btcturk Landing Page

btcturk Guide

Cryptocurrency Wallets, and more Choosing the Right blog for you
btcturk Service
☰

BTCTurk Crypto Currency

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. By clicking "Accept", you agree to our use of cookies. Learn more

RSS Feed

RSS Feed


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/ekonomi

Hürriyet

İTO Firma Sorgulama İşlemi Nasıl Yapılır? İTO Şirket Ve Ünvan Sorgulama

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Gereksinim duyulduğunda gerçek ve tüzel kişiler İstanbul Ticaret Odasına kayıt yaptırabilmeleri söz konusudur. Sizin için ITO firma sorgulama işlemi nasıl yapılır? ITO şirket ve unvan sorgulama şeklinde belirlenmiş olan konu başlıklarını tüm ayrıntılarıyla derledik.

Proforma Fatura Nedir Ve Nasıl Kesilir? Proforma Fatura Nasıl Düzenlenir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bireyler yüklü miktarlarda mal aldıklarında bu malın ödemesini anında karşı tarafa yapamayabilir. Böyle durumlarda şirketler bireylere proforma fatura kesme ihtiyacı duyar. Birçok insan proforma faturanın gerekli olduğu durumları tam olarak bilmeyebilir. Bu konuda bilinçli olmak yapılan alışverişlerin sağlıklı yürütülmesi için önem arz etmektedir. Bu amaçla proforma faturanın ne olduğu, nasıl kesildiği, hangi alanda kullanıldığı ve nasıl düzenlendiği konularına dair detayları derledik.

Şirket Nasıl Kapatılır Ve Ne Kadar Sürer? Şirket Kapatma Masrafı Ve Gerekli Belgeler

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

İşletmelerin ilk başta düşünüldüğü kadar başarılı olmaması, planlanan satışların yapılamaması ve giderlerin gelirlerden daha fazla olması gibi durumlarda pek çok işletme kapatılmakla yüz yüze gelmektedir. Ancak şirket kapatmanın da belirli prosedürleri vardır. Öyleyse şirket nasıl kapatılır ve ne kadar sürer, şirket kapatma masrafı ve gerekli belgeler nelerdir detayları ile derledik.

Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıklar Nelerdir

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Bir işletmenin bilançosunda bulunan ve para karşılığı olan değerlerin bütünün izlendiği hesaplar varlık hesapları olarak adlandırılır. Varlık hesapları duran varlıklar ve dönen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Dönen varlıklar nedir? Dönen varlıklar nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Şirket Adres Değişikliği Nasıl Ve Nereden Yapılır? Şirket Adres Değişikliği İçin Gerekli Belgeler/evraklar

Sun, 07 Jun 2026 20:55:00 Z

Ticari işletmeler belirli nedenlere bağlı olarak iş yerlerini farklı bölge veya illere taşımalarından ötürü bazı kurumlara bildirim yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu bildirimlerin zamanında veya hiç yapılmaması idari yaptırım ile ticari işletmelerin karşı karşıya kalması sonucunu doğuracaktır. İş yeri taşınmak istendiği zaman Mersis sistemine kayıt yaptırılması gereklidir. Özellikle il dışında taşınma halinde sistem farklı bir ticaret sicil istemektedir. Şirket adres değişikliği nasıl ve nereden yapılır? Şirket adres değişikliği için gerekli belgeler/evraklar hakkında detayları derledik.


Processing feed: https://www.hurriyet.com.tr/rss/gundem

Hürriyet

Muğla'da acı olay: Diş tedavisinden sonra fenalaşan 5 yaşındaki çocuk öldü

Fri, 25 Sep 2026 13:29:58 Z

Muğla Ortaca'da özel bir hastanede diş tedavisi gören 5 yaşındaki Hatice Serra K., evine döndükten sonra fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Çocuğun ölüm nedeni otopsi ile netleşecek.

Tekirdağ'da eğitim uçağı tarlaya zorunlu iniş yaptı: Pilotların durumu iyi

Fri, 25 Sep 2026 13:14:44 Z

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde motor arızası yapan özel bir uçuş okuluna ait eğitim uçağı tarlaya zorunlu iniş yaptı. Uçakta hasar meydana gelmezken, kontrol amaçlı hastaneye kaldırılan iki pilotun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

12 ilde yatırım ve fon vurgunu operasyonu: 20 gözaltı

Fri, 25 Sep 2026 13:07:39 Z

Manisa merkezli 12 ilde, yatırım ve fon dolandırıcılığı yaptığı belirlenen şebekeye yönelik polis tarafından düzenlenen eş zamanlı operasyonda 20 şüpheli gözaltına alındı. Paravan şirket hesaplarında 1 günde 102 milyon liranın üzerinde şüpheli işlem hacmi tespit edilen şüpheliler adliyeye sevk edildi.

10 Ekim gar katliamı davası 3 Aralık'a ertelendi

Fri, 25 Sep 2026 12:58:38 Z

Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te terör örgütü DEAŞ tarafından düzenlenen ve 101 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıya ilişkin, ana davadan dosyaları ayrılan 1’i tutuklu, 15’i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme duruşmayı 3 Aralık'a erteledi.

Antalya'da orman yangını! Havadan ve karadan müdahale

Fri, 25 Sep 2026 12:30:00 Z

Antalya'nın Kepez ilçesinde orman yangını çıktı. Alevler ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesiyle yaklaşık 3 saatte kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürdürülüyor.


Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/ekonomi.xml

SABAH

Türkiye'de bu şehirlere Yüksek Hızlı Tren hattı geliyor! Bakan Uraloğlu tarih verdi

Fri, 25 Sep 2026 16:07:03 +0300
Türkiye'de bu şehirlere Yüksek Hızlı Tren hattı geliyor! Bakan Uraloğlu tarih verdi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin demir yolu ağının son 25 yılda 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye çıkarıldığını açıkladı. Uraloğlu, 2028 yılına kadar ağın 17 bin...Devamı için tıklayınız

Türk Telekom’dan dijital geleceğe yeşil finansman gücü

Fri, 25 Sep 2026 15:21:10 +0300
Türk Telekom’dan dijital geleceğe yeşil finansman gücü
Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir dünya bırakmak amacıyla çevreci teknoloji, yenilenebilir enerji ve dijital dönüşüm yatırımlarını hız kesmeden...Devamı için tıklayınız

Tarımsal üretimde Cumhuriyet rekoru! Bakan Yumaklı duyurdu: 140 milyon tonu aştı

Fri, 25 Sep 2026 15:05:10 +0300
Tarımsal üretimde Cumhuriyet rekoru! Bakan Yumaklı duyurdu: 140 milyon tonu aştı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı bitkisel üretimin 140 milyon tonu aştığını belirterek bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olduğunu söyledi.Devamı için tıklayınız

Uyuşturucuya pembe kılıf! İstanbul Havalimanı'nda valizlerde 20 kilo metamfetamin çıktı

Fri, 25 Sep 2026 14:53:35 +0300
Uyuşturucuya pembe kılıf! İstanbul Havalimanı'nda valizlerde 20 kilo metamfetamin çıktı
Ticaret Bakanlığı, Bangkok'tan İstanbul'a gelen iki yolcunun valizlerinde yapılan aramada pembe renkte 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildiğini açıkladı. Operasyonda narkotik dedektör köpekleri...Devamı için tıklayınız

COP31'de 10 gigatonluk emisyon hedefi! Bakan Kurum: 2035'e kadar yüzde 20 azalacak

Fri, 25 Sep 2026 12:53:11 +0300
COP31'de 10 gigatonluk emisyon hedefi! Bakan Kurum: 2035'e kadar yüzde 20 azalacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, 2035 yılına kadar elektrifikasyonun küresel nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi....Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.sabah.com.tr/rss/gundem.xml

SABAH

İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı: 44 ülkeden 714 firari Türkiye'ye getirildi! Sınır ötesinden gururlandıran bilanço…

Fri, 25 Sep 2026 15:57:38 +0300
İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı: 44 ülkeden 714 firari Türkiye'ye getirildi! Sınır ötesinden gururlandıran bilanço…
Türkiye’nin sınır ötesindeki suçlulara yönelik takibi hız kesmeden sürüyor. Yılbaşından bu yana 44 ülkede düzenlenen Kapan operasyonlarıyla kırmızı bülten ve uluslararası seviyede aranan 714 kişi Türkiye’ye...Devamı için tıklayınız

SON DAKİKA… Başkan Erdoğan’dan Newsweek dergisine önemli açıklamalar: Mekke Anlaşması güvenli gelecek inşası

Fri, 25 Sep 2026 15:07:13 +0300
SON DAKİKA… Başkan Erdoğan’dan Newsweek dergisine önemli açıklamalar: Mekke Anlaşması güvenli gelecek inşası
SON DAKİKA... Başkan Recep Tayyip Erdoğan ABD'de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğan'ın gündeminde ABD-İran Savaşı, bölgedeki İsrail gerilimi ve Mekke Anlaşması vardı....Devamı için tıklayınız

DMM'den elektrikli araçlara ilişkin dezenformasyon uyarısı

Fri, 25 Sep 2026 15:01:24 +0300
DMM'den elektrikli araçlara ilişkin dezenformasyon uyarısı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Türkiye’de elektrikli araçlara kilometre bazlı yeni bir vergi sisteminin getirileceğine yönelik algı oluşturma amacı güden paylaşımlar gerçeği...Devamı için tıklayınız

Başkan Erdoğan'dan BMGK için reform mesajı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Tue, 22 Sep 2026 07:58:30 +0300
Başkan Erdoğan'dan BMGK için reform mesajı: Veto imtiyazı kaldırılmalı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların...Devamı için tıklayınız

DMM'den 'fon vergisi' iddialarına yalanlama!

Fri, 25 Sep 2026 13:19:32 +0300
DMM'den 'fon vergisi' iddialarına yalanlama!
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada "Tasfiye edilen veya edilecek fonların yatırımcı ödemelerini karşılamak amacıyla tüm vatandaşlardan belirli bir...Devamı için tıklayınız

Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/ekonomiRss.xml

Milliyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu'nun adını bile anmayarak hangi mesajı verdi? 'Hukuki ve ahlaki bir tecrit'

Fri, 25 Sep 2026 13:49:58 Z

MİLLİYET.COM.TR - New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda dünya liderleri bir araya gelirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kendisini protesto eden genel kurula karşı boş salona yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alırken, Erdoğan'ın konuşması boyunca Netanyahu’nun ismini anmaya bile değer bulmaması uluslararası siyasetin ana gündemi oldu. CumhurbaşkanıErdoğan, kürsüde soykırım failini şahsen muhatap almayarak “adalet” vurgusu yaparken, Netanyahu ise boş salonda Türkiye’yi hedef alan hırçın açıklamalar yapıyor, elinde taşıdığı çağrı cihazıyla, uluslararası hukuku tanımama alışkanlığını sürdürerek adeta tehditler savuruyordu.

Netanyahu'nun konuşmasına ilişkin açıklamalarda bulunan İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın demecindeki “Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir” şeklindeki sözleri dünyanın tanıklık ettiği yaklaşım farkını da bir kez daha ortaya koydu.

Bunlara ek olarak Türkiye, Netanyahu'nun konuşmasına New York'ta üçüncü katip seviyesinde yanıt vererek, "Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ve kötü niyetli suçlamaları kesinlikle reddediyoruz" açıklamasında bulundu. Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüyü doğrudan sisteme, adaletsizliğe ve insanlık trajedisine odaklamakla neyi amaçladı? Uluslararası hukuk önünde sanık konumunda olan bir aktöre hitap ederken şahıs adından kaçınmak, onun diplomatik meşruiyetini sıfırlama hamlesi olarak görülebilir mi?

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi KKTC/Lefkoşa Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, Milliyet.com.tr için yanıtladı.

