeni markalar önererek veri tabanının geliştirilmesine de katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Jeopolitik riskler emtiayı tırmandırdı: Petrol zirvede, metaller karışık

Sun, 06 Sep 2026 12:34:00 +0300

Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından yükselen enerji fiyatları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin değişen beklentiler fiyatlamalarda belirleyici oldu.

ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin yeniden tırmanması, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatların aksayabileceği endişesini artırırken petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisi tahvil piyasalarında satış baskısına yol açtı.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 4,82 ile Kasım 2023'ten, 2 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,42 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı 6 baz puan artışla yüzde 4,79'dan tamamladı. Fed yetkililerinin hafta içinde yaptığı açıklamalar ise faiz beklentilerinde dalgalanmaya neden oldu.

New York Fed Başkanı John Williams, yüksek enerji fiyatlarının hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtti. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da enflasyon baskılarının hafiflediğini gösteren veriler gelmesi halinde eylül toplantısında faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğini söyledi.

Öte yandan, ADP Araştırma Enstitüsünün verilerine göre, ABD'de özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişi arttı ve 48 bin olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Bu veri, hafta ortasında Fed'e ilişkin faiz beklentilerinin hafiflemesine neden oldu.

Buna karşılık, haftanın son işlem gününde ABD'de tarım dışı istihdamın ağustosta 162 bin kişi artarak 56 bin olan beklentiyi aşması, Fed'in faiz artırımına gideceğine yönelik beklentileri yeniden güçlendirdi. İşsizlik oranı yüzde 4,1'de kalırken haziran ve temmuz aylarına ilişkin toplam istihdam 55 bin kişi yukarı yönlü revize edildi.

İstihdam verisinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimali yüzde 65'e kadar çıktı. Dolar endeksi haftanın son işlem gününde yükselmesine karşın haftalık bazda yüzde 0,5 azalarak 99,2'ye geriledi.

Çin'in altın alımları 21'inci aya ulaştı

Değerli metallerde Fed'in para politikasına ilişkin beklentiler ve tahvil faizlerinin seyri fiyatlamalarda etkili oldu.

Waller'ın açıklamalarının ardından gerileyen tahvil faizleri ve dolar, haftanın ortasında altını destekledi. Ancak güçlü istihdam verisiyle faiz artırımı beklentilerinin yeniden yükselmesi, haftanın son işlem gününde değerli metallerde satış baskısına neden oldu.

Bu gelişmelerin yanı sıra Dünya Altın Konseyinin verilerine göre, merkez bankaları temmuzda rezervlerine net 23 ton altın ekledi. Böylece yılın ilk 7 ayında resmi olarak bildirilen net altın alımı yaklaşık 130 tona ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 160 ton altın alınmıştı.

Temmuzdaki alımlara 20 tonla Çin öncülük etti. Çin Merkez Bankasının altın alımları üst üste 21'inci aya ulaşırken yıl başından bu yana alımları 60 tona, toplam altın rezervi ise 2 bin 366 tona çıktı. Polonya ise temmuzda 8 ton, yılın ilk 7 ayında 90 ton altın alarak bu dönemin en büyük alıcısı oldu. Rusya temmuzda 6 ton, Türkiye ise 1 ton altın sattı.

Merkez bankalarının net altın talebi yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 62 artarak 289 tona ulaştı ve ikinci çeyrekler arasındaki en yüksek seviyesini gördü. Altın temmuz ayını ons başına 4 bin 27 dolardan yatay tamamlarken küresel altın fonlarına 3 milyar dolarlık giriş gerçekleşti. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme arayışı ile enflasyon ve jeopolitik risklere karşı korunma isteği altın talebini desteklemeyi sürdürdü.

Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar platinde yüzde 0,1 artarken paladyumda yüzde 1,9, altında yüzde 0,4 ve gümüşte yüzde 0,2 geriledi.

Baz metallerde arz gelişmeleriyle yükseliş görüldü

Baz metallerde dolar endeksinin haftalık bazda gerilemesi ve ürünlere özgü arz gelişmeleri fiyatları destekledi.

Çinkoda Londra Metal Borsası stoklarındaki düşüş ve fiziki piyasadaki sıkışıklık öne çıktı. Üç ay vadeli çinko fiyatı ton başına 3 bin 990 dolarla yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesine çıkarken, küresel çinko madeni üretiminin yılın ilk yarısında yüzde 2,6 azaldığı bildirildi.

Bakırda ABD'nin temmuz ayı rafine bakır ithalatının rekor seviyeye ulaşması ve Şanghay Vadeli İşlemler Borsası stoklarının haftalık yüzde 13 azalarak 63 bin tona gerilemesi fiyatları destekledi.

Alüminyumda kısa vadeli teslimat fiyatlarının vadeli fiyatların üzerine çıkması fiziki piyasadaki sıkışıklığa işaret etti. Kurşunda yüksek stoklar ile 8 bin 450 tonluk çekme talimatı birbirini dengeledi.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 1,7, bakırda yüzde 0,8, alüminyumda ve nikelde yüzde 0,3 arttı, kurşunda ise yatay seyretti.

Enerji grubunda jeopolitik risklerle yükseliş izlendi

Enerji grubunda ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığa ilişkin endişeler fiyatları yukarı taşıdı.

Analistler, Orta Doğu'daki petrol ihracatında henüz kalıcı ve büyük çaplı bir kesinti görülmediğini ancak yenilenen çatışmaların fiyatlardaki jeopolitik risk primini artırdığını belirtti.

Irak'ın petrol ihracatının ağustosta günlük 1,35 milyon varilden 2,34 milyon varile yükselmesi arz endişelerini sınırladı.