'KÜRESEL VİCDANIN SÖZCÜSÜ'

*Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğrudan hedef almak yerine kürsüde konuşmasını sisteme, adaletsizliğe ve insanlık trajedisine odaklayarak neyi amaçladı?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında kişisel polemikler yerine doğrudan küresel sistemin yapısal krizlerine, adaletsizliğe ve Gazze’de yaşanan insanlık trajedisine odaklanarak meseleyi iki lider arasındaki bir gerilim olmaktan çıkarıp küresel bir vicdan muhasebesine dönüştürmeyi amaçlamış, adeta “Küresel Vicdanın Sözcülüğü” rolünü üstlenmiştir. Bir diğer ifadeyle, failin adını zikretmeyerek sorunun münferit bir hükümet politikası olmadığını, mevcut küresel güvenlik mimarisinin ve veto sisteminin bizzat bu trajedileri ürettiğini dünyaya ilan etmiştir. Zira, İsrail ya da “Kötülük Tarihi” sadece Netanyahu ile sınırlı değil. “Dünya beşten büyüktür” doktrininin bir devamı olan bu hamle ile Türkiye, sadece bölgesel bir aktör olarak değil; mazlum halkların sesi ve uluslararası hukukun hamisi olarak, küresel güneyin sözcülüğü pozisyonunu da perçinlemiştir. Daha somut ifadeyle Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde Ankara, hedef küçültmeyerek kurumsal körlüğü ve BM Güvenlik Konseyi’nin işlevsizliğini bir kez daha merkeze almış, böylece küresel statükonun meşruiyet krizini tüm çıplaklığıyla uluslararası toplumun önüne koymuş, Türkiye’yi insanlığın ortak adalet arayışının sözcüsü ve küresel vicdanın bayraktarı hâline getirmiştir.

Infografik Görsel (Quality Image)

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Neorealist akımın öncülerinden Kenneth Waltz’a baktığımızda; meşhur üç tartışma düzeyi mevcuttur: Birey, devlet ve uluslararası düzey. Çünkü bir lider, başka bir lideri merkeze aldığında tartışmayı birinci düzeye, yani bireyler arası çatışmaya indirger. Buna karşılık sistemin işleyişini, BM'nin yetersizliğini, uluslararası hukuktaki çifte standartları ve sivillerin durumunu tartışmak meseleyi üçüncü düzeye, yani uluslararası sistem düzeyine taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu meseleyi uluslararası sistem düzeyine taşıyarak bir tartışmaya öncülük ettiğini görmekteyiz. Sayın Erdoğan'ın konuşmasının ana omurgasının da bu çerçevede okunması gerekir. Çünkü Birleşmiş Milletler’in uluslararası barış ve güvenliği sağlama görevini yerine getiremez hale gelmesi, Güvenlik Konseyi reformunun gündeme gelmesi, Gazze ve Batı Şeria’daki insani durumun öne çıkarılması, Filistin Devleti ve/veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısı hep bu eksende okunmalıdır. Bir kişiyi tartışmak yerine, o kişinin temsil ettiği politikaların ortaya çıkardığı uluslararası sonuçları tartışmak çok akıllıca bir stratejidir. Mesele, böyle bir yöntemle Netanyahu-Erdoğan tartışmasının dışına çıkar; uluslararası hukuk, sivillerin korunması, BM sistemi, Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi ve iki devletli çözüm gibi konular bu eksene taşınır. Burada esas önemli olan, gündemi kimin tanımladığıdır. Uluslararası ilişkilerde gündemi belirleyebilmek de bir güç biçimidir. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu sağlamıştır."

*Uluslararası hukuk önünde sanık konumunda olan bir aktöre hitap ederken şahıs adından kaçınmak, onun diplomatik meşruiyetini sıfırlama hamlesi olarak nasıl okunmalı?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Uluslararası hukuk önünde sanık kürsüsünde olan bir aktörün ismini anmamak, diplomatik bir “meşruiyet iptali” hamlesi olup; bu tutum, suçun şahsileştirilmesini önleyen ve muhatabın devlet temsiliyetini uluslararası toplum nezdinde “yok hükmünde” sayan, “Hukuki ve Ahlaki Tecrit” hamlesi olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda ismi zikretmemek, artık kişiyi muhatap almamakla eşdeğerdir. Zira, isim zikretmek, istemeden de olsa muhataba eşit bir diplomatik zemin sunmaktadır. Dolayısıyla, Netanyahu’nun siyasi varlığı gayrimeşru ilan edilmiş, küresel hafızada fiilen sıfırlanmış, uluslararası toplum nezdinde tam bir diplomatik izolasyona mahkûm edilmiştir.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Bir devlet başkanının başka bir devlet başkanını sürekli ismen hedef alması, bazen istemeden zikredilen isme söylemsel bir merkezilik kazandırır. Bu durum, tartışmanın boyutunu özellikle bir 'Netanyahu-Erdoğan çatışması' hâline getirebilir. Burada isim kullanmamak farklı bir iletişim stratejisidir. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından benimsenen 'Ben bir şahısla polemik yürütmüyorum, uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu problemi konuşuyorum' çizgisi oldukça önemlidir.

Dolayısıyla karşı tarafın hukuki statüsünü, yapmış olduğu ihlalleri veya sorumluluğunu bu diplomatik anlayış asla ortadan kaldırmaz; tek başına diplomatik meşruiyeti sıfırlamaz. Burada söylemsel olarak muhatabın kişiliğini merkeze almamayı sağlar. Bu da hukuki bir “tanımama” durumundan ziyade diplomatik bir çerçeveleme olarak okunmalıdır.

*İsmi anmamak diplomatik bir "değersizleştirme" ve ciddiye almama taktiği mi?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: İsmi zikretmemek muhatabı siyasi literatürde tamamen yok hükmünde sayan, bilinçli bir diplomatik değersizleştirme ve ciddiyetsizleştirme asimetrisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu’yu küresel bir aktör olarak değil, tarihin karanlık sayfalarına gömülecek geçici bir fail olarak konumlandırmış, İsrail’in hatta Netanyahu’nun şahsen bölgesel ve küresel ölçekte yaratmaya çalıştığı “güçlü lider” imajı, ciddiye alınmaya bile değer görülmeyen bir seviyeye indirgenmiştir. Böylece, gerilimi şahsileştirmeyi reddederek, muhatabını küresel diplomasi hiyerarşisinde tamamen alt basamaklara itmiş, sahada ve masada üstünlüğün kimde olduğunu net bir şekilde tüm dünyaya ilan etmiştir.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Diplomaside bazen stratejik sessizlik olur. Direkt saldırıdan daha etkili bir iletişim aracı olabilir. Fakat burada tabii “Erdogan kesinlikle Netanyahu’yu değersizleştirmek için ismini söylemedi” dersek de tam olarak doğru tanımlayamayız. Gözlemlenen sonuç şudur: Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının merkezine Gazze’yi, Filistinlileri, BM sisteminin işlevsizliğini ve uluslararası düzen tartışmasını yerleştirmiştir. Netanyahu ise direkt Erdoğan’ı hedef almış, bunun yanında Türkiye’yi, Katar’ı, Fransa’yı, Birleşik Krallık’ı, İran’ı ve hatta New York Belediye Başkanı'nı eleştirmiştir. İki konuşmasının retorik mimarisi farklıdır.

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan sisteme, hukuka, Filistin’e ve insanlığa değinirken; Netanyahu doğrudan eleştirilere cevap veren konumda, belli devlet ve liderleri doğrudan hedef alan saldırgan bir politika ile kendisini dünyaya göstermiştir. Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu bu strateji, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından çok bilinçli ve kudretli bir şekilde yürütülmüştür.

'-NETANYAHU VİCDANİ DUVARA ÇARPMANIN HEZEYANINI YAŞIYOR...' '-ÇARESİZLİĞİN BİR ÇIRPINIŞI...'

*Peki Netanyahu’nun, kendi isminin anılmadığı bir konuşmanın ardından boş salonda doğrudan Erdoğan’ı hedef almasını “psikolojik çaresizliğin dışavurumu” olarak değerlendirebilir miyiz?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Tablo çok net. Temsilcilerin salonu terk etmesiyle ıssızlaşan koltuklar karşısında doğrudan Erdoğan’ı hedef almak, ağır bir diplomatik dışlanmışlık ve yalnızlık psikolojisinin dışavurumudur. Meşruiyetini yitirmiş bir aktörün boş duvara konuşma çaresizliği, maruz kaldığı küresel dışlanmışlığı gizleme adına hırçınlaşarak Türkiye’nin adalet eksenli ve insanlığı merkeze alan vicdani duruşuna çarpma hezeyanıdır. Bu saldırganlık, uluslararası toplumun vicdanı tarafından tecrit edilmenin yarattığı panik halinin ve küresel sistemde artık hiçbir yankı bulamayan yankı odasındaki çaresiz çırpınışın ve içerideki kamuoyuna sahte bir güç gösterisi yapma çaresizliği net bir kanıtı olarak değerlendirilebilir.

Infografik Görsel (Quality Image)

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Burada tabii ki uluslararası ilişkiler açısından baktığımızda, aklımıza 'iki seviyeli oyun' teorileri gelir. Yani Robert Putnam’ın 'İki Seviyeli Oyunlar Teorisi’nde' liderler aynı anda iki masada siyaset yaparlar: Birinci masa uluslararası sistem, ikinci masa ise iç kamuoyudur. Netanyahu'nun konuşması, İsrail kamuoyuna hitap edecek şekilde de ayarlanmış ve 27 Ekim’deki İsrail seçimleri öncesi için önem arz ettiği değerlendirilerek böyle hazırlanmış olmalı. Bu yöntem sadece ve sadece iç siyasette bir mobilizasyon sağlar; hiçbir anlamda uluslararası etkisi olan bir strateji değildir. Dolayısıyla Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanı’nı doğrudan hedef alması, bu şekilde yönelmesi çaresizliğinin bir çırpınışıdır. Bu çaresizlik çırpınışı hem dünyaya karşı kendisini göstermek hem de iç kamuoyunda seçimlere yönelik bir yatırım içindir.

'YAYILMACI POLİTİKALARIN ÖNÜNDEKİ TEK GERÇEK BARİKAT: TÜRKİYE'

*Peki Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Erdoğan’ı hedefe alması, Ankara’nın küresel denklemdeki ağırlığı ve “rahatsızlık yaratan” gücü hakkında ne anlatıyor?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: İsrail, kendi jeopolitik tıkanmışlığının ve suçluluk psikolojisinin asıl müsebbibi olarak Ankara’nın küresel etki alanını görmektedir. Bu bağlamda ismi doğrudan anılmadığı halde Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alması, Ankara’nın küresel denklemdeki kurucu iradesini ve sarsıcı ağırlığını tescillemiştir. Bu durum, Türkiye’nin adalet ve hakikat eksenli dış politikasının küresel vicdanı konsolide etme yeteneğinden duyulan derin rahatsızlığın ilanı olup; Ankara’nın haksızlıklara karşı ördüğü diplomatik barikatın ve kurduğu vicdani ittifakın İsrail’in asimetrik propaganda duvarını yıktığını bir kez daha göstermiştir. Dolayısıyla Türkiye, bölgesel statükoları ve haksız ittifakları bozan stratejik hamleleriyle, emperyalist planların önündeki en büyük vizyoner engel ve dengeleyici küresel odak olduğunu bu hedef olma haliyle bir kez daha kanıtlamıştır.

Bir diğer ifadeyle, İsrail’in varoluşsal krizini, askeri tıkanmışlığını ve diplomatik yalnızlığını aşmak adına ilk ve tek hedef olarak Ankara’yı seçmesi, Türkiye’nin bölgedeki mutlak jeopolitik ve stratejik oyun kurucu rolünü onaylamaktır. Daha somut bir ifadeyle, örneğin, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz denkleminde Türkiye onay vermeden hiçbir gayrimeşru planın kalıcı olamayacağını göstermektedir. Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı, dik duruşu ve adalet vizyonu, haksız yayılmacı politikaların önündeki aşılması imkânsız tek gerçek barikat olduğu bir kez daha görülmüştür.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Türkiye bir NATO üyesidir, G20 ekonomisindedir, Doğu Akdeniz’deki en önemli güçtür, Suriye denklemindeki en önemli aktördür, Körfez devletleriyle çok iyi ilişkileri vardır, Filistin konusunu çok uzun yıllardır takip eder... Dolayısıyla Türkiye’nin söylemi İsrail açısından sadece bir söylemin sertliğinden değil, söylemi üretken bir aktör olarak ortaya koyan kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Yani Netanyahu’nun rahatsızlığı söylemin kendisinden değil, Türkiye’nin gücünden ve diğer aktörler üzerindeki etkisinden dolayı köşeye sıkışmasındandır.

Türkiye sadece Doğu Akdeniz’de değil küresel anlamda bir güç noktasına yönelen, siyasi ve arabuluculuk anlamında, savaşların önlenmesi anlamında kendisini kanıtlayan bir ülke olmasından ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde etkisini yaygınlaştıran bir siyasi aktör olarak dünyada yerini almıştır. Öte yandan Türkiye-İsrail ilişkileri polemiklerin ötesinde durumlar taşıyor. Doğu Akdeniz, Suriye, Filistin, Kıbrıs, Körfez güvenliği, enerji jeopolitiği, savunma sanayisi, NATO, bölgesel ittifak ağları ve aynı stratejik tablonun parçası hâline gelen diğer alanlar; Kızıldeniz, Afrika’daki Türkiye’nin etkinliği...

Bu bağlamlarda iki konuşma, ciddi anlamda Genel Kurul’da etki uyandıran bir mesele haline geldi. Bugün BM kürsüsünde gördüğümüz şey, söz düellosundan daha büyüktür. Uluslararası sistemde kimin kendi anlatısını meşru, evrensel ve hukuka dayalı bir anlatı olarak kabul ettirme mücadelesi içinde yerini aldığı görülmüştür. Buna da baktığımızda Türkiye, bu noktada İsrail’e BM Genel Kurulu’nda çok daha üstün bir stratejik hamle ile İsrail’e ezici bir güç olarak Genel Kurul’da varlığını göstermiştir.

Infografik Görsel (Quality Image)

'NETANYAHU'NUN İSRAİL'İ GETİRDİĞİ EN DÜŞÜK SEVİYE!'

*Onlarca ülkenin temsilcisinin Netanyahu konuşma yapmak için kürsüye geldiğinde bilinçli olarak salonu terk etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Onlarca ülke temsilcisinin, delege düzeyinde salonu protestolar eşliğinde topluca terk etmesi, Netanyahu’nun kürsü performansını küresel ölçekte tam bir diplomatik iflas ve meşruiyet kaybı ile sonuçlandırmış, adeta bir “Diplomatik Ölüm” senaryosuna dönüştürmüştür. Netanyahu, dünya genelinde bir “parya” konumuna düşmüştür. Boş sıralara yapılan hitap, saldırgan politikaların uluslararası toplum nezdinde artık hiçbir ahlaki, hukuki ve insani karşılığının kalmadığının tescilidir. Dünya, katliamların savunuculuğunu yapan bir hitabeti dinlemeyi reddederek adalet arayışında Türkiye’nin açtığı diplomatik cephede saf tutmuştur.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Netanyahu’nun konuşmaya başlamasıyla salonun terk edilmesi meselesi, çok önemli görüntülerden biri. Netanyahu konuşmaya başladığında onlarca delegasyon salonu terk etmiştir ve doğrudan tepki göstermiştir. Bu da uluslararası ilişkilerde sembolik bir diplomasinin gereği... Diplomatlar bazen konuşarak mesaj verir, bazen oy kullanarak ya da bazen orada bulunmayarak... Bu şekilde bir hamle Netanyahu'ya diplomatik protokolde siyasi mesafe konulduğunun sinyalidir. Şimdi burada salondan çıkış, bizzat bu uluslararası toplum karşısındaki kabul ve meşruiyet kapasitesi ile ilgili tavrın sahaya yansımış hâlini gösteriyor. İsrail’in burada bu şekilde eleştiriye tabi olması, bize uluslararası toplum karşısında geldiği noktayı gösterir.

Ama bu durum İsrail’in askeri kapasitesine, ABD ile ortak projelerine ya da bölgedeki yayılmacı hedeflerine bir engel teşkil etmez. Fakat Netanyahu hükümetinin politikalarına yönelik uluslararası toplumun BM salonunda fiziki ve görünür bir diplomatik protestoya dönüşen statüsünü bize yansıtır. Bu nedenle boş koltuklar, diplomatik sembolizm açısından Netanyahu’nun İsrail’i getirdiği en düşük seviyede olarak değerlendirilebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz

BAE, İran hava yollarının uçuşlarını askıya aldı

Fri, 25 Sep 2026 13:24:16 Z

BAE Genel Sivil Havacılık Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, İran hava yolu şirketlerinin ülkeye gerçekleştirdiği tüm uçuşların durdurulduğu bildirildi. Alınan karara gerekçe olarak, ABD'nin İran hava yolu şirketlerinin dünya genelindeki havalimanlarını kullanmasına getirdiği yasağın gösterildiği kaydedildi.

Açıklamada, BAE ile İran arasındaki hava trafiği yeniden normale dönene kadar kamuoyunun ve ilgili tüm tarafların gelişmelerden düzenli olarak haberdar edileceği ifade edildi.

İlginizi Çekebilir

Sivil Havacılık Otoritesi ayrıca, hava trafiğine dair süreçlerde dezenformasyonun önüne geçilmesi adına kamuoyuna yalnızca yetkili resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmelere itibar etmeleri çağrısında bulundu.

Greenpeace, Avusturya'yı Avrupa Komisyonu'na şikayet etti!

Fri, 25 Sep 2026 13:06:34 Z

Greenpeace, Avusturya aleyhine Avrupa Komisyonu'na şikayette bulunarak, ülkenin yanıltıcı çevre iddialarına karşı yeni AB kurallarını uygulamaya koymasının Avrupa hukukunu ihlal ettiğini öne sürdü.

Çevre örgütü, Avusturya'da üretilen ürünlerin, yeni AB şartlarını karşılamasa bile, çevreyle ilgili iddialarla üç yıl daha pazarlanmaya devam edebileceğini söyledi.

Çevre konusunda yanıltıcı veya asılsız iddialarda bulunma uygulaması olan "yeşil yıkama" ile mücadele etmeyi amaçlayan AB'nin Tüketicileri Yeşil Geçiş İçin Güçlendirme (EmpCo) direktifi pazar günü yürürlüğe giriyor.

AB, uzaya erişimde uydu talebi nedeniyle kapasite açığı yaşıyor

Kurallara göre, çevresel iddiaların doğrulanabilir olması gerekirken, sürdürülebilirlik etiketlerine yalnızca sertifikasyon gereksinimlerini karşılamaları durumunda izin verilecek. Kurallar ayrıca iklim nötrlüğü iddialarına ilişkin gereksinimleri de sıkılaştırıyor.

Yalnızca asgari yasal standartlara dayalı olarak çevresel faydaların reklamının yapılması, ayrıca ürünlerin dayanıklılığı ve onarılabilirliği hakkında yanıltıcı iddialarda bulunulması da yasaklanacak.

Afrika'daki salgın, ülkelerin et ihracatını durduruyor

Fri, 25 Sep 2026 11:47:43 Z

Tarım Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Namibya'da 60 yıl sonra ilk kez ticari hayvancılık bölgesinde şap hastalığı salgını görüldü ve bu durum ülke genelinde et ihracatına yasak getirilmesine yol açtı.

FMD olarak da bilinen şap hastalığı, insanlar için tehlikeli olmayan ancak sığırları ve koyunlar ile keçiler dahil olmak üzere diğer çift tırnaklı hayvanları etkileyen, bulaşıcılığı yüksek bir viral enfeksiyonu olarak biliniyor.

Namibya, Botsvana, Eswatini, Lesoto, Mozambik, Güney Afrika, Zambiya ve Zimbabve'nin ardından bu yıl şap hastalığından etkilenen Güney Afrika'daki sekizinci ülke oldu.

İlginizi Çekebilir

Bakanlık, virüsün 1964’ten beri resmi olarak ağız ve tırnak hastalığından arınmış olarak kalan bir bölgeye yayıldığını açıkladı.

İHRAÇ EDİLEN ETİN %90'I AVRUPAYA GÖNDERİLİYORDU

Tarım Bakanlığı sözcüsü Romeo Muyunda, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Bağımsızlığımızdan bu yana ilk kez bir salgın yaşıyoruz ve bu durum sektör üzerinde olumsuz bir etki yaratacak" dedi.

Türkiye'nin Afrika'daki barış çabaları kıtada yankı buluyor

Hayvancılık Üreticileri Birliği Nammic'e göre, 2025 yılında 13.381 tondan fazla sığır eti ihraç edildi ve bunun yüzde 90'ından fazlası Avrupa'ya gönderildi.

"ULUSAL AFET HALİ" İLAN EDİLMİŞTİ

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bu yılın başında ülke genelinde görülen şap salgını nedeniyle "ulusal afet hali" ilan edildiği bildirilmişti.

Ulusal Afet Yönetim Merkezi Başkanı Elias Sithole, yaptığı açıklamada, Doğu Cape, Free State, Gauteng, KwaZulu-Natal, Limpopo, Mpumalanga, Kuzey Batı ve Batı Cape eyaletlerinde görülen şap salgınının ulusal afet boyutuna ulaştığını belirtmişti.

İngiltere'den Gazze ve Batı Şeria'ya yeni yardım paketi

Fri, 25 Sep 2026 11:10:15 Z

İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Ed Miliband, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Gazze'ye insani yardımları ele alan bir toplantıya Katar ve Ürdünlü mevkidaşlarıyla birlikte ev sahipliği yaptı.

Bu kapsamda Gazze ve Batı Şeria'da ihtiyaç duyulan sağlık, temiz su ve hijyen hizmetleri için 88 milyon sterlinlik yeni yardım paketinin kullanıma gireceği belirtilen açıklamada, bu paranın kullanılacağı alanlara ilişkin detaylar da paylaşıldı.

İlginizi Çekebilir

Açıklamada, paketin 900 bin kişiye hizmet vermesi beklenen tıbbi danışmanlık hizmetlerinde, patlayıcı yarası bulunan 1000 çocuk için protez ve rehabilitasyonda, 900 bin kişinin atık suyunun arıtılmasında, 150 bin kişiye temiz su taşıyacak tankerlerde ve 21 bin kişiye verilecek psikososyal ve akıl sağlığı desteğinde kullanılacağı ifade edildi.

2023'TEN BU YANA 1,4 MİLYON KİŞİ YARDIMDAN YARARLANDI

İngiltere'nin Ekim 2023'ten bu yana Filistin'e yaptığı gıda yardımlarından 1,4 milyon kişinin faydalandığı, su ve temizliğe yönelik hizmetlerin ise 830 bin kişiye ulaştığı bilgisi açıklamada yer aldı.

Fransa, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki petrol limanını korumak için askeri güçlerini konuşlandıracak

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Miliband, "Gazze'deki sivillerin kesintisiz yardıma ulaşabilmesi hayati öneme sahip. İngiltere, yeni yardım paketiyle tıbbi yardımlara duyulan büyük ihtiyacı karşılama sözü veriyor. İsrail hükümetini, eylem çağrımıza kulak vermeye ve Gazze'ye yönelik yardımlara uygulanan kısıtlamaları kaldırmaya çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.


Processing feed: https://www.milliyet.com.tr/rss/rssNew/siyasetRss.xml

Milliyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu'nun adını bile anmayarak hangi mesajı verdi? 'Hukuki ve ahlaki bir tecrit'

Fri, 25 Sep 2026 13:49:58 Z

MİLLİYET.COM.TR - New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda dünya liderleri bir araya gelirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kendisini protesto eden genel kurula karşı boş salona yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alırken, Erdoğan'ın konuşması boyunca Netanyahu’nun ismini anmaya bile değer bulmaması uluslararası siyasetin ana gündemi oldu. CumhurbaşkanıErdoğan, kürsüde soykırım failini şahsen muhatap almayarak “adalet” vurgusu yaparken, Netanyahu ise boş salonda Türkiye’yi hedef alan hırçın açıklamalar yapıyor, elinde taşıdığı çağrı cihazıyla, uluslararası hukuku tanımama alışkanlığını sürdürerek adeta tehditler savuruyordu.

Netanyahu'nun konuşmasına ilişkin açıklamalarda bulunan İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın demecindeki “Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir” şeklindeki sözleri dünyanın tanıklık ettiği yaklaşım farkını da bir kez daha ortaya koydu.

Bunlara ek olarak Türkiye, Netanyahu'nun konuşmasına New York'ta üçüncü katip seviyesinde yanıt vererek, "Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ve kötü niyetli suçlamaları kesinlikle reddediyoruz" açıklamasında bulundu. Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüyü doğrudan sisteme, adaletsizliğe ve insanlık trajedisine odaklamakla neyi amaçladı? Uluslararası hukuk önünde sanık konumunda olan bir aktöre hitap ederken şahıs adından kaçınmak, onun diplomatik meşruiyetini sıfırlama hamlesi olarak görülebilir mi?

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi KKTC/Lefkoşa Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, Milliyet.com.tr için yanıtladı.