ABD'de ticari ham petrol stokları 4,5 milyon varil azalarak 424,5 milyon varile geriledi. Benzin stokları 1,2 milyon varil düşerken rafineri kapasite kullanım oranı yüzde 98 ile Ağustos 2018'den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Avrupa'da gösterge doğal gaz fiyatı megavatsaat başına 75 avroyu aşarak 2023'ün başından bu yana en yüksek seviyesini gördü.

ABD doğal gazında ise sıcak hava tahminleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine yönelen akışın artması fiyatları destekledi. Toplam doğal gaz stokları 3 trilyon 214 milyar fit küple beş yıllık ortalamanın yüzde 4,8 üzerinde gerçekleşti.

Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,2, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı da yüzde 3,0 arttı.

Tarım emtialarında karışık seyir görüldü

Tarım emtialarında karışık bir seyir izlenirken, talep ve arza dair gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.

Soya fasulyesinde Çin'in ABD'den yaptığı alımlar ve üretim bölgelerindeki sıcak ve kurak hava tahminleri fiyatları destekledi.

ABD Tarım Bakanlığı, Çin'e 192 bin ton, bilinmeyen alıcılara da 250 bin 600 ton soya fasulyesi satıldığını açıkladı.

Mısırda ABD'deki verim beklentilerinin gerilemesi ve Karadeniz ticaretine ilişkin riskler etkili oldu.

Buğday fiyatları, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda diplomatik çözüm ihtimaline yönelik açıklamaların ardından, hafta içinde gördüğü 3,5 yılın zirvesinden gerileyerek haftayı kar satışlarının etkisiyle düşüşle tamamladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılabileceğini belirtmesi ve ABD'li müzakerecilerin Moskova ile Kiev'i ziyaret etmesinin beklendiğine ilişkin açıklamalar, Karadeniz'den tahıl sevkiyatlarının normalleşebileceği beklentisini güçlendirdi.

Pirinçte Hindistan'da eylül yağışlarının mevsim normallerinin altında kalacağı tahmini üretime ilişkin endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de tamamlanan haftada 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 3,4 milyon ton azaltarak 2 milyar 980 milyon tona indirdi.

Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar soya fasulyesinde yüzde 1,8 ve mısırda yüzde 0,5 artarken, buğdayda yüzde 5,6 geriledi. Pirincin yüz libre başına fiyatı ise yüzde 2,2 yükseldi.

Yumuşak emtialarda satış baskısı öne çıktı

Şekerde Brezilya'nın orta-güney bölgesindeki üretimin ağustosun ilk yarısında yıllık yüzde 7,9 azalması ve Uluslararası Şeker Örgütünün 2026-2027 sezonu için 200 bin tonluk küresel arz açığı öngörmesi fiyatları destekledi.

Kakaoda Fildişi Sahili'nden limanlara ulaşan ürün miktarının yıllık yüzde 19 artarak 2,14 milyon tona çıkması ve Intercontinental Exchange stoklarının yaklaşık iki yılın en yüksek seviyesine ulaşması satışları hızlandırdı.

Kahvede Brezilya'nın 2026-2027 mahsulünün 77,2 milyon çuvalla rekor seviyeye çıkabileceğine ilişkin tahmin ile üretim bölgelerinde beklenen yağışlar fiyatları baskıladı.

Pamukta ABD ürün koşullarındaki sınırlı iyileşme ve net ihracat satışlarının 27 bin 525 balyayla iki yılın en düşük seviyesine gerilemesi etkili oldu.

ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 3,0 artarken pamukta yüzde 5,2 ve kahvede yüzde 4,7 geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 7,0 düştü.

EPDK elektrik ve petrol piyasalarında 34 lisans verdi

Sun, 06 Sep 2026 12:23:00 +0300

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik ve petrol piyasalarında toplam 34 lisans verirken, 1 şirketin lisans süresini uzattı.

EPDK'nin konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, elektrik piyasasında 29 üretim lisansı, 3 tedarik lisansı verildi. Petrol piyasasında 1 şirkete ihrakiye teslimi ve 1 şirkete madeni yağ lisansı verildi.

Elektrik piyasasında 1 üretim lisansı ve 3 şarj ağı işletmeci lisansı sona erdirildi. Petrol piyasasında ise 1 şirketin madeni yağ lisansının süresi uzatıldı.


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yenisafak.com

İstanbul Havalimanı yine zirvede: Günlük bin 689 uçuşla Avrupa'nın lideri oldu

Sun, 06 Sep 2026 13:57:06 +0300

Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı'nın (EUROCONTROL) son verilerine göre İstanbul Havalimanı, günlük ortalama 1689 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı unvanını korudu. Listede ilk sırada yer alan İstanbul'u Paris ve Amsterdam takip ederken, Antalya Havalimanı da ilk 10'a girmeyi başardı.

584 bin TL veren Togg'u kapıyor: Sıfır faizli dev Eylül kampanyası duyuruldu

Sun, 06 Sep 2026 13:02:38 +0300

Türkiye'nin yerli otomobili Togg, araç sahibi olmak isteyenleri heyecanlandıran dev Eylül ayı kampanyasını ve güncel fiyat listesini duyurdu. Yeni otomobil almayı cazip hale getiren kampanya kapsamında, kullanıcılara yüzde sıfır faizli kredi imkanları ve şirketler için yüzde 100 finansman desteği gibi birbirinden avantajlı fırsatlar sunuluyor. Hem bireysel tüketiciler hem de filo alımları için esnek ödeme planlarının dikkat çektiği kampanyada en çok ilgi gören seçenek ise düşük peşinatla yepyeni bir Togg sahibi olabilme fırsatı oldu. İşte detaylar.