'KÜRESEL VİCDANIN SÖZCÜSÜ'

*Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğrudan hedef almak yerine kürsüde konuşmasını sisteme, adaletsizliğe ve insanlık trajedisine odaklayarak neyi amaçladı?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında kişisel polemikler yerine doğrudan küresel sistemin yapısal krizlerine, adaletsizliğe ve Gazze’de yaşanan insanlık trajedisine odaklanarak meseleyi iki lider arasındaki bir gerilim olmaktan çıkarıp küresel bir vicdan muhasebesine dönüştürmeyi amaçlamış, adeta “Küresel Vicdanın Sözcülüğü” rolünü üstlenmiştir. Bir diğer ifadeyle, failin adını zikretmeyerek sorunun münferit bir hükümet politikası olmadığını, mevcut küresel güvenlik mimarisinin ve veto sisteminin bizzat bu trajedileri ürettiğini dünyaya ilan etmiştir. Zira, İsrail ya da “Kötülük Tarihi” sadece Netanyahu ile sınırlı değil. “Dünya beşten büyüktür” doktrininin bir devamı olan bu hamle ile Türkiye, sadece bölgesel bir aktör olarak değil; mazlum halkların sesi ve uluslararası hukukun hamisi olarak, küresel güneyin sözcülüğü pozisyonunu da perçinlemiştir. Daha somut ifadeyle Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde Ankara, hedef küçültmeyerek kurumsal körlüğü ve BM Güvenlik Konseyi’nin işlevsizliğini bir kez daha merkeze almış, böylece küresel statükonun meşruiyet krizini tüm çıplaklığıyla uluslararası toplumun önüne koymuş, Türkiye’yi insanlığın ortak adalet arayışının sözcüsü ve küresel vicdanın bayraktarı hâline getirmiştir.

Infografik Görsel (Quality Image)

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Neorealist akımın öncülerinden Kenneth Waltz’a baktığımızda; meşhur üç tartışma düzeyi mevcuttur: Birey, devlet ve uluslararası düzey. Çünkü bir lider, başka bir lideri merkeze aldığında tartışmayı birinci düzeye, yani bireyler arası çatışmaya indirger. Buna karşılık sistemin işleyişini, BM'nin yetersizliğini, uluslararası hukuktaki çifte standartları ve sivillerin durumunu tartışmak meseleyi üçüncü düzeye, yani uluslararası sistem düzeyine taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu meseleyi uluslararası sistem düzeyine taşıyarak bir tartışmaya öncülük ettiğini görmekteyiz. Sayın Erdoğan'ın konuşmasının ana omurgasının da bu çerçevede okunması gerekir. Çünkü Birleşmiş Milletler’in uluslararası barış ve güvenliği sağlama görevini yerine getiremez hale gelmesi, Güvenlik Konseyi reformunun gündeme gelmesi, Gazze ve Batı Şeria’daki insani durumun öne çıkarılması, Filistin Devleti ve/veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısı hep bu eksende okunmalıdır. Bir kişiyi tartışmak yerine, o kişinin temsil ettiği politikaların ortaya çıkardığı uluslararası sonuçları tartışmak çok akıllıca bir stratejidir. Mesele, böyle bir yöntemle Netanyahu-Erdoğan tartışmasının dışına çıkar; uluslararası hukuk, sivillerin korunması, BM sistemi, Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi ve iki devletli çözüm gibi konular bu eksene taşınır. Burada esas önemli olan, gündemi kimin tanımladığıdır. Uluslararası ilişkilerde gündemi belirleyebilmek de bir güç biçimidir. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu sağlamıştır."

*Uluslararası hukuk önünde sanık konumunda olan bir aktöre hitap ederken şahıs adından kaçınmak, onun diplomatik meşruiyetini sıfırlama hamlesi olarak nasıl okunmalı?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Uluslararası hukuk önünde sanık kürsüsünde olan bir aktörün ismini anmamak, diplomatik bir “meşruiyet iptali” hamlesi olup; bu tutum, suçun şahsileştirilmesini önleyen ve muhatabın devlet temsiliyetini uluslararası toplum nezdinde “yok hükmünde” sayan, “Hukuki ve Ahlaki Tecrit” hamlesi olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda ismi zikretmemek, artık kişiyi muhatap almamakla eşdeğerdir. Zira, isim zikretmek, istemeden de olsa muhataba eşit bir diplomatik zemin sunmaktadır. Dolayısıyla, Netanyahu’nun siyasi varlığı gayrimeşru ilan edilmiş, küresel hafızada fiilen sıfırlanmış, uluslararası toplum nezdinde tam bir diplomatik izolasyona mahkûm edilmiştir.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Bir devlet başkanının başka bir devlet başkanını sürekli ismen hedef alması, bazen istemeden zikredilen isme söylemsel bir merkezilik kazandırır. Bu durum, tartışmanın boyutunu özellikle bir 'Netanyahu-Erdoğan çatışması' hâline getirebilir. Burada isim kullanmamak farklı bir iletişim stratejisidir. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından benimsenen 'Ben bir şahısla polemik yürütmüyorum, uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu problemi konuşuyorum' çizgisi oldukça önemlidir.

Dolayısıyla karşı tarafın hukuki statüsünü, yapmış olduğu ihlalleri veya sorumluluğunu bu diplomatik anlayış asla ortadan kaldırmaz; tek başına diplomatik meşruiyeti sıfırlamaz. Burada söylemsel olarak muhatabın kişiliğini merkeze almamayı sağlar. Bu da hukuki bir “tanımama” durumundan ziyade diplomatik bir çerçeveleme olarak okunmalıdır.

*İsmi anmamak diplomatik bir "değersizleştirme" ve ciddiye almama taktiği mi?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: İsmi zikretmemek muhatabı siyasi literatürde tamamen yok hükmünde sayan, bilinçli bir diplomatik değersizleştirme ve ciddiyetsizleştirme asimetrisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu’yu küresel bir aktör olarak değil, tarihin karanlık sayfalarına gömülecek geçici bir fail olarak konumlandırmış, İsrail’in hatta Netanyahu’nun şahsen bölgesel ve küresel ölçekte yaratmaya çalıştığı “güçlü lider” imajı, ciddiye alınmaya bile değer görülmeyen bir seviyeye indirgenmiştir. Böylece, gerilimi şahsileştirmeyi reddederek, muhatabını küresel diplomasi hiyerarşisinde tamamen alt basamaklara itmiş, sahada ve masada üstünlüğün kimde olduğunu net bir şekilde tüm dünyaya ilan etmiştir.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Diplomaside bazen stratejik sessizlik olur. Direkt saldırıdan daha etkili bir iletişim aracı olabilir. Fakat burada tabii “Erdogan kesinlikle Netanyahu’yu değersizleştirmek için ismini söylemedi” dersek de tam olarak doğru tanımlayamayız. Gözlemlenen sonuç şudur: Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının merkezine Gazze’yi, Filistinlileri, BM sisteminin işlevsizliğini ve uluslararası düzen tartışmasını yerleştirmiştir. Netanyahu ise direkt Erdoğan’ı hedef almış, bunun yanında Türkiye’yi, Katar’ı, Fransa’yı, Birleşik Krallık’ı, İran’ı ve hatta New York Belediye Başkanı'nı eleştirmiştir. İki konuşmasının retorik mimarisi farklıdır.

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan sisteme, hukuka, Filistin’e ve insanlığa değinirken; Netanyahu doğrudan eleştirilere cevap veren konumda, belli devlet ve liderleri doğrudan hedef alan saldırgan bir politika ile kendisini dünyaya göstermiştir. Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu bu strateji, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından çok bilinçli ve kudretli bir şekilde yürütülmüştür.

'-NETANYAHU VİCDANİ DUVARA ÇARPMANIN HEZEYANINI YAŞIYOR...' '-ÇARESİZLİĞİN BİR ÇIRPINIŞI...'

*Peki Netanyahu’nun, kendi isminin anılmadığı bir konuşmanın ardından boş salonda doğrudan Erdoğan’ı hedef almasını “psikolojik çaresizliğin dışavurumu” olarak değerlendirebilir miyiz?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Tablo çok net. Temsilcilerin salonu terk etmesiyle ıssızlaşan koltuklar karşısında doğrudan Erdoğan’ı hedef almak, ağır bir diplomatik dışlanmışlık ve yalnızlık psikolojisinin dışavurumudur. Meşruiyetini yitirmiş bir aktörün boş duvara konuşma çaresizliği, maruz kaldığı küresel dışlanmışlığı gizleme adına hırçınlaşarak Türkiye’nin adalet eksenli ve insanlığı merkeze alan vicdani duruşuna çarpma hezeyanıdır. Bu saldırganlık, uluslararası toplumun vicdanı tarafından tecrit edilmenin yarattığı panik halinin ve küresel sistemde artık hiçbir yankı bulamayan yankı odasındaki çaresiz çırpınışın ve içerideki kamuoyuna sahte bir güç gösterisi yapma çaresizliği net bir kanıtı olarak değerlendirilebilir.

Infografik Görsel (Quality Image)

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Burada tabii ki uluslararası ilişkiler açısından baktığımızda, aklımıza 'iki seviyeli oyun' teorileri gelir. Yani Robert Putnam’ın 'İki Seviyeli Oyunlar Teorisi’nde' liderler aynı anda iki masada siyaset yaparlar: Birinci masa uluslararası sistem, ikinci masa ise iç kamuoyudur. Netanyahu'nun konuşması, İsrail kamuoyuna hitap edecek şekilde de ayarlanmış ve 27 Ekim’deki İsrail seçimleri öncesi için önem arz ettiği değerlendirilerek böyle hazırlanmış olmalı. Bu yöntem sadece ve sadece iç siyasette bir mobilizasyon sağlar; hiçbir anlamda uluslararası etkisi olan bir strateji değildir. Dolayısıyla Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanı’nı doğrudan hedef alması, bu şekilde yönelmesi çaresizliğinin bir çırpınışıdır. Bu çaresizlik çırpınışı hem dünyaya karşı kendisini göstermek hem de iç kamuoyunda seçimlere yönelik bir yatırım içindir.

'YAYILMACI POLİTİKALARIN ÖNÜNDEKİ TEK GERÇEK BARİKAT: TÜRKİYE'

*Peki Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Erdoğan’ı hedefe alması, Ankara’nın küresel denklemdeki ağırlığı ve “rahatsızlık yaratan” gücü hakkında ne anlatıyor?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: İsrail, kendi jeopolitik tıkanmışlığının ve suçluluk psikolojisinin asıl müsebbibi olarak Ankara’nın küresel etki alanını görmektedir. Bu bağlamda ismi doğrudan anılmadığı halde Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alması, Ankara’nın küresel denklemdeki kurucu iradesini ve sarsıcı ağırlığını tescillemiştir. Bu durum, Türkiye’nin adalet ve hakikat eksenli dış politikasının küresel vicdanı konsolide etme yeteneğinden duyulan derin rahatsızlığın ilanı olup; Ankara’nın haksızlıklara karşı ördüğü diplomatik barikatın ve kurduğu vicdani ittifakın İsrail’in asimetrik propaganda duvarını yıktığını bir kez daha göstermiştir. Dolayısıyla Türkiye, bölgesel statükoları ve haksız ittifakları bozan stratejik hamleleriyle, emperyalist planların önündeki en büyük vizyoner engel ve dengeleyici küresel odak olduğunu bu hedef olma haliyle bir kez daha kanıtlamıştır.

Bir diğer ifadeyle, İsrail’in varoluşsal krizini, askeri tıkanmışlığını ve diplomatik yalnızlığını aşmak adına ilk ve tek hedef olarak Ankara’yı seçmesi, Türkiye’nin bölgedeki mutlak jeopolitik ve stratejik oyun kurucu rolünü onaylamaktır. Daha somut bir ifadeyle, örneğin, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz denkleminde Türkiye onay vermeden hiçbir gayrimeşru planın kalıcı olamayacağını göstermektedir. Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı, dik duruşu ve adalet vizyonu, haksız yayılmacı politikaların önündeki aşılması imkânsız tek gerçek barikat olduğu bir kez daha görülmüştür.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Türkiye bir NATO üyesidir, G20 ekonomisindedir, Doğu Akdeniz’deki en önemli güçtür, Suriye denklemindeki en önemli aktördür, Körfez devletleriyle çok iyi ilişkileri vardır, Filistin konusunu çok uzun yıllardır takip eder... Dolayısıyla Türkiye’nin söylemi İsrail açısından sadece bir söylemin sertliğinden değil, söylemi üretken bir aktör olarak ortaya koyan kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Yani Netanyahu’nun rahatsızlığı söylemin kendisinden değil, Türkiye’nin gücünden ve diğer aktörler üzerindeki etkisinden dolayı köşeye sıkışmasındandır.