İnternetten satış yapanlar dikkat: Resmi Gazete'de yayımlandı kurallar sil baştan değişti

Sun, 06 Sep 2026 12:35:10 +0300

İnternetten ev, araba veya eşya alıp satanlar ile kiralama ilanı verenler için yeni dönem resmen başladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kayıt dışı ekonomiyi ve vergi kayıplarını engellemek amacıyla e-ticaret sitelerinden sosyal medya devlerine kadar tüm dijital platformlara aylık raporlama zorunluluğu getirdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, sanal ortamda yayımlanan tüm ilan detayları ve ticari hareketlilik mercek altına alınarak her ay düzenli olarak Maliye'ye bildirilecek.

Bakan Göktaş: SYDV'lere yaklaşık 2 milyar lira kaynak aktardık

Sun, 06 Sep 2026 11:56:49 +0300

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ihtiyaç sahibi hanelerdeki öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk dönemi için yaklaşık 2 milyar lira kaynak aktardıklarını duyurdu.

Emekli ve memurun ocak zammı için kulisleri sallayan 4 senaryo sızdı: Memur maaşında 100 bin lira sürprizi...

Sun, 06 Sep 2026 11:37:00 +0300

Milyonlarca memur ve emeklinin nefesini tutarak beklediği kritik dönemeç aşıldı ve hükümetin temel ekonomi rotasını çizen Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından resmen duyuruldu. OVP'de yer alan makroekonomik hedefler arasında milyonların cüzdanını doğrudan ilgilendiren en çarpıcı detay, yüzde 28.4 olarak güncellenen yıl sonu enflasyon tahmini oldu. Jeopolitik riskler, savaşın etkileri ve küresel enerji maliyetlerinin gölgesinde revize edilen bu resmi tahmin, ocak ayında maaşlara yapılacak zam oranları için masadaki en güçlü ve net senaryoyu da ortaya koymuş oldu.


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

No items found.


Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

Sağlık teknolojileri geliştiren Ultrahuman, 70 milyon dolar yatırım aldı

Fri, 04 Sep 2026 14:30:00 +0000

Sağlık teknolojileri geliştiren Ultrahuman, 70 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 70 milyon dolarlık yatırım turuna Qualcomm Ventures liderlik etti. Hindistan merkezli Ultrahuman'ın yatırım turunda L...

Sağlık teknolojileri geliştiren Ultrahuman, 70 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 70 milyon dolarlık yatırım turuna Qualcomm Ventures liderlik etti. Hindistan merkezli Ultrahuman'ın yatırım turunda Labcorp, Alpha Wave, Blume Ventures, Nexus Venture Partners ve Alteria Capital yer aldı. Şirketin yatırımı 65 milyon doları öz sermaye, 5 milyon doları ise borç finansmanı olarak gerçekleşti.

365 milyon dolar değerlemeye ulaşan Ultrahuman, yeni yatırımı akıllı yüzüklerinin geliştirilmesi, yapay zeka ve sağlık teknolojileri alanındaki Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki faaliyetlerini genişletmek için kullanacağını açıkladı.

Mohit Kumar ve Vatsal Singhal tarafından 2019 yılında hayata geçirilen Ultrahuman'ın en bilinen ürünü olan Ultrahuman Ring Air ve yeni nesil Ring Pro, kullanıcıların uyku, kalp atış hızı, hareket, cilt sıcaklığı ve toparlanma gibi sağlık verilerini gün boyunca takip etmesini sağlıyor. Akıllı yüzükler, topladıkları verileri analiz ederek kullanıcıların sağlık ve yaşam tarzlarına ilişkin içgörüler sunuyor.

Şirketin faaliyetleri yalnızca akıllı yüzüklerle sınırlı değil. Ultrahuman, sürekli glikoz ölçümü için Ultrahuman M1, kan testlerini analiz eden Blood Vision ve ev ortamındaki hava kalitesi, sıcaklık, nem, ışık ve gürültü gibi faktörleri takip eden Ultrahuman Home gibi ürün ve hizmetler de geliştiriyor. Böylece şirket, farklı kaynaklardan elde edilen verileri bir araya getirerek daha kapsamlı bir sağlık ve wellness platformu oluşturmayı hedefliyor.

Ultrahuman'ın yeni hedefi ise akıllı yüzükleri yalnızca sağlık takibi yapan giyilebilir cihazlar olmaktan çıkarıp daha fazla işlem gerçekleştirebilen küçük bilgisayarlara dönüştürmek. Bu kapsamda şirket, Qualcomm ile daha yüksek işlem gücüne sahip yeni bir akıllı yüzük üzerinde çalışıyor.

Ultrahuman, yüzüğün yapay zeka uygulamalarıyla etkileşim kurabilmesi, oyun kumandası veya bilgisayar faresi gibi kullanılabilmesi ve üçüncü taraf geliştiricilerin yüzük için uygulamalar geliştirebilmesi üzerinde çalışıyor.

Şirketin yıllık geliri 140 milyon dolar seviyesinde ve hedefi Ocak 2027'ye kadar bu rakamı 200 milyon dolara yükseltmek. Bugüne kadar yaklaşık 800 bin akıllı yüzük satan şirketin kullanıcılarının yüzde 12'si PowerPlugs aboneliği için ödeme yapıyor. ABD'de ise akıllı yüzüklere olan talep, şirketin mevcut ürün arzının yaklaşık 18 ila 20 katına ulaştı.

Yapay Zeka Gündemi #61

Fri, 04 Sep 2026 14:00:00 +0000

Yapay zeka gündemi, yeni model ve ürün duyurularının yanı sıra güvenlik, telif ve regülasyon tartışmalarıyla hareketli bir haftayı geride bıraktı. OpenAI, Anthropic, Google ve Meta yeni modellerini ta...

Yapay zeka gündemi, yeni model ve ürün duyurularının yanı sıra güvenlik, telif ve regülasyon tartışmalarıyla hareketli bir haftayı geride bıraktı. OpenAI, Anthropic, Google ve Meta yeni modellerini tanıtırken; sağlık, tasarım, siber güvenlik ve yapay zeka ajanları tarafında da dikkat çekici gelişmeler yaşandı.

OpenAI siber güvenlik açısından tartışmalı Astra modelini piyasaya sürdü 

OpenAI, siber güvenlikte "kritik" eşiği aşan GPT-6 Astra'yı kullanıma sundu. OpenAI'ın yeni modeli GPT-6 Astra, bilgisayar kullanımı, kodlama ve siber güvenlikte yeni bir seviyeye ulaşırken beraberinde önemli güvenlik tartışmalarını da getiriyor.

Astra, şirketin Preparedness Framework kapsamında "kritik" siber güvenlik kapasitesi seviyesine ulaşan ilk modeli oldu. Bu sınıflandırma, modelin uygun araçlara erişmesi halinde daha önce bilinmeyen güvenlik açıklarını tespit edebilmesi ve bu açıklardan yararlanacak yöntemler geliştirebilmesi anlamına geliyor.

Öte yandan OpenAI'ın Astra modelinde kullandığı öne sürülen "recurrent depth" tekniği performansı artırabilirken modelin düşünce sürecinin izlenmesini zorlaştırabileceği gerekçesiyle güvenlik araştırmacıları tarafından tepki görüyor. OpenAI ise modelin düşünce zincirinin önemli bir bölümünün izlenebilir kalmasını sağlamak için söz konusu yaklaşımın kullanımını sınırlı tuttuğunu belirtiyor.

Anthropic'ten Claude Fable 5.1 ve Claude Mythos 5.1

Anthropic, kodlama, bilgi yoğun görevler ve uzun süreli problem çözme süreçlerine odaklanan Claude Fable 5.1 ve Claude Mythos 5.1 modellerini kullanıma sundu. Yeni modeller, daha güçlü ajan performansı ve düşük maliyetlerin yanı sıra rakiplerin gelişmiş modellerin yeteneklerini kopyalamak için kullandığı model damıtma saldırılarına karşı yeni koruma mekanizmalarıyla öne çıkıyor.

Bu arada yürüttüğü yeni bir Claude deneyinin, kendi kendini geliştiren yapay zekaya kapı araladığını belirtelim. Anthropic'in yeni araştırması kapsamında Claude, diğer yapay zeka modellerinin güvenlik sorunlarını tespit ederek eğitim yöntemleri geliştirirken, daha güçlü modelleri iyileştirmeyi başardı.

Google'dan Gemini 3.8 Flash ve Gemini 3.8 Flash

Cyber Google ise aynı teknik temel üzerine geliştirilen iki yeni modeli Gemini 3.8 Flash ve Gemini 3.8 Flash Cyber'ı tanıttı. Gemini 3.8 Flash; yazılım mühendisliği, çok adımlı akıl yürütme ve ajan tabanlı görevlerde kullanılmak üzere genel amaçlı ve düşük maliyetli bir model olarak konumlanıyor. Gemini 3.8 Flash Cyber ise doğrudan siber güvenlik kullanım senaryolarına odaklanıyor. Model, güvenlik açıklarını otonom biçimde bulabiliyor ve bunları gidermek için yamalar geliştirebiliyor.

Meta'dan gerçek zamanlı ses modeli: Muse Voice Transcribe

Meta da yapay zeka modellerini farklı ürün kategorilerine yaymaya devam ediyor. Şirketin tanıttığı Muse Voice Transcribe, konuşmaları gerçek zamanlı olarak metne dönüştürürken 20'den fazla konuşmacıyı birbirinden ayırabiliyor. Model aynı zamanda aynı konuşma veya cümle içinde yapılan dil değişikliklerini de algılayabiliyor. 70'ten fazla dil kullanılarak eğitilen model; toplantıların yazıya dökülmesi, sesli uygulamalar ve gerçek zamanlı yapay zeka asistanları açısından yeni kullanım senaryolarının önünü açıyor.

Meta, Muse Spark 1.3 ile kodlama ve ajan yarışını hızlandırıyor

Meta da model yarışındaki yeni hamlesi Muse Spark 1.3'ü tanıttı. Muse Spark 1.2'nin yayınlanmasından yaklaşık bir ay sonra gelen yeni model; kodlama, uzun süreli ajan görevleri ve karmaşık iş akışlarına odaklanıyor. Meta, Muse Spark 1.3'ü bugüne kadar geliştirdiği en yetenekli model olarak tanımlıyor.

World Labs'ten mekansal zekaya odaklanan Atlas

Fei-Fei Li'nin kurucu ortakları arasında yer aldığı World Labs ise yeni dünya modeli Atlas'ı tanıttı. Atlas; metin, görsel, video ve 3D verileri ortak bir mekansal bağlamda işleyebiliyor. Model bu sayede sanal ortamlar oluşturmanın yanı sıra gerçek dünyadaki sahneleri yeniden inşa edebiliyor ve robotların eğitimi için simülasyonlar hazırlayabiliyor.

Runway'in yeni Interface World Model'ı Solaris

Bu dönemde yapay zeka dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri de Runway'in Solaris adlı yeni Interface World Model'ı oldu. Erken erişime açılan Solaris, klasik web veya uygulama kodu çalıştırmak yerine kullanıcıların tıklama ve sürükleme gibi hareketlerine göre arayüzü gerçek zamanlı video kareleri olarak üretiyor. Runway'in Gen-4.5 video modeli ile bir dil modelini bir araya getiren sistem; etkileşimli alışveriş, eğitim ve simülasyon deneyimlerinin tamamen üretken yapay zeka tarafından oluşturulabileceği farklı bir arayüz yaklaşımı ortaya koyuyor.