Türkiye sadece Doğu Akdeniz’de değil küresel anlamda bir güç noktasına yönelen, siyasi ve arabuluculuk anlamında, savaşların önlenmesi anlamında kendisini kanıtlayan bir ülke olmasından ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde etkisini yaygınlaştıran bir siyasi aktör olarak dünyada yerini almıştır. Öte yandan Türkiye-İsrail ilişkileri polemiklerin ötesinde durumlar taşıyor. Doğu Akdeniz, Suriye, Filistin, Kıbrıs, Körfez güvenliği, enerji jeopolitiği, savunma sanayisi, NATO, bölgesel ittifak ağları ve aynı stratejik tablonun parçası hâline gelen diğer alanlar; Kızıldeniz, Afrika’daki Türkiye’nin etkinliği...

Bu bağlamlarda iki konuşma, ciddi anlamda Genel Kurul’da etki uyandıran bir mesele haline geldi. Bugün BM kürsüsünde gördüğümüz şey, söz düellosundan daha büyüktür. Uluslararası sistemde kimin kendi anlatısını meşru, evrensel ve hukuka dayalı bir anlatı olarak kabul ettirme mücadelesi içinde yerini aldığı görülmüştür. Buna da baktığımızda Türkiye, bu noktada İsrail’e BM Genel Kurulu’nda çok daha üstün bir stratejik hamle ile İsrail’e ezici bir güç olarak Genel Kurul’da varlığını göstermiştir.

Infografik Görsel (Quality Image)

'NETANYAHU'NUN İSRAİL'İ GETİRDİĞİ EN DÜŞÜK SEVİYE!'

*Onlarca ülkenin temsilcisinin Netanyahu konuşma yapmak için kürsüye geldiğinde bilinçli olarak salonu terk etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Onlarca ülke temsilcisinin, delege düzeyinde salonu protestolar eşliğinde topluca terk etmesi, Netanyahu’nun kürsü performansını küresel ölçekte tam bir diplomatik iflas ve meşruiyet kaybı ile sonuçlandırmış, adeta bir “Diplomatik Ölüm” senaryosuna dönüştürmüştür. Netanyahu, dünya genelinde bir “parya” konumuna düşmüştür. Boş sıralara yapılan hitap, saldırgan politikaların uluslararası toplum nezdinde artık hiçbir ahlaki, hukuki ve insani karşılığının kalmadığının tescilidir. Dünya, katliamların savunuculuğunu yapan bir hitabeti dinlemeyi reddederek adalet arayışında Türkiye’nin açtığı diplomatik cephede saf tutmuştur.

Doç. Dr. Emete Gözügüzelli: Netanyahu’nun konuşmaya başlamasıyla salonun terk edilmesi meselesi, çok önemli görüntülerden biri. Netanyahu konuşmaya başladığında onlarca delegasyon salonu terk etmiştir ve doğrudan tepki göstermiştir. Bu da uluslararası ilişkilerde sembolik bir diplomasinin gereği... Diplomatlar bazen konuşarak mesaj verir, bazen oy kullanarak ya da bazen orada bulunmayarak... Bu şekilde bir hamle Netanyahu'ya diplomatik protokolde siyasi mesafe konulduğunun sinyalidir. Şimdi burada salondan çıkış, bizzat bu uluslararası toplum karşısındaki kabul ve meşruiyet kapasitesi ile ilgili tavrın sahaya yansımış hâlini gösteriyor. İsrail’in burada bu şekilde eleştiriye tabi olması, bize uluslararası toplum karşısında geldiği noktayı gösterir.

Ama bu durum İsrail’in askeri kapasitesine, ABD ile ortak projelerine ya da bölgedeki yayılmacı hedeflerine bir engel teşkil etmez. Fakat Netanyahu hükümetinin politikalarına yönelik uluslararası toplumun BM salonunda fiziki ve görünür bir diplomatik protestoya dönüşen statüsünü bize yansıtır. Bu nedenle boş koltuklar, diplomatik sembolizm açısından Netanyahu’nun İsrail’i getirdiği en düşük seviyede olarak değerlendirilebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz

BAE, İran hava yollarının uçuşlarını askıya aldı

Fri, 25 Sep 2026 13:24:16 Z

BAE Genel Sivil Havacılık Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, İran hava yolu şirketlerinin ülkeye gerçekleştirdiği tüm uçuşların durdurulduğu bildirildi. Alınan karara gerekçe olarak, ABD'nin İran hava yolu şirketlerinin dünya genelindeki havalimanlarını kullanmasına getirdiği yasağın gösterildiği kaydedildi.

Açıklamada, BAE ile İran arasındaki hava trafiği yeniden normale dönene kadar kamuoyunun ve ilgili tüm tarafların gelişmelerden düzenli olarak haberdar edileceği ifade edildi.

İlginizi Çekebilir

Sivil Havacılık Otoritesi ayrıca, hava trafiğine dair süreçlerde dezenformasyonun önüne geçilmesi adına kamuoyuna yalnızca yetkili resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmelere itibar etmeleri çağrısında bulundu.

Greenpeace, Avusturya'yı Avrupa Komisyonu'na şikayet etti!

Fri, 25 Sep 2026 13:06:34 Z

Greenpeace, Avusturya aleyhine Avrupa Komisyonu'na şikayette bulunarak, ülkenin yanıltıcı çevre iddialarına karşı yeni AB kurallarını uygulamaya koymasının Avrupa hukukunu ihlal ettiğini öne sürdü.

Çevre örgütü, Avusturya'da üretilen ürünlerin, yeni AB şartlarını karşılamasa bile, çevreyle ilgili iddialarla üç yıl daha pazarlanmaya devam edebileceğini söyledi.

Çevre konusunda yanıltıcı veya asılsız iddialarda bulunma uygulaması olan "yeşil yıkama" ile mücadele etmeyi amaçlayan AB'nin Tüketicileri Yeşil Geçiş İçin Güçlendirme (EmpCo) direktifi pazar günü yürürlüğe giriyor.

AB, uzaya erişimde uydu talebi nedeniyle kapasite açığı yaşıyor

Kurallara göre, çevresel iddiaların doğrulanabilir olması gerekirken, sürdürülebilirlik etiketlerine yalnızca sertifikasyon gereksinimlerini karşılamaları durumunda izin verilecek. Kurallar ayrıca iklim nötrlüğü iddialarına ilişkin gereksinimleri de sıkılaştırıyor.

Yalnızca asgari yasal standartlara dayalı olarak çevresel faydaların reklamının yapılması, ayrıca ürünlerin dayanıklılığı ve onarılabilirliği hakkında yanıltıcı iddialarda bulunulması da yasaklanacak.

Afrika'daki salgın, ülkelerin et ihracatını durduruyor

Fri, 25 Sep 2026 11:47:43 Z

Tarım Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Namibya'da 60 yıl sonra ilk kez ticari hayvancılık bölgesinde şap hastalığı salgını görüldü ve bu durum ülke genelinde et ihracatına yasak getirilmesine yol açtı.

FMD olarak da bilinen şap hastalığı, insanlar için tehlikeli olmayan ancak sığırları ve koyunlar ile keçiler dahil olmak üzere diğer çift tırnaklı hayvanları etkileyen, bulaşıcılığı yüksek bir viral enfeksiyonu olarak biliniyor.

Namibya, Botsvana, Eswatini, Lesoto, Mozambik, Güney Afrika, Zambiya ve Zimbabve'nin ardından bu yıl şap hastalığından etkilenen Güney Afrika'daki sekizinci ülke oldu.

İlginizi Çekebilir

Bakanlık, virüsün 1964’ten beri resmi olarak ağız ve tırnak hastalığından arınmış olarak kalan bir bölgeye yayıldığını açıkladı.

İHRAÇ EDİLEN ETİN %90'I AVRUPAYA GÖNDERİLİYORDU

Tarım Bakanlığı sözcüsü Romeo Muyunda, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Bağımsızlığımızdan bu yana ilk kez bir salgın yaşıyoruz ve bu durum sektör üzerinde olumsuz bir etki yaratacak" dedi.

Türkiye'nin Afrika'daki barış çabaları kıtada yankı buluyor

Hayvancılık Üreticileri Birliği Nammic'e göre, 2025 yılında 13.381 tondan fazla sığır eti ihraç edildi ve bunun yüzde 90'ından fazlası Avrupa'ya gönderildi.

"ULUSAL AFET HALİ" İLAN EDİLMİŞTİ

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bu yılın başında ülke genelinde görülen şap salgını nedeniyle "ulusal afet hali" ilan edildiği bildirilmişti.

Ulusal Afet Yönetim Merkezi Başkanı Elias Sithole, yaptığı açıklamada, Doğu Cape, Free State, Gauteng, KwaZulu-Natal, Limpopo, Mpumalanga, Kuzey Batı ve Batı Cape eyaletlerinde görülen şap salgınının ulusal afet boyutuna ulaştığını belirtmişti.

İngiltere'den Gazze ve Batı Şeria'ya yeni yardım paketi

Fri, 25 Sep 2026 11:10:15 Z

İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Ed Miliband, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Gazze'ye insani yardımları ele alan bir toplantıya Katar ve Ürdünlü mevkidaşlarıyla birlikte ev sahipliği yaptı.

Bu kapsamda Gazze ve Batı Şeria'da ihtiyaç duyulan sağlık, temiz su ve hijyen hizmetleri için 88 milyon sterlinlik yeni yardım paketinin kullanıma gireceği belirtilen açıklamada, bu paranın kullanılacağı alanlara ilişkin detaylar da paylaşıldı.

İlginizi Çekebilir

Açıklamada, paketin 900 bin kişiye hizmet vermesi beklenen tıbbi danışmanlık hizmetlerinde, patlayıcı yarası bulunan 1000 çocuk için protez ve rehabilitasyonda, 900 bin kişinin atık suyunun arıtılmasında, 150 bin kişiye temiz su taşıyacak tankerlerde ve 21 bin kişiye verilecek psikososyal ve akıl sağlığı desteğinde kullanılacağı ifade edildi.

2023'TEN BU YANA 1,4 MİLYON KİŞİ YARDIMDAN YARARLANDI

İngiltere'nin Ekim 2023'ten bu yana Filistin'e yaptığı gıda yardımlarından 1,4 milyon kişinin faydalandığı, su ve temizliğe yönelik hizmetlerin ise 830 bin kişiye ulaştığı bilgisi açıklamada yer aldı.

Fransa, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki petrol limanını korumak için askeri güçlerini konuşlandıracak

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Miliband, "Gazze'deki sivillerin kesintisiz yardıma ulaşabilmesi hayati öneme sahip. İngiltere, yeni yardım paketiyle tıbbi yardımlara duyulan büyük ihtiyacı karşılama sözü veriyor. İsrail hükümetini, eylem çağrımıza kulak vermeye ve Gazze'ye yönelik yardımlara uygulanan kısıtlamaları kaldırmaya çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/6.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Kültür-Sanat

Botanica: Anadolu’nun Bitkileri sergi 26 Eyül’de başlıyor

Fri, 25 Sep 2026 13:32:00 +0300

Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, Flora Araştırmaları Derneği’nin Bitki Ressamları Komitesi (BİRET) işbirliğiyle hayata geçirilen BOTANICA: Anadolu’nun Bitkileri sergisine ev sahipliği yapıyor. Bilimsel botanik illüstrasyon alanındaki üretimleri bir araya getiren bu özel sergi, Anadolu’nun zengin bitki çeşitliliğini sanat ve bilimin ortak diliyle ziyaretçilerle buluşturuyor.

Metrohan’da Zafer Toprak arşivi açıldı

Fri, 25 Sep 2026 12:01:00 +0300

Cumhuriyet tarihini bütün boyutları inceleyen ve belgeleyen Prof. Dr. Zafer Toprak’ın 103 bin eserlik paha biçilemez zengin arşivi Metrohan’da açıldı.

İnsan, doğa ve ‘Beşinci Unsur’: Serginin düzenleyiciliğini üstlenen Ecem Naz Çakır ile konuştuk

Fri, 25 Sep 2026 04:00:00 +0300

Avantgarde Collection’ın insan ile doğa arasındaki bağı toprak, su, hava ve ateş unsurları üzerinden inceleyen ve Ecem Naz Çakır küratörlüğünde hazırlanan “Beşinci Unsur” sergisi 27 Eylül’e kadar Contemporary İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul'da tiyatro zamanı: Dört yeni prömiyerle sahnede...