Avrupa'nın yeni yıldızı: Quasar 438B

İspanyol yapay zeka girişimi Multiverse Computing, ilk modeli Quasar 438B'yi kullanıma sundu. Model, Artificial Analysis Intelligence Index'te 43 puan alarak Avrupalı rakiplerinin tamamını geride bıraktı.

Tencent açık kaynak model yarışını Hy4 Preview ile sürdürüyor

Çin merkezli teknoloji şirketi Tencent, toplam 770 milyar parametreye ve 1 milyon token'ın üzerinde bağlam penceresine sahip yeni modeli Hy4 Preview'ı açık kaynaklı olarak yayınladı. Mixture-of-Experts mimarisini kullanan modelde her işlem sırasında 49 milyar parametre aktif hale geliyor. Kodlama, ofis uygulamaları ve bilimsel araştırma gibi üretkenlik görevlerine odaklanan Hy4 Preview, Tencent'in şirket içi testlerinde GLM-5.3 ve Kimi K3 modellerinin önünde yer aldı.

OpenClaw 2.0 ile yapay zeka ajanlarında yeni dönem

Açık kaynaklı kişisel yapay zeka ajanı OpenClaw da bugüne kadarki en kapsamlı güncellemesini kullanıma sundu. OpenClaw 2.0 olarak anılan güncelleme, kurulum deneyiminden tarayıcı uygulamasına, bellek ve otomasyonlardan eklentilere ve güvenlik özelliklerine kadar platformun birçok bölümünü yeniliyor. Yeni sürümün dikkat çeken özellikleri arasında paylaşımlı oturumlar ve çok oyunculu çalışma deneyimi yer alıyor.

Kalp hastalıklarını iki saniyeden kısa sürede tespit edebilen yapay zeka modeli

Imperial College London araştırmacıları ise rutin EKG sonuçlarından kalp yetmezliği ve kalp kapak hastalıklarını iki saniyeden kısa sürede tespit edebilen bir yapay zeka modeli geliştirdi. 10,6 milyon EKG üzerinde eğitilen ve yaklaşık 65 bin hasta üzerinde test edilen model, kalp yetmezliği vakalarının yüzde 81'ini, kalp kapak hastalıklarının ise yüzde 90'ını tespit edebildi.

ChatGPT ve Grok Pentagon'un platformuna dahil edildi

Yapay zekanın kamu kurumlarındaki kullanımı da genişlemeye devam ediyor. Pentagon, OpenAI'ın ChatGPT Mil ve xAI'ın Grok for Government modellerini üretken yapay zeka platformu GenAI.mil'e ekledi. Böylece modeller ABD Savunma Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 3 milyon askeri personel, sivil çalışan ve yüklenicinin kullanımına açıldı. GenAI.mil daha önce Google'ın Gemini for Government modelini içerdiğini de hatırlatmakta fayda var. Bu esnada ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Axios'a yaptığı açıklamada, “Anthropic'e güveniyoruz” dedi ve şirketin hükümetle ilişkilerinde “yeniden doğru tarafa geçtiğini” ifade etti.

OpenAI, Cursor'a model erişimini sonlandırıyor

OpenAI cephesinde dikkat çeken gelişmelerden biri ise SpaceX tarafından satın alınan yapay zeka destekli kodlama platformu Cursor ile yaklaşık dört yıldır devam eden model tedarik ilişkisinin sona erdirilmesi oldu. OpenAI modellerinin Cursor'daki erişiminin 12 Kasım 2026 tarihinde kapatılması planlanıyor. 

ChatGPT Health, Epic ile entegre edildi

OpenAI sağlık alanındaki çalışmalarını da genişletiyor. Şirket, ChatGPT Health'i, ABD'de 325 milyondan fazla hastanın verilerini barındıran elektronik sağlık kayıt sistemi Epic ile entegre etti. Böylece klinisyenler randevu notları, laboratuvar sonuçları, ilaç bilgileri ve uzman hekim dokümantasyonu gibi verileri ChatGPT üzerinden inceleyebilecek.

ChatGPT Ads'de son durum

OpenAI cephesinde ise ChatGPT Ads'in yıllıklandırılmış gelir temposunun 1 milyar doları aşması öne çıktı. Reklam ürününün kullanıma sunulmasının üzerinden 200 günden az süre geçerken ulaşılan bu rakamın yanı sıra OpenAI, Ads Manager üzerinden self servis reklam satın alma imkanını Hindistan, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki reklamverenlere açacağını duyurdu.

Google, yapay zekayı tasarım ve Android deneyimine taşıyor

Google'ın son dönemdeki yapay zeka hamlelerinden biri Google Pics oldu. Nano Banana modeliyle desteklenen tasarım aracı; görsel oluşturma ve düzenleme, görsellerdeki metinleri değiştirme ve üretilen içerikleri 4K çözünürlüğe kadar yükseltme özellikleri sunuyor.

Ayrıca Google, Gemini destekli yeni Find Hub özelliğiyle Android kullanıcılarının eşyalarını nereye koyduklarını hatırlamalarını sağlamayı hedefliyor. Kullanıcılar Gemini'a doğal dille bir eşyanın konumunu söyleyerek bu bilgiyi kaydedebilecek ve daha sonra eşyanın nerede olduğunu sorabilecek. 

Buna ek olarak Google, Gmail, Docs ve Keep uygulamaları için yapay zeka destekli sesli özellikleri duyurdu. Google, kullanıcıların belgeleri yönetmesi ve e-postalarında arama yapması için sesli komutlarla çalışan yeni nesil yapay zeka araçlarını erişime açtı.