Thu, 24 Sep 2026 22:22:00 +0300

İstanbul Devlet Tiyatrosu, ekim ayı boyunca dolu dolu bir program ile sanat tutkunlarını buluşturacak.

Bin bebeklik koleksiyon...

Thu, 24 Sep 2026 18:25:00 +0300

Sadece Türkiye’ye özgü kitre-pamuk tekniğiyle yaptığı bebeklerle tanınan sanatçı Lütfiye Batukan yakın zamanda 86 yaşında aramızdan ayrıldı. Batukan, ardında müzeleştirme hayalini gerçekleştiremediği yaklaşık bin bebeklik bir koleksiyon bıraktı.


Processing feed: https://www.cumhuriyet.com.tr/rss/73.xml

Cumhuriyet Gazetesi - Terazi Burcu

Terazi (22.10.2013)

Tue, 22 Oct 2013 19:03:00 +0300

Terazi


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/son-dakika/news

No items found.


Processing feed: https://www.cnnturk.com/feed/rss/ekonomi/news

CNN TÜRK

Altın fiyatlarında Fed baskısı: Haftalık kayıp yüzde 2'yi aşabilir

Fri, 25 Sep 2026 16:42:02 GMT

Altın fiyatları güne yatay seyirle başlarken, güçlü dolar ve ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında faizleri yüksek tutacağı beklentisi değerli metal üzerinde baskı oluşturuyor.

İstanbul'da konut tercihlerinde yeni tablo: Küçük metrekareli evlere ilgi artıyor

Fri, 25 Sep 2026 16:15:52 GMT

İstanbul'da konut talebi; değişen hane yapısı, alım gücü, finansman koşulları ve yaşam biçimlerinin etkisiyle farklılaşıyor. Sektör temsilcileri, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi daha kompakt konutlara yönelik ihtiyacın arttığını, ailelerin ise 3+1 ve daha büyük evlere olan ilgisini sürdürdüğünü belirtiyor.

Türk Firması Tunus’ta havacılık yatırımı yapacak

Fri, 25 Sep 2026 15:42:31 GMT

Akkök Holding şirketlerinden Aksa Kompozit, Tunus’ta havacılık sektörüne yönelik kompozit parça üretimi için yaklaşık 5 milyon dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Yatırım kapsamında kurulan Aksa Tunisie Aéronautique için planlanan tesisin 2028 yılında faaliyete geçmesinin hedeflendiği belirtildi.

SON DAKİKA | Bakan Gürlek: Fon soruşturmasında şüphelilerin mal varlıklarına el konuldu

Fri, 25 Sep 2026 15:40:00 GMT

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul'da yürütülen fon soruşturmasına ilişkin son durumu paylaştı.

Nordex, Türkiye'de rüzgar enerjisine 70 milyon avro yatırım yaptı

Fri, 25 Sep 2026 15:11:25 GMT

Alman Nordex Grup Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkan Yardımcısı Ender Özatay, şirketin 2026 yılında Türkiye'de 70 milyon avroluk rüzgar enerjisi teknolojisi yatırımı gerçekleştirdiğini açıkladı.


Processing feed: https://www.ensonhaber.com/rss/ensonhaber.xml

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.mynet.com/haber/rss/kategori/politika/

Mynet Güncel Haberler

AK Parti'li İnan’dan Netanyahu’ya: 'Bu hadsizliğine bin pişman olacak'

Fri, 25 Sep 26 15:14:50 +0300

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine sert tepki gösterdi. İnan, “Sığındığı yalanlar, o boş koltukların yüzüne vurduğu utancı asla örtbas edemez” ifadelerini kullandı.

Yenilik Partisi'nden YENİ Parti'ye isim krizi için 3 Ekim'e kadar süre

Thu, 24 Sep 26 19:41:08 +0300

Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, isim konusunda yaşanan sorunun çözümü için YENİ Parti'ye 3 Ekim'e kadar süre tanıdıklarını söyledi. Yılmaz, "En son görüşmede de kendilerine bir yol haritası sunduk. O yol haritası da nedir? ‘15 gün içerisinde gelin, sizin isim sorununuzu ve yeterlik sorununuzu çözelim, toplumsal muhalefeti 15 gün içerisinde derleyip toplayalım' dedik" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Hürmüz Boğazı' ve 'Mekke Anlaşması' mesajı

Thu, 24 Sep 26 15:00:22 +0300

New York'taki Türkevi’nde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA eş güdümünde ABD’li Düşünce Kuruluşu Temsilcileriyle düzenlenen toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı ve Mekke Savunma Anlaşması'yla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mansur Yavaş istifa sebebini açıkladı, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusuna yanıt verdi

Thu, 24 Sep 26 07:49:15 +0300

CHP'den istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yaptığı açıklamada, neden partiden istifa ettiğini açık açık anlattı. Yoluna bağımsız olarak devam etme kararı alan Yavaş, ayrıca Cumhurbaşkanlığı için olası bir çatı adaylığıyla ilgili iddialara da yanıt verdi.

Bahçeli’den Mansur Yavaş’ın istifası sonrası dikkat çeken mesaj

Thu, 24 Sep 26 07:31:54 +0300

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasına ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Yavaş’ın istifasının geniş şekilde gündeme taşınmasına tepki gösteren Bahçeli, "Bu yayınlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletler’deki konuşması ve ABD’deki siyasi temasları mı gölgeleniyor?" dedi.


Processing feed: https://www.dunya.com/rss/ekonomi.xml

Dünya Gazetesi

ABD’de enflasyonun 5 yıllık faturası: Yumurtadan otomobile fiyatlar baş döndürdü

Fri, 25 Sep 2026 16:15:00 +0300

ABD’de son 5 yılda yükselen fiyatlar tüketicinin bütçesini zorladı. Yumurtadan benzine, konuttan otomobile kadar temel harcama kalemlerinde fiyatlar hızla değişirken, bazı ürünlerdeki artış yüksek seviyelere ulaştı.

ATO Başkanı Baran: Vadeli satışlarda ödeme ertelensin

Fri, 25 Sep 2026 15:34:00 +0300

ATO Başkanı Gürsel Baran, vadeli satışlarda bedel tahsil edilmeden KDV ödenmesinin işletmelerin nakit akışını zorladığını belirterek, KDV ödeme yükümlülüğünün tahsilat vadesi dikkate alınarak 3 veya 6 ay ertelenmesini önerdi.

Basın kuruluşlarına 8 ayda 5,2 milyar TL'yi aşan resmi ilan ve reklam desteği

Fri, 25 Sep 2026 14:30:00 +0300

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında basın kuruluşlarına 5 milyar 258 milyon liranın üzerinde resmi ilan ve reklam desteği sağlandığını açıkladı. Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle 131 milyon lirayı aşan finansman kaynağı sektörün kullanımına sunulurken 1.075 basın işletmesini kapsayan eğitim ve istihdam imkânı hayata geçirildi.

Yapay zekâ devleri yarışta rakip, kontrolde ortak: Google, OpenAI ve Anthropic aynı masada

Fri, 25 Sep 2026 14:27:00 +0300

Google, OpenAI ve Anthropic, en güçlü yapay zekâ modelleri için ortak test ve güvenlik standartları belirleyecek bağımsız bir yapı kurmaya hazırlanıyor. Geçici adı SAFA olan kurumun 2026 sonu veya 2027 başında devreye girmesi planlanıyor.

Mohamed Salah'a komşu olma fırsatı: Trabzon'daki villaya servet istiyorlar

Fri, 25 Sep 2026 14:00:00 +0300

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde satışa çıkarılan lüks villa, fiyatından çok ilan başlığıyla dikkat çekti. Emlakçı, Trabzonspor’un yıldızı Mohamed Salah’ı kullanarak 31 milyon TL’lik villayı “Mohamed Salah’a komşu” ifadeleriyle satışa çıkardı.


Processing feed: https://www.finansgundem.com/rss

Error: cURL error: Maximum (20) redirects followed


Processing feed: https://www.ekonomist.com.tr/rss/

ekonomist

Hafta sonu hava nasıl olacak?

Fri, 25 Sep 2026 16:45:00 +0300

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte önümüzdeki hafta boyunca aralıklarla sağanak ve yer yer kuvvetli sağanak beklendiğini duyurdu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi, Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı hava dalgasının etkisi altına girecek.

Yarın yerel geçişler şeklinde görülecek yağışların pazar günü saat 18.00 itibarıyla etkisini artıracağı ve il genelinde yayılacağı tahmin ediliyor.

Yağışın hafta boyunca aralıklarla sağanak ve yer yer kuvvetli sağanak şeklinde devam edeceği öngörülüyor.

Rüzgarın ise yarın öğle saatlerinden itibaren kuzey yönünden kuvvetlenerek saatte 30 ila 60 kilometre hıza ulaşması bekleniyor.

Poyrazın sert esmesiyle birlikte halihazırda 22 ile 24 derece aralığında seyreden hava sıcaklıklarının 15 ile 18 derece civarına gerileyerek mevsim normallerinin altına ineceği değerlendiriliyor.

Şırnak'tan Paris ve Londra'ya uzanan başarı: Balı iki kez altın madalya kazandı

Fri, 25 Sep 2026 16:39:00 +0300

Şırnaklı arıcı Yusuf Göktepe'nin ürettiği bal, uluslararası yarışmalarda üst üste iki kez altın madalyaya layık görüldü. Geçen yıl Paris'te ödül alan bal, bu yıl da Londra’da düzenlenen yarışmada altın madalya kazandı.

Şırnak’ta arıcılıkla uğraşan Yusuf Göktepe, ürettiği balla uluslararası yarışmalarda önemli bir başarı elde etti. Göktepe'nin balı, 2025'te Paris'te düzenlenen yarışmanın ardından bu yıl Londra'da gerçekleştirilen yarışmada da altın madalya kazandı.

Hollanda iş dünyasını uyardı: Yapay zeka siber saldırıları hızlandırdı, dikkatli olun

Fri, 25 Sep 2026 16:29:00 +0300

Hollanda istihbarat ve güvenlik kurumları, yapay zekânın siber saldırıları daha hızlı, kolay ve etkili hale getirdiği konusunda uyararak iş dünyasını ve kurumları acilen siber güvenlik önlemlerini artırmaya çağırdı.

NL Times'da yer alan habere göre; Hollanda istihbarat servisleri AIVD ve MIVD ile diğer beş kuruluşun yaptığı açıklamaya göre, suçlular siber saldırıları otomatikleştirmek ve daha verimli hale getirmek için giderek daha fazla yapay zeka kullanıyor. Ortak bir açık mektupta kuruluşlar, iş dünyası liderlerini ve kurumları sorumluluk almaya ve siber güvenliğe öncelik vermeye çağırdı.

Açık mektuba Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), Terörle Mücadele ve Güvenlik Ulusal Koordinatörlüğü (NCTV), polis teşkilatı, Savcılık ve merkezi hükümetin Bilgi Teknolojileri organizasyonu olan CIO Rijk da imza attı.

Kurumlar, yapay zekânın siber tehditleri hızlandırdığı ve kötü niyetli aktörlerin saldırı gerçekleştirmesinin önündeki engelleri azalttığı konusunda uyarıyor. Ayrıca yapay zeka sayesinde sistemlerdeki açıkların daha hızlı bulunup suistimal edilebildiğini ve mevcut zayıflıkların etkisinin daha da büyüdüğünü belirtiyorlar.

Siber güvenlik önlemleri güçlendirilmeli

Kuruluşlar, şirketlerin ve kurumların temel siber güvenlik önlemlerini güçlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Sistemlerin güncel tutulması, güvenlik açıklarının kapatılması, BT ağlarının yakından izlenmesi ve yöneticilerin son gelişmelerden haberdar olması tavsiye ediliyor.

Ayrıca insan faktörünün önemine dikkat çekilerek farkındalığa, davranış ve kültür değişikliklerine yatırım yapılması, yaşanan güvenlik ihlallerinin ise yetkililere bildirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Siber suçlular yapay zekayı verileri çalan veya şifreleyen zararlı yazılımlar geliştirmek ve parolalar da dahil olmak üzere hassas bilgileri ele geçirmeyi hedefleyen kimlik avı e-postaları oluşturmak için kullanabiliyor.

Siber saldırılar, özellikle isim, adres ve pasaport bilgileri gibi büyük miktarda kişisel verinin çalındığı durumlarda ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ancak verilen zarar her zaman anında fark edilmeyebiliyor. Örneğin, şirket casusluğu gibi durumlar ancak ilerleyen aşamalarda sorun yaratabiliyor.

Hem kamu hem özel sektöre büyük görev düşüyor

Kurumlar, saldırganların siber saldırı düzenlemek için mutlaka çok gelişmiş yapay zekâ sistemlerine ihtiyaç duymadığı uyarısında bulundu. ChatGPT, Claude ve Google Gemini gibi kamuya açık ve yaygın kullanılan yapay zekâ modelleri bile kötü niyetli amaçlar için yeterli imkanları sağlayabiliyor. Geliştiriciler bu tür kötüye kullanımları engellemek için adımlar attıklarını söylese de siber saldırı ve hack olayları düzenli olarak yaşanmaya devam ediyor.

Kuruluşlar, siber güvenliğin yalnızca BT ekiplerine veya güvenlik uzmanlarına bırakılmaması, ortak bir sorumluluk olması gerektiğini vurgulayarak ülkemizin dijital dayanıklılığını artırmanın hem kamu hem de özel sektördeki herkesin görevi olduğunu belirttiler.

Uzmanı uyardı: Yapay zeka sizin yerinize alışveriş yaparken dolandırılmayın! Yapay zeka ajanları ne kadar güvenli?

Fri, 25 Sep 2026 16:11:00 +0300

Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, bazı alışveriş platformlarında yapay zeka ile alışveriş yapılabildiğini söyleyerek, yapay zeka ajanları tarafından oluşabilecek tehlikelere karşı uyarılarda bulundu. Topuzoğlu, "Yerinize alışveriş yapan yapay zeka ajanları ele geçirilebilir" dedi.

Teknolojinin geldiği noktada artık insanların yerine ürün seçebilen ve sipariş edebilen yapay zeka aracılı alışverişin ortaya çıktığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Aslında filmlerde gördüğümüz ya da olmaz dediğimiz her şeyi bizzat yaşıyoruz. İşte en son da yapay zekanın hayatımızın her yerine girmesinin akabinde yapay zeka aracılı alışveriş diye Türkçeleştirebileceğimiz Agentic pazarlama ya da ticaret ortaya çıktı. Bu ne demek. Artık makinelerin alışverişi makinelerin ödemesi yani M2M diye söylüyorlar. Burada siz bir ürün almak istiyorsunuz, ürünü tarif ediyorsunuz yapay zeka aracına ve gidiyor o buna uygun olan internet sitesinden ürünü buluyor, sipariş ediyor, sizin yerinize ödemeyi yapıyor, ürün kapınıza kadar gelmiş oluyor. Bizim komut verdiğimiz sistemin karşısında da yine bir makine var. Artık makineler kendi arasında anlaşıyorlar ve gün sonunda ya da ay sonunda belli dönemlerde sadece insanlar bu raporları inceliyor. Bu şekilde anlatınca tabi kulağa çok hoş geliyor. Böyle bir yoğunluk içerisinde, hatta cihazlarımıza entegre ederek yapay zekayı ‘kırtasiye ürünü bitti hemen git bunu kendin sipariş et’ gibi otomasyonlar da yapılabilecek olması çok büyük bir zaman tasarrufu gibi gözükse de tabi ki yine burada da birtakım zafiyetler mevcut" dedi.

"Yapay zeka ajanları ele geçirilebilir"



Topuzoğlu, diğer cihazlar gibi alışveriş yapabilen yapay zeka ajanlarının da hack edilerek ele geçirilebileceğini söyleyerek, "Şöyle ki, nasıl ki diğer cihazlar hacklenebiliyorsa, ele geçirilebiliyorsa yine bu bizim ajan dediğimiz yapay zeka alışveriş araçları da ele geçirilerek bizim yerimize siparişler oluşturulup bu şekilde sahte siparişlerle dolandırıcılık faaliyetleri de gerçekleştirilebilir. Biz bir ürünü aldığımız zaman olduğu gibi kullanıyoruz. Genelde varsayılan şifreleriyle ya da varsayılan ayarlarıyla kullanıyoruz. Mutlaka bu işlemi yapacağımız zaman da ayarları kendimize göre düzenlemeliyiz. Şifrelerimizi daha güvenli hale getirmeliyiz. Burada sürekli kontrol mekanizmasının çalışması da çok önemli. Yani öyle ki günümüzde bir cihaz alıyoruz şifresini değiştirme ihtiyacı hissetmiyoruz. İşte bu yine yapay zeka aracılığı ticarette de eğer biz yapay zeka paneline girdiğimiz şifreleri güvenli bir şekilde iki faktör güvenlik gibi algoritmalarla eğer gerekli önlemleri almadıysak kolay bir şekilde ele geçirilir ve başkaları bizim yerimize bu işlemi yapabilir" ifadelerini kullandı.

Elektrikli araçlara mesafe bazlı vergi mi alınacak? DMM yanıtladı

Fri, 25 Sep 2026 15:53:00 +0300

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Türkiye'de elektrikli araçlara kilometre bazlı yeni bir vergi sisteminin getirileceği" iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

DMM'den yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan iddialara ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"(Türkiye'de elektrikli araçlara kilometre bazlı yeni bir vergi sisteminin getirileceğine yönelik algı oluşturma amacı güden) paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. İlgili kurumların gündeminde elektrikli araç kullanıcılarına yönelik kilometre veya katedilen mesafe bazlı herhangi bir vergi çalışması bulunmamaktadır. Kamuoyunda spekülasyon oluşturmaya ve vatandaşlarımız nezdinde bilgi kirliliğine yol açmaya yönelik bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesi, sadece yetkili resmi makamlarca yapılan açıklamaların dikkate alınması önemle rica olunur."


Processing feed: https://www.paraanaliz.com/feed

Error: Content does not appear to be XML


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=ekonomi

Yenisafak.com

Espressolab’da dikkat çeken ortaklık hamlesi: Yüzde 70’lik pay için anlaşma

Fri, 25 Sep 2026 16:42:54 +0300

Türkiye’nin önde gelen kahve zincirlerinden Espressolab’ın sahibi Eslab Kahve Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ortaklık yapısında değişiklik gündeme geldi. Abu Dabi merkezli MAIR Group, şirketin yüzde 70 hissesini devralmak üzere anlaşma imzaladı.

'Süper meyve'nin değeri organik tarımla katlanıyor: 50 dekarlık alanda hayata geçirildi

Fri, 25 Sep 2026 15:56:07 +0300

Sakarya'da son yıllarda üretim alanı genişleyen, sağlığa olumlu etkileri dolayısıyla "süper meyve" olarak adlandırılan aronyanın değeri organik tarımla artıyor.

Kadın girişimciler 25 yıllık arkadaşlıklarını serada ortak üretime dönüştürdü: Topraksız tarım ile 1,5 milyonluk gelir elde ettiler

Fri, 25 Sep 2026 15:31:45 +0300

Yalova'da çocuklarının okul döneminde tanışarak 25 yıldır arkadaşlıklarını sürdüren Sultan Arkan ile Nuray Üresin, dostluklarını ortak girişime dönüştürerek geçen yıl kurdukları serada topraksız tarımla çilek üretmeye başladı. Girişimciler, ilk hasat döneminde yaklaşık 15 ton ürün elde etti. Ürünlerini doğrudan tüketicilerin yanı sıra pastane, manav, pazar ve kadın girişimciler tarafından işletilen satış noktalarına ulaştıran Arkan ve Üresin, yoğun talep üzerine üretim miktarını artırmayı planlıyor.

Kahramanmaraş'ta 12 bin dekarlık alanda yetişiyor! Kilosu 200 lirayı buluyor, Avrupa ve Asya’ya ihraç ediliyor

Fri, 25 Sep 2026 14:18:37 +0300

Kahramanmaraş’ın coğrafi işaretli ürünü Maraş biberinde hasat başladı. Tarlalardan toplanan biberler güneşte kurutularak pul biber, toz biber, ipek pul biber ve isot gibi ürünlere dönüştürülüp iç ve dış piyasaya gönderiliyor.

Pembe hapların sırrı X-Ray’de ortaya çıktı: İstanbul Havalimanı’nda büyük operasyon

Fri, 25 Sep 2026 13:17:09 +0300

Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Muhafaza ekiplerince, İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirilen operasyonda 20 kilo 260 gram metamfetamin cinsi uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.


Processing feed: https://www.yenisafak.com/rss?xml=siyaset

No items found.


Processing feed: https://webrazzi.com/feed/

Webrazzi

Google, Gemini'ın kullanıcılar adına işletmeleri aramasını sağlayan Call for Me özelliğini test ediyor

Fri, 25 Sep 2026 13:00:00 +0000

Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini ab...

Google, yapay zeka asistanı Gemini’ın kullanıcılar adına işletmelerle telefon görüşmeleri gerçekleştirebildiği Call for Me özelliğini test etmeye başladı. Özellik, ilk aşamada ABD’de ücretli Gemini aboneliği bulunan Pixel 11 serisi kullanıcılarına sunuluyor. Kullanıcıların ayrıca Google’ın Telefon uygulamasının herkese açık beta programına katılması gerekiyor.

Call for Me, aramayı doğrudan kullanıcının telefonundan, kendi numarasıyla gerçekleştiriyor. Gemini, otomatik telefon menülerinde ilerleyebiliyor, hatta bekleyebiliyor ve işletme çalışanıyla görüşebiliyor. Desteklenen işlemler arasında bir ürünün stok durumunu öğrenmek, restoran rezervasyonu yapmak, mevcut bir randevunun tarihini değiştirmek ve ürün ayırtmak bulunuyor.

Özelliğin dikkat çeken yönlerinden biri, Gemini’ın görüşme sırasında kullanıcının önceden paylaşılmasına izin verdiği kişisel bilgileri aktarabilmesi. Kullanıcılar, konuşmanın anlık metin dökümünü takip edebiliyor ve istedikleri anda görüşmeyi devralabiliyor. Böylece yapay zekanın yürüttüğü telefon görüşmesine doğrudan müdahale edilebiliyor.

Google’ın telefon görüşmelerini kolaylaştıran araçları arasında Direct My Call da bulunuyor. Bu araç, işletmelerin otomatik sesli menülerindeki seçenekleri ekranda göstererek kullanıcıların ilgili tuşlara dokunmasını sağlıyor. Call for Me ise işletmeyle konuşmayı da üstlenerek bu yaklaşımın kapsamını genişletiyor.

Google, gerçek görüşmelerin karmaşıklığı nedeniyle denemeyi küçük ölçekte başlattığını ve daha geniş kullanıma geçmeden önce özelliği geliştirmek istediğini belirtiyor. Eski Pixel modelleri, diğer Android cihazlar veya Türkiye dahil farklı ülkeler için henüz bir kullanıma sunulma takvimi açıklanmış değil.

Call for Me, Google’ın telefon görüşmelerini yapay zekayla otomatikleştirmeye yönelik çalışmalarının devamı niteliğinde. Şirket, 2018’de tanıttığı Duplex teknolojisiyle Google Asistan’ın bir kuaförü arayarak randevu alabildiğini göstermişti. Daha sonra sunulan Ask for Me, işletmelerden fiyat ve hizmet bilgisi toplamaya odaklanırken, Hold for Me kullanıcı adına hatta bekleyip bir çalışan yanıt verdiğinde bildirim gönderiyordu. Call for Me ise bilgi toplama, hatta bekleme ve görüşmeyi yürütme yeteneklerini tek bir özellikte bir araya getiriyor.

Görsel Kaynak: ChatGPT

Beyin-bilgisayar ara yüzleri alanına odaklanan Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı

Fri, 25 Sep 2026 12:00:00 +0000

Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaş...

Neuralink'in rakibi Precision, 250 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin 250 milyon dolarlık D serisi yatırım turuna Pershing Square, Ackman Oxman Institute ve adı açıklanmayan bir yatırım fonu ortaklaşa liderlik etti. ABD merkezli Precision'ın yatırım turunda Duquesne Family Office, ARK Invest, Invus, B Capital, Mirae Asset Capital, Korea Investment Partners, Hitachi Ventures, JSL Health Capital ve Mubadala Capital yer aldı. 

2021 yılında kurulan şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 430 milyon dolara ulaştı. Precision, yeni yatırımı klinik programını genişletmek, Layer 7 teknolojisinin FDA inceleme sürecini ilerletmek ve ticarileştirme çalışmalarını desteklemek için kullanacağını açıkladı. 