Instagram'dan yapay zeka hesapları için yeni kural

Yapay zeka ile oluşturulan içeriklerin sosyal platformlardaki konumu da gündemdeydi. Instagram, gerçek kişileri taklit eden tamamen yapay zeka üretimi hesaplar için yeni bir etiketleme zorunluluğu getirdi. Etiketi kullanmayan hesapların içerikleri Keşfet, Reels ve öneri sistemlerinde takipçi olmayan kullanıcılara gösterilmeyecek.

Sony Music ve Warner Music'ten Anthropic'e telif hakkı davası, ABD hükümetinin adil kullanım yaklaşımı

Yapay zeka şirketleri ile içerik sahipleri arasındaki telif tartışması ise yeni bir dava ile büyüdü. Sony Music ve Warner Music, fikri mülkiyetlerinin izinsiz şekilde kopyalanıp kullanıldığı iddiasıyla Anthropic'e karşı telif hakkı davası açtı.

ABD hükümeti, The New York Times'ın OpenAI'a karşı açtığı telif hakkı davasında OpenAI'ı destekleyen bir görüş sundu. Hükümet, yapay zeka modellerinin eğitimi kapsamında adil kullanımın sınırlandırılmasının ABD'nin küresel teknoloji liderliğine zarar vereceğini savundu.

Perplexity, bulut ve yerel modelleri Hybrid Compute ile birleştiriyor

Perplexity, hassas verilerin cihaz dışına çıkmasını önlemek ve yapay zeka kullanım maliyetlerini azaltmak için geliştirdiği Hybrid Compute aracını Mac kullanıcılarına sundu. Sistem, bir görevin farklı bölümlerini GPT-5.6 Sol ve Opus 5 gibi bulut modelleri ile kullanıcının bilgisayarında çalışan yerel modeller arasında paylaştırabiliyor.

Yapay zeka yatırımları büyürken siyasi baskı da artıyor

Marc Andreessen, Ben Horowitz ve OpenAI Başkanı Greg Brockman gibi teknoloji dünyasının önemli isimlerinin desteklediği siyasi oluşumla bağlantılı Build American AI, veri merkezi yatırımlarına yönelik artan yerel muhalefete karşı milyonlarca dolarlık bir reklam kampanyası başlattı. Kampanya veri merkezlerini ABD'nin ekonomik büyümesi ve yapay zeka rekabeti açısından kritik altyapılar olarak konumlandırmayı hedefliyor.

Öte yandan İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, gelişmiş yapay zeka modellerinin finansal sistem için oluşturabileceği risklere dikkat çekti. Financial Stability Board başkanı sıfatıyla G20 ülkelerine gönderdiği mektupta Bailey, frontier modellerin giderek daha gelişmiş otonomi ve problem çözme yetenekleri kazandığını belirtti. Andrew Bailey, özellikle yapay zeka destekli siber saldırıların finansal istikrar açısından önemli bir risk haline gelebileceği uyarısında bulundu.

Yapay zekanın geliştirilme hızına yönelik siyasi baskı da artıyor. ABD Senatörü Bernie Sanders, Fox News'te yayımlanan yazısında dünyanın önde gelen yapay zeka şirketlerine daha güçlü modeller geliştirmeye ara verme çağrısında bulundu. Yapay zekanın önümüzdeki on yılda on milyonlarca işi ortadan kaldırabileceğini savunan Sanders; enerji tüketimi, çocukların ruh sağlığı, biyogüvenlik ve modeller üzerindeki kontrolün kaybedilmesi gibi risklere dikkat çekti. Sanders ayrıca ABD ve Çin'in uluslararası ölçekte bir yapay zeka geliştirme molası konusunda anlaşması gerektiğini savundu.

Bu esnada New York City devlet okulları, sekizinci sınıfa kadar yapay zeka kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Belediye Başkanı Zohran Mamdani ise yapay zeka destekli eğitimin “yalnızca kaçınılmaz değil, aynı zamanda gerekli” olduğu görüşünü reddediyor.

Yapay zeka yatırım gündemi

Yapay zeka ile video, ses ve belgelerde arama yapılmasını sağlayan teknolojiler geliştiren Clipto, 250 milyon dolar değerleme üzerinden 15 milyon dolar yatırım aldı. Şirket yeni kaynağı tüketici cihazlarında çalışabilecek yapay zeka modelleri ve bilgi işlem altyapısı geliştirmek ile daha fazla yapay zeka ajanıyla entegrasyon sağlamak için kullanacak.

Yapay zeka platformu Wonderful, Insight Partners liderliğindeki C serisi turda 550 milyon dolar yatırım aldı. Tura Index Ventures, IVP, Vine Ventures, 9Yards, Bessemer Venture Partners ve Salesforce da katıldı.

Robotların çevrelerini görmesini ve anlamasını sağlayan yapay zeka teknolojileri geliştiren Lyte ise 1,6 milyar dolar değerleme üzerinden 165 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım 272 milyon dolara ulaştı.

Yapay zeka destekli siber güvenlik çözümleri geliştiren HiddenLayer, 100 milyon dolar yatırım aldı. HiddenLayer'ın 100 milyon dolar B serisi yatırım turuna Delta-v Capital liderlik etti.

Gimlet Labs, 3 milyar dolar değerleme üzerinden 300 milyon dolar yatırım aldı. Gimlet Labs'in 300 milyon dolarlık yatırım turuna Andreessen Horowitz (a16z) liderlik etti. Şirketin yatırım turunda Arm Holdings ve Microsoft’un girişim sermayesi fonu M12 yer aldı.

Nvidia'dan MediaTek'e 3,5 milyar dolarlık yatırım ve Hugging Face satın alımı

Yapay zeka altyapısı tarafında ise Nvidia'nın MediaTek'e 3,5 milyar dolar yatırım yapacağını açıklaması öne çıktı. İki şirket arasındaki iş birliği kapsamında MediaTek, Nvidia'nın NVLink Fusion teknolojisinden yararlanarak yapay zeka şirketleri ve büyük bulut sağlayıcıları için özel yapay zeka çipleri geliştirecek.