Şirket, 2021 yılında Benjamin Rapoport, Michael Mager, Demetrios Papageorgiou ve Mark Hettick tarafından kuruldu. Precision, beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI) geliştiriyor. Şirket, insanların düşünceleriyle dijital cihazları kontrol edebilmesini sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji kapsamında geliştirilen Layer 7 Cortical Interface, beynin yüzeyine yerleştirilen, ince ve esnek bir elektrot dizisinden oluşuyor.

Dokuya nüfuz etmeden beynin yüzeyindeki sinirsel aktiviteleri kaydetmeyi amaçlıyor. Sistemde elektrotlar tarafından toplanan beyin sinyalleri, kafatası ile saçlı deri arasına yerleştirilen bir işlem birimine gönderiliyor. Sistem bu sinyalleri analiz ederek dijital cihazların anlayabileceği komutlara dönüştürüyor. Böylece kullanıcıların bilgisayar veya diğer dijital cihazlarla fiziksel bir giriş aracına ihtiyaç duymadan, beyin sinyalleri aracılığıyla etkileşim kurabilmesi hedefleniyor.

Meta, yapay zeka destekli yeni oyun geliştirme araçları Horizon Create ve Horizon Studio'yu tanıttı

Fri, 25 Sep 2026 11:00:00 +0000

Meta, oyun ve sanal gerçeklik ekosistemini çok daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla yepyeni bir yapay zeka aracı geliştiriyor. Şirket, kodlama becerisine sahip olmayan kullanıcıların, sadece metin...

Meta, oyun ve sanal gerçeklik ekosistemini çok daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla yepyeni bir yapay zeka aracı geliştiriyor. Şirket, kodlama becerisine sahip olmayan kullanıcıların, sadece metin komutları girerek iki veya üç boyutlu mobil oyunlar üretmesini sağlayan Horizon Create ve Horizon Studio araçlarını duyurdu. Erken erişim aşamasında olan bu yenilikçi araçlar için bekleme listesi kayıtları an itibarıyla başlıyor.

Bağımsız bir mobil uygulama olan Horizon Create üzerinden kullanıcılar oyun fikirlerini metinle tarif ederek veya hazır şablonlarla sürece başlıyor. Yapay zeka bu komutları kullanarak ilerleme sistemleri, dengeli zorluk seviyesi, sanat yönetimi ve çok oyunculu modlar barındıran oynanabilir bir oyun inşa ediyor. Kullanıcılar ek komutlarla karakterleri ve hikayeyi düzenleyebiliyor. İnşa süreci arka planda sürerken oyun test edilmeye hazır olduğunda cihaza bildirim geliyor ve eş zamanlı çoklu proje yürütülebiliyor.

Horizon Studio ise, aynı mantığı tarayıcı üzerinden daha ince ayarlarla sunuyor. Herhangi bir kurulum gerektirmeyen bu sürümde sahneler düzenleniyor varlıklar değiştiriliyor ve komut dosyaları manuel ayarlanıyor. Ortak altyapı sayesinde projeler telefon ve tarayıcı arasında kesintisiz aktarılıyor.

Yayınlanan oyunlar doğrudan Facebook, Instagram ve Horizon akışlarında beliriyor. Oyuncular, ek dosya indirmeden tek dokunuşla bu oyunlara saniyeler içinde katılıyor ve eğlenceli olup oyuncuyu içeride tutan yapımlar daha fazla görünürlük elde ediyor. Canlıya alınan her oyun, öncesinde zorunlu güvenlik testlerinden geçiyor ve otomatik yaş derecelendirmesi alıyor. Başlangıçta sanal gerçeklik odaklı olan platform, bu hamleyle odağını mobile kaydırırken Unity ve Roblox gibi rakiplerin de benzer adımlar attığı pazarda, sizlere daha önce de aktardığımız Pocket isimli uygulamasıyla edindiği deneyimi iyice genişletiyor.

Google, Gemini'a yüz kazandıran Live Avatar özelliğini tanıttı

Fri, 25 Sep 2026 10:00:00 +0000

Google, yapay zeka modeli Gemini 3.8 Live'a animasyonlu bir karakterle sohbet etme imkanı sağlayan Live Avatar özelliğini ekledi. Gemini 3.8 Live'ın tanıtılmasından yaklaşık bir hafta sonra duyurulan ...

Google, yapay zeka modeli Gemini 3.8 Live'a animasyonlu bir karakterle sohbet etme imkanı sağlayan Live Avatar özelliğini ekledi. Gemini 3.8 Live'ın tanıtılmasından yaklaşık bir hafta sonra duyurulan özellik, kullanıcıların modelin yanıtlarını sesli olarak dinlerken ekranda konuşan bir avatar görmesini sağlıyor.

Avatar, konuşma sırasında dudak hareketlerini ve yüz ifadelerini verdiği yanıtlara uyarlıyor. Google'ın 24 Eylül'de duyurduğu Live Avatar, düşük gecikmeli video üretimini modelin sesli diyalog yetenekleriyle birleştiriyor. Görsel ve sesli girdileri aynı anda işleyebilen sistem, gördüklerine ve duyduklarına gerçek zamana yakın şekilde sesli ve görüntülü yanıt verebiliyor.

Şirket, özellikle müşteri hizmetleri ve adım adım yönlendirme gibi kurumsal kullanım alanlarına odaklanıyor. Özelliğin dikkat çeken yeteneklerinden biri, konuşmayı sürdürürken arka planda araç çalıştırabilmesi. Sistem, ihtiyaç duyduğu verileri getirirken kullanıcıyla diyaloğu devam ettirebiliyor. Google, bu işleyişi bir otel misafirinin giriş işlemlerinin gerçekleştirildiği örnek üzerinden gösteriyor.

Live Avatar, 97 dil arasında geçiş yapabiliyor. Google'a göre sistem, dil değiştiğinde dudak hareketlerini ve ifadelerini de uyarlayarak görüntü kalitesini ve görsel tutarlılığı koruyor. Kurumlar, hazır avatar kütüphanesinden seçim yapabildiği gibi yüksek kaliteli bir referans görselden kendi karakterlerini de oluşturabiliyor. Bu süreçte referanstaki görünümün, marka stilinin veya karakter kimliğinin korunması hedefleniyor. Ancak özel avatar oluşturma imkanı şimdilik yalnızca Google'ın erişim izni verdiği kurumsal müşterilerle sınırlı.

Google, üretilen ses ve videolara algılanamayan SynthID filigranı ekliyor. Böylece içeriklerin yapay zeka tarafından üretildiğinin tespit edilebilmesi amaçlanıyor. Live Avatar, Gemini Enterprise üzerinden erişime açılmış durumda.

Google, yapay zeka veri merkezini uzaya taşıyor

Fri, 25 Sep 2026 09:00:00 +0000

Google'ın Project Suncatcher projesiyle yapay zeka veri merkezlerini uzaya taşımayı araştırdığını geçen Kasım ayında sizlere aktarmıştık. Şirket şimdi bu fikri test etmek için önemli bir adım atıyor. ...

Google'ın Project Suncatcher projesiyle yapay zeka veri merkezlerini uzaya taşımayı araştırdığını geçen Kasım ayında sizlere aktarmıştık. Şirket şimdi bu fikri test etmek için önemli bir adım atıyor. Google, Project Suncatcher kapsamında yapay zeka çiplerini taşıyan bir prototip uyduyu gelecek hafta uzaya gönderecek. Test kapsamında çiplerin uzay koşullarında çalışıp çalışamayacağı değerlendirilecek.

Google'ın fikri, yapay zeka için gereken yüksek miktardaki elektriği uzaydaki güneş enerjisinden karşılamak. Alçak Dünya yörüngesindeki uydular, Dünya'daki güneş panellerine göre daha uzun süre güneş ışığı alabiliyor. Google, bu nedenle uzayın gelecekte yapay zeka hesaplamaları için kullanılabilecek bir ortam olabileceğini düşünüyor.

İlk testte Google'ın yapay zeka uygulamalarını çalıştırmak için geliştirdiği TPU çipleri kullanılacak. Şirket, bu çiplerin roketin fırlatılması sırasında oluşan güçlü titreşimlere, uzay radyasyonuna ve aşırı sıcaklık değişimlerine dayanıp dayanamayacağını inceleyecek. Google, çipleri uzay koşullarını taklit eden laboratuvarlarda daha önce test ettiğini ve ilk sonuçların olumlu olduğunu belirtiyor.

Google'ın çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri ise çipleri soğutmak. Yapay zeka çipleri çalışırken ciddi miktarda ısı üretiyor. Ancak uzayda hava olmadığı için Dünya'daki bilgisayarlar gibi fan kullanmak mümkün değil. Google bu nedenle ısıyı uzaya aktaracak radyatörler ve özel ısı boruları kullanmayı planlıyor.

Şirketin uzun vadeli planı ise çok sayıda yapay zeka çipinin bulunduğu uyduları bir araya getirerek uzayda çalışan büyük bir yapay zeka altyapısı oluşturmak. Bu uyduların birbirleriyle hızlı şekilde iletişim kurabilmesi için lazer bağlantılarının kullanılması planlanıyor. Google, bu bağlantıları 2027'de iki uyduyla test edecek.

×
Useful links
Home
Socials
Facebook Instagram Twitter Telegram
Help & Support
Contact About Us Write for Us





Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investing in both Oslo and Tokyo can offer unique opportunities for diversification and growth. These two cities represent different markets, economies, and cultures, making them intriguing choices for savvy investors looking to expand their portfolios.

Investing in both Oslo and Tokyo can offer unique opportunities for diversification and growth. These two cities represent different markets, economies, and cultures, making them intriguing choices for savvy investors looking to expand their portfolios.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo, the capital city of Norway, is a thriving hub for small businesses looking to grow and innovate. However, like any entrepreneurial endeavor, starting or expanding a small business in Oslo often requires financial support. This is where small business loans come into play, providing entrepreneurs with the necessary capital to realize their dreams and take their ventures to the next level.

Oslo, the capital city of Norway, is a thriving hub for small businesses looking to grow and innovate. However, like any entrepreneurial endeavor, starting or expanding a small business in Oslo often requires financial support. This is where small business loans come into play, providing entrepreneurs with the necessary capital to realize their dreams and take their ventures to the next level.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo and Moscow are both capital cities with flourishing investment opportunities. Each city offers its own unique advantages and challenges for investors looking to capitalize on the market. Let's take a closer look at investment opportunities in Oslo and Moscow.

Oslo and Moscow are both capital cities with flourishing investment opportunities. Each city offers its own unique advantages and challenges for investors looking to capitalize on the market. Let's take a closer look at investment opportunities in Oslo and Moscow.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo and Moscow are both prominent cities in Europe, each with a strong presence in the financial services sector. While located in different countries and having distinct cultural influences, both cities play a significant role in the financial landscape of their respective regions.

Oslo and Moscow are both prominent cities in Europe, each with a strong presence in the financial services sector. While located in different countries and having distinct cultural influences, both cities play a significant role in the financial landscape of their respective regions.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo and Melbourne are two cities that have been attracting significant investment in recent years. Both cities have a lot to offer investors, from strong economies to vibrant cultural scenes. Let's take a closer look at the investment opportunities in Oslo and Melbourne.

Oslo and Melbourne are two cities that have been attracting significant investment in recent years. Both cities have a lot to offer investors, from strong economies to vibrant cultural scenes. Let's take a closer look at the investment opportunities in Oslo and Melbourne.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo: A Hub for Libyan Banking and Finance

Oslo: A Hub for Libyan Banking and Finance

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Investment Tax Calculation in Oslo: What You Need to Know

Investment Tax Calculation in Oslo: What You Need to Know

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Uncovering High-Yield Investments in Oslo: A Guide for Savvy Investors

Uncovering High-Yield Investments in Oslo: A Guide for Savvy Investors

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo, the capital city of Norway, is known for its innovative approaches to financing various projects. The city has established effective financing plans to support its development goals and initiatives. In this blog post, we will explore some of the key aspects of Oslo's financing plans and how they contribute to the city's growth and prosperity.

Oslo, the capital city of Norway, is known for its innovative approaches to financing various projects. The city has established effective financing plans to support its development goals and initiatives. In this blog post, we will explore some of the key aspects of Oslo's financing plans and how they contribute to the city's growth and prosperity.

Read More →

Deprecated: Creation of dynamic property DateInterval::$w is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1160
10 months ago Category :
Deprecated: htmlentities(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/u558218415/domains/btcturk.net/public_html/index.php on line 1139
Oslo Embraces Cryptocurrency Payments

Oslo Embraces Cryptocurrency Payments

Read More →