Ayrıca Nvidia, Hugging Face satın alımını doğruladı. NVIDIA, açık yapay zeka ekosisteminin en önemli platformlarından Hugging Face'i 12,93 milyar dolar karşılığında satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı.

Gimlet Labs, 3 milyar dolar değerleme üzerinden 300 milyon dolar yatırım aldı

Fri, 04 Sep 2026 13:00:00 +0000

Yapay zeka uygulamalarının verimliliğine odaklanan Gimlet Labs'in 80 milyon dolar yatırım aldığını geçen mart ayında sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni yatırım haberiyle gündeme geldi.Gimlet Labs, 300 ...

Yapay zeka uygulamalarının verimliliğine odaklanan Gimlet Labs'in 80 milyon dolar yatırım aldığını geçen mart ayında sizlere aktarmıştık. Şirket, yeni yatırım haberiyle gündeme geldi.

Gimlet Labs, 300 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 300 milyon dolarlık yatırım turuna Andreessen Horowitz (a16z) liderlik etti. ABD merkezli Gimlet Labs'in yatırım turunda Arm Holdings ve Microsoft’un girişim sermayesi fonu M12 yer aldı. 2023 yılında kurulan şirketin değerlemesi 3 milyar dolara yükseldi. 

Gimlet Labs, yeni yatırımı yapay zeka iş yüklerini farklı çip türleri arasında dağıtan teknolojisini geliştirmek ve Arm dahil farklı çip mimarileriyle uyumluluğunu artırmak için kullanacağını açıkladı.

Şirket; Zain Asgar, Michelle Nguyen, Omid Azizi ve Natalie Serrino tarafından kuruldu. Gimlet Labs, yapay zeka uygulamalarının farklı türdeki işlemciler üzerinde çalışmasını sağlayan bir altyapı teknolojisi geliştiriyor. Şirketin amacı, yapay zeka modellerinin yalnızca belirli bir çip mimarisine bağımlı kalmadan GPU, CPU ve farklı hızlandırıcılar gibi çeşitli donanımlardan yararlanabilmesini sağlamak.

Gimlet'in yazılımı, bir yapay zeka iş yükünün hangi donanım üzerinde çalıştırılmasının daha verimli olacağını belirleyerek görevleri farklı çip türleri arasında dağıtıyor. Böylece şirketler, sahip oldukları farklı donanımları tek bir sistem üzerinden kullanabilirken yapay zeka uygulamalarının performansını artırmayı ve donanım maliyetlerini optimize etmeyi hedefliyor.

Şirket aynı zamanda Arm ile iş birliği yaparak yazılımının Arm'ın farklı çip teknolojileriyle uyumlu çalışmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, yapay zeka altyapısında Nvidia gibi belirli bir donanım sağlayıcısına olan bağımlılığı azaltmaya ve şirketlere daha fazla çip seçeneği sunmaya odaklanıyor.

Google, Gmail, Docs ve Keep uygulamaları için yapay zeka destekli sesli özellikleri duyurdu

Fri, 04 Sep 2026 12:00:00 +0000

Google, mayıs ayında düzenlenen Google I/O 2026 konferansında ön gösterimini yaptığı sesli yapay zeka özelliklerini Docs, Gmail ve Keep uygulamaları için kullanıma sunuyor. Docs Live, Gmail Live ve Ke...

Google, mayıs ayında düzenlenen Google I/O 2026 konferansında ön gösterimini yaptığı sesli yapay zeka özelliklerini Docs, Gmail ve Keep uygulamaları için kullanıma sunuyor. Docs Live, Gmail Live ve Keep Live isimlerini taşıyan araçlar kullanıcıların doğal dil sorguları aracılığıyla gelen kutularında arama yapmalarına ve belgeleri yönetmelerine olanak tanıyor.

Gmail içindeki arama kutusuna yazmak yerine kullanıcılar yapay zeka asistanına gelen kutularının içeriği hakkında doğrudan sesli sorular sorabiliyor. Asistan ile sohbet edilirken ekranda eş zamanlı olarak canlı bir döküm görüntüleniyor.

Docs sisteminde kullanıcılar yazmak istedikleri metni sesli tarif ederek yapay zekaya ilk taslağı oluşturtabiliyor. Araç taslak hazırlarken Gmail, Drive, sohbet geçmişi ve web üzerinden bilgi çekebiliyor. Keep Live ise klavye kullanmadan not almayı sağlayan bir karalama defteri işlevi görüyor. Sistem komutları algılayarak tarifler hazırlayabiliyor. Tüm özellikler iOS ve Android platformlarında şimdilik yalnızca İngilizce dilinde çalışıyor.

Gmail Live özelliğine yapay zeka paketlerinin Plus, Pro ve Ultra aboneleri erişirken Docs Live ve Keep Live araçları sadece Pro ve Ultra kullanıcılarına sunuluyor.

Kurumsal iş müşterilerinin yakında bu yeniliklere kavuşacağı belirtiliyor. Uygulamalarında ses tabanlı özellikleri artıran şirket, nisan ayında Mac uygulamasına uygulamalar arası sesle yazdırma yeteneği eklemişti. Geçtiğimiz ay, Pixel 11 akıllı telefonlara konuşmadaki gereksiz kelimeleri temizleyen Rambler isimli yapay zeka aracı entegre edilmişti. Yine geçtiğimiz ay, sesten metne dönüşüm işlemleri için tasarlanan 3.5 Transcribe modeli tanıtılmıştı.

TikTok yorumlara sesli mesaj, anket ve çoklu fotoğraf özellikleri getiriyor

Fri, 04 Sep 2026 11:00:00 +0000

TikTok, kullanıcıların yorumlar üzerinden daha fazla etkileşim kurmasını sağlamak amacıyla yeni özelliklerini kullanıma sunuyor. Platform, sesli yorum, anket, fotoğraf karuseli ve Live Photo yorumları...

TikTok, kullanıcıların yorumlar üzerinden daha fazla etkileşim kurmasını sağlamak amacıyla yeni özelliklerini kullanıma sunuyor. Platform, sesli yorum, anket, fotoğraf karuseli ve Live Photo yorumları olmak üzere dört yeni özelliği duyurdu.

Yeni özelliklerle birlikte kullanıcılar, videoların altında bir dakikaya kadar sesli yorum paylaşabilecek. Bunun için yorum kutusundaki mikrofon simgesine dokunarak ses kaydı oluşturmak yeterli olacak. Paylaşılan sesli yorumlar, diğer kullanıcılar tarafından dokunularak dinlenebilecek.

TikTok, sesli yorumların platformun Topluluk Kuralları'na tabi olacağını ve ihlal içeren içerikleri tespit etmek için otomatik sistemlerin yanı sıra insan denetiminden de yararlanacağını belirtti. Sesli yorum özelliği, önümüzdeki bir ay içinde 18 yaş ve üzerindeki kullanıcılara küresel olarak sunulacak.

İçerik üreticileri ise artık kendi videolarına yaptıkları yorumlara anket ekleyebilecek. Kullanıcılar, anketlerde en fazla beş seçenek oluşturabilecek ve anketin ne kadar süre açık kalacağını belirleyebilecek. Bunun yanı sıra kullanıcılar, tek bir yorumda dokuz fotoğrafa kadar paylaşabilecek.

Daha önce yorumlara aynı anda yalnızca bir fotoğraf eklenebiliyordu. Live Photo yorumları ise küresel olarak kullanıma sunulmaya başladı. TikTok, yeni özelliklerle yorum bölümlerini yalnızca geri bildirim bırakılan alanlar olmaktan çıkararak kullanıcıların daha uzun süre etkileşim kurduğu bir alana dönüştürmeyi hedefliyor.

Görsel: TikTok

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Small businesses often face challenges when it comes to funding their growth and investing in new technologies. One way that small businesses can overcome this hurdle is by taking advantage of small business loans specifically designed for purchasing technical products. These loans can provide the necessary capital to invest in technology that can help streamline operations, improve customer experience, and drive overall business success.

Small businesses often face challenges when it comes to funding their growth and investing in new technologies. One way that small businesses can overcome this hurdle is by taking advantage of small business loans specifically designed for purchasing technical products. These loans can provide the necessary capital to invest in technology that can help streamline operations, improve customer experience, and drive overall business success.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in Technical Products: A Guide to Moscow's Thriving Tech Scene

Investing in Technical Products: A Guide to Moscow's Thriving Tech Scene

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
In today's fast-paced world, technology plays a crucial role in the financial services sector, especially in a vibrant city like Moscow. The use of technical products has revolutionized the way financial services are delivered, making transactions easier, faster, and more secure than ever before.

In today's fast-paced world, technology plays a crucial role in the financial services sector, especially in a vibrant city like Moscow. The use of technical products has revolutionized the way financial services are delivered, making transactions easier, faster, and more secure than ever before.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in Melbourne's Technical Products Industry

Investing in Melbourne's Technical Products Industry

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in technical products can be an exciting venture, but it's essential to understand how taxes impact these investments. When it comes to calculating taxes on investments in technical products, there are a few key considerations to keep in mind.

Investing in technical products can be an exciting venture, but it's essential to understand how taxes impact these investments. When it comes to calculating taxes on investments in technical products, there are a few key considerations to keep in mind.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in high-yield investments can be an attractive option for those looking to generate significant returns on their capital. One such avenue that has gained popularity in recent years is investing in technical products that offer high yields.

Investing in high-yield investments can be an attractive option for those looking to generate significant returns on their capital. One such avenue that has gained popularity in recent years is investing in technical products that offer high yields.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
When it comes to purchasing technical products such as computers, smartphones, and other electronic devices, financing plans can be a helpful option for those who may not have the cash to pay for these items upfront. Financing plans allow consumers to make manageable monthly payments over a period of time, making it more affordable to acquire the latest technology.

When it comes to purchasing technical products such as computers, smartphones, and other electronic devices, financing plans can be a helpful option for those who may not have the cash to pay for these items upfront. Financing plans allow consumers to make manageable monthly payments over a period of time, making it more affordable to acquire the latest technology.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
The Rise of Crypto Payments in the World of Technical Products

The Rise of Crypto Payments in the World of Technical Products

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in technical products can be a lucrative opportunity for Mexican investors looking to diversify their portfolios and explore cross-border investments. With the rising demand for technology-driven solutions in various industries, there is a growing market for innovative technical products that offer efficiency, automation, and competitiveness.

Investing in technical products can be a lucrative opportunity for Mexican investors looking to diversify their portfolios and explore cross-border investments. With the rising demand for technology-driven solutions in various industries, there is a growing market for innovative technical products that offer efficiency, automation, and competitiveness.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in technical products can be a smart move if done with a strategic approach. In today's rapidly evolving technological landscape, it's important to stay ahead of the curve and make informed decisions when choosing where to put your money. Here are some best investment strategies to consider when looking to invest in technical products:

Investing in technical products can be a smart move if done with a strategic approach. In today's rapidly evolving technological landscape, it's important to stay ahead of the curve and make informed decisions when choosing where to put your money. Here are some best investment strategies to consider when looking to invest in technical products:

Read More →